Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR NO: 2025/645
BAŞKAN: ... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI: ... - ...
VEKİLİ: Av. ... -...
DAVALILAR:
1- ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ... - Av. ...
DAVALI:
2- ...
VEKİLİ: Av. ... -...

Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... aleyhine davalılardan ... tarafından ... esas sayılı dosyasında, 06/03/2021 tanzim, 16/08/2021 vade tarihli, 2.300.000,00 Euro bedelli bono dayanak gösterilmek suretiyle ihtiyati haciz işleminin gerçekleştirildiğini,

Alacağa dayanak senette lehtar olarak yer alan ... ile müvekkili arasında ilişki bulunmayıp, söz konusu şahsın kardeşi ...'in arkadaşı olduğunu, ... ile ...'ın ...'da birçok suç kaydı bulunup, zimmet suçundan birlikte yargılandıklarını, söz konusu senedin müştereken müvekkili aleyhine düzenleyerek tedavüle çıkarılıp ...'a ciro edildiğini,
Müvekkilinin senedin tanzim tarihi olan 06/03/2020 tarihi öncesi ve sonrasında maddi bir sıkıntıya düşmediği gibi davalıdan 2.300.000,00 Euro borç para almasını gerektirir bir durum da bulunmadığını, ...'ı 20 yıl önce bir kez kardeşi ...'ün yanında gördüğünü, keza senedi ...'den ciro yoluyla alan ve ...'nda avukat olan ...'ın ...'le bu tutarda bir iş yapmasının mümkün olmadığını, senet miktarı ve senedin lehtarı dikkate alındığında, senet hamili olan ...'ın iyi niyetli 3.kişi olma ihtimalinin bulunmadığını, diğer davalı ...'a bu miktarda para vererek alacaklı olmasının mümkün olmadığını, senetteki imzanın kendisine ait olmadığı, şayet kendisine ait ise senedin sahtecilik yoluyla oluşturulduğunu belirterek,
İcra takibine dayanak bono yönünden borçlu olmadıklarının tespiti ile bononun iptaline ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere müvekkili lehine kötü niyet tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.

Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; senette keşideci sıfatıyla davacının imzasının bulunması nedeniyle borca yönelik itirazlarının dinlenemeyeceğini, dava konusu bononun bizzat davacı borçlu tarafından imzalanan ve altında ... ile tanık ... isimli şahısların imzası bulunan anlaşma protokolü ile de ayrıca teyit edildiğini, sunulan anlaşma protokolünden de anlaşılacağı üzere bononun davacının borcuna karşılık verilen bir bono olup, kendi rızasıyla bono verdikten sonra bir de bu teyit belgesi niteliğinde olan protokolün imzalandığını, imzanın sahte olduğu kanıtlanmadığı sürece davacı borçlunun başka bir delile dayanmasının mümkün olmayıp kabul de etmediklerini, senede karşılık senetle ispat kuralı gereğince davacının tanık dinlettirmesine muvafakatlerinin da bulunmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalılardan ... uyruklu ... ile davacı arasında iç ilişkinin taraflarınca bilinmesinin mümkün olmadığını, dava ve takip konusu bononun ...'in borcuna karşılık ciro edilerek müvekkiline verildiği ve vadesinde ödenmediği için keşideci hakkında yasal takibe geçildiğini, müvekkilinin ...'den olan alacağını tahsil etmek maksadıyla bu senedi ciro yoluyla iktisap eden iyi niyetli 3. kişi kapsamında olduğunu,
Müvekkiline izam edilecek yegane hususun bono üzerinde bulunan imzanın borçluya ait olup olmadığı noktasında bulunduğunu, ayrıca ... vekili tarafından dosyaya sunulan 03/06/2020 tarihli sözleşmenin türkçe tercümesinin incelenmesinden, davacı borçlunun ...'e olan borcundan bahsederek bu borcuna karşılık ödeme amacıyla vadesi 16/08/2021 olan, 2.300.000,00 Euro tutarında bononun keşide edilerek verildiğinin ikrar edildiğini, belgede ... isimli şahsın da tanık olarak imzasının yer aldığını, bu belgeden de bononun borca karşılık düzenlendiğinin anlaşıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, ... esas sayılı dosyasında takibe dayanak keşidecisi davacı, lehtarı davalılardan ..., son ciranta ... olan, 06/03/2020 keşide tarihli, 16/08/2021 keşide tarihli, 2.300.000,00 Euro bedelli bonodan ötürü, öncelikle senette keşideci sıfatıyla atılan imzanın davacıya ait olup olmadığı, imza davacıya ait ise sahtecilik yoluyla senedin oluşturulup oluşturulmadığı ve buna bağlı olarak davacının senetten ötürü borçlu olup olmadığının tespiti halinde ise bu sefer diğer davalının iyi niyetli hamil olup olmadığının belirlenmesine ve buna göre hüküm oluşturulmasına ilişkindir.
... esas sayılı dosyasının incelenmesinden, dava konusu bonoya dayalı olarak davalılardan ... tarafından, davacı ... aleyhine toplam 2.312.476,71 Euro'nun (1 Euro'nun TL karşılığı 10,6785 TL olarak belirlenerek) tahsili amacıyla 22/10/2021 tarihinde başlatılan takibin kesinleştiği,
Takibe dayanak bononun keşidecisinin ..., lehtarının ..., son ciranta ve hamilin ... olup, tanzim tarihinin 06/03/2020, ödeme tarihinin 16/08/2021 olduğu anlaşılmıştır.
Taraflarca delil olarak dayanılan belgeler dosyaya sunulmuştur.
Mevcut davada davacı ... tarafından davalılardan ... ve ... ile dava dışı ... ve ... aleyhine resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs etme suçunu işledikleri iddiası ile savcılığa yapılan şikayet sonrası ... esas sayılı dosyasında görülen davada, 13/02/2024 tarihinde verilen karar ve dosya içeriğinin incelenmesinden,
