Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firma ile davalı firma arasında ticari ilişkinin bulunduğunu, bu ticari ilişkinin cari hesap kaydı üzerinden devam ettiğini, tarafların bu ilişki kapsamında, davalının müvekkiline verdiği parke malzemesinden kaynaklı alacağını teminat altına almak üzere, müvekkiline ait olan ... plakalı 2012 model ... araç üzerinde, Bornova 3.Noterliği'nin 14/04/2021 tarih ve 10669 yevmiye numaralı Rehin Sözleşmesi ile davalı firma lehine 200.000 TL rehin bedeliyle rehin hakkı tesis edildiğini, davalı firma tarafından İzmir ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası kapsamında 194.699,00 TL tutarlı rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, müvekkili firma ile davalı firma arasında ticari ilişkinin devam ettiği, faturaların müvekkili tarafından düzenli ödendiği halde, taraflar arasındaki ticari ilişkiye aykırı şekilde 16/09/2021 tarihli 81.426 TL tutarında vade farkı faturası adı altında davalı tarafından tanzim edilen faturanın müvekkiline gönderildiğini, ancak taraflar arasındaki ticari ilişkide veya rehin sözleşmesinde kararlaştırılan bir vade olmadığı gibi, müvekkiline ifade edildiği üzere davalı firmanın müvekkiline vermiş olduğu mallara kur farkı'ndan kaynaklanacak bir fiyat farkının müvekkili firmaya yansıtılacağına dair taraflar arasında yapılmış bir sözleşme de bulunmadığını, müvekkili firmanın bu faturaya ilişkin olarak İzmir 19. Noterliği'nin 23/09/2021 tarih ve 12997 yevmiye numaralı ihtarnamesiyle iade işlemi yaparak faturayı kabul etmediğini, davalı firmanın bu işlem sonrasında belirtilen takip dosyası kapsamında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla müvekkiline karşı takip başlattığını, takip başlatıldıktan hemen sonra 08/10/2021 tarihli 28.554,75 TL tutarında ikinci vade farkı faturası, yine davalı firma tarafından müvekkili firmaya yollandığını ve müvekkiline gönderilen bahse konu faturalar haksız olduğunu, müvekkili firmanın, davalı Renna firmasına olan bakiye borç miktarının bugün itibariyle 93.944,09 TL hiçbir şekilde davalı firma tarafından yapılan bahse konu takip dosyasındaki kadar bir borcu bulunmadığını, her ne kadar davalı tarafça müvekkilinden bu yönde bir talepte bulunulmasa da müvekkilinin bu borcu ödemeye hazır olduğunu, Rehnin Paraya Çevrilmesi Yoluyla yapılan takip kapsamında davalı firmanın, üzerinde rehin hakkı bulunan ve müvekkili tarafından ticari işlerinde kullanılan ... plakalı aracın trafikten men edilmesi veya hakkında yakalama kararı çıkarılması halinde, müvekkilinin ticaret hayatı da sekteye uğrayacak ve telafisi güç ve imkansız ekstra zararlar doğmasına yol açılacağını, dava öncesinde İzmir Arabuluculuk Büroru'na yaptıkları başvuru sonucunda, ... esas sayılı dosya kapsamında arabuluculuk görüşmesi yapıldığını, ancak bu görüşmeden sonuç alınamadığını, işbu menfi tespit davası kapsamında talep ettikleri tedbir kararına kadar müvekkili firmanın daha fazla zarar görmemesi adına, İzmir ... İcra Dairesi'nin ... e. sayılı icra takibine ilişkin öncelikle takibin tedbiren durdurulması amacıyla İzmir...İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile "Takibin Taliki veya İptali" talebiyle 11/10/2021 tarihinde açılmış olan davanın derdest olup duruşması 20/01/2022 tarihine bırakıldığını, belirterek; açtıkları davanın kabulü ile; müvekkili firmanın, davalı firmaya 194.699,00 TL tutarında bir borcu olmadığının tespitine, müvekkili firmanın daha fazla zarar görmemesi adına, İzmir... İcra Dairesi'nin... e. sayılı icra takibinin öncelikle teminatsız aksi halde uygun görülecek bir teminat mukabilinde tedbiren durdurulmasına karar verilmesine, kötü niyetli davalı firmanın alacağın % 20'si oranında tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve etmiştir.
Davacı vekili Mahkememize sunduğu 28/06/2022 havale tarihli dilekçesi ile; Mahkemece verilen 02/06/2022 tarihli karar ile 05/01/2022 tarihinde verilen ihtiyati tedbir kararının kısmen kaldırılmasına, İzmir ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında takibe konu 194.699,00 TL alacağın 100.754,91 TL lik miktarı yönünden icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmesinin tedbiren durdurulmasına, 93.944,09 TL miktar yönünden ihtiyati tedbirin kaldırılmasına, şeklinde tedbir kararının kısmen devamına kısmen kaldırılmasına karar verildiğini, mahkemece verilen tedbir kararları henüz devam ederken rehine konu araç hakkında icra müdürlüğü