İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili... idaresindeki... plakalı araç ile 23.08.2018 tarihinde ...ın kullanmış olduğu ... plakalı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen kazada ... plakalı aracın sürücüsü kazada kusurlu ve sorumlu olduğunu müvekkili ...’nın herhangi bir kusurunun bulunmadığını, söz konusu kazanın meydana gelmesinde ... Sigorta A.Ş. ne... sayılı poliçe ile sigortalı olan... plakalı araç sürücüsü kusurlu ve sorumlu olmasından dolayı sigorta şirketi tarafından teminat altına alınan sakatlık tazminatının müvekkiline ödenmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketine teminatın ödenmesi amacıyla ihtar çekildiğini ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine İzmir 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilimdalı tarafından 12.06.2019 tarihli kurul raporunda müvekkilinin kazaya ilişkin %4 oranında maluliyetinin oluştuğu tespit edilmiş olduğunu dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu 03.09.2021 tarihinde arabuluculuk görüşmelerinde anlaşmaya varılmadığını bunun üzerine iş bu davayı açma mecburiyeti hasıl olduğunu trafik kaza sonucunda yaralanma halinde, tedavi giderleri, tedavi sırasında çalışılmayan günlere ilişkin zararlar, kalıcı maluliyet varsa kalıcı maluliyetin getirdiği maddi gelir kaybı en önemli maddi tazminat kalemleri olduğunu, kaza sebebiyle müvekkilinin %4 oranında kalıcı maluliyeti olduğunu ayrıca tedavi giderleri de mevcut olduğunu, tedavi gideri, sürekli iş görmezlik ve geçici iş görmezlik tazminatı sigorta şirketi teminatı içerisinde olduğunu rapor tarihi 12.06.2019 olup "erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik" hükümlerinin yürürlüğe girdiği 20 şubat 2019 sonrası olduğunu 20.02.2019 tarihinden sonra alınan raporların "erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik" hükümlere göre hazırlanması gerektiğini müvekkili rapor tarihinde 53 yaşında olduğunu, iş bu sebeple maluliyet raporu yürürlükteki yönetmeliğe uygun olarak 12.06.2019 tarihinde İzmir 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana bilim dalından alınan özürlülük ölçütü, sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik hükümlerine göre alındığını, somut olayda 1.852,24 TL rapor ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmesini talep ettiklerini müvekkilinin iş görmezlik tazminat hesabı miktarının belirlemeleri mümkün olmadığından şimdilik 10.000 TL üzerinden belirsiz alacak davası olarak açtıklarını, ... yaşam tablosu ve progresif rant tekniği ile TRH-2010 yaşam tablosu dikkate alınarak iki farklı tazminat yapılmasını talep ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 8.147,76 TL sürekli iş görmezlik tazminatı, 1.852,24 TL SGK tarafından karşılanmayan faturalandırılmayan tedavi giderleri olmak üzere toplam 10.000 TL maddi tazminatın kaza (23.08.2018) tarihinden itibaren temerrüt faizi, ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazaya karışan... plakalı araç müvekkil şirket nezdinden 21.07.2018/2019 tarihleri arasında...numaralı trafik poliçesiyle sigortalı olduğunu müvekkil şirketin sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere zarar nispetinde ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu kusurun ve zararın ispata muhtaç olduğunu davacı yanın talep etmiş olduğu geçici iş görmezlik, bakıcı ve tedavi tazminatında müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından trafik sigortası genel şartları hükümlerinde görüleceği üzere, kazazedenin sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi sürecinde ortaya çıkan zararları tedavi gideri kapsamında olması nedeniyle sorumlu kurum SGK olduğunu davacı yanın gelir durumunu somut belgelerle ispat etmesi gerektiğini, somut belge ve delil sunulamaması halinde yasal asgari ücret esas alınarak tazminat hesaplaması yapılması gerektiğini faizin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olması gerektiğini belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Kaza Tespit Tutanağı, ... numaralı Trafik Sigorta Poliçesi,
Davacı tarafça gönderilen Dokuz Eylül Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından 12.06.2019 tarihinde düzenlenen maluliyet raporu,
Karataş Cumhuriyet Başsavcılığı'na ait 2018/942 Sayılı Soruşturma Dosyası,
Trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen 04.10.2022 tarihli rapor,
İnönü Üniveristesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 25.01.2023 tarihli Sağlık Kurulu Raporu,
İnönü Üniversitesi... Tıp Merkezi tarafından düzenlenen 31.01.2024 tarihli radyoloji raporu,
