Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülen davanın ve birleşen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;

Asıl davanın konusu olan İzmir ...İcra Müdürlüğünün 2016/14975 sayılı dosyasında; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında 311.476,56 TL'si asıl alacak ve 7.626,50 TL'si işlemiş faiz olmak üzere toplam 319.097,06 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatılmıştır.
Kendisine usulüne uygun olarak ödeme emri tebliğ edilen davalı borçlu yasal süre içerisinde vekili aracılığıyla verdiği dilekçesi ile; takip alacaklısına belirtilen miktarda borcun bulunmadığını, alacaklının tahakkuk etmiş hiçbir hak ve alacağının bulunmadığını ileri sürerek, faiz ve fer'ileriyle birlikte borca itiraz etmiştir.

Asıl davada davacı dava dilekçesi ile özetle; taraflar arasında 27/04/2015 tarihinde taşeron sözleşmesinin imzalandığını, müvekkilinin sözleşme ve şartnamede tarif edilen ve İstanbul İli, Esendere İlçesi, Havaalanı Mahallesi'nde kentsel dönüşüm alanı A5 B2 blok ve Baza2 birleştirilmiş bodrum mekanik tesisat işlerinin imalatını, işçiliğini, proje uygulamasını ve taahhüdünü eksiksiz olarak yerine getirdiğini ve işleri tamamlayarak davalıya teslim ettiğini, davalının müvekkilinin hak edişlerini eksik ödediğini, bunun üzerine davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu, müvekkilinin davalının da imzası bulunan hak ediş raporlarına dayalı olarak 14 numaralı hak ediş için (2016 yılı Temmuz ayı hak edişi) 30.700,28 TL ile 43.182,36 TL ve 15 numaralı hak ediş için (2016 yılı Ağustos ayı hak edişleri) 35.070,40 TL ve 45.258,52 TL olmak üzere toplam 154.211,56 TL alacağının bulunduğunu, 15 adet olan tüm hak edişlerden yapılan ve ödenmeyen % 5'lik kesinti toplamı olan 157.259,00 TL ile birlikte müvekkilinin toplam 311.470,56 TL alacağının bulunduğunu belirterek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, 319.097,06 TL'nin fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, müvekkili yararına en az % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Asıl dava 319.097,36 TL üzerinden ve harç yatırılmak suretiyle açılmıştır.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; taraflar arasında 27/04/2015 tarihinde taşeron sözleşmesinin imzalandığını, davalının yüklendiği işin yapımının sözleşmeye ve ekindeki teknik ve idari şartnameye uygun olarak yapılması gerektiğini, bedelin götürü bedel olarak kararlaştırıldığını, işin ayıpsız, eksiksiz ve zamanında teslim edilmesi gerektiğini, aradaki sözleşmenin eser sözleşmesi olduğunu, götürü bedelli sözleşmelerde eserin yapılmasının öngörülenden fazla emek ve masraf gerektirmesi durumunda iş sahibinin ücret ödeme borcunun belirlenen götürü bedel kadar olması gerektiğini, davalının sözleşmeye aykırı davrandığını, sözleşmede belirtilen götürü bedelin üzerinde fazladan faturanın kesildiğini, sözleşme kapsamında yapılan ilave işlerde yapılan iş ile orantısız olarak olması gerekenden çok işçi çalıştırıldığını, gerçeğe aykırı yevmiye ücreti ile hak ediş düzenlendiğini, sözleşme kapsamında ve ilave olarak yapılan işlerin eksik ve ayıplı yapıldığını, geçici ve kesin kabul işlemleri ile kesin hak edişin yapılmadığını, davalının yaptığı işlerin eksik ve kusurlu olması nedeniyle sözleşmenin 13.1 maddesinde düzenlenen aylık hak edişlerden % 5 oranında yapılan nakdi tazminat kesintisinin tamamen sözleşmeye uygun olarak iade edilmediğini, müvekkilinin davalıya 15/10/2016 tarihli... ve... numaralı iade faturalarını keserek gönderdiğini, davalının bu iade faturalarına ve bedellerine itiraz ettiğini (Beşiktaş 8. Noterliği’nin 01/11/2016 tarihli, 23889 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile), davalının gerçeğe aykırı olarak 281.470,56 TL alacağı olduğunu ileri sürerek ödenmesini istediğini, müvekkilinin Karşıyaka 5. Noterliği’nin 15/11/2016 tarihli 32866 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz ettiğini ve davalının sözleşmeye aykırı davrandığını, sözleşmeden doğan 598.000,00 TL’nin ihtarname tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde ödenmesini istediğini, davalının 28/11/2016 tarihinde temerrüte düştüğünü; müvekkili tarafından davalıya yapılan ödemeler toplamının 2.860.405,21 TL olduğunu, sözleşme ile belirlenen götürü bedelin 1.383.424,92 TL olduğunu, ilave işlere ait belirlenen alacak miktarının 1.246.646,40 TL olduğunu, sözleşme ile belirlenen götürü bedel ve ilave iş toplamının 2.630.071,32 TL olduğunu, davalı adına üçüncü kişiye yaptırılan işler bedelinin 304.056,00 TL olduğunu, bu miktar düşüldüğünde genel toplamın 2.326.015,32 TL olduğunu; müvekkili tarafından davalıya yapılan ödemeler toplamı 2.860.405,21 TL’den 2.326.015,32 TL düşüldüğünde kalan tutarın 534.389,99 TL olduğunu, bu miktardan da davalı lehine olan 154.418,78 TL indirildiğinde kalan tutarın 379.971,21 TL olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 379.971,21 TL’nin 28/11/2016 tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; taraflar arasındaki hukuki ilişkinin 27/04/2015 tarihli sözleşmeye dayandığını, İstanbul İli, Esenler İlçesi, Havaalanı Mahallesi'nin 6306 sayılı kanun kapsamında... A.Ş. tarafından yapılan denetimler sonucu riskli alan ilan edilerek bu alanda kentsel dönüşüm çalışmalarının başlatıldığını, bu projenin emlak konut ...tarafından... Restorasyon Taah. ve Tic. A.Ş.'ye ihale edildiğini, bu şirket tarafından da yapılacak inşaatın mekanik tesisat işlerinin bölünerek bir kısmının müvekkiline verildiğini, bu iş kapsamında A5, B2 blok ve Baza2 birleştirilmiş bodrum mekanik tesisat işlerinin davacıya 27/04/2015 tarihli sözleşme ile taşere edildiğini, davacının sözleşme ile üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ayıplı imalatları düzeltmediğini, kesin kabul henüz yapılmamış iken müvekkilinden hak ediş bedeli ve teminat kesintisi adı altında bir takım bedelleri istediğini, söz konusu tarihlere ilişkin hak edişlerin gerçeği yansıtmadığını, bu tarihlerde davacının şantiyede herhangi bir iş yapmadığını, davacının 20/08/2016 tarihinde imzaladığı protokol gereği eksik bıraktığı işleri tamamlayacağına dair taahhütte bulunmasına rağmen bu eksiklikleri gidermediğini, teminat kesintilerinin dayanağının sözleşmenin 5.3. maddesi olduğunu, 13. maddesinde ise kesintilerin hangi hallerde iade edileceğinin düzenlendiğinin, davacının işi eksiksiz şekilde teslim etmemesi nedeniyle teminatın iadesinin söz konusu olmadığını, sözleşmeye göre davacının sözleşmeye konu ana iş nedeniyle alacağı kararlaştırılan toplam bedelin KDV dahil 1.382,960,00 TL olduğunu, davacının düzenlendiği hak edişlere göre müvekkiline KDV dahil 1.382,960,00 TL olması gerekirken 1.664.247,38 TL üzerinden fatura edildiğini, sözleşmenin 3. maddesi gereği birim fiyatın ancak karşılıklı olarak imzalanacak bir protokol ile değişebileceğini, taraflar arasında böyle bir protokolün bulunmadığını, davacının buna rağmen götürü bedelin üzerine çıkmasının sözleşmeye aykırılık oluşturduğunu, davacının 281.287,38 TL fazladan fatura düzenlediğini, ayrıca taraflar arasında ilave işler için de herhangi bir yazılı anlaşma bulunmamasına rağmen hak ediş ve fatura düzenlendiğini, herhangi bir yazılı anlaşma olmamasına rağmen davacının KDV dahil toplam 1.485.195,20 TL tutarında ilave iş hak edişi düzenlediğini, ilave işler için somut olarak gerçekleşen ve hak edişlere yansıyan yevmiye adetinin 9.772 adet olduğunu, böylece davacının fazladan KDV dahil 108.560,00 TL ilave iş hak ediş faturası düzenlediğini, müvekkiline yansıtılan problemli yevmiyeler nedeniyle toplam KDV dahil 323.272,80 TL fazladan yevmiye faturası düzenlendiğini, müvekkili tarafından davacıya bu miktarlarla ilgili olarak (281.287,38 TL, 108.560,00 TL ve 323.272,80 TL) müvekkilinin davacı adına 15/10/2016 tarihli 138636,138637,138638 numaralı iade faturalarını düzenleyerek noter kanalıyla gönderdiğini, iade faturalarının davacı tarafça iade edildiğini, davacı tarafça istenen bedellerin karşılığı hizmet verilmediğini belirterek, davanın reddine, müvekkili yararına alacağın % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşmede götürü bedel üzerinden anlaşılmış ise de yapılan işlere ilişkin hazırlanan bütün taşeron hakediş raporlarında müvekkili ile davacı arasında mutabakat sağlandığını, sonucunda da taşeron hakediş raporlarının tamamının davacı yetkilileri tarafından imzalanarak kabul edildiğini, müvekkilinin işlerin tamamını eksiksiz yerine getirdiğini ve tamamlayarak davacıya teslim ettiğini, yine müvekkilinin yaptığı mesaiye ilişkin yevmiye tutanaklarının da müvekkili ile davacının yetkilileri arasındaki mutabakat sonucu düzenlendiğini ve kabul edildiğini, davacı tarafından yevmiyelere dair yapılan ödemelerin de karşılıklı olarak varılan mutabakat sonucu davacı yetkilileri tarafından imzalanan hakediş yevmiye tablolarına göre yapıldığını, davacının ilgili hakediş yevmiye tablolarını kabul ettiğini ve ödemelerini buna göre yaptığını, davacının dayanak olarak gösterdiği Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/625 D.İş sayılı dosyasında aldırılan bilirkişi raporunda fazla yevmiye bildirilmesine ilişkin tespitlerin hiçbir dayanağının sunulmadığını, rapordaki bu tespitlerin davacının tespit dilekçesinin birebir rapora geçirilmesinden ibaret olduğunu, bu nedenle hukuken geçerliliğinin bulunmadığını, davacının hakediş raporlarını ve yevmiye tablolarını inceleyip onaylayıp imzalamasına rağmen sırf müvekkili alacak isteğinde bulundu diye bu davayı açmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacı tarafın sözleşme kapsamında ve ek olarak yapılacak işlerin eksik, kusurlu ve ayıplı olarak yapıldığı yönündeki iddiaların da hukuka aykırı olduğunu, müvekkiline ayıp ihbarında bulunulmadığını, davacı tarafın sözleşmenin 5. maddesine aykırı olarak Temmuz 2016 hakediş ödemelerini süresi içerisinde yapmadığını, müvekkilinin bu nedenle Eylül ayı sonunda işi bırakmak sonunda kaldığını ve bu alacaklara ilişkin İzmir 26. İcra Müdürlüğü’nün 14975 sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde ... Esas sayılı itirazın iptali davasının açıldığını, davacı tarafın iddialarına dayanak olarak gösterdiği bilirkişi raporundaki tespitlerin büyük kısmının müvekkilinin sorumluluğunda olmadığını, davacı tarafın ayıplı ifanın giderilmesi için ödenmiş ve ödenecek miktarın 304.056,00 TL olduğu yönündeki iddiasının da kabulünün mümkün olmadığını, bu iddianın fahiş olduğunu, yaptırılacak keşif ve bilirkişi incelemesiyle bu durumun anlaşılacağını, bunun dışında...Res. Taah. A.Ş. ile davacı arasında işlerin teslim edildiğine ilişkin geçici kabul belgesi ve teslim edilen iş kalemlerinin imza altına alındığını, müvekkili davaya konu alandaki çalışmalarını bitirmek üzereyken davaya konu blokların yerleşime açıldığını ve bir kısım mal sahibinin bu bloklara taşındığını, davacının kabul sonrasında 6,5-7 milyon TL civarında ödeme aldığını belirterek, davanın reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.

