Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının sahibi bulunduğu ...plakalı araç ile 10.06.2020 tarihinde seyir halindeyken, davalı şirketin Kara Yolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk kapsamında sigorta poliçesi (... poliçe numarası ile kayıtlı) bulunan... plakalı araç tarafından çarpılmak suretiyle hasara uğradığını, yetkili ve görevli mahkeme İzmir Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, esasa ilişkin yapılan inceleme ve araştırmalar neticesinde hazırlanan Maddi Hasarlı Trafik Kaza Tespit Tutanağına göre davalı şirketin sigortalısı söz konusu kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu bulunduğunu ve işbu durumun tramer kayıtlarına da işlendiğini müvekkilin gerçekleşmiş olan maddi hasarlı trafik kazası neticesinde aracın onarım bedeline ilişkin bağımsız eksperce ekspertiz raporu hazırlattığını, hazırlanan bu raporda belirtildiği üzere Bahse konu kaza sonucu davacının aracında meydana gelen hasar bedelinin KDV dahil 17.528,90 TL olarak belirlenmiş olup ekspertiz ücreti olarak 413,00 TL fatura karşılığı ödendiğini, davalı şirket sigortalısının %100 kusurlu olduğu trafik kazası nedeniyle davacının aracında meydana gelen maddi hasar bedelinin tazmini için 10.08.2020 tarihinde davalı şirkete yazılı başvuru yapılmış olup İşbu başvuru neticesinde davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, oysa ki Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’nın Tazminat ve Giderlerin ödenmesi başlığının 2.1 nolu bendinde; ''Sigortacı hak sahibinin, kaza veya zararın tespit edilebilmesi için bu genel şartlar ekinde yer alan gerekli tüm belgeleri sigortacının merkez veya şubelerinden birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde tazminatı hak sahibine öder.'' denildiğini, yine 2.2. nolu bentte de; ''Hak sahibi aracının, bu madde uyarınca Hazine Müsteşarlığınca belirlenen ölçütleri karşılayan dilediği onarım merkezinde onarılmasını talep edilebilir.'' denildiğini, davalı şirketin ödeme yapmaması nedeniyle davacı tarafından 27.08.2020 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunu ve 2020.E.68335 sayılı başvuruda Uyuşmazlık Hakem Heyetince kabul edildiğini, ancak verilen karara; birtakım gerçek dışı açıklamaları içeren bilirkişi raporu esas alınarak verilmesi nedeniyle davacı tarafından itiraz edildiğini, ancak başvurularının, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince verilen 20/03/2021 tarihli 2021/İHK-5824 sayılı karar ile mahkeme yoluna başvuru yapılmak hakkı saklı kalmak üzere reddedilmiş olması nedeniyle işbu davayı açma gereği hasıl olduğunu, davalı sigorta şirketi hasar bedelini ödemeyerek TTK 1401,1409,1427. maddeleri uyarınca sigortacıya yüklenen gerçek hasarı ödeme yükümlülüğünü ihlal ettiğini, anılan yasal düzenlemelere göre davalı şirket tarafından maddi hasar bedeli ve ekspertiz ücreti tutarı kadar ödeme yapılması gerektiğini, söz konusu eksik ödeme için.... Adliyesi Arabuluculuk Bürosuna başvurulduğunu ancak davalı şirket ödeme yapmayı reddettiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; trafik kazası nedeniyle davacının uğradığı maddi zarar sebebiyle 100,00 TL maddi hasar bedeli ile 413,00 TL ekspertiz ücreti olmak üzere şimdilik toplam 513,00 TL'nin davalının temerrüde düşürüldüğünü tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmişlerdir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın meydana gelen kaza sebebi ile davalıya ait aracın hasara uğradığını beyan ettiklerini, talebe istinaden ... numaralı hasar dosyasının açıldığını, davalı sigorta şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti olan 41.000,00 TL ile sınırlı olduğunu ancak dava konusu olay bakımından yapılan taleplerin davalı şirket tarafından incelenerek; sigortalı araç sahibinin, kazaya karıştığı idda edilen sürücüyü arayarak durumu bildirdiğini, araç sürücüsünün ...'