İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'un sevk ve idaresinde bulunan ...plakalı motosiklet ile ... adına kayıtlı ... sevk ve idaresinde bulunan... plakalı aracın çarpışması sonucu müvekkili ...'un yaralandığını, kazada ... %100 kusurlu bulunduğunu, dava öncesinde sigorta şirketlerine yapılan yazılı başvurulara cevap verilmediğini, arabuluculukla anlaşma sağlanamadığını, dava konusu alacakların haksız fiilden doğduğundan, kaza tarihinde muaccel olduğundan ve rehinle de teminat altına alınmadığından İİK 257. uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiği, gerçekleşen kaza nedeniyle davacının zarara uğradığını, müvekkilinin yüzünde sabit iz meydana geldiğini, tüm çenesine platin desteği yerleştirildiğini ve çene çiğneme fonksiyonunda kayıp meydana geldiğini, yüzünün kazadan sonraki hali ile kalması durumunda olumsuz intiba ve ruh hali yaratacağını, ayrıca diğer sağlıklı insanlara oranla, iş piyasasında iş bulma ve kazanç sağlama açısından geri planda kalacağını, iz nedeniyle elem ve keder içinde olduğunun açık olduğu, ayrıca yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, müvekkilinin... ... operatörü olup gelirinin aylık 5.000 TL ile 8.000 TL net ücret arasında değiştiğini, hastane çıkışı bir ay süre ile işbaşı yapamadığını, kendisine 15/03/2021'den 25/04/2021 tarihine kadar iş göremezlik raporu verildiğini, maddi tazminat hesaplamasında tazminat hesaplamasının giydirilmiş ücret üzerinden yapılması gerektiği, bu nedenle yol, yemek vb. sosyal yardımlar ile AGİ dahil edilerek tazminata esas ücret belirlenmesi ve müvekkilin iyileşmesi için yapılan tedavi giderleri davalılar tarafından karşılanmasını, müvekkilin çenesine platin takılmış ancak kayma nedeniyle tekrar bir ameliyat geçireceği ve ameliyatın ihtisas sahibi hekimler tarafından yapılacak olması, ayrıca yüz bölgesinde oluşan hasarın ücretli estetik operasyonlar ile giderilecek olması nedeniyle tüm tedavi giderleri davalılar tarafından karşılanması gerektiği, müvekkilin geçirdiği ameliyatlar neticesinde yüzünün sargılı olması nedeniyle, hastane ulaşımını mecburen taksi vasıtasıyla sağlandığını, yol masraflarının ödenmesi, davacının 15/03/2021 tarihinden 24/03/2021 tarihine kadar hastanede yattığını, yanında refakatçi kaldığını, refakatçilerin yol, yemek masraflarının ödenmesi gerektiğini, kaza tarihinde ... sevk ve idaresindeki aracın... adına kayıtlı olduğundan, araç malikinin sürücünün kusurundan, kusursuz sorumlu olduğunu,... plakalı araç kaza tarihinde ... Sigorta A.Ş. Tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile, ... Sigorta A.Ş. Tarafından da genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalandığını ve davacının uğradığı zararlardan sorumluluğu bulunduklarını, davacı ekonomik olarak zor durumda bulunduğundan ve evini tek başına geçindirmeye çalışırken bir dizi ameliyat olması gerekliliğine ve çalışamayacak olması ihtimaline binaen TBK 76. Maddesi uyarınca 100.000,00 TL maddi tazminatın geçici olarak ödenmesine, ihtiyati haciz taleplerinin kabulü ile, davalıların taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, davanın kabulü ile bedel arttırımı hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın HMK 107. maddesi uyarınca belirlenerek kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, 100.000 TL manevi tazminat taleplerimizin kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan ... Sigorta A.Ş. hariç olmak üzere, diğer davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karışan... plakalı aracın müvekkili şirkete ... numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile 09.03.2021-09.03.2022 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, İMMS Sigortasının, KTK ve genel hükümlere göre sigortalı araç sürücüsüne yüklenecek kusuru ve meydana gelen zararı davacının ispatlaması halinde ZMMS sigortası poliçe limitinin üzerinde kalan kısmından ve genişletilmiş kasko poliçesi-artan mali mesuliyet klozu teminat limiti ile sınırlı olarak müvekkili şirketin sorumluluğu bulunduğunu, davacı yanın öncelikle ZMM poliçesinin mevcut olduğu sigorta şirketinden tazminat talebinde bulunması gerektiğini, davacının resmi kurumdan düzenlenmiş