tarafından satış kararı verildiğini ve 09.05.2022 tarihinde yapılan ihale sonucu 310.000,00 TL ihale bedeli ile ... plakalı aracın ihale alıcısı... isimli kişiye bırakıldığını, 02.06.2022 tarihli ara karardan önce ve fakat ilk verilen tedbir kararı henüz devam ederken rehin sözleşmesine konu olan aracın ihale alıcısı şirket yetkilisine teslim edildiğini, sözleşmeye konu olan aracın satılması sonrasında icra takip dosyasına davalı alacaklı tarafından 60.100,00 TL ödeme yapıldığını, Mahkeme "ara karar ve tedbir gereğinin yerine getirilmesi" hakkında ilgili icra müdürlüğüne bir bildirimde bulunulduktan sonra davalı alacaklıya tedbire konu 100.754,91 TL'nin icra dosyasına depo edilmesi için muhtıra gönderildiğini, ancak ihtiyati tedbir kararı gereğince 310.000,00 TL* - (60.100,00 TL* + 93.944,09 TL*) = 155.955,91 TL (İhale bedelinden ihale alıcısının takip dosyasına depo ettirdiği mablağ ile tarafımızca kabul edilen borç miktarı mahsup edildikten sonra ortaya çıkan rakam) icra dosyasına menfi tespit davası sonuçlanana kadar depo ettirilmesi gerektiğini, davalı alacaklı tarafından bugüne kadar muhtıra gereği yerine getirilmediği gibi, tedbir kararının infazı ve bu doğrultuda alacak miktarı kadar alacaklının hak ve alacaklarına haciz konulması için icra müdürlüğüne sunulan talebinde "söz konusu paranın takip dosyasına depo edilmemesi nedeniyle alacaklının hak ve alacaklarına haciz konulmasının yasal dayanağı da bulunmamaktadır" denilmek suretiyle reddedildiğini, mahkemece verilen tedbir kararının gereğinin yerine getirilmemesi ve 155.955,91 TL'nin davalı alacaklının uhdesinde olması nedeniyle davanın menfi tespit davasından istirdat davasına dönüştüğünü bu nedenle davaya istirdat davası olarak devam ettiklerini beyanla talebin kabulü ile menfi tespit davası olarak açılan davanın istirdat davasına dönüşmesi nedeniyle istirdat davası olarak devamına ve davanın kabulü ile 155.955,91 TL alacağın davalı alacaklıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirkete ait olan ... plakalı 2012 model ... araç üzerine, müvekkilinin, davacıya olan 200.000 TL borcuna karşılık Bornova 3.Noterliği'nin 14/04/2021 tarih ve 10669 yevmiye numaralı Rehin Sözleşmesi ile müvekkil şirket lehine 200.000 TL rehin hakkı tesis edildiğini, müvekkili tarafından 04.10.2021 tarihinde İzmir ...İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası kapsamında kalan 194.699,00 TL tutarlı rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, davacının dava dosyasına da sunduğu faturaların mevcut icra takibine konu olmayıp icra takibinin sadece rehin sözleşmesi ile tanınan borca ilişkin olduğunu, Noterde düzenlenen rehin sözleşmesi ile de kayıtsız şartsız kabul edilen bu borcun TBK md-18 borç tanıması olarak geçerli olup bu borcun ödendiğine veya bu borcun mevcut olmadığına dair davacının dava dilekçesinde hiçbir açıklama bulunmayıp herhangi bir delil de sunulmadığını, ayrıca rehin sözleşmesinde belirtilen 200.000 TL rehinin davacının dilekçesinde iddia edildiği gibi parke malzeme satışı için verildiğine dair de hiçbir açıklama ve ibare bulunmadığını, davada ispat yükünün halen davacı taraf üzerinde bulunduğunu, ayrıca davacı şirketin bu rehin sözleşmesi ile kayıtsız şartız kabul ettiği ve aldığı 200.000 TL borcun yanı sıra müvekkili şirketten, ticari hayatını devam ettirip mevcut borcunu da ödeyebilmek bahanesi ile bir çok kez mal aldığını ancak davalı bu faturaları da ödemediğini, davacının dava dilekçesinde dava konusu borcun dışında ikrar edilen 93.944,09 TL bakiye borç ve vade farkı faturaları bunlara ilişkin olup bu borçların tahsili hakları saklı olup bu borçlar içinde gerekli yasal yollara başvurulacağını, kötü niyet tazminatı talebine ilişkin alacaklının böyle bir tazminata mahkûm edilebilmesi için davacının, davalının haksız ve kötü niyetli olduğunu ispat etmesi gerekeceğini, menfi tespit davasının kazanılsa dahi tek başına alacaklının kötü niyetli olduğunu ortaya koymayacağını beyanla davanın reddine, davacının İş bu menfi tespit davası icra takibinden sonra açıldığı için davacının % 15 teminat tutarının dışında ayrıca tüm icra dosyası bedelinin depo etmemesi sebebiyle (toplam % 115) takibin durdurulması talebinin reddi ile, davanın kötü niyetle olarak açılması sebebiyle uğranılan herhangi bir zararda dava açma hakkı saklı kalmak koşuluyla yargılama giderleri masrafı ve vekalet ücretinin davacı borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

