İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile dava dışı ------ arasında 16 Nisan 2019 tarihli-----Noterliği tarafından onaylama şeklinde temlik sözleşmesi imzalandığı ve dava dışı ------ davalı şirketten olan 227.648,11 TL bedelli alacağının bu sözleşme ile davacı şirkete devredildiği, aynı gün davacı şirketin, temlik sözleşmesi ve eklerinin bir suretini davalı şirkete göndermek suretiyle alacağı temellük ettiğini bildirdiği, bu bildirime rağmen davacı şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığından mütevellit davacı şirket tarafından davalı aleyhine ----.İcra Müdürlüğü ------ Esas numarası ile temlik sözleşmesine dayalı icra takibi başlatıldığı, icra takibine müteakip davalı şirketin davacı şirkete alacağın 45.000,00 TL'lik kısmını banka havalesi ile gönderdiği, akabinde yetki itirazında bulunduğu, davacının talebine istinaden ---- Müdürlüğü'nde -------Esas numarasıyla takibe devam edildiği, fakat davalı tarafça başka bir ödemenin gerçekleştirmediği ve takibe haksız bir şekilde itiraz edilerek takibin durdurulduğu, işbu itirazın iptali davasının ikame edilerek haksız itirazın iptali ile takibin devamını talep etme gereğinin hasıl olduğu, Dava dışı ------. ile davalı şirket arasında, davalının üretim tesisinin inşası amacıyla eser sözleşmesi imzalandığı ve dava dışı şirketin sözleşmeye uygun olarak üretim tesisini zamanında ve tam olarak teslim ettiği, davalı tarafın ticari defterleri incelendiğinde ------. tarafından kesilmiş hakediş faturalarının ve eğer var ise cari hesapta hakediş faturalarının kaydının tespit edileceği, davalı tarafından eser sözleşmesine aykırılık nedeniyle dava dışı şirkete hiçbir ihtarnamenin gönderilmemiş olması ve davalı aleyhine başlatılan icra takibi akabinde davalının mevzubahis alacağın 45.000 TL'lik kısmını da ödemiş olmasının da davalının dava dışı şirketin ifa etmiş olduğu eserin tam ve eksiksiz olduğunu ve eser sözleşmesindeki borcunu kabul ettiğini gösterdiği, yazılı şekilde kurulan ve TBK hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş temlik sözleşmesi ile de mevcut olan alacağın davacı şirkete devredilmesine karşın davalının haksız olarak kalan bedeli ödememesinin, davacı şirketin alacağını tahsil edememesine ve ekonomik olarak zarara uğramasına sebebiyet verdiği, Temlik sözleşmesinden haberi olan ve bu sebeple davacıya temlik sözleşmesine konu alacağın 45.000,00 TL'lik bedelini ödeyen davalının sonrasında yapmış olduğu bu itirazın suiniyetli olduğu izahtan vareste olduğu, haricen öğrenilen bilgiye göre davacının alacağından kalan kısma denk gelen miktarın ödenmeme sebebinin, alacağı temlik eden dava dışı----- davalı şirket için yapmış olduğu tesisat işinden kaynaklı zararın davacının alacağından mahsup edilmesi olduğu, fakat davalının davacıya kalan borcunu bu sebebe binaen ödememesinin hukuka aykırı olduğu, Davalı ile davacı arasındaki ilişkinin temlik ilişkisinden kaynaklanmakta iken davalının mahsup işlemine konu olduğunu iddia ettiği alacağı yine iddia ettiği üzere dava dışı -----ortaya çıkan zarardan kaynaklandığı, kabul anlamına gelmemek kaydıyla iddia edilen arızadan kaynaklı davalıda bir zarar oluştuysa dahi bu zararın davacının alacağından mahsup edilmesinin imkansız olduğu, zira davacı ile davalı arasında sadece temlikten kaynaklı bir alacak ilişkisinin