İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
.... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E.sayılı dosyasından verilen görevsizlik kararı üzerine mahkememize tevzi edilen ve mahkememizin 2021/131 sayılı esasına kaydedilen Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Müvekkil Şirketin ... İli, ... İlçesi ... Mahallesi, ... Caddesi no: 23 adresinde tapuda 5848 ada 3 sayılı parselde kayıtlı taşınmazda inşaat çalışmalarını yaptığını, 05.11.2020 tarihinde aşırı yağıştan ... bacalarına akması gereken suyun müvekkile ait binaya aktığı ve baskına sebebiyet verdiğini bu nedenle, en altta bulunan 4 katın tamamının sıva, alçı, boya, elektrik tesisatı, kamera tesisatı ve aydınlatma sensörlerinin zarar gördüğünü, 1 adet Araç Platformunun, 1 adet Araç Platform ... Makinası ve buna ait elektrik tesisatının, Asansör elektrik tesisatı ve asansör kabininin, izalasyon malzemesinin, kullanılamaz hale geldiğini, bu zararların tespiti için .... Sulh Hukuk Mahkemesi ... D. İş dosyası ile tespit yaptırıldığını, yapılan tespit neticesinde görevlendirilen bilirkişilerce verilen raporda “aşırı yağışın pis su gideri Rögar kapağını fırlatmış olduğu” ve “suyun Hidrostatik basıncı ile su basmasına maruz kalındığı” şeklinde tespitte bulunduklarını, Müvekkili tarafından yapılan incelemede yağmur sularının, kanalizasyon sistemine bağlandığı, ayrı ayrı kurulması gereken sistemin tek boru sistemi ile giderilmeye çalışılması da su baskını olayının meydana gelmesine sebebiyet verdiğinin tespit edildiğini, Tarafların 2020/80017 nolu dosya ile arabulucu üzerinden anlaşmaya çalıştıklarını ancak anlaşmanın sağlanamadığını belirterek, dava konusu taşınmazda 05.01.2020 tarihinde meydana gelen su baskını sebebiyle oluşan zararın davalıdan tahsilini talep etmiştir
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil idarenin olayda kastı, kusuru, ihmali bulunmadığını, yapılan tespitlerden anlaşılacağı üzere hasarın binanın toprağa dayalı olan bodrum dairesinin pencere veya kapısından değil binanın dışından ve izolasyon olmadığı anlaşılan perde duvarından sızmış olduğunu, Eğer binanın dış etkenlere karşı gerekli inşaat teknikleri (izolasyon, drenaj sistemi vb.) kullanarak yapılmış olsa idi bırakın su borusundan kaynaklı su girişini her türlü rutubet, yağmursuyu ve zemin suyu girişinin de engellenmiş olacağını, fen ve sanat kurallarına uygun yapı yapmayanların, uğranılan zararların tazminini isteyemeyeceğini, müvekkil idarenin geri tepme ile alakalı herhangi bir hizmet kusuru bulunmadığını, belirterek davada talep edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir
Dava: haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasıdır.
... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı dosyası görevsizlik ile mahkememize gönderilmiştir. Mahkememizin 2021/131 esasına kaydedilmiştir.
... Belediye Başkanlığına yazılan müzekkere cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişiler ... 20/12/2021 tarihli heyet raporunda '' SONUÇ: .... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... Değişik İş sayılı Dosyası kapsamında hazırlanan bilirkişi tespit raporunda mekanik, inşaat, elektrik zararları ve maliyeti açısından hesap ve takdir edilen bedelin (88.640,80 TL) kadri marufunda olduğu, Ancak dava konusu olumsuzluğun sorumlu ya da sorumluların tespiti için, Davacı taraftan çatı ve zemin sularının kanalizasyon hattına verilip verilmediğinin ayrıca parsel dışına deplasesinin ne şekilde planlandığının, Davalı taraftan kanalizasyon hattına bağlandığı tespit edilen yağmursuyu sistemi ile ilgili bilgi, belge ve hatların iptali için hangi çalışmaların yapıldığının, ... Belediye Başkanlığı’ndan ... Mahallesi ... Caddesi ve çevresinde yağmursuyu hatlarının kanalizasyon hatlarına verilip verilmediğinin, Verilmedi ise ... Genel Müdürlüğünün ... Caddesinde bulunan kanalizasyon hattına yapılan yağmursuyu bağlantılarının iptali için gönderdiği 12.03.2020 ve 21.01.2020 tarihli yazılarına müteakip hangi çalışmaların yapıldığının Bölgede planlanan yağmursuyu projelerinin olup olmadığının, varsa yağmursuyu kanalı ihtiyacı için 2560 sayılı kanunun 25. Maddesi gereği ... Genel Müdürlüğü’nden taleplerinin olup olmadığının, sorulması gerektiği kanaatiyle Heyetimizce üç nüsha olarak tanzim edilen iş bu raporu HMK 282 maddesi “ Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir” hükmüne istinaden Sayın Mahkeme Hâkim’inin yüksek takdirlerine arz ederim. 20/12/2020 '' şeklinde görüşte bulunmuşlardır.
