ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/376 Esas - 2025/170
ANKARA
...
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) Teminatın İadesi
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) Teminatın İadesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı ile ... kapsamında ince işlerin yapılması hususunda anlaştıklarını, bu kapsamda davacının bazı yapım işlerinde bulunduğunu, davacının bu işleri zamanında ya da zamanından önce sözleşmeye uygun olarak anahtar teslim yerine getirdiğini, davacının yapılacak işler için planlama yaptığını, bu plana birebir uyduğu ve işleri gecikmeksizin teslim ettiğini, sözleşmeye göre ödemelerin hakkediş usulü yapıldığını, davacının yapım işlerini davalı ile anlaşmalarına uygun olarak yerine getirmesine rağmen davalının davacının hakkedişlerini yapmadığını, hakkediş yapılmadığından davacıya da herhangi bir ödeme yapmadıklarını, davacının yaptığı işlerin karşılığını alamadığından davalıya yaptığı işlerin bedeli olarak 04.03.2020 tarihli ve 55.514,28 TL bedelli bir fatura düzenlediğini, bu faturayı... sayılı dosyasından itirazın kaldırılması davasının açıldığını, davalının itirazın kaldırılması davasına sunduğu cevap dilekçesinde davacının hakkedişinin yapılmadığının davalıca da kabul edildiğini, davalının gecikme cezası uyguladıklarını iddia ettiği 49.000,00 TL'lik gecikme cezalarının davacının kusurundan kaynaklanmadığını, bu nedenle itirazın kaldırılması davasında davalının gecikme cezalarını kabul etmediklerini, davalı ve davacı arasında imzalanan sözleşmenin 10. Maddesi gereği davacıdan 14.09.2019 vadeli 30.000,00 TL'lik teminat senedi alındığını, işlerin tamamlanmasına rağmen davalıca bu senedin iade edilmediğini belirtilerek, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin asıl alacak olarak takip tarihi itibariyle toplam 55.514,28 TL tutarın ve faiz alacağı olarak 55.514,28 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyen faiz ve takibin sair ferileri bakımından davacı adına devamına, davalının alacağın en az %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkumiyetine, davacı tarafından davalıya verilen 30.000,00 TL'lik teminat senedinin davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ...tarafından ihale edilen ... İşi kapsamındaki ince işleri malzemeli olarak anahtar teslim yapmayı taahhüt ettiğini, davacı ile davalı arasında 12.09.2019 tarihli sözleşmenin imzalandığını, sözleşmenin 2. maddesinde iş kalemleri ve bu kalemlerin malzemeli birim fiyatlarının belirlendiğini, davacının sadece işçiliğini yapacağı işler için birim fiyatın yanına malzeme bedelinin belirtildiğini, sözleşmede malzeme bedeli belirtilen iş kalemleri bakımından malzeme bedelinin işin birim fiyatından düşülerek davacının hakkediş hesabının yapılacağının belirtildiğini, sözleşmenin 5. maddesi gereğince davacının taahhüdü kapsamında bulunan işleri idarenin iş emirlerine uyarak yapmak zorunda olduğu, dolayısıyla işin tamamı için verilen 11 aylık süre ve mahaller için idarece iş emrinde tanımlanan sürelerin birbirinden bağımsız olduğunu, bu sürelere uyulmadığında ayrı ayrı yaptırım uygulanacağının 5. maddede kararlaştırıldığını,inşaat işlerinin tamamının anahtar teslim olarak yapması için davacıya verildiğini, işlerin idarenin iş emrindeki sürelere göre ilerletilmesi ve tamamlanmasının gerektiğini, ancak davacının iş emrindeki sürelere uymadığını, bu nedenle davalının idare nezdinde cezalı duruma düştüğünü, davacının iş emirlerine aykırı hareket etmesinin davalının sürekli olarak gecikme cezasına maruz kalacağını gösterdiğini, davacının sözleşme kapsamındaki işlerin tamamını geciktirdiğini, davacının davalının idare nezdindeki ilk hakkedişi yapılmadan çok öncesinde işi bıraktığını, davacının işi bırakması nedeniyle inşaat ince işlerinin başka yüklenicilere ve davalının kendi sigortalı işçilerine yaptırıldığını belirterek davalının uğradığı zararların tümünü yansıtmayarak iyi niyetle hazırlamış oldukları hesap raporundan davacının davalıya 33.919,10 TL borcunun bulunduğu belirtilerek davanın reddine, davacı aleyhine takibinde haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20'den az olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık davacı tarafından işin süresinde tamamlanıp tamamlanmadığı, davacının gecikme cezasından sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, alacağın varlığı ve miktarı ile teminat senedinin iadesi koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Tarafların bildirilen tanıkları dinlenmiştir.
