İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili ...Ürünler Limited Şirketi'nin Bayındır ve Torbalı ilçelerinin muhtelif tarım arazilerinde meyve ve sebze yetiştiriciliği yaptığı, müvekkili şirketin; tohum üreticilerinden, satmayı planladığı ürünlerin tohumlarından sipariş ettikten sonra bu tohumları belirli üretim alanlarında emek, para ve zaman harcayarak; anlaşmış olduğu çiftçiler vasıtasıyla yetiştirdikten sonra satmak için tahahütte bulunduğu alıcılara bu ürünleri zamanında ve tam olarak teslim ettiği, müvekkili şirketin 12.04.2021 tarihinde davalı taraflardan ... Tarım Sanayi ve Limited Şirketi ile 1.500 kg “...” markalı, “burgan taze fasulye” çeşitli tohum satın aldığı, müvekkilinin, satın alınan ürünleri, toplam yaklaşık 100.000 m2 arazi üzerine ektirdiği, ekilen ürünlerin, hasat zamanı geldiğinde işbu dava konusu uyuşmazlığın ortaya çıktığı, satın alınıp, onca emek zaman ve para harcanarak yetiştirilen tohumların, sipariş edilen tohumlardan farklı tohum çeşitleri ile karışık tohumlar olduğunun ortaya çıktığı, bu karışıklığa ilişkin derhal Torbalı Sulh Hukuk Ve Bayındır Sulh Hukuk Mahkemelerinde delil tespit davaları açıldığı, Mahkemecelerle yapılan keşif ve tanzim edilen bilirkişi tutanakları doğrultusunda, işbu davaya konu olan iddialarının tespit edildiği, müvekkilinin ürünlerinin kaliteli ve ticari itibarına zeval vermeyecek şekilde yetiştirmek konusunda göstermiş olduğu çaba sonucunda tohumların başkaca fasulye çeşitleri ile karışık olması karşısında yıllardır oluşturulmuş olan ticari itibarının sekteye uğradığı, durumun daha da kötü bir vaziyet almasına neden olan noktanın ise; müvekkilinin fasulye tohumlarını çok fazla alana ekmiş olması olduğu, şöyle ki; müvekkil şirket nisan ayında; “Torbalı ilçesi, Pamukayazı Mah. de konumlu 242 ...20 dekar alanda” üretici ... ve ... (arazi sahibi) vasıtasıyla işbu dava konusu tohumların ekim işlemini tamamladığı ayrıca müvekkili şirketin bu tohumları;“Bayındır ilçesi, Çıplak (Yeşilova) Mah. ...Mevkii, 154 Nolu parselde kayıtlı 6.100m2 alanda, Bayındır ilçesi, Çıplak (Yeşilova) Mah. ...Mevkii, 155 Nolu ... kayıtlı 16.000 m2 alanda, Bayındır ilçesi, Çıplak (Yeşilova) Mah. ...Mevkii, 233 Nolu parselde kayıtlı 34.850 m2 alanda, Bayındır ilçesi, Ç...Nolu ... kayıtlı 21.900 m2 alanda” Üretici ... ve ... (arazi sahibi) vasıtasıyla işbu dava konusu tohumların ekim işlemini tamamlattığı, davaya konu olan fasulyelerin istenilen çeşitten farklı olmasının müvekkilinin fasulyeleri satmak maksadı ile yapmış olduğu diğer anlaşmaları etkilemekle beraber fasulyelerin satışının da mümkün olmadığı, standart ve homojen yapıda olmayan bu ürünlerin pazar değerinin olmadığı, hasatın; tarım işçilerinin yardımıyla özel makinalar tarafından yapıldığı, bu karışık çeşitlerin ayrım yapılarak toplanmasının mümkün olmadığı, açıklanmaya çalışıldığı üzere; müvekkilinin tohumları yetiştirmek adına sarf ettiği emeğin ve yapmış olduğu harcamanın yanında, yoksun kalınan kazanç durumunun da söz konusu olduğu, zira müvekkilinin üretmek istediği fasulyelerin, olağan kullanımın dışında ve fabrikalara satma amaçlı olarak üretildiği, fabrikaların ürün alımlarında belirli kriter ve parametrelerinin bulunduğu, bu nedenle müvekkilinin bu ürünleri fabrikalara satamadığı, fasulyelerdeki karışıklığa ilişkin şüpheler oluştuktan sonra derhal Torbalı Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi’nden ve Bayındır Sulh Hukuk Mahkemesi'nden 21.06.2021 tarihinde delil tespit talebinde bulunulduğu ve 24.06.2021 tarihinde keşif heyeti ile birlikte gerekli incelemeler tamamlandıktan sonra bilirkişi raporlarının hazırlandığı, Torbalı Sulh Hukuk Mahkemesi 2021 /35 D. İş sayılı dosyasında alınan 06.07.