Markanın Hükümsüzlüğü

Mahkememizde görülmekte bulunan Markanın Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

I.DİLEKÇELER AŞAMASI

A.ASIL DAVADA

1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili 1961 yılından bu yana faaliyet gösterdiği alanda birçok ürünün tanıtımı ve geliştirilmesini sağlayarak bir kalite sembolü olduğunu, özellikle; bisküviler, krakerler, gofretler, pastalar, tartlar, kekler ve sair ürünlerin imali, ithali, ihracı ve ticareti alnında faaliyet gösterdiğini, “...” ibareli çok sayıda markanın sahibi olduğunu, dava konusu “...” markasının tescilli bulunduğu emtiaların da gıda ürünleri olması sebebiyle müvekkilin faaliyet gösterdiği alan ile yakından ilişkili olduğunu, müvekkili şirketin “...” ibaresini esaslı unsur olarak içeren ... nezdinde tescilli 15 adet markası mevcut olduğunu, “...” markasını geliştirmekte, yaygınlaştırmakta ve çeşitli şekillerde marka başvuruları yaparak seri marka oluşturmak amacıyla hareket ettiğini, markanın kullanılmaması halinin marka iptal sebebi olduğunu, davalı yanın “...” ibareli markaları ülke sınırları içerisinde ve ciddi bir şekilde kullandığını ispat etme yükümlülüğü söz konusu olduğunu, davalı yan kötü niyetli bir şekilde marka tescil başvurularında bulunmakta ve kullanmadığı marka ibarelerini kendisine yasal dayanak yapmaya çalışmakta olduğunu, davaya konu “...” ve “...” markaları iltibas oluşturabilecek düzeyde benzer olduğunu, markaların sınıfsal benzerlik içerdiğini, müvekkilinin ... ibareli markaları tanınmış marka olup bu durum iltibas tehlikesini arttırdığını, Davalı şirketin sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığı iddiası gerçek dışı olduğunu, zira markanın kullanımı ispat edilmediğini, iltibasa neden olacak derecede benzerliğin bulunduğunu, davalı adına TÜRK PATENT nezdinde ... tarih ve ... sayı ile tescilli “...” ibareli markanın hükümsüz sayılmasına ve markalar sicilinden terkinine, davalı adına TÜRK PATENT nezdinde ... tarih ve ... başvuru numarası ile kayıtlı “...” markasının kullanılmaması sebebiyle iptaline ve markalar sicilinden terkinine, dava nezdinde 31.05.1999 tarih ve ... başvuru numarası ile kayıtlı markanın hak kaybının önlenmesi amacıyla huzurdaki davanın sonuçlanmasına kadar üçüncü kişilere devrinin önlenmesine dair ihtiyati tedbir karar verilmesini beyan ve talep etmiştir

2.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili firmanın 1984 yılında dondurma sektörüne giriş yapmış ve kuruluşundan bu yana birçok ilklere imza attığını, ..., Türkiye'de dondurma sektörünün potansiyeline olan inancı ile daha üretimin ilk yılında o dönem için inanılması güç olmakla birlikte saatte 1 tonluk üretim kapasitesi ile yola çıktığını,bu tesisin Türkiye'deki endüstriyel dondurma sektörünün miladı olarak kabul edildiğini, müvekkilin “...” markası Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... kod numarası ile tanınmış marka olarak tescilli olduğunu, müvekkili firmanın işbu dava konusu... kod numaralı “...” ibareli “dondurma, dondurulmuş gıdalar” emtiaları bakımında tescilli markanın sahibi olduğunu, müvekkiline ait “...” ibareli yukarıda bilgileri verilen marka başvurusunun başvuru tarihi 31.05.1999 tarihi olup, davacı uzun süre sessiz kalma yolu ile hak kaybına uğradığını, müvekkili firma grup şirketi olan “... a.ş.” firması bakımından “...” ibaresi ticaret unvanı olarak da kullanıldığını, işbu dava konusu müvekkili firma markaları ile davaya mesnet markalar nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet vermeyeceğini, ürün görselleri arasında en ufak bir benzerlik dahi bulunmadığını. müvekkile ait markanın düz yazı şeklinde tescil edildiğini, müvekkiline ait markanın tescil tarihinden 20 sene geçtikten sonra hükümsüzlük talebini mahkemeye sunan davacı yanın müvekkilin kötü niyetini ispatı zorunlu olduğunu, davacının dayanak olarak gösterdiği 17 markadan 15 tanesi müvekkil markasından 12 sene sonra tescil başvurusuna konu edildiğini bu B.BİRLEŞEN ... 5. FSHHM'NİN ... E. SAYILI DAVADA

1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin 1961 yılından bu yana faaliyet gösterdiği alanda birçok ürünün tanıtımı ve geliştirilmesini sağlayarak bir kalite sembolü olduğunu, özellikle bisküviler, krakerler, gofretler, pastalar, tartlar, kekler ve sair ürünlerin imali, ithali, ihracı ve ticaret alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirkete ait ... markasının TÜRK PATENT nezdinde tanınmış marka olarak tescilinin bulunduğunu, ... ibareli markanın müvekkili şirket adına TÜRK PATENT nezdinde uzun yıllardır tescilli olduğunu, bu marka üzerine yatırımlar yapıldığını, ayrıca müvekkili şirketin ... ibaresini esaslı unsur olarak içeren WIPO nezdinde tescilli 15 adet markasının mevcut olduğunu, huzurda ikame olunan işbu davada davalı şirket adına tescili istenen "..." ibareli markanın müvekkili şirket adına Türkpatent nezdinde tescilli "..." ibareli markalarla iltibas tehlikesi oluşturması nedeni ile müvekkili tarafından yapılan itirazların Türkpatent kurumu tarafından reddedildiğini, Türkpatent tarafından verilen YİDK kararının hukuka aykırı olduğunu, ... 1. FSHHM' inde görülen ... E sayılı dosya arasındaki bağlantı sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesi gerektiğini, davalı şirket tarafından... nolu "..." ibareli markayı yedekleme kastı ile işbu dava konusu ... başvuru nolu markanın tescilinin istendiğini, bu marka hükümsüz kılındığı ve iptal edildiği takdirde davalı şirketin işbu dava bakımından ortaya koyabileceği hiçbir gerekçe kalmayacağını, dolayısıyla bu dosyaların birleştirilmesi gerektiğini, birleştirilmesinin reddedilmesi halinde ... 1.FSHHM' de görülmekte olan uyuşmazlığın bekletici sorun yapılması gerektiğini, müvekkili şirket markası ile aynı sınıflar bakımından tescili istenen davalı markasının müvekkili adına tescilli ... markasına ait ürünler ile aynı sınıflar bakımından kullanılabileceğini, sınıfsal benzerlik kurulabileceğini, aynı market ve hatta raflarda pazara sunulmaları, çoğunlukla çocuklar tarafından satın alınabilmesi dikkate alındığında karıştırma ihtimalinin çok yüksek olduğunu, bu nedenle Türkpatent'in 29/08/2019 tarih ...sayılı YİDK kararının iptalini, ... tarih ... sayı ile tescil başvurusu yapılan markanın tüm mal ve hizmetler yönünden iptalini, tescili halinde hükümsüz sayılmasını ve markalar sicilinden terkinini dava konusu marka henüz tescil edilmemiş ise tüm tescil işlemlerinin durdurulmasını, dava sonuçlanıncaya kadar 3. Kişilere devrinin önlenmesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

