KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
KARARIN MAHİYETİ: KABUL
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının kurucu ortağı olduğu şirkette üretilen makinelerin tespitini, davalının kurucusu olduğu şirkette üretilen makinelerde kullanılan otomasyon yazılımlarının müvekkil şirkete ait otomasyon yazılımı olup olmadığının tespitini, şirketin hangi ticari amaç ve faaliyet içinde çalıştığının tespitini, davalının kurucu ortağı olduğu şirkette müvekkil şirkette üretilen makinelerin aynı ve benzerinin satılıp satılmadığının tespitini, ticari defter ve vergi kayıtlarının incelenerek müvekkil şirket müşterilerine mal satılıp satılmadığının tespitini, müvekkil şirkete ait makine projeleri ve makinelerin davalının kurucu ortağı olduğu şirkette kullanılıp kullanılmadığının tespitini, davalı ve diğer şirket yetkililerinin arama kayıtlarının incelenerek müvekkil şirket müşterilerinin aranıp aranmadığının tespitini, davalının kurduğu şirkete ait internet sayfasının incelenerek müvekkil şirkete ait makinelerin aynı ve benzerinin üretilip üretilmediğinin tespitini, rakip şirketin unvan ve logosunun müvekkil şirketle aynı ve benzer olup olmadığının tespitini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
Mahkememiz dosyanın incelenmesinde; Konya . İş Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verildiği ve Mahkememizin ... esasına kaydı yapıldığı, Mahkememizce verilen 05/05/2021 tarih ve ... Esas ... karşı görevsizlik kararı verildiği, Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 14/10/2021 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı ilamıyla Yargı Yerinin Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin olarak belirlenmesi kararı ile dosya mahkememize iade edilmekle, dava mahkememizin 2021/519 esas sırasına kaydı alınmıştır.
Mahkememiz ara kararı gereğince dosyanın bilirkişi ... tevdii ile düzenlenen bilirkişi raporundan özetle; Davacı vekilince, 22.08.2024 tarihli dilekçesi ekinde, davalının çalıştığı döneme ait ücret bordroları sunulmuştur. Davacının son ücret bordrosuna göre (2020/Eylül) ücreti günlük 126,26 TL olarak görünmektedir. Buna göre davacının ücreti aylık brüt 3.787,80 TL net 2.707,94 TL olarak tespit edilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının 11.01.2021 tarihinde askere gideceğini beyan ettiğini ve işten ayrıldığını beyan etmiştir. SGK kayıtlarında davacının işten çıkış kodu 03 (Belirsiz Süreli İş Sözleşmesinin İşçi Tarafından Feshi/İstifa) olarak gösterilmiştir. Davacı vekili, davalı işten ayrılırken kendisine 6.500,00 TL tutarında kıdem ihbar ve tüm işçilik alacaklarının ödendiğini beyan etmiş, davalının rakip şirket kurduğunun öğrenilmesi Bedeni ile haksız olarak aldığı tazminatların iadesini talep etmiştir. Dosyada 18/01/2021 tarihli 6.500,00 TL bedelli tazminat açıklaması içeren dekont sureti bulunmaktadır. Davalının hizmet süresine ve son ücretine göre kıdem tazminatı hesaplanmıştır. 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 17. Maddesi gereğince hizmet süresi 1,5 Yıldan 3 yıla kadar sürmüş olan işçi için ihbar süresi 6 hafta (42 gün) dır. Davalının hizmet süresine ve son ücretine göre ihbar tazminatı hesaplanmıştır. Sonuç olarak; Davalı ...'ın -takdiri mahkemenize ait olmak üzere Brüt — 7.679,37 TL Net 7.621,08 TL Kıdem Tazminatı Brüt — 5.302,92 TL Net 4.467,23 TL — İhbar Tazminatı 12.982,29 TL Net 12.088,31 TL Tazminat alacakları hesaplanmıştır." Sonuç ve kanaat bildirir rapor tanzim etmiştir.
Aynı bilirkişi EK rapordan özetle;"10,09.2024 tarihli raporda davacının tespit edilen hizmet süresine ve ücretine göre kıdem ve ihbar tazminatı hesaplaması yapılmıştır. Net 7.621,08 TL Kıdem Tazminatı hesaplanmış olup, davacı tarafından davalıya 5.000,00 TL Kıdem Tazminatı ödemesi yapıldığı belirtilmiştir. Takdiri mahkemenize ait olmak Üzere, ödemenin haksız olduğu kabul edilirse 5.000,00 TL tazminatın iadesi gerekecektir. 10.09.2024 tarihli raporda davacının tespit edilen hizmet süresine ve ücretine göre Net 4.467,23 TL İhbar Tazminatı hesaplanmış olup, davacı tarafından davalıya 1.000,00 TL İhbar Tazminatı ödemesi yapıldığı belirtilmiştir. Takdiri mahkemenize ait olmak üzere, ödemenin haksız olduğu kabul edilirse 1.000,00 TL tazminatın iadesi gerekecektir." Sonuç ve kanaat bildirir rapor tanzim etmiştir.