herhangi bir sağlık raporu olmadan doğrudan geçici ödeme talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin geçici iş göremezlik tazminatından herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, 01.06.2015 tarihli Trafik Sigorta Poliçesi Genel Şartlarının ‘A.5.Kapsama Giren Teminat Türleri’ başlıklı maddesinde sağlık giderleri açısından sorumluluğun SGK ait olduğunun açıkça belirtildiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu’na yapılan prim aktarımı neticesinde müvekkili sigorta şirketinin geçici iş göremezlik giderine ilişkin sorumluluğunun sona erdiğini, davacının, bir sosyal sigorta kurumuna bağlı olması halinde, bu kurum tarafından yapılan ödemelerin müvekkili şirketten talep edilemeyeceğinden tespiti gerektiğini, davacı vekilinin talep ettiği yol masrafı ve refakatçi giderinin poliçe teminat bedeli kapsamında olmadığını, dolaylı zararların ise sigorta şikretlerinin sorumluluğunda olmayıp bu talepler açısından davanın reddine, manevi tazminat talebi açısından da müvekkili şirketin sorumluluğunun sigorta poliçesi teminatı ile sınırlı olduğunu, davacının talep etmiş olduğu tazminat miktarının afaki ve fahiş olduğunu, BK’nun 44. maddesi hükmünün nazara alınmasını, mahkemece ceza dosyasında uzlaşma olup olmadığının araştırılması, herhangi bir ödeme mevcut ise manevi tazminatın bölünemezliği ilkesi gereği davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, KTK göre gerekli belgelerin eklenmesi sureti ile müvekkili şirkete müracaat tarihinden öncesinde şirketin temerrüdünün oluşmayacağı, sigorta bedelini ödeme yükümlülüğünün belgelerin ibrazından itibaren (15) iş günü içinde, böyle bir başvuru olmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden bu tarihler öncesinde müvekkili sigorta şirketi açısından faiz sorumluluğu da bulunmadığını, davacı tarafın avans faizi talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının iddialarını kabul etmemekle birlikte, hükmedilmesi gereken faizin yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin yerleşim yerinin İSTANBUL olduğunu, HMK madde 6/1 gereği yetki itirazlarının kabulü ile davanın yetki yönünden reddine ve dosyanın yetkili İSTANBUL Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini, belirsiz alacak davası açmada davacının hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığı, davacıdan eksik evraklar talep edilmiş ise de davacı tarafından eksik evrakların tamamlanmadığını, dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, aksi halde maluliyet oranının yönetmeliğe uygun şekilde tespiti gerektiğini, maluliyet tazminatı hesabının ZMMS sigortası genel şartları a.5/c maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılması gerektiğini, dava dilekçesinde toplam 1000,00 TL maddi tazminat talep ettiğini, ancak hangi tazminat kalemine ilişkin olduğunun HMK Md.119 gereği açık bir şekilde belirtilmediğini, bu hususu açıklaması gerektiğini, davacının var ise geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışında olduğunu, davacının kaza esnasında koruyucu ekipman kullanmadığını, tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının faiz taleplerinin reddi gerektiğini, oluşan riziko sebebiyle işleten, zarar görenlere karşı hangi oranda ve hangi tür temerrüt faizi ödemesi gerekiyor ise, Sigorta Kuruluşunun da, aynı şekilde yükümlü olacağını, kazaya karışan araç hususi araç olup ticari kullanımı olmadığından faiz yükümlülüğünün yasal faiz olacağını belirterek sigortalı araç sürücüsü kusursuz olduğundan ve sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığından davanın esastan reddine, mahkeme aksi kanaatte ise, sorumluluğa esas kusur oranlarının tespit edilebilmesi için konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmasına, her durumda muaccel bir alacak oluşmadığı için müvekkili şirketin temerrüde düşmediği dikkate alınarak yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılardan... ile ...'e dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ancak davaya herhangi bir yanıt vermedikleri görüldü.
Dilekçelerin teatisi aşaması tamamlanmakla birlikte taraf teşkilinin sağlandığı anlaşılmış, usulüne uygun tahkikat aşamasına geçilmiştir.