Delillerden davaya konu icra dosyası,... Esas sayılı dosyası UYAP kayıtlarının incelenmesinde; davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, takip tarihinin 17/06/2020 tarihi olduğu, toplam alacağın 55.514,28 TL toplam alacağın asıl alacağa tahsil tarihine kadar işleyecek yıllık 613,75 ticari temerrüt faizi, masraf ve vekalet ücreti ile birlikte tahsilinin talep edildiği, ödeme emrinin borçluya 22.06.2020 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 26.06.2020 tarihli borca itiraz dilekçesinde “ yetki, borca, tüm ferilerine, faize, faiz oranına, ödeme emrine, borcun tamamına oranına ve bütün ferilerine itiraz ettiği" görülmüştür.
Davaya konu sözleşmenin incelenmesinde; davalının dava dosyasına sunduğu hesap raporunda; davacının alacağından sözleşmenin 5. maddesine istinaden 49.000,00 TL tutarında gecikme cezası kesildiği görülmüştür. Taraflar arasında imzalanan Sözleşmenin 5. maddesinde; “İşin süresi 11 aydır. Yüklenici işi süresinde tamamlayamadığı takdirde günlük işin bedelinin %1'i oranında gecikme cezası uygulanır. İş için iş emri düzenlenecektir. İş emrindeki sürelere uyulmaz ise İdarenin uygulayacağı ceza taşeronun ilk hakkedişinden kesilecektir. "denilmektedir. Asıl işveren ... tarafından düzenlenen 1 nolu hakedişe göre davalı yüklenicinin alacağından toplam 49.000,00 TL gecikme cezası kesilmiş olup bu hususa ait 10 adet Gecikme Cezası Tutanağı düzenlenmiştir.Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5. maddesi gereğince davacı taşeronun iş emrindeki sürelere uyulmaması durumunda idarenin uygulayacağı ceza ilk hakkedişinden kesileceği kesilecektir. Davacı gecikmelerin davalının kendi kusurundan kaynaklandığı, bir kısım gecikme cezasına konu işin ise taahhüdü altında olmadığını iddia etmiştir. Sözleşmede işin yapılacağı yerler tek tek belirtilmemiştir. Fakat davacı bu sözleşmede davalının dava dışı Belediye ile yapmış olduğu ana sözleşme kapsamındaki işlerin malzeme dahil ince işlerinin yapacağını kabul ve taahhüt etmiştir. Diğer yandan davacı, bu cezaların davacının kusurundan kaynaklandığına ilişkin dosyaya da herhangi belge sunmamıştır. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5. maddesi gereğince davacı taşeronun iş emrindeki sürelere uyulmaması durumunda idarenin uygulayacağı ceza ilk hakkedişinden kesileceği kesilecektir. Davacı gecikmelerin davalının kendi kusurundan kaynaklandığı, bir kısım gecikme cezasına konu işin ise taahhüdü altında olmadığını iddia etmiştir. Sözleşmede işin yapılacağı yerler tek tek belirtilmemiştir. Fakat davacı bu sözleşmede davalının dava dışı Belediye ile yapmış olduğu ana sözleşme kapsamındaki işlerin malzeme dahil ince işlerinin yapacağını kabul ve taahhüt etmiştir. Diğer yandan davacı, bu cezaların davacının kusurundan kaynaklandığına ilişkin dosyaya da herhangi belge sunmamıştır.
