Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan), Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan), Ticari Şirket (Fesih İstemli), Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan), Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan), Ticari Şirket (Fesih İstemli), Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalının 2006 yılında % 50'şer hisse sahibi ve münferit imza yetkili müdür olarak ...... Süt ve Et Ürünleri Gıda Paz. San. ve Tic. Ltd. Şirketini kurduklarını, şirket ortağı ve yetkili müdürü müvekkilinin Fethiye/MUĞLA'da, diğer ortak ve yetkili müdür davalının ise Bayburt'ta yerleşik olduğunu, şirketin Bayburt'taki işletmesinde yaklaşık 950 ila 1.000 civarında büyükbaş hayvan mevcut olarak faaliyete başladığını, işletmede hayvanlardan elde edilen et ve süt ürünlerinin işletildiğini, Bayburt'taki işletmeyi Bayburt'ta yerleşik olması nedeniyle davalı ...'ın fiili olarak idare ettiğini müvekkilinin, davalının 1000 civarındaki büyükbaş hayvanı şirket ortaklar kurulu kararı olmaksızın sattığı, işletmeyi de üçüncü kişilere kiraya verdiği gibi duyumlar alması nedeniyle yerinde inceleme yapmak isteyen müvekkilinin davalı tarafından engellendiğini, işletmedeki hayvan sayısı, gelir gider durumu hakkında müvekkiline hiçbir bilgi de verilmediğini, şirket merkezi olan .... Cd. ... yolu ... İş Merkezi No: 1 Kat: 4 D.428 Zeytinburnu/İSTANBUL adresinin ise aynı zamanda davalının kardeşi ...'ın ofisi olup, şirket defterlerinin bu adresinde bulunduğunu, ... mali müşavir olduğundan şirketin resmi ortağı olmasa da davalı üzerinden şirket hesap ve defterlerini kontrol ederek şirketle ilgili kararlara etki ettiğini, şirketin ticari faaiyeti, kar ve zararı, demirbaşları hakkında müvekkiline bilgi verilmediğini, müvekkilinin şirket ortağı ve müdürü olmasına karşın hiçbir şekilde şirket faaliyetlerine katılamadığını ve şirket hakkında bilgilendirilmediğini, şirketin ana sermayesinin azaltıldığını, malvarlığının ortaklar kurulu kararı olmaksızın devredildiğini, şirket adına ödeme alınmadığı veya şirketin malvarlığının azaltıldığı ve davacı müvekkili ile şirketin zarara uğratıldığını, davalı ... şirkete karşı özen ve bağlılık yükümlülüklerini ihlal etmiş olup, şirketin ana malvarlığını kardeşinin sahip olduğu ...... firmasına devrettiğini, devir bedeli şirketin kasasına girmediği gibi şirket devredilen malvarlığının rayiç karşılığının da alınmadığını ileri sürerek şirketin malvarlığının korunması için dava sonuçlanıncaya kadar davalının şirketi temsil ve ilzam yetkisinin tedbiren kaldırılmasına ve sınırlanmasına, şirketin ... 'taki işletmesinde bulunan hayvan sayısı, işletmenin mevcut durumu, faaliyetine devam edip etmediği, üçüncü kişiye kiraya verilip verilmediği, kar ya da zarar durumu gibi hususların bilirkişi marifetiyle tespitine, yine şirketin .... Cd. ... Meridyen İş Merkezi No: 1 Kat: 4 D.428 Zeytinburnu/İSTANBUL adresindeki merkezinde şirket defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak rapor alınmasına, her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davalı .... 'ın müdürlükten azline, temsil ve yönetim yetkisinin kaldırılmasına, davalı tarafından verilen zarara karşılık şimdilik 10.000,- TL nin ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı ...... Süt ve Et Ürünleri Gıda Hay. Tar. Ürün. Paz. San. Tic. A.Ş vekili cevap dilekçesinde; müvekkil şirketin 2011 yılında ... ve ... tarafından kurulduğunu, şirketin sadece ot ve yem üretimi, alım- satımı yapmakta olduğunu, fiilen et ve süt üretimi yapmadığını, müvekkili şirketin 2011 tarihinden beri ......Et ve Süt Ürünleri Ltd. Şti. ile ticari ilişkisi bulunduğunu, ......