İcra dosyası, ihtarname, taşeron sözleşmesi ve dayanağı belgeler, tanık anlatımları, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/625 D.İş sayılı dosyası, bilirkişi raporları.

Dava; eser sözleşmesine dayalı alacağın ve sözleşme harici işler bedelinin tahsili amacıyla hakkında ilamsız icra takibi başlatılan davalının borca itirazının iptali istemine ilişkindir. Birleşen dava ise; eser sözleşmesine dayalı fazla ödeme nedeniyle alacağın tahsili istemine ilişkindir.
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı dava dosyası 01/06/2018 tarihli birleştirme kararı ile birlikte mahkememizin eldeki bu dava dosyası ile birleştirilmiştir.
İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’ne yazılan yazıya verilen cevapta;...'nın 27/12/2017 tarihinde ...sicil numarası ile İstanbul Doğalgaz Sıhhi Tesisat ve Kalorifer Teknisyenleri Esnaf ve Sanatkârları Odası'na kayıtlı olduğu ve bu kaydının halen devam ettiği bildirilmiştir.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne yazılan yazıya verilen cevapta; ...nın gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunamadığı bildirilmiştir.
... Vergi Dairesi Müdürlüğü’ne yazılan yazıya verilen cevapta; mükellef ...nın 24/05/2019 tarihinde Yakacık Vergi Dairesinden nakil geldiği, "Osmangazi Mah. Dedekorkut Cad. No;: 32/B Sancaktepe/İstanbul" adresinde Bina ve Diğer İnşaat Projelerinde Su ve Kanalizasyon Tesisatı ve Onarımı (Yağmurlama Sistemlerinin Kurulumu Dahil Sıhhi Tesisat İşleri, Yangın Söndürme Sistemlerinin Kurulumu, Kanalizasyon Tesisatı Döşeme İşleri vb) ve Bina veya Diğer İnşaat Projelerinde Isıtma, Havalandırma, Soğutma ve İklimlendirme Sistemlerinin Bakım ve Onarımı (Ev Tipi Boyler (Kombi, Kazan vb) ve.... Elektriksiz Güneş Enerjisi Kolektörlerinin Bakım Ve Onarımı Dahil) işinden dolayı mükellefiyet tesis ettirdiği; gerçek usulde gelir vergisi mükellefi olduğu, gelir vergisinden muaf olmadığı; 2019,2021,2021 yıllarında bilanço esasına göre defter tuttuğu ve bilanço esasına göre gelir vergisi beyannamelerini verdiği; mükellefin bilanço esasına tabi olduğu, bilanço esasına göre defter tuttuğu; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 177. maddesine göre birinci sınıf mükellef olduğu; 2021 takvim yılında internet ortamında bilanço esasına göre vermiş olduğu gelir vergisi beyannamesinde beyan edilen yurt içi brüt satışlarının 5.572.303,41 TL olduğu bildirilmiştir.
Tarafların her ikisinin de tacir olması ve işin ticari nitelikte bulunması nedeniyle davaya bakmaya mahkememizin görevli olduğu kabul edilmiştir.
... Makina Mühendislik Doğalgaz Sistemi Denetleme Müşavirlik İnşaat ve Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi,...ya Karşıyaka 5. Noterliği’nden gönderdiği 15/11/2016 tarihli 32866 yevmiye numaralı ihtarname ile; 598.000,00 TL borcun ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 7 iş günü içerisinde ödenmesini ihtar etmiştir. İhtarname Sezayi Toplama’nın eşine 18/11/2016 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Taraflar arasında her iki tarafın da kabul ettiği şekilde 27/04/2015 tarihinde taşeron sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşme ile davacı yüklenici İstanbul İli, Esenler ilçesi, Havaalanı Mahallesi kentsel dönüşüm alanı, A5, B2 blok ve baza2 birleştirilmiş bodrum mekanik tesisat işlerinin yapımını yüklenmiştir. Sözleşmenin 2. maddesinde sözleşmenin ekleri sayılmıştır. 3. maddesinde sözleşmenin türü ve bedeli kararlaştırılmıştır. Bu maddede; “Ek 1’de detayları belirtilmiş olan iş ve/veya işler yine Ek 1’de belirtilen metrajlar ve birim fiyatlar çerçevesinde sözleşme kapsamındadır ve bu fiyatlar işin sonuna kadar sabittir. Yüklenici firma Ek 1’de tüm detayları belirtilmiş olan imalatların ve işçiliklerin yapılması işleri için ilave zam veya çalışma yapılma talebinde bulunamaz. İş bu sözleşmeye ve eklerine istinaden ilave zam veya fiyat farkı vb bedel hiçbir koşulda ödenmez. İşveren hiçbir koşulda bu sözleşmeye istinaden sözleşme ve/veya eklerinde belirtilmemiş hiçbir ekstra bedel ödenmesi konusunda sorumlu tutulamaz. Sözleşme dışı herhangi bir ödeme talebi veya ortaya çıkan ekstra masraf kalemi ancak her iki tarafın da yazılı olarak imza altına alacağı ek protokol mutabakatı ile vuku bulabilir. Ödemeler TL üzerinden yapılacaktır. Yüklenici, işlerin yapılmasında sözleşmenin ekindeki iş programına aynen uymayı taahhüt eder. İş bu sözleşmede belirtilen iş programına uyulmuş olması ödemeler için ön koşuldur. Bu sözleşme anahtar teslim götürü usule göre hazırlanmıştır. İşin devamı esnasında Ek 1’de hazırlanmış olan listede eksiltilecek veya ilave olarak yapılacak imalatlar yüklenici tarafından sözleşme bedeline eklenemez veya çıkartılamaz. Yüklenicinin talep etmesi ve işverenin onaylaması halinde Ek 1’de belirtilen işlere ilave olarak yeni bir poz eklenmesi durumunda yapılacak ek protokol ile üzerinde karşılıklı anlaşmaya varılacak olan yeni birim fiyata göre ilave imalat yapılabilecek ve hak edişe eklenecektir. İşverenin Ek 1’deki birim fiyatlar değişmeksizin yine Ek 1’de belirtilen işin niteliği ve niceliğini toplam sözleşme bedelinin % 30’u kadar azaltma ve artırma hakkı saklıdır. İşin nitelik ve niceliğinde yapılacak her değişiklik ek protokol ile düzenlenecek ve karşılıklı imza ile kayda alınacaktır.” denmiştir. Hak edişler ve kesintiler 5. maddede düzenlenmiştir. Bu maddede; “Yükleniciye ödemeler her ay ilgili ay içerisinde gerçekleştirilen imalatlara, malzeme kullanımlarına ve kesintilere göre hazırlanan hak edişlerin işveren temsilcisi tarafından takip eden ay içerisinde onaylanması sonrasında yüklenicinin keseceği faturanın işverene tebliğ tarihini müteakip en fazla 45 gün içerisinde işveren tarafından yapılır.” denmiştir. Hatalı-kusurlu işler 11. maddede düzenlenmiştir. Ek 1’de mekanik tesisat işleri (davalı şirket ile işveren arasında imzalanan ve taraflar arasındaki sözleşmede atıfta bulunulan)... cetvelinde toplam iş bedeli malzeme ve işçilik dahil 6.302.997,00 TL olarak belirlenmiştir.
Sözleşmeda dava dışı .... Restorasyon Taah. ve Tic. A.Ş. “idare” olarak yer almıştır.