Dosya kapsamı bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, 13/06/2022 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; davacı ve davalı şirket arasında...Tamir Tadilat yapım işinin ince işlerinin malzemeli olarak anahtar teslimi olara yapılması için birim fiyat üzerinden 12.09.2019 — tarihinde Alt Yüklenici Sözleşmesi düzenlendiği, takibe konu 04.03.2020 tarihli ve ...numaralı e-: faturasından davacı şirketin “...İlçeleri tamir tadilat işi hakediş bedeli “ açıklaması ile 47.046,00 TL ve 8.468,28 TL KDV olmak üzere toplam 55.514,28 TL tutarında davalıya fatura düzenlediği, davacı şirketin dosyaya sunulan resmi defterlerin fotokopi olduğu, kapanış onaylarının bulunmadığı, sahibi lehine delil niteliğine haiz olmadığı, icra takibi ve davaya dayanak faturanın davacı kayıtlarında yer aldığı, 31.12.2020 tarihi itibariyle davalı şirketten 55.514,28 TL alacaklı gözüktüğü, davalı şirketin incelenen 2020 yılı defterlerinin sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu, şirket kayıtlarında davacı şirket tarafından düzenlenen 55.514,28 TL tutarlı faturanın kayıtlı olduğu ve yasal süre içinde düzenlenen iade faturasının da kayıtlarda yer aldığı ve ilgili ay BA ve BS formları ile bildirilmiş olduğu, dava dışı asıl işveren... tarafından davalı şirketin 1. hakkedişinden toplam 49.000,00 TL gecikme cezası kesildiği, davalının gecikme cezası için ödediği bu 49.000 TL'yi hukuki takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzeretaraflar arasında imzalanan Sözleşmenin 5. maddesine göre davalının hakkedişinden yani alacağından mahsup edebileceği, dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerden davacının Sözleşmeye konu ... Kapsamındaki inşaat ince işlerinin yapılması işinde yaptığı imalatların net miktarı ile toplam imalat bedeli belirlenemediği, değerlendirme mahkememize ait olmak üzere davacı ile yapılan Sözleşmeye konu aynı işlerin dava dışı şirketlere davalı tarafından yaptırıldığı nazara alınarak kademeli hesaplama yapıldığı; davacının fatura bedeli kadar işi yapıp davalıya teslim ettiğinin kabulüne göre; davacının 55.514,28 TL fatura alacağından 49.000 TL gecikme cezası mahsup edildiğinde, davacının davalıdan talep edebileceği bakiye iş bedelinin 6.514,28 TL olacağı, buna göredavacının, davalıdan .... Sayılı dosyasında takip tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı 6.514.28 TL olduğu hesaplanmış, takipte fazla talep edilen alacak miktarı ise 49.000 TL olduğu, davacının faturaya konu işleri tamamlamadığının ve eksik yaptığının kabulüne göre; davalının, davacı ile yapılan sözleşmedeki aynı işlerle ilgili dava dışı şirketlerle sözleşmeler yaptığı, dava dışı şirketin davalıya takibe konu faturaya konu işler için davacıdan önce fatura düzenlediği, buna göre davacı ile yapılan sözleşmeye dolayısıyla faturaya konu işlerin dava dışı şirketlere yaptırıldığı kabul edildiğinde davacının yaptığı işlerden dolayı davalıdan 6.514,28 TL bakiye alacağının kalmayacağı, bu nedenle davacının, davalıdan ... Sayılı dosyasında takip tarihi itibariyle talep edebileceği bir alacağının olmadığı, dava dışı asıl işveren belediye tarafından dava konusu işin geçici kabul ve kesin kabulünün yapıldığına ilişkin dosyada bilgi ve belgede bulunmadığı, bu nedenle teminatın iade koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespit edilmediği rapor edilmiştir.
