İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Maddi Ve Manevi Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle)
Mahkememizde görülmekte olan Maddi Ve Manevi Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili, dava dilekçesinde; 17.04.2018 tarihinde davalı şirkete ait kereste fabrikasının önünde, davalı şirketin çalışanı davalı...tarafından kullanılan ve davalı şirket adına kayıtlı ... plaka sayılı aracın aniden ve kontrolsüz bir şekilde yola çıkması sonrasında müvekkilinin kullanmış olduğu... motosikletinin çarpışması ile müvekkilinin ağır şekilde yaralanarak %32 oranında sürekli işgücü kaybına uğradığını, Menderes ... Asliye Ceza Mahkemesinin... karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda davalı sürücü hakkında verilen ceza kararının kesinleştiğini, bu dosyada alınan 19.03.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda davalı sürücünün asli ve tam kusurlu, müvekkilinin ise kusursuz bulunduğunu, davalı şirkete ait ...plaka sayılı aracın, davalı sigorta şirketi tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigorta edilmesi nedeniyle müvekkilinin maddi zararından sigorta poliçesi limitleri dahilinde davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, sigorta şirketine yaptıkları başvuru sonrasında davalı sigorta şirketi tarafından 14.05.2020 tarihinde 167.642,04.-TL'lik kısmi ödeme yapıldığını, sigorta şirketinden kalan maddi tazminat için talepte bulunduklarını, zorunlu arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını, TBK'nun 49,51,56 ve 58.maddeleri hükümleri çerçevesinde yargılama yapılarak hüküm kurulmasını talep ettiklerini, müvekkilinin kaza sonrasında çok uzun, ağrılı ve acılı bir tedavi süreci geçirdiğini, ağrı ve acılarının halen devam etmekte olup, hayat boyu süreceğini, genç yaşta sakat kalmış olup, bu durumun tüm iş hayatını, sosyal hayatını, evlilik hayatını etkileyeceğini, bu durumun çok ağır manevi bir acı ve baskı doğurduğunu, müvekkilinin hiç kusuru olmadığı halde davalı sürücünün ağır ihmal ve kusuru nedeniyle sakat kaldığını, araç sahibi davalı şirketin çalışanının verdiği zararlardan sorumlu olduğunu bildirmiş, müvekkilinin maddi zararı için fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.-TL'nin davalılardan tahsiline, tazminat hesabı yapılırken sigorta şirketinin poliçe limitleri dahilinde sorumlu tutulmasına, sigorta şirketi tarafından yapılan kısmi ödemenin hesaplamada dikkate alınmasına ve hükmedilecek miktardan mahsubuna, hükmedilecek tazminata kaza tarihi olan 17.04.2018 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, müvekkilinin manevi zararının tazmini için 300.000.-TL manevi tazminatın davalı...ile davalı şirketten tahsiline, hükmedilecek tazminata kaza tarihi olan 17.04.2018 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..... Şirketi vekili, cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde talep edilen maddi tazminatın ne kadarının hangi zarara ilişkin olduğunun anlaşılamadığını, dava konusu kazaya karışan ... plaka sayılı ve davalı ..... Şirketi adına kayıtlı aracın 16.09.2017 ve 16.09.2018 tarihleri arasında müvekkili şirket nezdinde Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkilinin sorumluluğunun azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, sorumluluğun sigortalının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda azami 410.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın başvurusu üzerine açılan hasar dosyası kapsamında 14.05.2020 tarihinde, 167.642,04 TL ödeme yapılmış olması nedeniyle davacının, müvekkilinden talep edebileceği fark tazminat tutarı bulunmadığını, davacının maluliyeti bulunup bulunmadığının Adli Tıp Kurumu... İhtisas Kurulu tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik doğrultusunda incelenmesi gerektiğini, öncelikle davalı sürücünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunduğunun Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınacak raporla ispat edilmesi gerektiğini, davacının kaza sırasında motosiklette sürücü olduğu dikkate alındığında, koruyucu tertibat kullanıp kullanmadığının değerlendirilerek tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, aktüer hesabının yönetmelik uyarınca Hazine Müsteşarlığınca yetkilendirilen aktüerler listesine kayıtlı, lisanslı aktüerler tarafından ve TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosunda yer alan verilere göre yapılması ve bakiye ömrün tespitinde TRH 2010 Yaşam Tablosunun esas alınması gerekmekle birlikte hesaplamada ülkemiz gerçeklerine ve yasal düzenlemelere uygun olan %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini, davacının ev hanımı olup, belirli bir ücretinin olmaması nedeniyle asgari geçim indirimi hariç net asgari ücret üzerinden tazminat hesaplaması yapılması gerektiğini, talep olması halinde tedavi giderlerinden sayılan geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderine ilişkin maddi tazminat talebinin 6111 Sayılı Yasanın 59. Maddesi ile değiştirilen 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 98. maddesi ile trafik kazası nedeniyle verilen tedavi hizmetlerinin tamamının Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması esasının getirilmesi nedeniyle sigorta poliçesi teminatı dışında olup, müvekkilinin bu talep nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığını, geçici iş görmezlik tazminatının da tedavi giderlerinden olup, poliçe teminatı dışında kaldığını, davacıların dava konusu kaza nedeniyle elde ettikeri gelir ve tazminatların SGK'dan sorularak mahsubunun gerekli olup, her durumda, müvekkilinin sorumluluğunun poliçede belirtilen limit ile sınırlı olduğunu, Karayolları Trafik Kanununun 96.maddesi gereği dava konusu kaza nedeniyle birden fazla kişinin zarar görmüş olması halinde teminatın paylaştırılması gerektiğini, müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş ve davacı tarafa doğru şekilde ödemeyi gerçekleştirmiş olması nedeniyle herhangi bir temerrüdünden bahsedilemeyeceğinden dava konusu tazminata ancak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz talep edilebileceğini bildirmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... San. Ve Tic. A.Ş. vekili, cevap dilekçesinde; davalı sigorta şirketi tarafından davacı tarafa sigorta poliçesi kapsamında 14/05/2020 tarihinde zararlarının tazmini amacıyla 167.642,04 TL tutarında ödeme yapılmış olması nedeniyle, davacıların dava açmakta hukuki yararlarının bulunmadığını, talep edilen manevi tazminat tutarının, işgücü kaybına oranla oldukça yüksek bir tutar olup, manevi tazminatın davacı için bir zenginleşme aracı olmaması ve hükmedilecek tutarın TBK'nun 47. maddesi gereğince adalete uygun olması gerektiğini bildirmiş, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı...cevap dilekçesi sunmadığı gibi duruşmalara da katılmamıştır.
