KARAR NO: 2023/370
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI: ... - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVALI: ... A.Ş. - ...
VEKİLİ: ... - ...

Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)

DAVACI: ... A.Ş. - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVALI:
1-...- ...
DAVALI:
2-...- ...
VEKİLİ: ... - ...

İtirazın iptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)

GEREKÇELİ KARARIN

Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkilinin davalı bankanın ... şubesinden 40.000,00 TL bedelli zirai kredi kullandığını ayrıca kredi kartından dolayı da 10.000,00 TL borcunun bulunduğu, müvekkilinin kredinin taksitlerini yerinde ve zamanında düzenli olarak ödediğini, toplam 35.700,00 TL bankaya ödeme yaptığını, 3.500,00 TL'lik kısmının ise müvekkilinin akrabası olan ... isimli kişinin ödediğini ancak tüm bunlara rağmen davalı bankadan 19/06/2018 tarihinde verilen belgeye göre bu tarih itibariyle kredi kapama tutarının 94.000,00 TL olduğunun bildirildiği, müvekkilinin bankaya bu kadar borcunun bulunmadığını, yapılan araştırmalar neticesinde 20/02/2017 tarihinde müvekkilinin ilgisi ve bilgisi dışında toplam 64.000,00 TL bedelli kredi kullandırıldığını, yapılan bu işlemlerin banka görevlileri tarafından yapıldığını belirterek açılan davanın kabulü ile şimdilik 10.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, dava konusu borç ile ilgili icra takibi açılması halinde takibin tedbiren durdurulmasını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davacı arasında ticari genel kredi sözleşmesi düzenlendiğini, dosyanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davalının icra takibine itiraz ettikten sonra itirazlarının itirazın iptali davasında değerlendirilmesi gerektiğini bu nedenle menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacıya gerekli kat ihtarnamelerinin gönderildiğini, borcun muaccel hale geldiğini, müvekkili bankanın davacıdan alacaklı olduğunu, bu nedenle davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.

BİRLEŞEN DAVA: Birleşen dava davacısı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu ... ve müteselsil kefil sıfatıyla ... ile müvekkili bankayla imzalanmış Genel Kredi Sözleşmeleri gereği kullandırılan ticari kredi borçları sebebiyle, akdedilen kredi sözleşmeleri gereği kullandırılan krediyi ödememesi neticesinde borcun muaccel hale geldiği, ihtarname çekildiği, buna rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle Adana 5.İcra Müdürlüğünün 2018/... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, borçluların hiçbir kalem ve itiraz sebebi belirtmeksizin borca ve ferilerine itiraz etmeleri üzerine takibin durdurulduğu, haksız ve hukuksuz olan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi talep edilmiştir.

Birleşen dava davalısı vekili tarafından cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacının taleplerinin zaman aşımına uğramış olduğundan, zaman aşımı itirazında bulundukları, konusu, tarafları ve sebebi aynı olan daha önce açılmış bir davalarının bulunduğu, bu sebeple davaya derdestlik itirazında bulundukları, bakiye borç belgesinin müvekkiline verilmesinden sonra taraflarınca vekaleten borcun olmadığının tespiti için menfi tespit davasının açıldığı, Adana 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/... esas sayılı dosyasında görülmekte olan davalarının halen devam ettiği, bu nedenle öncelikle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın;

a. Asıl dava yönünden; davacı kredi müşterisinin davalı bankadan kullandığı zirai kredi nedeniyle borcunun bulunup bulunmadığı borcu var ise miktarının ne kadar olduğu;

