İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
FSEK 68 ve 70.maddeleri uyarınca tecavüzün men'i, ref'i, tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte bulunan FSEK 68 ve 70.maddeleri uyarınca tecavüzün men'i, ref'i, tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ...'un çok uzun yıllardan beri profesyonel olarak resim yaptığı ve meydana getirdiği eserlerini internet sitesi üzerinden satışa sunduğunu, müvekkili ... sosyal medya hesaplarında kendi adına yayınladığı, online satış sitesi ... ve ... üzerinden satışa sunduğu, rızası dahilinde satış ve sergide olduğu bildirilmiştir. Ressam ...'un kendi yaptığı resimlerden birinin ... sitesindeki ... adlı marka ürünleri üzerinde izni olmaksızın basılı ve taşlarla süslenmiş olarak değiştirilmiş halini gördüğü, yetkiliyle yaptığı görüşmeler sonrası mağduriyetinin giderilmesi için karşı tarafın adım atmadığı, dosyanın birleştirilmesi üzerine karşı tarafların bu ürüne basılan portreyi dosyanın şüphelisi ... A.Ş. tarafından temin edildiğinin beyanı üzerine suç duyurusunda bulunulduğu ve haksızlıklara devam edildiğinden bahisle kamu davası açılması talep edildiği, neticeten FSEK madde 68 uyarınca tecavüzün men'ine, davalarının kabulüne, 500,00 TL fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik maddi ve 6.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan alınarak davacı müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ŞİRKETİ vekilinin cevap dilekçesinde özetle: Davacı ...'un iddia ve taleplerinin haksız olduğu, davalı şirket yer sağlayıcı konumunda olduğundan hukuki sorumluğunun bulunmamakta olduğunu, davanın pasif husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin ticari faaliyetini ... sitesi üzerinden "Yer Sağlayıcı Faaliyet Belgesi" ile yürüttüğünü, tecavüz iddiasına konu ürünlerin satıcısının müvekkili şirketin olmadığını, ... sitesinde pazaryeri çalışma modeliyle faaliyet yürüten diğer davalı ... olduğunu anlaşıldığını, müvekkili şirketin pazaryeri butiklerinde üçüncü kişiler tarafından gerçekleştirildiği iddia olunan hukuka aykırılıklara ilişkin sorumluluğu bulunmadığını, dava dilekçelerinde müvekkili şirketin işbirliğine yanaşmadığına ve kendilerine ihlal iddasına yönelik dönüş yapılmadığı beyanlarının gerçek dışında olduğunu, müvekkili şirketin hukuka aykırılık kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirdiği linkleri erişime kapattığından sorumluluğunun bulunmadığını, kanun yer sağlayıcılara ihlal iddiasından haberdar olduktan sonra yayından kaldırılmasına yönelik bir yükümlülük yüklediği, platformdaki hukuka aykırılıkları denetlemekle yükümlü olunmadığı hususunu açık biçimde düzenlediğinden davacının konu ettiği tazminat talebi muhatabının müvekkili şirketin olmadığının aşikar olduğu, ihlal iddasına konu ürünlerin satıcısı diğer davalı olduğundan ve müvekkili şirketin kendisine bildirilen ürünler bakımından kanunun kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirmiş olduğundan ve hukuka aykırı ve kötü niyetli ikame edildiği ancak davada uyuşmazlığın tarafı yer sağlayıcı sıfatıyla müvekkili şirket olmadığının davanın pasif husumet yokluğundan usulen reddini talep etmiştir.