Mahkememiz ara kararı gereğince dosyanın bilirkişi ... tevdii ile düzenlenen bilirkişi raporundan özetle; "Davacı şirketin 2021 yılına ait ticari Defterlerinin açılış tasdiklerinin ve Yevmiye Defteri Kapanış tasdikinin T.T.K.69. ile 213. Sayılı V.U.K. 220. ve 222.Maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak yaptırılmış olduğu, tutulması zorunlu defterlerin birbirini doğruladığı, sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı kanaatinde olduğumu, Davalı Vekilinin 12.02.2025 tarihli Dilekçesinde, “müvekkilimizin kendisine ait bir vergi kimlik — numarasını — bulunmamakla — beraber ticari“ defterleri de bulunmamaktadır” beyanı bulunmaktadır Davacı vekilinin Dava Dilekçesinde” Davalı işten ayrılırken müvekkil şirketten 6.500,00 TL Kıdem, İhbar ve diğer tüm işçilik alacakları adı altında tazminat almıştır” beyanında bulunmuştur. Bu ödemeye ait banka dekontunun olduğu, Ancak Davacının Ticari defterlerinde “Kıdem Tazminatı” Ödemesine ilişkin bir kayda rastlanılmamıştır. Sayın mahkemenin görevlendirme yazısında ” munzam zarar olup olmadığı” konusunda talebinin, Davalı Vekilinin beyanında”” Davalıya ait Ticari Defterlerinin olmadığı” için herhangi bir hesaplama yapılamamıştır." Sonuç ve kanaat bildirir rapor tanzim etmiştir.
Davacı vekilinin ıslah dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Tazminat davasıdır.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili davalı aleyhine Tazminat davası açmıştır.
YARGITAY . HUKUK DAİRESİ ... E, ... K. SAYILI İLAMINDA: "Diğer taraftan işçinin muvazzaf askerlik sebebiyle kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için feshin gerçekten askerlik sebebine dayanması gerekir, çalışan işçinin muvazzaf askerlik sebebiyle ayrıldığı düşünülemez. Muvazzaf askerlik celp döneminden makul bir süre önce ayrılması da mümkün görülmektedir. Somut olayda davacının muvazzaf askerlik sebebiyle 19/10/2010 tarihinde iş sözleşmesini feshettiği ancak 21/02/2011 tarihinde askere sevkinin gerçekleştirildiği, arada davacının başka bir işyerinde çalışma kaydını da olduğu anlaşılmaktadır. Gelinen noktada mahkemece askerlik şubesinden fesih tarihi ile sevk tarihi arasında sevk tehiri olup olmadığı davacının fesih tarihinden sonra en erken ne zaman sevk edilebileceği, neden 21/02/2011 tarihinde sevk edildiği hususlarının araştırılarak sonucuna göre davacı tarafından yapılan feshin muvazzaf askerlik sebebiyle olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken eksik, inceleme ile davacının kıdem tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi isabetsizdir." KARARI VERİLDİĞİ,
MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI ASKERALMA GENEL ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜNE YAZILAN MÜZEKKERE CEVABINDA; "ilgili kişinin muvazzaflık hizmetini yapmamıştır. Aralık 2024 bedelli celbinde sevke tabidir. (12/12/2024) Son durumu sınıflandırılmış yükümlü durumundadır." şeklinde cevap verildiği görüldü.
Mali müşavir raporu da dikkate alındığında davacı munzam zarar iddiasını ispat edememiştir.
Davalının makul sürede askere de gitmediği anlaşılmıştır.
Konya BAM . Hukuk Dairesinin ... E, ... K. Sayılı ilamı dikkate alındığında arabuluculuk ile neticelenmesi yönündeki savunma itibar edilmemiştir.
TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır."
Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu,
Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile Davacının, davalı aleyhine açtığı işçi alacaklarına ilişkin açmış olduğu davanın kabulü ile; 6.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, Davacının, davalı aleyhine açtığı (İş Kanunu madde 25/II,b,d,e gereğince açmış olduğu munzam zarar davasının reddine dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
1-Davacının, davalı aleyhine açtığı işçi alacaklarına ilişkin açmış olduğu davanın KABULÜ ile; 6.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp, davacıya VERİLMESİNE,
2-Davacının, davalı aleyhine açtığı (İş Kanunu madde 25/II,b,d,e gereğince açmış olduğu munzam zarar davasının REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 615,40 TL harçtan dava başında yatırılan 734,34 TL peşin harç ile 94,00 TL ıslah harcının toplamı olan 828,34 TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 212,94 TL harcın davacıya İADESİNE,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 6.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan sarfına mecbur kalınan ilk yargılama harcı olan 802,14 TL ile 94,00 TL Islah Harcı ve 6.862,25 TL bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 7.758,39 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
7-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 680,00 TL arabulucu ücretinin 6235 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA,
8-Davacı tarafından dava başında depo edilen gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/09/2025