b. Birleşen Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/... E. 2019/... K. sayılı dosya yönünden; birleşen dava davacısı banka tarafından birleşen dava davalısına kullandırılan zirai kredi nedeniyle başlatılan Adana 5. İcra Müdürlüğü 2018/... sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememiz asıl dosyası öncelikle Adana 1. Tüketici Mahkemesinin 2018/... E. 2019/... K. Sayılı dosyasında incelenmiş, ilgili mahkemenin görevsizlik kararı vermesi üzerine dosya tevzi dağılımına göre mahkememize tevdi olmuştur.
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/... E. Sayılı dosyası ile tarafları ve dava konusu kredi ilişkisinin aynı olduğu mahkememiz dosyasıyla birleştirmiş bu nedenle her iki dosya yönünden yargılama mahkememiz dosyası üzerinden yapılmıştır.
Mahkememiz, dava açılışından sonra tensip kararı ile birlikte, gerekli gördüğü bilgi ve evrakları dosya arasına celp edilmesi için ilgili mercilere müzekkereler yazmış, dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğe çıkarılarak, her iki taraf içinde yargılama usul ve esaslarına dair gerekli ihtaratlar yapılmıştır.
Mahkememiz asıl dosyasına yönelik olarak, dava konusu edilen kredinin ne amaçla kullanıldığına dair kredi sözleşmesinin bir örneği dosyamız arasına celp edilmiş, kredinin 18.07.2018 tarihli banka yazı cevabına göre kullandırılan kredinin zirai işletme kredisi olduğu beyan edilmiştir.
Mahkememiz birleşen dosyasına yönelik olarak dava konusu edilen Adana 5. İcra Müdürlüğü 2018/... sayılı takip dosyasının incelenmesinden; asıl dosya davalısı birleşen dosya davacısının, asıl dosya davacısı birleşen dosya davalısı aleyhine 09.08.2018 tarihinde ilamsız takipte bulunduğu görülmüştür. Takip talebinde; 83.672,76 TL asıl alacak, 162,69 TL takip tarihine kadar işlemiş faiz ve 8,13 TL BSMV'den ibaret toplam 83.843,58 TL alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 35 oranında temerrüt faiz uygulanarak tahsili talep edildiği, davalının işbu icra takibine itiraz ettiği, takibin itarezen durdurulduğu anlaşılmıştır.
Adana Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne yazılan 05.07.2009 tarihli müzekkere cevabına göre; asıl dosya davacısı birleşen dosya davalısı ...'in kredi çekilen dönemde çiftçi kayıt sisteminde kaydı bulunmaktadır.

Mahkememiz davayı asıl dava ve birleşen dava yönünden görev bakımdan red kararı ile görevli Adana Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