Bilirkişi kök raporuna sunulan beyan ve itirazlar değerlendirilmek üzere dosya kapsamı aynı bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, 13/11/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; davacı ve davalı şirket arasında ... Tadilat yapım işinin ince işlerinin malzemeli olarak anahtar teslimi olarak yapılması için birim fiyat üzerinden 12.09.2019 tarihinde Alt Yüklenici Sözleşmesi düzenlendiği, takibe konu 04.03.2020 tarihli ve ... numaralı e-arşiv faturasından davacı şirketin “ ... tadilat işi hakediş bedeli “ açıklaması ile 47.046,00 TL ve 8.468,28 TL KDV olmak üzere toplam 55.514,28 TL tutarında davalıya fatura düzenlediği, davacı şirketin dosyaya sunulan resmi defterlerin fotokopi olduğu ve kapanış onaylarının bulunmadığı, sahibi lehine delil niteliğine haiz olmadığı, icra takibi ve davaya dayanak faturanın davacı kayıtlarında yer aldığı, 31.12.2020 tarihi itibariyle davalı şirketten 55.514,28 TL alacaklı gözüktüğü, davalı şirketin incelenen 2020 yılı defterlerinin sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu, şirket kayıtlarında davacı şirket tarafından düzenlenen 55.514,28 TL. tutarlı faturanın kayıtlı olduğu, fakat davalının bu faturaya karşı 05.03.2020 tarihinde yasal süre içinde iade faturası düzenlendiği ve davacının borçlandırıldığı, alış ve iade faturalarının mart 2020 ayı BA ve BS formları ile vergi dairesine bildirilmiş olduğu, iade faturasının davacıya gönderildiğine dair mail çıktısının temin edilemediği, davalı kayıtlarına göre davacıya borç/alacak bulunmadığı, dava dışı asıl işveren ... tarafından davalı şirketin 1. hakkedişinden toplam 49.000,00 TL gecikme cezası kesildiği, davalının gecikme cezası için ödediği bu 49.000 TL'yi hukuki takdir ve değerlendirme mahkememize ait olmak üzere taraflar arasında imzalanan Sözleşmenin 5. maddesine göre davalının hakkedişinden yani alacağından mahsup edebileceği, dosya kapsamından alt yüklenici sözleşmesine konu işlerden ne kadarın davalı tarafından yapıldığının kesin olarak tespit edilemediği, bu nedenle hukuki takdir ve değerlendirme mahkememize ait olmak kademeli olarak hesaplama yapıldığı; davacının fatura bedeli kadar işi yapıp davalıya teslim ettiğinin kabulüne göre; davacının 55.514,28 TL fatura alacağından 49.000 TL gecikme cezası mahsup edildiğinde, davacının davalıdan talep edebileceği bakiye iş bedelinin 6.514,28 TL olacağı, buna göre davacının, davalıdan.... sayılı dosyasında takip tarihi itibariyle edebileceği alacak miktarı 6.514.28 TL olduğu hesaplanmış, takipte fazla talep edilen alacak miktarı ise 49.000 TL olduğu, davacının faturaya konu işleri tamamlamadığının ve eksik yaptığının kabulüne göre ise; dosya kapsamından davalının sözleşmeye konu ince işlerin tamamlanması için dava dışı firmalarla davacıdan sonra sözleşme düzenlediği, dava dışı şirketin davalıya takibe dayanak faturaya konu işler için davacıdan önce fatura düzenlediği, bu nedenle faturaya konu işlerin tamamının davacı tarafından yapılmasının mümkün olmadığı, davalının davacının sözleşme kapsamında toplam 20.825,00 TL tutarında imalat yaptığını kabul ettiği, buna göre davalının kabulüne göre davacının 20.825,00 TL alacağından davalının 49.000 TL gecikme cezası alacağı mahsup edildiğinde davacının, davalıdan ... ... sayılı dosyasında takip tarihi itibariyle talep edebileceği bir alacağının olmadığı hesaplandığı, davacının somut olayda itirazın iptali ile takibe ve