Menfi Tespit (Alım Satım)

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

Davacı vekilinin görevsiz mahkemeye verdiği dava dilekçesinde özetle; Davacının serbest diş hekimliği yapmış olduğunu, hastalarına yapmış olduğu implant tedavilerini de davalı şirket aracılığı ile satın aldığı malzemeleri kullanarak gerçekleştirmiş olduğunu, Aradaki ilişkinin ticari boyutunun, davacının 35 yılı aşkın süredir çalıştığı şekle uygun olarak, bir not defteri üzerinde tutulan aldım-ödedim notları ile sürdürmekte olduğunu, alınan tıbbi malzemelerin karşılığında firma yetkilisine günün durumuna göre elden nakit ödeme ya da senet düzenlenerek verilmekte olduğunu, davalı şirketten satın alınan implant malzemelerinin kullanımı ve hastalara uygulanması sırasında ve devamında bir takım tıbbi ve teknik sıkıntıların yaşanmaya başlanmış olup, durumun davalı şirkete iletilmiş ve malzemeyi üreten İtalyan... firma İtalyan yetkilisinin gelerek davacının davalı firmadan satın aldığı malzemeler üzerinde inceleme yaptığında bu malzemelerin bir çoğunun tıbbi miadının dolmuş, bir kısmının da kullanılmış malzemelerin yeniden satışa sunulmuş olduğu görüşünü bildirmiş olduğunu, elden davalı şirket yetkilisi ...a ödenmiş olan Kasım-Aralık 2017 ve Ocak – Şubat 2018 senetlerinin davacıya iade edilmemiş olduğunu, sıhhi olmayan tıbbi malzemeler ile çalışmanın mümkün olmadığını, davacının tüm çağrılarına rağmen diğer vadesi gelmeyen senetlerinde iade edilmediği, ödenmiş senetlerle birlikte tahsile konularak, kötü niyetli ve hukuka aykırı fahiş bir alacağın tahsili sürecinin başlatılmış olduğunu, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; öncelikle konunun yargılama gerektirmesi ve davacının ileride büyük bir haksızlığa uğramasının önlenmesi bakımından İİK 72/2 maddesi uyarınca yatırılacak nakit teminat karşılığında İzmir...İcra Müdürlüğü’nün... Esas numaralı dosyasında başlatılan kambiyo senetlerine mahsusu icra takibinin durdurulmasına dair tedbir kararı verilmesine, yapılacak yargılama sonunda dilekçemizde arz edilen haklı gerekçelere göre, icra takibine konu edilen senetlerden Kasım-Aralık 2017 vadeli ve Ocak-Şubat 2018 vadeli olanlarının ödenmiş ve borcunun kalmadığının tespitine, davalı şirket ile arada yaşanan olumsuzluklar nedeni ile Mart-Nisan-Mayıs-Haziran ve Temmuz 2018 vadeli senetlerden kaynaklanan borçların doğmamış olması bakımından takibe konu edilen bu senetlerden dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, davalı şirket tarafından açılmış icra takibinin iptaline, başlatılan icra takibinin tamamen kötü niyetle başlatılmış olması sebebi ile davalı şirketin %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile cezalandırılmasına ve tazminatın davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekilinin görevsiz mahkemeye vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın sorumlu müdürü ... olup, müvekkilinin satış merkezi bünyesinde yaklaşık 4 yıldır satış ve tanıtım elemanı olarak çalışmakta olduğunu, merkezi İtalya’nın Udine kentinde olan ... markalı kemik içi diş implantlarının ithalatı ve satışını yapmakta olduğunu; Tıbbi Cihaz Satış, Reklam Ve Tanıtım Yönetmeliği çerçevesinde cihazların bilimsel ve tıbbi özellikleri hakkında sağlık meslek mensuplarına veya sağlık kurum ve kuruluşlarının bünyesinde tıbbi cihaz alanında çalışan teknik elemanlara bilgi verme faaliyetlerini sürdürmekte olduğunu, ... kemik içi diş implantının birçok ülkeye ithal edilen; ülkede de bilinen, tercih edilen ve güvenilir marka olduğunu, davacı ile müvekkilinin satış merkezinin ticari ilişkisinin yaklaşık 2 yıl sürmüş olduğunu, ...marka kemik içi diş implantlarının müvekkili tarafından davacıya sunulmuş olduğunu, bu süre zarfında 70 kadar implant, implant uygulamasının gerçekleştirildiği cerrahi set ve gerekli tüm yardımcı malzemelerin sağlanmış olduğunu, ticari faaliyetin başladığı günden son ana kadar müvekkilinin satış merkezi tarafından ürün ve uygulaması hakkında ilgili tüm bilgilerin verilmiş olduğu, tanıtımlarının yapılmış olduğunu, müvekkilinin satış merkezi ile davacı arasında genel olarak cari hesap ile çalışılmış olduğunu, cari hesaba ilişkin olarak davacı tarafından zaman zaman cüzi olarak kısmi ödemeler yapılmış olduğunu, ancak kesinlikle bu ödemelerin takibe konu kambiyo senetlerine dair olmadığını, müvekkilinin bu tarih itibariyle toplam alacağının 6.290 euro olduğunu, davanın konusununun ise bunun senede bağlanmış kısmını oluşturduğunu, müvekkilinin merkezde satış elamanı olarak yaklaşık 4 yıldır çalışan...’a Kasım-Aralık 2017 ve Ocak- Şubat 2018 senetlerine ilişkin olarak ödeme yapılmadığını, ödenmiş senetlerin müvekilinin uhdesinde bulunmasının ticari hayatın akışına aykırı olduğunu, ne müvekkili sorumlu müdürü olan...a ne de satış temsilcisi...’a davacı tarafından hiçbir konuda herhangi bir çağrı yapılmadığını, bononun, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerdiğini, davacının ödeme iddiasının davacının kendisince tutulan bir not defterine dayandırılmakta olduğunu, bunun kabulünün mümkün olmadığını, işbu defterin delil değeri bulunmadığını, yukarıda açıklanan nedenlerle müvekkili şirket aleyhine doğabilecek herhangi bir zarar sonucu açacakları her türlü dava ve tazminat hakları saklı tutarak tedbir kararının kaldırılarak İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün... E. Sayılı dosyasındaki icra takibinin devamına, öncelikle davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine, yukarıda açıklanan nedenler ile davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir

Dava; icra takibine dayanak senetlere yönelik Menfi Tespit Davasıdır.

Uyuşmazlık ise; diş hekimi olarak faaliyet gösteren davacının davalı şirkete düzenleyerek verdiği ilkinin vade tarihi 25.11.2017 olan, vade tarihleri ay itibariyle birbirine ardışık toplam 9 adet bonoyu ödediğine dair ödeme makbuzlarının bulunup bulunmadığına, davalı şirketten satın alınan implantların ayıplı olup olmadığına, ayıplı dahi olsa bonoların implantların alımına karşılık verilip verilmediğine ve nihayetinde davacının işbu bonolar nedeniyle davalıya borcunun bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürmüş oldukları delilleri mahkememizce toplanmıştır.
Mahkememizce aldırılan 07/02/2022 Tarihli bilirkişi raporunda özetle; "..Mahkeme dosyası ve içindeki belgeler ile tarafların ticari defter kayıtlarının ve dayanağı belgelerin tetkiki sonucunda ve raporumuz içinde açıklanan nedenlerle,
1)Davalı ... Medikal San. ve Tİc. Ltd. Şti.’nin 2017,2018,2019 yılı ticari defterlerinin 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfına sahip olma niteliğinde olduğu,
2)Taraflar arasında ticari ilişkinin var olduğu, davalı şirketin incelenen ticari defter kayıtlarına göre dava konusu olan senetlerin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, her ne kadar davalı şirketin kayıtlarında yer almasa da davacı tarafça davalı şirkete birden fazla senet verildiği, davacı yanın dava dosyasına sunmuş olduğu ajandada yer alan kayıtlardan anlaşılmış olup, iş bu senetler için toplam 5.000,00.-TL ödeme olarak kayıt yapıldığı görülmüştür.
3)Davacı 27 Adet implantın verilmeyen üst partçalarını başka bir implant firmasından satın alarak hastalarının tedavisini tamamlamıştır. Yerleştirilen pek çok implant başarısızlıkla sonuçlanmıştır.
4)Ayrıca ... firmasının üretim müdürü gelerek bizzat malzemeleri incelemiştir.
5) Malzeme üzerindce yapılan incelemede cerrahi sette problem olduğu çol fazla kullanımdan dolayı KÖRELME olduğunu bu yüzdende tedavinin başarısızlıkla sonuçlanacağını belirtmiştir." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizce aldırılan 26/08/2024 Tarihli bilirkişi raporunda özetle;"..Dişhekimlerine implant ürünü satan firmalar, implant ürününü birleştirip set halinde satmaktadır.
İmplant seti=
Silindirik titanyum imp.
2) Kemiğe yerleştirilmesi için implant cerrahi seti
3) İmplant kemikle birleşince,implant üzerine konulan gingiva former (diş eti şekillendirici)
4) Şekillenme sonrası, ölçü için kullanılan malzeme
5) Alçı analogu
6) Ölçüden sonra implant üzerine vidalanan abutment
Anlaşma sonrası; implant setinin tüm parçalarının davalı firma tarafından, her hangi bir sebeple davacıya teslim edilmediği, sadece bir parçası olan "silindirik titanyum imp." davacıya teslim edildiği, eksik parçaları başka firmalardan tedarik etmeye çalışarak, davacı tedavilerini tamamlamaya çalıştığı belirtiliyor.

