İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının nakliye işi yapmakta olup davalı ile arasındaki ticari ilişki gereği, davalının nakliye işinin davacı tarafından yapılmasına karşın; davalı işin bedelini ödemediğini, davacının ise davalı şirkete olan nakliye borcunu edimini tam ve gerektiği gibi yerine getirdiğini, faturalarını tanzim ettiğini, cari hesap ve muavin defteri kayıtlarına alacağını işlediğini, davacının, 29.11.2018 Tarihinde davalı şirketin borcunu ödememesi üzerine (01/01/2017-30/09/2017 tarihleri arası muavin defteri kaydı) gereğince İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine ilamsız icra takibine geçtiğini ve borçlunun 03/12/2018 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının işbu itirazında haksız ve kötü niyetli olup davalının almış olduğu nakliye hizmeti bedelini ödemediğini, bu hususun davacının kayıtlarında olduğunu, davacı tarafından 26/02/2019 tarihinde...Bürosunun .... No' lu dosyası ile arabulucuya başvurulduğunu 01.04.2019 Tarihli Son Tutanak gereğince "..İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya alacağı hakkında anlaşamadıkları..."nın tutanak altına alındığını, Davalı şirketin, davacıya olan 55.392,00 TL tutarındaki fatura bedelinin, 37.156,52 TL tutarını ödemiş olup bakiye 18.235,48 TL tutarında borcunu ödemediğini, davalı şirketin cari hesap ekstrelerinin altına "haftalık 5000 TL şeklinde ödeme yapılacaktır." şeklinde kayıt düşüldüğünü ve imzalandığını, davalı şirketin bu beyanıyla da ayrıca borcunu açıkça ikrar etmiş fakat bu beyanına rağmen borcunu ödemekten kaçınmış olduğunu, davacının, davalı şirketten alacağını tahsil etmek amacıyla işbu alacak davasını açma zorunluluğu hasıl olduğunu sonuç olarak; fazlaya ilişkin hakkı saklı tutarak davacının İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu 18.235,48 TL Alacağının icra takip tarihi olan 29/11/2018 Tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan alınmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatılmış olup, davalının alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun bulunmaması sebebiyle başlatılmış olan takibe, borcun tümüne, faize ve sair tüm ferilerine davalı tarafından itiraz edilmiştir. yapılan itiraz üzerine davacı tarafından işbu kötüniyetli somut davanın ikame edilmiş ise de öncelikle usul açısından; aksi takdirde taraflar arasında herhangi bir alacak-borç ilişkisinin bulunmaması sebebiyle işbu haksız davanın reddedilmesi gerektiğini, davalı şirket tarafından 03/12/2018 tarihinde davaya konu olduğu iddia edilen borca itiraz edildiğini ve bunun doğrultusunda davacı tarafça arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ilgili başvurunun 01/04/2019 tarihinde "görüşme yapılamadan anlaşamama" olarak sonlandırıldığını, alacaklının, itirazın iptali davası açmaya yarayacak doğru ve sağlıklı bilgileri öğrenmiş olmasına rağmen; arabuluculuk sürecinin üzerinden yaklaşık 2,5 sene geçtikten sonra işbu davayı ikame etmesinin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edeceğini bu sebeple; işbu davanın zamanaşımı sebebiyle reddi gerektiğini, esasa ilişkin ise ; davalı şirketin davacı yana hiçbir şekilde bir borcu bulunmadığını, kötü niyetli şekilde açılmış olan icra takibine davalı tarafından itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, bunun üzerine davacının gerçeğe aykırı borç iddiası sebebiyle işbu davayı ikame ettiğini, davacı yanın dava dilekçesi ekinde sunduğu "Haftalık 5.000 (beşbin) ödeme yapılacaktır." ibaresinin de davalı şirkete ait olmadığını, davacının, davalı aleyhine icra takibi başlatarak sebepsiz zenginleşmeye çalıştığını, davalının ödeme emrine haksız itiraz etmemiş olduklarını, davacı tarafça ikame edilen işbu davadanın davalının, davacı yana herhangi bir borcunun bulunmaması sebebiyle haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerektiğini, sonuç olarak; Yukarıda açıklanan ve re’sen gözetilecek nedenlerle; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddine, davacı aleyhine asıl alacağından % 20 sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmişlerdir.