"Sanık ... Yönünden Yapılan Değerlendirme; her ne kadar sanık, katılanla aralarındaki hukuki ilişkiden kaynaklı olarak katılanın suça konu senedi imzaladığını savunarak üzerine atılı suçlamaları kabul etmemişse de; bonoya hukuki zeminini hazırlamak amacıyla oluşturulan ... Protokolünün alınan kriminal raporla ve mahkememizce yapılan gözlemle sahte olduğunun anlaşılması, ''ödeme tarihi 16.08.2021 düzenleme tarihi 06/03/2020, ödeyecek ... olan #2.300.000 euro# değerindeki bononun'' ... raporuyla katlanma hattı boyunca ikiye katlanmış halde iken imzalanmış olduğunun tespit edilmesi, açıkça görüleceği üzere bahse konu bono ile protokolün üzerinde bulunan katılana ait imzaların katılanın hukuki anlamda rızası olmadan alındığının anlaşılması, katılanın kargo görevlisi olarak tanıtan sanık ...'ın getirdiği paketi almak amacıyla imzaları attığının anlaşılması, katılanın anlatımları ile ... kayıtlarının birbirleriyle oldukça uyumlu olması, sanık ...'ın katılanı hemen aramadan önce hattı açtırdığı ve hattı açtırdıktan sonra ilk olarak katılanı araması hususları da dikkate alındığında olayın önceden planlandığının anlaşılması, sanık ...'in bahse konu bononun borcu karşılığı katılan tarafından kendisine verildiği iddiasını ve alacaklı olduğu iddiasını destekler mahiyette hiçbir delil sunamaması, sadece bonunun hukuki zeminini oluşturan protokol aslını dosyaya sunduğu ancak zaten bu protokol aslının da sahte olarak düzenlendiğinin uzmanlık raporundan anlaşılması gibi hususlar dikkate alındığında sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya matuf olduğu anlaşılmış ve sanık ...'in bono üzerinde yer alan katılan ait imzayı hukuk dışı yollarla aldırarak bahse konu bonoyu ve protokolü tanzim ettiği anlaşılmıştır.
... Yönünden Yapılan Değerlendirme; her ne kadar sanık savunmalarında özetle; ...'dan otel satın almak istediğini, o dönemde 6 milyon euroya anlaştıklarını, elinde bu kadar para olmadığı için ... bankasından kredi çekmek istediğini, Türk vatandaşı olduğu için kredi veremeyeceklerini söylediklerini, akrabalarının ... isimi kişinin kredi çıkartabileceğini söylediklerini, ... ile şirket kurup şirketi oteli şirket üzerine alması ve daha sonra hisseleri kendilerine devretmesi hususunda anlaştıklarını, ...'in Türkiye'ye geldiğini, Türkiye'de 2 milyon 300 bin euro bedelindeki ...'in borçlu olduğu bonoyu ciro ederek kendisine verdiğini, kendisinin de bitcoin hesabından 2 milyon 300 bin euro gönderdiğini, daha sonra ...'in kredi işini halledemeyip kendisini oyalamaya başladığını, bunun üzerine bonoyu icraya verdiğini belirterek üzerine atılı suçlamaları kabul etmese de; sanık ... ile bahsettiği otel satışına ilişkin uyuşmazlıkla ilgili herhangi bir anlaşma, mesaj kaydı, mali gibi bir delilin bulunmayışı, sanık ...'ın sanık ...'e 2.300.000 euro bedelli kripto para gönderdiğine ilişkin herhangi bir delil sunmayışı, 2.300.000 euro tutarındaki son derece yüksek bir tutarın devlet garantisi olmayan ve kanuni anlamda zemini bulunmayan kripto borsasından gönderilmesinin ayrıca sanık ...'ın akrabalarının tanıştırdığını beyan ettiği sanık ...'in üzerine kayıtlı şirket aracılığıyla otel satın almasının sonrasında hisseleri kendi üzerine devretmesinin hayatın olağan akışına aykırı olması, yine sanığın gönderdiğini iddia ettiği kripto para tutarındaki 2.300.000 euroluk bonoyu ...'den aldığını beyan etmiş ise de bahse konu kıymetli senedin çek değil bono olması ve dolayısıyla bononun alındığı anda sahte olup olmadığının teyidinin son derece güç olmasına rağmen 2.300.000 euroluk son derece yüksek değerdeki bonoyu almasını sadece ticari risk olarak açıklamasının da hayatın olağan akışına aykırı olması dolayısıyla sanık ...'ın Mahkememizce kabul edilen oluş doğrultusunda bu bononun sahte olarak ele geçirildiğini bilerek alıp diğer sanıklar ile iştirak halinde hareket edip bonoyu icraya koyduğu anlaşılmıştır."
Şeklinde gerekçe ile ..., ... ve dava dışı ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri gerekçesiyle hapis ve adli para cezası ile cezalandırıldıkları,