2.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili Kurumun Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından alınan dava konusu kararın usule ve hukuka uygun olduğunu açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

A.TPMK Kayıtları
Davacıya ait içerisinde “...” geçen ...arası tescil edilmiş 17 adet markaya rastlanmış ve bu markaların ... ve yoğunlukla ... Sınıfa ait olduğu görülmüştür. Bu tescillerin bazıları yalnız yazı, bazıları kelime-şekil ve bir kısmı da ambalajların şekil olarak konulması ile tescil edilmiştir.
Davalıya ait “...” sadece yazıhalinde ...ve ... sayı ile tescilli ... sınıflardaki markaya rastlanmıştır. ...nolu tescilin başvuru aşamasında 26.07.2018 tarihinde itiraz olduğu görülmüş ancak yayına itirazlar reddedilmiş ve sonrasında YİDK gönderilen dosyada da YİDK'nın itirazı reddederek tescilin gerçekleştirildiği görülmüştür.

B.Bilirkişi Raporları
1.10/09/2020 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davalının davaya konu ...sayı ile tescilli “...” ibareli markasından önce tarihli olan davacının ... başvuru no'lu “...”, ... başvuru nolu “...” markaları SMK Mad.6/1 hükmü açısından iltibas tehlikesi olmadığı ve davacının markalarının tanınmış marka düzeyinde olmadığı, davalının davaya konu ... sayı ile tescilli “...” ibareli markasından önce tarihli Davacının içerisinde “...” geçen 17 adet tescilli markasının oluşu seri markayı işaret edebileceğinden, ortalama tüketicinin “...” ibareli bir ürün gördüğünden de bunun da aynı işletmenin yeni bir ürünü olduğu algısıyla SMK Mad.6/1 hükmü açısından ... sayı ile tescilli “...” ibareli markanın iltibas oluşturabileceği, davalının davaya konu... sayı ile tescilli “...” ibareli markasının SMK mad.9 anlamında markasal kullanımının tespit edilemediği görüş ve kanaatlerine varıldığı bildirilmiştir.
2.19/09/2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davalı yanın dava konusu ... nolumarkasının 6769 sayılı SMK” nın 6/1. Ve 25. maddeleri uyarınca “Dondurma, dondurulmuş gıdalar.” yönünden hükümsüzlük şartlarının oluştuğu, davalı yanın dava konusu ...nolumarkasının 6769 sayılı SMK” nın 6/1. Ve 25. maddeleri uyarınca “.... Sınıf;Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir. bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fistik ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri.30. sınıf; Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez.” yönünden hükümsüzlük şartlarının oluştuğu, dava dosyasında mübrez deliller kapsamında değerlendirme yapıldığında, davalının TPMK nezdinde tescilli ... nolu markasının başvurusunun yapıldığı 31.05.1999 tarih itibariyle kötü niyetli olduğuna ilişkin somut bir delil olmadığından 6/9. Ve 25. Maddeleri uyarınca hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, davalının sadece TPMK nezdinde hükümsüzlüğü talep edilen markasından önce yapılmış marka başvurusunun varlığı nedeniyle davalının ...sayılı marka başvurusunun başvuru tarihi itibariyle yedekleme amaçlı kötü niyetli olarak yapıldığının kabul edilemeyeceğinden 6/9. ve 25. Maddeleri uyarınca hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, huzurdaki dava dosyasında davacının tescilli bir markayı mesnet göstererek ileri sürdüğü hükümsüzlük talepleri yönünden 6769 sayılı SMK'nın 25/6. maddesi uyarınca, davalının TPMK nezdinde tescilli 99 007115 nolu markası yönünden 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu, davalının TPMK nezdinde tescilli...nolu markası yönünden 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolmadığı, huzurdaki dava dosyasında mübrez deliller incelendiğinde, davalının TPMK nezdinde... no ile tescilli markasının başvuru tarihi ...tarihi ve ...no ile tescilli markasının başvurusu tarihi 18.5.2018 tarihi itibariyle davacı yana ait ... esas unsurlu markasının tanınmış olduğu kanaatine varılmıştır. Bu suretle, davalının dava konusu... nolu ve ...nolu markalarının 6769 sayılı SMK” nın 6/4., 6/5. ve 25. maddesi uyarınca hükümsüzlük şartlarının oluştuğu, dava dosyası muhteviyatında bulunan mevcut e-faturalar ve diğer belgeler incelendiğinde “...” ibaresinin ürün veya marka olarak kullanılmadığı, dosyadaki İTO firma detaylarında ve faturalar üzerinde davalı şirketin Firma Ünvanı olarak “... Şirketi” yazdığının görüldüğü, ... ibaresinin Firma unvanı içerisinde kullanıldığının tespit edildiği, davalı adına tescilli ... tescil numaralı dava konusu markanın, tescilli olduğu “Dondurma, dondurulmuş gıdalar.” emtialar bakımından kullanılmadığı ve iptal şartlarının oluştuğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
3.31/06/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davalı yanın dava konusu 99/007115 nolu markasının 6769 sayılı SMK” nın 6/1. ve 25. maddeleri uyarınca “Dondurma, dondurulmuş gıdalar.” yönünden hükümsüzlük şartlarının oluştuğu, davalı yanın dava konusu ... nolu markasının 6769 sayılı SMK” nın 6/1. Ve 25. maddeleri uyarınca “.... Sınıf; Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri, Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri... sınıf; Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez.” yönünden hükümsüzlük şartlarının oluştuğu, dava dosyasında mübrez deliller kapsamında değerlendirme yapıldığında, davalının TPMK nezdinde tescilli ... nolu markasının başvurusunun yapıldığı 31.05.1999 tarih itibariyle kötü niyetli olduğuna ilişkin somut bir delil olmadığından 6/9. Ve 