İstinaf incelemesi yapan Adana BAM 4. Hukuk Dairesi; Adana 3 Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermiştir.
Mahkememiz yargı yeri olarak belirlenmesinden sonra asıl dosya ile birleşen dosya bankacı bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bankacı bilirkişi 26/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı ... T.A.Ş. nezdinde ile davalı ... borçlu ... ve ...‘in müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla kredili çalışmalar yaptığını, dava konusu konu kredili çalışmaların dayanağının 100.000.-TL tutarında 29.01.2016 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında olduğunu, dayanak Genel Kredi Sözleşmesinin 6098 sayılı kanunun hükümlerine tabi olduğu sözleşmenin TBK 583.maddesi gereği şekil şartlarına uygun taşıdığını, davacı banka nezdinde sözleşmeye istinaden 20.02.2017 tarihinde taksitli kredi şeklinde kullandırımın yapıldığı konu kullandırımla mevcut kredilerinin kapatıldığı- yapılandırma yapıldığının tespit edildiğini, ( ... ve ... nolu kredilere dair geri ödeme yapıldığı), davacı bankanın 28.06.2018 tarihinde davalının hesabının kat edilmesinin ardından Ceyhan 2.Noterliği ... yevmiye no gereği tüm borcun muacceliyet ihtarnamesi olarak 3 gün süreli olarak davalılara ihtar ettiğini, davalıların 03.07.2018 tarihinde temerrüde düştüğünü, ihtara rağmen ödenmeyen alacağa dair davacı bankanın kredi için 83.672,76 TL asıl olacak olmak üzere toplam 83.843,58 TL üzerinden T.C.iskenderun 2018/... esas no üzerinden 05.07.2018 takip başlattığını ; İcra takibine davalılların itirazı üzerine İcra takibinin durdurulduğunu, yetki itirazı nedeni ile davcının Adana 5. icra Dairesi 2018/... no üzerinden takibe devam ettiği davacının 83.843,58 TL üzerinden itirazın iptali davasını açtığının tespit edildiğini, Kefil ...'in sorumlu olup olmadığı ile ilgili olarak 6098 sayılı Yürürlük Kanunu gereğince MADDE 586 2. Müteselsil kefalet gereği; kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.Alacak, teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa, rehnin paraya çevrilmesinden önce kefile başvurulamaz. Ancak, alacağın rehnin paraya çevrilmesi yoluyla tamamen karşılanamayacağının önceden hâkim tarafından belirlenmesi veya borçlunun iflas etmesi ya da konkordato mehli verilmesi hâllerinde, rehnin paraya çevrilmesinden önce de kefile başvurulabilir. Ancak davacı banka nezdinde kullandırılan davaya konu kullandırılan kredinin 20.02.2017 tarihinde 64.000.-TL tutar üzerinden kullandırıldığını, mevcut *** ve **** nolu kredilerin kapatıldığını - yapılandırıma yapıldığı dayanak sözleşmenin ise ...'in kefaleti olmayan 29.01.2016 tarihli sözleşmeye istinaden yapıldığını, her ne kadar borç yapılandırması yapılması sözkonusu olsa da Yargıtayın ekte de tarafınıza sunulan kararı gereği 19. Hukuk Dairesi 2016/... E., 2018/... K. ikinci sözleşmenin tecdit yenileme niteliğinde kabulu ile ... 'in sorumluluğunun olmadığının mahkemenin takdirinde olduğunu, aksi takdirde ise yapılandırmaya konu ... 'in sorumlu olduğu 100.000.-TL tutarlı 21.10.2014 tarihli sözleşmeye istinaden kullandırılan ve davaya konu kredi kullandırımı sonrası kapatılan *** nolu kredinin anaparası olan 22.169,91 TL + faiz ve ferilerinden sorumlu tutulabileceğini, borçlu ...'in karşılıklı akdedilen 100.000.-TL tutarında dayanak Sözleşme gereği sorumlu olduğunu rapor etmiştir.
Davalı vekili 14/05/2022 tarihinde bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi sunmuş, bilirkişi raporuna karşı itirazın değerlendirilmesi için bilirkişiden ek rapor alınmıştır. Bilirkişi ... 13/12/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; ... yönünden yapılan hesaplamanın hatalı olduğu yönündeki tiraz değerlendirilmesinde, kök rapor detayında belirttiğim üzere ; aşağıdaki şekilde hesaplamanın yapıldığı ve açık bir şekilde hesaplama detayı belirtildiği üzere alacak tespiti; davacı banka nezdinde kullandırılan kredi Taksitli kredi şeklinde kullandırımlar olduğunu, taksitli Kredi ; Yargıtay 19.HD.22.03.2017 T.2016/5391 E.2017/2354 K) ve Yargıtay Hukuk Genel kurulu Esas no: 2017/... karar no: 2018/... kararları doğrultusunda temerrütte asıl alacağa akdi faiz ve ferilerinin eklenerek hesaplanacağını, hesaplama detayı; 20.02.2017 tarihi itibari ile asıl alacak 64.000.-TL nin hesap kat tarihi olan 28.06.2018 tarihine kadar akdi faiz % 22+BSMV uygulanmış Hesap kat ile temerrüt tarihi arası akdi faiz % 22+BSMV işletişmiş asıl alacağa kapitalize işlemi ile 84.451,20 TL' ye ulaşan asıl alacağa takip tarihine kadar % 35 temerrüt faizi +BSMV işletildiğini, hesaplamada hata bulunmadığını, ... yönünden ; kefil olduğu sözleşmeye istinaden yeniden yapılandırmaya konu tutar yönünden sorumluluğunun kabulu halinde; ... 'in sorumlu olduğu sözleşmeye istinaden kullandırılan ***... nolu kredinin anaparası olan 22.169,91 TL üzerinden yapılan hesaplama; 22.169,91 TL 'nin 20.02.2017 ile hesap kat arası %22 akdi faiz +BSMV işletilmiş, hesap kat ile temerrüt arası % 22+BSMV işletilmiş ve kapitalize edilince 29.254,30 TL ye ulaşılmış takip tarihine kadar % 35 temerrüt faizi+BSMV işletildiğini, ... yönünden ise; davacı banka nezdinde kullandırılan davaya konu kullandırılan kredinin 20.02.2017 tarihinde 64.000.-TL tutar üzerinden kullandırıldığını, mevcut ***... ve **** ... nolu kredilerin kapatıldığını - yapılandırıma yapıldığı dayanak sözleşmenin ise ...'in kefaleti olmayan 29.01.2016 tarihli sözleşmeye istinaden yapıldığını, her ne kadar borç yapılandırması yapılması sözkonusu olsa da Yargıtayın ekte de tarafınıza sunulan kararı gereği 19. Hukuk Dairesi 2016/20198 E., 2018/5840 K. ikinci sözleşmenin tecdit yenileme niteliğinde kabulu ile ... 'in Sorumluluğunun olmadığını, aksi takdirde ise yapılandırmaya konu ... 'in sorumlu olduğu 100.000.-TL tutarlı 21.10.2014 tarihli sözleşmeye istinaden kullandırılan ve davaya konu kredi kullandırımı sonrası kapatılan ***... nolu kredinin anaparası olan 22.169,91 TL + faiz ve ferilerinden sorumlu tutulabileceğini, borçlu ...'in karşılıklı akdedilen 100.000.-TL tutarında dayanak Sözleşme gereği sorumlu olduğunu rapor etmiştir.