Genelde tedavilerin çoğu başarısızlıkla sonuçlanmış. davacının beyanına ve önceki bilirkişi raporundan; implantların ... marka italyan firmasına ait olduğu belirtiliyor.şikayetler üzerine; firmanın üretim müdürü bizzat gelerek kullanılan malzemelerin incelendiği raporda ele alınmış. Bu inceleme sırasında, davacıya verilen malzeme cerrahi setlerinde problem olduğu, verilen setlerin içindeki ürünlerde çok fazla kullanımdan dolayı aşınma olduğu ve bu yüzden de, tedavilerin başarısızlıkla sonuçlandığı bildirildiği ve bu saptamanın duruşma tutanağında yer aldığı raporda özellikle belirtilmiş. Dosyada... Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Tarihli duruşma tutanağında görülüyor. Dosyaya sunulan implantlara bakıldığında, herhangi bir fiziki problem görülmemektedir. titanyum silindirik implantlar ancak hastaya uygunluğu sırasında sorun çıkabilir, bunu burdan tesbit edemeyiz. İtalyan firmasının üretim müdürünün belirttiği üzere, kullanılan cerrahi setin malzemelerinde çok kullanılmaya bağlı aşınma olduğu belirtilmiş. problemin cerrahi sette olduğu vurgulanmış." şeklinde kanaat bildirilmiştir.*
İcra İflas Kanunu’nun (İİK) 170/b maddesinin aynı Kanun’un 72. maddesine yaptığı yollama gereğince kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte de menfi tespit davası açılabileceği açıkça anlaşılmaktadır. İİK’nın 72/1 maddesi, “Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir” hükmünü haizdir. Buna göre borçlu, henüz aleyhine başlatılmış bir icra takibi yokken alacaklıya karşı borçlu bulunmadığının tespiti için menfi tespit davası açabileceği gibi aleyhine icra takibine başlanmasından sonra da menfi tespit davası açması mümkündür.

Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, başka bir deyişle bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer [6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 6].
Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, s. 370 ilâ 372).
Somut Olayda; diş hekimi olarak faaliyet gösteren davacı, borçlusu olduğu takibe konu bonolara ilişkin borcunun bulunmadığını, bir kısmını ödediğini, bonoları implantlara karşılık verdiğini ve de teslim olunan implantların ayıplı olduğunu ispat külfeti davacı borçlu üzerindedir. Kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olması, bonoların implantlara karşılık olarak verildiğinin sabit olmaması, her ne kadar implantların ayıplı olduğu öne sürülmüş ise de dosya kapsamında ayıp ihbarının dahi bulunmadığı, dosyaya sunulan ajanda içinde yer alan küçük not kağıtlarında "ödemeyi elden aldım" ifadesi taşıyan imzalı notlar bulunduğu, ancak imza sahibinin belli olmadığı, belirlense dahi ödemenin bono borcuna mahsuben ödendiğinin sabit olmadığı, bono borcunun ödenmesi halinde ödemeyi yapan borçlu tarafından alınmış olması gerekliliği nazara alınarak davanın davacı tarafından ispata muhtaç olduğu değerlendirilmekle davacı vekiline yargılamanın 11. Celsesinde yemin teklif etme hakkı hatırlatılmış, sunulan yemin metni davalı şirket yetkilisine tebliğ olunarak davet olunmuş, davalı şirket yetkilisinin huzurda yaptığı yemin sonrası aşağıdaki karara hükmolunmuştur.

1-Davanın REDDİNE,.

2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 253,53 TL'nin mahsubu ile bakiye 361,87 TL'nin, davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 14.845,46 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İki Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzlerine karşı, diğer tarafların yokluğunda açıkça okundu, usulen anlatıldı.
23/10/2025