şirketinin ortakları arasındaki ihtilaftan ve karşılıklı ihtarlardan dolayı bankalar nezdinde kredi kullanma imkanı kalmadığından, şirketin daha önce ...’ den temin edilen yem ihtiyacının 2013- 2014 yılları arasında müvekkili ...... Süt ve Et Ürünleri Gıda Hay. Tarım Ür. Paz. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından temin edildiğini, aynı dönemde taraflar arasında oluşan cari hesaptan dolayı alacaklarının tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla 1.244.140,97 TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, yapılan haciz işlemi sonucunda, çiftlikteki hayvanların müvekkili şirket tarafından haczedilerek satış aşamasında müvekkili ile borçlu ......şirketinin anlaşmaları sonucu piyasa fiyatı üzerinden harici şekilde müvekkili şirkete satıldığını, satış işleminden sonra müvekkilinin kendine ait tesisi bulunmadığından ......şirketine ait tesisin aylık 10.000,00 TL bedel karşılığı kiralandığını, davacı ... ile oğlu ... hakkında Bayburt Cumhuriyet Başsavcılığıının .... sayılı soruşturma dosyasıyla devam eden yağma eylemi nedeniyle cezai sorumluluğu bertaraf edebilmek için, ......şirketi hisselerinin bir kısmının devredildiğini, davacı ile şirketin bir kısım hisselerini devralan mafya grubunun şirket tesislerini üçüncü şahıslara satmak için harekete geçtiklerini, bu durum karşısında ......şirketi yetkilisinin gayrimenkulleri koruyabilmek amacıyla düzenlenen bir protokolle, hisseleri müvekkili şirkete devretmek suretiyle hisseleri güvence altına aldığını, bu devir işleminden sonra, müvekkili şirketin ortaklık yapısının değiştiğini ve hisselerin ......şirketinin de ortağı olan ... tarafından devralındığını, buradan da anlaşıldığı üzere gayrimenkullerin devrindeki amacın şirketin malvarlığını eksiltmek ya da mal kaçırmak olmadığını, müvekkili şirketin halen ......firmasından, 175.527,65 TL alacaklı olduğunu, dolayısıyla davacının (dava dilekçesinde açıkca ileri sürmemiş olsa bile) müvekkili şirket ile ortağı oldukları ......şirketinin cari hesap ilişkisine yönelik itiraz ve iddialarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin davacının ortağı olduğu ......şirketi ile haksız rekabet içinde bulunduğu iddiasının tamamen uydurma olduğunu, ......şirketinin süt inekçiliği yapmak üzere kurulduğunu, aktif olduğu dönem boyunca sadece bu faaliyette bulunduğunu, müvekkili şirketin ise sahip olduğu kiraladığı tarım arazilerinde ot ve yem üretimi ve ticareti yaptığını, faaliyet süresi boyunca sadece icra alacağına karşılık ......şirketinin hayvanlarını satın aldığını, Temmuz 2014 tarihinde bir yıl süreyle bu hayvanların bakımını yaparak bilahare sattığını, müvekkili şirketin hisselerinin aynı zamanda ......şirketi ortağı olan ... tarafından 14 Ekim 2015 tarihinde devralındığını, dolayısıyla, davacının haksız rekabete ilişkin iddialarının asılsız olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
14/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dava dışı ......Süt ve Et Ürünleri Gıda Paz. San. Tic. Ltd. Şti.'nin 6102 sayılı TTK m. 64/3 ve VUK m. 182'ye göre bilanço esasına tabi olduğu, Dava dışı şirketin dava konusu dönemi kapsayan ticari defterlerinin 2014-2023 yılları arasında fiziki olarak tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yaptırıldığı, ticari defterlerinin HMK m.222 gereğince delil olması, dava dışı ......Şirketi'nde hayvanların veremli olduğu şeklindeki davalıların bizzat yapmış oldukları asılsız - haksız ihbar ve dedikodular nedeniyle, hayvan satış bedelinden kaynaklanan zarar yönünden” değerlendirmede, hayvanların itlafi veya karantina altına alınmasının söz konusu olmadığı, Bayburt Valiliği'nce Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'na gönderilen 09.06.2014 tarihli yazı ile ihbarların mesnetsiz olduğunun anlaşılmasına rağmen hayvanların satışının 01.07.2024 tarihinde yapıldığı ve ayrıca hayvanların satışının ...... Süt Ltd. Şti.'ne olan cari hesap borcu nedeniyle yapılan icra takibi ve haciz işlemi nedeniyle borca karşılık alacaklı şirkete piyasa değerinden satıldığı beyanı da dava dilekçesinde yer aldığından, satış hangi sebeple olursa olsun hayvanların satışından dolayı dava dışı ......