Dava dışı ...Restorasyon Taah. ve Tic. A.Ş. mahkememize gönderdiği 14/05/2018 tarihli yazıda; taşeron şirketlere yaptırılan işlerin kabul süreçleri içerisinde kesin kabulün yapılmadığını, bunun yerine geçici kabul belgesi ve kesin hesap hakedişinin düzenlenerek taşeron şirket ile ilişiğin kesildiğini; bununla birlikte idareleri tarafından her ne kadar ...firması ile dava konusu proje kapsamında ilişik kesilmiş ise de kesin hesap hak edişinde... firmasının teminat alacaklısı gözükmesinin bir başka şantiyede yapmış olduğu işlerden dolayı kendilerine avans borçlusu durumunda olmasından kaynaklandığını, ...k ile imzaladıkları taşeron sözleşmesi gereğince söz konusu teminat alacağının diğer bir şantiyedeki işten kaynaklanan avans borcuna karşılık tutulduğunu bildirmiştir.
18/07/2016 tarihli geçici kabul tutanağı incelendiğinde; 18/07/2016 tarihinde iş yerinde taşeron tarafından yapılan işlerin geçici kabul bakımından incelendiği ve “yapılan işin sözleşme ve eklerine uygun olduğu ve geçici kabule engel olabilecek kusur ve arızaların bulunmadığı” hususunun yazılı olduğu görülmüştür. Geçici kabul tutanağı dava dışı işveren şirket tarafından ve...Makine...Sis. Den. Müş. İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından imzalanmıştır.
Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili; müvekkilinin sözleşme ile yüklendiği işi yaparak eksiksiz bir şekilde teslim ettiğini, ancak hak ediş alacakları ile birlikte sözleşme harici işlere ilişkin fatura alacaklarının ödenmediğini ileri sürmüştür.
Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili ise; davacının tutanakla belirlenen ve tamamlamayı taahhüt ettiği eksik işleri tamamlamadığını, alacaklı olduğunu ileri sürdüğü tarihte herhangi bir iş yapmadığını, alacağa hak kazanmadığını savunmuştur.
Taraflar arasında; “27/04/2015 tarihli taşeron sözleşmesinin imzalandığı” konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Asıl davada taraflar arasındaki uyuşmazlık; “davacı yüklenicinin 27/04/2015 tarihli sözleşme ile yüklendiği edimlerini sözleşmeye uygun olarak yerine getirip getirmediği, davacının düzenlediği hak edişlerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, yapılmış işin karşılığı olup olmadığı; dayanağı, sözleşmenin 5.3 maddesi olan teminat kesintilerinin davalıdan istenebilme koşullarının oluşup oluşmadığı, sözleşme harici ilave iş bulunup bulunmadığı, bedelinin ne olduğu, davacı tarafça düzenlenen fatura bedellerinin yapılan işle uyumlu olup olmadığı, götürü bedelin üzerine çıkıp çıkmadığı, davalının İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün 2016/14975 sayılı dosyası çerçevesinde davacıya borcunun bulunup bulunmadığı, varsa icra takip tarihi itibariyle davalı borcunun ne miktar olduğu” konularındadır. Birleşen davada taraflar arasındaki uyuşmazlık ise; “27/04/2015 tarihli sözleşmeden kaynaklanan alacağın bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu” konusundadır.
Asıl davada davacı-birleşen davada davalı tanığı Mazlum Arslan anlatımında; “Ben 2015-2019 yılları arasında davalı... Mak. Müh... Ltd. Şti.’de teknik eleman olarak çalıştım, ... Makine firmasının taşeronu olarak tesisat işlerini yaptım. Taraflar arasındaki olayların detayını bilmiyorum ancak eksik yapılan işler vardı. Bunların tamamlanması için anlaştılar ve daha sonra ...Bey bu eksik işleri tamamlamadığı için dışarıdan başka bir ekibe yaptırıldı.” demiştir.
Asıl davada davacı-birleşen davada davalı tanığı ... anlatımında; “Davalı daha önce de benim firmasında çalıştığım firmadır. 2015-2016 yıllarında ... Makine Müh. Ltd. Şirketi adına tekniker pozisyonunda çalıştım. İstanbul Esenler Şubesinde çalıştım. Burada bahsi geçen ... Makine Müh. Ltd. Şti.’ye mekanik tesisat işleri yapıyordum. Davacı firma ile davalı arasında belli aralıklarla hak edişlerden kaynaklı alacakların olduğunu biliyordum ancak ne kadar olduğunu bilmiyorum. Şöyle bir durum söz konusu idi; ... Makine Müh. adına keşide edilen çekleri yani hak edişleri taşeron firmaya ben teslim ederdim ancak bana dava dilekçesinde bahsetmiş olduğunuz 2016 yılı Temmuz ayı ve 2016 yılı Ağustos aylarına ilişkin hak edişlerin ödenip ödenmediğini bilmiyorum. O dönemde ben o şekilde çalışmadım. Aynı şirketin başka bir şantiyesine geçtim. Dolayısı ile bu hak edişlerin ödenip ödenmediğini bilmiyorum.” demiştir.
Asıl davada davacı-birleşen davada davalı tanığı...anlatımında; “Ben... isimli şirkette formenlik yapıyordum. Davacı şirket davalı şirketin taşeronluğunu yapmaktaydı. Davacı şirket mekanik işlemleri, sıhhi tesisat yani binanın su tesisatıyla ilgili tüm işleri yapıyordu. Ben 2015'in 5. ayından 2016'nın 9. ayına kadar şirkette çalıştım. Ekip başı bendim. Davalı şirket 2016 yılının Temmuz veya Ağustos ayına kadar bize verilen işi bitirmemizi istemişti. Fakat malzeme gelmediği için istenilen iş 2016 yılının Eylül ayında teslim edildi. Davalı 2016 yılının Temmuz ayı hak edişini ve 2016 yılı Ağustos ayı hak edişlerini ödememiştir.” demiştir
Asıl davada davacı-birleşen davada davalı tanığı... anlatımında; “Ben daha önce davalı firmanın davaya konu şantiyesinde hatırladığım kadarıyla 3 ay kadar çalışmıştım, davacıyla hem o dönemden hem de daha önceki çalışmalarımız nedeniyle tanırım, ben şantiyede işlerin yürümesiyle ilgili çalışıyordum, bu nedenle taraflar arasındaki parasal durumu bilemiyorum, ben taraflar arasındaki sözleşme konusunda da bilgi sahibi değilim, o konuya...isimli arkadaşımız bakıyordu, davacı o şantiyede mekanik tesisat işlerinin işçiliğini ekibiyle birlikte yapıyordu, yaklaşık 100 kişilik kadar bir ekibi vardı, ben çalıştığım dönemde işi yapmaktaydı, ben ayrıldıktan sonra orada çalışmaya devam ettiler, daha sonra işin bitirildiğini duydum, davacı vekilinin talebi üzerine soruldu; işi yaptıran ana firma olan ... isimli firmanın yetkilileri bize sürekli mesaiye kalmamız ve işin bitirilmesi konusunda telkinlerde bulunuyorlardı, davacı da zaman zaman ...'den hak edişlerimizi zamanında ve tam alamadığımız için mesai yapmak istemiyoruz' diyordu. Benim parasal konuda başkaca bir bilgim yoktur” demiştir.
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/625 D.İş sayılı dosyası incelendiğinde; tespit isteyenin ...olduğu, makine mühendisi bilirkişi... tarafından 16/08/2017 havale tarihli raporun düzenlendiği, bu raporda; taşeron ...in (...) düzenlediği hak edişler toplamına göre 1.383.424,92 TL olan sözleşme bedelini 280.822,46 TL aşarak 1.664.247,38 TL fatura düzenlemiş olmasının anahtar teslim götürü bedel sözleşme esasına uygun olmadığı ve sözleşme bedelini aştığı hususunun belirlendiğini, bu tespitte fazlaya ilişkin 280.822,46 TL’nin sözleşmeye aykırılık ve haksız fiilden doğan kazanç miktarını işveren ... firmasına geri ödeme yapmasını gerektirdiğini; fazlaya ilişkin ek/ilave işlerin proje restorasyonundan kaynaklı olarak yapılmış işlerle ilgili olarak; bahse konu ek işlerin yapımının gerçekte 8.804 adet yevmiye olarak kabul edilmesi gerektiğini ve bunun da hak ediş karşılığının KDV dahil 1.246.646,40 TL olacağını; diğer bir ifade ile; ...