T.C. .... BAM ... HUKUK DAİRESİ

.... HUKUK DAİRESİ KARAR

KARAR NO: ..../...
BAŞKAN: ... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE: ... ...
KATİP: ... ...
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: .... .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: .../...

İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ: ....

Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.

Davacı vekili dava dilekçesinde, ...........işine ait Arıza Bakım Onarım Hizmet Alım Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği davalının yetki sahasında ...., ........ tesislerinin arıza bakım onarım işlerinin yapımı hususunda anlaşmaya varıldığını, davacının üstlendiği kapasite artırımının öncelikle idare tarafından yapılacağı, ancak yeni ....abonelerinin enerji ihtiyacı temininin küçük çaplı şebeke (en fazla 5 direk veya muadili hat) ilaveleri yükleniciye yaptırılabileceği, idare tarafından yazılı olarak kapasite artırımlarının bildirileceği, yapılan kapasite artırım çalışmalarının yüklenici tarafından idareye her ay rapor halinde verileceğinin düzenlendiğini, ancak kapasite artırımlarının davacıya yaptırılıp bedel ödenmediğini, aylık 15 direğin çok çok üzerinde iş ve şebekeyi tesis ettirdiğini, karşılığında ödeme yapılmadığını, Özel Şartnamenin 6.maddesi gereğince idarenin kendi sorumluluğunda olan güç artırımları, güç trafolarının servise alınıp çıkarılması, güç trafolarının montaj edilmesi, güç trafolarının demontaj edilmesi ve diğer işleri davacı firmaya yaptırıp karşılığında ödeme yapmadığını, bilirkişi incelemesi ile ödenmeyen ve fazladan yaptırılan işlerin tespit edilebileceğini, Kasım 2007- Ocak 2010 dönemi arasında davalı sorumluluğunda olan ancak davacıya yaptırılan işlere ilişkin ödenmeyen alacakların talep edildiğini, şimdilik 10.000,00.-TL alacak ve bunun %18 oranında 1.800,00.-TL KDV olmak üzere 11.8000,00.-TL’nin işlerin yapıldığı tarihten itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde, dava tarihi itibariyle zamanaşımının dolduğunu, alacak kalemlerinin davacı tarafından belirlenebilir olduğunu, kısmi alacak isteminde bulunulamayacağını, dava dilekçesinde talep ve sonucun somutlaştırılmadığını, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, 2010 yılında faaliyete giren davalının sözleşmenin tarafı olamayacağını, davanın ....’a ihbarını talep ettiklerini, davacı firmaya borçlarının bulunmadığını, tüm hak edişlerin ödendiğini beyanla davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davalı şirketin ayrı bir yapım işi ihalesi ile yaptırılması gereken yeni direk dikilmesi ve hat çekilmesi işlerini de davacı şirkete yaptırdığını, aylık en fazla 15 adet olan direk dikimi ve bunlara hat çekilmesi işini binlerce sayıya ulaştığını, bunların sözleşme harici yapılan işler olduğunu, ....... bünyesinde yaptırılan harici işlerin bedellerinin ödendiğini, ancak özelleştirilince ödeme yapılmadığını, bugün yarın denilerek oyalandığını, halen kesin hesap ve kesin hak edişlerin yapılmadığını, delil olarak davalının ticari kayıtları ile davalının arşiv ve bilgisayar kayıtları dahil elinde bulunan ticari kayıtlar ve belgeler gösterildiğini, bunların ayrıntılı olarak listesi verilerek celbi istenildiğini, davalının bu belgelerin kendisinde olmadığını beyan ettiğini, .... tarafından devredilmeden önce tüm belgelerin ....’ta muhafaza edildiğini, resmi yoldan talep edilmedikçe bu belgelerin suretini vermediklerini, davacının kendisinden istenilen işi davalı şirketin deposundan ambar çıkış bonoları ile aldığı malzeme ile ifa ettiğini, arta kalan veya söktüğü eski malzemeleri davalı deposuna ambar giriş bonoları ile iade ettiğini, bu malzemelere ilişkin malzeme mutabakat formu tutanağı tanzim edilip personele imzalattırıldığını, belgelerin davalıda kalıp arşivlendiğini, tüm belgeler arşiv ve bilgisayar kayıtlarını şirketin yeni sahip ve yöneticilerine teslim edildiğini, davalının muhafaza etme yükümlülüğü bulunduğunu, mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğini, belgelerin kendilerinde bulunmadığına dair beyana itibar edilmemesi gerektiğini, ilk aşamada ticari defter ve kayıtların celp edilip ilk bilirkişi incelemesi yaptırılarak taraflar arasındaki ilişkinin nitelik ve boyutlarının ortaya konulması gerektiğini, ikinci aşamada diğer belgelerin gönderilmesi için HMK 220.madde gereğince kesin süre verilmesi belgeler ibraz edilmez ise aynı maddeye göre işlem yapılması gerektiğini, davalının tavrının devam etmesi halinde keşif yoluyla inceleme yapılması gerektiğini, bunlar yapılmadan ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğunu belirterek kararın kaldırılarak delillerin toplanması ve bilirkişi incelemesi yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı istinafa