Şirketi'nin uğradığı bir zararın tespit edilmediği, dava dışı ......Şirketi'nin varlığı olan hayvanların satılmak zorunda kalınması ve işletme faaliyetinin sonlanması nedeniyle DAP Projesi ihlalinden (5 yıl satılmaması şartı) kaynaklanan destek borcu zararı yönünden değerlendirmede, ... Bankası kredi borcunun hayvanların satışından dolayı erken ödenmesi nedeniyle 27.041,09 TL erken ödeme komisyonu ve masrafına katlanması sebebiyle zarara uğradığı, 4. Dava dışı ......Şirketi'nin kredi ve borçlarını ödemek için davacılar tarafından alınan kredi ve borçların finansman maliyetlerinden kaynaklanan tüm zarar ve kayıplar yönünden değerlendirmede, Davacı ...'ın şirketin kredi, vergi vb. borçlarını ödemesi nedeniyle sağladığı finansman nedeniyle dava tarihi olan 10.11.2021 tarihi itibariyle şirketten 2.372.743,60 USD karşılığı 23.022.493,88 TL alacaklı olduğu, ...'ın 10.11.2021 tarihi itibariyle 23.022.493,88 TL olan alacak bakiyesinin 14.799.773,83 TL'sinin kur farkından oluştuğu ve ayrıca 2021 yılında hesaba 316.105,56 USD karşılığı 2.320.372,86 TL faiz tahakkuk ettirildiği, Davacı ...'ın ödenen krediler bakımından talebinin TBK anlamında kefil rücu hakkını oluşturduğu, TTK m. 553 vd. düzenlenen sorumluluk davası kapsamında talep edilemeyeceği, davalılardan ...'un ise Şirketin yöneticisi olduğu konusundaki davacı iddialarının ispatlanamadığı, fiili yöneticilik sıfatının ise somut bir delile dayandırılamadığı, TTK m. 553 vd. yer alan sorumluluk halinin sadece Şirket yöneticilerinin sorumluluğunu kapsadığı, bu anlamda ...'un derdest dava kapsamında sorumluluğuna gidilemeyeceği" şeklinde görüş ve kanaatlerini mahkememize bildirmişlerdir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalının haklı sebeple yöneticilikten azli koşullarının oluşup oluşmadığı, şirketi ve diğer ortak olan davacıyı zarara uğratıp uğratmadığı, zarar var ise miktarının tespitinden kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Bilirkişi raporları, dosya içeriğinde bulanan bilgi ve belgeler üzerinde yapılan tespit ve incelemeler neticesinde;
Limited şirket müdürlerinin sorumluluğu, TTK'da anonim şirket sorumluluk hükümlerine atıf yapılarak düzenlenmiştir. TTK'nın 644/1-a hükmü açıkça anonim şirketlere ilişkin sorumluluk hükümlerinin limited şirketlere de uygulanacağını hüküm altına almıştır. Atıf yapılan anonim şirketlere ilişkin hukuki sorumluluk hükümleri, TTK’nın ikinci kitabının dördüncü kısmının sonunda, onbirinci bölümde m. 549 ilâ 561 arasında toplu olarak düzenlenmiş ve m. 549-555 de sorumluluk halleri altı başlık altında toplanmış bulunmaktadır. Sorumluluk hallerinin özel olarak sayıldığı başlıklarda, sorumluluğun konusu, sorumlular ve sorumluluk şartları ile sorumluluğun hukuki sonucu gösterilmiştir. Böylece, TTK m. 555 ilâ 561 de düzenlenen ve ortak hüküm niteliği taşıyan, şirketin zararına, müteselsil sorumluluğa, ibraya, zamanaşımına ve yetkili mahkemeye ilişkin hükümlerin de limited şirkette uygulanmasına imkan verilmiştir. Müdürlerin hukuki sorumluluğu esas itibariyle TTK’nun 553. maddesinde düzenlenmiştir. Bu madde organa özgü sorumluluğu, müdürlerin, yöneticilerin, tasfiye memurlarının sorumluluğu yanında, kurucuların sorumluluğunu da içerecek şekilde hüküm altına almıştır. Bilindiği gibi; Yasa ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri gereği gibi yerine getirmeyen şirket yöneticileri bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur. Yönetici aleyhine açılacak sorumluluk davasında asıl dava hakkı ortaklığa ait olup, böyle bir davanın açılabilmesi genel kurulun bu yönde bir karar alması koşuluna bağlıdır. Ancak, zarar gören ortakların da yöneticiler aleyhine dava açma hakkı bulunmaktadır. Ortak tarafından açılacak dava, ortaklığın dava açabilmesi için alınması gerekli genel kurul kararına bağlı da değildir. Ortakların dava açma hakkı da doğrudan doğruya zarar ve dolaylı zarar durumuna göre değişiklik gösterir. Bu nedenle, ortağın doğrudan zararı ile dolaylı zararın açıklanması gerekmektedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda şirkete, pay sahiplerine ve alacaklılara uğradıkları zararlar için dava açma hakkı tanınmıştır. Bu kişiler, uğradıkları doğrudan zararların tazmini için kusurlu yönetim kurulu üyelerine yönelebilirler. Ayrıca şirketin uğradığı zararlardan yansıma yoluyla zarar gören yani dolaylı zarara uğrayan pay sahibi ve alacaklılar da belli koşullarda sorumluluk davası açabilirler (TTK 553,556).Doğrudan ve dolaylı zararlar, yönetim kurulu üyelerine karşı açılacak sorumluluk davasında pay sahipleri ve alacaklılar bakımından önemli kavramlardır. Yönetim kurulu üyelerinin kusurlu davranışlarının şirketin, pay sahibinin veya alacaklının alanında doğrudan yol açtığı zararlara doğrudan zarar denir. Yönetim kurulu üyelerinin kusurlu davranışlarının şirketin malvarlığına zarar verdiği ve bu zararın pay sahiplerini veya alacaklıları etkilediği zararlara da dolaylı zarar denir. Doğrudan zarara istinaden dava hakkı her bir ortağa ve alacaklıya direk ve kişisel olarak tanınmıştır. Diğer ortakların, alacaklıların veya şirketin tazminat talebinden tamamen bağımsızdır. Zararın doğrudan zarar olması halinde, ortak bu davayı hem yönetim kurulu üyelerine hem de şirkete yöneltebilir. Dolayısıyla zarar olarak nitelendirilen zarar ile kastedilen, ortakların veya alacaklıların, yönetim kurulu üyelerinin ortaklık malvarlığını kötüleştiren davranışlarından şirketin zarara uğraması neticesinde uğradıkları zarardır (yansıma zarar/Reflexschaden). Burada doğrudan zarar gören şirket olmakla birlikte, onun malvarlığında azalma meydana getiren bütün işlemler, ortaklar ve alacaklılar bakımından dolayısıyla zarar teşkil etmektedir, çünkü bu zarar nedeniyle şirketin ödeme gücünde meydana gelen azalma, alacaklıların ve ortakların taleplerinde bir kayba yol açmaktadır. 6102 sayılı TTK' da dolaylı zarar kavramını kullanmamış, şirketin uğradığı zararın şirket ve ortaklar tarafından talep edilebileceğini belirterek dolaylı zarara üstü kapalı olarak yer vermiştir. Ortakların ve alacaklıların dolayısıyla zararından ancak şirketin zarara uğraması ve bu zararın ortakların ve alacaklıların malvarlığında bir azalmaya sebep olması halinde bahsedilebilir. Şirketin zararı ortakların ve alacaklıların dolayısıyla zararının “olmazsa olmaz/conditio sine qua non” şartıdır. Dolaylı zararın talebi halinde ise davanın şirkete yöneltilmesi mümkün değildir. Zira bu durumda asıl zarara uğrayan şirketin kendisidir. Ortak ile alacaklı, şirketin zararının giderilmesi talebiyle bu davayı açmaktadır. Pay sahipleri ve alacaklıların doğrudan zararları; yöneticilerin kanun ve esas sözleşmeden doğan yükümlerine aykırı olarak kusurlu fiil ve işlemleri sonucunda pay sahipleri ve şirket alacaklılarının bizzat ve bireysel, doğrudan doğruya zarara uğramalarıdır. Bu zararlar şirketin zararından bağımsız olduğundan ayrıca şirketin zarara uğrayıp uğramadığının da önemi yoktur. Bu zararlar ortak ve şirket alacaklısı sıfatı sonucu olarak görülmüş zararlardır. (Prf. Dr. Hasan Pulaşlı, şirketler hukuku şerhi 3. Cilt sayfa 2561) (Emsal: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2022/1688 E. 2023/3956 K. Sayılı ilamı)