25. Maddeleri uyarınca hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, davalının sadece TPMK nezdinde hükümsüzlüğü talep edilen markasından önce yapılmış marka başvurusunun varlığı nedeniyle davalının ...sayılı marka başvurusunun başvuru tarihi itibariyle yedekleme amaçlı kötü niyetli olarak yapıldığının kabul edilemeyeceğinden 6/9. Ve 25. Maddeleri uyarınca hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, huzurdaki dava dosyasında davacının tescilli bir markayı mesnet göstererek ileri üzlük talepleri yönünden 6769 sayılı SMK'nın 25/6. maddesi uyarınca, davalının TPMK nezdinde tescilli ... nolu markası yönünden 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu, davalının TPMK nezdinde tescilli ... nolu markası yönünden 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolmadığı, huzurdaki dava dosyasında mübrez deliller incelendiğinde, davalının TPMK nezdinde ...no ile tescilli markasının başvuru tarihi ... tarihi ve ... no ile tescilli markasının başvurusu tarihi 18.5.2018 tarihi itibariyle davacı yana ait ... esas unsurlu markasının tanınmış olduğu kanaatine varıldığı, bu suretle, davalının dava konusu... nolu ve ...nolu markalarının 6769 sayılı SMK” nın 6/4., 6/5. ve 25. maddesi uyarınca hükümsüzlük şartlarının oluştuğu, dava dosyası muhteviyatında bulunan mevcut e-faturalar ve diğer belgeler incelendiğinde “...” ibaresinin ürün veya marka olarak kullanılmadığı, dosyadaki İTO firma detaylarında ve faturalar üzerinde davalı şirketin Firma Ünvanı olarak “... Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi” yazdığının görüldüğü, ... ibaresinin Firma ünvanı içerisinde kullanıldığının tespit edildiği, davalı adına tescilli ... tescil numaralı dava konusu markanın, tescilli olduğu “Dondurma, dondurulmuş gıdalar.” emtialar bakımından kullanılmadığı ve iptal şartlarının oluştuğu, kök bilirkişi raporundaki görüş ve tespitlerimizde bir değişiklik olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
4.26/08/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Ticari defter ve belgeler üzerinde markanın tescilli haliyle unvan kök kelimesini oluşturduğu ancak tescil edilen sınıflarda geçen ürün, mal, hizmet vb. Unsurlarda ayırt edici bir ürün üzerinde kullanılmadığı, davacı tarafın marka inceleme kısmında verilen markaları ile davalının... tescil numaralı şekil ibareli markanın karıştırılması sonucunda; davalının markasının tescilli olduğu emtiaların davacı markalarının kapsamında olduğu, dosya kapsamında da yapılan incelemede de, aynı sektörde faaliyet gösterdikleri, aynı ihtiyaçları giderdikleri, aynı alıcı kitlesine hitap ettikleri tespit edilmiş olunup, davalının ... ibareli herhangi bir dondurma ürününün bulunmaması, satışa sunulmaması, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunmamasından kaynaklı, 6769 sayılı SMK nın 6/1. Maddesi kapsamında markalar arasındaki karıştırılma ihtimali bulunmadığından takdiri Yüce Mahkemeye ait olmak üzere hükümsüzlük şartlarının oluşmadığına, 6769 sayılı SMK madde 9/1 atıfla madde 26 bakımından yapılan incelemede; sunulan 54 adet faturanın tamamında da ürün adında ... ibaresinin yer almadığı görüldüğünden tescilli marka adı ile satılan bir ürün olmadığı, kullanımın ticaret ünvanı ile sınırlı kaldığı, davalı vekili her ne kadar 1000 adet fatura üzerindeki kullanımın markasal olduğunu savunsa dahi davalının ... ibaresini salt faturalarında kullanması, bu kullanımının nihai tüketicilerden ziyade ürünü alan toptancı veya bayilerin nezdinde olması sebebi ile ciddi bir marka kullanımında söz edilemeyeceğinden iptal koşullarının oluştuğu, ancak iptali istenen ...tescil numaralı ibareli davalı markasının, davacı markalarının tesciline engel teşkil etmemesi, markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmaması sebebi ile davacının iptal talebinde bulunmasının, davada hukuki yararının olup olmadığı hususundaki değerlendirmenin mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir.
5.31/07/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Esas unsuru “...” olan markaların ... sınıflar dahil olmak üzere muhtelif sınıflarda davacı adına tescil edilmiş olduğu, davacının .. no.lu “...” markasının 2020 yılından bu yana tanınmış marka olarak korunmakta olduğu, esas davada iptali ve hükümsüzlüğü talep edilen ...tescil nolu “...” markasının ... sınıflara davalı adına tescil edilmiş olduğu, esas davada, ... tescil no.lu “...” markasının tescilli olduğu emtialarda ciddi kullanımı ispat eder delil sunulmamış olmakla, kullanmama nedeniyle iptal koşulları olduğunun kabul edilebileceği, esas davada SMK m. 6/1, 6/4 ve 6/5'e dayalı hükümsüzlük koşulları olduğunun kabul edilebileceği, esas davada, davalının marka tescilinde kötüniyetli olduğunu (markaları yedekleme, şantaj vs. amaçlarla tescil edildiğini) gösterir bir delil sunulmamış olmakla birleşen davada SMK m. 6/9'a dayalı hükümsüzlük koşullarının olmadığı, birleşen davada hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil nolu “...” markasının .... sınıflara davalı adına tescil edilmiş olduğu, birleşen davada SMK m. 6/1, 6/4 ve 6/5'e dayalı hükümsüzlük koşulları olduğunun kabul edilebileceği, birleşen davada, davalının marka tescilinde kötüniyetli olduğunu (markaları yedekleme, şantaj vs. amaçlarla tescil edildiğini) gösterir bir delil sunulmamış olmakla birleşen davada SMK m. 6/9'a dayalı hükümsüzlük koşullarının olmadığı bildirilmiştir.