DOSYANIN SAFAHATİ:
Mahkememiz 22/01/2021 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile %20 teminat yatırıldığı takdirde; İİK' nun 72/2 maddesi gereğince icra veznesine yatacak paranın davalı alacaklıya ödenmesinin durdurulmasına, takibin durdurulması yönündeki talebinin reddine dair karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından ihtiyati tedbir kararına itiraz edilmiş, Mahkememizce itirazın duruşmada değerlendirilmesine karar verilerek 10/02/2022 tarihli mürafaa duruşmasında, mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı talebinin İİK nun 72/3 maddesi kapsamında değerlendirildiği, yaklaşık ispat koşulu gerçekleştiğinden talebin kabulüne karar verildiği, davacının teminatı yatırdığı, dosyada toplanan tüm deliller değerlendirildiğinde ileri de telafi edilemeyecek zararlar olması ihtimaline binaen ve takip durdurulmayıp sadece icra veznesine yatacak paranın alacaklıya ödenmesinin durdurulmasına karar verildiğinden ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiştir.
Mahkememiz 17/05/2022 tarihli duruşmasında davacı vekili; davalı tarafa zaten 93.944,09 TL borçlu olduklarını kabul ettiklerini, ancak icra takip miktarının 194.699,00 TL olduğunu, aradaki miktara ilişkin borçlu olmadıklarının bilirkişi raporu ile tespit olduğunu, zaten icra takibine konu rehinli aracı davalı tarafa teslim ettiklerini, davalı tarafın ihtiyati tedbire ilişkin beyanlarını kabul etmediklerini ihtiyati tedbirin devamını talep ettiklerini beyan etmiş,
Davalı vekili de aynı duruşmada; Rehine konu aracın müvekkiline teslim edilip edilmediği hususunda beyanda bulunmak için süre talep ettiklerini, tedbirin kaldırılmasını mahkeme aksi kanaatte ise 14/03/2022 tarihli dilekçede belirttikleri şekilde davacının borçlu olmadıklarını iddia ettikleri kısım olan 100.754,91 TL olarak tedbir kararının düzeltilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
Mahkememizce davalı vekiline rehine konu aracın davacı tarafça müvekkiline teslim edilip edilmediği hususunda beyanda bulunması için süre verilmiş, verilecek beyana göre ihtiyati tedbirin yeniden değerlendirilmesine karar verileceği belirtilmiştir.
Davalı vekili Mahkememize sunduğu 31.05.2022 tarihli dilekçesinde özetle; rehin sözleşmesine konu ... plaka sayılı aracın borçlu tarafça alacaklı müvekkiline teslim edildiğinin beyan edilmişse de, işbu açıklamaların gerçeği yansıtmadığını, söz konusu aracın 26.12.2021 tarihinde İzmir Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekiplerince yakalanarak ... Otoparkında muhafaza altına alındığını ve halen otoparkta olduğunu, alacaklı müvekkiline teslimi hukuken de mümkün olmadığını, satış tarihinin belirlendiğini ve ihale sonucu aracın satıldığını, aynı beyanları davacı-borçlu tarafın İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas numaralı dosyasının 3 nolu celsesinde beyan ettiğini ve mahkemece yine taraflarından ve icra dairesinden işbu husus hakkında açıklama istendiğini ve İcra dairesinin cevabının dilekçe ekinde sunduklarını belirtmiştir.
Mahkememizce İzmir 13. İcra Müdürlüğünün 2021/674 Esas sayılı dosyası sistem üzerinden incelenmiş, icra takibine konu rehinli aracın davalı vekilinin belirttiği gibi yediemine teslim edilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememiz 02/06/2022 tarihli ara kararı uyarınca; dosyanın incelenmesinde davacı vekilinin duruşmadaki açıklamalarına göre davalı tarafa 93.944,09 TL borçlu olduklarını kabul ettiklerinden bu miktara yönelik mahkememizce verilen 05/01/2022 tarihli ihtiyati tedbir kararının kısmen kaldırılmasına, İzmir... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında takibe konu 194.699,00 TL alacağın 100.754,91 TL'lik miktarı yönünden icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmesinin tedbiren durdurulmasına, 93.944,09 TL miktar yönünden ihtiyati tedbirin kaldırılmasına, ihtiyati tedbiri 100.754,91 TL miktar üzerinden takdiren %20 oranında (20.150,99 TL) teminatın daha önce yatırılan teminattan mahsubu ile fazla yatan teminatın talebi halinde davacıya iadesine dair karar verilmiş, karar gereği için İzmir 12.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına gönderilmiştir.

