BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesi ile; Davalı/borçlu şirketin yükün taşınması sürecinde kendi kusuru ile beklemeye neden olması yüzünden müvekkili şirketin hak kazandığı bekleme ücretine ilişkin 16.09.2019 tarihli ve 1.000 Euro bedelli faturayı davalı şirket üzerine keşide ettiğini, ancak davalı şirketin bu bedeli ödemediğini; Davalı şirketin aynı zamanda beklemeye kendi kusuru ile neden olmasına rağmen müvekkili şirket aleyhine 1.000 Euro bedelli 23.12.2019 tarihli faturayı keşide ettiğini, faturaya konu alacağın herhangi bir dayanağı olmaması sebebiyle noter aracılığı ile (......) muhataba iade ettiklerini; Davalı-borçlu şirket aleyhine başlattıkları icra takibine davalı tarafından itiraz edilmesi sonucu takibin durduğunu; Müvekkili şirketin alacağının taraflar arasındaki cari hesap ilişkisine dayandığını, İstanbul ..... İcra Müd. ..... E dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere takip tarihinden itibaren asıl alacak için değişen oranlarda ticari faiz ve ferilerinin tahsiline, davalı aleyhine 9620'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yüklenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Davacının dayanaksız alacak iddialarını kabul etmediklerini, müvekkili şirketin birçok lojistik firmasından sevkiyatları için hizmet satın aldığını, davacı şirketin de bunlardan biri olduğunu, müvekkili şirketin İtalya'da yerleşik ...... firmasına sattığı emtianın İtalya gümrük teslim koşullu olarak taşıma hizmeti bakımından davacı ile 23.08.2019 tarihinde anlaştığını; Müvekkili şirket ile davacı şirket arasındaki mail yazışmasına göre 23.08.2019 tarihinde yükleme işlemi bakımından davacı şirket ile anlaşıldığı, yüklemenin ..... plaka sayılı araca yapılacağı davacı şirketinin 26.08.2019 tarihinde aracı yükleme adresinde ancak hazır edeceği, konişmento, karayolu taşımacılık belgesi gibi belgelerin 23.08.2019 tarihinde işleme konulduğu, evrak asıllarını ise davacı şirket tarafından kargo edileceği ve 27.08.2019 tarihinde ulaşabileceği, müvekkili şirketin yetkilisi ......'ın bu durumda 27.08.2019 tarihli teslimatın gecikeceği ve evrakların ulaşmaması halinde bekleme ücreti ödemeyeceklerini beyan ettiği, evrak asıllarının ise ancak 27.08.2019 tarihinde kargoya verildiği ve buna göre ancak 28.08.2019 tarihinde kargo vasıtasıyla teslim edilebileceği, aracın ise ancak 01.09.2019 tarihinde İtalya Gümrüğünde olabileceği bilgisinin verildiğini; Yine mail yazışmalarından ihracatın akreditifli olarak gerçekleştiği, alıcı firmanın malı gümrükten çekebilmesi için gerekli evrakların 28.08.2019 tarihinde ..... Bankası Şubesine müvekkili şirket tarafından teslim edildiği, Bankanın evrak kontrol işlemlerinden dolayı evrakları karşı tarafa göndermesinin bir gün uzayabildiği, müvekkili şirketin gecikmeksizin bankaya evrakları verdiğini, ancak sevkiyat işlemlerinin hafta sonu tatili ve 30 Ağustos Zafer Bayramına denk gelmesi sonucu bankanın işlemleri yapamadığı, kargo firmalarının da çalışmadığı, evrakın geç tesliminden dolayı aracın gümrükte olağan dışı beklemesi sebebiyle talep edilen ücretin, davacı firmanın risk alanında ortaya çıkan bir sebebe dayandığını; Müvekkili şirketin 26.08.2019 tarihinde taşıma konusu emtiayı davacı firmanın aracına teslim ettiğini, akreditifli bir ihracat söz konusu olduğundan ve akreditifin onaylanmama ve satışın iptal edilmesi riskine karşı evrakları tamamlanmadan aracın fabrika alanından çıkmasına müsaade edilmediğini; taşıyıcı firmanın operasyon eksikliği, resmi tatil günleri hesap edememesi nedeniyle oluşan beklemeden müvekkili şirketin sorumlu olmadığını; İleri sürerek davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
DELİLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
İstanbul ...... İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı dosyası sureti dosyamız arasına alınmıştır.Beşiktaş .....Noterliği cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Dosyada mevcut 10/04/2023 tarihli Dr. ...... ve Dr. ..... tarafından düzenlenen raporda; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın temelinin; davacı şirketin sorumluluğunda gerçekleşen Türkiye-İtalya taşıması sırasında yüklü aracın İtalyan gümrüğünde altı gün beklemesinin davacı taşıyıcının risk alanında ortaya çıkan bir sebebe dayanıp dayanmadığı, söz konusu bekleme için davacının bekleme ücreti talep edip edemeyeceği ve edebilecek ise miktarının belirlenmesi hususlarından ibaret olduğu; CMR belgesinin ulaştırılmaması nedeniyle oluşan başlangıçtaki üç günlük gecikmenin (26-28.08.2019 tarihleri) taşıyıcının risk alanında doğduğu ve davalının bu nedenle akreditif sürecine üç gün geç başlamasına neden olduğu (29.08.2019); aracın tahmini varış tarihi olan 02.09.2019 ile gümrük işlemlerinin tamamlanma tarihi 10.09.2019 arasında (pazartesiden salıya) tam sekiz gün bulunduğu, bu durumun 30.08.2019 ve takip eden iki günün resmi tatil günü olmasıyla açıklanamayacağı ve ancak davacının CMR belgesini 29.08.2019 tarihinde ulaştırması ve akreditif sürecinin tatilden sonra başlayabilmesi halinde bu durumun doğru olabileceği bu nedenle geri kalan üç günlük beklemenin ise taşıyıcının risk alanından doğmaması nedeniyle bekleme ücretine hak kazanması gerektiği değerlendirildiği; Davacı bekleme yapan TIR aracının tür ve donanımına ilişkin bir bilgi veya belge