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre; "...fasulyelerin çeşit dağılımları yapılan gözlem sonucunda; tarlanın yaklaşık %35 lik kısmı Burgan çeşidi dışındaki çeşitlerden oluşmaktadır. Bu çeşitlerde sülük oluşumu, baklalarda kılçık oluşumu gerçekleştiğinden, taze olarak ve konserve olarak tüketimi uygun değildir." şeklinde belirtildiği, Bayındır Sulh Hukuk Mahkemesi 2021/9 D.İş sayılı dosyasında alınan 02.07.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre; “Fasulye çeşidinin üzerinde yapılan araştırma ve incelemeler ile tespit konusu Çıplak (Yeşilova) Mahallesi ......toplam 78,85 Dekar alanda etkili olan taze fasulye bitkileri üzerinde keşif anında yapılan incelemeler sonucu; “Fasulye ekili tarlalarda herhangi bir hastalık zararlı vb. olumsuz etmene rastlanmadığı,yetiştirici hatasından kaynaklanan herhangi bir olumsuz duruma rastlanılmadığı tespit edilmiştir.” denmek sureti ile müvekkilinin tohumları yetiştirirken herhangi bir hata yapmadığının tespit edildiği, zira ürünlerin hastalıklı olmadığı, tüketime uygun olmayan başka bir çeşit olduğu, müvekkili davacı ile davalı arasında yapılmış olan sözleşmeye konu “burgan fasulye tohumu” değil farklı çeşitte tohum verildiğinin ortaya çıktığı, bilirkişi raporlarında devamla; “Tarlalarda iki çeşit fasulye bitkisi tespit edilmiş olup bir çeşidin istenilen cins olan Burgan diğer çeşidin ise Burgan olmadığı tespit edilmiştir. Farklı iki tür fasulyenin birbirine karışık halde tarlaya ekildiği bir sıra üzerinde her iki çeşidinde karışık halde etkili olduğu tespit edilmiştir. Her iki türünde tüm tarlaların her yerine dağıldığı tespit edilmiştir.” denilmek suretiyle gelen tohumların istenilen çeşit olmadığı bilirkişi raporuyla tespit edildiği, fasulyelerin; kılçıklılık, şekil, uzunluk, genişlik, dolgun ve yassılıkları gibi bir çok kriter ve gruba göre yetiştirilip satılmakta olduğu, ürünlerin satıldığı fabrikaların bu ölçütlere göre ürün alımı yaptığı, müvekkiline verilen tohumların; piyasada pazarı, üretimi ve tüketimi olmayan hastalıklı bir çeşit olduğu, 100.000 m2 alanda, binlerce bitkiden on binlerce yaprak ve dalın arasından on binlerce ürünün içinde bu iki çeşidin birbirinden ayırt edilerek hasat edilebilme imkanının olmadığı, müvekkili böyle bir işe kalkışaydı dahi, ne bunu ayırt edebilecek bir teknoloji ne de yeterli insan gücü ne de yeterli likitide ne de yeterli zaman bulabileceği, hasatta gecikme olursa hasat edilen fasulyelerin selülozlaşması neticesinde sertleşmeleri, içindeki danelerin tüketilme imkanı kalmayacağı. özetle; müvekkilinin, sadece satışa uygun olan fasulyeleri hasat edip satma imkanı olmadığı, alınan bilirkişi raporlarıyla farklı çeşitlerde tohum verildiğinin tespit edilmesinin ardından davalı taraflara 14.07.2021 tarihinde ekte yer alan ihtarlar gönderildiği, yapılan ihtara cevaben mahsullerde bir ayıp yahut bozukluk olmadığının davalı ... şirketince beyan edildiği, verilen cevapta yapılan savunmanın dayanaksız ve konuyla alakası olmadığının aşikâr olduğu, alınan tohumlardan bir kutusunun