mevcut olduğu, davalının iddia ettiği arızadan kaynaklı zararı var ise bunun tazmin talebini dava dışı -----yönelterek ondan tazmin etmesinin icap edeceği, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalının mahsup işlemini yapabildiği bir an için düşünülse dahi mahsup etmiş olduğu miktarın afaki olduğunun görüleceği, haricen elde edilen bilgiye göre arızanın Eylül 2018'de meydana geldiği, söz konusu kaza ile alakalı tutanağın da tutulduğu, fakat tutanakta arıza anlatılmasına karşın herhangi bir zararın oluştuğunun belirtilmediği, arıza oluştuktan sonra da arızanın zarara sebebiyet verdiğine dair herhangi bir belge, rapor, delil tespitinin vs. mevcut olmadığı. olayın meydana geldiği tarihten yaklaşık 4 ay sonra davalı şirket dava dış----arızanın zarara sebebiyet verdiğini ve bu zararın toplam 154.000 TL (yaklaşık olarak davacının alacağından mahsup edilen miktar) olduğunu ileri süren bir mail attığı, söz konusu zararların forklift arıza bedeli, t-özel ve gevrek ürünlerindeki ambalaj içerisine su girmesi dolayısıyla ürünlerin kullanılamaz hale gelmesi, zararı gidermeye çalışan personel ücreti ve diğer makina arıza bedeli olarak sıralandığı, fakat öncelikle bu zararların gerçekten meydana gelip gelmediği veyahut zarar meydana gelmişse dahi arızadan kaynaklanıp kaynaklanmadığına dair hiçbir somut belge veya delil gösterilmediği, Forklift arıza bedelinin tespiti için hangi forklift markasının kullanıldığı, forklift arızasının neden kaynaklandığı, arızayı gidermek için hangi işlemlerin gerçekleştirildiği ve işçilik dahil arızanın hangi bedel ile giderildiğinin hiçbir şekilde açıklanmadığı, akabinde ürünlerde oluşan hasarların ürünlere nasıl zarar verdiğinin izah edilmediği, yağlı, asitli veya alkollü çözeltilere 2 ila 10 gün arasında maruz bırakılsa dahi hiçbir şekilde maddeleri geçirmeyen ambalajların üzerlerine su geldiğinden bahisle bozulduklarının iddiasının bu teknik raporlar ışığında gerçeği yansıtmadığı, diğer makinada meydana gelen hasar için de arızalı olduğu iddia edilen makinanın hangi marka olduğu, arızanın neden kaynaklandığı, arızayı gidermek için hangi işlemlerin gerçekleştirildiği ve işçilik dahil arızanın hangi bedel ile giderildiğinin hiçbir şekilde açıklanmadığı, izahatları hiçbir şekilde yapamayan ve kuvvetle muhtemel zararı dahi oluşmamış olan davalının, dava dışı------ talep ettiği ve tamamen kendi insiyatifine bağlı olarak hesapladığı zararların bedeli ve akabinde davacının alacağından yine bu miktarda yapmış olduğu haksız kesintinin yukarıda ispat edildiği üzere gerçeğe ve hukuka aykırı olduğu. bu nedenlerle, davanın kabulü ile davacı şirketin davalıdan alacaklı olduğunun tespiti ve davalının haksız itirazının kaldırılarak ---- İcra Müdürlüğü'nde ------ Esas numarası ile başlatılan icra takibinin devamına, icra takibine suiniyetle itiraz eden davalının icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin davacı yana borcunun bulunmadığı, davalı şirket ile davacı yan arasında herhangi ticari ilişkinin bulunmadığı, ticari ilişki bulunmayan taraflar arasında bir borç ilişkisinin de bulunmadığı, davalı şirket ile dava dışı şirket ---- arasındaki ticari ilişkiye bağlı olarak dava dışı ----- Firması'nın davalı şirketi kusuru nedeniyle uğratmış olduğu zararlara ilişkin ilgili tutanakların tutulduğu, meydana