ATK İkinci İhtisas Dairesi Üst Kurulu tarafından düzenlenen 24.10.2024 tarihli rapor,
Aktüerya bilirkişisi tarafından düzenlenen 19.07.2023 tarihli ön rapor ile 19.05.2025 tarihli kök rapor,
Davacı vekili sunmuş olduğu değer artırım dilekçesi ile özetle; dava dilekçesi ile fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı saklı tutularak, 8.147,76 TL sürekli iş göremezlik ve 1.852,24 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinin talep edildiğini, bilirkişi raporunda 350,00 TL belgesiz tedavi gideri ve 150,00 TL ulaşım masrafının tespit edildiğini, tüm dosya kapsamı dikkate alınarak ve fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakkını saklı tutarak taleplerini artırdıklarını belirterek, 8.147,76 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.352,24 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri olmak üzere toplam 10.500,00 TL tazminatın haksız fiil tarihi olan 23.08.2018 tarihinden itibaren her türlü artışı kapsayacak şekilde değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan müteselsilen tahsiline, adli tıp rapor ücretleri de dahil tüm yargılama masrafları ve avukatlık ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiş ve ıslah harcını ikmal etmiştir.
Dava, trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri talebine ilişkin maddi tazminat davasıdır.
918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu 85/1. maddesi gereğince, bir motorlu aracın işletilmesi, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa işleten doğan zarardan sorumlu olur. 85. maddenin son fıkrası gereğince araç işleteni aracın sürücüsünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olur.
2918 Sayılı yasanın 91/1. maddesi gereğince, işletenler bu kanunun 85. maddesinin 1.fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadır.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesine göre zarar gören Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında ön görülen sınırlar içerisinde sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuruda bulunması gerekir.
Aynı kanunun 99. maddesi gereğince, sigortacı, hak sahibinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile belirlenen belgeleri sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadır.
TBK'nun 49. maddesi gereğince, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren bu zararı gidermek ile yükümlüdür. Aynı kanunun 50. maddesi gereğince zarar gören zararın ve zarar verenin kusurunun ispat yükü altındadır.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A-1. maddesi uyarınca, sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarar uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.
Davalının sorumluluk durumunun tespiti yönünden trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen 04.10.2022 tarihli kusur raporunun incelenmesinde; davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı ....araç sürücüsünün kaza mahalli yolda seyri sırasında önünde aynı istikamete seyreden davacı idaresindeki...plakalı aracı sollayıp geçmek isterken sollama esnasında arka sol lastiğinin patlaması sonucu direksiyon hakimiyetini kaybederek aracının sağ yan kısımlarıyla, davacıya ait aracın sol yan kısımlarına çarpıp, çarpışmanın etkisiyle davacıya ait aracın yolun sağında bulunan 2 m. derinliğindeki toprak su kanalına düşmesi sonucu meydana gelen kazada, davalıya ait aracın lastiklerinin üretim tarihleriyle ilgili dosyada her hangi bir bilgi ve belge olmadığı, dolayısıyla eski tarihli diş derinliği düşük, piyasa tabiriyle kabak lastikle ve lastik havalarını da kontrol etmeksizin yola çıkmış olabileceği, bu haliyle hızını yol şartlarına ve aracın teknik özelliklerine göre uyarlamaksızın seyrini sürdürmekle, lastik patlamasında deneyimli bir sürücünün tedbirli davranıp vites küçülterek direksiyon manevrasına başvurması gerektiği halde bu tedbire de başvurmaksızın, bakım ve tutum eksikliğinden kaynaklanmış olacağı sol arka lastiğinin patlamasıyla birlikte sol şeritten sağa kontrolsüz manevra yaptığından 2918 sayılı KTK'nın diğer sürücü kusurlarından 52/B, 30/A ve 84/F hükümlerini ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğu, davacının ise davalı araç sürücüsünün hatasından dolayı karışmış olduğu kazada, kazaya katkı sağlayacak kurallara aykırı etken davranış faktörü görülmediği gibi mevcut durumda kazayı önlemek adına alabileceği herhangi bir önlem de bulunmadığından kazanın oluşumunda bir kusurunun bulunmadığı görüş ve kanaati ifade edilmiştir.