Davalı ... Sigorta Aş vekili ile davacı vekilinin maddi tazminat açısından 16/11/2023 tarihli sulh olduklarına ilişkin beyan dilekçeleri, Ege Üniversite Hastanesi Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan 25/08/2022 tarihli sağlık kurulu raporu, İstanbul Adli Tıp Kurumu'nun 01/09/2023 tarih ve ... karar sayılı adli tıp raporu, kusur açısından trafik bilirkişisinden alınan 09/10/2023 tarihli bilirkişi raporu, aktüerya bilirkişisi tarafından alınan 08/12/2024 tarihli bilirkişi raporu, ilgili sigorta şirketlerinden celp edilen ZMMS poliçesi, Genişletilmiş Kasko Sigorta poliçesi ve hasar dosyaları,, İzmir C.Başsavcılığı'nın... soruşturma sayılı dosyasına ait uyap çıktıları, İzmir... ASCM'nin ...-Ceza Dava Dosyasına ait uyap çıktıları, İzmir ... İcra MD'nün...E sayılı dosyasına ait uyap çıktıları, sosyal ekonomik durum araştırmalarına ilişkin Buca İlçe Emniyet Müdürlüğünden, Bornova Çamdibi İlçe Polis Amirliğinden gelen yazı cevapları, İzmir SGK İl Müdürlüğü yazı cevapları, Bornova Naci Şahin Sosyal Güvenlik Merkezi yazı cevapları, Ege Üniversitesi Hastanesi'nden celp edilen tedavi evrakları dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizin 11/01/2022 tarihli duruşma ara kararı gereği davacının geçici ve sürekli iş göremezlik oran ve süresinin tespiti için Ege Üniversitesi ATK 'na sevkine karar verilmiş olup, gelen 25/08/2022 tarihli Ege Üniversitesi ATK raporunun incelenmesinde; "... doğumlu ... un 15.05.4041 tarihli trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle oluşan engellilik oranı olay tarihinde yürürlükte olan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelikten (Resmi Gazete,20.02.2019,30692 sayı)” faydalanılarak hesaplandığında; Bölüm: Kulak, Burun ve Boğaz D - Yüz Sınıf 1: Yüzdeki anormallik daha çok cilt yapısındaki bozukluklar ve dış görünümle sınırlı davaya konu trafik kazası ile illiyet bağı kurulan ve edinsel nedenlerle fiziksel görünümü bozan burun eğriliği arızası nedeniyle kişinin engellilik oranı %2 (iki) olarak bulunmuştur. Mahkeme dosyasında bulunan işgöremezlik raporlarına (incelenen evrak no: 4) göre iyileşme süresinin 51 (ellibir) gün olarak kabulünün uygun olacağı mütalaasına varılmıştır.
" şeklinde mütalaa edildiği, Ege ATK raporunun taraflara tebliğ edildiği, davalı ... Sigorta Aş hariç diğer taraf vekillerinin rapora yönelik beyanda bulundukları, davacı vekilinin rapora engel durumunun az belirlenmesi beyanları nedeniyle dosyanın İstanbul ATK'ya sevkinin talep edildiği ve mahkememizin 20/10/2022 tarihli duruşma ara kararı ile de talebin kabul edilerek dosyanın İstanbul ATK'ya sevk edildiği görülmüştür.
İstanbul Adli Tıp Kurumu... İhtisas Dairesi'nin 01/08/2023 tarih ve... sayılı adli tıp kurumu raporunun incelenmesinde; "Mevcut belgelere göre; ... oğlu,... doğumlu, ...’un 15/03/2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının;
1.20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (YÜZDESIFIR) olduğu,
2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği ancak kesin geçici iş göremezlik süresinin kişinin tedavi ve takibini yapan hekimler (sağlık kuruluşu) tarafından düzenlenmiş istirahat veya çalışabilir raporu ile belirlenebileceği,
3.Başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur. " şeklinde mütalaa edildiği, İstanbul ATK raporunun taraflara tebliğ edildiği, davalılardan ...-... vekili ile davalı ... Sigorta Aş vekilinin ATK raporuna yönelik beyanda bulundukları, davacı vekilinin ise ATK raporuna karşı itirazda bulunduğu, mahkememizin 05/10/2023 tarihli duruşma ara kararı ile İstanbul ATK raporunun hükme denetime elverişli nitelikte olup yeniden rapor alınması isteminin yerinde görülmediğinden reddine karar verilerek, dosyanın bu kez trafik alanında uzman bilirkişiye tevdiine karar verildiği görülmüştür.