Dava; davaya konu trafik kazası nedeniyle oluştuğu iddia edilen maddi zararlardan, davalı sigorta şirketlenin poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere tüm davalıların ve manevi zarardan ise yalnız davalı sürücü ve işleten şirketin sorumluluğunun bulunduğu iddiası ile davacının maddi ve manevi zararlarının tahsili istemine ilişkindir.
Davalı sigorta şirketinin, davalı...'in sürücülüğünde bulunan ve kazaya karışan...plaka sayılı aracın, kaza tarihindeki zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olmasına bağlı olarak uyuşmazlığa ilişkin yasal düzenlemenin TTK'nun 1401 ve devamı maddelerinde yapılmış olması nedeniyle TTK'nun 4 (1-a) maddesi uyarınca davanın mutlak ticari dava niteliğinde olup, uyuşmazlığı çözme görevi mahkememize aittir.
Davacı tarafça, dava dilekçesinde maddi tazminat istemi yönünden birden çok tazminat konusunun dava edilmesine rağmen usul ve yasaya aykırı olarak her bir tazminat konusu yönünden talep edilen tazminat miktarının bildirilmemiş olması nedeniyle davacı vekiline, 24/11/2022 tarihli duruşma ara kararı ile kesin süre verilmiş, davacı vekili 06/12/2022 tarihinde sunduğu dilekçesinde talep ettikleri 100,00 TL maddi tazminatın, 40,00 TL'lik bölümü için geçici iş görmezlik, 40,00 TL'lik bölümü için sürekli iş görmezlik, 20,00 TL'lik bölümü için bakıcı gideri talebinde bulunduklarını bildirmiştir.
2918 Sayılı KTK'nun 97. maddesi uyarınca dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru dava şartlarındandır. Davacının, davadan önce davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduğu, sigorta şirketi tarafından davacıya ödeme yapıldığı dosyada toplanan delil ve belgelerle belirli olduğu gibi davalı tarafların da kabulünde bulunduğu anlaşılır olmakla, bu konudaki dava şartının yerine getirildiği belirlenmiştir.
Davalı ..... Şirketi vekili cevap dilekçesinde, davacıya ödeme yapılmış olması nedeniyle davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını iddia etmiş ise de, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olup, limit üzerinde kalan maddi tazminata konu zararlarının tahsilini talep etmesinde davacının hukuki yararının bulunduğu açık ve anlaşılır olmakla, aksi iddiada haklılık görülmemiştir.
Davalı ..... Şirketi vekili yasal süre içinde sunduğu cevap dilekçesinde, zamanaşımı definde bulunmuş ise de, davanın, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, davaya konu trafik kazasının 17/04/2018 tarihinde meydana geldiği, TBK'nun 72.maddesi ve KTK'nun 109.maddesinde 2 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüş ise de, davaya konu trafik kazasının yaralamalı trafik kazası niteliğinde olması nedeniyle, haksız fiilin aynı zamanda suç oluşturan bir eylem olmasına bağlı olarak ve olay nedeniyle davalı sürücü hakkında Menderes ... Asliye Ceza Mahkemesinin... sayılı dosyasında taksirle yaralamaya sebebiyet verme suçundan açılan ceza davasının varlığı nedeniyle, zamanaşımının ceza zamanaşımı süresi kadar uzadığı, davanın ceza zamanaşımı süresi içinde açıldığı göz önünde tutulduğunda, davanın zamanaşımı için öngörülen yasal süre içinde açıldığı anlışılmakla, davalı ... ... Şirketi vekilinin zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir.
Davaya konu kaza ile ilgili yapılan soruşturma sonucunda Menderes... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında ceza yargılaması yapılmış, yargılama sırasında Ankara Adli Tıp Kurumundan Trafik İhtisas Dairesinden alınan 19.03.2021 tarihli raporda, davalı sürücünün sevk ve idaresindeki...lı traktörüyle yol kenarındaki kereste istiflerinin bulunduğu yerdeki toprak alandan çift yönlü yolun karşı tarafındaki kereste fabrikasına geçmek isterken solundan gelen araç trafiğini gerekli ve yeterli şekilde kontrol etmesi, dönüşünü uygun ortamda yapması gerekir iken aksine hareketle bu hususlara riayet etmediği, kontrolsüzce yola girip sola manevra yaparak, solundan gelen, düz seyreden ve ilk geçiş hakkını bırakmadığı davacı sürücü sevk ve idaresindeki motosikletin sağ yan kısımlarına aracının ön kısmında bulunan forkliftle çarptığı, bu nedenle kazada dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketleri nedeniyle asli kusurlu olduğu, davacı sürücünün ise atfı kabil bir kusurunun bulunmadığı bildirilmiş, mahkemece bir başka rapor alınması yoluna gidilmemiştir.
