Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin ait 50 adet çeki, parası ve ziynet eşyalarının hırsızlık olayı sonucu çalındığını, müvekkile ait çeklerle ilgili çek iptali davası açıldığını, dava konusu çekin davalı tarafından İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini belirterek; Keşidecisi ... AKSESUAR PROFİL SAN. TİC. LTD. ŞTİ. Olan ve .... TEKNİK HIRD. A.Ş. Tarafından teslim edilen .... Bankası A.Ş. ... Şubesine ait .... numaralı 15/06/2021 tarihli 40.000,00 TL bedelli' çek yönünden borçlu olmadığının tespiti ile takibe konu çekin davalıdan istirdadına kararı verilmesini talep v e dava etmiştir.

Dava; İİK 72. Madde uyarınca açılan menfi tespit talebine ilişkindir.

Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle;''
Davacı ... Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından 13.12.2011 Tarih ve 28141 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1 Seri No’lu ELEKTRONİK DEFTER GENEL TEBLİĞİ düzenlemeler çerçevesinde 2020 ve 2021 Takvim Yılına ilişkin Yevmiye Defteri ile Defter - i Kebir’i Elektronik ortamda tutmuştur.2020 ve 2021 Takvim Yılına ilişkin Envanter Defterini ise İlgili Yasal Düzenlemeye uygun olarak İş bu raporun 5.4.1 Başlığında da görüleceği üzere Açılış Tasdikini yaptırmıştır. Elektronik Defterlerin Açılış ve Kapanış Tasdikleri 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri gereğince Yasal Defterlerin Açılış Onayı için Takvim Yılının ilk ayına ilişkin olarak elektronik defter beratının, Kapanış Onayı için ise Takvim Yılının son ayına ilişkin olarak elektronik defter beratının Gelir İdaresi Başkanlığına sistemine gönderilmesi ile yapılmış olarak kabul edilmektedir. Davacı ... Açılış ve Kapanış tasdiklerini zamanı içerisinde yaptığı tespit edilmiştir. Davacı ... ile .... SAN. VE TİC. A.Ş arasında Emtia Satışı olması ve her iki tarafında TACİR olması nedeni ile 6102 sayılı T.T.K hükümleri gereğince ticari iş kapsamında olduğu, Keşidecisi .... SAN.TİC.LTD.ŞTİ olan ve .... SANAYİ VE TİCARET A.Ş tarafından ciro edilerek Hamili Davacı ...’a teslim edilen 15.06.2021 Tarihli ... Numaralı 40.000,00 TL Çek’in teslim edildiği 25.12.2020 Tarih ... numaralı Yevmiye Maddesinden tespit edilmiştir. Davacı ...’ın 2020 ve 2021 Takvim Yılına ait Yasal Defterlerinin incelenmesinden Davalı ...’e herhangi bir borcunun olmadığı tespit edilmiştir. Aynı zamanda Sayın Mahkemeniz tarafından Esenyurt Vergi Dairesine yazılan müzekkereye cevap olarak Esenyurt Vergi Dairesi tarafından gönderilen yazı da Davalı ...’in potansiyel vergi numarasına sahip olduğu yani herhangi bir vergi mükellefiyetinin olmadığını bildirmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. Maddesinin 2. Fıkrası “ Ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş ve açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır” hükmü gereğince, Davacı ...’ın 2020 ve 2021 Takvim Yılına ilişkin Yasal Defterlerinin sahibi lehine delil teşkil ettiği, 40.000,00 TL Tutarlı ve 15.06.2021 Tarihli Çekin hamilinin Davacı ... olduğu...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Yargıtay .... Hukuk Dairesi; menfi tespit davasını, bir hukuki ilişkinin ya da ondan doğan bir hak veya yetkinin mevcut olmadığının, bir belgenin sahteliğinin ya da herhangi bir nedenle hükümsüzlüğünün tespiti için hukuki yarar bulunması koşuluna bağlı olarak açılan ve sonucunda herhangi bir mahkumiyet istemini içermeyip, konusunu teşkil eden hususun bir kararla tespitini amaçlayan dava olarak tanımlamıştır.