Mahkememize ibraz edilen 09/10/2023 tarihli trafik bilirkişi raporunun incelenmesinde; "Bilirkişi Daire Başkanlığı tarafından Bilirkişinin uyacağı rehber ilkeler ve Bilirkişi Raporlarında bulunması gereken standartlar başlığında 07.09.2020 tarihinde 32 maddelik bir talimat yayımlanmıştır. Bu talimatın 27 maddesinde açıkça belirtilen " Kusurun tespiti normatif bir değerlendirmesiyle mümkündür ve sadece hakimin yetkisindedir. Bilirkişi münhasıran hakimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli tali kusurlu kusursuz yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hakimin yerine geçmeye ifade eder" denilmektedir. Yine bu husus İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından da tarafımıza bildirilmiştir. Bu gerekçe ile tebliğ gününden itibaren raporlarda kusur dağılımı yapılmamaktadır. Bu hali ile; ... plakalı kamyonet sürücüsü ... kavşakta ilk geçiş hakkını vermediğinden dolayı kazanın oluşumunda ETKENDİR, ...plakalı motosiklet sürücüsü ...atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda ETKEN DEĞİL ise de; Takdirini Sayın Mahkemenize arz ederim." şeklinde kanaat belirtildiği, raporun taraflara tebliğ edildiği ve davalılardan ... ve... vekili ile davalı ... Sigorta Aş vekilinin bilirkişi raporuna karşı itirazda bulunduğu görülmüştür.
Celse arasında davalı ... Sigorta Aş vekilinin 16/11/2023 tarihli dilekçesi ile davacı tarafla sulh olduklarına ilişkin dilekçe sunduğu, bu dilekçe kapsamında davacı tarafla yapılan anlaşma neticesinde asıl alacak ve vekalet ücretinin davacı tarafa ödendiği, davadan feragat edilmesi durumunda karşı vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmeyeceklerini bildirdiği görülmüştür.
Davacı vekilinin de yine 16/11/2023 tarihli dilekçesi ile davalılardan ... Sigorta Aş ile yapılan sulh görüşmeleri neticesinde maddi tazminat yönünden anlaşma sağlandığını, sadece davalı ... Sigorta Aş'ye yönelttikleri maddi tazminat davalarından feragat ettiklerini, diğer davalılar yönünden taleplerinin devam ettiklerini bildirdiği görülmüştür.
Mahkememizin 17/09/2024 tarihli celsesinde bilirkişi raporuna yönelik yapılan itirazların incelenmesi gereği dosyadaki nihai kusur değerlendirilmesinin mahkememize ait olduğu, davalı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde belirttiği hususların bir kısmının re'sen değerlendirilecek itirazlardan, bir kısmının ise aksi iddia edilmekle birlikte karşılandığı kanaatine varılan itirazlardan olduğu, bu kapsamda raporun gerekli teknik incelemeyi içerdiği kanaati ile itirazın reddine karar verilerek dosyanın mahkememizce aktüerya alanında uzman hesap bilirkişisine tevdine karar verilmiş olup, mahkememize ibraz edilen 08/12/2024 tarihli aktüer bilirkişi raporunun incelenmesinde; "15.03.2021 tarihinde yaralanan ...'un geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 11.303,60 TL olduğu, Sürekli maluliyetten kaynaklı zararının bulunmadığı, Bakım giderinden kaynaklı zararının bulunmadığı, SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi giderinin 600,00 TL olduğu, İleriye dönük muhtemel tedavi giderinin 5.500,00 TI. Olduğu, Tedavi ile ilişkili muhternel ulaşım giderinin 1.500,00 TL olabileceği, davacının toplam maddi tazminat alacağının ise 18.903,60.-TL'ye tekabül ettiği, Davalı sigorta şirketinin teminat sorumluluğunun teminat limiti dahilinde olduğu ve ZMMS poliçesi kapsamında teminat limitinin 430.000.00 TL olduğu kanaatiyle, Manevi tazminatın Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere" şeklinde kanaat belirtildiği, raporun taraflara tebliğ edildiği ve davalılardan ... ve... vekili ile davalı ... Sigorta Aş vekilinin bilirkişi raporuna karşı itirazlarda bulundukları, davacı vekilinin ise 10/12/2024 tarihli duruşmada sözlü olarak raporu kabul etmediklerini, bir kısmını incelediklerini, itirazlarını bildirmek için süre talep ettikleri görülmüş ancak davacı vekilinin rapora karşı herhangi bir beyanda bulunmadığı görülmüştür.