Kaza tespit tutanağında, davalı sürücünün sola dönüş kurallarına riayet etmeyerek kazanın oluşumunda kusurlu olup, davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir. Ceza yargılamasında alınan 19/03/2021 tarihli Adli Tıp raporunda kazanın oluşumunda, davalı sürücünün asli ve tam kusurlu, davacının ise kusursuz olduğu belirlenmiştir. Mahkememizce alınan 14/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda da, Adli Tıp Kurumu raporu ile ve kaza tespit tutanağı ile uyumlu tespitler yapılarak davalı sürücünün KTK'nun 84/j maddesindeki asli kusurlardan sayılan manevraları düzenleyen genel şartlara uymama kuralını ihlal ettiği, davacı sürücünün ise herhangi bir kural ihlalinin tespit edilemediği bildirilmiştir. Buna göre kaza tutanağı ile ceza mahkemesinde alınan bilirkişi raporu ve mahkememizce alınan bilirkişi raporunun birbiri ile uyumlu olup, raporlar arasında çelişki bulunmadığı, TBK'nun 74.maddesinde düzenlenen hukuk hakiminin zarar verenin kusurunun olup olmadığı konusunda ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleri ile bağlı olmadığı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararı ile de bağlı bulunmadığı, aynı şekilde ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararının da, hukuk hakimini bağlamayacağı hükmü göz önünde tutularak, dosyanın sürüncemede kalmaması için ceza davasının sonucunun beklenmesine gerek görülmemiş, ceza mahkemesince alınan rapor, kaza tutanağı ve mahkememizce alınan kusur raporu birlikte değerlendirilerek kazanın oluşumunda davalı sürücü ...in tam kusurlu, davacının ise kusursuz oldukları kabul edilerek yargılama yapılmış ve hüküm kurulmuştur.
Davacı tanığı...yeminli beyanında; kaza anına tanık olmadığını, davacı oğlunu hastanede gördüğünü, bir ay içinde üç ayrı ameliyat geçirdiğini, davacıya iki hafta kendisinin daha sonra annesinin baktığını, bir ay sonra taburcu olduktan sonra takılan ağırlıkla tedavisinin devam ettiğini, bu durumun bir buçuk iki ay sürdüğünü, annesinin, davacıya bakmaya devam ettiğini, sonrasında davacının iki ay yürüteç ile yürüdüğünü, kaza nedeniyle okuluna devam edemediğini ve okulunu bıraktığını, karşı taraftan hiç kimsenin ne maddi ne de manevi olarak yardımcı olmadığını, davacı tanığı ... yeminli beyanında; kazaya tanık olmadığını, ancak olay yerine gittiğini, kardeşi davacının uzun bir süre sağlık sıkıntısı yaşadığını, bir ay hastanede kaldığını, kendisine gelmesinin bir buçuk yılı bulduğuru, ayağı şiştiği için kıyafetini çıkarmasının zorlaştığını, yazın kanama meydana geldiğini, okulunun bittiğini, spor tarzı faaliyetlere katılamadığını, karşı taraftan hiç kimsenin maddi ve manevi yardımda bulunmadığını, davacı tanığı... yeminli beyanında; kazadan sonra hastanede on beş gün davacının yanında kaldığını, davacının bir ay hastanede kalıp, üç kez ameliyat olduğunu, ayaklarını demire bağlayıp ucuna ağırlık taktığını, acısının çok fazla olduğunu, halen acısının devam ettiğini, hastaneden çıktıktan sonra on beş gün davacının yanında kaldığını, bildirmişlerdir.
Davadan önce davacının sürekli iş görmezliği konusunda Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 21/01/2019 tarihli raporda %32 oranında sürekli iş görmezlik halinin oluştuğu bildirilmiştir. Yargılama sırasında davacının geçici ve sürekli iş görmezlik halinin oluşup oluşmadığı ve bakıma muhtaç olup olmadığı konusunda kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Bilim Dalı Sağlık Kurulundan alınan raporda ise davacının, davaya konu kazayla ilgili yaralanmasına bağlı olarak %21,7 oranında sürekli iş görmezlik halinin oluştuğu, geçici iş görmezlik süresinin 178 gün olup, bir ay süre ile bakıcıya ihtiyacı bulunduğu belirtilmiştir. Her ne kadar iki rapor arasında sürekli iş görmezlik oranı açısından çelişkinin giderilmesini gerektirir bir rapor alınması gerekse de, gerek davacı vekilinin daha düşük oran belirlenmesine rağmen Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Bilim Dalı Sağlık Kurulundan alınan rapora itirazının bulunmadığını bildirerek raporu kabul etmesi, gerekse Yargıtay uygulamaları gereği geçerli olan raporun Adli Tıp Kurumu veya Üniversitelerin Tıp Fakülteleri içinde yer alan Adli Tıp Ana Bilim Dalı Sağlık Kurullarından alınacak raporla iş görmezlik oranlarının belirlenmesinin gerektiği göz önünde tutulduğunda, raporun bu konudaki uygulamaya uygun kurumdan alındığı göz önünde tutularak, bir başka rapor alınmasına gerek görülmemiş, davacının sürekli iş görmezliğinin %21,7, geçici iş görmezliğinin 178 gün ve bakıcıya ihtiyacı olduğu sürenin bir ay olduğu kabul edilmiştir.