A-Birleşen Dosya
1. 6098 sayılı TBK 586. maddesi şu şekildedir:
Madde 586- Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.
Alacak, teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa, rehnin paraya çevrilmesinden önce kefile başvurulamaz. Ancak, alacağın rehnin paraya çevrilmesi yoluyla tamamen karşılanamayacağının önceden hâkim tarafından belirlenmesi veya borçlunun iflas etmesi ya da konkordato mehli verilmesi hâllerinde, rehnin paraya çevrilmesinden önce de kefile başvurulabilir.
Somut olayda asıl borçluya (...) ihtarname gönderilmesine rağmen borç ödenmediğinden ve alacağın teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alındığına dair bir savunma/delil ibraz edilmediğinden alacaklının müteselsil kefile başvurma hakkı doğmuştur.

2. Somut olayda Banka ile ... arasında 21.10.2014 tarihli 100.000 TL limitli ve 29.01.2016 tarihli 100.000 TL limitli iki adet Genel Kredi Sözleşmesi düzenlenmiştir. Birleşen dosya davalısı ... bu sözleşmelerden 21.10.2014 tarihli 100.000 TL limitli olanına aynı limitle müteselsil kefil olarak teminat vermiştir. Davalının kefaleti TBK 583. Maddesindeki şekli şartları taşımaktadır.

3. Banka tarafından;
a- 21.10.2014 tarihli sözleşmeye istinaden 24.10.2014 tarihinde **** No.lu 40.000 TL tutarlı kredi kullandırmıştır. Bu krediden 22.169,91 TL bakiye borç kalmıştır.
b- 29.01.2016 tarihli sözleşmeye istinaden **** No.lu 43.963 TL tutarlı kredi kullandırmıştır. Bu kredi kapsamında 43.963 TL ödeme yapılmış 41.830,09 TL bakiye borç kalmıştır.

c- Banka her iki krediden kaynaklanan bakiye borcu 29.01.2016 tarihli sözleşme kapsamında 20.02.2017 tarihinde **** No.lu kredi olarak (64.000 TL) yeniden yapılandırmıştır. Somut dava/takibin konusunu yeniden yapılandırılan krediden kaynaklanan borç oluşturmaktadır.

4. Banka 28.06.2018 tarihinde kredi hesabını kat etmiştir. Noter aracılığıyla gönderilen ihtarname her iki davalıya (..., ...) 29.06.2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Verilen 3 günlük süreye göre her iki davalı 03.07.2018 tarihinde temerrüde düşmüştür.