açılmamış şekilde halen müvekkilinin deposunda muhafaza edildiği, müvekkilinin davaya konu olan tohumları, ... firmasından almış fakat ...'in de ürünü ... isimli firmadan temin ettiği, müvekkilinin sözleşmeyi ... ile yaptığı fakat araziye teslimin ...isimli firma tarafından yapıldığı, müvekkilinin satın almış olduğu tohumların müvekkili aleyhinde zararlar doğurduğu ve müvekkilinin maddi manevi bir çok zarara uğramış olduğu, bu zararların karşılanması ve müvekkilinin mağduriyetinin giderilmesi zorunluluğunun doğmuş olduğu, satın alınan fasulye tohumlarının sözleşmede kararlaştırılandan farklı çıkmasının müvekkilinin zarara uğramasına sebebiyet verdiği, müvekkilinin; arazi kira bedellerini, tohumların dikimlerini, bitkilerin çapa işlemlerini, elektrik - su faturalarını, yakıt bedelini ve işçilik ile bakım bedellerini yani özetle fasulyelerin yetiştirilmesi için gereken ödemeleri yaptığı, öte yandan en büyük kalemlerden biri olan ilaçlama ve gübreleme için çok ciddi paralar harcadığı, tüm bu zararların tazmini ve Tohumculuk Kanunu gereği davalı taraflarca müteselsilen karşılanması gerektiği, ticari davaların dava şartı hususunu oluşturan arabuluculuk başvurusunun taraflarınca yapıldığı fakat arabuluculuk görüşmelerinden olumlu bir sonuç alınamadığı belirtilerek açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, yoksun kalınan kazanç, işçilik giderleri, sulama ve yakıt giderlerin bilirkişi marifetiyle hesaplanmasıyla, müvekkilinin zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenmesinin ardından arttırılmak üzere şimdilik; davanın kabulü ile tohumların bedeli için 75.000 TL, tarlaların kira bedelleri için 146.000 TL, tohum ekim işçilik bedeli için 1.000 TL, bakım işçilik bedeli için 1.000 TL, ilaç ve gübreleme giderleri için 152.583 TL, sulama bedeli için 1.000 TL, kullanılan elektrik bedeli için 12.000 TL, yoksun kalınan gelirler bakımından 1.000 TL ve delil tespit giderleri olan 2.536 TL olmak üzere toplam 392.119,00 TL'nin dava tarihi itibariyle ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Davalı ... Tarım ... Ltd. Şti vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; yetkiye ilişkin yasa maddesinde açıkça belirtildiği üzere (HMK- 6,7 ve ilgili maddeler) bu tür davalarda genel yetki kuralı geçerli olup yetkili mahkemenin davalının ikametgâhı mahkemesi olduğu, tapu davaları, haksız fiilden kaynaklanan davalar gibi bazı istisnalar hariç olmak üzere genel yetki kuralının geçerli olduğu, açılan iş bu davada yetkili mahkemenin davalıların ikamet mahkemeleri olup açıklanan davanın öncelikle esasına girilmeden yetki yönünden reddine karar verilmesinin gerektiği, diğer davalının ikamet adresinin Yenişehir Bursa olduğu, müvekkili firmanın ikamet adresinin ise dava dilekçesinde de belirtildiği üzere ... Mah. Yaş Meyve Sebzeciler Sitesi 10515 sok. No: 4 Karatay KONYA olduğu, dolayısıyla yetkili mahkemenin Konya Asliye Ticaret Mahkemesi ve Yenişehir Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu, bu sebeple öncelikle yetki itirazlarının kabulü ile İzmir Mahkemelerinin yetkisiz olduğuna ve Konya Mahkemelerinin yetkili olduğuna karar verilmesinin talep edildiği, davacı tarafın dava ve taraf ehliyetinin olmadığı, ÇKS (Çiftçi Kayıt Sistemi) kayıtlarına göre davacıların davada taraf ehliyetinin bulunmadığı, Çiftçi Kayıt Sistemi'nin çiftçilerin malik oldukları veya kullandıkları tarım arazilerini kayıt zorunluluğunu içerdiği, 27.05.