Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan Tazminat

Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; 06/07/2021 tarihinde müvekkilinin İzmir ili... ile Fevzipaşa Bulvarı kesişiminde karşıdan karşıya geçmek istediği sırada sürücü... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın manevra yapması esnasında müvekkilinin...plakalı otobüs ile o sırada bekleme yapan ...plakalı araç arasında sıkışarak ağır şekilde yaralandığını, müvekkilinin İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İzmir Dr... Göğüs Hastalıkları Hastanesinde tedavi gördüğünü, kaza ile ilgili olarak kaza tespit tutanağında, kazaya sebebiyet veren ...plakalı araç olduğunu, müvekkilinin ise meydana gelen kazada yaya konumunda olup ve kusursuz olduğunu, kaza ile ilgili İzmir 47. Asliye Ceza Mahkemesine ...esas sayılı dosya ile kamu davası açıldığını, ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde kaza tarihini kapsar ZMMS poliçesi bulunduğunu, arabuluculuk başvurusunun olumsuz sonuçlandığını bildirerek, fazlaya ilişkin hak ve alacaklarının saklı kalmak kaydı ile müvekkili için 100 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 100 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200 TL maddi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden sigortalısının kusuru oranında tahsili ile müvekkiline ödenmesine, dava şartı olan arabuluculuk aşamasında davacı müvekkilini temsil ettiklerinden ötürü tarafları lehine arabuluculuk vekalet ücretinin de hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, davanın usulden reddi gerektiğini, davaya konu kazanın üzerinden henüz 4 ay dahi geçmemiş olup, davacıda kalıcı maluliyet oluşup oluşmadığının tespit edilemeyeceğini, işbu nedenle öncelikle 1 yıllık sürenin dolmasının beklenilmesi ve maluliyet raporu alındıktan sonra sigorta şirketine başvuru yapılması gerektiğini, sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabileceğini, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe teminatı kapsamında olmadığını, ZMMS Genel Şartlarına göre geçici iş görmezlik ve tedavi gideri tazminatının poliçe teminatı kapsamında olmadığı açıkça belirtildiğini (Genel Şartlar A.5. b Sağlık Giderleri Teminatı), dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini bildirerek, başvuru şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, aksi kanaat halinde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

Dava; 06.07.2021 tarihinde gerçekleşen trafik kazası sonucu uğranılan sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici iş göremezlik tazminatının, kazaya sebebiyet verdiği iddia olunan aracın zorunlu trafik sigorta poliçesini tanzim eden davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.
6100 sy HMK'nun 307. maddesi uyarınca "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir."

309. maddenin 1. ve 2. fıkraları uyarınca "Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır.
Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir."

310. maddesi uyarınca "Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. "

311. maddesi uyarınca "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur."
Davacı vekili 24/10/2025 tarihli dilekçesi ile; davalı taraf ile yapılan sulh görüşmeleri sonucunda protokol şartları dahilinde anlaşmaya varıldığını, davadan feragat ettiklerini, ara buluculuk ücreti hariç davalıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını bildirmiş, sulh ve ibra protokolünü sunmuştur.
Yukarıda açıklanan tüm maddi ve hukuki nedenler çerçevesinde; davacı vekilinin 24.10.2025 tarihli dilekçesi ile; davalı sigorta şirketi ile sulh olduklarını bildirdiği, davacı vekilinin 01.10.2025 tarihli sulh protokolünü mahkememiz dosyasına uyap sisteminden e imzalı olarak sunduğu ve davalı taraftan vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını belirttiği anlaşıldığından, davacı tarafından açılan davada tarafların sulh olmaları, ayrıca davacı vekilinin vekaletnamesindeki özel yetkiye dayanarak davadan feragat etmesi nedeniyle davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Eldeki davada davacı vekilince ibraz olunan sulh protokolünün 2/l maddesinde ara buluculuk ücretine ilişkin davacının talepte bulunamayacağı kararlaştırıldığı gibi ara buluculuk yoluna başvuru iş bu dava bakımından zorunlu dava şartı olmadığından, davalı sigorta şirketine başvuru zorunlu dava şartı niteliğinde bulunduğundan ara buluculuk ücreti Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin ... Esas,...Karar sayılı ilamı doğrultusunda davacı üzerinde bırakılmış, aşağıdaki biçimde hüküm tesis olunmuştur.

1-DAVANIN FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu’nun 22. Maddesinde "Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır" hükmü bulunmakla, feragat ön inceleme duruşmasından sonra vaki olduğundan karar tarihindeki 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının 2/3’ü oranına isabet eden ve bu orana isabet edip alınması gereken harç 410,27 TL olduğundan; peşin alınan 59,30 TL harcın, alınması gereken 410,27 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 350,97‬-TL harcın davacı taraftan alınarak Hazineye gelir olarak kaydına,

3-Taraflarca yapılan sulh protokolü uyarınca taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına,

4-Davacı tarafça yapılan harç ve yargılama giderlerinin sulh protokolü uyarınca davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Sulh protokolünde ara buluculuk ücreti ile ilgili 2/l bendinde hüküm bulunduğu, buna göre davacının ara buluculuk ücretini talep edemeyeceğinin belirtildiği ayrıca zorunlu ara buluculuk başvurusunun iş bu davada zorunlu dava şartı niteliğinde bulunmaması, davalı sigorta şirketine başvurunun 2918 Sayılı KTK nın 97.maddesi uyarınca zorunlu dava şartı olduğu nazara alınarak, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,

6-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafça yatırılan gider/delil avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

Dair dosya üzerinde verilen karar tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesi veya 20.Hukuk Dairesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27.10.2025

Katip... Hakim ...