SGK tarafından gönderilen yazıda Sosyal Güvenlik Mevzuatı kapsamında davacıya, davaya konu kazadan kaynaklanan rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı bildirilmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, cevap dilekçesinde, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi giderlerinin poliçe teminatı dışında olduğunu iddia etmiştir. 6111 sayılı Kanunun 59. maddesi ile değişik KTK'nun 98. maddesinde SGK'nın sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır. Bu düzenlemeye göre ZMMS genel şartları A.5(b) maddesi ile yaralı kişinin tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alıncaya kadar geçen süre içinde bakıcı giderleri, çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler, bir başka deyişle geçici iş görmezlik zararları sağlık giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı Kanunun 59. maddesi ile KTK'nun 98. maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiş ise de; kanunla düzenlenen bir konunun kapsamının idare tarafından yapılan bir düzenleme olan genel şartlar ile genişletilmesinin ve daraltılmasının mümkün bulunmadığı, buna göre kanuna aykırı genel şart maddesinin uygulanmasının mümkün bulunmadığı, bu düzenleme ile dava dışı SGK'ya bir sorumluluk yüklenmesinin de mümkün olmadığı, davaya konu ZMMS poliçesindeki şartların davacılar yönünden bağlayıcılığının bulunmadığı, Anayasa Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 17/07/2020 tarihli, 2019/40 esas ve 2019/40 karar sayılı kararı ile 6704 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile değiştirilen 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan "ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan "ve genel şartlarda" ibaresinin iptal edilmesi nedeniyle uygulanmasının mümkün bulunmadığı ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 14/09/2022 tarih 2021/13349 esas ve 2022/10165 karar sayılı ilamı ile benzer çok sayıda ilamları dikkate alınarak davalı sigorta şirketi vekilinin geçici iş görmezlik zararı ile SGK'nın sorumluluğunda bulunmayan tedavi giderlerinin teminat dışı olduğuna yönelik iddiası haklı görülmemiş ve davalı sigorta şirketleri, davacının geçici iş görmezlik tazminatı ve bakıcı giderinden sorumlu tutulmuştur.
Davacı tarafça, davalı sürücü hakkında kazaya sebebiyet veren haksız fiili işleyen sıfatına bağlı olarak maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulmuştur. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca davalı sürücü, haksız fiili işleyen sıfatıyla davacının maddi ve manevi zararlarından kusuru oranında sorumludur.
Davalı araç maliki ..... Şirketi ise KTK hükümleri gereği işleten sıfatıyla davacının maddi ve manevi zararlarından, davalı sürücünün kusuru oranında sorumludur.
Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı aracın sürücüsü davalı sürücü...'in kusuru oranında ve maddi tazminat istemi yönünden poliçe limiti ile sınırlıdır.
KTK'nun 86. maddesinde, aynı kanunun 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma şartlarına yer verilmiştir. Bu düzenlemeye göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluğun kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek, sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hâkim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin takdirine bırakmıştır.
KTK'nun 91. maddesinde; işletenin, aynı kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yaptırma zorunluluğu düzenlenmiştir. İşletenin, üçüncü kişilere verilen zarar nedeniyle hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının, 91. maddede düzenlenen sorumluluğu, sözleşmeye dayalı bir sorumluluk olup, genel şartlar uyarınca sigortacının sorumluluğunun kapsamı kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri ile sınırlı olmak üzere sigorta konusu, motorlu bir aracın işletilmesi ile oluşan bir trafik kazası sonucunda üçüncü şahısların ekonomik değeri olan mal varlığında doğrudan oluşan azalmalar, vücut bütünlüğündeki eksilmeler, sürekli sakatlık veya ölüm nedeniyle ilgililerin uğradıkları kayıplardır. Bu çerçevede zarar gören üçüncü kişiler, işletene göre üçüncü kişi olanlar olup, sigortalıya yöneltebilecekleri tazminat taleplerini, sigortacıya karşı da ileri sürebileceklerdir. Sigorta poliçesi teminatı kapsamı dışındaki hâller KTK'nun 92.maddesi ile Genel Şartların A.6. maddesinde düzenlenmiştir.
Açıklanan yasal düzenlemeler gereği davalı sigorta şirketi, davalı araç işleteni şirkete ait aracın, ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi olması nedeniyle KTK'nun 91.maddesi uyarınca davacının maddi zararlarından teminat altına aldığı aracın sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sorumlu olup, somut olayda belirlenen kusur oranına göre davalı sigorta şirketi, davacının maddi zararından poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulmuştur.