arabuluculuğa konu edilmeyen 30.000 TL teminat senedinde iadesini talep ettiği, bu nedenle davacının teminat senedinin iadesi yönündeki talebi ile ilgili hukuki takdir ve değerlendirme mahkememize ait olmak üzere; dava dışı Belediye tarafından işin geçici kabulünün davadan önce 21.07.2020 tarihinde, kesin kabulünün ise davadan sonra 04.02.2022 tarihinde makam onayı ile yapıldığı, bu durumda davalının, davacıya aldığı 14.09.2019 düzenleme, 30.03.2020 vade tarihli 30.000,00 TL tutarlı teminat senedini iade etmesi gerektiği rapor edilmiştir.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinde yüklenicinin görevi eseri sözleşmesine, amacına ve tekniğine uygun tamamlayarak teslim etmek, iş sahibinin görevi ise, sözleşmede kararlaştırılan yükümlülükler varsa bunların yerine getirilmesiyle eserin bedelini ödemekten ibarettir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasında eser sözleşmesi imzalandıktan sonra yapılan işlerin yüklenici tarafından yapıldığı karine olarak kabul edilmekte olup, bu karinenin aksinin savunulup ispat edilebileceği kabul edilmektedir.
Tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı ile ... kapsamında ince işlerin yapılması hususunda anlaştıklarını, bu kapsamda davacının bazı yapım işlerinde bulunduğunu, davacının bu işleri zamanında ya da zamanından önce sözleşmeye uygun olarak anahtar teslim yerine getirdiğini, davacının yapılacak işler için planlama yaptığını, bu plana birebir uyduğu ve işleri gecikmeksizin teslim ettiğini, sözleşmeye göre ödemelerin hakkediş usulü yapıldığını, davacının yapım işlerini davalı ile anlaşmalarına uygun olarak yerine getirmesine rağmen davalının davacının hakkedişlerini yapmadığını, hakkediş yapılmadığından davacıya da herhangi bir ödeme yapmadıklarını, davacının yaptığı işlerin karşılığını alamadığından davalıya yaptığı işlerin bedeli olarak 04.03.2020 tarihli ve 55.514,28 TL bedelli bir fatura düzenlediğini iddiasıyla icra takibine vaki itirazın iptalini talep ettiği,davalı yan ise ... kapsamındaki ince işleri malzemeli olarak anahtar teslim yapmayı taahhüt ettiğini, davacı ile davalı arasında 12.09.2019 tarihli sözleşmenin imzalandığını, sözleşmenin 2. maddesinde iş kalemleri ve bu kalemlerin malzemeli birim fiyatlarının belirlendiğini, davacının sadece işçiliğini yapacağı işler için birim fiyatın yanına malzeme bedelinin belirtildiğini, sözleşmede malzeme bedeli belirtilen iş kalemleri bakımından malzeme bedelinin işin birim fiyatından düşülerek davacının hakkediş hesabının yapılacağının belirtildiğini, sözleşmenin 5. maddesi gereğince davacının taahhüdü kapsamında bulunan işleri idarenin iş emirlerine uyarak yapmak zorunda olduğu, dolayısıyla işin tamamı için verilen 11 aylık süre ve mahaller için idarece iş emrinde tanımlanan sürelerin birbirinden bağımsız olduğunu, bu sürelere uyulmadığında ayrı ayrı yaptırım uygulanacağının 5. maddede kararlaştırıldığını,inşaat işlerinin tamamının anahtar teslim olarak yapması için davacıya verildiğini, işlerin idarenin iş emrindeki sürelere göre ilerletilmesi ve tamamlanmasının gerektiğini, ancak davacının iş emrindeki sürelere uymadığını, bu nedenle davalının idare nezdinde cezalı duruma düştüğünü, davacının iş emirlerine aykırı hareket etmesinin davalının sürekli olarak gecikme cezasına maruz kalacağını gösterdiğini, davacının sözleşme kapsamındaki işlerin tamamını geciktirdiğini savunmasında bulunarak davanın reddini