Dava dışı ... yönünden anılan suçları işlediğinin sabit olmaması gerekçesiyle beraatine karar verildiği,
Davalılarca mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf yoluna başvurulması sonrasında, ...., sayılı 05/03/2023 tarihli ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddedildiği,

Resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararının istinaf kararı ile 05/03/2025 tarihinde kesinleştiği, dolandırıcılık suçundan verilen kararın ise istinaf kararı red kararı sonrasından Yargıtay aşamasında olduğu anlaşılmıştır.
Ceza mahkemesinin olası bir mahkumiyet kararının hukuk mahkemesine (davasına) etkisi, hukukumuzda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 74. maddesinde düzenlenmiş olup, hukuk hakimi, ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında ilke olarak bağımsız kılınmıştır. Bu ilke ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir yasağın yaptırımını; aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının ise kişi ilişkilerinin medeni hukuk alanında düzenlenmesi ve özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır. Ancak Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlayacaktır. Dolayısıyla ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir.
Davacı, icra takibine dayanak senetteki imzanın kendisine ait olmadığı, kendisine ait olduğu anlaşılırsa sahtecilik yoluyla elde edildiği yönünde iddiada bulunarak, söz konusu senetten ötürü yapılan icra takibi nedeniyle lehine kötü niyet tazminatına da karar verilmek suretiyle takibe dayanak bonodan ötürü borçlu olmadığının tespiti ile iptaline karar verilmesini talep etmiş olup, yukarıda açıklandığı üzere ...., sayılı dosya içeriği ve 13/02/2024 tarihli ilamından da anlaşılacağı üzere,

Dava dışı ceza yargılamasında mahkumiyetine karar verilen kargo görevlisi sanık ...'ın getirdiği paketi almak amacıyla, davacının imzasının alındığı belgenin bonoya dönüştürüldüğü, diğer davalı (zanlı) ...'ın senedin sahte olarak ele geçirildiğini bilerek aldığı ve iyi niyetli hamil olmadığı şeklindeki maddi olguların mahkememiz açısından da Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi uyarınca bağlayıcı olduğu dikkate alındığında,
İddia, savunma, taraflarca dayanılan deliller ve mahkememiz dava dosyası ile ... esas sayılı dosyasının içeriği bütün olarak değerlendirildiğinde, dava ve icra takibine dayanak bononun, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık şeklindeki davalıların eylemi sonucu davacının imzası hile ile temin edilmek sureti ile oluşturulduğu, davacının söz konusu senetten ötürü borçlu olmadığı anlaşılmış ve mahkememizce de bu yönde kanaat edinilmiş olmakla, davanın kabulüne ilişkin [HMK m.304 uyarınca, hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların mahkememizce re'sen düzeltilmesi mümkün olmakla, icra takibinin sadece davalılardan ... tarafından yapıldığı, ceza mahkemesi kararı ve İİK m.72/5 dikkate alındığında, sadece bu davalının kötü niyet tazminatı ile sorumlu olduğu, davacının isteminin de bu yönde olduğu anlaşılmakla, hüküm fıkrasındaki (icra takibindeki alacaklılar) ve ... kötü niyet tazminatının davalılardan tahsili cümle ve kelimelerine sehven ve hatalı olarak talep dahi olunmaksızın yer verilmiş olmakla, bu kısımların çıkarılarak, davalılardan yerine, davalı ...'dan ibaresi yazılarak ve bu şekilde hükümde düzeltme yapılarak] aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı ...'in ... esas sayılı dosyasında, takibe dayanak, 06/03/2020 düzenleme, 16/08/2021 vade tarihli, 2.300.000,00 Euro bedelli, keşidecisi davacı ..., lehtarı davalı ... ve son cirantası davalılardan ... olan bono nedeniyle;
Davalılar ... ve ...'e borçlu olmadığının tespiti ile takibe dayanak bononun iptaline,
İİK m.72/5 uyarınca, bononun takip tarihi itibariyle senet değeri 24.560.550,00 TL'nin %20'i tutarı 4.912.110,00 TL kötü niyet tazminatının davalılardan ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince,
Alınması gereken 1.939.795,06 TL harçtan, peşin alınan 421.746,44 TL harç ile tamamlama harcı olarak yatırılan 63.222,32 TL harç toplamı 484.968,76‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 1.454.826,3‬0 TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 484.968,76 TL peşin harç(tamamlama harcı dahil) olmak üzere toplam 485.028,06‬ TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,

4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına hesaplanan 891.969,41 TL nispî vekâlet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri 305,50 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,

6-HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, Davacı Vekili Av. ..., Davalı ... Vekili Av. ...'in yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/10/2025