(...)’nın ek/ilave işlere karşılık alacağı olarak tahakkuk ettirilmesinin doğru olacağını; ... (...) tarafından 10.488,67 adet yevmiye ile düzenlenmiş olan hak ediş karşılığına tahakkuk ettirilmiş fatura bedeli olan 1.258.640,40 TL + KDV = 1.485.195,67 TL’den esas olması gereken 8.804 yevmiye karşılığı 1.056.480,00 TL’den 1.246.646,40 TL düşüldüğünde 1.485.195,67 TL-1.246.646,40 TL = 238.549,27 TL fark olan bedelin sözleşmeye aykırı bedel olduğunu ve bunun cari hesaptan davacı lehine eksiltilmesi gerektiğini; eksik, ayıplı işlerin işveren ... tarafından gerek kendi elemanlarına gerekse 3. kişilere yaptırdığı ve tamamlattığı görülen işler için ödenmiş ve ödenecek miktarın 304.056,00 TL olduğunun belgeler incelenerek belirlendiğini, bu işleri taşeron firmanın yapması gerekirken yapmamış olmasından kaynaklı işveren sorumluluğunu yerine getirerek bu işleri yaptıran ... firmasına bu miktar paranın ... (...) tarafından ödenmesi gerektiği kanaatine varıldığını, iki firma arasındaki cari hesabın ... alacak hanesinde ...’e ödeme yapmış olduğu hesabın 2.860.405,31 TL cari hesap dökümü olarak belirlendiğini, bu durumla ilgili olarak... lehine hakedişler karşılığı tahakkuk ettirilmiş bedelin raporda gösterildiğini, işveren ...firmasının 823.427,73 TL tutarın 27/04/2015 tarihli sözleşmenin üçüncü maddesinin ikinci bendine göre sorumluluk paylaşımı maddesi dışına çıkılıp haksız olarak sözleşmede işveren tarafın ödeme yükümlülüğü olmayan işler için... tarafından düzenlenmiş hakediş karşılığı alacak olarak sehven gösterilmiş 238.549,27 TL cari hesapta görülen bedel ile yine aynı sözleşmenin anahtar teslimi götürü bedel esasına uyularak yapılan 1.172.394,00 TL + KDV karşılığı yapılması gereken işin hakedişi olarak davalının istediği 1.410.000,00 TL + KDV tahakkuk ettirilmiş faturadan kaynaklanan 280.822,46 TL fazlaya ilişkin haksız olarak istenmiş olup cari hesapta görülen bedelin iadesinin gerektiği kanaatine ulaşıldığını, ayrıca bu cari hesabın dışında da ayrıca eksik ve kusurlu bırakılmış işlere ait bilirkişi tespitinde toplam olarak 304.056,00 TL harcama yapılarak tamamlanmış olduğu anlaşılan bu sözleşme şartlarının tamamlanmasına ilişkin işler olduğundan işverenin bu harcamasının da yapıldığının belirlenmesi ile bu miktar paranın işveren alacağı olduğu kanaatine ulaşılarak toplamdaki cari hesapta görülmeyen yapılmış eksik ve kusurlu işlere ait olarak...firması lehine 304.056,00 TL’nin değerlendirilmesi gereken bedeller olduğu kanaatine varıldığını, sonuç olarak; Egetek firmasının 2.860.405,31 TL alacak cari hesabı olduğunun belirlendiğini; ...in sözleşme ile götürü bedel alacak hesabının 1.383.424,92 TL, ilave işlere ait belirlenen alacak hesabının 1.246.646,40 TL olduğunu, ikisinin toplamının 2.630.071,32 TL olduğunu, ...namı hesabına yaptırılan 304.056,00 TL düşüldüğünde alacağının 2.326.015,32 TL olduğunu; genel cari hesap yönünden; 2.860.405,31 TL - 2.326.015,32 TL = 534.389,99 TL’nin... firmasına haksız fiilden kaynaklanan bedel olduğunu,... firması tarafından ödenmiş olduğu kanaatine varıldığını ancak sözleşme gereği işini sorunsuz teslim ettiğinde ve garanti süresi sonunda ödenmek üzere hakedişlerinden yapılan 154.418,78 TL nakit teminat alacağının... lehine olduğu kanaatine ulaşıldığını; 534.389,99 TL -154.418,78 TL = 379.971,21 TL’nin davacı Egetek Lehine olduğu sonucuna ulaşıldığını; 379.971,21 TL’nin davalı ... firmasının davacı firmaya haksız kazançtan kaynaklanan parayı geri ödemesi gerektiğini bildirmiştir.
Karşıyaka 5.Noterliği'nin 15/11/2016 tarihli ve 32866 yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi incelendiğinde; asıl davada davalı-birleşen davada davacı... tarafından karşı taraf ...'ya gönderildiği, 15/10/2016 tarihli... ve ... numaralı faturalara itirazın kabul edilmediği bildirilerek, cari hesap bakiyesi olan 598.000,00 TL'nin tebliğden itibaren 7 iş günü içerisinde ödenmesinin istendiği görülmüştür.
Mahkememizce asıl davada davalı-birleşen davada davacı şirketin defterlerinin incelenmesi ve ayrıca dava konusu eser başında keşif ile her iki tarafın defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması amacıyla İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne talimat yazılmıştır.
Talimat mahkemesi tarafından görevlendirilen makine yüksek mühendisi/iş güvenliği uzmanı Murat Tosun, makine mühendis... makine yüksek mühendisi ... ve mali müşavir ... hazırlayıp sundukları 25/10/2021 tarihli raporlarında özetle; davacıya ait 2015,2016 ve 2017 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içerisinde yapıldığını, davalı şirkete ait 2015,2016 ve 2017 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğunu, 2017 yılı envanter defterinin yasal sürede onaylandığını, davalı şirketin 2015 ve 2016 yılı envanter defterini dosyaya sunmadığını, HMK’nın 222. maddesi gözetilerek takdirin mahkemeye ait olduğunu, davacı...nın 2015 ve 2016 yılı ticari defterlerinin işletme defteri olması nedeniyle cari hesap ekstresi incelemesi sırasında sunulmadığını, bu nedenle davalı şirketin dava dosyasına sunduğu flaş bellek içerisindeki muavin hesaplar irdelenerek alacak borç miktarının belirlendiğini; davalı şirketin 2015,2016 ve 2017 yılı ticari defterlerinde davacı ile olan hesap hareketlerini ilgili 320.02.01.029,159.03.01.029 ve 326.01.01.0004 numaralı cari hesap kodunda takip ettiğini, davacının düzenlediği faturaları bu hesabın alacağına, yapmış olduğu ödemeleri ise bu hesabın borcuna 2015,2016 ve 2017 yılı ticari defterlerinde kayıt altına aldığının belirlendiğini, davalı tarafın incelenen ticari defterlerinde 31/12/2017 tarihi itibariyle hak ediş kesintisinden kaynaklı olarak herhangi bir borcunun bulunmadığının ve bakiyesinin “0” olduğunun görüldüğünü; iki taraf arasındaki sözleşmenin anahtar teslimi götürü bedel usulüne göre hazırlanmış olduğu yazılı olsa da hakedişler incelendiğinde işlerin sözleşmede EK1 ile belirlenen birim fiyatı ve sayısal miktarı belli olan teklif rakamları ile yapıldığını, sabit fiyatla düzenlenmediği anlaşılan “taşıma, yer değişimi, tamirat, tıkanan tuvalet taşları gider açımı,...Tekstil’e personel gönderimi, ...ya verilen eleman, A7 kaçak tamiri vb.” gibi işlerin yevmiye usulü ve karşılığı 120,00 TL/yevmiye olarak yaptırıldığını, bu tutarların da hak edişlere konularak ve KDV’li rakamdan % 5 teminat kesintisi ve diğer kesintiler yapılarak hem... hem ...kaşeleri üzerinin taraflarca imzalandığını; sözleşmede “Ek 1 de detayları belirtilmiş olan iş ve/veya işler yine Ek 1’de belirtilen metrajlar ve birim fiyatlar çerçevesinde sözleşme kapsamındadır ve bu fiyatlar işin sonuna kadar sabittir. Yüklenici firma Ek 1’de tüm detayları belirtilmiş olan imalatların ve işçiliklerin yapılması için ilave saatli çalışma yapılma talebinde bulunamaz.” dendiğini, EK 1 işlerinin parasal toplamının sözleşmeye net olarak yazılmadığını, malzeme montajına uygun kalemler için birim fiyat cetvel ve eklerinin bulunduğunu, aynı hakedişlerde ayrıca hammaliye, malzeme taşınması, ...ve...in farklı şantiyelerindeki düz adam ihtiyaçları için yevmiyeler yazıldığını ve karşılıklı kabul edilerek imzalandığını, sözleşme eklerinde ... işlerinin...ve... paylaşımında yapıldığının görüldüğünü; 20/06/2016 tarihli... Şantiyesi taşeron toplantısı ve iş bitirme tutanağında (... Havalandırma, ... Şantiye... ve İstanbul Bölge Müdürü-...imzalı) belirtilen 9 eksik işin tamamen havalandırma işleri olduğunu ve ağırlıklı olarak malzemelerin... tarafından tesliminde gecikilmesi nedeniyle yapılamadığını, tamamlanması için 31/08/2016 akşamına kadar süre verildiğini; ... ve... arasındaki sözleşmeye göre işin bitim tarihinin 18/07/2016 olduğunu, dosyada işin geciktiğine dair iki taraf arasında gecikme cezası hükümlerinin uygulandığının görülmediğini, yine aynı sözleşmeye göre ... alt taşeron kullanmayacağını ve süre bitiminde yapılacak geçici kabulde komisyon tarafından belirlenen eksik ve kusurlu işlerin geçici kabul tutanağına işleneceğini ve her bir kalem için bir nefaset belirlenerek tamamlama ve düzeltme için yeterli sürenin verileceğini; 22/04/2015 tarihinde imzalanan ... sözleşmesine istinaden 18/07/2016 tarihli geçici kabul tutanağında geçici kabul komisyonu tarafından işlerin incelenerek “yapılan işin sözleşme ve eklerine uygun olduğu ve geçici kabule engel olabilecek kusur ve arızaların bulunmadığı” hususunun tutanak altına alındığını, bu tutanak tarihi itibariyle alt taşeron Sezayi Toplama’nın eksik işler yapmadığı, dolayısıyla kusurunun bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığını; mahkeme