Davacının trafik kazası nedeniyle davacının sürekli maluliyeti yönünden ... Tıp Merkezi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 25.01.2023 tarihli raporda; davacının 23.08.2018 tarihli yaralanmasının Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Hakkında Yönetmeliğinde tanımlanan arızalardan herhangi birine neden olmadığı ve bu nedenle davacının 23.08.2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu ilgili yönetmelik hükümlerine göre kaza ile illiyetli ve sürekli özürlülük oranının %0 (yüzde sıfır) olduğu belirtilmiştir.
Dokuz Eylül Üniversite Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı'nın 12.06.2019 tarih, 2196 sayılı raporda; eldeki verilere göre İsmet Sarı'nın geçirdiği belirtilen trafik kazası ile nedensellik ilişkisinin bulunduğunun kabulü halinde davacının kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Hakkında Yönetmeliğe göre % 4 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğu tespit edilmiştir.
Davacı hakkında düzenlenen İnönü Üniveristesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 25.01.2023 tarihli raporunda davacının kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Hakkında Yönetmeliğe göre % 0 oranında maluliyetinin bulunduğu, özürlülük oranının bulunmadığının tespit edildiği, davacı tarafından dosyaya sunulan Dokuz Eylül Üniversitesi Adli Sağlık Kurulu raporunda ise aynı yönetmelik hükümlerine göre trafik kazası ile nedensellik ilişkisinin bulunduğunun kabulü halinde davacının tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %4 olduğunun belirtildiği, her iki rapor arasında çelişki bulunduğundan raporlar arasındaki çelişkinin giderilerek dava konusu trafik kazası ile davacının yaralanması arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususu ile davacının kaza nedeniyle yaralanması sonucunda kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Hakkında Yönetmelik Hükümlerine Göre sürekli maluliyet oranının tespiti için dosyanın ATK İkinci İhtisas Dairesi'ne gönderildiği, ATK İkinci İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 24.10.2024 tarihli raporda; "Kişinin 23/08/2018 tarihinde trafik kazası nedeniyle başvurduğu sağlık kuruluşuna ait tıbbi evraklarda herhangi bir akut travmatik patoloji tanımlanmadığı, kazadan yaklaşık 4 ay sonra (02/01/2019) çekilen sağ omuz... ‘ında; akromioklaviküler eklemde dejeneratif değişiklikler izlendiği, supraspinatus tendonunun distal yapışma yerinde artiküler düzey ile ilişkili kısmi bütünlük kaybı saptandığı, izlenen bu bulguların kendinde mevcut hastalıktan kaynaklanan kronik bulgular olduğu; sağ omuz manyetik rezonans görüntülemesinde saptanan bulgular ile dava konusu trafik kazası arasında tıbben illiyet bağı kurulamadığı,
Mevcut belgelere göre;
...ve ... oğlu 13/11/1964 doğumlu... ’nın 23/08/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, "30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik’’ Hükümleri kapsamında maluliyetini gerektirecek araz tespit edilmediğinden sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı" görüş ve kanaati ifade edilmiştir.
ATK İkinci İhtisas Dairesi tarafından raporlar arasındaki çelişki giderilerek kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümlerine göre davacının sürekli maluliyet oranının %0 olarak belirlendiği, davacının kaza sonrası muayene evrakları da incelenerek kazada yaralanıp yaralanmadığı ve bu nedenle tedavi gideri zararının olup olmadığı, varsa SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararının belirlenmesine yönelik hesaplama yapılması için dosya Aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş, Aktüerya bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda; 23.08.2018 tarihinde yaralanan...'nın sürekli iş göremezlikten kaynaklı zararının bulunmadığı, SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi giderinin 350,00 TL olduğu, Tedavi ile ilişkili muhtemel ulaşım giderinin 150,00 TL olabileceği" tespit edilmiştir.