5. Bilirkişi raporunda detayları belirtildiği gibi Taksitli ticari kredinin geri ödeme planında akdi faiz oranı aylık 1,83 (yıllık %22) olarak belirlenmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 7.8 maddesine göre temerrüt faiz oranının muacceliyet tarihinde Bankanın benzer kredilere uyguladığı en yüksek cari faiz oranının %50 fazlası olarak belirlenmiştir. Muacceliyet tarihinde (30.12.2016-10.07.2018) bankanın uyguladığı en yüksek faiz oranı %35 olarak tespit edildiğinden temerrüt faiz oranının % 52,50 olarak belirlenmesi mümkün olmakla birlikte Banka tarafından talep edilen %35 temerrüt faiz oranı sözleşmeye uygundur.

6. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.11.2018 tarih 2017/19-... esas 2018/... karar sayılı kararında banka alacağının hesaplanma yöntemi şu şekilde açıklanmıştır:

a- Alacak kat tarihi itibariyle kayıtlardan tespit edilmelidir.

b- Kat tarihinde bulunan alacağa temerrüt tarihine (kat ihtarının borçluya tebliği
ile verilen sürenin sonu) kadar akti faiz ve ferîleri uygulanmalı, temerrüt tarihi itibariyle bulunan akti faiz ve ferîleri kapitalize edilerek temerrüt tarihinde borçlunun sorumlu olacağı asıl alacak tespit edilmelidir.

c- Bu safhadan sonra temerrüt tarihinden icra takip tarihine kadar, daha önce belirlenen asıl alacağa temerrüt faizi ve ferîleri (Kaynak kullanım destekleme fonu hariç) uygulanmalı ve takip tarihinde talep edilebilecek asıl alacak ile birlikte temerrüt faizi miktarı ve ferîleri ayrı ayrı tespit edilmelidir.

d- Bulunacak bu rakam alacaklı bankanın borçludan takip tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarıdır. Şayet kat tarihi, temerrüt tarihi ve takip tarihi itibariyle hesaplanan bu miktarlar alacaklının taleplerinden fazla ise talep dikkate alınarak miktarlar belirlenmelidir.

e- Ödemelerin alacaktan mahsubunda ise; takip tarihinde belirlenen asıl alacak, temerrüt faizi ve ferîleri toplamından mahsubu öncelikle Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak temerrüt faizinden yapılacaktır. Bir başka deyişle, her bir ödeme tarihine kadar takip tarihinde belirlenen asıl alacağa temerrüt faizi ve ferîleri uygulanıp bulunan ve takip öncesi işleyen temerrüt faizi toplamından ödemenin düşülmesi, fazlası var ise asıl alacaktan mahsup edilerek belirlenecek olan asıl alacak miktarı bulunmalıdır. Bu uygulama her bir ödeme için ayrı ayrı yapılmak zorundadır.

7. Bilirkişi tarafından yapılan hesaplama taraflar arasındaki sözleşmeye ve sunulan belgelere uygun düşmektedir. Bu nedenlerle hesaplama hükme esas alınmıştır.

a- Asıl borçlu ... yapılandırılan borcun tamamından sorumludur. Mahkememizce de benimsenen hesaplamaya göre bu tutar; 84.451,20 TL asıl alacak, 164,21 TL işlemiş faiz ve 8,21 TL BSMV’dir. Hesaplanan bu tutar Bankanın talebinden fazla olduğundan asıl borçlu yönünden taleple bağlı kalınarak dava kabul edilmiştir.

b- Yukarıda belirtildiği gibi yapılandırılan borcun 22.169,91 TL kısmı müteselsil kefil ...’in kefalet verdiği 21.10.2014 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla davalı ...’in bu kısımdan kaynaklanan borç için sorumluluğu devam etmektedir. Bu kısmın yukarıda 6. Maddede belirtilen yönteme göre yapılan hesaplama sonucunda ulaştığı tutar; 29.254,30 TL asıl alacak, 56,88 TL işlemiş faiz ve 2,84 TL BSMV’dir. Bu nedenlerle müteselsil kefil ... yönünden dava kısmen kabul edilmiştir.