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanana ÇKS yönetmeliğine göre, ÇKS kayıtlarının hak sahipliği açısından bağlayıcı ve zorunlu olduğu, dolayısıyla ÇKS kayıtlarına sahip olan taraf bazı destek ve haklardan yararlandığı, bildikleri ve anladıkları kadarıyla davacının da tohum satışı yaptığı, bu durumda ekici değil diğer davalı gibi satıcı olarak değerlendirilmesi gerektiği, 5553 Sayılı Tohumculuk yasasının 11. Maddesinde "fiillerin ayrıca suç sayılması hali saklı kalmak üzere zarara neden olan kusurlu tohumu üreten, satan, dağıtan ithal eden veya başka şekilde piyasaya süren gerçek veya tüzel kişiler meydana gelen zararı müteselsilen tazmin etmekle yükümlüdür. Bunlar zararı, kusurlu oranında birbirine rucu edebilirler. Dava zarara uğrayanın zarara uğradığını tespit edilmesinden itibaren 6 ay içerisinde her halde zararın meydana gelmesinden itibaren 2 yıl içerisinde açılabilir “ hükmünü içerdiği, yasa hükmünde bahsedilen süre hak düşürücü nitelikte olup taraflar ileri sürmese dahi resen nazara alınıp uygulanması gerektiği, durum böyle olmakla birlikte davacı tarafın Haziran 2021 tarihinde üründe ayıp olduğunu tespit ettiğini ileri sürdüğü, bu süreden itibaren 6 ay içerisinde dava açması gerekirken yasal süre içerisinde dava açmadığı, bu sebeple davanın reddine karar verilmesinin gerektiği, davacı tarafça açılan işbu davanın esas noktasının, müvekkili firmaya ait Burgan Fasülye ...) tohumunun ayıplı/kusurlu olup olmadığı noktasında toplandığı, her ne kadar davacı tarafın müvekkili firmaya ait fasulye tohumunun ayıplı/kusurlu olduğunu iddia etse de, dosyada bulunan tüm belge ve delilerde, yapılan tespitler de olmak üzere hiçbirisinde müvekkili firmaya ait Sertifikalı Burgan marka fasülye tohumunun ayıplı/kusurlu olduğuna dair emare ve bilgi olmadığı, şöyle ki; davacı tarafın tüm iddialarının Bayındır ve Torbalı Sulh Hukuk Mahkemelerince yapılan tespitler ve alınan bilirkişi raporları ile ispat edildiğini ileri sürerek işbu davayı açtığı, fakat bu hususta yanılgıya düştüğü, her iki raporda da davaya konu tarlaların tamamında “ farklı iki tür fasulyenin karışık halde tarlaya ekildiği” hususundan bahsedildiği, her iki raporda da müvekkili firmaya ait Burgan marka fasülye tohumunun kusurlu olduğundan veya ayıplı olduğundan bahsetmediği, tam aksine müvekkiline ait tarlada ekili Burgan marka fasulyenin kendisine ait karakteristik özellikleri taşıdığından ve üründe belirtilen özelliklere uygun olduğundan bahsedildiği, rapordan anladıkları sonuca göre farklı iki tohumun karıştırılarak tarlaya ekilmiş ki bu durumdan müvekkili firmanın sorumlu olmasının düşünülemeyeceği ve bu hususun hem kendileri hem de karşı taraf için ispatının mümkün olmadığı, Burgan olarak ekilen tohumda bir sıkıntı görülmediği, müvekkili firmanın tescilli tohumluk ürünün satışında herhangi bir kusurlu satış, ayıplı satış veya hile ve desiseli bir işlem olmadığı, davacı tarafın iyi niyetli olup olmadığı ve MK 2 gereği dürüstlük kurallarına uygun hareket edip etmediği, fasulyenin tarlaya ekiminden sonra ürünün bakımına devam edilmesi mümkün olup olmadığı, mümkün olduğu halde üretici davacının aynı karı elde edip etmeyeceği hususlarının değerlendirilmesi ve varsa bir zarar bu hususlar dikkate alınarak yapılması gerektiği, ayrıca davacı tarafça talep edilen zarar miktarının