Mahkememizin 20/02/2025 tarihli celsesinde dosya kapsamı itibariyle alınan aktüer bilirkişi raporunun gerekli hesaplamayı içerdiğinin anlaşılması nedeniyle davalılardan ... ve... vekili ile davalı ... Sigorta Aş vekilinin bilirkişi raporuna karşı itirazlarının reddine karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre uyuşmazlığın; 15/03/2021 tarihinde meydana gelen çift taraflı yaralamalı trafik kazası neticesinde yaralanan motorlu sürücü davacı ile davalı sigortalı araç sürücüsünün kusur durumları ile davacının vücut bütünlüğünde kalıcı iş göremezlik, yaralanması nedeniyle iyileşme süresinin geçici iş göremezliğinin ne kadar olduğu, bakım, tedavi, tedavi amaçlı yol masraflarının olup olmadığı, bunlardan ZMMS ve kasko kapsamında davalıların sorumlu olup olmadığı, manevi tazminattan sorumlu olup olmadıkları hususlarında toplandığı görülmüştür.
... plakalı aracın kaza tarihinde ZMMS ile sigortalı olduğu şirketin davalı ... şirketi, İMMS ile sigorta teminatı bulunduğu şirketin davalı ... Sigorta A.Ş olduğu, kaza tairihinde ZMMS poliçe limitinin 430.000 TL olduğu, İMMS limitinin 250.000 TL olduğu, manevi tazminatın teminat kapsamı içinde olduğu anlaşılmıştır.
Davalı ... idaresindeki... plaka sayılı aracı ile
kıvanç caddesinden Kemalpaşa Caddesine doğru trafik yoğunluğu arasından duraklayarak 4203
Sokağa geçmek istediği esnada aracının sağ ön çamurluk kısılmaları ile Kemalpaşa Caddesinden MTK
istikametine seyreden sürücü ...idaresindeki ...plakalı aracın ön kısımları ile
çarpışması neticesinde trafik kazasının meydana geldiği, meydana gelen kazada davalı ...'in kavşakta ilk geçiş hakkını vermemesi nedeni ile kazanın oluşumunda etken ve tam kusurlu olduğu alınan bilirkişi raporu ile anlaşılmakla; Toplanan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının kaza nedeni ile maluliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda Ege Üniversitesi Adli Tıp ABD tarafından düzenlenen rapor içeriğinde davacının %2 maluliyetinin bulunduğu ve 51 gün geçici iş göremezlik süresinin bulunduğunun belirtildiği, rapora itirazlar üzerine İstanbul ATK...ihtisas dairesi tarafından geçici ve kalıcı işgöremezliğin bulunup bulunmadığı hususunda düzenlenen raporda davacının sürekli maluliyetinin bulunmadığı, geçici iş göremezlik süresinin ise 4 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, bu aşamada raporlar arasında çelişki bulunmadığı, İstanbul ATK muayene ederek davacı ile ilgili iyileşme olduğu için engel durumunun bulunmadığını belirttiği, mahkemece bu rapora itibar edilerek aktüer hesaplama için bilirkişi raporu alındığı, bu aşamada yargılama devam ederken davacı vekilinin 16/11/2023 tarihli dilekçesi ile davalılardan ... Sigorta Aş ile yapılan sulh görüşmeleri neticesinde maddi tazminat yönünden anlaşma sağlandığını, sadece davalı ... Sigorta Aş'ye yönelttikleri maddi tazminat davalarından feragat ettiklerini beyan ettiği, mahkemece sulh sözleşmesinin bir örneğinin dosyaya kazandırıldığı, bu durumda davacıya 115.000 TL ödeme yapıldığı, alınan aktüer raporunda davacının yalnızca geçici işgöremezlikten, tedaviden kaynaklı 18.903,60 TL alacağının oluşabileceğinin belirtildiği, dolayısı ile davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yargılama aşamasında yapılan ödemenin davacı alacağının üzerinde bir ödeme olduğu ve davacının sulh protokolü ile sigortalı olan araç maliki ve araç sürücüsünün de sorumluluğunun bulunmayacağını beyan ettiği anlaşılmakla, maddi tazminat yönünden davacı yanın alacağının bulunmadığı nazara alınarak maddi tazminat yönünden; davalı ... yönünden feragat nedeni ile red, diğer davalılar yönünden konusuz kalma nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına verilmiş,feragatin taraflar arasında yapılan sulh çerçevesinde davacı tarafa yapıla ödeme kapsamında davalı sigorta şirketi tarafından davacı tarafın haklılığının kabul edildiği kanaatiyle harç ve yapılan yargılama giderlerinin davalılardan tahsiline karar vermek gerekmiştir. Bu aşamada ayrıca manevi zarar açısından dosyanın değerlendirilmesi gerektiği, ZMMS ile sorumluluğu bulunan sigorta şirketi davalı ... A.Ş'nin manevi zarardan sorumlu tutulamayacağı, teminat dahilinde bulunmadığı, manevi zarardan yalnızca davalı araç maliki..., sürücü ... ve teminat kapsamında olduğu için ... Sigorta A.Ş sorumlu olacağı nazara alınarak, manevi tazminat talepleri açısından ise tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının yaralanma derecesi, kusur durumları ve sair hususlar gözetilerek davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak neticeten açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