Davalılar ... ŞİRKETİ vekilinin cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili firmanın tasarım yapan bir firma olmadığı internet satış firması olduğu, ticari defterlerinin incelenmesiyle de bu durumun kanıtlanacağını, müvekkili firmanın internetten satışını yaptığı ürünler dava dışı ... Şti.'ne ait bir ürün olduğu, işbu firma tarafından yapıldığını, ticari tefterlerinin incelenmesi ve .... Ltd. Şti.'nin üretici firmaı olması nedeniyle davaya dahil edilmesini talep ettiği, davacı tarafından müvekkili şirkete, dava konusui tasarım üzerindeki resimlerinin kendisine ait olduğu yönünde ihtarname ulaşmadığını, dava konusu ürünlerin satış resimlerinin kendisine ait olduğu yönünde ihtarname ulaşmadığını, dava konusu ürünlerin satış sitesinden kaldırıp sonra tekrar satıldığı yönündeki iddianın ispatlanmasını talep ettiği, müvekkili şirket satışa sunduğu ürünlerin eser tecavüzü olduğu bilebilecek bir konumda olmadığını ve sadece internette satış için aracı firma konusunda olduğunu, dava konusu resimler davacı adına tescilli olmadığını, müvekkilinin internetten satışa sunduğu ürünlerin davacıya ait olduğu iddia edilen resimlerden farklı ve ürünlerin müvekkili tarafından üretilmediğini, müvekkilinin kusurlu sayılması için davacının eser hakkına tecavüz oluşturduğunun bilmesinin gerektiğini, davalının müvekkiline kusur atfedilemeyeceğinden davanın reddini talep etmişti.
... Cumhuriyet Başsavcılığının ... numaralı soruşturma dosyasının UYAP kayıtları istenmiş, HMK'nın 266. maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
23/12/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davaya konu "..." adlı tablonun FSEK kapsamında eser olarak korunduğu, davacı ...'un eser sahibi olduğu, davacı ressam ... tarafından yapıldığı "..." adlı tablonun tişörtler üzerine baskı yapıldığı, taşlarla hareketlendirildiği ve ... adlı internet sitesinde,... markası altında davalı ...A.Ş. adlı firma tarafından satışa sunulduğu, davalı ... tarafından bu tişörtlerin satışa sunulmasıyla davacının FSEK kapsamında mali ve manevi haklarının ihlal edildiği, kusura yönelik değerlendirmenin mahkemenin takdirinde olduğu, öte yandan FSEK mad.68 kapsamında taleplerde kusurun aranmadığı, davalı ...'un yer sağlayıcı olduğu, davacının davaya konu kullanımları davalı ...'a bildirdiği, davalı ...'un bu bildirim üzerkine dava konusu ürünleri satıştan kaldırdığı ve bu kapsamda ... tarafından davacının mali haklarını ihlali söz konusu olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
15/06/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: FSEK 68 kapsamında heyetlerince öngörülen tutar 10.000 TL olup, bunun 3 katına kadar artırılması hususu (10.000 TL × 3 katı) mahkemenin takdirinde olabileceği, FSEK 70 kapsamında ticari faaliyetten elde edilen kazancın 420,29 TL olduğu, tazminattan başka temin edilen karın talebi halinde 68 inci madde uyarınca talep edilen bedelden yüksek olanının takdirinin mahkemeye ait olacağı, davalı ...'un yer sağlayıcı olduğu, ... alışveriş sitesine dava konusu ürünlerin diğer davalı "... A.Ş." tarafından ... web sitesinde mağaza açarak yüklendiği ve satışa sunulduğu, davalı "...A.Ş." tarafından satılan ürünlerin dava dışı .... Ltd. Şti. firması tarafından üretiminin yapıldığı, "... A.Ş." dosyaya sunduğu iki fatura üzerinde yapılan incelemede dava dışı "... Şti. "den ... ürün kodu ile alım yapmış olduğu işbu kodun ... satış kodu ile de eşleştiği tespit edildiği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
17/03/2025 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Davacıya ait FSEK kapsamında eser mahiyetinde bulunan yağlıboya resmin izinsiz olarak kullanılmasının davacının mali ve manevi haklarını ihlal mahiyetinde olduğu, davalı ...A.Ş. yetkilisi ...hakkında verilen beraat kararının tazminat sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, davacı tarafça emsal lisans sözleşmesi sunulmamış olduğundan hakkaniyet çerçevesinde rayiç bedelin mahkemece belirlenmesi gerektiği, mahkeme aksi kanaatte ise mali inceleme ve değerlendirme yönünden kök rapordaki gerekli hesaplamalar çerçevesinde ... A.Ş. nezdinde 429,20 TL kazanç tespit edildiği, ... firmasının komisyon bedelinin de 542,52 TL olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
FSEK 68 ve 70.maddeleri uyarınca tecavüzün men'i, ref'i fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 500 TL maddi ve 6.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline ilişkindir.