B- Asıl Dosya

Asıl dosyadaki talep asıl borçlu davacı ...’in kredi sözleşmeleri uyarınca kullandığı krediler nedeniyle Bankaya borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere 10.000 TL için istemde bulunulmuş daha sonra 29.03.2023 tarihli dilekçe ile davacının Bankaya 83.843,58 TL borcunun olmadığının tespiti talep edilmiştir.
Banka ile asıl borçlu arasındaki kredi sözleşmeleri 28.06.2018 tarihli ihtarname ile kat edilmiş (sonlandırılmış) ve bakiye borç için takip başlatılmıştır. Mahkememizce kabul edilen hesaplamaya göre –taleple bağlı kalınarak- davacı asıl borçlunun ödenmeyen toplam borcu 83.843,58 TL’dir. Bu nedenle menfi tespit davasının reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.

1-Asıl dava bakımından davacı ...'in menfi tespit davasının reddine,

2-Birleşen dava bakımından,
a)Davalı ...'in Adana 5. İcra Dairesinin 2018/... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline, takibin devamına.
b)Davalı ...'in Adana 5. İcra Dairesinin 2018/... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline, takibe 29.254,30 TL asıl alacak, 56,88 TL işlemiş faiz ve 2,84 TL BSMV olmak üzere toplam 29.314,03 TL üzerinden takibinin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %35 temerrüt faizi uygulanmasına.
c) 16.768,72 TL icra inkar tazminatının tamamından ..., 5.862,80 TL'lik kısmından davalı ...'in sorumlu olmak üzere davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

2-a)Asıl dava yönünden alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 1.548,11 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.278,26 TL'nin karar kesinleşmesi ve istek halinde asıl dava dosyası davacısı ...'e iadesine,
b)Birleşen dava yönünden; alınması gereken 5.727,35 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.012,62 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.714,73 TL harcın davalılardan (davalı ...'in bu miktarın tamamından, davalı ...'in 1.496,13 TL'sinden müteselsil sorumlu tutulması kaydıyla) tahsili ile hazineye irat kaydına,
c)Birleşen dava yönünden: davacı tarafından peşin yatırılan 1.012,62 TL peşin harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

3-Birleşen dava yönünden; arabuluculuk asgari ücret tarifesi kapsamında taraf sayısına göre hesaplanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin birleşen dosya davalılarından (davalı ...'in bu miktarın tamamından, davalı ...'in 461,50 TL'sinden müteselsil sorumlu tutulması kaydıyla) alınarak hazineye gelir kaydı amacı ile tahsil müzekkeresi düzenlenmesine,

4-a)Asıl dava yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 13.414,97 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
b)Birleşen dava yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 13.414,97 TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı ...'in bu miktarın tamamından, davalı ...'in 9.200,00 TL'sinden müteselsil sorumlu tutulması kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine,
c)Birleşen davada reddedilen miktar yönünden davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 9.200 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,

5-a)Asıl dava yönünden ve birleşen dava dosyaları yönünden asıl dava dosyası davacısı-birleşen dosya davalısı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
b)Asıl dava ve birleşen dava dosyaları yönünden asıl dava dosyası davalısı-birleşen dava dosyası davacısı tarafından harcaması yapılan başvurma harcı 44,40 TL, 15 tebligat ücreti 170,40 TL, 1 müzekkere gideri 6,50 TL, bilirkişi ücreti 1.000,00 TL olmak üzere toplam 1.221,30 TL yargılama giderinin birleşen dava dosyası davalılarından (davalı ...'in bu miktarın tamamından, davalı ...'in 794,29 TL'sinden müteselsil sorumlu tutulması kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine,

6-HMK'nun 297/ç bendi uyarınca artan bakiye gider avanslarının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı-birleşen dosya davalı vekilinin yüzüne karşı, davalı-birleşen dosya davacısının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize yada mahkememize verilmek üzere bir başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça ve usulen okunup anlatıldı.