fahiş olup gerçeği yansıtmadığı, bu yöndeki taleplerinin değerlendirilmesinde, elde edilecek kara göre hesaplama yapılması gerektiği yani elde edilecek hasılat günün fiyatları ile çarpıldıktan sonra ele geçecek meblağdan giderler düşüldükten sonra elde edilecek karın hesaplanması gerektiği belirtilerek öncelikle yeki itirazlarının kabulü ile Konya Mahkemelerinin yetkili olduğuna, Mahkemece davaya devam edildiği taktirde öncelikle husumet yönünden itirazlarının değerlendirilerek davanın reddine, davanın reddi ile yargılama giderleri ile ücreti vekâletin karşı taraftan tahmiline karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Davalı ...Ltd Şti vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; iş bu dava hakkında genel yetki kuralları geçerli olup haklarında açılan davada yetkili yer davalının yerleşim adresi olup iş bu davanın Bursa Asliye Ticaret Mahkemesinde açılması gerekmekte olup yetkili mahkemede açılmayan iş bu davanın yetkisizlik kararı verilerek davanın yetkili olan Bursa Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesinin talep edildiği, davanın, zarara uğrayanın zarara uğradığını tespit edilmesinden itibaren 6 ay içerisinde herhalde zararın meydana gelmesinden itibaren 2 yıl içerisinde açılabilir “ hükmünü içerdiği, Yasa hükmünde bahsedilen süre hak düşürücü nitelikte olup taraflar ileri sürmese dahi resen nazara alınıp uygulanması gerektiği, söz konusu davacının açmış olduğu davanın esastan reddinin gerektiği, davacı tarafça dava dilekçesinde de belirtildiği üzere davacı tarafın sözleşmeyi her ne kadar müvekkili ile yapmış olduğunu açıkça beyan etmişse de söz konusu kusurlu olduğu iddia edilen tohumların diğer davalı ... Tarım Tic. Ve San. Ltd. Şti. tarafından teslim edildiği, bu durumda tohumların kusurlu olduğu kabul edilse bile davacının basiretli bir tüccar gibi davranıp tohumların kusurlu olup olmadığını kontrol etmek ile mükellef olduğu, kusurlu olsa bile müvekkilini bu kusurdan dolayı sorumlu tutamayacağı, sadece bu sebepten dolayı dahi bu davanın kendileri açısından ret edilmesi gerektiği, söz konusu tohumların öncelikle müvekkili ile yapılan sözleşmede ekilecek olan tohumların olup olmadığının tespitinin gerektiği, davacı tarafın üçüncü kişilerden alınan tohumları ekip ekmediği hususunun tespit edilmesi gerektiği, bundan dolayı davacı tarafın ticari defterlerinin incelenerek başkasından tohum alıp almadığı ve ayrıca başka yerlere ekim yapıp yapmadığı hususlarının açığa çıkarılmasının gerektiği, bir an için sadece müvekkilinden tohum aldığı kabul edilse bile davacı tarafın ÇKS bilgilerinin istenerek nerelere ekim yapıldığının, ekilen yerlerin söz konusu davaya konu yerler olup olmadığının tespitinin gerektiği, davacı tarafın üçüncü kişiler ile yapmış olduğu sözleşme ve faturaların her zaman ve herkes tarafından düzenlenebilir adi evraklar olup Mahkemece bu sözleşme ve faturaları esas alarak zararın tespit edilmesinin hukuka aykırı olacağından söz konusu davacı tarafından sunulan eklerin hepsine açıkça itiraz ettikleri belirtilerek açıklanan nedenlerle davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraftan alınmasına karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda uyuşmazlığın; Mahkememiz davacısı ile davalılardan ... arasında 1500 kg'lik burgan taze fasulye tohumu (...) isimli tohum alım satımına dair ticari bir ilişkinin kurulduğu, bu