gelen hasara ilişkin sorumlu davalı şirketin tedarikçisinin ------ Firması tarafından sigorta şirketi nezdinde bildirimde bulunup, hasar dosyası açıldığının davalı tarafa bildirildiği, meydana gelen zararın, cevap dilekçesi ekinde sunulan 17.09.2018 ve 19.09.2018 tarihli tutanakların ve açılan sprinklerin neden olduğu hasara ilişkin tespit yapılacağını bildirir yazı ile sabit olduğu, meydana gelen zarar sonrası iyi niyetle davalı şirkete ödeme yapılması beklendiği, zararın giderilmesine ilişkin 10.05.2019 tarih ve ------ yevmiye numaralı ihtarname gönderildiği, gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kalması ve hasara sebebiyet veren dava dışı tedarikçişirketin vermiş olduğu hasarı gidermeye yönelik bir eylemde bulunmaması üzerine -----. İcra Müdürlüğünün -----Esas numaralı dosyası ile ----- icra takibi başlatıldığı, icra takibi ile de zarar giderilemediğinden son çare olarak dava dışı şirketin hakedişlerine bloke konulduğu, izah edilen sebeplerle davalı şirketin davacı yan ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığı gibi davacı yana herhangi bir borcunun da bulunmadığı, davacı yan tarafından davalı şirkettin tedarikçi firması olan ----- aldığı temlikname gereği davalı şirketten firmanın alacağını talep edildiği, davalı tarafça işbu talebe karşın -----Noterliği'nin 10.05.2019 tarih ve ----- yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilerek özetle; davalı şirketin zararının mahsubu sonrasında ödeme yapılacağının bildirilerek bu tutarın ödendiği ve kalan tutara itiraz edildiği, davacı yanın işbu ihtarname cevabı ile durumdan haberdar olduğu, davacı yanın dava dilekçesinde beyan ettiği üzere takip sonrasında değil işbu tutarın temliknamenin ihbarı sonrasında yapıldığı, yine tarih sıralamasına dikkat edilecek olur ise; zararın 17.09.2018 tarihinde gerçekleştiği, temliknamenin ise 16.04.2019 tarihinde düzenlendiği, bu halde davacı yanının temlik tarihi itibariyle davalı şirketten dava konusu alacağının doğmadığının sabit olduğu, davalı şirketin davacı firma ile ticari bir alacağı, cari hesap kaydının bulunmadığı, ayrıca ----- Noterliği'nin 10.05.2019 tarih ve ----- yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilerek durumun ihbar edildiği, adı geçen dava dışı firma tarafından cevabi ihtar ile ya da başkaca yazılı ya da sözlü bir yolla bakiye tutara ya da davalı firma nezdinden oluşan zarara itiraz edilmediği, davalı şirketin tedarikçisinin, davacı yana alacağını temlik eden ------ Firması tarafından verilen cevabi yazıda; davalı şirketin uğradığı zarara yönelik olarak gönderilen yazı içeriğinde ----- nolu açıldığı iddia edilen hasar dosyasının akıbetinin müzekkere ile sorulması gerektiği açıklanan nedenlerle davacının haksız ve hukuka aykırı olarak açmış olduğu itirazın iptali davasının süresinde açılmamış olması, davalı şirkete karşı yapılan icra takibinin İcra İflas Kanununda belirtilen yasal şartları sağlamadığından öncelikle davanın esasına girilmeden usulden reddine, Sayın mahkemenin aksi olması durumunda davalı şirketin davacı yana herhangi bir borcu bulunmadığından, davalı şirketin borcunun bulunmadığının tespiti ile haksız olarak açılan işbu davanın reddine, haksız ve kötü niyetli olarak açılan dava nedeniyle davacı yanın 9620'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmitşir.