III.DAVA VE UYUŞMAZLIK
Asıl davada uyuşmazlığın; Davalı adına TPMK nezdinde ... sayı ile tescilli "..." ibareli markanın hükümsüz sayılması ve markalar sicilinden terkini, davalı adına TPMK nezdinde ... sayı ile tescilli "..." ibareli markasının kullanılmama sebebi ile iptali ve markalar sicilinden terkinine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Birleşen davada uyuşmazlığın: Davalı adına TPMK nezdinde ... sayı ile tescilli "..." ibareli markanın ...sınıflara ait bütün mal ve hizmetler yönünden iptali, tescili halinde hükümsüz sayılması ve markalar sicilinden terkinine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

TPMK kayıtları, dava dilekçeleri, cevap dilekçeleri, delil dilekçelerine konu kayıtlar, müzekkere cevapları, 10/09/2020 tarihli, 19/09/2021 tarihli, 31/06/2022 tarihli, 26/08/2023 tarihli ve 31/07/2025 tarihli bilirkişi raporları ve ilgili diğer deliller kapsamında dosya kül halinde incelendiğinde;

Dosya kapsamı itibariyle mübrez 10/09/2020 tarihli, 19/09/2021 tarihli, 31/06/2022 tarihli, 26/08/2023 tarihli ve 31/07/2025 tarihli bilirkişi raporlarına ilişkin kayıtlar birbirleri ile örtüşüp örtüşmediği yönünden ayrı ayrı değerlendirilmenin yapılması gerektiği kanaatiyle başlanılmıştır.
10/09/2020 tarihli bilirkişi raporunun sonuç bölümünde yer alan "...Davacının markalarının tanınmış marka düzeyinde olmadığı..." yönündeki şerhin diğer bilirkişi raporları ile arasında çelişki oluşmasına sebep olduğu, incelenen kayıtlar ve diğer bilirkişi raporlarındaki değerlendirmeler ile sabit olduğu üzere; davacının ... no.lu “...” markası 2020 yılından bu yana tanınmış marka olarak korunduğunun tespit edildiği, bu sebeple ilgili şerhin hükme esas alınmamasına karar verilmiştir.
26/08/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç bölümünde yer alan "...Davacı tarafın marka inceleme kısmında verilen markaları ile davalının ... tescil numaralı ... ibareli markanın karşılaştırılması sonucunda; davalının markasının tescilli olduğu emtiaların davacı markalarının kapsamında olduğu, dosya kapsamında da yapılan incelemede de, aynı sektörde faaliyet gösterdikleri, aynı ihtiyaçları giderdikleri, aynı alıcı kitlesine hitap ettikleri tespit edilmiş olunup, davalının ... ibareli herhangi bir dondurma ürününün bulunmaması, satışa sunulmaması, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunmamasından kaynaklı, 6769 sayılı SMK nın 6/1. Maddesi kapsamında markalar arasındaki karıştırılma ihtimali bulunmadığından takdiri Yüce Mahkemeye ait olmak üzere hükümsüzlük şartlarının oluşmadığına..." yönündeki şerhin diğer bilirkişi raporları ile arasında çelişki oluşmasına sebep olduğu, gerekçeli kararın ilgili bölümünde yer alan SMK madde 6/1 yönünden gerçekleştirilen incelemedeki açıklamalar doğrultusunda bu şerhin de hükme esas alınmamasına karar verilmiştir. SMK madde 6/1'in oluştuğu yönünde detayla açıklamalar ilerleyen bölümde yer aldığı, bu aşamada gerekçe içeresinde tekrara düşmemek için, ilgili şerhin hükme esas alınmadığın belirtmek ile yetinilmiştir.
TPMK kayıtlarına geçildiğinde ise;
Davacıya ait içerisinde “...” geçen ... arası tescil edilmiş 17 adet markaya rastlanmış ve bu markaların ...ve yoğunlukla .... Sınıfa ait olduğu görülmüştür. Bu tescillerin bazıları yalnız yazı, bazıları kelime-şekil ve bir kısmı da ambalajların şekil olarak konulması ile tescil edilmiştir.
Davalıya ait “...” sadece yazıhalinde... ve ... sayı ile tescilli ... sınıflardaki markaya rastlanmıştır....nolu tescilin başvuru aşamasında 26.07.2018 tarihinde itiraz olduğu görülmüş ancak yayına itirazlar reddedilmiş ve sonrasında YİDK gönderilen dosyada da YİDK'nın itirazı reddederek tescilin gerçekleştirildiği görülmüştür.
Asıl ve birleşen davaya konu markaların sektörel yönden değerlendirilmesinde;
Davacıya ait ... markası 1953 yılından beri üretilmekte olup, davacı tarafından 2011yılında devralındığı tarihten itibaren de davacı tarafından gerçekleştirilen yaygın satış, pazarlama ve reklam çalışmaları ile sektördeki mevcut bilinirliğini daha yukarılara taşımış toplum nezdinde tanınmış marka haline getirilmiştir. Davacı markasının tanınmış olduğu da gözetildiğinde, tanınmış marka statüsünde olan markaların alelade markalara göre ayırt ediciliğinin/ halk tarafından bilinirliğinin yüksek olması sebebiyle iltibasın oluşma ihtimali çok daha yüksek olduğu tespit olunmuştur.
Asıl ve birleşen davaya konu markaların mali kayıtlar yönünden değerlendirilmesinde;
Davalı vekilinin, kullanım ispatı olarak 24.07.2020 tarihli davalı delil dilekçesinde belirttiği faturaların incelenmesinde “... ŞİRKETİ”, “www. ....com.tr”, “...TİC.A.Ş.” şeklinde firmanın ünvanı bölümünde ve fatura antet bölümünde marka ile eşdeğer harflerin mevcut olduğu, her halükarda adı geçen kullanımların ünvana işaret ettiği, aynı zamanda firmanın web sayfasının da aynı marka adı ile eşdeğer harfler ile kullanıldığının görüldüğü, toplam sunulan 54 adet faturanın tamamında da ürün adında marka adının yer almadığı görüldüğünden tescilli marka adı ile satılan bir ürün olmadığı, kullanımın ticaret ünvanı ile sınırlı kaldığı kanaatine ulaşılmış, ek raporlar ile de defaatle tekrar incelenen mali kayıtlarda da davalı tarafın faturalarında dava konusu ... ürün adında marka adının yer almadığı, ... tescilli markası ile satılan bir ürünün olmadığı, davacının ... tescilli markasına konu bir satış gerçekleştirmediği, ... isminin kullanımın yalnızca ticaret ünvanı ile sınırlı kaldığı anlaşılmıştır.