FSEK kapsamındaki uyuşmazlıkta dava konusu fikri ürünün "eser" niteliği taşıyıp taşımadığı re'sen araştırılmalıdır. FSEK'in 1/B maddesinde öngörülen tanım dikkate alındığında bir fikir ve sanat ürününün eser olarak nitelendirilebilmesi için iki unsuru haiz olması gerekir. Bunlardan ilki, fikir ve sanat ürününün "sahibinin hususiyetini taşıması" ikincisi ise "kanunda sayılan eser kategorilerinden birine dahil olması"dır. Doktrinde, bu unsurlardan ilkine "sübjektif unsur" veya "esasa ilişkin şart", ikincisine ise "objektif unsur" veya "şekle ilişkin şart" denilmektedir. Subjektif unsur gereğince bir fikir ve sanat ürününün eser olarak kabul edilebilmesi için, bu ürünün onu meydana getiren kişinin "hususiyetini taşıması" gerekmektedir. Başka bir deyişle eser onu yaratan zihnin bireyselliğini gösteren özellikler taşımalıdır. Objektif unsur gereğince, bir fikir ve sanat ürününün hukuk alanında korunmayı hak edebilmesi için, sahibinin hususiyet arz eden fikri çabasının somut neticesi olması gerekir. Başka bir deyişle bu fikri çaba gözle görülebilir, elle tutulabilir, kulakla duyulabilir, kısaca algılanabilir olmalıdır. Fikir ve düşünceler, ancak bir şekle büründüğünde yani eser formunda açıklığında fikri hukuk kapsamına girer. Diğer taraftan eserde algılanabilir olma dışında düşüncenin açıklanış formatı da önemlidir. Yani fikir ve sanat ürününün FSEK'te öngörülmüş olan düşünceyi ifade formatlarından birine dahil olması gerekir. FSEK'te eser formatları olarak; İlim ve edebiyat eserleri, musiki eserleri, güzel sanat eserleri, sinema eserleri ve bağlı eser olarak kabul edilen işlenme eserler gösterilmiştir. Dolayısıyla bir fikir ve sanat ürününü bu formatlardan birine sokmak mümkün değilse, onu kanuna göre eser saymak ve korumak da mümkün olmayacaktır.