-16 Nisan 2019 tarihli -----Noterliği tarafından onaylama şeklinde temlik sözleşmesi
----- İcra Müdürlüğü'nde 13.05.2019 tarihinde ------ Esas sayılı dosya
-17.09.2018 tarihli, davalı yanca dosyaya sunulu, davalı şirket (----- personelleri tarafından imzalanmış hasar tutanağında;
- 17.09.2018 tarihli, davalı yanca dosyaya sunulu, karşılıklı olarak imzalanmış hasar tutanağı
- 19.09.2018 tarihli, davalı yanca dosyaya sunulu, karşılıklı olarak imzalanmış hasar tutanağı
10.01.2019 tarihli, davalı şirketin ----tarafından davacı tarafa (-----) gönderilen, “17 Eylül ve 19 Eylül tarihlerinde yaşanan olaylar ile ilgili hasar bedelleri”
----- 13.10.2021 tarihinde dosyaya sunduğu “12/10/2021 Tarihli ------ Esas sayılı Müzekkereniz.” konu başlıklı yazı ekinde,
-Davalı şirket tarafından, 13.05.2019 tarihinde, davacı şirkete 45.266,13 TL ödeme yapıldığı, dekontunda “------ TEMLİKNAMEYE' açıklama ifadesi tespit edilmiştir.
Tanık Beyanları
Talimat mahkemesince dinlenen tanık -----Beyanında,"------- Firması ile bir anlaşma yapılmıştı, bu firma yangın sprinkleri takıyordu, bu işi yaparken bir hasara sebep oldular, bizim ürün ve ekipmanlarımız zarar gördü, bitmiş ürünlerimiz ıslandı, ortamda bulunan forklift de hasar gördü, bu hasarları firma ile görüştük, kendileri sigortadan bunları talep etti, eksper geldi, biz sözleşme gereği alacaklarını bloke etmiştik, sigortadan bir süre cevap bekledik, cevap gelmeyince biz bloke ettiğimiz parayı vermedik, kendileri davacı ----- Makineye temlikte bulunmuşlar, bizim yaklaşık 180.000,00 TL'lik zararımız oluşmuştu, bunu da ----- Firmasının alacağından mahsup ederek yaklaşık 45.000,00 TL'lik bir ödemeyi temlik gereği davacı ------ Makineye yaptık ve borcumuzu kapattık, kendi alacağımızı alamadık, Bilgim ve görgüm bunlardan ibarettir. Tanıklık ücreti istemiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Talimat mahkemesince dinlenen Tanık - --- Beyanında," Ben dava dışı ----- saha sorumlusu olarak çalışmaktaydım, iş sahibi -----.olup, proje alanındaki yangın tesisatına ilişkin sözleşmeyi dava dışı ----- firması ile imzalamıştır, ancak davacı ------ firmasının taşeronu olarak sahada çalışmaktaydı, fakat resmiyette herşey ----- firması adınaydı, çalışanlar da (----- firmasının çalışanları da) ------ sigortalısı olarak görünmekteydi, olay yerinde bir adet depo bulunmaktaydı, deponun yarısı sevkiyata hazır ürünler yarısı da sevkiyat alanı olarak ayrılmıştı, forklift sevkiyata hazır ürünleri alıp araca yüklemekteydi ve yükleme esnasında olayın meydana geldiği bizim çalışma yaptığımız bölgeden geçmekteydi, biz olay günü ve saatinde söz konusu alanda test yapacağımızı ----firmasına bildirmiştik, yapılacak test planlı bir test