istediği,tarafların ticari defterleri, tarafların beyan ettiği B/A,B/S formları,sözleşme nazara alınarak yaptırılan bilirkişi incelemesinde,davacı ve davalı şirket arasında ... numaralı e-arşiv faturasından davacı şirketin “ ... ili Merkez İlçeleri tamir tadilat işi hakediş bedeli “ açıklaması ile 47.046,00 TL ve 8.468,28 TL KDV olmak üzere toplam 55.514,28 TL tutarında davalıya fatura düzenlediği, davacı şirketin dosyaya sunulan resmi defterlerin fotokopi olduğu ve kapanış onaylarının bulunmadığı, sahibi lehine delil niteliğine haiz olmadığı, icra takibi ve davaya dayanak faturanın davacı kayıtlarında yer aldığı, 31.12.2020 tarihi itibariyle davalı şirketten 55.514,28 TL alacaklı gözüktüğü, davalı şirketin incelenen 2020 yılı defterlerinin sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu, şirket kayıtlarında davacı şirket tarafından düzenlenen 55.514,28 TL. tutarlı faturanın kayıtlı olduğu, fakat davalının bu faturaya karşı 05.03.2020 tarihinde yasal süre içinde iade faturası düzenlendiği ve davacının borçlandırıldığı, alış ve iade faturalarının mart 2020 ayı BA ve BS formları ile vergi dairesine bildirilmiş olduğu, iade faturasının davacıya gönderildiğine dair mail çıktısının temin edilemediği, davalı kayıtlarına göre davacıya borç/alacak bulunmadığı, dava dışı asıl işveren ... tarafından davalı şirketin 1. hakkedişinden toplam 49.000,00 TL gecikme cezası kesildiği, davalının gecikme cezası için ödediği bu 49.000 TL'yi taraflar arasında imzalanan Sözleşmenin 5. maddesine göre davalının hakkedişinden yani alacağından mahsup edebileceği, dava dışı şirketin davalıya takibe dayanak faturaya konu işler için davacıdan önce fatura düzenlediği, bu nedenle faturaya konu işlerin tamamının davacı tarafından yapılmasının mümkün olmadığı, davalının davacının sözleşme kapsamında toplam 20.825,00 TL tutarında imalat yaptığını kabul ettiği, buna göre davalının kabulüne göre davacının 20.825,00 TL alacağından davalının 49.000 TL gecikme cezası alacağı mahsup edildiğinde davacının, davalıdan .... sayılı dosyasında takip tarihi itibariyle talep edebileceği bir alacağının olmadığı,davacının ticari defterleri usulüne uygun tutulmadığından sahibi lehine delil teşkil etmeyeceğinden ve davalı yanca faturaya karşı iade faturası düzenlendiğinden vez tüm imalatların davacı yanca yapılmasının mümkün olmaması karşısında,davacı yana yemin delilinde bulunma hakkı hatırlatılmış,davalı şirket temsilcisi mahkememizde eda ettiği yeminde... tarafından şirketime gönderilen iş emrinde belirtilen işe başlangıç tarihinde davacı tarafa işi ve görevi verdiğime,
2-Davacının işe başlama talimatlarını, ... tarafından şirketime gönderilen iş emrinde belirtilen işe başlangıç tarihinde davacıya bildirdiğime,
3-... tarafından şirketime gönderilen iş emrinde belirtilen işlerin gecikmesinde davacının tek kusurlu olduğuna ve şirketimin bir kusuru olmadığına namusum, şerefim, dinim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ederim ancak yeminin 4. bendinde biz sözleşme ile ...Tadilat İşi kapsamında ince işlerin malzemeli olarak anahtar teslimi yapılmasını kapsar. İşlerle ilgili her türlü gider, nakliye vs. Yükleniciye aittir. Biz bunu götür bedeli usulü ile karşı tarafa taşere ettik. Karşı taraf işi sözleşme kapsamında işi vaktinde ve yapılması gereken usulüne uygun şekilde yapmadı. Yapmadığı için geç kaldık. İdare bize ceza yazmaya başladı. Bu cezalar bilirkişi raporunda