TTK'nın 792. maddesine göre;"Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." Söz konusu düzenleme uyarınca rızası hilafına elden çıktığı ileri sürülen çekin istirdatına yahut menfi tespite karar verilebilmesi için davacının dava konusu yaptığı çekin yetkili hamili olduğunu kanıtlaması yanında, çeki elinde bulunduran yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap ettiğini ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğunu ispat etmesinin gerekmektedir. Bu durum karşısında davada ispat yükü, çekin istirdatına karar verilmesini talep eden davacıya ait olup aksinin kabulünün kıymetli evrakın mücerretlik ilkesini ortadan kaldıracağı açıktır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin Esas No: ..., Karar No: .... Sayılı kararına göre; ''Dosya kapsamı incelendiğinde davacının taraf olduğu ve dava konusu edilmeyen farklı çeklerin de benzer ciro silsileleriyle davalıya geçtiği ve davalı tarafından bankaya ibraz edildiği görülmüş, bunun üzerine UYAP’nda yapılan tespitler itibariyle, davalı taraf hakkında farklı hırsızlık suçlarına konu çok sayıda çeki elinde bulundurması nedeniyle başlatılan ceza soruşturmalarının ve ceza davasının henüz sonuçlanmadığı görülmüş ise de, davalının farklı çok sayıda olayda, hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralıp, bir çoğunu son hamil olarak farklı kişiler/firmalar aleyhine icra takiplerine konu ettiği sabittir. Bu durumda bir tacir olarak basiretli davranması gereken davalının, keşidecileri ve lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekmiştir. O halde ilk derece mahkemesince ağır kusurlu olarak iktisap edilen çekin davalıdan istirdatına karar verilmesi gerekirken..." İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin Esas No: ...., Karar No: .... Sayılı kararına göre; "Dosya kapsamı ve dosyaya yansıyan deliller üzerine UYAP’nda yapılan tespitler neticesinde davalı ....A.Ş'nin hırsızlık sonucu elinden çıktığını iddia ettiği 2 ayrı senedi yine aynı ciro silsilesindeki şirketler ile davalı ..Ltd.Şti'nin hamil olarak Konya ... İcra Dairesinde .... ve .... eses sayılı dosyalar ile takip başlattığı ve davalı ..Ltd.Şti hakkında hırsızlık suçlarına konu çok sayıda çeki elinde bulundurması nedeniyle başlatılan ceza soruşturmalarının bulunduğu ve birçok olayda, hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer ve farklı cirantalardan ciro yoluyla devralıp, son hamil olarak farklı kişi veya şirketler aleyhine icra takiplerine konu edildiği sabittir. Bu durumda davalının, keşidecileri ve lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. İlk derece mahkemesince ağır kusurlu olarak iktisap edilen çekin nedeniyle davacının borçlu olmadığı kabul edilerek çek nedeniyle icra dosyasına yapılan ödemenin istirdatına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmış olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmiştir."

İstanbul BAM .... Hukuk Dairesi'nin Esas No: ..., Karar No: ... Sayılı kararı, Yargıtay incelemesinden geçerek Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin Esas No: ..., Karar No: ...sayılı kararı ile aynı gerekçelerle onanmıştır.