idi, öğle saati esnasında sevkiyat alanından alınan ve tıra yüklenmesi gereken yaklaşık 6-7 palet endüstriyel yağ bizim çalışma yaptığımız alanda bırakılmış, kendilerine söylediğimizde sevkiyat alanının çok dolu olması nedeniyle bırakmak zorunda olduklarını ve ürünlerin etkilenmeyeceğini söylediler, yaptığımız test esnasında sprinklerin patlaması sonucu su sızıntısı oldu ve söz konusu paletteki ürünler ıslandı, ancak ürünler sızdırmaz poşetler içerisinde ve bu poşetler de karton kutulara yerleştirilmiş vaziyette idi, yani ıslanma sonucu sadece karton kutuları zarar gördü, ürünler zaten sızdırmaz poşette olduğu için herhangi bir şekilde zarar görmedi, sıvıyla temas etmedi, alanda aynı zamanda arızalı bir adet forklift bulunmaktaydı, olaydan sonra olaya ilişkin tutanak tutuldu, ----- firmasının işe başladığı esnada sigorta yaptırdığı sigortanın bir yıl süre ile geçerli olduğu ve zararın bu kapsamda sigorta tarafından karşılanacağı düşünülmekteydi, ancak daha sonra sigortanın süresinin bittiği ve yeni poliçe yapılmadığı anlaşıldı, ----- firma yetkilileri ---- firması ile görüşerek durumu izah edip olayın test esnasında değil, bakım esnasında meydana geldiği yönünde tutanak tutulması halinde bakıma ilişkin zararların poliçenin bitiminden itibaren bir yıl daha poliçe kapsamında kaldığı, zararın buradan karşılanabileceği hususunda ----- firması ile görüştüler, kendileri de yardımcı olmak için daha önceden arızalı olarak alana bırakılan forkliftin de olaydan dolayı zarar gördüğünü tutanağa geçildiği takdirde kabul edeceklerini söylediler, bunun üzerine tutanaklar yırtılarak olayın bakım esnasında meydana geldiği yönünde yeni tutanaklar tutuldu, devamında ----- firması maddi olarak sıkıntı yaşadı ve alacaklarına karşılık 280.000,00 TL alacağını ---- firmasına temlik etti, ben de temlik belgesine bizzat ----- firmasına teslim ettim, ------ firması tarafından 45.000,00 TL civarı bir ödeme yapıldı, kalan kısım için ise forkliftin zarar gördüğü gerekçesi ile ceza kestiklerini beyan ettiler, meydana gelen olayda zarar gören sadece karton ambalajları olup, bunları da sabahtan akşama kadar işçiler vasıtasıyla değiştirdiler, benim bilgim görgüm bundan ibarettir " şeklinde beyanda bulunmuştur....
Bilirkişi Raporları:
Mahkememizce alınan 18/09/2023 tarihli raporun sonuç kısmında,"
1. Davalının eski alacaklıya karşı ileri sürebileceği savunmaları TBK m. 188 gereği yeni alacaklıya karşı ileri sürebileceği,
2. Teknik ve mali inceleme ile davacı alacağının belirlenmesinin mümkün olduğu,
3. Alacağın devri işleminin muvazaalı olmasının somut olayda etkili olmadığı, somutolayda TBK m. 188 hükmünün uygulanmasının gerekli ve yeterli olduğu"
Yönünde rapor tanzim edilmiştir.