ın ise kurgu hasar düzenlediklerini itiraf ettiğini, nitekim stk tarafından alınan bilirkişi raporunda da kaza tespit tutanağında yer alan beyanlar ile hasarın uyumsuz olduğunun belirtildiğini, hasar ihbarı ile birlikte davalı şirket tarafından sigorta bilgi Merkezinden eksper talep edildiğini ve Bağımsız çalışan ... Sigorta Ekspertiz Hizmetleri Eksper... (TOBB Sigorta Eksperleri Levha Kayıt No: ...Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişi Sicil No:...) tarafından acente üzerinden sigortalıya ulaşıldığını, sigortalı araç sahibine olumsuz kanaatlerinin ve kazaya ilişkin fotoğraf ve evrakların iletildiğini, sigortalının kiralama işi yaptığını, böyle bir kazadan haberinin olmadığını bildirdiğini, sigortalı araç sahibi sürücüyü aradığını, durumu bildirdiğini, ısrarları sonucunda sürücünün kurgu hasar düzenlediklerini, kazaya karıştığı iddia edilen 3 aracın aslında çarpışmadığını itiraf ettiğini, kazaya karışmamış araçları kazaya karışmış gibi evrak düzenleyerek sigortadan para almaya çalıştıklarına ilişkin süreci anlatır sigortalının ve tutanakta imzası olan sigortalı araç sürücünün imzasının yer aldığı el yazılı beyan aldıklarını, ayrıca...olaya tanık olduklarını, davacı tarafından iş bu dava açılmadan önce Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuruda bulunduklarını sigorta Tahkim Komisyonu tarafından alınan raporda Bilirkişi tarafından Raporunun not kısmında kaza tespit tutanağında aracın sağ tarafından çarpıldığını beyan edilmiş ise de aracın sağ tarafında bir hasar bulunmadığının belirtildiğini, bu kazanın iddia edilen şekilde olmadığının somut tespiti olduğunu, gerek sigortalı aracın maliki, gerekse kazayı yaptığı iddia edilen sigortalı aracın sürücüsü, kazanın kurgu kaza olduğu, davacı tarafın iddia ettiği gibi bir kazanın oluşmadığının ikrar edildiğini, bu nedenle ilgili davanın reddini, aksi kanaatte kazanın davacı tarafın anlattığı şekilde olduğunu gösterir somut deliller ile davacı tarafın ispat etmesi gerektiğinin kabulü gerektiğini, yukarıda açıklandığı üzere araç sürücüsünün yazılı beyanı ile ikrar ettiği üzere başvuru konusu kazanın kurgu olduğunu, aksinin davacı tarafından ispat edilemediğini, talep edilen tazminat miktarına ilişkin itiraz ettiklerini, davalı şirketin sorumluluğunun, kaza tarihini itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçların mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, davacının, aracının, hazine Müsteşarlığınca belirlenen ölçütleri karşılayan, dilediği onarım merkezinde onarılmasını talep edebileceğini, henüz sigorta şirketine başvuru yapmadan ekspertiz raporu alan tarafın iyi niyetli olduğundan bahsedilemeyeceğinden ttk md. 1426’nın gerekçesi göz önüne alındığında ekspertiz ücreti husus TTK md. 1426 kapsamında değerledirilemeyeceğini, davacının, atadığı eksper ücretinin tahsilini talep ederken TTK 1426. Md. kapsamında eksper ücretinin makul gider olduğunu iddia etmişse de, sigorta şirketine başvuru halinde sigorta şirketinin ücretinin kendisine ait olmak üzere eksper atayacağı düzenlenmiş olmakla başvuranın sigorta şirketine başvurarak ücretsiz eksper atamasından yararlanmaksızın kendisinin eksper ataması MK 2. Md. anlamında iyi niyet çerçevesinde yapılan makul gider olarak sayılamayacağına karar verilmesi gerektiğini, iş bu sebeple madde gerekçesi ile birlikte değerlendirildiğinde asıl olanın, sigorta kuruluşuna dahi başvurmadan önce alınan eksper yahut tespit raporlarının gerçekten makul olup olmadığının, başvuran asillerin gerçekten bu meblağları karşılayıp karşılamadığı ve asillerin yahut onları temsil eden vekillerin gerçekten iyi niyetli olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine, kusur durumlarının tazminat tespitinin bilirkişi marifeti ile tespitine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin Davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmişlerdir.