Toplanan delillere göre yapılan yargılama sonucunda; davacının 23.08.2018 tarihli trafik kazasında yaralandığı ve bu yaralanma nedeniyle davacı tarafça SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri ve sürekli iş göremezlik tazminatının talep edildiği, bu kapsamda yapılan değerlendirmede; davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davacının bir kusurunun bulunmadığı, davalı sigorta şirketinin davacının yaralanmasından dolayı sürekli iş göremezlik tazminatı ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinden sorumlu olduğu, davacı tarafça başvurularak Dokuz Eylül Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı'ndan sürekli maluliyeti yönünden rapor düzenlenmesinin istenilmiş olduğu ve bu raporun dosyaya sunulmuş olduğu ve ilgili birimden getirtilmiş olduğu, incelenmesinde; kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre geçirdiği belirtilen trafik kazası ile nedensellik ilişkisinin bulunduğunun kabulü halinde davacının vücut fonksiyon kaybı oranının %4 olduğu, mahkememizce aynı yönetmelik hükümlerine göre İnönü Üniversitesi Adli Sağlık Kurulu'ndan tüm tedavi evrakları temin edilerek alınan bilirkişi raporunda; davacının sürekli özürlülük oranının %0 olduğunun tespit edildiği, her iki rapor arasında çelişki bulunması nedeniyle tüm tedavi evrakları gönderilerek ATK İkinci İhtisas Dairesi'nden rapor düzenlenmesinin istenildiği ve ATK İkinci İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 16.04.2024 tarihli raporda; davacının kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre sürekli maluliyetini gerektirecek bir arazın bulunmadığının tespit edildiği, tüm tedavi evrakları incelenerek İnönü Üniversitesi Adli Sağlık Kurulu ile ATK İkinci İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen denetime elverişli raporlarda davacının sürekli maluliyetini gerektirecek bir arazının bulunmadığının tespit edildiği, davacının kazadan kaynaklı yaralanmasından dolayı kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre sürekli maluliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla, sürekli maluliyetten kaynaklanan maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafça dava dilekçesinde SGK tarafından karşılanmayan, faturalandırılmayan tedavi gideri talep edildiğinden dava dilekçesi içeriğinde de ayrıca bu yönde bir talebin olması nedeniyle bu konuda alanında uzman doktor aktüerya bilirkişisi tarafından rapor düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişi tarafından denetime elverişli rapor düzenlenmiş ve bu rapor ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde, davacının dava dilekçesinde açıkça tedavi gideri alacağı da talep ettiği dikkate alınarak Kazadan dolayı davacının mevcut yaralanması nedeniyle 300,00 TL yol gideri ve 50,00 TL kol askısı ile 150,00 TL tedaviye ilişkin ulaşım gideri olmak üzere toplam 500,00 TL tedavi gideri alacağından kaynaklanan zararının bulunduğu, davalı sigorta şirketinin tedavi gideri teminatı kapsamında bu zarardan sorumlu olduğu anlaşılmakla 500,00 TL tedavi gideri alacağının davalı aracın kullanım amacının hususi olması nedeniyle sigorta şirketine başvuru tarihi olan 27.02.2019 tarihinden itibaren 8 iş günü sonrasına isabet eden 12.03.2019 tarihi olan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş, dava dilekçesi ekinde sunulan ödeme belgelerinin davacının maluliyetine yönelik Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi'nden alınan bilirkişi raporuna ilişkin olduğu dikkate alınarak bu giderlerin TTK'nın 1426. Maddesi uyarınca makul olduğu ve yargılama gideri olarak hüküm altına alınması gerektiği değerlendirilmekle, bu giderler yargılama gideri olarak hüküm altına alınmış ve davanın kabul/ red oranına göre taraflara yükletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 500,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinin 12.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin tedavi gideri alacağı talebinin ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 59,30 TL nispi harç ile 2,00 TL tamamlama harcı mahsup edildikten sonra bakiye 554,10 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacının yatırmış olduğu 59,30 TL başvurma harcı, 59,30 TL nispi harç ve 2,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 120,60 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu 5.700,00 TL bilirkişi ücreti, 5.400,00 ATK Fatura ücreti ile 1.302,10 TL tebligat-posta giderinden ibaret 12.402,10 TL ile davacı tarafça yapılan 1.852,24 TL muayene ücreti olmak üzere toplam 14.254,34 TL 'nin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 824,16 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Karar tarihisnde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23. maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti nedeniyle Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 76,32 TL'sinin davalıdan, kalan 1.243,68 TL'nin de davacıdan yargılama gideri olarak alınarak Hazineye gelir kaydına,
8-Tarafların yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
01/10/2025