Somut olayda ;Dava dışı ......Şirketi’nde hayvanların veremli olduğu şeklindeki davalıların
bizzat yapmış oldukları asılsız - haksız ihbar ve dedikodular nedeniyle, hayvan satış
bedelinden kaynaklanan zarar yönünden” değerlendirmede, hayvanların itlafı veya
karantina altına alınmasının söz konusu olmadığı, Bayburt Valiliği’nce Gıda Tarım ve
Hayvancılık Bakanlığı’na gönderilen 09.06.2014 tarihli yazı ile ihbarların mesnetsiz
olduğunun anlaşılmasına rağmen hayvanların satışının 01.07.2024 tarihinde yapıldığı
ve ayrıca hayvanların satışının ...... Süt Ltd. Şti.’ne olan cari hesap borcu nedeniyle
yapılan icra takibi ve haciz işlemi nedeniyle borca karşılık alacaklı şirkete piyasa
değerinden satıldığı beyanı da dava dilekçesinde yer aldığından, satış hangi sebeple
olursa olsun hayvanların satışından dolayı dava dışı ......Şirketi’nin uğradığı bir
zararın ispat edilemediği ve Dava dışı ......Şirketi’nin varlığı olan hayvanların satılmak zorunda kalınması ve
işletme faaliyetinin sonlanması nedeniyle ... Projesi ihlalinden (5 yıl satılmaması
şartı) kaynaklanan destek borcu zararı yönünden değerlendirmede, ... Bankası
kredi borcunun hayvanların satışından dolayı erken ödenmesi nedeniyle 27.041,09 TL
erken ödeme komisyonu ve masrafına katlanması sebebiyle zarara uğradığı tespit edilmiş olup taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile;10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı ... (mirasçıları) alınarak ......süt ve et ürünleri gıda pazarlama sanayi ve ticaret limited şirketi'ne ödenmesine karar vermek gerekmiştir. Davalı ...'un Şirket müdürü olduğu ve Şirket'i münferiden temsil etmeye yetkili olduğu, bu nedenle ...'a karşı sorumluluk davası açılmasının mümkün olduğu, Davalı ...'un şeklen Şirket müdürü ya da yöneticisi olmadığı, dosya kapsamında Şirket in ftili organı olarak hareket ettiği yönünde yeterli veri de bulunmadığından ...'a karşı TK m. 553 vd. hükümleri kapsamında sorumluluk davası açılmasının mümkün olmadığı, bu nedenle davanın ... açısından pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, c. Davacı ...'ın Şirket'te pay sahibi sıfatını haiz olmadığı, dolaylı zarar nedeniyle sorumluluk davası açma hakkının pay sahipliği sıfatına bağlı olduğu, bunun sonucunda ...'ın sorumluluk davası için taraf sıfatını haiz olmadığı ve davanın ... açısından bu nedenle reddi gerektiği, Davalı ...'un Şirket'te ortak sıfatına haiz olmadığı, ortak olduğunun, kabulünde dahi Şirket'e borç verme ya da kredilerine kefil olma yükümlülüğü bulunmadığı, ... bank tarafından onaylanan düşük faizli kredinin kullanılamamasına ilişkin olarak Davalı ...'un şekli olarak ortak ya da yönetici olmamasından bahisle kredi kullanılmasına nasıl engel olduğunun anlaşılmadığı, Şirket'in her iki müdürünün de Şirket'i münferiden temsil etmeye yetkili olduğu ve Davacılar'dan ...'ın onaylanmış olan krediyi tek imza ile Şirket adına kullanmasının hukuken mümkün olduğu, bu nedenle kredinin kullanılmaması nedeniyle ...'un sorumlu kılınmasının mümkün olmadığı, Çift imzalı çek keşide edilmesinden imtina edilmesine ilişkin olarak; Davacı ... Şirket Sözleşmesi uyarınca Şirket'i münferiden temsile yetkili olduğundan Şirket'i temsilen çek imzalanabilmesi için tek imzanın yeterli olduğu ve bu nedenle ...'un imzalamaması nedeniyle sorumlu olmasının mümkün olmadığı, Davalı ... ise şeklen yönetici ya da temsilci olmadığından Şirket adına çek keşide etmek için imza atmamasının sorumluluk sebebi olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, kendisinin fiil organ olarak değerlendirilmesi halinde ve kendisine özel olarak temsil yetkisi verilmiş olması ihtimalinde dahi Davacılardan ...'