Davalı sigorta şirketi tarafından, davacıya davadan önce 14.05.2020 tarihinde 167.642,04 TL, davadan sonra ise 115.000,00 TL ödeme yapıldığı toplanan delillerle belirlidir. Buna bağlı olarak davacı taraf ile davalı sigorta şirketi arasında 24.03.2022 tarihli ibraname-feragatname başlıklı olarak düzenlenen belgede davacıya sürekli iş görmezlik tazminatı olarak 115.000,00 TL yanında, 15.000,00 TL işlemiş faiz, 300,00 TL yargılama gideri, 14.875,00 TL vekalet ücreti, 2.521,19 TL stopaj kesintisi ve 1.134,53 TL KDV ödemesi yapılacağının kararlaştırıldığı, ödeme halinde davacı tarafın, sigorta şirketine karşı her türlü alacağından feragat edeceği kararlaştırılmışsa da, davacı vekili dosyaya ibraname doğrultusunda bir dilekçe sunmamış, 25.12.2024 tarihli duruşmadaki beyanında, sigorta şirketinin kendi oluşturduğu kayıtları içermeyen ibraname imzalanmadığı sürece ödeme yapmaması nedeniyle bu nitelikteki ibranameyi imzalamak zorunda kaldıklarını, yerleşmiş Yargıtay kararlarında tazminat miktarı belli olmadan düzenlenen ibranamelerin geçersiz olduğununun vurgulandığını, ayrıca KTK'nun 112.maddesi uyarınca fahiş miktar söz konusu olduğunda ibranamelerin geçersiz olduğunu, hesaplanan miktarlar ile ödenen miktar arasında fahiş fark bulunduğunu, bu nedenle ibranamenin geçersiz olduğunu bildirmişse de, davacı vekilinin geçerli vekaletnameye dayanarak davalı sigorta şirketi ile aralarında düzenlenen ibranamenin davacıyı bağlayıcı olup, sigorta şirketinin poliçe limitinin sürekli iş görmezlik tazminatına ilişkin 360.000,00 TL olduğu, bilirkişi raporunda hesaplandığı üzere davadan önce ve davadan sonra yapılan ödemelerle 282.642,04 TL ödeme yapıldığı, ayrıca yargılama giderleri, vekalet ücreti, işlemiş faiz gibi dava konusu tazminatların ferisine ilişkin alacaklar yönünden de uygulama yapıldığı, davacı sigorta şirketi tarafından poliçe limiti içinde ödenmesi gereken 77.357,96 TL tazminat miktarı olmasına rağmen davacı vekilinin, davalı sigorta şirketinden başkaca talepte bulunmayacaklarını bildirerek davalı sigorta şirketini ibra etmesine göre somut olayda KTK'nun 112.maddesinin uygulama yerinin de bulunmadığı dikkate alınarak, davacı vekilinin, davalı sigorta şirketinin bakiye 77.357,96 TL'lik bakiye tazminattan sorumlu tutulması talebinde haklılık görülmemiş, dosyaya sunulan ibraname uyarınca poliçe limiti kadar davalı sigorta şirketinin, davacı tarafça ibra edildiği dikkate alınarak, davacı tarafın 77.357,96 TL'lik sürekli iş görmezlik tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Davacının kaza tarihindeki tazminat hesabına esas alınacak gelirinin tespiti konusunda deliller toplanmış, davacının kaza sırasında öğrenci olup, gelir getiren bir işte çalışmadığı, Menderes ...Anadolu Lisesi yiyecek içecek hizmetleri bölümünden 29/06/2020 tarihinde mezun olduğu belirlenmiş, buna uygun olarak yapacağı iş konusunda ilgili meslek odaları ve sendikalara müzekkere yazılmış, Türkiye Otel Lokanta ve Eğlence Yerleri İşçileri Sendikasından alınan 09.07.2024 tarihli müzekkere cevabında işçinin yaptığı işe karşılık gelen ücretinin ortalama aylık net 20.000,00-21.000,00 TL arasında olabileceği bildirilmiş ise de, davacının sosyoekonomik durumu için yazılan müzekkereye verilen 15/12/2021 tarihli cevapta davacının pide fırınında asgari ücretle işçi olarak çalıştığının bildirildiği, gerek kaza tarihinde, gerekse sonrasında eğitim gördüğü alanla ilgili bir işte çalışmadığı, davacının sigortalı olarak çalıştığına, asgari ücretin üzerinde ücret aldığına ilişkin davacı tarafça bir iddianın dile getirilip dosyaya bir bilgi ve belge sunulmaması yanında dosyada maaş bordrosu ve benzeri bir belgenin toplanmaması karşısında, aktüer bilirkişi raporunda asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamanın usul, yasa ve dosya kapsamına uygun bulunduğu kabul edilmiştir.
Aktüer bilirkişi raporunda; kaza tarihinde geçerli olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri raporda, davacının geçici iş görmezlik süresi, kalıcı iş görmezlik oranı ve bakıcıya muhtaç kaldığı süreye göre ve davalı sürücünün tam kusurlu olarak kabul edilmesine bağlı olarak hesaplamalar yapıldığını, davacının, Menderes... Anadolu Lisesi'nde yiyecek içecek alanından 29.06.2020 tarihinde mezun olup, Türkiye Otel Lokanta ve Eğlence Yerleri İşçileri Sendikasından alınan 09.07.2024 tarihli müzekkere cevabında işçinin yaptığı işe karşılık gelen ücretinin ortalama aylık net 20.000,00-21.000,00 TL arasında olabileceği ifade edilmesine rağmen 15.12.2021 tarihli tahkikat evrakında davacının pide fırınında asgari ücretle çalıştığının belirtilmesi nedeniyle ve davacının kazancının asgari ücretin üzerinde olduğuna dair dosya içerisinde herhangi bir ek belge yada maaş bordrosu tespiti olmadığından, hesaplamada net asgari ücret parametresinin esas alındığını, davacının olay tarihinde 16 yaşında olması ve gelir getirici herhangi bir işte çalışmıyor olması sebebiyle, 18 yaşına kadar kazancının ...’siz asgari ücret düzeyinde, 18 yaş sonrası için ...dahil asgari ücret düzeyinde olduğunun kabul olunarak hesaplama yapıldığını, askerlik görevinin hesaplamada göz önünde tutulduğunu, TRH-2010 tablosu ile %10 artırım ve iskonto uygulanmak suretiyle yapılan hesaplama sonucunda davacının 18 yaşından küçük olması nedeniyle geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat alacağının bulunmadığının, sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 2.319.544,04 TL olup, davacıya 14.05.2020 tarihinde yapılan 167.642,04 TL ödemenin güncelleştirilmesi ile 234.992,23 TL olarak mahsubu sonrasında ve 11.04.2022 tarihinde yapılan 115.000,00 TL'lik ödemenin de mahsubu sonrası bakiye alacağının 1.969.551,81 TL olacağının, bakım giderinden kaynaklı maddi tazminat alacağının 2.029,00 TL olduğunun, teminat limitinin 360.000,00 TL olup, davalı sigorta şirketinin kalan bakiye sorumluluğunun 77.357,96 TL olarak tespit edildiğini bildirmiştir.
