Üyelik Tescili, Tazminat

Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;

Davacı dava dilekçesi ile özetle; annesini “davayı kazandım, bugün ödersen 7.000,00 TL ile dosyayı kapatırım. Ödemezsen 25.000,00- 30.000,00 TL ödersin” diyerek tahsilat yaptıklarını, sonra da davadan feragat ettiklerini, şimdi de kendisini zora sokarak tahsilat yapmaya uğraştıklarını, 04/05/2020 tarihinden bu yana elektriğinin ve bahçe suyunun kesik olduğunu, evleri davalı kendi adına tescil ettiği için abonelik almasının mümkün olmadığını, davalının da “parayı öde, elektriğini açayım” dediğini, resmi kurum ve kuruluşlarda işvereni S.S. ...Konut Yapı Kooperatifi olarak vizelenmiş, onaylanmış hiçbir çalışma olmamasına rağmen, yönetimin tapu alacağı vaadi ile paralar topladığını belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Dava 35.000,00 TL harca esas değer üzerinden ve Tüketici Mahkemesi’nde açılmıştır.
Davacı dava dilekçesindeki isteklerini somutlaştırdığı 22/01/2021 tarihli dilekçesi ile; kooperatif hissesinin adına tesciline karar verilmesi; elektrik yapım işi için taahhüt edilen bedel trafonun orman arazisinden kooperatif içine taşınması işlemini de kapsamasına rağmen, daha sonra trafonun mevcut konumda GDZ Elektrik tarafından devralınmış olması sebebiyle iş hafiflediği ve daha düşük ücret ödenmesi gerektiği için fazla ödenen paranın iade edilmesi isteğinde bulunduğunu belirtmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkiline açılan davada konu ve taraf eksikliğinin söz konusu olduğunu, davanın içeriğinin anlaşılamadığını, müvekkilinin S.S. Yazın Gülü Kooperatifi’nin üyesi olduğunu, kararların genel kurul aracılığıyla alındığını, kooperatifin tüzel kişiliğinin bulunduğunu, davada husumet eksikliğinin söz konusu olduğunu belirterek, dava şartı yokluğundan dolayı davanın esasa girilmeden usulden reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.

İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdindeki kayıtlar, Ortaklık devir sözleşmesi, Urla Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2021/70 D.İş sayılı dosyası, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas ve ... Karar sayılı dava dosyası, dava dışı S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi'nin kayıtları, bilirkişi raporu.

Dava; kooperatif üyeliğinin tescili ve uğranıldığı ileri sürülen maddi zararın tazmini istemine ilişkindir.
İzmir 4. Tüketici Mahkemesi’nde... Esas sayılı dava dosyasında açılan davanın 24/03/2021 tarihli duruşmasında davacı; davalının temsilcisi olduğu kooperatife karşı açmış olduğu davanın kabulüne karar verilmesini istediğini, kendisini zor durumda bıraktıklarını, söz konusu kooperatife üye olduğunu düşündüğünü ancak taşınmaz davalı adına kaydedildiği için taşınmazdan da olduğunu düşündüğünü belirtmiştir. Aynı duruşmada davalı asil; davacının kooperatif üyesi olmadığını, kendisinin kooperatifin yönetim kurulu başkanı olduğunu, davacının 2018 yılından beri bireysel olarak aidatlarını ödemediğini ve genel kurul kararı ile elektriğin bireyselleşmesi için ödenen parayı da ödemediğini, üye olmadığı halde üyelik görevini yerine getirmediğinden zor duruma düştüğünü, diğer 38 üyede problemin bulunmadığını, tek bir üyenin problemli olduğunu, kendisinin genel kurul kararı ile hareket ederek işlemlerini yaptığını belirtmiştir.

Dava dosyası İzmir 4. Tüketici Mahkemesi’nin 18/05/2021 tarihinde kesinleşen 24/03/2021 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile birlikte mahkememize gönderilmiştir.