açıklanmıştır. Bu cezalar bizi sıkıntıya sokmaya başlayınca, kendisi de işi yapmamaya başlayınca biz işi gerekli uyarıları yaparak başka birilerine yaptırmak için taşere ettik. Kendisinin sözleşmesinde belirtildiği şekilde namı hesabına olmak üzere başka firmalara yaptırdık ve işimizi Konya Büyükşehir Belediyesi'nden daha fazla cezaya maruz kalmamak adına yaptırıp, bitirdik. Davacı tarafın hesabını da çıkarmak için idarenin bize uyguladığı tutanak ile sabit ceza bedellerini kendisine ilettik. Yaptığı işi de hesap ettik. O zamana kadar yaptığı işlerin imalat bedelini çıkarttık. Cezaları düştük. Kendisi o zamana yaklaşık 32.000 TL civarında borçlu kalmıştı. Borcu kapatalım dediysek de imzalamaya gelmedi. Bu sebeple yemin metninin 4 ve 5 bentleri doğru olmamakla beraber 4 ve 5 bentlerine karşı bu şekilde beyan ediyorum. 5 bendinde hakediş bedelinin davacıya eksiksiz olarak ödediğime dair yemin etmek mantığıma uymuyor. Yaptığı iş kadar hakediş kadar hesaplama yaptıysak da gerek cezalar, gerek yaptığı itirazlar düşüldükten sonra bize borçlu çıktı. O yüzden bir hakediş ödemesi olmadı. Yemin metninin 4 bendinde belirtilen işler sözleşmenin başında verilen işlerin içine giriyor. Kendisinin de haberi vardır. Ben bu işleri taşere ettiğime yemin ediyorum,şeklindeki beyanından,davacının tüm imalatları kendisinin yapmadığı, davacının işi vaktinde sözleşmeye uygun yerine getirmediği,davacının gecikmesi nedeniyle idare tarafından kesilen gecikme cezasının,davalının kabul ettiği 20.825,00 TL imalat bedelinden mahsup edildiğinden davacının icra takip tarihi itibari ile davalıdan talep edebileceği alacağının olmadığı, kalan işlerin davalının taşere ettiği, davalı yanca,davacının yaptığı iş kadar hak edişi hesap edildiği ve ceza miktarı düşüldükten sonra davacının borçlu çıkması nedeni ile davacıya hak ediş bedelinin tamamının ödenmemesi de hayatın olağan akışına uygun olduğu, anlaşılarak davacı yanın açmış olduğu itirazın iptali davasının reddine kara vermek gerekmiş, davacının söz konusu takibe girişmesinde kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından,davalı yanın kötü niyet tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı yanın teminat senedinin iadesi talebi yönünden ise,Teminat senedinin iadesi talebi menfi tespit istemine ilişkin olup menfi tespit istemli talebin dava şartı arabuluculuk kapsamında olup olmadığı ihtilaflıdır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 106. maddesinde düzenlenen tespit davasının özel bir şekli olan menfi tespit davası, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat davası olarak nitelendirilemez. Bu dava sonucunda, borçlunun borçlu olmadığının anlaşılması halinde borçlu olunmayan kısım belirtilmek suretiyle olumsuz tespit hükmü kurulmaktadır. Menfi tespit davasının istirdat davasına dönüştüğü hâllerde dahi olumsuz tespit hükmü kurulması gerekmektedir. Başka bir deyişle, menfi tespit davasının niteliği gereği verilen kararlarda, yalnızca davacının borçlu olup olmadığı belirlenmekte, borçlu olmadığı kısma ilişkin olumsuz tespit hükmü kurulmaktadır. Bu hüküm, herhangi bir alacağın tahsilini gerektirir nitelikte bir ilam olmadığından esasa yönelik olarak İİK m. 32 uyarınca doğrudan ilamların icrası yolu ile takibe konulamaz.Teminat senedinin iadesi talebi menfi tespit istemine ilişkin olup menfi tespit istemli talebin dava şartı arabuluculuk kapsamında olup olmadığı ihtilaflıdır.