Davacı vekili 02/12/2024 tarihli talep artırım dilekçesinde, 40,00 TL olarak talep ettikleri sürekli iş görmezlik tazminatını 1.969.511,81 TL, 20,00 TL olarak talep ettikleri bakıcı giderini 2.009,00 TL artırdıklarını bildirmiş, sigorta şirketinin bakiye 77.357,96 TL tazminattan sorumlu tutulmasını talep etmiştir.
Yargılama sırasında Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından 24/12/2024 tarihli karar ve ... karar no ile asgari ücretin artırılmasına ilişkin kararın 27/12/2024 tarihli Resmi Gazetede yayınlanması üzerine maluliyete ilişkin tazminatın hesaplanmasında hüküm tarihine en yakın tarihteki asgari ücret üzerinden hesaplamanın yapılmasının yasal düzenlemeler ve yerleşmiş Yargıtay kararları gereği zorunlu olduğu dikkate alınarak, aktüer bilirkişiden ek rapor alınmış, aktüer bilirkişi ek raporunda, davacının yeni asgari ücrete göre hesaplanan sürekli iş görmezlik tazminatının 2.993.175,39 TL olup, sigorta şirketi tarafından 14.05.2020 tarihinde yapılan ödemenin güncelleştirilmiş miktarı olan 241.236,90 TL ile dava tarihinden sonra yapılan 115.000,00 TL'lik ödemenin mahsubundan sonra bakiye tazminatın 2.636.938,49 TL ve sigorta şirketinin bakiye sorumluluğunun 77.357,96 TL olduğunu bildirmiştir.
Her ne kadar aktüer bilirkişi raporundan sonra davacı vekili tarafından 02/12/2024 tarihli birinci talep artırım dilekçesi ile maddi tazminat miktarları artırılmış ise de, yargılama sırasında belirlenip artırılan yeni asgari ücret tarifeleri uyarınca alınan aktüer bilirkişi ek raporunda tespit edilen maddi tazminat miktarlarının önceki tazminat miktarlarından daha yüksek olması nedeniyle davacı tarafa HMK'nun 107(2) maddesi uyarınca, 2.talep artırım dilekçesi sunması konusunda süre verilmiş, davacı vekili tarafından 07/03/2025 tarihli olarak sunulan ikinci talep artırım dilekçesinde, aktüer bilirkişi ek raporunda belirlenen miktarlara uygun olarak sürekli iş görmezlik tazminatı 667.386,68 TL artırılarak talep edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, usul, yasa ve dosya kapsamına uygun görülen hükme ve denetime elverişli nitelikteki bilirkişi rapor ve ek raporları ile; davaya konu 17.04.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, davalı sürücünün tam kusurlu olarak davacı sürücünün kullandığı motosiklete çarpması sonrasında, davacının 178 gün geçici ve %21,7 oranında sürekli iş görmezliğine ve bir ay süre ile bakıcıya muhtaç kalacak şekilde yaralandığı, kazanın oluşumunda davacının kusursuz olduğu, davalı sürücünün haksız eylemi gerçekleştiren kişi sıfatıyla, davacının dava konusu ettiği maddi ve manevi zararlardan yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereği kusuru oranında sorumlu olup, davalı araç maliki şirketin KTK hükümleri gereği işleten sıfatıyla, davalı sigorta şirketinin ise kazaya karışan davalı sürücünün yönetimindeki aracın, ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen sigortacı sıfatıyla davaya konu maddi zararlarının tamamından davalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumluluklarının bulunduğu, davacının kaza tarihinde öğrenci olup, gelir getiren bir işte çalışmadığı, kaza sonrası asgari ücretle pide fırınında işçi olarak çalıştığı, asgari ücretin üzerinde ücretle çalıştığına dair dosyada bir delil toplanmadığı göz önünde tutulduğunda, aktüer bilirkişi tarafından asgari ücret esas alınarak yapılan hesaplamanın usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olduğu, aktüer bilirkişi raporunda maddi tazminat hesabına esas alınan tüm verilerin doğru kullanılıp hesaplama metotlarının da Yargıtay uygulamalarına uygun bulunduğu, davanın belirsiz alacak davası niteliğinde açılıp, davacı vekili tarafından iki kez talep artırım dilekçesi sunulmuş ise de, yukarıda açıklandığı üzere 07.03.2025 tarihli ikinci talep artırım dilekçesi ile 40,00 TL olarak talep edilen sürekli iş görmezlik tazminatının 2.636.938,49 TL, ilk talep artırım dilekçesinde ise dava dilekçesinde 20,00 TL olarak bakıcı giderini 2.029,00 TL'ye yükseltilmesine rağmen mahkememizce sehven aktüerya bilirkişi ek raporu ve 07.03.2025 tarihli 2.talep artırım dilekçesi dikkate alınmaksızın, aktüerya bilirkişi raporu ve bu rapora