Bilirkişiler ... 17/10/2022 tarihli ek bilirkişi raporunda: OLAYIN ... Belediyesi sınırları içerisinde meydana gelmiş olması nedeniyle Yağmur suyu kanallarının yapılmasından ve onarımından ... belediyesinin sorumlu bulunduğunu, bu hususta da davalı ... Tarafından ... belediyesine uyarı yazılmış ve yağmur suyunun ...‘nin kanalizasyon tesisine bağlantısının önlenmesi istenmiştir.2- Yağmur suyun olay tarihinde binanın önünde bulunan yolun binanın bulunduğu yere doğru meyilli olması nedeniyle burada biriken suların büyük miktarının binanın giriş kapısından içeri girerek binanın alt katlarında bulunan ve -5 kata kadar inen otopark bölümlerinde hasara neden olduğunu, ayrıca binanın toprak altında kalan duvarlarının izolasyonun uygun ve inşaat tekniğine uygun olmaması nedeniyle binanın dış duvarlarından içeriye doğru suların sızarak hasara neden olduğunu, olay yerinde yapılan incelemede ise olay sonrası binanın dış duvarlarının izole edildiğinin belirtilmesine rağmen halen ufak sızıntıların olduğu gözlenmiştir. Ayrıca olaydan sonra bina önündeki kaldırımın ve bina girişinin kot olarak yol seviyesinden yüksek olarak yapılandırıldığı görülmüştür. 3- Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında su hasarının oluşumunda ... belediyesinin %75 oranında kusurlu bulunduğu, Binaya ait mülk sahiplerinin %25 oranında kusurlu bulunduğu, Davalı ...’nin olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır. Takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere Saygı ile arz ederiz. '' şeklinde görüşte bulunmuşlardır.
Bilirkişiler ...08/07/2024 tarihli 2.ek bilirkişi raporunda: 20/12/2021 tarihli kök raporlarında yapılanların ayrıntılı olarak belirtiklerini ve toplam tutarda değişiklik olmadığını belirtmişlerdir.