A-MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN;
-DAVALI ... YÖNÜNDEN FERAGAT NEDENİ İLE RED,
-DİGER DAVALILAR YÖNÜNDEN KONUSUZ KALMA nedeni ile KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
B-MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN;
-5.000 TL manevi tazminatı davalılar ... ve...den olay tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden 22/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Maddi tazminat yönünden;
- Karar ve ilam harcı olan 615,40.-TL'nin peşin alınan 1.724,83.-TL harçtan mahsubuyla bakiye artan 1.109,43.-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
- Davalı ... Sigorta Aş yönünden davadan feragat edildiğinden bu konuda tarafların vekalet ücreti hususunda anlaşmaları neticesinde davalı ... Sigorta Aş vekili ile davacı vekili yararına vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,
- Her ne kadar dava ...,... ve ... Sigorta Aş yönünden konusuz kalmış ise de; davalı ... Sigorta Aş'nin ödeme yapması neticesinde dava aslında kabul niteliği gördüğünden ve davalılar davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden kendini bir vekille temsil ettiren davacı tarafa avukatlık asgari ücret tarifesi hükümleri gereğince hesap edilip takdir edilen 1.000,00.- TL vekalet ücretinin davalılar ...,... ve ... Sigorta Aş 'den tahsili ile davacıya verilmesine,
3- Manevi tazminat yönünden;
- Karar ve ilam harcı olan 341,55.-TL'nin davalılar ...,... ve ... Sigorta Anonim Şirketi'nden müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
- Tarifenin 10. maddesi gereğince ayrı bir kalem olarak hesaplanması gereken manevi tazminat bakımından davacı vekiline 5.000,00.- TL vekalet ücretinin davalılar ...,... ve ... Sigorta Anonim Şirketi 'nden müteselsilen tahsili ile davacı vekiline verilmesine,
- Aynı şekilde davalılar ...,... ve ... Sigorta Anonim Şirketi vekillerine manevi tazminatın reddedilen kısmı için verilecek ücret davacı tarafa verilen manevi vekalet ücretini geçemeyeceğinden 5.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar ...,... ve ... Sigorta Anonim Şirketi vekillerine verilmesine,
4- Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 1.360,00.-TL arabuluculuk ücretinin her ne kadar davalı ... Sigorta AŞ yönünden maddi tazminat bakımından sulh olma ve anlaşma neticesinde feragat edilmiş ise de; bu davalı da davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden ve dava maddi tazminat bakımından kabul niteliği gördüğünden tüm davalılardan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
5- Her ne kadar dosya suç üstü ödeneğinden temin edilmiş ise de; davanın ilk açıldığı 07/10/2021 tarihinde davacı taraf ilgili peşin harç, başvuru harcı ve ayrı tarihlerde toplam 735,00.-TL tutarında gider avansı yatırmış olduğundan; yapılan yargılama gideri olarak davanın ilk açılış gideri olan 1.784,13.- TL ile tebligat ve posta giderinden ibaret 735,00 TL'nin toplamı 2.519,13.-TL yargılama giderinin davanın açılmasına sebebiyet verildiğinden ve maddi tazminat talepleri de karşılandığından bahisle ayrıca davalı ... Sigorta AŞ ile davacı arasında imzalanan sulh protokolünde yargılama giderlerinin üstlenildiğine ilişkin herhangi bir beyan veya anlaşmaya rastlanılmadığından 2.519,13.-TL yargılama giderinin tüm davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6- Suç üstü ödeneğinden karşılanan adli tıp fatura gideri, Ege Üniversitesi ATK fatura bedeli, bilirkişi ücretleri ve posta masraflarından ibaret toplam 9.554,00.-TL yargılama giderinin 5.maddede açıklanan nedenlerle davanın açılmasına sebebiyet veren tüm davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
7- Kullanılmayan gider avansının kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine,
Dairdavalı ... vekilinin yüzlerine karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 20/02/2025