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas... Karar sayılı dosyası celp edilmiştir, dosyanın incelenmesinde; kazanın bu dosyadaki kazaya ilişkin olduğu, kazanın zararla uyumlu olmadığı gerekçesi ile davanın reddedildiği anlaşılmıştır.
İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesine ...Esas ... Karar sayılı dosyasından gerekçeli karar ile birlikte bilirkişi raporunun ve dosya kapsamı uyap sisteminden celp edilmiştir.
Bilirkişiler E.Baş Polis Memuru ... ile Makine Mühendisi... 14.09.2022 tarihli rapor aldırılmıştır.
İzmir Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından 18/02/2025 tarihli kusur raporu aldırılmıştır.

Dava, araçta meydana gelen hasar bedelinin tazminine ilişkindir.

Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1.maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı KTK.nın 90. maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde ...E-... K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.

Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre belirleneceğine dair düzenleme iptal edilmiştir. T.C. Anayasası’nın 153/6. maddesinde, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.” düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi’nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.
Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnalarının bulunduğu, yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması, benzer şekilde uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi hallerinde, usulü kazanılmış hakka göre değil, İBK'na veya geçmişe etkili yeni kanuna ya da Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebileceği (HGK’nın 21.01.2004 tarihli ve ... E., 19 K.; 03.02.2010 tarihli ve ... E., ... K), dolayısıyla bilirkişi raporları alındıktan ve bu raporlar nedeniyle taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış hakka göre değil sonra Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin ... esas,...karar sayılı, ... esas, ... karar sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararı sonrasında oluşan yeni duruma göre KTK'nun 90. Maddesi hükmü dikkate alındığında, zarar gören hak sahiplerinin zarar veren 3.kişilerden ve sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın kapsamının belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve ölçütler konusunda kısıtlama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davacının uğradığı hasar zararının tespitinde 6098 sy Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, işçilik maliyetleri, KDV dikkate alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Davacı ...plakalı araçta meydana gelen zararın ...plakalı aracın sigorta şirketinden tahsiline ilişkindir.
Mahkememizce aldırılan 14.09.2022 tarihli bilirkişi raporunda kaza ile hasarın uyumlu olduğu, davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Aynı kazaya ilişkin dava dışı ... plakalı araç için...plakalı aracın sigorta şirketine karşı açılan İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas ... karar sayılı ilamında " söz konusu araçtaki hasarın kaza tespit tutanağında anlatılan olay ile meydana gelmesinin mümkün olmadığı, hasarın hangi trafik kazası ya da kazalarından dolayı meydana geldiğinin bu anlamda ispat edilemediği, kaza ile araçta meydana gelen hasarın uyumlu olmadığı, bu nedenle davanın reddine " karar verildiği anlaşılmakla Mahkememizce aldırılan 14.09.2022 tarihli rapor ile İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas ... karar sayılı dosyasında aldırılan raporlar arasında açık çelişki bulunduğu anlaşıldığından İzmir Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından 18/02/2025 tarihli kusur bilirkişi raporu aldırılmıştır.
İzmir Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından aldırılan 18/02/2025 tarihli kusur bilirkişi raporunda araçlarda meydana gelen zarar ile kaza arasında uyumsuzluk bulunduğu tespit edildiğinden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

DAVANIN REDDİNE

1-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu ret harcından davacı tarafından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacı taraftan alınarak Hazine'ye gelir kaydına.

2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

3-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine göre 513,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,

5-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı. 05/11/2025