Davacı, dava dilekçesindeki isteklerini somutlaştırdığı bir diğer 19/10/2021 tarihli dilekçesi ile; kooperatif başkanı olan davalının elektrik işinde yaptığı usulsüzlük nedeniyle 16 ay elektriksiz kaldığını ve jeneratör kullandığını, maddi ve manevi zarara uğratıldığını belirterek, kooperatifin tüm hesaplarının bilirkişi tarafından incelenmesini, vaat edilen tapular alınmadığı için ödediği KDV dahil 1.180,00 TL ve davadan feragat edildiği halde aldığı 3.000,00 TL mahkeme ve avukatlık ücretinin yasal faiziyle geri ödenmesini istemiştir.
Davacı vekili dava dilekçesini somutlaştırdıkları 23/02/2022 tarihli dilekçesi ile özetle; müvekkilinin annesi ... dava dışı S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi’nde hisse sahibi olup vefatından önce hissesini yazılı sözleşme ile müvekkiline devrettiğini, davalının 29/06/2021 tarihine kadar dava dışı ...Konut Yapı Kooperatifi’nin yöneticiliğini yaptığını, davalının kooperatif adına dava dışı ...Mühendislik Ltd. Şti. ve Mühendis... ile kooperatif adına kayıtlı elektrik tesislerinin ilgili kuruma devri, ortak alanlarda yer alan tesis abonelikleri ve konutlarda elektrik aboneliğine geçiş işlemleri için 180.180,00 TL + KDV karşılığında sözleşme imzaladığını, sözleşme kapsamında gerekli ödemeler yapılmasına rağmen sözleşmenin gereği gibi ifa edilmediğini, kararlaştırılanın aksine 9 pano değil 6 pano yapıldığını ve eski trafonun yıkılarak yenisinin yapılmadığını, davalının uzun süre bu işlerin takibini yapmayarak bir çok ev sahibini mağdur ettiğini, bu konuda Urla Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2021/70 D.İş sayılı dosyasında tespit raporu aldırıldığını ve bu rapor ile sözleşmede belirtilen işlerin sadece % 45’inin tamamlandığının belirlendiğini, davalının sorumluluklarını yerine getirmediğini, müvekkili ile davalının bu konuda bir çok kez tartışma yaşadıklarını, bunun üzerine müvekkilinin elektrik için toplanan giderleri ödememeye başladığını ve 04/05/2020 tarihinde müvekkilinin elektriğinin kesildiğini, müvekkilinin bu tarihten 13/09/2021 tarihine kadar elektriksiz kaldığını ve jeneratör kullanmak zorunda kaldığını, müvekkilinin jeneratörü 497 gün boyunca günde 9 saat kullandığını ve bunun için günlük 1,5 litre benzin kullanmak zorunda kaldığını, bu giderlerden davalının sorumlu olduğunu, zira; davalının dava dışı Efe Mühendislik Ltd. Şti. ile yapılması kararlaştırılan elektrik işlerinin takibini sağlamayarak müvekkilinin sözlü uyarılarına rağmen sözleşmenin uzun süre ifa edilmemesine sebep olduğunu, davalının bu eyleminin aynı zamanda haksız fiil olduğunu, bu davada davalının kusurlu eylemi sonucunda 497 gün boyunca günde 9 saat jeneratör kullanan ve bunun için günlük 1,5 litre benzin kullanan müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararı istediklerini belirtmiştir.
Davacı vekili 31/05/2022 tarihli maddi hata düzeltme dilekçesi ile; 23/02/2022 tarihli dilekçeyle her ne kadar müvekkilinin jeneratör için günlük 1.5 litre benzin harcadığı belirtilmiş ise de harcanan 1.5 litrelik benzinin günlük değil saatlik miktar olduğunu belirtmiş ve yapılacak hesaplamanın bu miktar üzerinden yapılmasını istemiştir.
23/06/2022 tarihli duruşmada taraflar arasındaki uyuşmazlığın; “davacının, S.S. ...Konut Yapı Kooperatifi üyesi olup olmadığı ve davacının kooperatif üyesi ise kooperatifin, davalı taraf üzerine düşen elektrik bağlama görevini yerine getirip getirmediği bu nedenle 497 gün boyunca davacının günlük 9 saat jeneratör kullanmak zorunda kalmış ve her 1 saat için de 1,5 lt benzin masrafı yapmış ise bu zararın doğrudan doğruya zarar olarak, kooperatifin yöneticisi davalı ...'dan istenip istenemeyeceği, ayrıca; kooperatif tarafından elektrik aboneliğine geçiş işlemi olarak 180.180+KDV ücretinin davacının payına düşen miktarın alınıp alınmadığı bu nedenle dosya içindeki Urla Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/70 Değişik İş dosyasında belirtilen işin tamamlanan durumuna göre işin % 45'inin tamamlandığı. Tamamlanmayan % 55'lik kısmın davacının hissesine düşen bölümünün ve 2 kalemden oluşan bu zararın davacının ortak olması sonucu TTK. 336/5 uyarınca talep ettiği tazminatın kendi adına verilmesini isteyip isteyemeyeceği” konularında olduğu belirlenmiştir.
Davacı vekili 04/07/2022 tarihli dilekçesi ile; ön inceleme duruşmasında her ne kadar uyuşmazlığın tespitinde “kooperatif tarafından elektrik aboneliğine geçiş işlemi olarak 180.180,00 TL + KDV ücretinin davacının payına düşen miktarının alınıp alınmadığı, bu nedenle dosya içerisindeki Urla Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2021/70 D.İş sayılı dosyasında belirtilen işin tamamlanan duruma göre % 45’inin tamamlandığı” ibaresine yer verilmiş ise de ve aynı duruşmada taraflarınca bu yönde beyanda bulunulmuşsa da eldeki bu davada bu yönde bir isteklerinin bulunmadığını; isteklerinin yalnızca müvekkilinin kullandığı jeneratör sebebiyle harcamış olduğu benzin giderinin tahsiline ilişkin olduğunu belirtmiştir.
Mahkememizin 26/05/2022 tarihli duruşmasında davacı tarafa 35.000,00 TL harca esas değer üzerinden harcı tamamlaması konusunda süre verilmiş, davacı taraf bu süre içerisinde harcı tamamlayarak 31/05/2022 tarihli 600,00 TL’lik sayman mutemedi alındı belgesini dosyaya sunmuştur.
İzmir 11. Noterliği’nde düzenlenen 17/02/2020 tarihli 01639 yevmiye numaralı mirasçılık belgesi incelendiğinde; Hatice Sarsılır’ın 11/01/2020 tarihinde vefatı sonucunda terekesinin 3 pay kabul edilerek 1 payının..., 1 payının ...’a ve 1 payının...ait olduğuna karar verildiği görülmüştür.

“Ortaklık Devir Sözleşmesi” başlıklı dilekçe incelendiğinde; ...dava dışı S.S. ...Konut Yapı Kooperatifi’ndeki hissesini tüm hak ve vecibeleri ile kızı davacı ...’a devrettiği ve bu dilekçeyi imzaladığı görülmüştür.
Urla Sulh Hukuk Mahkemesi’nin .İş sayılı dosyası incelendiğinde; elektrik-elektronik mühendisi, inşaat mühendisi ve harita mühendisi bilirkişiler tarafından yerinde yapılan keşif sonucunda 25/11/2021 tarihli raporun hazırlandığı, bu raporda “kazıların yapılmış olması ve sözleşme kapsamının ekinde olan malzemelerin miktar, uzunlukların ve sahada kullanıldıkları yerlerin net bilinmemesi gibi sebeplerle net bir fiyat hesabı yapılamadığı, buna rağmen yeniden imal edilecek trafo ve aksamının yapılmamış olması ve bu iş kalemine bağlı sözleşme kapsamında belirtilen işlerin yapılmaması ile sözleşmede belirtilen işlerin % 45 oranına karşılık gelen bölümünün yapılmadığı” hususlarının belirlendiği görülmüştür.
İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü’nden gönderilen belgeler incelendiğinde; “Merkez 63173” sicil numarasına kayıtlı ...’nin faal olduğu, adresinin “235 Sokak No: 116 Konak/İzmir” olduğu belirlenmiştir.
Dosyaya sunulan tarihsiz sözleşme incelendiğinde; taraflarının “işveren” olarak S.S. ...Konut Yapı Kooperatifi, “yüklenici” olarak... Kent Planlama Harita İnş. Müt. San. Tic. Ltd. Şti. olduğu, işin konusunun “İzmir ili, Urla ilçesi, Özbek köyünde bulunan tapunun 1 pafta 115 numaralı parselinde kayıtlı taşınmazın 1/25000 ölçekli Özbek çevre düzeni planına uygun olarak 1/5000 ölçekli nazım planı, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile harita ve/veya harita revizyonunun ve jeoloji etüdünün yapılması” olduğu, işin toplam bedelinin 39.000,00 TL + KDV olduğu, sözleşmenin işveren kooperatif adına davalı ... tarafından imzalandığı görülmüştür.
30/11/2011 tarihli sözleşme incelendiğinde; “işveren” olarak S.S. ...Konut Yapı Kooperatifi ve “yüklenici” olarak ... Tic. Ltd. Şti. olduğu, sözleşmenin konusunun; “İzmir ili Urla ilçesi Özbek- Akkum mevkiinde bulunan S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi’ne ait sitenin 1/5000 ölçekli imar planlarının İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nden onaylandıktan sonra 1/1000 ölçekli imar planlarının Urla Belediye Meclisinde onaylanmasının ardından hazırlanacak olan imar planı uygulaması işlerinin gerekli kontrol ve onaylarının yapılması ve tapu sicil müdürlüğünden yeni tapu senetlerinin düzenlenmesi ve bu işler sırasında yapılması gereken teknik işlerin yapımı ve danışmanlık işi” olduğu, işin bedelinin KDV hariç toplam 253.500,00 TL olduğu, sözleşmenin işveren kooperatif adına ... ve davalı ... tarafından imzalandığı görülmüştür.
03/07/2019 tarihli sözleşme incelendiğinde; taraflarının “iş sahibi” olarak S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi ve “yüklenici” olarak ... Mühendislik Ltd. Şti.... olduğu, sözleşmenin konusunun “kooperatif tüzel kişiliği üzerinde kayıtlı elektrik tesislerinin ilgili kuruma devri, kooperatif tüzel kişiliği sorumluluğunda olan ortak alanlarda yer alan tesis abonelikleri ve bağımsız bölüm/ konutlarda elektrik aboneliğine geçiş işlemlerinin tamamlanması için mühendislik ve yapım hizmetleri” olduğu, işin tutarının 180.180,00 TL + KDV olduğu, işin süresinin mevcut prosedürde değişiklik olmadığı takdirde imza tarihini takip eden 80 iş günü olarak belirlendiği, sözleşmenin iş veren kooperatif adına... ve davalı ... tarafından imzalandığı görülmüştür.
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 31/01/2013 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı incelendiğinde; davacısının S.S. ...Konut Yapı Kooperatifi, davalısının ... dava tarihinin 13/08/2012 olduğu, bu dilekçe ile davacı tarafın “davalının kooperatifin üyesi olduğunu, genel kurul kararına dayalı yönetim kurulu kararına bağlı borç ve yükümlülüklerini yerine getirmediğini, üyelik aidatlarını ödemediğini, bunların tahsili için hakkında İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün 2012/4717 sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek” itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini istediği ancak 31/01/2013 tarihli duruşmada davada feragat ettiklerini bildirdiği, bunun üzerine mahkemece “feragat nedeniyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına” karar verildiği görülmüştür.
GDZ Elektrik Dağıtım A.Ş.’ye yazılan yazıya verilen cevapta; ... tesisat numaralı elektrik aboneliğinin 14/05/2020 tarihinde sayacı sökülerek enerjisinin kesildiği bildirilmiştir.

Dava dışı kooperatif tarafından gönderilen yazıda; kooperatifin 42/15 numaralı üyesi olan... 11/01/2020 tarihinde vefat ettiği, geride mirasçı olarak kızları... ve ... kaldığı, mirasçılık belgesinde mirasçıların 1/3’er oranında hak sahibi oldukları, 22/03/2013 tarihinde düzenlenen ortaklık senedinin o günkü yönetim tarafından kabul edilmediği, devrin ya kooperatif yönetiminde ya da noterlik belgesi ile olmasının istendiği,... ölümünden sonra mirasçıların kooperatif borçlarını aksattıkları, aidatları ödemedikleri, 20/10/2018 tarihli genel kurul kararı gereği imar barışı borcunu ödemedikleri, 29/06/2019 tarihli genel kurul kararı gereği elektrik aboneliği borcunu ödemedikleri, 12/11/2023 tarihli genel kurul kararı gereği imar barışı ikinci taksitini ödemedikleri için icra takiplerinin başlatıldığı, 12/11/2023 tarihli genel kurulda KK’nın 16. ve 17. maddeleri gereği ortaklıktan çıkarılma işlemi için karar alındığı, mirasçılara borcu 7 gün içinde ödemeleri konusunda Urla 2. Noterliği’nden 22/11/2023 tarihli ihtarnamenin gönderildiği, mirasçılardan ...’un söz konusu borçların asıllarını gecikme faizleri ve mahkeme masrafları haricinde Urla... Bankası’na yatırdığı, icra alacak davasının devam ettiği, ...’un üyeliği devralması için diğer mirasçıların noterden vekalet vermeleri ya da mirasçıların kooperatif yönetimine şahsen haklarından feragat ettiklerini yazılı olarak bildirmeleri gerektiği, ...’un davalı olduğu ...’ın 24/02/2023 tarihinde vefat ettiği, 29/06/2021 tarihli genel kurulda yönetimin değiştiği, 2013 yılında düzenlenen bir devir belgesi ile yeni üye kaydı yapmalarının mümkün olmadığı bildirilmiştir.
Davacı vekili 27/09/2024 tarihli duruşmada; bu davada harca esas değeri 35.000,00 TL olarak gösterdiklerini, dava konusu ettikleri tutarın davalı taraftan tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine karar verilmesini istediklerini, davalının, dava dışı kooperatifin başkanı olduğunu, kendisinin görevini düzgün yerine getirmemesi sebebiyle müvekkilinin zararının oluştuğunu, bu nedenle zarardan davalının sorumlu olduğunu, söz konusu zararın müvekkiline ödenmesini istediklerini belirtmiştir. Davacı da; dava konusu ettiği tutarın dava dışı kooperatifin başkanı olan davalıdan alınarak tarafına ödenmesini istediğini belirtmiştir.
Davalı, yargılama sırasında 24/02/2023 tarihinde vefat etmiştir.
İzmir 20. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 16/10/2024 tarihli, ... Esas ve ...Karar sayılı mirasçılık belgesi incelendiğinde; davalı ...’ın 24/02/2023 tarihinde vefatı üzerine mirasının 8 pay kabul edilerek, bundan 2 payının ...’a, 3 payının ...’a ve 3 payının ...’a aidiyetine karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizce davalının mirasçılarına ayrı ayrı davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır.

Dava dışı kooperatif vekili 25/12/2024 tarihli dilekçesi ile; davacının, kooperatife üye olmadığını, üye olan kişinin davacının annesi... olduğunu, ... da uzun süre ödenmeyen aidat ve genel gider borçlarının bulunduğunu, bunların tahsili amacıyla mirasçılar aleyhinde İzmir 12. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde ... Esas sayılı davanın ve İzmir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde ... Esas sayılı davanın açıldığını bildirmiştir.
Bilirkişi....hazırlayıp sunduğu 13/03/2025 tarihli raporunda özetle; dava dışı kooperatifin 1992 yılında kurulduğunu, 39 ortağının bulunduğunu, henüz ferdi mülkiyete geçilemediği için konutların yapımı tamamlanmış olmasına rağmen kooperatifin tasfiyesi ile ilgili karar alınmadığını, kooperatife ait bazı defterlerin eksik olduğunun belirtildiğini, istemesine rağmen ortaklar (üye kayıt) defteri ile 2013 yılına ait yönetim kurulu karar defterinin bulunup tarafına sunulmadığını, 14/04/2013 tarihinde yapılan genel kurul toplantısının başkan ... tarafından açıldığını, yönetim kurulunun 3 kişiden oluştuğunu, 2016 ve 2017 yıllarında yine yönetim kurulunda aynı kişilerin yani ... görev yaptıklarını, 2018 yılı Ağustos ayına kadar olan kararlarda Vahdettin Köroğlu’nun adının ve imzasının bulunmadığını, kararları diğer yönetim kurulu üyelerinin imzaladığını, 29/07/2018 tarihinde yapılan genel kurulda yönetim kuruluna ... seçildiğini, 2020 yılındaki kararlarda ... imzasının bulunmadığını, kararları ... ile ... imzaladıklarını, ...’ın yönetim kurulundaki görevinin 29/06/2021 tarihine kadar devam ettiğini, bu tarihte yapılan genel kurulda görevinin sona erdiğini ve kendisinin 24/02/2023 tarihinde vefat ettiğini, davacının dava dışı kooperatifin ortağı olarak böyle bir istekte bulunmadığını, ortaklık iddiasını kooperatif üyesi...(davacının annesi) ortaklık payının devir alınmasına dayandırdığını, kooperatif yöneticilerinin sorumluluklarının 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 62. ve ana sözleşmenin 48. maddelerinde özel olarak düzenlendiğini, ana sözleşmenin 36/son maddesinde “ibra edilmeyen yönetim kurulu aleyhine tazminat davası açılabilmesi için bu konuda genel kurulca karar verilmiş olması gereklidir” dendiğini, tadil edilen ana sözleşmenin 37. maddesinin “kooperatifin uğradığı zararın tazminini kooperatif ve her bir ortak isteyebilir. Ortaklar tazminatın ancak kooperatife ödenmesini isteyebilirler” şeklinde düzenlendiğini, bu şartlarda davalının dava dışı kooperatifin yönetim kurulunda görev yaparken doğrudan kooperatife, dolaylı olarak davacıya verdiği iddia edilen zararlardan davalının mı yoksa kooperatifin mi sorumlu tutulacağı konusunda hukuki yorumun mahkemeye ait olduğunu; davacının, annesi... hissesini devralarak kooperatife ortak olduğu yönündeki iddiasının 23/02/2020 tarihli dilekçesi ekinde sunulan ortaklık devir sözleşmesine dayandığını, fotokopi olarak sunulan bu belgenin oldukça silik olduğunu, okunabildiği kadarıyla Hatice Sarsılır’ın kooperatifteki hissesini 22/03/2013 tarihinde tüm hak ve vecibeleriyle birlikte kızı davacıya devrettiğini, devir sözleşmesinin fotokopi ve silik olması ortaklık devrinin geçerliliği konusunda duraksamaya neden olduğundan diğer belgelerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, bu kapsamda kooperatifin defter ve kayıtlarının incelendiğini...11/01/2020 tarihine vefat ettiğini, ortak listeleri incelendiğinde vefat ettiği tarihe kadar ... yer verildiğinin, vefatından sonra herhangi bir değişiklik yapılmayarak ortak listelerinde ...a yer verilmeye devam edildiğinin, genel kurul toplantılarından bazılarına vekaleten davacının katıldığının görüldüğünü, şöyle ki 14/04/2023 tarihli genel kurul toplantısına Hatice Sarsılır’ın yerine kızı ...’un katıldığını, tutanağın üçüncü sayfasında “... söz aldı, ... vekili olduğunu söyledi” ibaresine yer verildiğini, bu tutanağın davacının iddia ettiği 22/03/2013 devir tarihinden sonra yapıldığını, oysa ki normal şartlarda davacının hazirun listesine itiraz edip... yerine kendi adının yazılmasını istemesinin gerektiğini, 25/06/2016 tarihli ve 18/06/2017 tarihli genel kurullara ...katılmadığı gibi yerine katılanın da olmadığını, 29/07/2018 tarihli genel kurula ait ortak listesinin ... tarafından imzalandığını, davacının toplantıya katıldığını, söz alıp görüşlerini açıkladığını ancak ...ortaklığına itiraz etmediğini, 20/10/2018 tarihli genel kurul toplantısına ...vekili olarak davacının katıldığını ve ortak listesini vekaleten imzaladığını, 29/06/2019 tarihli genel kurul toplantısına... katılmadığı gibi yerine katılan da olmadığını, 29/06/2021 tarihli genel kurul toplantısına ait ortak listesinde ... kayıtlı olduğunu, 15. satır imzalanmış ise de imzanın iptal edildiğinin görüldüğünü, salt genel kurul tutanakları ile ortak listeleri esas alınacak olursa davacının dava dışı kooperatifin ortağı olmadığını; davacı tarafın 11/12/2024 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu belgeler incelendiğinde; aidat borçlarının davacı tarafından ödendiğini, ödenmeyen aidatlar için... davacı ... ve...aleyhine icra takibi yapıldığını ve dava açıldığını, ortaklığın 22/03/2013 tarihinde devredildiği iddia edilmekte ise de ortaklık devrinin kabul edildiğini gösteren bir emareye rastlanmadığını, davacının devir konusundaki uyuşmazlığı gidermek üzere bir tespit davası açtığının iddia ve ispat edilmediğini, kooperatif ortaklığı ve ortaklık nedeniyle edinilen taşınmazla davacının üstlendiği parasal yükümlülüklerin adı geçen tarafından yerine getirildiğini, diğer varislerin aynı derecede ilgi göstermediklerini, ticari defterlerde davacının değil ... kayıtlı olduğunu, 31/12/2020 tarihi itibariyle 431.040.015 numaralı ortak ... 27.581,00 TL ödemesinin bulunduğunu, dosyaya fotokopi olarak sunulan ve ... tarafından imzalanan dilekçe aslının dosyada mevcut olmadığını, ortaklığın bedelli ya da bedelsiz olup olmadığının açıklanmadığını, ayrıca belgeyi sadece... imzaladığını, ...’un imzasının bulunmadığını, ayrıca dilekçenin kooperatif yönetim kuruluna teslim edildiğini gösteren bir emareye rastlanmadığını, davacı tarafından 09/05/2024 tarihinde İzmir 2. Noterliği kanalıyla gönderilen 04869 yevmiye numaralı ihtarnameye kooperatif tarafından İzmir 32. Noterliği’nin 14/05/2024 tarihli 08398 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verildiğini ve 2. maddesinde “aynı belge ile kooperatif üyemiz... talebi daha önceki eski yönetim tarafından reddedilmiştir” denildiğini, ... şahsi ortaklık dosyasında ortaklık devri ile ilgili bir karara rastlanmadığını, kooperatif yetkililerinin de ortaklık devri ile ilgili herhangi bir belge bulunmadığını bildirdiklerini, yukarıdaki sonuca yönetim kurulu kararına dayanarak değil ortak listelerinde... adının yazılmasına dayanarak yorum yolu ile ulaşıldığının anlaşıldığını, 2013 yılına ait karar defterinin sunulmaması sebebiyle yönetim kurulunca ortaklık devri konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar alınıp alınmadığı konusunda inceleme yapılamadığını, ...adına kurulan ortaklığın halen devam ettiğini, varislerin kendi aralarından birini temsilci olarak seçmek suretiyle sözü edilen ortaklığı varisler adına devam ettirmelerinin mümkün olduğunu, diğer varislerin kabulü ve yazılı olarak bildirmeleri halinde... adına kurulan ortaklığın davacıya devredilmesinin mümkün olduğunu bildirmiştir.
Davacı 14/03/2025 tarihli duruşmada; avukatını azlettiğini, zira; kendisinin isteği dışında dosyaya beyanda bulunduğunu, bu davada kooperatif üyeliğinin tesciline karar verilmesini istediğini, ilk açtığı davadaki isteğinin de bu olduğunu belirtmiştir.
Davacı asil 13/06/2025 tarihli duruşmada da; son verdiği dilekçesinde de belirttiği şekilde eldeki bu davada esasen kendisinin muhatabının davalı olmadığını, dolayısıyla davalıdan bir isteğinin bulunmadığını, isteğinin kooperatiften olduğunu, yani gerek kooperatif üyeliğinin tescili gerekse elektriğinin kesilmesi sebebiyle uğradığı zararın tazmini yönündeki isteğinin kooperatife yönelik bir istek olduğunu, aslında bu davayı davalının temsilcisi olduğu kooperatife karşı açtığını ancak avukatının hatası sebebiyle davanın bu aşamaya geldiğini belirtmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre; davacı tarafça verilen dilekçelerin her birinde farklı istekler ileri sürülmüş ve davacı ile vekilinin beyanlarına göre dava sorumluluk davası olarak nitelendirilmiş ve 10/11/2023 tarihli ara kararı ile birlikte davaya heyetçe bakılmasına karar verilmiş ise de; davadaki talep kısmının değiştirilmesi davanın tamamen ıslahı niteliğindedir. 6100 sayılı HMK’nın 180. maddesinde; “Davasını tamamen ıslah ettiğini bildiren taraf, bu bildirimden itibaren bir hafta içinde yeni bir dava dilekçesi vermek zorundadır. Aksi hâlde, ıslah hakkı kullanılmış sayılır ve ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı kanunun 176/2 maddesi gereğince aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir. Davacı asil 22/01/2021 tarihli ilk açıklama dilekçesinde "kooperatif hissesinin adına tesciline karar verilmesini; elektrik yapım işi için fazla ödenen paranın iade edilmesini" istediğini ileri sürmüştür. 14/03/2025 ve 13/06/2025 tarihli duruşmalarda da "bu davada davalıdan bir isteğinin bulunmadığını, isteğinin kooperatiften olduğunu, yani gerek kooperatif üyeliğinin tescili gerekse elektriğinin kesilmesi sebebiyle uğradığı zararın tazmini yönündeki isteğinin kooperatife yönelik bir istek olduğunu" belirtmiştir. Dolayısıyla; 6100 sayılı HMK'nın 180. maddesi çerçevesinde usulüne uygun şekilde verilmiş yeni bir dava dilekçesi bulunmayıp, ıslahın koşulları oluşmadığından, davacının isteğinin üyelik tescili ve elektrik yapım işi için fazla ödenen paranın iadesi yönünde olduğu kabul edilmiştir. Davacı, "bu davadaki muhatabının kooperatif olduğunu" ileri sürmüş ise de; davayı kooperatife karşı değil, kooperatif temsilcilerinden olan davalıya yöneltmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 124. maddesinde; "(1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. (2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. (3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. (4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder." düzenlemesine yer verilmiştir. Davacı tarafın bu madde kapsamında bir iradi taraf değişlikliği isteğinin bulunmadığı, davalı mirasçısının açık muvafakati olmadığı gibi davalı ...'ın kooperatifi tek başına temsil yetkisinin bulunmadığı, dava tarihinde kooperatif yetkililerinin davalı ... ile birlikte ...olduğu ve müştereken yetkili oldukları, yargılama sırasında da davalı ...'ın görevinin sona erdiği dikkate alındığında davacı yönünden tarafta hata (yanılgı) halinden de söz edilemeyeceğinden, kooperatife yöneltilmesi gereken bu davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.

Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;

1-Davanın PASİF HUSUMET YOKLUĞU SEBEBİYLE USULDEN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin olarak alınan 600,00 TL harcın düşülmesi ile kalan 15,40 TL harcın Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun'un 106. maddesine göre 20,00 TL'nin altında olduğundan, eksik 15,40 TL harç için harç tahsil yazısı yazılmasına yer olmadığına,

3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerine bırakılmasına,

4-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayarak artan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair; davacının ve davalı mirasçısı ...'ın yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/06/2025