Mahkememizce alınan 11/11/2024 tarihli raporun sonuç kısmında,
"Davacı -----. arasında imzalanan ve dava dışı şirketin davalı şirketten olan alacağını davacı şirkete temlik ettiği temliknamenin noterlikçe tasdik tarihi olan 16.04.2019 itibariyle davalı şirketin ticari defterlerine göre, davalı şirketin dava dışı şirkete 227.648,11 TL borçlu olduğu, bu borç tutarının davacı ve dava dışı şirketin arasında imzalanan temlik sözleşmesindeki temlik edilen tutarla aynı olduğu,
Davalı şirketin daha sonra 13.05.2019 tarihinde (dava konusu icra takip tarihinde) davacı şirkete, dekontunda-----TEMLİKNAMEYE” açıklamalı, 45.266,13 TL tutarında ödeme yaptığı, bu ödemenin dava dışı şirket cari hesabındaki 227.648,11 TL borçtan düşüldüğü, ödeme sonrası davalı şirketin ticari defterlerine göre, davalı şirketin dava dışı şirkete 182.381,98 TL borcunun kaldığı, bu borç tutarının da davacının açtığı işbu davaya konu dava esas bedeli ile aynı olduğu,
Davalı taraftan ayrıca davalı şirket ile davacı şirket arasında bir cari hesap ilişkisi gerçekleşmiş ise, davacı şirketin cari hesap muavininin gönderilmesinin istendiği, davalı tarafça davacıya ait herhangi bir cari hesap ekstresinin sunulmadığı, buna göre, davalı ve davacı şirket arasında bir cari hesap ilişkisinin bulunmadığının anlaşıldığı, davacı tarafça bunun aksinin iddia edildiği ve buna ilişkin belgelerin sunulduğu durumda, davalı taraftan tekrar konuya ilişkin açıklama ve belgeler istenebileceği,
Davalı taraftan ayrıca, davalı şirketin ---- tarafından ------ e-posta adresine 10 Ocak 2019 tarihinde gönderilen e-posta içeriğindeki maliyet kalemleriyle ilişkili detay bilgi ve belgelerin istendiği fakat bu taleple ilgili tarafıma herhangi bir bilgi ve belge temini yapılmadığı, dolayısıyla bu e-postadaki maliyet kalemlerinin belge yönünden teyit edilemediği, sadece e-postadaki işlemlerin matematiksel hesaplamalarının doğru olup olmadığının kontrol edilebildiği, hesaplamalarda bir hataya rastlanmadığı, e-postadaki maliyet kalemleriyle davalı tarafın sunduğu olay tutanaklarının da karşılaştırılamadığı, zira tutanaklarda hasarlarla ilgili çok az detay var iken, mail içeriğinde detaylı olarak maliyet kalemlerinin belirtildiği, ayrıca hesaplamalarda kullanılan bazı parametrelerin ----* koli değişim işçiliği veya forklift işçiliği için hesaplamada kullanılan işçi sayılarının ve işçilik saatlerinin söz konusu iş için makul süreler olup olmadığı gibi hususların) teknik değerlendirme gerektirmediği,
Söz konusu e-postadaki maliyet kalemlerinin dip toplamının 154.561,00 TL olduğu ve e-postada bu bedele KDV ekleneceğinin belirtildiği, tarafımca söz konusu dip toplam üzerinden hesaplanan 9018 KDV'nin 27.820,98 TL olarak bulunduğu, 154.561,00 TL maliyetler ve 27.820,98 TL KDV olmak üzere KDV dahil toplam maliyet bedelinin 182.381,98 TL olarak hesaplandığı, bu tutarın da davalı şirketin ticari defterlerinde, davalı şirketin dava dışı şirkete en son kalan borç tutarı olduğu, her ne kadar temlikname tarihi itibariyle davalının ticari defterlerinde davalı şirketin dava dışı şirkete 227.648,11 TL borcu bulunsa da,-----e-posta adresine gönderilen e-postada belirtilen maliyet kalemleri toplamı * KDV bedelini hariç tutarak davalının davacıya 45.266,13 TL ödeme yaptığının anlaşıldığı, davalı şirketin bu maliyet bedelleriyle ilgili dava dışı şirkete herhangi bir zarar/gider yansıtma faturası düzenlemediği,