Asıl davada ilk talep olan “TPMK nezdinde ... sayı ile tescilli "..." ibareli markanın hükümsüz sayılmasına ve sicilden terkini” yönünden gerçekleştirilen değerlendirmede;

Dava dilekçesinde SMK m. 6/1, 6/4, 6/5 ve 6/9 uyarınca davalı markasının hükümsüzlük talep edilmiştir. Aşağıda her bir hükümsüzlük nedeni yönünden hükümsüzlük koşullarının olup olmadığı ayrı ayrı incelenmektedir.
SMK madde 6/1 yönünden gerçekleştirilen incelemede;
Davacının ... no.lu “...” markası 2020 yılından bu yana tanınmış marka olarak korunmaktadır.

İptali ve hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil no.lu ... ibareli markanın ...sınıfta tescil edildiği, marka başvurusunun 31.05.1999 tarihinde yapıldığı, 05.06.2000 tarihinde ise markanın tesciline karar verildiği görülmüştür.
SMK m. 6/1 kapsamında karıştırılma ihtimali incelenirken, mal/hizmet benzerliği, markaların benzerliği, dayanak markanın ayırt edici gücü ve ilgili tüketici kesiminin dikkat düzeyi önem taşır. Uygulamada bazı durumlarda karşılaştırmaya konu mal veya hizmetlerin benzerlik düzeyi düşük iken işaretler arasındaki benzerlik düzeyi yüksek olabilir veya bu durumun tam tersi de meydana gelebilir. Malların veya hizmetlerin benzerlik düzeyinin düşük olması, karşılaştırılan işaretlerin benzerlik düzeyinin yüksek olması ile telafi edilebilir ve karıştırılma ihtimali meydana gelebilir. Önceki markanın ayırt edici gücünün düşük olduğu hallerde, karıştırılma ihtimalinden söz edebilmek için işaretler arasındaki benzerliğin yüksek olması gerekir.
Somut olayda, taraflar arasında ihtilaflı olan husus “...” ile “...” markalarının benzer olup olmadığı noktasındadır. Taraf markalarının tescilli olduğu gıda seki davacının “...” markası tanımlayıcı bir ibare olmayıp, ayırt edici bir ibaredir. Davacının “...” markasının tanınmış marka statüsünde olması bu ayırt ediciliği daha da artırmaktadır. Davacı markasının sahip olduğu tanınmışlık nedeniyle marka arttırılmış ayırt ediciliğe sahiptir.
Davacı markalarının esas unsuru “...” ibaresidir. Bu ibare, markaların tescil olduğu mal ve hizmetler yönünden tanımlayıcı bir ibare değildir. Dolayısıyla ayırt edici bir ibaredir. Taraf markalarında, herhangi bir anlamı olmayan “...” ibaresi ortaktır. Davacı markasının başında “...”, davalı markasının başında ise “...” harfleri bulunmaktadır. Davalı markasında davacı markasından farklılaşmayı sağlayabilecek bir unsur bulunmamaktadır. Davacı markasının tanınmış marka olduğu da dikkate alındığında, dava konusu markanın davacının “...” markasının serisi olarak algılanabileceği, ortalama tüketici nezdinde markalar arasında ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırma ihtimali olduğundan SMK m. 6/1'e dayalı hükümsüzlük koşullarının olduğu kabul edilmiştir.
SMK madde 6/4 yönünden gerçekleştirilen incelemede;
SMK 6/4 uyarınca, Paris Sözleşmesinin 1. mükerrer 6. maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. Bu madde uyarınca;
İtiraza dayanak yapılan markanın Paris Sözleşmesi uyarınca tanınmış marka olması gerekir.
Tanınmış marka ile başvurusu yapılan işaret aynı veya benzer olmalıdır.
Tanınmış markanın tanındığı mal ve hizmetler ile başvurusu yapılan işaretin tescil listesindeki mal ve hizmetler aynı veya benzer olmalıdır.
Tanınmış markanın tanımı ne 6769 sayılı SMK'da ne de taraf olduğumuz uluslararası anlaşmalarda yapılmamış, tanınmışlık kriterleri gösterilmemiş, bu konu mahkeme içtihatları ve öğretiye bırakılmıştır. Bu kapsamda incelenen yüksek yargı kararları, uygulama, uluslararası anlaşmalardaki atıflar ve doktrin kaynakları incelendiğinde; "Bir kişi veya teşebbüse sıkı şekilde bağlı; garanti, kalite, kuvvetli reklam ve yaygın dağıtım içeren; müşteri, akraba, dost ve düşman ayırımı yapmaksızın, coğrafi sınır, kültür ve yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan yüksek bir çağrışım" şeklinde tanınmış markayı ifade etmek mümkündür.
Tanınmış markaya ilişkin yukarıdaki izah ile somut olay değerlendirildiğinde; davacının ... no.lu “...” markası 2020 yılından bu yana tanınmış marka olarak korunduğundan cihetle dava konusu ...tescil nolu “...” markasının tescilli olduğu tüm emtialar yönünden SMK m. 6/4'e dayalı hükümsüzlük koşullarının oluştuğu tespit edilmiştir.
SMK madde 6/5 yönünden gerçekleştirilen değerlendirmede;
Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/5 maddesi uyarınca, daha önceki markanın toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yarar sağlanabileceği; markanın itibarına zarar verebileceği veya markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabilecek nitelikte ise, marka sahibinin itiraz hakkı vardır. Bu madde ile korunan markalar, sektörel bilinirliği nedeniyle “sulandırma” ihtimali olan markalardır. Sulandırma ise esasen markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesidir.
Bu bent kapsamında dikkat edilmesi gereken husus, tanınmışlık düzeyine ulaşmış markanın tescilli olması veyahut tescil için önceki tarihte başvuru yapılmış olması gerektiğidir. Bunun yanı sıra, toplumda belli bir tanınmışlık düzeyine ulaşmış önceki markanın tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yarar sağlanabileceği; markanın itibarına zarar verebileceği veya markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabilecek nitelikte olduğunun da ispat edilmesi gerekmektedir.
Davacının ... no.lu “...” markası 2020 yılından bu yana tanınmış marka olarak korunmaktadır. Davacı markasının Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hallerin oluşması mümkün olduğundan, dava konusu ... tescil no.lu “...” markasının tescilli olduğu tüm emtialar yönünden SMK m. 6/5'e dayalı hükümsüzlük koşulları olduğu değerlendirilmiştir.
SMK madde 6/9 yönünden gerçekleştirilen değerlendirmede;
SMK m. 6/9 uyarınca “Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir”. SMK m. 6/9 kötü niyetli marka başvurusunu nispi ret nedeni saymış ve bir hükümsüzlük nedeni olarak kabul edilmiştir.
Marka tescilinde kötü niyet, tescil ile sağlanan korumanın amacına aykırı kullanarak başkasının markasından haksız olarak yarar sağlamaktır. Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma ve engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ...E., ...K. Ve 03/03/2021 tarihli kararında da kötü niyete ilişkin “...Markayı kullanma amacına yönelik olmayıp, tanınmış marka sahibinin ticaretini engelleme, kendisine duyulan güveni kötüye kullanma veya ondan şantajla para koparma gibi nedenler kötü niyetli tescil kapsamındadır..." şeklinde açıklamaya yer verilmiştir.
Kötüniyetin varlığını tespit konusunda genel bir kriter yoktur. Kötü niyetin olup olmadığı her somut olayın özelliği göz önüne alınarak değerlendirme yapılır.
Somut olayda davalı tarafın marka tescil başvurusu yaparken kötü niyetli olduğunu (markaları yedekleme, şantaj vs. amaçlarla tescil edildiğini) gösterir bir delil sunulmamış olmakla karşı davada SMK m. 6/9'a dayalı hükümsüzlük koşullarının oluşmadığına kanaat getirilmiştir.
Her ne kadar yukarıda detaylıca açıklandığı üzere ...tescil numarasıyla tescilli markanın hükümsüzlüğüne ilişkin SMK madde 6/1-4-5 gereği ilgili şartları sağlanıyor olsa dahi;
Davacının dava açma tarihinde SMK madde 25/6 gereği davalının TPMK nezdinde tescilli ...nolu markası yönünden 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu, davalı nezdinde de SMK 6/9 değerlendirmesinde kötü niyetle hareket edildiğinin tespit edilmediğinin yer aldığı anlaşılmakla davacının TPMK nezdinde ..sayı ile tescilli "..." ibareli markanın hükümsüz sayılmasına ve sicilden terkini yönündeki talebinin reddine karar verilerek terditli talebi incelemeye alınmıştır.
Asıl davada “TPMK nezdinde ...sayı ile tescilli "..." ibareli markanın kullanılmama sebebi ile iptali ve markalar sicilinden terkinine ilişkin” markanın iptali terditli talebi yönünden gerçekleştirilen değerlendirmede;
Markayı kullanma zorunluluğu, markanın tescili ile başlayan bir zorunluluk değildir. Kanunda belirtilen süre içerisinde bir marka kullanılmıyor olsa dahi SMK kapsamında marka koruma altındadır. TPMK bir markanın kullanılınıp kullanılmadığını resen araştırmaz.
Ancak, markayı beş yıllık kesintisiz kullanmama hali söz konusu olduğunda, talep üzerine -dava tarihi itibariyle- mahkeme kararı ile (2024'den itibaren Türkpatent'in kararı ile) marka kullanılmadığı mal ve hizmetler yönünden iptal edilebilir.
6769 sayılı SMK madde 9/1 maddesinde de; tescil tarihi itibariyle 5 yıl süre içerisinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye'de ciddi bir biçimde kullanılmayan ya da kullanımına 5 yıl kesintisiz olmak üzere ara verilen markanın SMK madde 26/1-a gereğince iptaline karar verileceği düzenlenmiştir.