uygun olarak sunulan 1.talep artırım dilekçesi ile artırılan tazminat miktarları dikkate alınarak hüküm kurulduğu, davacının, davaya konu kazada müterafik kusur indirimine konu olabilecek kusurunun bulunduğuna dair bir delil toplanmaması nedeniyle somut olayda müterafik kusur indirimi yapılmasına yer olmadığı, davacı taraf ile davalı sigorta şirketi arasında, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler nedeniyle davacı tarafın düzenlenen ibraname ile davalı sigorta şirketini ibra ettiği, buna göre davalı sigorta şirketinin sürekli iş görmezlik tazminatı miktarı yönünden poliçe limiti olan 360.000,00 TL'nin tamamı üzerinden ibra edildiğinin kabul edilmesi gerektiği, buna göre, davacı tarafın ibraya rağmen poliçe limiti dahilinde kalan 77.357,96 TL sürekli iş görmezlik tazminatına ilişkin talebinde haklılık bulunmadığı, davanın açıldığı tarih itibariyle davacı tarafın, davalı sigorta şirketinden talep edebileceği sürekli iş görmezlik tazminatı bulunsa da, davadan sonra davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme ve davalı sigorta şirketi ile davacı taraf arasında düzenlenen ibraname ile davalı sigorta şirketinin ibra edilmesine bağlı olarak, davalı sigorta şirketi yönünden talebe konu sürekli iş görmezlik tazminatı yönünden davanın konusuz kaldığı, buna bağlı olarak diğer davalılar yönünden 77.357,96 TL'lik sürekli iş görmezlik tazminatına ilişkin yükümlülüklerinin sona ermesi nedeniyle diğer davalılar yönünden de bu miktar üzerinden davanın konusuz kaldığı, aktüer bilirkişinin ek raporunda, davacının talep edebileceği sürekli iş görmezlik tazminatının 2.993.175,39 TL olup, ibra nedeniyle 360.000,00 TL'lik bölümünün mahsubundan sonra 2.636.938,49 TL, bakıcı giderinin ise 2.029,00 TL olup, toplam talep edebileceği tazminat miktarının 2.638.967,49 TL olmasına rağmen sehven hata yapılarak aktüer bilirkişiden alınan son güncel asgari ücrete göre hesaplanan ek raporda belirlenen sürekli iş görmezlik tazminatı ile belirlenen ve davacı vekilinin 07.03.2025 tarihli talep artırım dilekçesi dikkate alınmaksızın önceki asgari ücret üzerinden hesaplanan rapor ile bu rapora bağlı olarak sunulan birinci talep artırım dilekçesinde sürekli iş görmezlik tazminatı olarak talep edilen 1.969.551,81 TL tazminat dikkate alınarak ve ibraname nedeniyle davalı sigorta şirketinin ve sigorta şirketine bağlı olarak diğer davalıların da poliçe limiti dahilinde kalan 77.357,96 TL tazminat miktarı yönünden ödeme sorumluluklarının sona erdiği göz önünde tutularak, 77.357,96 TL'nin mahsubu ile davacının talep edebileceği sürekli iş görmezlik tazminatının 1.892.193,85 TL olduğunun kabul edilerek hüküm kurulduğu, davacının kaza tarihinde yaşının küçüklüğü nedeniyle yerleşmiş Yargıtay kararları gereği geçici iş görmezlik tazminatı talebinde bulunamayacağı, bilirkişi raporu ile belirlenen bakıcı giderinin 2.029,00 TL olduğu dikkate alınarak, davacı tarafın maddi tazminat istemine ilişkin davasının kısmen kabulü ile 1.892.193,85 TL kalıcı iş görmezlik tazminatı ile 2.029,00 TL bakıcı giderinden oluşan toplam 1.894.222,85 TL maddi tazminatın 17.04.2018 tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ......Şirketi ile...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafın, maddi tazminata ilişkin davasının kısmen reddi ile geçici iş görmezlik tazminatının 40,00 TL maddi tazminat talebi ile kalıcı iş görmezlik tazminatının 77.357,96 TL'lik bölümüne ilişkin maddi tazminat talebinden oluşan toplam 77.397,96 TL'lik maddi tazminat talebinin reddine, davalı ..... Şirketi hakkındaki maddi tazminatın tamamı ve davalılar ..... Şirketi ile...hakkındaki maddi tazminat isteminin 115.000,00 TL'lik bölümü yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Hükmedilen tazminatlara davalı sürücü ile davalı işleten şirket yönünden kaza tarihinden başlamak üzere ve davalı tarafça yasal faiz talep edilmesi nedeniyle yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Davacı taraf, davalı sürücü ile davalı işletenden manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. TBK'nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği uygun bir miktar paranın adalete uygun olması gereklidir.