Tüm bu açıklamalar doğrultusunda dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi, bilirkişi raporları, ıslah dilekçesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu "..." adlı tablonun FSEK kapsamında eser olarak korunduğu, davacı ...'un eser sahibi olduğu, davacı ... tarafından oluşturulan "..." adlı tablonun tişörtler üzerine baskı yapıldığı, taşlarla hareketlendirildiği ve ... adlı internet sitesinde, ... markası altında davalı ...A.Ş. adlı firma tarafından satışa sunulduğu, davacıya ait FSEK kapsamında eser mahiyetinde bulunan yağlıboya resmin izinsiz olarak kullanılmasının davacının mali ve manevi haklarını ihlal mahiyetinde olduğu, ... isimli internet adresi üzerinde yapılan güncel incelemeler neticesinde davaya konu içeriğin kaldırılmış olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla davanın davalı ...A.Ş. Yönünden kısmen kabulü ile; davacının eser sahipliğinden doğan mali haklarına tecavüzün men'i ve ref'i isteminin reddine, davacının maddi tazminat ve manevi tazminat isteminin kabulüne dair karar verilmiş,
Davacının davaya konu kullanımları davalı ...'a bildirdiği, davalı ...'un bu bildirim üzerine dava konusu ürünleri satıştan kaldırdığı ancak sonrasında bu ürünlerin tekrar satışa sunulduğunun iddia edildiği, ilk etapta davacı tarafından gönderilen mailler üzerine ilgili linklerdeki ürünlerin satıştan kaldırıldığı hususunun davalı ...'un da kabulünde olduğu ancak davalı ...'un davalı ... tarafından başkaca kayıt oluşturularak bahse konu resimlerin farklı ürün/link olarak internet sitesine yüklendiğine ilişkin beyanları ile ... isimli internet adresi üzerinde yapılan güncel incelemeler neticesinde davaya konu içeriğin kaldırılmış olduğuna ilişkin tespit de dikkate alındığında ikinci kez satışa sunulduğu iddia edilen ürünler yönünden yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda uyar- kaldır işleminin düzenli bir şekilde işletildiğine ilişkin dosyaya yansıyan bir delil bulunmadığı ve davalının da yer sağlayıcı olduğu dikkate alınarak davanın davalı ... A.Ş. Yönünden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın Davalı ... A.Ş. Yönünden REDDİNE,
2-Davanın davalı ... A.Ş. Yönünden KISMEN KABULÜNE;
-Davacının eser sahipliğinden doğan mali haklarına tecavüzün men'i ve ref'i isteminin reddine,
-Davacının maddi tazminat isteminin kabulüne; davacı tarafından yapılan ".." adlı tablonun tişörtler üzerinde baskı yapılarak ... adlı internet sitesinde davalı ...A.Ş. tarafından satışa sunulmasının davacının FSEK kapsamında doğan maddi ve manevi haklarının ihlali niteliğinde olduğu anlaşılmakla FSEK 68.maddesi uyarınca belirlenen 10.000 TL rayiç bedelin takdiren üç katı olan 30.000 TL'nin davalı ... A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, 29.500 TL alacak miktarının ıslah tarihi olan 23/07/2025 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek tahsiline,
- Davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 6.000 TL manevi tazminatın davalı ...A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 615,40 TL ilam harcından; dava açılışında yatırılan 111,01 TL peşin harç ve ıslah ile yatırılan 503,79 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 614,80 TL'nin mahsubu ile kalan 0,60 TL'nin davalı ... Şirketinden alınarak hazineye gelir kaydına,
4-a)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tecavüzün men'i, ref'i talepleri bakımından davalılardan ...Tic. A.Ş. yönünden dava reddedildiğinden 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan ... A.Ş.'ye verilmesine,
b)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maddi tazminat davası bakımından davalılardan ... A.Ş. yönünden dava reddedildiğinden 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan .. A.Ş.'ye verilmesine,
c)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca manevi tazminat davası bakımından davalılardan ... A.Ş. yönünden dava reddedildiğinden 6.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan ... A.Ş.'ye verilmesine,
5-a)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tecavüzün men'i, ref'i talepleri bakımından davalılardan ... A.Ş. yönünden dava reddedildiğinden 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan .. A.Ş.'ye verilmesine,
b)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maddi tazminat davası bakımından davalılardan...A.Ş. yönünden dava kabul edildiğinden 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,
c)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca manevi tazminat davası bakımından davalılardan ...A.Ş. yönünden dava kabul edildiğinden 6.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacının yaptığı; 59,30 TL başvuru harç, 111,01 TL peşin harç ve 503,79 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 674,10 TL ile 12.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 500,00 TL posta/tebligat ücreti olmak üzere toplam 13.000,00 TL yargılama giderinden, dava ... A.Ş. yönünden kısmen kabul kısmen ret olduğundan takdiren 2/3'ü 8.666,66 TL olmak üzere toplam 9.340,76 TL'nin davalılardan ...A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/10/2025