DELİLLER:
1-Ticaret Sicil Müdürlüğü Kayıtları

2-Bornova 3.Noterliğinin 14/04/2021 tarih 10669 yevmiye sayılı Rehin Sözleşmesi

3-Türkiye Noterler Birliği kayıtları

Dava konusu ... plaka sayılı araca ilişkin trafik tescil kayıtları celp edilerek dosyamız arasına alınmış, araç tescil özet raporunun incelenmesinde; araç malikinin... Yapı Tarım Eğitim Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, araç üzerinde Bornova 3.Noterliğinin 14/04/2021 tarih 10669 yevmiye sayılı rehin sözleşmesi ile ... Grup Orman Ürünleri Dekorasyon İnşaat Yapı Malzemeleri Elektrik Elektronik Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi lehine rehin hakkının tesis edildiği anlaşılmıştır.

4-İzmir ...İcra Dairesinin... E. sayılı takip dosyası
UYAP üzerinden dosyamız arasına alınan dosyanın incelenmesinde; alacaklı/davalı şirket tarafından borçlu/davacı şirket aleyhine, 05/10/2021 tarihli (örnek 44) ödeme emri ile, Bornova 3.Noterliğinin 14/04/2021 tarih 2021/10669 yevmiye sayılı rehin sözleşmesine dayalı 194.699,00 TL asıl alacağa istinaden takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %9 oranında faizi ile birlikte taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip yoluyla takipte bulunulduğu, ödeme emrinin borçlu tarafa 06/10/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu şirket vekili tarafından 11/10/2021 tarihinde ödeme emrinde belirtilen asıl alacağa, faize, rehine ve tüm ferilerine itiraz edildiği, icra müdürlüğü tarafından 12.10.2021 tarihli karar ile ilamların yerine getirilmesine dair icra emrine yapılan itirazlarda takibin durdurulması yönünde icra dairesinin karar verme yetkisi bulunmadığından itirazın reddine, takibin devemına karar verildiği;
Rehin konusu aracın ipotek alacaklısı tarafından 09/05/2022 tarihinde 310.100 TL bedelle ihale yoluyla alındığı, aracın ihale alıcısı şirket yetkilisine 24/05/2022 tarihinde teslim edildiği, ihale tarihi itibariyle dosya kapak borcunun 256.520,70 TL olduğu, diğer ödemeler (har., tellaliye ücreti, yediemin ücreti) sonrasında 53.579,30 TL'nin borçluya iadesine karar verildiği, takip dosyasının 07/06/2022 tarihinde infazen kapatıldığı anlaşılmıştır.