Dava konusu trafik kazasının oluşumu, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusur oranı, davacı ile davalı sürücü ve davalı işletenin sosyal ve ekonomik durumları, paranın ülkemizdeki genel satın alma gücü, manevi tazminatın daha yüksek veya daha düşük miktarda takdirini gerektirir başkaca somut olaya özel bir nedenin bulunmadığı, davacının kaza nedeniyle öğrenci iken ve genç yaşta %21,7 oranında kalıcı iş görmezliğinin oluştuğu, kaza nedeniyle 178 gün geçici iş görmezliğinin oluşup, bir ay bir bakıcının bakımına muhtaç kaldığı gibi hastanede geçirdiği bir ay süresince üç kez ameliyat olmak zorunda kalıp, hastane sonrasında da ağrılı tedavi sürecinin devam ettiği, hiç kusuru olmadığı halde çok genç yaşta malul kalması nedeniyle bir ömür boyu bu maluliyetin oluşturduğu ve devam edeceği üzüntü, acı ve manevi kayıplar, kaza tarihi ve bu tarihteki ekonomik ölçüler birlikte göz önünde tutulduğunda,160.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin dosya kapsamına uygun olacağı konusunda mahkememizde vicdani kanaat oluşmakla manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, 160.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.04.2018 tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sürücü ile davalı işletenden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminata ilişkin 140.000,00 TL'lik fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle:
1-Davacı tarafın maddi tazminat istemine ilişkin davasının KISMEN KABULÜ ile;
1.892.193,85 TL kalıcı iş görmezlik tazminatı ile 2.029,00 TL bakıcı giderinden oluşan toplam 1.894.222,85 TL maddi tazminatın 17.04.2018 tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..... Şirketi ile...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacı tarafın, maddi tazminata ilişkin davasının KISMEN REDDİ ile;
Geçici iş görmezlik tazminatının 40,00 TL maddi tazminat talebi ile kalıcı iş görmezlik tazminatının 77.357,96 TL'lik bölümüne ilişkin maddi tazminat talebinden oluşan toplam 77.397,96 TL'lik maddi tazminat talebinin REDDİNE,
3-Davalı ..... Şirketi hakkındaki maddi tazminatın tamamı ve davalılar ..... Şirketi ile...hakkındaki maddi tazminat isteminin 115.000,00 TL'lik bölümü yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
4-a)Davacı tarafın manevi tazminat istemine ilişkin davasının KISMEN KABULÜ ile;
160.000,00 TL manevi tazminatın 17.04.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ... Şirketi ile...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
b-)Davacı tarafın manevi tazminata ilişkin davasının KISMEN REDDİ ile;
Fazlaya ilişkin 140.000,00 TL manevi tazminata ilişkin isteminin REDDİNE,
5-a)Harçlar Kanunu gereğince maddi tazminat talebi yönünden alınması gereken; 129.394,36 TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında maddi tazminat yönünden peşin olarak yatırılan 0,34 TL peşin harç ile 2.280,00 TL ve 6.734,00 TL tamamlama harçlarından oluşan toplam 9.014,34 TL harcın indirilmesinden sonra geriye kalan 120.380,02 TL karar ve ilam harcının, 24.591,60 TL'lik bölümünden davalı sigorta şirketinin sorumlu olması kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
b)Harçlar Kanunu gereğince manevi tazminat talebi yönünden alınması gereken;
10.929,60 TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında manevi tazminat yönünden peşin olarak yatırılan 1.024,66 TL harcın indirilmesinden sonra geriye kalan 9.904,94 TL karar ve ilam harcının davalılar ..... Şirketi ile...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
c)Davacı tarafça maddi tazminat istemi yönünden peşin olarak yatırılan 0,34 TL harcın, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
d)Davacı tarafça manevi tazminat istemi yönünden peşin yatırılan 1.024,66 TL harcın, davalılar ..... Şirketi ile...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Kabulüne karar verilen maddi tazminat talebi yönünden;
a)Davacı yararına A.A.Ü.T'nin 13. maddesi uyarınca takdir edilen 268.364,51 TL nispi vekalet ücretinin, davalı sigorta şirketi tarafından ibraname çerçevesinde ödenen 14.875,00 TL'lik bölümünün mahsubundan sonra geriye kalan 253.489,51TL vekalet ücretinin 42.725,00 TL'lik bölümünden davalı sigorta şirketinin sorumlu olması kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
b)Reddine karar verilen maddi tazminat istemi yönünden,
Davalılar yararına A.A.Ü.T'nin 10 ve 13.maddeleri uyarınca takdir edilen 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin, davacıdan alınarak, davalılara verilmesine,
7-Kabulüne karar verilen manevi tazminat talebi yönünden;
a)Davacı yararına A.A.Ü.T'nin 13. maddesi uyarınca takdir edilen 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılar ..... Şirketi ile...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
b)Reddine karar verilen manevi tazminat istemi yönünden,
Davalılar ......Şirketi ve...yararına A.A.Ü.T'nin 10 ve 13.maddeleri uyarınca takdir edilen 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin, davacıdan alınarak, davalı ......Şirketine verilmesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi uyarınca 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinden oluşan yargılama giderinden 9/10'unun karşılığı olan 1.224,00 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 1/10'unun karşılığı olan 136,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
9-Davacı tarafça yapılan 59,00 TL başvurma harcı, 2.658,00 TL yirmi yedi adet posta, 208,00 TL yirmi iki adet elektronik tebligat, 4,90 TL dört adet kep müzekkere, 3.700,00 TL bilirkişi reddiyat ücreti olan toplam 6.629,90 TL yargılama giderinin 300,00 TL'lik bölümünün ibranameye bağlı olarak davalı sigorta şirketi tarafından ödenmesi nedeniyle mahsubundan sonra geriye kalan 6.329,90 TL yargılama giderinden 9/10'unun karşılığı olan 5.333,92 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 1/10'unun karşılığı olan 632,99 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Davalı .....Şirketi tarafından yapılan ve on adet elektronik tebligat giderinden oluşan 100,00 TL yargılama giderinden 1/10'unun karşılığı olan 10,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak, davalı .....Şirketine verilmesine, 9/10'unun karşılığı olan 90,00 TL yargılama giderinin davalı .....Şirketinin üzerinde bırakılmasına,
11-Davacı ve davalı ..... Şirketi tarafından yatırılan gider avansından, harcanmayan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı ..... Şirketi vekili, davalı...ile davalı ...... Şirketi vekilinin yokluğunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/04/2025