Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacılar vekili dava dilekçesi ile Davalı ....’a ait, diğer davalı ...’ın sevk ve idaresinde bulunan sigorta şirketine Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan .... plakalı aracın, 19.02.2020 tarihinde asli kusurlu olarak karışmış olduğu kaza neticesinde müvekkili ....'nın yaralandığını ve sürekli sakatlığa maruz kaldığını, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ... soruşturma numaralı dosyada yürütülen soruşturmada, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün geçiş üstünlüğüne aykırı hareket ederek kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğunun belirtildiğini, kaza sonrasında müvekkili ....'nın uzun ve zorlu tedavi süreçleri geçirmiş birçok kez ameliyat olmak zorunda kaldığını, kaza ile ilgili poliçe kapsamında sorumluluğu bulunan sigorta şirketine Karayolları Trafik Kanunu kapsamında 30.09.2021 tarihinde başvuru yapıldığını, müvekkilinin zararının bugüne kadar giderilmediğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL sürekli sakatlık tazminatı ve bakım ve bakıcı giderinin temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 12.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı asillerden tahsiline, 1.400 TL müvekkili tarafından ödenen rapor ücreti de dahil olmak üzere yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı .... Şirketi vekili cevap dilekçesi ile davayı kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davayı kabul manasında olmamak üzere, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, iş göremezlik ödeneğinin poliçe teminat kapsamı dışında olduğunu, dolayısıyla müvekkili şirketin bu sayılan kalemleri ödemesi gibi bir sorumluluğu bulunmadığını, iş göremezlik ödeneğinin Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğunda olduğunu, davayı kabul manasında olmamak üzere maluliyet oranının tespiti bakımından dosyanın adli tıp .... ihtisas kurumu’na sevk edilmesini, açılan davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Büyükçekmece .... Asliye Ceza Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyası ile ... Hastanesi, ... Hastanesi, .... Hastanesi müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır.
Dosyada mevcut 26/08/2022 tarihli Bilirkişi ... tarafından sunulan raporda asgari düzeyde tüm yol ve hava şartlarını dikkat alarak yeterince göstermesi gereken dikkat ve özeni asgari oranda göstermemesi, yollarda güvenli geçiş hususlarına uymadan, park halindeki, kendisi ve sürücüler için görüş mesafesi kısmen kısıtlı araçların önünden geçerek taşıt yoluna inerek karşıdan karşıya geçmek istediği esnada gerçekleşen bu yaralanmalı trafik kazasının hazırlanması ve oluşumunda % 70 oranında kusurlu olduğu, istenmeyen sonuç gerçekleşmeden mahal şartlarına uygun hadde getirmeden ve park halindeki kamyon nedeniyle çift yön yol üzerinde karşı istikamet yol şeridi üzerine geçiş yaptığında aracının hızını uygun hadde getirmeden ve yeterince uyanık davranışlar göstermeden ilerlediği sırada davacı yayaya zamanında aracının sesli işaretleriyle uyarılarda bulunmadan ve oluşan tehlikeye karşı aldığı tedbirlerinin aracının hızına bağlı olarak yetersiz gelmesi nedeniyle gerçekleşen yaralanmayla sonuçlanan bu olayın oluşumunda % 30 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Dosyada mevcut 07/03/... tarihli ATK raporunda Davalı sürücü ...'ın %20 oranında kusurlu, Davacı yaya ....'nın %80 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Dosyada mevcut 17/04/... tarihli ATK raporunda .... oğlu 1976 doğumlu ...'nın 19.02.2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliği, Kas İskelet Sistemi Alt Ekstremite: Tablo 3.8a ve 38b %10 +%5 +%5 (Baltazard Formülü)=%18.77, Tablo 3.2: %10 olduğuna göre, Kişinin tüm vücut engellilik oranının %10 olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği, kişinin başka birisinin sürekli ya da geçici süreyle bakımına muhtaç durumda olmadığı tespit edilmiştir.
Dosyada mevcut 19/03/2024 tarihli Bilirkişiler .... ve ... tarafından sunulan raporda kazada yaralanmalarından dolayı dönemsel rayiç bedellerle 3.000,00 TL pansuman, ilaç, bakım için tıbbi malzemeler ve yardımcı ortopedik malzeme giderler için, 1.500,00 TL sağlık kurumlarına ulaşım ve bu süreçteki temel sosyal giderleri için olmak üzere toplam 4.500,00 TL belgesiz tedavi gideri olacağının öngörüldüğü, kazanın meydana gelmesinde %80 oranında kusurlu olarak değerlendirildiğinden öngörülen 4.500,00 TL belgesiz tedavi giderinin %20’si olan 900,00 TL kısmını talep edebileceği, Davacının talep edebileceği maddi zararlarının sürekli iş göremezlik maddi zararının 119.249,46 TL olduğu, Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 13.10.2021 tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 19.02.2020 kaza tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu tespit edilmiştir.
Dava, haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebinden ibarettir.