heyeti ile birlikte yapılan keşifte bina sakinleri ile yapılan görüşmelere göre bina tamamlanmadan hemen maliklerce yerleşilmiş olduğu kanaatine varıldığını, bu durumun 2016 yılı bilirkişi fotoğraflamasında da görüldüğünü, ayrıca sözleşme eklerinde yapılan işin eksik ve hatalı olduğunu karşılaştırabilecek bir projenin bulunmadığını, kaldı ki 18/07/2016 tarihli... geçici kabul heyetinin verdiği rapora göre işte herhangi bir eksikliğin bulunmadığını ve...’ten herhangi bir kesinti yapılmadığını, işin tesliminden sonra 16/06/2017 tarihli...Mühendislik’e yaptırılan işlerin ... adına yaptırılamayacağını,... ve ... sözleşmesinde 11. maddesinde hatalı-kusurlu işin parasal tutarının net olarak yazılmadığını, malzeme montajına uygun kalemler için ekte birim fiyat cetvel ve eklerinin bulunmadığını, son hakedişin 30/08/2016 tarihinde yapıldığını, sonuç olarak; bu işte karşılıklı icra davaları ve tespit davaları olduğu halde itiraz konularında uygulama sırasında herhangi bir eksik iş bildirimi ihtarı yapılmadığını, bilirkişi ifadesi ile “fazla olduğu yazılan” yevmiye hesabına dayalı hakedişlerin herhangi bir adam/saat çalışması yapılmadan uygulama zamanı karşılıklı imzalar ile onaylandığının görüldüğünü, diğer yandan ... ve ... arasındaki sözleşme pursantajları detaylı olduğundan ödeme ve hakedişlerde sorun olmadığı kanaatine varıldığını; 30/08/2016 tarihli 15 numaralı en son hakediş ve raporların ... ve ... arasında herhangi bir itiraz notu olmadan imzalandığını, ayrıca ... arasında yapılan 18/07/2016 tarihli geçici kabulde iş eksiği ve nefasetin olmamasının işin yapıldığını gösterdiğini, hakediş raporları sıralamasında önceki imalatlar ile anlık işlerin devamlılık gösterdiğinin görüldüğünü, hakediş ile eklerinin taşeron ve yüklenici tarafından imzalandığını; 15. hakediş raporunda imalatlar toplamının 1.172.394,00 TL olduğunu, hakediş raporu ile sözleşmenin birbiriyle uyumlu olduğunu; sözleşmede kesintiler maddesinde “her ay sonu hakedişlerde % 5 teminat kesintisi, avans ödemesi yapılmışsa avans kesintisi yapılacağı” hususunun yazılı olduğunu, alt taşeronun dosyaya göre avans almadığını, 15 hakedişten % 5 teminat kesintisi yapıldığını, sözleşmede “teminat kesintisinin iş bitince geçici kabul yapılması ile beraber karşılıklı ibralaşma ile geri verileceğinin” yazılı olduğunu ancak işin sonunda ödeme ihtilaflarının ve dava yolunun açılmasının ibralaşmayı imkansız hale getirdiğini, ...ya bildirilmeyen eksik işler varsa da karşılıklı tutanak düzenlenmediğini; sözleşme harici ilave işlerin yapıldığını, A5, B7 dışındaki bloklar ile... ile ...’in farklı şantiyelerindeki işler için vb yevmiye yazıldığını ve karşılıklı imza altına alındığını, ilave işler için taraflar arasında ilk hakediş raporlarından itibaren tanımlanmış işler ile birlikte raporlanmış ilave işler tutanakları ve tutarlarının bulunduğunu, toplam 10.488,67 TL yevmiye yazıldığını ve bu yevmiyelerin... tarafından da onaylanarak hakedişlere girdiğini, yevmiye tutanaklarının incelenmesi sonucu test giderleri ve malzeme taşıma işlerini çıkarması ile ortaya çıkan 9.772 yevmiye rakamı gerçekçi olduğu halde işin devamlılığında itiraz edilmediği ve 15 hakediş ve ek raporların da onaylandığı göz önüne alınarak ilave işlerde yevmiye indirimi yapılamayacağı sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.
Bilirkişiler itirazlar üzerine düzenledikleri 28/11/2022 tarihli ek raporlarında özetle; kök raporda da belirtildiği üzere tarafların defter incelemeleri ile borç/alacak bakiyelerinin belirlendiğini, dosya içeriğine kök rapordaki kanaati değiştirecek herhangi bir belge veya bilgi sunulmadığını, yapılan incelemenin dosya kapsamına dayalı olduğunu, içeriğinde görülen tespit raporu, hakediş belgeleri, mutabakatlar vb belge/bilgi irdelenerek gerçekleştirildiğini, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/625 D.iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuna atıfta bulunularak “Bilirkişi raporunda yer alan ... Restorasyon Taahhüt ve Ticaret A.Ş ile müvekkilimiz arasında yapılan 18/07/2016 tarihli geçici kabulde iş eksikliğinin bulunmamış olmasına ve müvekkilimizden herhangi bir kesintinin yapılmamış olmamasına ilişkin değerlendirme kesinlikle karşı yanın sözleşme ile yüklendiği edimleri sözleşmeye uygun olarak yerine getirdiği anlamına gelmemektedir.’’ şeklinde beyanda bulunulduğunu, kök raporda ise; “... ve ... arasındaki sözleşmeye göre işin bitim tarihi 18/07/2016 olup ... bu tarihe kadar işi tamamlayarak ...nın onayı ile geçici kabule hazır hale getirmek zorundadır. Dosyada işin geciktiğine dair iki taraf arasında gecikme cezası hükümlerinin uygulandığı görülmemiştir. Yine aynı sözleşmeye göre ... alt taşaron kullanmayacaktır. Süre bitiminde yapılacak geçici kabulde komisyon tarafından tespit edilen eksik ve kusurlu işler, geçici kabul tutanağına işlenecek ve her bir kalem için bir nefaset tespit edilerek tamamlama ve düzeltme için yeterli süre verilecektir.’’ dendiğini, ayrıca 3. kişi... A.Ş.’nin 29/09/2017 tarihli dava konusu işle ilgili kesin kabulün yapılıp yapılmadığı cevabında; “Güryapı projelerinde taşeron şirketlere yaptırılan işlerin kabul süreçleri içinde kesin kabul yapılmamaktadır. Bunun yerine geçici kabul belgesi ve kesin hesap hakedişi düzenlenerek taşeron şirket ile ilişik kesilmektedir. Bu sebeple davalı ...ile müvekkil şirket arasında dava konusu uyuşmazlığın kaynaklandığı proje ile ilgili olarak düzenlenen kesin hesap hakedişi ve geçici kabul tutanağı ekte bilgilerinize sunulmuştur. Bununla birlikte belirtmek gerekir ki müvekkil şirketin ...firması ile her ne kadar dava konusu proje ile ilişiği kesilmiş olsa da kesin hesap hakedişinde...firmasının teminat alacaklısı gözükmesi bir başka şantiyede yaptığı işlerden dolayı müvekkil şirkete avans borçlusu olmasından kaynaklanmaktadır. ... firması ile müvekkil şirket arasında imzalanan taşeron sözleşmesi gereği söz konusu teminat alacağı diğer bir şantiyedeki işten kaynaklanan avans borcuna karşılık tutulmaktadır.’’ şeklinde beyanda bulunulduğunu, kök rapordaki gibi; 22/04/2015 tarihinde imzalanan... sözleşmesine istinaden 18/07/2016 tarihli geçici kabul tutanağında geçici kabul komisyonu tarafından işler incelenerek yapılan işin sözleşme ve eklerine uygun olduğu ve geçici kabule engel olabilecek kusur ve arızaların bulunmadığı hususunun tutanak altına alındığını ve bu tutanak tarihi itibariyle alt taşeron ...’nın eksik işler yapmadığı dolayısıyla kusurunun bulunmadığı sonuç ve kanaatine tekraren varıldığını, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin 04/01/2022 tarihli dilekçesinde “Delil tespit raporunda yer alan bilgi, belge ve fotoğraflar hiçbir suretle inceleme kapsamına alınmadığı ve göz ardı edildiği gibi bu konuda dava dışı... Restorasyon Taahhüt ve Ticaret A.Ş'nin müvekkilimizden herhangi bir kesinti yapmaması yeterli görülmüştür. Ancak bu durum dava dışı şirket ile müvekkilimiz arasındaki süregelen ticari ilişkiler ile alakalı olup gerçeklere aykırı bir şekilde karşı yan lehine yorumlanamaz. 