YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ

ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR NO: 2025/14
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI: ....
VEKİLİ: Av. ... - ....
DAVALI: ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ... - ....

Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

KARAR Y.TARİHİ: 14/01/2025

Mahkememizde görülmekte olan "menfi tespit" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir.

I-İDDİALAR

1. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından .... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine 204.593,15 TL takip tutarlı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, müvekkilinin davalı ile ticari ilişkisi bulunmadığını, müvekkilime .... Esas sayılı dosyasından kendisine tebliğ edilen 103 davet kağıdında yer alan alacaklı taraf olarak davalının ismini öğrendiğini, icra ödeme emrinin müvekkilinin ikamet ettiği .... adresine çıktığını, müvekkilini ikametinin boşanma aşamasındaki dava dışı diğer borçlu ... tarafından zorla bu adrese aldırıldığını, takip konusu senette yer alan imzaların müvekkilinin eli ürün olmadığını, imzaların taklit edilmek suretiyle atıldığını, senet üzerinde bir çok tahrifatın bulunduğunun tespit edildiğini, konu ile ilgili .... şikayette bulunulduğunu belirterek senet üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmaması, senette tahrifat yapılması ve senedin sahte olması nedeniyle .... sayılı takip dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile davalının kötü niyetli olarak müvekkiline karşı icra takibi başlattığını bu nedenle %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının icra takibine konu senet üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını, imzasının taklit edilmek suretiyle atıldığını iddia etmiş ve 103 davet kağıdının kendisine gönderildiği tarihte öğrendiğini iddia ettiğini, icra takibinin 07/11/2010 tarihinde başlatıldığını, tebligatın 12/11/2020 'de yapıldığını, davacı yanın davasının 29/11/2021 tarihinde açtığını, davacının hileye öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl içinde borçlu olmadığını alacaklı tarafa bildirmesi gerektiğini, davanın kanunda öngörülen bir yıllık süre için açılmadığını, müvekkilinin herhangi bir husumeti bulunmadığını iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, bu nedenle husumet yokluğundan reddi gerektiğini savunmuş haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, %20 'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
1. .... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... tarafından borçlular ..., ... aleyhine 12/02/2020 tanzim ve 15/09/2020 vade tarihli 200.000,00 TL bedelli senede dayalı olarak 200.000,00 TL asıl alacak, 3.993,15 TL işlemiş faiz, 600,00 TL komisyon olmak üzere toplam 204.593,15 TL'nin tahsili için 09/11/2020 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.

2. Davaya konu senedin incelenmesinde; Alacaklısı ..., borçlusu ... olan, kefili ... olan, 15/02/2020 düzenlenme, 15/09/2020 ödeme tarihli, 200.000 TL okunur bedelli senet olduğu anlaşılmıştır.
3. .... soruşturma numaralı dosyasından alınan bilirkişi raporunda özetle; inceleme konusu, ödeme tarihi rakamla 15.09.2020, Tanzim tarihi rakamla 15/02/2020, meblağı 200.00 TL alacaklısı, ..., Borçlusu ... olarak tanzim edilmiş senet'in ön yüzü üzerinde ... adına atfen atılı bulunan imzaları, mevcut mukayese imzalarına kıyasla ayrı ayrı ... eli ürünü olmadığı, inceleme konusu, ödeme tarihi rakamla 15.09.2020, Tanzim tarihi rakamla 15/02/2020, meblağı 200.000 TL alacaklısı, ..., Borçlusu ... olarak tanzim edilmiş senet'in ön yüzü üzerinde ... adına atfen atılı bulunan imzaların ... eli ürünü olduğu, ödeme tarihi rakamla 15.09.2020, Tanzim tarihi rakamla 15/02/2020, meblağı 200.000 TL alacaklısı, ..., Borçlusu ... olarak tanzim edilmiş senet'in ön yüzü üzerinde "..." adına atfen atılı imzalar ile ...'nin mevcut mukayese imzaları arasında karakteristik ve grafolojik bir itibaren mevcut olmadığı, farklı olduğu şeklinde görüş bildirilmiştir.
4. .... Esas sayılı dosyasının uyap evrakları.

5. Davacının talimat mahkemesi kanalı ile huzurda imza örnekleri aldırılmış, davacının imzasının bulunduğu kurumlara müzekkere yazılarak imza örnekleri celp edilmiştir.