Türk Borçlar Kanunu 49/1. madde, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
Türk Borçlar Kanunu 58/1. madde, “Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. "
Türk Borçlar Kanunu 74/1. madde, “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. hükmünü içermektedir.
Türk Borçlar Kanunu Madde 56 hükmü; "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." şeklindedir.
Borçlar Yasası'nın 56. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları gözönünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru-doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi) uyarınca hukuk hâkimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de hem ilmi, hem de kökleşmiş yargı kararlarında ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hâkimini bağlayacağı kabul edilmektedir.
Davacının maddi tazminat talebi bakımından dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafın davalı sigorta şirketi ile maddi tazminat bakımından sulh olamaları nedeni ile maddi tazminat bakımından dava konusuz kaldığından açılan davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Davalılar kendilerine karşı dava açılmasına yine kendileri sebebiyet vermişlerdir. Bu nedenle, feragat sebebiyle reddedilen maddi tazminat yönünden davalılar lehine davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.(Yüksek Yargıtay 17 nci Hukuk Dairesinin 23/06/2020 gün ve 2018/5619 esas,2020/3841 karar sayılı ilamı)
Davacının manevi tazminat talebi bakımından dava konusu olayın gelişim biçimi ve tarihi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları gözetildiğinde; Davacılar vekili davacıların uğradığı manevi zararlarının tazminini de dava etmiştir. Manevi tazminat, mal varlığı dışındaki hukuksal değerlere yapılan saldırılar sonucu meydana gelen eksilmenin giderilmesidir. Hukuksal değerlerde meydana gelen ve para ile ölçülemeyen eksikliklerin doğrudan karşılanmasının imkansızlığı, bunların zarar kavramı dışında tutulması için bir gerekçe olamaz. Manevi zarar karşılığında paraya hükmedilmesi, bu zararın doğrudan giderilmesinin olanaksızlığındandır. Zarar verenden belirli bir meblağın alınarak zarar görene verilmesi suretiyle yaşanılan acıları dindirmek, ruhsal dengeyi sağlamak, böylece zedelenen yaşama sevincini yeniden temin etmek amaçlanmakta olup tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın oluş şeklinde birden fazla rapor alındığı, kazanın oluş şeklinin tam anlamıyla netleştirilememesinden kaynaklı raporlarda seçenekli kusur belirlemesi yapıldığı, davalını oluşan kazada %20 kusurlu olduğu %10 engellilik oranı ve 6 aya kadar iyileşme süreci dikkate alındığında davacıların manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, davacı ... lehine 7.000,00 TL, Davacı ... lehine 3.000.00 TL Manevi tazminatın kaza tarihi olan 19.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Maddi tazminat davasının tarafların sulh beyanları da dikkate alınarak konusuz kalması nedeni ile KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Davacılardan ..."nın Manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE,

1-Davacı lehine 7.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacılardan ..."nın Manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE,

1-Davacı lehine 3.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

2-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

3-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 683,10 TL karar ve ilam harcının davalı ... ve ....'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile tahsili ile hazineye irat kaydına,

4-Davacı tarafından yatırılan tebligat müzekkere gideri, bilirkişi ücretleri toplamı 1.723,10 TL'nin kabul ve red oranı göz önüne alındığında 1.430,20 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye 292,90 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, Dosyanın adli yardımlı olması sebebiyle dava başından bu yana suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.406 TL Atk Rapor Ücreti, 6.000 TL bilirkişi ücreti toplamı 9.406 TL'nin davalı ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye İRAT KAYDINA,

5- Manevi tazminat yönünden Davacı .... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu gereği 7.000 TL vekalet ücretinin davalı ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

6- Manevi tazminat yönünden Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu gereği 3.000 TL vekalet ücretinin davalı ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
7-6235 sayılı Hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13 maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri olarak) kabul-red oranına göre 2.589,60 TL'nin davalılar davalı ... ve ...'dan, 530,40 TL'sinin davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,

8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine,

9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair taraf vekillerinin ve davalı asillerin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/06/2024