Davalı şirketin, kendi ticari defterlerine göre dava dışı şirkete halen 182.381,98 TL borçlu durumda olduğu,
dava dışı şirketin davalı şirketten olan alacağını davacı şirkete temlik etmesi sebebiyle davacı şirketin davalı şirketten 182.381,98 TL asıl alacak ve icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek ticari reeskont avans faizi talep edebileceği,
Sayın Mahkemenizce, davalı tarafça sunulan tutanakların, e-posta yazışmalarının, olay yeri fotoğraflarının ve ----- tarafından sunulan ekspertiz raporunun; dava dışı şirketçe davalı şirketin zarara uğratıldığına ve dava dışı şirketin bahse konu olaylardan tümüyle sorumlu olduğuna dair yeterli delil ni aşıdıklarına hükmedilmesi durumunda, davacının şirketten olan 182.381,98 TL asıl alacağından ne kadarlık hasar bedelinin düşüleceğinin takdirinin Sayın Mahkemenizde olduğu, zira 10.01.2019 tarihli e-postadaki maliyet kalemlerinin dip toplamı olan 154.561,00 TL ile ekspertiz raporundaki inşaat işleri onarım hasar bedeli olarak tespit edilen 23.775,66 USD'den hangisinin dikkate alınacağı hususunda tarafımca net bir kanıya varılamadığı, farklı tutarlardaki bu iki hasar bedelinin birbirleriyle ilintili olup olmadıkları konusunda da bir e-postada yer alan maliyet kalemlerinin zarar gören ürünlere, palet e, ıslanan koli ve teneke maliyetleri ve forklift operatör işçiliğine ve değerlendirmeye varılamadığı,
---- seri nolu makine ile ilgili 2 adet orijinal ---- parçaya ilişkin olduğu, ekspertiz raporunda ise hasar bedellerinin türünün sadece “İnşaat işleri - onarım” olarak belirtildiği, davalının maliyet kalemlerine ek olarak KDV talep edebilmesi için, hasar gördüğünü iddia ettiği ürün, koli, teneke, makine parçası ve e-postada yazılı işçiliklerin tamamının satıcı/taşeron firmalardan KDV'li faturalar ile temin edilmiş olduğunu ispatlaması gerektiği, bu maliyet kalemlerinde KDV'siz olarak temin edilmiş birkalem varsa, bu kalemin *KDV eklenerek davacı şirkete olan borçtan düşülmesinin doğru olmayacağı,
-----. tarafından dosyaya sunulan yazılarda, ----nolu inşaat all risk poliçesine istinaden ----- nolu hasar dosyasıyla ilgili olarak, poliçenin bakım döneminde, bakım faaliyeti sırasında meydana gelen ve sadece işverene ait kıymetlerde hasar oluşmasına neden olan hadisenin sigorta şirketince düzenlenen poliçe teminatı dışında olduğundan sigorta şirketinin belirtilen hasar dosyası sebebiyle de sorumluluğunun bulunmadığı açıklamalarının görüldüğü,
Dava dışı ---- Sayın Mahkemenizce ticari defter Dava dışı ------ Sayın Mahkemenizce ticari defter incelemesi için gönderilen tebligata ilişkin Tebliğ Mazbatası'nda “Adresinden ayrılmış yeni adresi de bulunmadığından 1 ve 2. sahife kapıya asılmıştır." açıklamasının görüldüğü; hem bu tebliğ mazbatası hem de dava dışı şirket adına yerinde inceleme yapılmasına yönelik herhangi bir beyan dilekçesinin bulunmaması sebebiyle, dava dışı şirketin ticari defterlerinin incelenemediği"
Yönünde rapor tanzim edilmiştir.