sunmadığı, ...... sayılı ve 10.05.2022 tarihli yazısına göre Komple Tenteli Römork 150-200 Euro *KDV olduğu, sektör uygulamaları ve taşıma sözleşmelerinde yer alan bekleme ücretleri de nazara alınarak KDV dahil 150,00 Euro günlük bekleme ücretinin tarafımızca makul ücret (TTK m.863/3) olduğu ve buna göre davacının bekleme ücreti alacağının (3x150): 450 Euro KDV dahil olduğunun değerlendirildiği; Davacı şirketin davalı şirket üzerine keşide ettiği bekleme ücreti faturasının TTK m.21/2 gereği sekiz gün içinde itiraza uğramamasından dolayı davacı lehine delil niteliği taşıdığı; ancak davalının faturanın aksini ispat edebileceği, buna karşılık davalı şirket tarafından keşide edilen iade faturasının süresinde itiraz nedeniyle delil niteliği bulunmadığı; Davacının talebi ve yasaya uygun olarak takip tarihinden itibaren, davacı lehine hüküm kurulan asıl (Euro) alacağı miktarı üzerinden 3095 sayılı Kanununun 4/a maddesi uyarınca faiz işletilebileceği sonuç ve kanaati ile rapor sunmuştur.
Dosyada mevcut 18/01/2024 tarihli Dr. ..... ve Dr..... ve ..... tarafından düzenlenen ek raporda; Tamamen yüce mahkemenin takdirinde olmak üzere KÖK raporda belirtildiği gibi 450 USD değil de; 525 USD tutarında bekleme ücreti hesaplanabileceği, davacının tek yanlı düzenlediği 1.000 USD fatura, veya iddia ettiği gibi 1.050 USD bekleme ücreti alacağı bakımından tüm beklemenin davalının risk alanında meydana geldiğinin söylenemeyeceği, sair hususlarda kök rapor inceleme ve değerlendirmelerimiz ile varılan sonuçların mahkemenin takdirinde olduğu kanaati ile rapor sunulmuştur.
Dava İtirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır.
Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67.maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının takip ve dava tarihi itibariyle takip konusu taraflar arasındaki taşıma sözleşmesine istinaden bekleme ücretine dair fatura nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığı,(alacağın var olup olmadığı), tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplanmakta olup bu kapsamda kök ve ek rapor alınmış olup CMR belgesinin ulaştırılmaması nedeniyle oluşan başlangıçtaki üç günlük gecikmenin (26-28.08.2019 tarihleri) taşıyıcının risk alanında doğduğu ve davalının bu nedenle akreditif sürecine üç gün geç başlamasına neden olduğu (29.08.2019); aracın tahmini varış tarihi olan 02.09.2019 ile gümrük işlemlerinin tamamlanma tarihi 10.09.2019 arasında (pazartesiden salıya) tam sekiz gün bulunduğu, bu durumun 30.08.2019 ve takip eden iki günün resmi tatil günü olmasıyla açıklanamayacağı ve ancak davacının CMR belgesini 29.08.2019 tarihinde ulaştırması ve akreditif sürecinin tatilden sonra başlayabilmesi halinde bu durumun doğru olabileceği bu nedenle geri kalan üç günlük beklemenin ise taşıyıcının risk alanından doğmaması nedeniyle bekleme ücretine hak kazanması gerekmektedir. Bu kapsamda bilirkişiler tarafından yapılan incelemede davacının bekleme yapan TIR aracının tür ve donanımına ilişkin bir bilgi veya belge sunmadığı, ......'nin ...... sayılı ve 10.05.2022 tarihli yazısına göre Komple Tenteli Römork 150-200 Euro *KDV olduğu, sektör uygulamaları ve taşıma sözleşmelerinde yer alan bekleme ücretleri de nazara alınarak KDV dahil 150,00 Euro günlük bekleme ücretinin tarafımızca makul ücret (TTK m.863/3) olduğu ve buna göre davacının bekleme ücreti alacağının (3x150): 450 Euro KDV dahil olduğu yönündeki tespitte dikkate alındığında davacının takibe konu 450 Euro alacağını ispat ettiği anlaşılmakla bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne, alacağın likit olması nedeni ile bu miktar üzerinden takibin devamına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KISMEN KABULÜNE,
1-İstanbul ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın kısmen iptali ile 450,00 EURO asıl alacağın, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca yürütülecek temerrüt faizi ile birlikte ve tahsil tarihindeki TCMB efektif satış kuru TL karşılığının tahsili için takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takip tarihindeki kur karşılığı üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanan 617,32 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 377 TL karar ve ilam harcın peşin alınan 175 TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye 202 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvuru harcı, 175 TL peşin nispi harç, 8,50 TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 242,80 TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan tebligat müzekkere gideri, bilirkişi ücretleri toplamı 5.526,10 TL'nin kabul ve red oranı göz önüne alındığında 2.431,48 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye 3.094,62 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
6- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu gereği 5.518 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu gereği 6.744,30 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-6235 sayılı Hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13 maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.096,27 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri olarak) kabul-red oranına göre 482,35 TL'nin davalıdan, 613,92 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine,
10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.03/07/2024