Marka hakkını devam ettirici nitelikteki kullanmadan bahsedebilmek için ciddi biçimde kullanılması gerekir. SMK madde 9 uyarınca markasal kullanım ciddi olmalıdır. Kural olarak bir marka, temel işlevi olan “ekonomik anlamda fayda elde etme” amacıyla kullanılmalıdır.
Kanunda “ciddi kullanım” kavramı tanımlanmamıştır. Bunun yerine, SMK m. 9'da hangi hallerin ciddi kullanım olarak kabul edileceği düzenlenmiştir. Ciddi kullanım markadan işlevlerine uygun bir tarzda yarar elde edecek, yani üzerinde kullanıldığı malın veya hizmetin piyasada tanınmasını ve diğer işletmelerin mal veya hizmetlerinden ayrılmasını sağlayacak şekilde ve yoğunlukta piyasada veya piyasaya hitap eden, piyasayı etkileyen yerlerde kullanılması şeklinde tanımlanabilir.
Ciddi kullanımın olup olmadığı her somut olayın özelliğine göre değerlendirilir. Markayı taşıyan ürünün üretimi, satışı, pazarlanması, ihracı, ithalinin yanı sıra bunları kolaylaştıran eylemler de (örneğin, markanın katalog, reklam, fatura, irsaliye, fiyat listesi, ürün kodu, tabela, etiket, internet alan adı ve içeriğinde, ticari yazışmalarda kullanılması) markasal kullanım olarak kabul edilir.
Genel olarak, ciddi kullanım markanın tescil amacı dahilinde ticari bir amaçla kullanılması olarak da pek tabi ifade edilmesi mümkündür. Ancak, ciddi kullanımın varlığından söz edebilmek için markanın kullanımı neticesinde bir kazanç elde edilmesi şart değildir. Ciddi kullanımın kabulü için markanın tüm unsurlarıyla birlikte kullanılması şart değildir. Markanın sadece esas unsurlarının kullanılıyor olması da ciddi kullanma yükümlülüğünü karşılamakta yeterli olduğu kabul edilir.
Ciddi kullanıma ilişkin Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ...E.,...K. Numaralı ve 13/10/2025 tarihli "...Markanın kullanımından söz edilebilmesi için ciddi bir kullanım olması gerektiği, ciddi kullanım ibaresi SMK'da çok açık değil ise de, sadece markanın iptal edilmesini önlemek için göstermelik küçük ölçekte ve sembolik kullanmaların ciddi bir kullanım olmayacağı, yargılama konusu markayı, kapsamında bulunan uyuşmazlık konusu mal ve hizmetler için kullandığını ispat yükünün davalıda olduğu, davalının, ... sayılı dava konusu markayı, kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden ciddi surette kullandığını ya da markasını ciddi surette kullanamamasının haklı bir sebebe dayandığını ispat edemediği gerekçesiyle...", Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ...E., ...K. Sayılı 05/05/2025 tarihli "...özellikle SMK'nın 26/4 hükmü gereğince iptal talebinde bulunulacağı düşünülerek dava tarihinden geriye doğru üç aylık sürede gerçekleşen kullanımların ciddi kullanım sayılmayacağının anlaşılmasına göre..." şeklindeki ilamlar ile de ciddi kullanıma ilişkin kriterler her somut olayda incelenmelidir.
Tüm bu açıklamalar kapsamında dava konusu somut olay incelendiğinde; davalının ... markasını tescilli olduğu emtialarda ciddi kullanımı ispat eder delil bulunmadığı, ... markasının kullanmama sebebiyle iptal koşullarını taşıdığı kanaati mahkememizde hasıl olmuştur.
Yukarıdaki açıklamalar kapsamında;
Davalı adına ... Sınıfta tescilli ... numaralı "..." markasının kullanmama nedeniyle iptali koşulları oluştuğundan, davacının bu yöndeki talebinin kabulü ile davalı adına ... Sınıfta tescilli ... numaralı "..." markasının kullanmama nedeniyle iptaline karar verilerek, kararın kesinleşmesini mütakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere Türk Patent ve Marka Kurumuna gönderilmesine dair hüküm tahsis edilmiştir.
Birleşen dava da “Davalı adına TPMK nezdinde ... sayı ile tescilli "..." ibareli markanın ... sınıflara ait bütün mal ve hizmetler yönünden iptali, tescili halinde hükümsüz sayılması ve markalar sicilinden terkinine" ilişkin talebin incelenmesinde ise;
Markanın hükümsüzlüğü ile SMK m. 6/1, 6/4, 6/5 ve 6/9'a dayalı genel açıklamalara yukarıda asıl dava yönünden gerçekleştirilen incelemede yer verildiğinde, tekrara düşülmemesi gayesiyle ilgili karşılaştırmanın gerçekleştirilip sonuç ve kanaat bölümüne yer verilmesinin yeterli olduğu kanaatiyle devam edilmiştir.
SMK madde 6/1 yönünden gerçekleştirilen değerlendirmede;