İzmir İflas Müdürlüğü'nden 07/03/2023 tarihinde iflas kararının kesinleştiği, basit tasfiye usulüne göre tasfiye yapıldığı, borçlu müflisin şirket hakkında İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/01/2022 tarih ve ... esas ... karar sayılı ilamı ile iflas kararı verildiği, iflas tasfiyesinin Müdürlüğümüzün....flas sayılı dosyası üzerinden yürütülmekte olduğu, müflis şirketin mal varlığının tasfiye masraflarını karşılamayacağı anlaşıldığından, tasfiyesinin İİK'nın 218. maddesi gereğince basit tasfiye usulü ile yapılmasına karar verildiği, basit tasfiye usulü nedeniyle iflas idaresinin teşekkül etmediği bilgisi dosyaya intikal etmiştir.
Dava, cari hesap nedeniyle açılan itirazın iptali davasıdır.
Borçlu Davalı müflis şirket hakkında İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/01/2022 tarih ve ...esas ...karar sayılı ilamı ile iflas kararı verildiği, iflas tasfiyesinin İflas Müdürlüğünün .... iflas sayılı dosyası üzerinden yürütülmekte olduğu, müflis şirketin mal varlığının tasfiye masraflarını karşılamayacağı, tasfiyesinin İİK'nın 218. maddesi gereğince basit tasfiye usulü ile yapılmasına karar verildiği, basit tasfiye usulü nedeniyle iflas idaresinin teşekkül etmediği, Davalı şirketin İzmir İflas Müdürlüğünce temsil edildiği anlaşılmaktadır.
Davacının 20/01/2024 tarihinde vefat ettiği, davacının veraset ilamını dosyaya sunulduğu, mirasçılarının sisteme kayıt edildiği, duruşma gün ve saatini bildirir davetiye tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı vekilinin müteveffa ...'ın mirasçılarından sadece ...'ın vekaletnamesini dosyaya sunduğu, diğer mirasçıların tamamına duruşma gününün tebliğ edildiği ancak diğer miraşçıların bu davaya muvafakatlari olup olmadığının anlaşılamaması nedeniyle Davacı vekiline diğer mirasçıların muvafakatlarini almak ya da usulune uygun vekaletnamelerini dosyaya sunmak üzere süre verildiği, verilen süre içerisinde vekaletname sunulmadığı takdirde elbirliği mülkiyet halinde bulunan ...'ın terekesine temsilci atamak üzere süre verildiği ancak davacı vekilince eksikliğin giderilmediği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK'nun 150. maddesi "Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. İşlemden kaldırıldığı tarihinden başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır."
6100 sayılı HMK'nun 320 . Maddesinin 4. Fıkrası " Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır."
6100 sayılı HMK'nun "Sürelerin Bitimi" başlıklı 92. Maddesinin 2. Fıkrasında " Süre; hafta, ay veya yıl olarak belirlenmiş ise başladığı güne son hafta, ay veya yıl içindeki karşılık gelen günün tatil saatinde biter. Sürenin bittiği ayda, başladığı güne karşılık gelen bir gün yoksa, süre bu ayın son günü tatil saatinde biter." düzenlemesini içermektedir.
Somut olayda; davacının 26/03/2024 duruşma gün ve saatinden haberdar olmasına rağmen duruşmaya katılmadığı gibi herhangi bir mazeret de bildirmediğinin anlaşılması üzerine dosya 26/03/2024 tarihinde işlemden kaldırılmıştır. Davacı tarafından talepte bulunulması nedeniyle yenileme tensip zaptı hazırlanarak taraflara tebliğ edilmiştir. Davacı vekilinin ve diğer mirasçıların 5/11/2025 tarihli duruşmaya da katılmadıkları, mazeret de bildirmedikleri anlaşılmakla basit yargılamaya tabi davalarda dosyanın bir defa yenilendikten sonra takipsiz bırakılamayacağı, takipsiz bırakılması durumunda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir.
Davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
1-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin olarak yatırılan 311,42 TL harcın mahsup edilerek kalan 303,98 TL harcın davacı taraftan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
2-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Taraflarca yatırılan gider avansından kalan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı. 05/11/2025