5-İzmir ...İcra Hukuk Mahkemesinin... E. ... K. sayılı dosyası
UYAP üzerinden dosyamız arasına alınan dosyanın incelenmesinde; davacısının... Yapı Tarım Eğitim Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, davalısının... Grup Orman Ürünleri Dekorasyon İnşaat Yapı Malzemeleri Elektrik Elektronik Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, 11/10/2021 tarihinde açılan davanın... Yapı Tarım Eğitim Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine yapılan İzmir...İcra Müdürlüğü’nün ... E.sayılı takip dosyasında açılan taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takipte takibin iptali istemine ilişkin şikayet davası olduğu, Mahkemenin 03/11/2022 tarih ... E... K.sayılı kararı ile Bornova 3. Noterliğinin 14/04/2021 tarih 10669 yevmiye nolu rehin sözleşmesi ile 200.000,00 TL borca karşılık ... plaka sayılı araç rehin verilmiş olup, rehin sözleşmesine uygun şekilde yapılan takipte usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı borçlu tarafça ileri sürülen iddialara göre takibin kısmen ya da tamamen iptalini gerektiren bir durum olmadığı anlaşıldığından şikayetin reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından kararın istinaf incelemesine konu edilmesi üzerine İzmir BAM 8. ...'nin 07/11/2023 tarih... E. ... K.sayılı ilamı ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği, Mahkeme kararının istinaf ilamı ile 07/11/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

6-Bilirkişi raporu
Mahkememizce taraf ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle taraflar arasındaki alacak borç durumu hususlarında SMMM bilirkişiden aldırılan 29/04/2022 havale tarihli raporda özetle;
Davacı şirkete ait ticari defterlerin 6102 sayılı TTK'nun 64/3. maddesi ve V.U.K. 182,220,221 Maddesi uyarınca yapılması gereken noter açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, kapanış tasdik zamanının henüz gelmemiş olmasından dolayı yapılmadığı, Usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlerin sahibi lehine delil vasfına sahip olduğu,
Davalı şirkete ait ait ticari defterlerin 1 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel Tebliği kapsamında e-defter olarak tutulduğu görülmüş olup e-defterlerin yasal süresinde e-defter beratının alındığı, Usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlerin sahibi lehine delil vasfına sahip olduğu,
Davacı şirket ticari defterlerine göre; Rehin sözleşmesi tarihi olan 14/04/2021 tarihinde davalı şirketin 44.313.46 TL borçlu olduğu, İcra takip tarihi olan 15/10/2021 tarihinde davalı şirketin 94.780,34 TL alacaklı olduğu,
Davacı şirket vekili tarafından dava dilekçesi ile beyan edilen davalı şirket tarafından düzenlenmiş ve davacı şirket tarafından iade edilen 16/09/2021 tarihli 81.426,00 TL tutarında ve 08/10/2021 tarihli 28.554,75 TL tutarında vade faturalarının davacı şirket ticari defterlerinde kayıt altına alınmamış olduğu,
Davalı şirket ticari defterlerine göre; Rehin sözleşmesi tarihi olan 14/04/2021 tarihinde davacı şirketin 8.036.60 TL alacaklı olduğu. İcra takip tarihi olan 15/10/2021 tarihinde davacı şirketin 218.820.05 TL borçlu olduğu,
Taraf defterlerindeki bakiye farklılığının bir kısım fatura ve ödemelerin kayıtlara alınmamasından kaynaklandığı, her iki taraf ticari defterlerine kayıt altına alınmayan faturalar ve ödemelerin eklenmesi ve/veya çıkartılması halinde icra takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirkete 207.761,05 TL borçlu olacağı,
207.761,05 TL borç bakiyesinin (16/09/2021 tarihli 81.426,00 TL ve 08/10/2021 tarihli 28.554,75 TL) 109.980,75 TL'sinin davalı şirket tarafından düzenlenmiş ve kayıt altına alınış olan vade farkı faturalarından kaynaklandığı,
Dosya kapsamında taraflar arasında vade farkı uygulanacağına dair herhangi bir sözleşme bulunmamakta olup, vade farklarının sözleşmeler düzenlenirken kararlaştırılmakta ya da sonradan sürekli uygulama nedeniyle sözleşmenin bir unsuru olarak kabul edildiği durumlarda uygulanabileceği, Vade farkı talep edilebilmesi veya alacak iddiasında bulunan tarafın bu alacağını ispat edebilmesi için 2 koşuldan birinin varlığı gerektiği,
Bunların 1.si Tarafların vade farkını yazılı bir sözleşmeyle kararlaştırmaları ve 2. si Yazılı bir sözleşme bulunmasa bile vade farkı konusunda taraflar arasında bu yönde alışa gelmiş bir uygulamanın bulunması olduğu, Vade farkı faturası düzenlenip düzenlenemeyeceği hususundaki takdirıin Mahkemeye ait olduğu,
Mahkeme tarafından vade farkı faturası düzenlenemeyeceği kanaatine varıldığı takdirde; davacı şirketin davalı şirkete (207.761,05-109.980,75=97.780,30 TL) 97.780,30 TL borçlu olacağı, rapor edilmiştir.