kapsamda davalı ...'in davacıya söz konusu tohumu 12/04/2021 tarihinde 75.000,00 TL bedel ile sattığı, alım satıma konu bu tohumların davalı ... Tarım ... Ltd Şti tarafından taşınma işinin 03/04/2021 tarihinde sevk irsaliyesi ile yapıldığı, söz konusu tohumların dikilmesinden sonra hasat aşamasında teslim edilen tohumlarda farklı tohumlar ortaya çıkmasından kaynaklı iddia doğrultusunda davacı ... Bayındır ve Torbalı SHM'lerince delil tespiti yaptırıldığı konularında bir uyuşmazlık olmamakla birlikte davaya konu zarara yönelik alım satıma konu tohumların söz konusu faturadaki tohumlar olup olmadığı, davacıya teslim edilen tohumlar içerisinde anlaşmaya aykırı başka çeşitteki tohumlar bulunup bulunmadığı, söz konusu tohumların nerelerde ekildiği, davacıya farklı nitelikte tohumların verilmiş olduğunun anlaşılması halinde davacının bundan dolayı zarar miktarının tespiti ve bu tespit neticesi oluşacak duruma göre davalıların sorumlu olup olmadıkları, sorumlu iseler sorumluluk tutarlarının belirlenmesi ile davacının ayrıca yoksun kaldığı gelirinin bulunup bulunmadığı, bulunduğunun anlaşılması halinde miktarının tespiti halinde davalıların sorumlu olup olmadıkları ayrıca delil tespiti yargılama giderlerinin davalılardan tahsilinin mümkün olup olmadıkları hususlarında yapılacak inceleme neticesi varılacak kanaate esas ticari alım satım ilişkisinden kaynaklı zarar ve yoksun kalınan kâra ilişkin maddi tazminat davası olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar taraflar arası uyuşmazlık konusu hususun yukarıdaki şekilde oluştuğu göz önüne alınmakla tahkikat devam etmekte ise de dosyanın takip edilmemesi sebebiyle Mahkememizce 12/02/2025 tarihli oturumda dosyanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmekle birlikte yasal süresi içerisinde yenilenmediği göz önüne alındığında takip edilmeyen davanın 13/05/2025 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına yönelik yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1- Davacı tarafça takip edilmeyen davanın HMK 150/5 maddesi uyarınca 13/05/2025 tarihi itibariyle AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2- Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 615,40 TL harcın evvelce alınan 6.696,42 TL peşin harçtan mahsubu ile hazineye irat kaydına, fazladan alınan 6.081,02 TL harcın talep halinde ve kararın kesinleşmesinden sonra DAVACIYA İADESİNE,
3- Davacı tarafından yatırılan başvuru harcı, yukarıda mahsubuna karar verilen peşin harç ile yatırılan gider avansından kullanılan yargılama giderleri toplamının DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
- Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACIYA İADESİNE,
4- Davalı ... tarafından yatırılan gider avansından kullanılan 126,00 TL'nin DAVACIDAN ALINARAK DAVALI ...LTD. ŞTİ'YE VERİLMESİNE, arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince ADI GEÇEN DAVALIYA İADESİNE,
5- Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. gereği hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALILARA 1/2 oranda VERİLMESİNE,
6- Dava açmadan evvel dava şartı kapsamında başvurunun yapıldığı sabit ise de Mahkememizce verilen karar göz önüne alındığında davanın esası yönünden bir değerlendirme yapılmadığından arabulculuk ücreti yönünden karar verilmesine yer olmadığına,
7- Dair dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.15/05/2025