Dosyada ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu çekin davacının rızası hilafına elden çıktığı dosyamız arasına celp edilen savcılık dosyasından anlaşılmaktadır. Davacının çekin yetkili hamili olup olmadığının tespiti için tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, bu kapsamda davaya konu çeklerin davacı tarafın defterlerine girişinin kayıtlı olduğu, ciro silsilesinde davacıdan sonra gelen cirantalara ilişkin herhangi bir cari hesap ve çek çıkışına rastlanmadığı, davalılar ile ilgili herhangi bir cari hesap ilişkisinin borç veya alacak bakiye durumunun olmadığı tespit edilmiştir. Yerleşik yargıtay uygulamalarına göre TTK'nın 792. maddesine göre çekin istirdatına karar verilebilmesi için davacının, çeki elinde bulunduran yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap ettiğini ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğunu ispat etmesi gerekmektedir. Davacı vekili tarafından huzurda görülen davanın davalıları aleyhine menfi tespit ve istirdat istemli olarak bir çok davanın açılmış olduğunun belirtilmesi üzerinde bilgileri verilen bir kısım dosyalar dosyamız arasına celp edilmiştir. UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada davalılar hakkında menfi tespit ve istirdat istemli olarak bir çok davanın açıldığı tespit edilmiştir. Yapılan sorgulamaların incelenmesinde davacı tarafından davalılar aleyhine; menfi tespit ve istirdat istemli olarak davaların açıldığı, davalara konu çeklerin aynı ya da benzer nitelikte ciro silsileleri ile geçtiği tespit edilmiştir. Yine UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada davalı aleyhine farklı davacılar tarafından farklı hırsızlık olaylarına dayanılarak menfi tespit ve istirdat davası açıldığı görülmüştür. İstanbul BAM ... Hukuk Dairesi'nin ve Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin yukarıda alıntılanılan kararlarında da belirtildiği üzere huzurda görülen davanın davalılarının, farklı hırsızlık olayları yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralarak son hamil olarak farklı kişiler/firmalar aleyhine icra takiplerine konu ettiği; bu durumda bir tacir olarak basiretli davranması gereken davalının, keşidecileri ve lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğu; ayrıca davacının dava konusu çekin yetkili hamili olduğu ve hırsızlık sonucu rızası hilafına çekin elinden çıktığı mahkememizce kabul edilerek, davalı bakımından açılan menfi tespit davasının kabulüne karar verilmiştir. Davacı ...’ın 2020 ve 2021 takvim yılına ait yasal defterlerinin incelenmesi sonucunda davalı ...’e herhangi bir borcunun olmadığı tespit edilmiştir. Davalı ...’in potansiyel vergi numarasına sahip olduğu yani herhangi bir vergi mükellefiyetinin olmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. Maddesinin 2. Fıkrası “ Ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş ve açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır” hükmü gereğince, Davacı ...’ın 2020 ve 2021 takvim yılına ilişkin yasal defterlerinin sahibi lehine delil teşkil ettiği, 40.000,00 TL Tutarlı ve 15.06.2021 tarihli çekin hamilinin Davacı ... olduğu anlaşılmakla İstirdat davasının bu davacı yönünden kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

1-Menfi tespit talebi yönünden; davanın KABULÜ ile, Davacıların, İstanbul .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibine dayanak "Keşidecisi ... SAN. TİC. LTD. ŞTİ. Olan ve ... HIRD. A.Ş. Tarafından teslim edilen ... Bankası A.Ş. ... Şubesine ait 8022406 numaralı 15/06/2021 tarihli 40.000,00 TL bedelli'' çekten dolayı davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,

2- İstirdat talebi yönünden davanın KABULÜ İLE, dava konusu "Keşidecisi ... SAN. TİC. LTD. ŞTİ. Olan ve ... HIRD. A.Ş. Tarafından teslim edilen .... Bankası A.Ş. ... Şubesine ait ... numaralı 15/06/2021 tarihli 40.000,00 TL bedelli'' çekin davalıdan istirdadı ile davacı ...'a verilmesine,

3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 2.732,40 TL ilam harcından peşin alınan 683,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.049,30 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,

4-Davacı tarafından sarf edilen 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 109,60 TL posta masrafı, 59,30 TL başvuru harcı, 683,10 TL peşin harç olmak üzere toplam 5.852,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,

6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair,davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/02/2025