Bilirkişiler ... 12/10/2023 tarihli heyet raporunda: Dava konusu ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi No: 23 adresindeki ve tapuda Merkez mahallesi, 5848 ada, 3 parseldeki taşınmaza, davalı idare tarafından 28/11/2017 tarih ve ... sayılı Atıksu Proje Onayı doğrultusunda 04/01/2019 tarihinde atıksu parsel bağlantısı yapıldığı, kanal bağlantısı uygunluk görüşü verildiği dosyadaki belgelerden anlaşılmakta olup, davalı idarenin 05.03.2021 tarih E... sayılı yazısında açıkça davaya konu su baskının; teknik şartlara uygun olarak imal edilen binaya ait parsel bacasının tıkanma, geri tepme, çökme gibi arıza teşkil eden durumlarından değil, 05.01.2020 tarihindeki şiddetli yağıştan kaynaklanan yağmur suları nedeni ile yüksek debiye maruz kalan, cadde üzerindeki ana kanala ait muayene bacasının taşması sonucu meydana geldiği ikrar edildiği görülmüştür.Dosyaya celp edilen ... Genel Müdürlüğü'nün 01.07.2021 tarih ve 50644 sayılı yazısı ekindeki meteoroloji verileri ile ilgili gelen yazıda olay tarihinde bölgede fevkalade bir yağışın olduğuna dair bir görüşe yer verilmemiş olması nedeni ile olay tarihindeki yağış miktarının davalı bakım ve gözetiminde olan atıksu sistemi tarafından karşılanması gerektiği, davalı idarece her ne kadar ... Belediye Başkanlığı’na hitaben yazılan yazılarda, ... Mahallesi ... Caddesinde bulunan atıksu kanalına yağmursuyu ızgara ve hatlarının bağlandığı, yağışlı havalarda atıksu hattındaki debiyi arttırarak su baskınlarına ve dolayısıyla vatandaşın mağduriyetine sebep olacağını belirterek, yağmursuyu hatlarının atık su hattından ayrılmasını istemiş ise de; bu taleplerin 05.01.2020 olay tarihi öncesine ait olması nedeni ile davalının kendi uhdesinde olan atık su sistemi ile ilgili bakım ve gözetim görevinin gerektiği gibi zamanında yerine getirmediği kanaatine varılmıştır. Ayrıca, ... Belediyesi'ne ait yağmursuyu kanallarının davalı idare atıksu kanalına bağlandığına ilişkin bir verinin dosyada olmadığı, dava dışı ilçe belediyenin bu hususla ilgili ne gibi işlemler yaptığına dair de bir bilgi belge olmaması nedeni ile meydana gelen olayda sadece davalı idarenin tam kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin... Değişik İş sayılı Dosyası kapsamında hazırlanan tespit raporunda oluşan zararlar ve maliyeti ile ilgili 88.640,80 TL'nin kadri maruf olduğu kanaatine varılmıştır. İşbu raporu saygı ile sunarız,12.10.2023'' şeklinde görüşte bulunmuşlardır.
Bilirkişiler ... 01/06/2025 tarihli heyet raporunda '' Sayın Mahkeme’nin kararı doğrultusunda tarafımıza verilen görev çerçevesinde dosya kapsamında yer alan tüm belgelerin üzerinde yapılan inceleme neticesinde; Yukarıda arz ve izah olunan açıklamalar çerçevesinde, heyetimizce yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; .... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... Değişik İş sayılı Dosyası kapsamında hazırlanan tespit raporunda oluşan zararlar ve maliyeti ile ilgili 88.640,80 TL'nin kadri maruf olduğu, Binanın sahibi, yüklenicisi veya yöneticisinin geri tepmeyi önleyecek tedbirleri alma yükümlülüğünü almadığı için %10 Kusurlu olduğu tespiti yapılmıştır. Kusur miktarı 88.640,80 TLx %10 =8.864,00 TL olduğu Davacının bulunduğu binanın, projesinin onayından yapı kullanma izin belgesinin verilmesine kadarki aşamalarında, davalı idarenin denetim görevini gerektiği gibi yerine getirmemiş olması sebebi ile dava dışı ... Belediyesinin (İLGİLİ BELEDİYENİN) %30 kusurlu olduğu,, Kusur miktarının 26.592,00 TL olduğu Şiddetli yağan yağmurda şebekeye katılan atıksu ve yağmur sularının binanın parsel bacasına geri geldiği ve dava konusu Gayri menkule ulaştığı ... atıksu Deşarj yönetmeliği 14/12 hükmü gereğince parsel bacasına atıksuyun geri gelmesini önleyecek tedbir alınmadığı için davalı ... (...) nin %60 kusurlu olduğu,kusur miktarının 53.184,60 TL olduğu hususları, Sonuç ve kanaatine ulaşılmış olup; davacı ve davalının diğer sair taleplerinin Takdirinin Sayın Mahkeme'ye ait olduğunu bildirir, Hukuki nitelendirme ve değerlendirme ile Nihai Takdir Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere; görüş ve kanaatimizi belirten işbu rapor takdir ve tensiplerinize saygı ile arz edilmektedir. (01.06.2025)'' şeklinde görüşte bulunmuşlardır.
haksız fiil iddiasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı kamu kurumu olup kamu hizmeti niteliğindeki çalışmalarını özel hukuk kuralları kapsamında yapmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 16'ya göre; kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlarının dahi tacir sayılacakları belirtilmiştir.