18/12/2020 tarihli dilekçemizde de belirttiğimiz üzere karşı tarafça yerine getirilmeyen işler müvekkilimiz tarafından tamamlanarak yerine getirilmiştir. Dolayısıyla ...tarafından müvekkilimize yapılan ödeme karşı yanın işlerini tam ve eksiksiz olarak yaptığını gösteren bir maddi vakıa olarak değerlendirilemez. Dosyada mübrez Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/625 D. İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu delil niteliğini haiz olup bilirkişilerce dikkate alınmak zorundadır.” şeklinde beyanda bulunduğunu, kronolojik olarak değerlendirildiğinde; Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/625 D. İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunun 08/12/2016 tarihli keşif ile başlayan yaklaşık 8,5 aylık bir inceleme süresi sonunda 16/08/2017 tarihinde düzenlendiğinin görüldüğünü ancak sözleşmeye istinaden 18/07/2016 tarihli geçici kabul tutanağında geçici kabul komisyonu tarafından işlerin incelenerek yapılan işin sözleşme ve eklerine uygun olduğunun ve geçici kabule engel olabilecek kusur ve arızaların bulunmadığının tutanak altına alındığını, itibar edilen tutanakların tespit raporundan yaklaşık 5 aylık bir süre önce düzenlendiğinin görüldüğünü, tespit raporuna kök raporda değinildiğini ancak tamamen ittifak edilmediğini, asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekilinin 04/01/2022 tarihli dilekçesindeki itirazlar değerlendirildiğinde; ek inşaat işlerinin sözleşme kapsamı dışında olan ve proje revizyonu sebebiyle oluşan ilave işler olduğunun dosya kapsamı ve tespit raporu ile sabit olduğunu, kök raporda belirtildiği üzere yevmiye toplamında yapılan aritmetik veya sehven hata dışında yevmiye tutanaklarının incelenmesi sonucu test giderlerinin ve malzeme taşıma işlerinin çıkarılması ile ortaya çıkan 9.772 yevmiye rakamının ortalama kabul edildiğini ve tespit raporunda belirtilen ve düşülen 2.283 yevmiyenin neye göre hesap edildiğinin anlaşılamadığını, 9.772 yevmiye üzerinden değerlendirme yapılması gerektiği kanaatine varıldığını, takdiri mahkemeye ait olmak üzere açıklanan kronolojik sıralama ve taraf mutabakatları ile Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/625 D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmesi durumunda ise kök rapordaki kanaatlerine ilaveten alternatifli olarak raporda tespit edilen 379.971,21 TL fazla ödemeden yukarıda belirtilen 2.283 yevmiye toplamı (2.283 x 120 TL) olan 273.960,00 TL’nin düşülmesi ile 106.011,21 TL’nin asıl davada davacı- birleşen davada davalı şirket tarafından fazladan tahsil edildiği kanaatine varılacağını bildirmişlerdir.
Mahkememizce 10/03/2023 tarihli duruşmada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/625 D.İş sayılı dosyasında aldırılan rapor ile mahkememizce aldırılan kök ve ek rapor arasındaki çelişkiyi de giderecek şekilde asıl dava ve birleşen davadaki uyuşmazlık konularında yeni bir bilirkişi raporu aldırılması yönünde ara kararı kurulmuş ve bilirkişiler için takdir edilen ücretin taraflarca yarı yarıya eşit şekilde paylaştırılmasına ve ücreti yatırmaları konusunda taraf vekillerine kesin süre verilmesine karar verilmiştir.
Asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekili kendisine tebliğ edilen 07/07/2023 tarihli duruşma tutanağıyla birlikte verilen kesin süreye ve yapılan ihtarata rağmen üzerine düşen bilirkişi ücretini yatırmadığı için mahkememizce sadece asıl dava yönünden belirtilen ara kararı kapsamında yeni rapor aldırılmıştır.
Mali müşavir..., makine mühendis... ve makine mühendisi... hazırlayıp sundukları 24/06/2024 tarihli raporlarında özetle; davacı ... faturaların davalı şirketin cari hesap muavin raporu üzerindeki incelemesinde davacının carisinin ... numaralı hesap kodu ile işlem gördüğünün ve 01/09/2016 tarihinde davacının 269.707,11 TL alacaklı olduğunun görüldüğünü, 01/09/2016 tarihinden sonra davacının cari hesabına cari hesapta borç hareketi oluşturan hesap kayıtları ile en son işlemin 31/12/2016 tarihinde olduğunun ve bu tarih itibariyle cari hesap bakiyesinin “0” olduğunun görüldüğünü, davacının cari hesabına borç hareketi oluşturan 3 adet yüksek tutarlı işlem hareketlerine ilişkin 281.287,35 TL, 108.560,00 TL ve 323.272,80 TL meblağlar ile davalı şirket tarafından 15/10/2016 tarihli, ...ve ...numaralı kesilen iade faturası olduğunu, iade faturalarının davacıya ait işletme defter kayıtlarında yer almadığının görüldüğünü; davacıya ait 2015,2016 ve 2017 yılı ticari defterlerinin yasal tasdiklerinin yaptırıldığını, defterlerin usulüne uygun tutulduğunu, bu nedenle sahibi lehine delil niteliği taşıdığını; davalıya ait 2015,2016 ve 2017 yılı ticari elektronik defterlere ait beratların yasal sürelerinde alındığını, 2017 yılı ... defterinin açılış tasdikinin yasal sürede yapıldığını, 2015 ve 2016 yılı ... defterinin dosyada bulunmadığını, davalıya ait 2015 ve 2016 yılı defterlerinden envanter defterinin yıl sonu hesap bakiyelerinin takip edilmesi sebebiyle ...açısından önem taşıdığını, bu anlamda davalının defterlerinin usulüne uygun tasdik edildiğini ve kendi lehine delil niteliği taşıdığını, sonuç olarak; davacının 01/09/2016 tarihinde 269.707,11 TL alacaklı olduğunu, bu tarihten sonra en son işlemin 31/12/2016 tarihinde olduğunu ve bu tarih itibariyle hesap bakiyesinin “0” TL olduğunu, dosyaya sunulan sözleşme ekinde yapılan işin projesine rastlanmadığı için eksik ifalı işler veya hiç yapılmamış işlerin olup olmadığının tespitinin mümkün olmadığını, bununla birlikte İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi’ne sunulan 16/08/2017 tarihli tespit raporunun tarafsız bilirkişi tarafından düzenlendiğini, asıl davada davalı şirketin delil tespit isteği üzerine mahkeme tarafından alındığını, bu raporda eksik ifalı veya hiç yapılmamış olan işler ile ayıplı-hatalı imalatlara yer verildiğini, raporlarında belirttikleri bu işlerin birçoğunun sözleşme kapsamı dışındaki B4 blok ve A6 blokla ilgili olduğunu, diğerlerinin ise sözleşme kapsamındaki A5 blok, B2 blok ve baza 2 birleştirilmiş bodruma ait olup olmadığının anlaşılmasının mümkün olmadığı kanaatine varıldığını, diğer yandan dava dosyasına sunulan 18/07/2016 tarihli geçici kabul tutanağında sözleşmeye aykırı, eksik veya ayıplı/hatalı imalatlar olmadığı hususunun taraflar arasında imza altına alınarak tutanak tutulduğunun görüldüğünü, dosyaya sunulan belgeler incelendiğinde davacının 27/04/2015 tarihli sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirdiğinin anlaşıldığı sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.
Bilirkişilerden; “taraflar arasında imzalanan sözleşme konusu iş yönünden dosyada bulunan 18/07/2016 tarihli geçici kabul tutanağı dikkate alınmak ve davacının yaptığı işte eksik ve ayıbın bulunmaması ihtimaline göre ve ayrıca ilave işler yönünden 9.772 yevmiye üzerinden hesaplama yapılmak suretiyle (ihtimalli olarak hem KDV’li ve hem de KDV’siz hesaplama yapılarak) taşeron ...nın yaptığı imalat ve ek imalat tutarının ve ayrıca yapılan % 5 kesinti tutarının yani...’nın isteyebileceği alacak miktarının ne olduğu; ayrıca davalı ... firması tarafından ...ya yapılan ödeme tutarının ne olduğu, bu ödemenin davacı ...’nın alacağını karşılayıp karşılamadığı” konusunda ek rapor aldırılmıştır.
Aynı bilirkişiler 09/05/2025 tarihli ek raporlarında özetle; sözleşme konusu iş yönünden; taraflar arasında 22/04/2015 tarihinde imzalanan ...- sözleşmesine istinaden 18/07/2016 tarihli geçici kabul tutanağında yapılan işin sözleşme ve eklerine uygun olduğunu ve tutanak tarihi itibariyle alt taşeron...nın eksik işler yapmadığını dolayısıyla kusurunun bulunmadığını; 9772 yevmiye imalat ve ilave/ek işler imalat yönünden; ...'nın 9.772 yevmiye imalat bedeli ve ilave/ek işlere ait imalat bedeli hesaplanan alacak tutarının KDV dahil toplam 2.630.071,32 TL olduğunu, bu tutardan yapılan 2.860.405,31 TL ödeme tutarının mahsup edilmesi ile 230.233,99 TL cari hesap fazlası olduğunu; % 5 kesinti yönünden; dava konusu İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün 2016/14975 sayılı dosyası ile takibe konulan tüm hakedişlerden ve yapılan ve ödenmeyen % 5’lik kesinti miktarının, istekle bağlı kalınarak 157.259,00 TL olduğunu, 230.233,99 TL fazla ödemeden % 5’lik kesinti miktarı olan 157.259,00 TL'nin mahsup edilmesi ile 72.974,99 TL'nin davacı/Sezayi Toplama tarafından davalı/...Mak. Müh. Doğalgaz Sis. Denetleme Müş. İnş. ve Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti.'den fazladan tahsil edildiği sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.

Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan, 6098 sayılı TBK'nın 470. maddesinde; "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." düzenlemesine; 471. maddesinde; "(1)Yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır. (2) Yüklenici, meydana getirilecek eseri doğrudan doğruya kendisi yapmak veya kendi yönetimi altında yaptırmakla yükümlüdür. Ancak, eserin meydana getirilmesinde yüklenicinin kişisel özellikleri önem taşımıyorsa, işi başkasına da yaptırabilir. Aksine âdet veya anlaşma olmadıkça yüklenici, eserin meydana getirilmesi için kullanılacak olan araç ve gereçleri kendisi sağlamak zorundadır." düzenlemesine; aynı kanunun 479/1. maddesinde ise; "İş sahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi anında muaccel olur." düzenlemesine yer verilmiştir.
TMK'nın 6. maddesi; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." hükmünü içermekte olup, taraflar iddialarını kanıtlamakla yükümlüdür.
Kural olarak eser sözleşmesi, sözleşmedeki hak ve borçların karşılıklı olarak ve bütünüyle yerine getirilmesi sonucu sona erer. Genel olarak, eser sözleşmelerinde yüklenici, belli bir sonucu meydana çıkararak onu iş sahibine teslim etmeyi taahhüt eder. Bir iş görerek eseri meydana getirmek ve meydana getirilen eseri iş sahibine teslim etmek (arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde, binayı sözleşmeye, amacına ve fen ve sanat kurallarına uygun imal ederek arsa sahibine teslim etmek) yüklenicinin ana borcudur. İşveren ise ödeme yapmakla yükümlüdür.
Toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre; taraflar arasında 27/04/2015 tarihinde taşeron sözleşmesinin imzalandığı, bu sözleşme ile asıl davada davacı-birleşen davada davalı yüklenicinin İstanbul İli, Esenler ilçesi, Havaalanı Mahallesi kentsel dönüşüm alanında A5, B2 blok ve baza2 birleştirilmiş bodrum mekanik tesisat işlerinin yapımını yüklendiği, iş kapsamında en son düzenlenen hak edişin 30/08/2016 tarihli 15 numaralı hak ediş olduğu, bunların ve diğer raporların asıl davada davalı-birleşen davada davacı tarafça herhangi bir itiraz kaydı düşülmeden imzalandığı, ayrıca dava dışı işveren ... Restorasyon Taah. ve Tic. A.Ş. ile asıl davada davalı-birleşen davada davacı şirket arasında yapılan 18/07/2016 tarihli geçici kabulde taşeron tarafından yapılan işlerin incelendiği ve "yapılan işlerin sözleşme ve eklerine uygun olduğu, geçici kabule engel olabilecek kusur ve arızaların bulunmadığı" hususunun tutanağa yazıldığı, böylece davaya konu işin eksiksiz ve ayıpsız şekilde yapıldığı hususunun belirlendiği, geçici kabul tutanağının Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/625 D.İş sayılı tespit raporundan 5 ay önce düzenlendiği, eksik ve ayıplı işler asıl davada davalı-birleşen davada davacı tarafça ispatlanamadığı gibi geçici kabul tutanağından yola çıkıldığında asıl davada davalı-birleşen davada davacının eksik ve ayıplı iş iddiasının mahkememizce haklı bulunmadığı; işveren ... Restorasyon Taah. ve Tic. A.Ş. ile asıl davada davalı-birleşen davada davacı... arasında imzalanan sözleşmeye göre işin bitim tarihinin 18/07/2016 olduğu, işin geciktiğine ilişkin olarak iki taraf arasında gecikme cezası hükümlerinin uygulandığının görülmediği, yine aynı sözleşmede "asıl davada davalı-birleşen davada davacı şirketin alt taşeron kullanmayacağı" hususunun kararlaştırıldığı, 15 numaralı hakediş ve raporların taraflarca herhangi bir itiraz ileri sürülmeksizin imzalandığı, 15 numaralı hak ediş raporunda imalatlar toplamının 1.172.394,00 TL olarak gösterildiği, asıl davada davacı-birleşen davada davalı yüklenici tarafından ilave işlerin yapıldığı, bunların bilirkişi raporları ile de belirlendiği; son bilirkişi raporuna göre asıl davada davacı-birleşen davada davalı...’nın 15 adet hakediş raporu için düzenlediği faturalar toplamının 3.021.615,31 TL olduğu, en son işlem tarihi olan 31/12/2016 tarihinde cari hesap bakiyesinin “0” olduğu, asıl davada davalı-birleşen davada davacı şirketin ticari defterlerinde de 31/12/2017 tarihi itibariyle hak ediş kesintisinden kaynaklı olarak herhangi bir borcunun bulunmadığı ve bakiyesinin “0” olduğu hususunun belirlendiği; ilave işlere ilişkin olarak asıl davada davacı-birleşen davada davalı taşeron tarafından düzenlenen hakedişlerde toplam yevmiye sayısının 10.488,67 olarak belirtildiği, bu rakam üzerinden fatura edilmiş tutarın 1.258.640,00 TL olduğu, buna karşın tarafların sorumluları tarafından imzalanan fazla işlere ilişkin tutanaklardaki yevmiye toplamının 9.772 olduğu, bu yevmiye üzerinden yapılan hesaplamaya göre de (9.772 x 120,00 TL) 1.258.640,40 TL fazla iş olması gerektiği, böylece asıl davada davacı-birleşen davada davalının fazladan 101.480,47 TL fatura düzenlediği, bu husus tespit raporunda bu şekilde belirtilmekle birlikte tespit raporunda işverenin 2.283 adet yevmiyeye itiraz etmesi sebebiyle 968 yevmiyenin kabul edilebilir olduğunun belirtildiği, bu rakamı düştükten sonra 8.804 yevmiye üzerinden hesaplama yapılarak taşeronun fark bedeli olan 238.549,27 TL’yi...e ödemesi gerektiğinin belirtildiği, durum böyle olmakla birlikte; tespit raporunda 8.804 yevminin dikkate alınmasının gerekçesinin ve dayanağının bulunmadığı, nitekim; bu hususun 28/11/2022 tarihli ek raporda da vurgulandığı, ortada taraflarca tutanakla kararlaştırılan 9.772 adet yevmiye var iken 8.804 yevmiye üzerinden değerlendirme yapılmamasının hatalı olduğu, mahkememizce 9.972 adet yevmiye üzerinden değerlendirme yapıldığı ve bu yönde de 28/11/2022 tarihli ek raporun ve en son tarihli ek raporun benimsendiği, bu yevmiye üzerinden değerlendirme yapıldığında ise; raporlarda da belirtildiği üzere asıl davada davacı-birleşen davada davalının sözleşme kapsamında yaptığı işler ve ilave yaptığı işler toplamının 2.630.071,32 TL olduğu, tespit raporunun aksine bu tutardan eksik ve ayıplı iş bedelinin düşülmediği, zira; eksik ve ayıplı işin olmadığı hususunun geçici kabul tutanağı ile belirlendiği gibi ispat da edilemediği, asıl davada davacı-birleşen davada davalı taşeronun yaptığı işe karşılık asıl davada davalı-birleşen davada davacı şirketin toplam ödemesinin 2.860.405,31 TL olduğu, yapılan iş bedelinden ödemeler düşüldüğünde asıl davada davalı-birleşen davada davacı şirketin fazla ödemesinin 230.233,99 TL olduğu; sözleşmede kesintiler maddesinde “her ay sonu hakedişlerde % 5 teminat kesintisi, avans ödemesi yapılmışsa avans kesintisi yapılacağı” hususunun yazılı olduğu, alt taşeronun dosyaya göre avans almadığı, 15 hakedişten % 5 teminat kesintisi yapıldığı, yapılan kesinti .tutarının KDV dahil 312.531,73 TL olduğu, sözleşmede “teminat kesintisinin iş bitince geçici kabul yapılması ile beraber karşılıklı ibralaşma ile geri verileceği” hususunun yazılı olduğu ancak ibralaşmanın yapılmadığı; asıl davada davacı-birleşen davada davalıya yapılmış bir iadenin bulunmadığı, mahkememizce, işle ilgili eksik ve ayıbın bulunmaması ve teminatın iade koşullarının oluştuğu yönünde kanaate ulaşılması sebebiyle 157.259,00 TL tutarındaki teminat kesintisinin asıl davada davalı-birleşen davada davacı şirketin 230.233,99 TL olarak kabul edilen alacağından asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... lehine düşülmesi sonucunda asıl davada davalı-birleşen davada davacı ...'in alacağının yani fazla ödemesinin 72.974,99 TL olduğu; sonuç olarak; asıl dava yönünden; davacı tarafın sözleşmeye dayalı ve ek olarak yaptığı iş sebebiyle toplam 157.259,00 TL alacağının bulunduğu, karşı tarafın bu miktara yönelik itirazının haksız olduğu, her ne kadar takipte işlemiş faiz de istenmiş ise de; davada delil olarak ihtarnameye dayanılmamış ve karşı tarafın temerrütüne ilişkin belgenin dosyaya sunulmamış olması sebebiyle işlemiş faize yönelik isteğin ispatlanamadığı anlaşıldığından, asıl davanın bu miktar üzerinden kabulüne; birleşen dava yönünden ise; birleşen davacının eser sözleşmesi kapsamında fazla ödemesinin 72.974,99 TL olduğu anlaşıldığından birleşen davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne, ihtarnamenin 18/11/2016 tarihinde tebliğ edilmiş olması, 7 iş günü sürenin verilmiş bulunması ve bu sürenin de 28/11/2016 tarihine denk gelmesi sebebiyle bu miktara 28/11/2016 tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Alacak yargılamayı gerektirdiğinden tarafların tazminat istekleri haklı bulunmayarak reddedilmiştir.

Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;

I-Asıl davada;

1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
İzmir ...İcra Müdürlüğü’nün 2016/14975 sayılı dosyasında davalının 157.259,00 TL borca itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden ve takip talebinde belirtilen koşullarda devamına,

2-Fazlaya ilişkin isteğin reddine,

3-Tarafların tazminat isteklerinin reddine,

4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 10.742,36 TL harçtan peşin olarak alınan 5.449,39 TL harcın düşülmesi ile kalan 5.292,97 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

5-Davacının yatırmış olduğu 31,40 TL'si başvurma harcı ve 5.449,39 TL'si peşin harç olmak üzere toplam 5.480,79 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,

6-Davacının yapmış olduğu 1.173,38 TL'si posta-tebligat gideri, 15.500,00 TL'si bilirkişi ücreti ve 300,00 TL'si keşif araç ücreti olmak üzere toplam 16.973,38 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 8.364,91 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,

7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,

8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,

9-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

II-Birleşen davada;

1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
72.974,99 TL alacağın 28/11/2016 tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,

2-Fazlaya ilişkin isteğin reddine,

3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.984,92 TL harcın peşin olarak alınan 6.488,96 TL harçtan düşülmesi ile kalan 1.504,04 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,

4-Davacının yatırmış olduğu 31,40 TL'si başvurma harcı ve 4.984,92 TL'si peşin harç olmak üzere toplam 5.016,32 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,

5-Davacının yapmış olduğu 413,01 TL'si posta-tebligat gideri, 3.000,00 TL'si bilirkişi ücreti ve 419,90 TL'si keşif harcı olmak üzere toplam 3.832,91 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 736,13 TL'sinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,

6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,

7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 49.119,40 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,

8-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/10/2025