Mahkememizce yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava, İİK'nun 72. maddesi uyarınca takipten sonra açılan menfi tespiti davası olup, davacı taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile İzmir...İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı dosyasında başlatılan ilamlı takip nedeniyle davalıya borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Yargılama sırasında davaya dayanak takibe konu edilen aracın satışının gerçekleşmesi nedeniyle, davacı vekili tarafından sunulan bayan dilekçesi ile ihale bedeline ilişkin ihale alıcısının takip dosyasına depo ettirdiği 60.100,00 TL ile kabul edilen 93.944,09 TL borç miktarı olmak üzere toplam 155.955,91 TL yönünden davanın istirdat davasına dönüştürüldüğü beyan edilmiştir.
Davalı tarafından Bornova 3. Noterliğinin 14/04/2021 tarih 10669 yevmiye nolu rehin sözleşmesine dayanarak 194.699,00 TL alacağın tahsili amacı ile davacı şirket hakkında taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip başlatıldığı, rehin sözleşmesi incelendiğinde, rehin veren davacı tarafından "... plaka sayılı ... marka (...) aracımı 14/04/2021 tarihinde aldığı 200.000,00 TL tutarındaki borcuma karşılık olmak üzere rehin alacaklısı ... Group Orman Ürünleri... Ltd Şti'ye 200.000,00 TL bedel ile rehin veriyorum." şeklindeki beyanı ile rehin sözleşmesinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Resmi şekilde düzenlenen rehin sözleşmesinde 14/04/2021 tarihinde alınan 200.000 TL borç karşılığı rehin verildiği belirtilmesine rağmen davacı tarafça, taraflar arasında cari hesap kaydı üzerinden ticari ilişkinin devam etmekte olduğu, bu ticari ilişkin kapsamında davalının davacıya verdiği parke malzemesinden kaynaklı alacağın teminatı olarak... plakalı araç üzerine rehin hakkı tesis edildiği iddia edilerek taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalıya borçlu olunmadığından takipten dolayı borçlu olunmadığının tespiti talep edilmektedir.
Taşınır rehini 4721 Sayılı TMK'nın 939. Maddesinde düzenlenmiştir. Devamı maddelerde ise istisnai durumlar ile rehnin sona ermesi hükümleri mevcuttur. TMK'nın 940/2. Maddesine göre kanun gereğince bir sicile tescil zorunlu olan taşınır mallar üzerine zilyetlik devredilmeden de taşınır malın kayıtlı bulunduğu sicile yazılmak suretiyle rehin kurulabileceği belirtilmiştir. Nitekim aynı kanunun 953. Maddesinde borcun yerine getirilmediği ve yeterli güvence verilmediği takdirde alacaklının borçluya önceden bildirimde bulunarak rehin hükümleri uyarınca paraya çevrilmesine isteyebileceği yönünde düzenleme yapılmıştır.
Eldeki dosyada her ne kadar taşınır rehni de olsa rehin konusu eşyanın araç olması ve sicile tescili zorunlu bulunması nedeniyle aracın kaydına rehin şerhinin işlendiği, taraflar arasında da Bornova 3. Noterliğinin 14/04/2021 tarih 10669 yevmiye nolu işlemiyle rehin sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmede davacı şirketin davalı şirketten 14/04/2021 tarihinde aldığı 200.000 TL miktarında borca karşılık ... plakalı araç üzerine rehin konulduğu tartışmadan uzaktır.
4721 Sayılı TMK'nın 6.maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkın dayandırdığı olgunun varlığını ispatla yükümlüdür." hükmü mevcuttur.
6100 Sayılı HMK'nın ispat yükü başlıklı 190.maddesinde de yukarıdaki TMK'nın 6.maddesi adeta kuvvetlendirilerek "İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." yönünde düzenleme yapılmıştır.