cevap dilekçesinde, davacının alacaklarının hak ediş raporlarına yansıtılıp ödendiğini, davalının somutlaştırma ve ispat yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının ücretini alamadığı alacaklarının kayıtlarını tutmakla mesul bulunduğunu beyanla istinaf isteminin reddini istemiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli ve fazla iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı ile devreden .... arasında ...... arıza bakım onarım işine ait Arıza Bakım Onarım Hizmet Alım Sözleşmesi imzalandığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı işin tamamlandığını, kesin hesap ve kesin hak edişlerin yapılmadığını, bakiye iş bedelinin ve sözleşme dışı işi yapılan işlerin tespiti ile bedelin tahsilini talep etmiş, davalı ise talep ve sonucun somutlaştırılmadığını davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Dava dilekçesinde, sözleşme eki, özel ve idari şartnamenin, ihale dokümanları tüm kayıt ve tutanaklar ile yazışmaların hak ediş tablosu ve hak ediş icmallerin, ambar kayıt ve ilgili belgelerin, ambar giriş çıkış bonolarının (özellikle trafolar, beton direkler, demir direkler, galvaniz aydınlatma direkleri, galvaniz direkler ve ağaç direkler), davacıya verilen günlük iş emirlerinin ve günlük tutulan kayıtların, özel şartname gereği tutulan aylık malzeme mutabakat tutanaklarının ve özel şartname gereği tutulan diğer tutanaklarını davalıya müzekkere yazılarak celbini talep edilmiş ise de mahkemece bu talep doğrultusunda bir müzekkere yazılmamış, kısmen yazılanlara ise .... .......... olumsuz yanıt verilmiş, ... Sistem İşletme Bakım Müdürlüğünden iade dönmüş ve ....... Genel Müdürlüğüne yazılan müzekkereye ise kısmen olumlu yanıt verilmiştir.
Bir davada ispatla ilgili hükümler 6100 sayılı HMK’nun 189-198 maddelerinde düzenlenmiştir. Bu hükümlere göre, ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir (HMK m.190/1). Taraflar, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir (HMK m.189/1). Tarafların ellerinde bulunmayan ve incelenmesine karar verilen delillerin getirtilmesi için, mahkemece ilgili resmî makam ve mercilerle üçüncü kişilere bu husus bildirilir. Mahkemeye getirtilmesi mümkün olmayan deliller, bulunduğu yerde incelenebilir veya dinlenebilir (HMK m.195). Anılan hükümler yargılamanın devamı esnasında uyulmakla yükümlü bulunulan kurallar olup, resen uygulanması (HMK m.33) gerekmektedir. Aksi durumun tarafların adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu oluşturacağı akıldan çıkartılmamalıdır.
Yasanın bu emredici düzenlemeleri nedeniyle davacının dava dilekçesinde bildirdiği deliller toplanmadan sonuca gidilmiş olması doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle öncelikle devir tarihinden önce mevcut bilgi ve belgelerin nerede bulunduğunun davalıdan sorulması, varlığı hususunda uyuşmazlık bulunmayan ihtilafa ilişkin sözleşme, teknik şartnamelerin, ihale dosyasının, davacının dayandığı diğer delillerin dosya içine celbinin sağlanarak hak ediş ödemelerine itiraz bulunup bulunmadığı, itiraz edilmediyse kesinleşeceği hususunun gözden kaçırılmadan mahallinde keşif yapılarak davacının sözleşme kapsamında ve sözleşme kapsamı dışında hangi işleri yerine getirdiğinin tespiti ile sözleşmenin niteliğine göre değerlerinin tespit edilmesi, davacıya yapılan ödemelerin mahsubu ile ödenmeyen hakkediş bulunup bulunmadığının saptanması gerekir. Ayrıca davacı sözleşme dışı ek işler yaptığını beyanla bunların bedelini de talep ettiğinden yapılan fazla işlerin neler olduğunun belirlenerek taraflar arasındaki sözleşme de hüküm var ise bu hükümler ve vekaletsiz iş görme hükümleri gereğince yapıldığı tarihteki rayiç değere göre bedel tespitinin yapılarak bu imalatlara ilişkin ödeme varsa bununda değerlendirilerek ve davalının süresi içinde verdiği cevap dilekçesi ile zamanaşımı itirazında bulunduğu da dikkate alınarak alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığına saptanarak bir sonuca gidilmesi gerekmekte olup davacının adil yargılanma hakkının ihlalini oluşturacak şekilde deliller toplanmadan davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmayıp davacının istinaf nedenleri yerindedir.
HMK nun 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK nun 353/1.a.6 hükmü uyarıca kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile .... ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... tarihli ..../...-.../.... sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

2-İstinaf başvurusu aşamasında taraflarca yatırılan karar ve ilam harcının yatırana iadesine,

3-Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

4-İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere 22/06/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.