ın tek başına gerçekleştirebileceği bir işlemin yapılamamasından ...'un da sorumlu olmasının mümkün olmadığı, Davalılar tarafından ......Şirket'inin kredi kullandığı bankalara gönderilen ihbarnamelere ilişkin olarak; söz konusu kredilerin geri çağrılması sonucunda, kredilerin, kefili olan ... tarafından ödendiği ve ödenmeye devam ettiği için Şirket'in bankaya karşı yükümlülükler bakımından malvarlığını azaltacak bir sonuç yaratmadığı, bununla birlikte söz konusu ihtarnamelerin Şirket'in bankalar nezdindeki ticari itibarını zedelediği, Şirket'in bankalar aracılığıyla finansman sağlamasını önemli ölçüde zorlaştırdığı açık olduğundan Şirketin bu nedenle zarara uğradığını ifade etmenin mümkün olduğu; bu kapsamda, Şirket'in finansmana erişiminin güçleşmesi nedeniyle Şirket hayvanlarının satılmak zorunda kalınması neticesinde .... Projesi'nin ihlali nedeniyle proje desteğinden mahrum kalındığı, meydana gelen bu zararlardan ...'un sorumlu kılınmasının mümkün olduğu; ... Şirket'in yöneticisi olmadığından huzurdaki sorumluluk davasında sorumlu olmasının mümkün olmadığı, Şirket hayvanlarının hastalıklı oldukları yönünde yapılan şikayetlere ilişkin olarak; gerçeğe aykırı olarak yapılan şikayetlerin TK m. 55/1-a-1 hükmü kapsamında haksız ve hukuka olduğu; ancak ... Şirket yöneticisi olmadığından bu konudaki dava hakkının Şirket'e ait olduğu, ...'un fiili organ olduğunun kabulü halinde ...'un bu eylem nedeniyle meydana gelen zararlardan TK m. 553 kapsamında sorumlu olacağı, Şirketin hayvanları bizatihi Davacılar'ın iddiası ile piyasa fiyatından satıldığından bu bakımdan zarardan bahsetmek mümkün değildir. Davalılardan ... bakımındansa; ...'un şirket ve sicil kayıtlarında Şirket müdürü ya da yöneticisi olarak yetkilendirilmediği, dosya kapsamında Şirketin fiili organı olarak hareket ettiği yönünde yeterli veri bulunmadığı, davalının savcılık ifadesinde yer alan beyanında “fili ortak” olduğu yönündeki beyanının ...'a karşı TTK m. 553 vd. hükümleri kapsamında sorumluluk davası açılmasının mümkün olmadığı, bu maddelerde sadece yöneticilerin sorumluluğunun düzenlendiği, ortakların sorumluluğu bakımından bir özel sorumluluk hali kabul edilmediği, bu nedenle davanın ... açısından pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın KABULÜ ile;

-10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı ... (mirasçıları) alınarak ......Süt ve Et Ürünleri Gıda Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ödenmesine,

2-Davalı ... yönünden davanın REDDİNE,

3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 683,10 TL harcın davalı ... ve ...den alınarak hazineye irat kaydına,

4-Davacı tarafça yatırılan 118,60 TL başvurma harcının davalılar ... ve ...den alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafça yapılan 18.544,50 TL yargılama giderinin davalılar ... ve ...den alınarak davacıya verilmesine,

6-Davalılar ... ve ...tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

7-Davalı ... tarafından yapılan yargılama giderinde bulunmadığından bu konuda HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,

8-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...den alınarak davacılara verilmesine,

9-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ...'a verilmesine,

10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının (bilirkişi olarak görevlendirilen Prof. Dr. ...'ın bilirkişi ücreti olan 5.000,00 TL ödendikten sonra) HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,

11-HMk'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,

Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/11/2025