Dava konusu ... tescil no.lu “...” markası 29 ve 30. sınıflarda tescilli olduğu, birleşen davaya dayanak davacı markaları da aynı sınıflarda aynı/benzer emtialar için tescil edilmiş olduğu, incelenen TPMK kayıtları ile anlaşıldığı üzere davacı adına tescilli olan markalarda “...” ibaresi tek başına veya başkaca unsurlarla birlikte tescil edilmiştir. Davacı adına tescilli olan markalar bir bütün olarak incelendiğinde, bu ibarenin vurgulanmak suretiyle esas unsur olarak ön plana çıkarıldığı görülmektedir.

Hükümsüzlüğü talep edilen marka ise "..." yazımından ibaret olup şekil unsuru ihtiva etmemektedir. Somut olayda, taraflar arasında ihtilaflı olan husus “...” ile “...” markalarının benzer olup olmadığı noktasındadır. Taraf markalarının tescilli olduğu gıda sektöründe davacının “...” markası tanımlayıcı bir ibare olmayıp, ayırt edici bir unsurdur. Davacının “...” markasının tanınmış marka statüsünde olması bu ayırt ediciliği daha da artırmaktadır.
Taraf markalarında, herhangi bir anlamı olmayan “...” ibaresi ortaktır. Davacı markasının başında “...”, davalı markasının başında ise “...” harfleri bulunmaktadır. Davalı markasında davacı markasından farklılaşmayı sağlayabilecek bir unsur bulunmamaktadır. Davacı markasının tanınmış marka olduğu da dikkate alındığında, dava konusu markanın davacının “...” markasının serisi olarak algılanabileceği, ortalama tüketici nezdinde markalar arasında ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırma ihtimali olduğundan SMK m. 6/1'e dayalı hükümsüzlük koşullarının oluştuğuna kanaat getirilmiştir.
SMK madde 6/4 yönünden gerçekleştirilen değerlendirmede;
Davacının ... no.lu “...” markası 2020 yılından bu yana tanınmış marka olarak korunmaktadır. Davacının “...” esas unsurlu markasının halihazırda tanınmış marka olduğu da tespit edilmiş olmakla, dava konusu ...tescil no.lu “...” markasının tescilli olduğu tüm emtialar yönünden SMK m. 6/4'e dayalı hükümsüzlük koşullarının oluştuğuna kanaat getirilmiştir.
SMK madde 6/5 yönünden gerçekleştirilen değerlendirmede;
Davacının ... no.lu “...” markası 2020 yılından bu yana tanınmış marka olarak korunmaktadır. Davacının “...” esas unsurlu markasının halihazırda sektörel olarak bilinen bir marka olduğu da tespit edilmiştir. Davacı markasının Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hallerin oluşması mümkün olduğundan, dava konusu ...tescil no.lu “...” markasının tescilli olduğu tün emtialar yönünden SMK m. 6/5'e dayalı hükümsüzlük koşullarının oluştuğuna kanaat getirilmiştir.
SMK madde 6/9 yönünden gerçekleştirilen değerlendirmede;
Davacı taraf, davalının yedekleme amacıyla ... tescil no.lu “...” markasını tescil ettirdiğini, marka tescilinde kötüniyetli olduğunu beyan etmektedir.
Somut olayda, davalının ilk marka tescili ... tescil no.lu “...” markasıdır. Marka başvurusu 31.05.1999 tarihinde yapılmış olup halihazırda marka tescillidir. Marka koruması devam ederken 19 yıl sonra (18.05.2018 tarihinde) ... no.lu “...” marka başvurusu yapılmıştır. Her iki marka da aynı sınıflarda tescilli olsa da sonraki markanın tescil listesi genişlemiştir.
Netice itibariyle, davalı tarafın marka tescil başvurusu yaparken kötüniyetli olduğunu (markaları yedekleme, şantaj vs. amaçlarla tescil edildi; sterir bir delil sunulmamış olmakla birleşen davada SMK m. 6/9'a dayalı hükümsüzlük koşullarının olmadığına kanaat getirilmiştir.
Tüm bu açıklamalar kapsamında; birleşen dosyada davalı adına ... tescil numarasıyla ... Sınıflarda tescilli "..." markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilerek, kararın kesinleşmesini mütakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere Türk Patent ve Marka Kurumuna gönderilmesine dair hüküm tahsis edilmiştir.
YİDK kararının iptali talebi yönünden ise;
Birleşen davada davalı TürkPatent'in ...tarih ve ... sayılı YİDK kararının iptali yönündeki talebi değerlendirmeye mahkememizin görev ve yetkisinin bulunmadığı mahkemenin görev şartlarının kamu düzeninden oluştuğu, bu sebeple yargılamanın her aşamasında değerlendirebileceğinden sonuçla SMK madde 156/2 gereğince kurumun aldığı bütün kararlara karşı açılacak davalarda ve kurumun kararlarına zarar gören 3. Kişilerin kurum aleyhine açılacak davalarda görevli ve yetkili mahkemenin ... Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu sebebiyle mahkememizin yetkisizliğine karar verilmiştir.

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,

1-Asıl dava yönünden;
Davanın terditli şekilde açıldığı, dava dilekçesinde hükümsüzlük talebinin ilk talep şeklinde yer aldığı, hükümsüzlük talebi yönünden gerçekleştirilen değerlendirmede;
-Davalı adına ... Sınıfta tescilli ... numaralı "..." markasının hükümsüzlük isteminin 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı anlaşıldığından koşulları oluşmadığı sebebiyle hükümsüzlük isteminin REDDİNE,
Davacının ilk talebin reddedilmesi halinde kullanmama nedeniyle iptal talebinde bulunduğu, davanın terditli talep yönünden incelendiği, bu kapsamda kullanmama nedeniyle iptal talebi yönünden gerçekleştirilen değerlendirmede;
-Davalı adına ... Sınıfta tescilli ... numaralı "..." markasının kullanmama nedeniyle iptali koşulları oluştuğundan, davacının bu yöndeki talebinin kabulü ile davalı adına ... Sınıfta tescilli ... numaralı "..." markasının KULLANMAMA NEDENİYLE İPTALİNE,
- Kararın kesinleşmesini mütakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere Türk Patent ve Marka Kurumuna gönderilmesine
A-) Harçlar Kanunu Gereğince alınması gereken 615,40.-TL harcın peşin alınan 44,40.-TL harçtan mahsubu ile bakiye harç 571,00.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
B-) Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 44,40.-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
C-) Avukatlık Ücret Tarifesi Gereğince alınması gereken 55.000,00.-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
D-) Davacı tarafından yapılan 20.618,80.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2-Birleşen dava yönünden;
-Birleşen davada davalı TürkPatent'in ... tarih ve... sayılı YİDK kararının iptali yönündeki talebi değerlendirmeye mahkememizin görev ve yetkisinin bulunmadığı mahkemenin görev şartlarının kamu düzeninden oluştuğu, bu sebeple yargılamanın her aşamasında değerlendirebileceğinden sonuçla SMK madde 156/2 gereğince kurumun aldığı bütün kararlara karşı açılacak davalarda ve kurumun kararlarına zarar gören 3. Kişilerin kurum aleyhine açılacak davalarda görevli ve yetkili mahkemenin ... Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu sebebiyle mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
-Birleşen dosyada davalı adına ...tescil numarasıyla... Sınıflarda tescilli "..." markasının HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE,
-Kararın kesinleşmesini mütakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere Türk Patent ve Marka Kurumuna gönderilmesine
A-) Birleşen dava yönünden verilen yetkisizlik kararının tavzih kararı ile tefrikine,
B-) Tefrik kararı ile yeni esas üzerinden harç ve yargılama giderlerinin değerlendirilmesine,

Dair verilen karar davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi. 31/10/2025