Kanun maddesinin metni ve gerekçesi bu kadar açık ve net olup zorlamayla da olsa genişletici bir yorum yapılmasına elverişli değildir. Zaten ileri ve özgürlükçü hukuk düzenlerinde zorunlu ve emredici kuralların dar yorumlanması esastır. İcra İflas Kanunun 72. maddesinde düzenlenen menfi tespit davası, parasal bir mahkumiyeti içeren eda davası niteliğinde alacak ya da tazminata konu almadığından dava şartı arabulucuğun uygulama alanı dışında kalır. (.... ....)Ancak 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı kanun ile menfi tespit davaları için zorunlu ara buluculuk şartı getirildiğinden,davacı yanın teminat iadesi talebinin davanın açıldığı tarih itibari ile ara buluculuğa tabi olmadığı kabul edilerek,taraflar arası yapılan sözleşmede davacı yanca verilen teminat senedinin,yarısının geçici kabulün,yarısının ise kesin kabul onayından sonra iade edileceği düzenlemesinin bulunduğu, ... tarafından davalı ile yapılan ana sözleşmeye konu tamir
ve tadilat işlerinin 21.07.2020 tarihinde geçici kabulünün, davadan sonra 04.02.2022 tarihinde
ise makam onayı ile kesin kabulünün yapıldığı dosyaya bildirilmiştir.
Bu nedenle işin kesin kabulü yapıldığından davalının 14.09.2019 düzenleme ve
30.03.2020 vade tarihli 30.000,00 TL tutarlı teminat senedini davacıya iade etmesi gerektiğinden,
Davacının teminat senedinin iadesine ilişkin isteminin kabulü ile davacı şirket tarafından davalı şirkete verilen 30.000,00 TL'lik teminat senedinin davalı tarafından davacıya iadesine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H ÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,
2-Davacının, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali isteminin reddine,
3-Davalı yanın kötü niyet tazminat isteminin reddine,
4-Davacının teminat senedinin iadesine ilişkin isteminin kabulü ile davacı şirket tarafından davalı şirkete verilen 30.000,00 TL'lik teminat senedinin davalı tarafından davacıya iadesine,
5- Teminatın iadesi talebi yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.049,3 TL karar ve ilam harcının 620 TL tamamlama harçtan mahsubu ile bakiye 1429,3 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-Red edilen itirazın iptali talebine ilişkin 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının 670,48 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 55,08 TL harcın kararın kesinleşmesine müteakip ve talep halinde davacıya iadesine,
7-Davacı vekille temsil olunduğundan kabul edilen miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davalı vekille temsil olunduğundan kabul-red oranına göre hesaplanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
9-Davacı tarafından yapılan 3.618 TL tebligat-müzekkere gideri, 59,30 TL maktu harç, 300 TL tanık ücreti, 5.250,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.227,3 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul ve red oranları dikkate alınarak takdiren, 3229,55 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Davalı tarafından yapılan 300 TL dosya masrafı giderinin kabul ve red oranları dikkate alınarak takdiren 195 TL'sinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
11-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince ... bütçesinden karşılanacak olan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin kabul-ret oranına göre hesaplanan 858 TL' sinin davacıdan, 462 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
12-HMK'nın 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ...nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/02/2025
...