2560 sayılı ... Genel Müdürlüğünün Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunda, ... Genel Müdürlüğü'nün genel kurul, yönetim kurulu ve genel müdürlük ile yönetileceği, denetçileri vasıtasıyla denetleneceği, yıllık çalışma ve yatırımlarının bilançolarda belirlenerek genel kurulun onayına sunulacağı ve bütçesinin kamu iktisadi teşebbüslerinde uygulanan bütçe formülünde düzenleneceği belirtilmiştir.
Bu kapsamda ... Genel Müdürlüğü'nün de 2560 sayılı Kanun kapsamında bir kamu kurumu olduğu ve kamu hizmeti yaptığı ancak, çalışmalarının özel hukuk hükümlerine bağlı bulunduğu ve tacir sıfatını taşıdığı kabul edilmelidir. Davalının haksız eylem teşkil eden faaliyetinden kaynaklanan dava konusu uyuşmazlığın da, yerleşik yargısal uygulamalarda görüldüğü gibi, adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğinden (HGK’nın 21/09/1983 gün ve 1980/11-2721; 1983/823 ile 29/11/1995 gün ve 1995/11-647; 1995/1043 sayılı kararları), (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 2023/375 E., 2023/623 K.) mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır.
6098 sayılı T.B.K'nun 49. Maddesine göre "kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." hükmü yer almaktadır. Haksız fiil öğreti de Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları eylem hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylenden bir zararın doğması, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu unsurların varlığı halinde zarar veren zarara uğrayan kişi ya da kişilerin zararlarını karşılamak durumundadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
Mahkememizce yapılan tüm yargılama ve değerlendirme neticesinde, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya içeriğine göre; 05.11.2020 tarihinde ... Mahallesi, ... Caddesi, no: 23 .../İstanbul adresinde davacı şirketin inşaat çalışmaları yaptığı, bu tarihte yağış nedeniyle suyun davacının inşaatına akarak zarar verdiği ve oluşan zararın davalı ... Genel Müdürlüğünden talep edilmesi üzerine davalının meydana gelen zararda sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve miktarının tespiti için dosya bilirkişi heyetine tevdii edilmiştir. Tanzim edilen 18.10.2022 tarihli raporda davalı ...'nin hasarın meydana gelmesinde bir kusurunun bulunmadığı, ... Belediyesinin %75 mülk sahiplerinin ise %25 oranında kusurlu olduklarına dair tespitte bulunulduğu, itirazlar ve kapsamında dosyanın yeni bilirkişi heyetine tevdii edildiği ve 18.10.2023 tarihli raporda ... Belediyesinin hangi iş ve işlemleri yaptığına dair bir veri bulunmadığından bahisle davalının tam kusurlu sayıldığına dair rapor tanzim edildiği mevcut raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi ve itirazların karşılanması hususunda dosya yeni bilirkişi heyeti oluşturularak rapor tanzim edilmesi istenilmiştir. Yeterli incelemeyi ihtiva eden, mahkememiz ve üst yargı denetimine açık ve yeterli görülen 01.06.2025 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle davalı ... genel müdürlüğünün ... Atıksu Deşarj Yönetmeliği 14/12 hükmü gereğince parsel bacasına atıksuyun geri gelmesini önleyecek tedbir alınmadığından davalının %60 oranında kusurlu olduğu mahkememizce benimsenmiştir. Dava kısmi dava olarak ikame edilmiş olup hüküm tarihine kadar ıslah talebinde bulunulmadığından oluşan zararın talep edilen 5.000,00 TL tazminat bedeli bakımından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile, 5.000,00 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 615,40 TL karar-ilam harcından, davacı tarafından peşin yatırılan 85,39 TL harcın mahsubu ile bakiye 530,01 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 85,39 TL peşin harcın ve 54,40 TL Başvuru harcı olmak üzere toplam 139,79 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davacı tarafından yapılan 17.878,25 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ve vekalet ücreti dava miktarını geçemeyeceğinden hesap ve takdir olunan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,
6-Dava tam kabul ile sonuçlandığından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
7-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve istek halinde ilgili tarafa iadesine,
8-Devletçe karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, .
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 05/11/2025