6. Adli tıp raporu.
7. .... alınan 14/07/2023 tarihli Uzmanlık raporu.

V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
Dava, .... sayılı takip dosyasına dayanak senet nedeniyle davalı yana borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 190. maddesinin 1. fıkrasında yukarıdaki düzenlemeye paralel olarak ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı belirtilmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenen menfi tespit davalarında ispat yükü, davacının iddiasının dayandığı nedenlerin niteliğine göre değişkenlik gösterir. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (....).
.... alınan 14/07/2023 tarihli Uzmanlık Raporunda özetle; inceleme konusu senet üzerinde "..." adına atfen atılı bulunan imzalar ...'ın mevcut mukayese imzaları arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmada, imzaların genel şekli, imzaların başlangıç hareketlerindeki "N" harfinin yapılışı, imzalardaki buklesel hareketlerin yapılışı, imzalardaki dönüş hareketlerinin yapılışı, imzalardaki el kaldırma hareketlerinin yapılışı, imzaların bitim hareketinin yapılışı yönünden benzerlikler görülmüş olup, inceleme konusu senet üzerinde atılı bulunan söz konusu imzaların ... eli ürünü olmadığı
Taraf vekilleri .... Uzmanlık raporuna karşı beyan ve itirazlarını ayrı ayrı dosya sunmuşlardır.
.... Dairesi'nin 08/10/2024 gün ve ... sayılı raporunda özetle; İnceleme konusu senette ... adına üst sırada atılı borçlu imzaları ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'ın eli ürünü olduğu, İddia ve istem doğrultusunda senedin miktar belirtir bölümlerinde tahrifat açısından yapılan incelemede; inceleme konusu senette rakamla miktar belirtir bölümde birler ve onbinler basamağındaki "0" rakamları ve yazıyla miktar belirtir bölümdeki "yüz" ibaresi kendinden önce ve sonra gelen ibarelerden konum, ebat, satır hizası ve kalem baskı derecesi bakımından farklılıklar gösterdiğinden söz konusu ibarelerin bulundukları konumlara sonradan ilave edilmiş oldukları şeklinde görüş bildirilmiştir.
Adli Tıp Kurumu raporu ve .... uzmanlık raporu dosya kapsamı ve delil durumuna uygun olup, hükme esas alınmıştır.
Somut olayda; davacı, davalı yanı tanımadığını, dava konusu senedi imzalamadığını, böyle bir borcu bulunmadığını ileri sürerek, senet altındaki imzayı inkar etmiş ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Bu halde, hukuki ilişkinin varlığını, senet üzerindeki borçlu imzasının davacıya ait olduğunu ispat etmek davalı alacaklıya düşmektedir.
Toplanan deliller, icra dosyası, imza örnekleri, uzmanlık raporu ve tüm dosya içeriğine göre; .... alınan 14/07/2023 tarihli uzmanlık raporu ile .... raporuna göre takibe dayanak alacaklısı ..., borçlusu ... olan, kefili ... olan, 15/02/2020 düzenlenme, 15/09/2020 ödeme tarihli, 200.000 TL okunur bedelli senet üzerindeki rakamla miktar belirtir bölümde birler ve onbinler basamağındaki "0" rakamları ve yazıyla miktar belirtir bölümündeki "yüz" ibaresi kendinden önce ve sonra gelen ibarelerden konum, ebat, satır hizası ve kalem baskı derecesi bakımından farklılıklar gösterdiği, söz konusu ibarelerin bulundukları konumlara sonradan ilave edilmiş olduğu anlaşılmış olup takip konusu senette tahrifat yapıldığı anlaşıldığından, davacının .... Esas sayılı takip dosyasındaki senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibe dayanak senedin iptaline karar verilmiştir.
Yanısıra takibe konu senette davalı alacaklı lehtar olup, davacı borçlu keşideci konumundadır. Lehtar senetteki imzaların huzurunda atılmasını sağlamadan veya senetteki keşideci imzasının davacı yana ait olduğunu kontrol etmeden senedi kabul edip takibe koymada kötüniyet ve ağır kusurlu olduğundan davacı borçlunun tazminat isteminin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

1-Davanın kabulü ile, .... Esas sayılı icra takibine konu 15/05/2020 tanzim ve 15/09/2020 vade tarihli 200.000,00 TL senette davacının borçlu olmadığının tespitine,
2- 40.918,60 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Karar ve İlam Harcı
3. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 13.975,76 TL harçtan peşin alınan 3.493,94 TL, harcın mahsubu ile bakiye 10.481,82 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Yargılama Giderleri ve Gider Avansı

4. Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 3.295,50 TL, Adli Tıp Masrafı olarak 10.750,00 TL olarak yapılan toplam 14.046,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

5. Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, vekalet harcı ve ıslah harcı toplam 3.561,74 ‬-TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

6. Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine iadesine,
Vekalet Ücreti

7. Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3,13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 32.734,90 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere 13.01.2025 tarihinde verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.. 13/01/2025