ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ADANA
KARAR NO: 2023/324
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI: ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVALI: ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin acil paraya ihtiyacı olduğu dönemde iş arkadaşının borç verebilecek birilerinin bulunduğu söylemesi üzerine müvekkilinin, ... isimli kişiyle tanışarak şahıstan 10.000,00 TL borç aldığını, müvekkilinin almış olduğu parayı 17 gün sonra bankadan çektiği krediyle şahsa 14.000,00 TL olarak elden teslim ettiğini, müvekkil parayı ... isimli şahsa teslim etmesi akabinde şahsa güvenerek hayatına devam etmiştir. Sonrasında müvekkilinin, aynı kişi tarafından uzunca zaman sonra tekrar aranarak 500,00 TL daha para istendiğini, müvekkilinin 10.000 TL için zaten 14.000,00 TL para ödediğini bu yüzden ekstra bir para vermeyeceğini belirttiğini, bu olay üzerine ... isimli şahsın alacaklı olarak borçlusu ise ... olacak şekilde senet tanzim edilerek Adana 7. İcra Müdürlüğünün 2018/... E. (Yeni Esas: 2021/... E.) Sayılı dosyası ile müvekkil aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlattığını, müvekkilinin yaşı, eğitimi, engellilik durumu ve toplumsal hayatta çok fazla bulunmamasından yararlanılarak ödemiş olduğu bir borcun tekrar takip yapılarak üzerine gelindiğini, müvekkilinin bu olayları ilk öğrendiği zamanda Adana Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, savcılığın davacının ileri sürmüş olduğu uyuşmazlıkların özel hukuk uyuşmazlıkları niteliğinde olduğundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verdiğini, yine müvekkili tarafından İcra Hukuk Mahkemesinde borca itiraz nedeniyle arzuhalciye yazdırmış olduğu dilekçeyle dava açıldığını ve müvekkiline atfen atılı bulunan imzanın inkar edilmediği sadece borca itiraz edildiği borca itiraz içinde elinde herhangi bir ödeme aracı bulunmadığından açmış olduğu davanın reddine karar verildiğini, söz konusu senedi asla müvekkilinin doldurmadığını, imzası ve yazısı taklit edilerek iş bu borcun müvekkiline defaaten ödetilmek istendiğini, savcılık dosyasında alınan uzmanlık raporunda; "...'nın elinden çıkıp çıkmadığı hususunda herhangi bir kanaat beyanında bulunmanın mümkün olmayacağının" belirtildiği, yine aynı raporda ... isimli şahsın mukayese yazıları arasında bazı harflerin tersi yönünde benzerlik gösterdiğinin belirtildiğini, takibe konu senette yazılar ve düzenleme tarihinin altında yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığını, senet üzerindeki müvekkiline ait olduğu iddia edilen iki imzanın birbiriyle örtüşmediğini, bono üzerinde yer alan yazıların ve imzaların çıplak gözle incelendiğinde senedin üstünün tamamen doldurulduğunu, müvekkilinin kendi yazısıyla uyuşmayacak nitelikte farklı çizgilerin, yazı tiplerinin olduğunu, müvekkilinin böyle bir borcunun bulunmadığını, öncelikle teminatsız olarak icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilin borçlu olmadığının ve senedin sahteliğinin tespiti ile Adana 7. İcra Müdürlüğünün 2018/... E. (Yeni Esas: 2021/... Esas) sayılı icra takibinin iptaline ve kötü niyetli olunması sebebiyle davalı tarafın takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminat hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
Taraflar arasındaki ihtilafın; davaya ve Adana 7. İcra Müdürlüğü 2021/... sayılı takibine konu bir adet bono için davacının imza ve yazı itirazı nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz, dava açılışından sonra tensip kararı ile birlikte, gerekli gördüğü bilgi ve evrakları dosya arasına celp edilmesi için ilgili mercilere müzekkereler yazmış, dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğe çıkarılarak, her iki taraf içinde yargılama usul ve esaslarına dair gerekli ihtaratlar yapılmıştır.
Adana 7. İcra Müdürlüğünün 2021/... E. sayılı dosyasının incelenmesinde, davalının, davacı aleyhine 16/03/2018 tarihinde takip talebinde bulunduğu görülmüştür. Takip talebinde; 14.000,00 TL asıl alacak, 355,27 TL işlemiş faiz ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren %9,75 oranında faiz uygulanarak tahsilinin talep edildiği, alacak için dava konusu bono hakkında kambiyo senedine özgü icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Davacı vekiline müvekkiline ait mukayese imzalarının bulunduğu mercileri bildirmek üzere süre verildiği, süresi içinde bildirilen kurumlardan ıslak imzalı evrak asıllarının toplandığı anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin kambiyo senedi üzerindeki yazı ve imzanın müvekkiline ait olmadığı iddiası sebebiyle dosyanın yazı ve imza incelemesi için ATK Fizik İhtisas Dairesine tevdi edildiği anlaşılmıştır. ATK Fizik İhtisas Dairesinin mahkememize ibraz etmiş olduğu 06/09/2022 tarihli raporunda özetle; inceleme konusu senette ... adına atılı imzalar ile ...'nın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'nın eli ürünü olduğu hususu rapor edilmiştir.
Somut dava, takip konusu bonodaki imzanın davacıya ait olmadığı iddiasıyla açılmıştır. Bonodaki düzenleyen/ciro/avalist imzasının borçluya ait olmadığı yönündeki defi herkese karşı ileri sürülebilen mutlak bir defidir (TTK m 677). Takip ve davaya konu olan bonodaki imzanın davacıya ait olduğunu ispat külfeti bonoya dayanarak alacak iddiasında bulunan davalı tarafa (alacaklı) düşmektedir (HMK m 190/1). Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 06.09.2022 tarihli raporda bonodaki imzanın davacıya ait olduğu belirtilmiştir. Rapor mahkememizce yeterli görülerek benimsenmiştir. Sonuç itibariyle takip/dava konusu bonodaki imzanın davacının eli ürünü olduğu ispatlanmıştır. Bu nedenlerle davanın reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 980,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 245,16 TL'den mahsubu ile bakiye 735,44 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Arabuluculuk asgari ücret tarifesi kapsamında taraf sayısına göre hesaplanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydı amacı ile tahsil müzekkeresi düzenlenmesine,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-HMK'nun 297/ç bendi uyarınca artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinden mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ nezdinde İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi.