KARAR NO: 2025/597
HAKİM: .....
KATİP: ...
DAVACI: ........
VEKİLİ: Av. ......
DAVALI: ......
VEKİLİ: Av. ........

Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 02.04.2019 günü, ..... sevk ve idaresindeki..... plakalı araç ile müvekkili sevk ve idaresindeki..... plakalı motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında, müvekkilinin yaralanmış ve malul-sakat kalmış olduğunu, kazanın, ..... plakalı araç sürücüsünün kusuru ile meydana geldiğini, müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, ...... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibariyle geçerli ZMMS sigortacısının davalı ... Anonim Şirketi olduğunu, dava açmadan önce davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu ve ödeme yapılmadığını, dava açmadan önce arabulucuya da başvurulduğunu ve anlaşma sağlanamadığını belirtilerek, davacı için; HMK 107/1-2 maddesi uyarınca ilerde dava harcını artırarak dava değerini yükseltme hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200,00 TL bakıcı gideri, 300,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 9.500,00 TL daimi iş göremezlik olmak üzere toplam 10.000,00 TL malullük sakatlık (bakıcı gideri, geçici ve daimi iş göremezlik) tazminatının, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi-avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ticaret adresi İstanbul ilinde olduğundan davaya yetki yönünden itiraz ettiklerini, davacı tarafından yapılan başvurunun usulüne uygun olmaması nedeni ile davanın reddi gerektiğini, kazanın oluşumunda davacının tam kusurlu olduğunu, zararın oluşmasında ve ağırlaşmasında davacının ağır kusuru olduğunu, eçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi gideri taleplerinin sağlık giderleri teminatı kapsamına girmesi sebebiyle ilgili mevzuat gereği SGK tarafından karşılanması gerektiğini, maluliyet oranının belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesini, davacıya SGK tarafından yapılan bir ödeme var ise bunun araştırılmasını ve mahsup edilmesini, davacı tarafından yapılan başvurunun usulüne uygun olmadığından temerrüdün gerçekleşmediğini ileri sürerek faiz talebinin ve davanın reddini talep etmiştir.
Dosya..... 2. İhtisas Kuruluna sevk olunmuş ATK raporunda: .... ve .... oğlu, 06/03/2001 doğumlu, ....... geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 20/02/2019 tarihli .... sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında değerlendirilmesinde Kulak-Burun-Boğaz, D-Yüz, frontal kemikte çökme, engel oranı %5 olduğuna göre kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %5 (BEŞ) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (DOKUZ) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (BİR) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği kanaati bildirilmiştir.
Dosya İstanbul Adli Tıp 2. Üst Kuruluna sevk olunmuş ATK raporunda: ..... oğlu, ......'in 02/04/2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında değerlendirilmesinde; Kulak-Burun-Boğaz, D- Yüz, frontal kemikte çökme, engel oranı %5 olduğuna göre kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %5 (yüzdebeş) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği kanaati bildirilmiştir.
Dosya bilirkişi heyetine tevdi olunmuş bilirkişi 28/05/2025 tarihli raporunda: Dava dışı sürücü ......’ın, meydana gelen olayda % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü .....’in, olayda kusursuz bulunduğu, 02.04.2019 tarihinde, geçirdiği trafik kazası sonucu yaralanan davacı ......’in, adli tıp kurulu raporunda; "İyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği" kanaatine varılmış olup, bu doğrultuda davacı için geçici iş göremezlik tazminatının; 18.198,31 TL, bakıcı giderinin: 2.558,40 TL olarak hesaplandığı, Adli tıp kurulu raporunda belirlenen maluliyet oranı için yapılan sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplamalarına göre, davacı için toplam sürekli iş göremezlik tazminatının 685.875,63 TL olarak hesaplandığı, heyet halinde tanzim olunan işbu bilirkişi heyeti raporunda, bilirkişi ..... tarafından, Dava dışı sürücü ....... olayda % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Davacı sürücü .......’in, olayda kusursuz bulunduğu, sonucuna varıldığından, müterafik kusur ve diğer indirim nedenlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususundaki hukuki değerlendirme sayın mahkemeye ait olmak üzere hesaplanan tazminatlardan kusur indirimi yapılmadığı, davacı vekili tarafından davalı sigorta şirketine yapılan ilk başvuru tebliğ tarihinin; 20.11.2020 olduğunun, dava dilekçesi ekinde yer alan PTT iadeli taahhütlü gönderi teslim belgesinden tespit edildiği, bu başvurunun sayın mahkeme tarafından geçerli bir başvuru olarak kabul edilmesi halinde, tebliğ tarihinden itibaren 8(sekiz) iş günü sonrasına gelen 03.12.2020 tarihinde davalı sigorta şirketinin temerrüde düşmüş sayılabileceği, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı araç için tanzim edilen ZMMS poliçesinde şahıs başına sakatlanma ve ölüm için teminat limitinin 360.000,00 TL olduğu, davalı .... A.Ş tarafından ..... plaka sayılı araç için ZMMS poliçesinde araç kullanım şeklinin " otomobil" olarak belirtildiği, davacı vekili tarafından dava dilekçesi ile talep edilen faiz türünün kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt-avans faiz olduğu, söz konusu aracın hususi kullanımda olabileceği gözetilerek uygulanacak faizin yasal faiz olabileceği, takdirin sayın mahkemeye ait olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

trafik kazasından kaynaklanan ölüm ve cismani zarar sebebiyle geçici iş göremezlik, kalıcı iş göremezlik ve bakıcı tazminatı talebine ilişkindir.
Davalı vekilince, davacının davalı sigorta şirketine başvurmadığı iddia edilmiş ise de 20/11/2020 teslim tarihli belge ile başvurulduğu, dava şartı eksikliğinin bulunmadığı görülmüştür.
Davalı sigorta şirketinin yetki itirazında bulunmuş ise de, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ile ZMMS Genel Şartlarının C.7. maddesinde de, motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceği düzenlenmiştir. Haksız fiil, 2918 Sayılı Yasadan kaynaklanmış olsa dahi, 2918 Sayılı Yasanın 110/2. maddesindeki yetki kuralı kamu düzenine ilişkin kesin yetki kuralı olmadığından, davacı davasını HMK'da düzenlenen genel yetkili kuralı ile belirlenen mahkeme yahut özel yetki kuralı ile belirlenen mahkemelerden birisinde açabileceği anlaşılmakla yerinde görülmemiştir.
Davacı tarafça 02/04/2019 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle, sürekli iş gücü kaybı tazminatı, geçici iş gücü kaybı tazminatı ve bakıcı gideri talep edilmiş, davalıca davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş olup; meydana gelen trafik kazasında sigorta şirketine sigortalı bulunan .....sürücüsü ......'ın meydana gelen olayda % 100 (yüzde yüz) oranında tamamen kusurlu olduğu, davacı motorsiklet sürücüsü ......'in olayda kusursuz olduğu tespit edilmiştir. Kaza tespit tutanağı, savcılık dosyasında alınan 24/05/2019 tarihli bilirkişi raporu ve mahkememizce alınan kusur raporu birbiriyle uyumlu olduğu görülmekle yeniden rapor alınmamıştır.
Kaza tarihinin 02/04/2019 olduğu, bu haliyle Erişkinler İçin Engellik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği'ne göre maluliyet oranının tespit edilmesi gerektiği, 28/06/2024 tarihli İstanbul Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporda ve 27/02/2025 tarihli İstanbul Adli Tıp İkinci Üst Kurulu tarafından düzenlenen raporda; işinin tüm vücut engellilik oranının %5 olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, iyileşme süresi içerisinde 1 ay süreyle başka birisinin yardımına gereksinim duyabileceği, aynı yönetmelik çerçevesinde başka birisinin sürekli bakımına gereksinim duymayacağının belirtildiği görülmüştür. İstanbul Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu raporu ile İstanbul Adli Tıp İkinci Üst Kurulu tarafından düzenlenen rapor birbirlerini doğrular nitelikte olduğundan hükme esas alınmıştır.
Bu kapsamda aktüer bilirkişinin hesapladığı denetime elverişli rapor hükme esas alınabilecek nitelikte olduğundan, davacının, geçici işgöremezlikten kaynaklanan tazminat alacağının 18.198,31 TL, sürekli iş göremezlik kaybından kaynaklanan tazminat alacağının 685.875,63 TL ve bakıcı giderinin 2.558,40 TL olduğu ATK, kusur ve hesap bilirkişi raporları ile anlaşılmakla davalı sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, bu haliyle davalının limit dahilinde davacının zararlarından sorumlu olduğu değerlendirilmiştir.
Davalı vekili bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatının sigorta teminat kapsamında olmadığını ileri sürmüş ise de; davacı tarafından talep edilen tazminat kalemleri, TBK'nın 54. maddesi kapsamında bedensel zarar nedeniyle haksız fiil failinden talep edilebilecek zararlar olup, haksız fiil failinin eylemlerinden sorumlu olanlardan da, kanunda aksi düzenlenmedikçe talep edilebilir. Dolayısı ile trafik kazası neticesinde sürücünün sebep olduğu bu zararlardan KTK'nın 85. maddesi gereğince işleten sorumlu olduğu gibi, KTK'nın 91. maddesi kapsamında işletenin 85/1. Maddesi kapsamında zararlarından sorumluluğunu üstlenen Trafik Sigortacısı da, söz konusu zararaların KTK'nın 92. maddesinde teminat dışı tutulmamış olması ve ayrıca söz konusu tazminat kalemlerinin KTK'nın 98. maddesi kapsamında SGK'nın sorumlu olduğu tedavi giderlerinden de olmaması nedeniyle sorumludur.
Davalı vekilince zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de; Trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminata talepleri yönünden zamanaşımı süresi 2918 sayılı KTK’nın 109. maddesine özel olarak düzenlenmiş olup söz konusu madde de aynen;“(1)Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. (2)Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. (2)Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır. (3)Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar.” denilmiştir. Düzenleme ile maddi zararların tazminine yönelik taleplerde zararı ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren 2 yıllık (her halde 10 yıl) süre öngörülmüş iken, eylemin cezayı gerektiren bir fiilden doğması halinde, ceza kanunun da bu eylem için daha uzun bir süre öngörülmüş ise bu sürenin maddi tazminat talepleri içinde geçerli olacağı kabul edilmiştir. Bu haliyle davanın zamanaşımına uğramadığı anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin sunmuş olduğu 10/06/2025 tarihli talep arttırım dilekçesi ile; sürekli iş göremezlik zararını 339.243,29 TL'ye, geçici iş göremezlik zararını 18.198,31 TL'ye ve bakıcı gideri tazminat talebini 2.358,40 TL'ye yükselttiği görülmüştür.
Davalı Sigorta şirketi ZMMS poliçesi uyarınca ölüm ve sakatlanma halinde kişi başına 360.000,00 TL ve sağlık giderleri için kişi başına 360.000,00 TL teminat imiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğundan, davacının 18.198,31 geçici bakıcı tazminatını, 2.358,40 TL bakıcı gideri tazminatı ve ve 360.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının tamamını davalıdan talep edebileceği hesaplanmıştır.
Davacı tarafça dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru yapılmış ise de, eksik belge ile başvuru yapıldığından temerrüt tarihinin arabuluculuk başvuru tarihi olan 19/11/2020 olduğu anlaşılmıştır.
Bu haliyle; davanın kısmen kabulü ile 18.198,31 TL geçici iş göremezlik, 339.243,29 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.558,40 TL bakıcı giderinin temerrüt tarihi olan tarihi 19/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine
(sigortalanan aracın otomobil olması nedeniyle) karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
Her ne kadar Mahkememizce yapılan 16/07/2025 tarihli duruşmada verilen kısa kararda; "1-Davanın kısmen kabulü ile;
- 18.198,31 TL geçici iş göremezlik, 339.243,29 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.558,40 TL bakıcı giderinin temerrüt tarihi olan tarihi 19/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" denilmiş ise de dosya üzerinde yapılan kontrolde, dava miktarının 360.000,00 TL olduğu, bu hali ile davanın KABULÜNE karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla, verilen kısa kararın "1-Davanın kabulü ile;
- 18.198,31 TL geçici iş göremezlik, 339.243,29 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.558,40 TL bakıcı giderinin temerrüt tarihi olan tarihi 19/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine," denilerek düzeltilmesine karar verilmiştir.

1-Davanın kabulü ile;
- 18.198,31 TL geçici iş göremezlik, 339.243,29 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.558,40 TL bakıcı giderinin temerrüt tarihi olan tarihi 19/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 24.591,60 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL ve 1.196,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 23.336,30 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca takdir olunan 57.600,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yatırılan 1.196,00 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı ve 1.793,25 TL posta masrafı, 9.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 12.650,00 TL ATK masrafı toplamı olan 23.502,55 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerine bırakılmasına,
7-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince ...... bütçesinden karşılanacak olan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

8-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/07/2025