Her iki maddeden de anlaşıldığı üzere kural olarak ispat yükü davacıya aittir. 6100 Sayılı HMK'nın 200.maddesinde senetle ispat zorunluluğu açıklanmıştır. Aynı maddenin 2.fıkrasında ise senetle ispatı gereken hususlarda karşı tarafın açık muvafakatı halinde tanık dinlenebileceği belirtilmiştir. Yine 201.maddede ise senede karşı tanıkla ispatın mümkün olmadığı vurgulanmıştır.
HMK'nın 204/1.maddesine göre ilamlar ile düzenleme şeklindeki noter senetleri, sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayılırlar. 204/2. maddesinde ise ilgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgenin, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.
HMK'nın 204/2.maddesine göre noterde düzenlenen ve kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren rehin sözleşmesi kesin delil niteliğinde olacağından, davacı tarafça dava dilekçesinde yemin deliline dayanıldığı gözetilerek davacı tarafa yemin hakkı hatırlatılmış, davacı vekilince davalıya yemin teklif edilmesi üzerine davalı taraf yetkilisinde 14/11/2024 tarihli celseye iştirak edilerek yemin eda edilmiştir. Bu durumda davacı tarafça davaya ve takibe dayanak kesin delil niteliğindeki rehin sözleşmesinin aksi ispat edilemediğinden taraflar arasındaki cari ilişkinin incelenmesine gerek görülmeyerek kayıtsız şartsız borç ikrarı içeren rehin sözleşmesi gereği davacının davalıya borçlu olduğu kanaatiyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davaya dayanak olan takip dosyası infazen kapanmış olmakla ihtiyati tedbir kalkmış sayılacağından ve dava istirdat davasına dönüştüğünden ve İİK md. 72/4 hükmü gereği "Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez." hükmü de gözetilerek, davacının talebine binaen İİK md. 72/3 kapsamında olmak üzere verilen ihtiyati tedbir kararı gözetilerek borçlu davacının tazminata mahkum edilmesine, hükmedilen tazminat ile İİK md. 72/4 hükmü gözetilerek davacının yatırmış olduğu teminatın iadesi talebinin reddine karar verilmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-DAVANIN REDDİNE,

2-İİK.M.72/4 gereği takip konusu alacağın % 20'si oranında tazminatın (38.939,80 TL) davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL red harcının başlangıçta alınan 3.324,98 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye artan 2.709,58 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,
4-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince İzmir Arabuluculuk Bürosunun: 2021/5685 başvuru nolu dosyası ile taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

5- Teminatın iadesi talebinin İİK md. 72/4 hükmü gereği reddine,

6-Davacı tarafından harç ve masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

7-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince hesap edilen 31.151,84 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

8-Kararın kesinleşmesi halinde, ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden kalan gider avansının resen ilgilisine iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesince incelenmek üzere istinaf yolu açık olarak verilen karar açıkça okundu, ana çizgileriyle anlatıldı. 09/01/2025