Mahkememizce alınan 11/05/2025 tarihli raporun sonuç kısmında,"
a) Kusur veya arızadan kaynaklı davalıda bir zarar oluştuysa dahi bu zararın davacının alacağından mahsup edilip edilemeyeceği hususunun takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere, davacı ile davalı arasında sadece temlikten kaynaklı bir alacak ilişkisinin mevcut olduğu, davalının iddia ettiği kusur ve arızadan kaynaklı zararı var ise bu kusur ve arıza sebepli hasarların tazmin talebinin de takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere dava dışı ----- yönelterek ondan tazmin edebileceği,
b) Kusur ve Arıza oluştuktan sonra da, bu durumun hasar ve zarara sebebiyet verdiğine dair içeriği detaysız ekspertiz raporu ve olay anında tutulan tutanaklarda belirtilen içerikler dışında kapsamlı bir hasar dökümü ve delil olacak tespit listesinin vs. mevcut olmadığı,
c) Olay günü tutulmuş, iki tarafın da imzalamış olduğu tutanaklarda;
17.09.2018 tarihli olayda, yangın söndürme sisteminin test edilme aşamasında, taşeron firma çalışanı tarafından yanlış vananın açıldığı, depoda bulunan paletler ve kolilerin ıslandığı, 19.09.2018 tarihli olayda, akü şarj istasyonlarının bulunduğu bölgede, yine yangın söndürme sisteminin test edilme aşamasında, ----- model numaralı dik tip sprinkler başlığının termal elemanının açması nedeni ile su pürkürtüldüğü, boş koliler, akülü forklift ve diğer akü şarj istasyonlarının ıslandığı bilgilerinin görüldüğü,
Bu bilgiler neticesinde, takdiri sayın mahkemede olmak üzere, davalı tarafın ----olabileceği, ancak söz konusu zarara ait talep edilen bedelin kadri Maruf olup olmadığı hususunun değerlendirilebilmesi için detaylı hasar keşif listesi ile zararlara ait onarım içeriği ve bedellerini kapsayan fatura vs. gibi belgelerin dosyada bulunmadığı,
d) 12.02.2019 tarihli ekspertiz raporunda; hasarın bakım döneminde meydana geldiği iddia olunduğu, poliçenin bakım döneminde, bakım faaliyeti sırasında meydana gelen ve sadece işverene ait tesislerde/kıymetlerde hasar oluşmasına neden olan hadiseler ve zararların teminat harici olduğunun belirtildiği, Hasar gören malzemeleri içeren detaylı bir tespit listesi görülememiş olup, hasarlar ile ilgili sigorta şirketinin ekspertiz raporunda belirtilen “hasar işlemleri tanımları" içeriğinin "İnşaat işleri / onarım” olarak tespit edildiği, bu tespitin teknik değerlendirme yapmak için yeterli olmadığı, ancak bu raporun iddia olunan hasar tarihinden yaklaşık 5 ay sonra düzenlenmiş olması nedeniyle, hangi sebeple düzenlen; olarak bilinemeyeceği, bağımsız bir kuruluşça alınan bu ekspertiz raporunun değerlendirilip
e) 12.02.2019 tarihli ekspertiz raporunda; hasar toplamının 23.775,66 USD olarak hesaplandığı, bu hesap dahilinde KDV ile ilgili bir bilginin bulunmadığı (aynı tarihli ----- Efektif Satış kuru 1 Dolar -5.2812 TL. toplam bedel: 23.775,66 USD- 125.564,02 TL),
f) Davalı şirket tarafından iddia olunan hasarlar ile ilgili gönderilen “hasar bedelleri” içerikli Mailde (B) talep edilen toplam tutarın 154.561,00 TL#KDV(618) (tkdv ile toplam: 182.381,98 TL) olduğu, bu tutarı kanıtlar nitelikte bir fatura ve hasar keşif listesi görülemediğinden, e-posta içeriğinde görülen maliyet kalemlerinin miktarlarının tespitinin yapılamayacağı,
8) ---- Personeli için 2018 yılı asgar .603,12 TL (net) olabileceği, İlgili şirketin maaş politikaları sebepli farklı bir ücret ödediği iddia olunursa bunu ilgili SGK dökümanları ile kanıtladığı durumda yeniden hesap yapılabileceği,
Davalı şirketçe iddia olunan 2018 yılı işçi saat ücreti | Arşivlere göre 2018 yılı işçi saat ücreti (net) 1SS Personeli 30,00 TL - Personeli 6,68 TL
h) Kıdemine göre değişmekle birlikte, arşiv kayıtlarımıza göre Forklift Operatörü 2018 yılı ortalama maaşının 2.250,00 TL olabileceği, ilgili şirketin maaş politikaları sebepli farklı bir ücret ödediği iddia olunursa bunu ilgili SGK dokümanları ile kanıtladığı durumda mali olarak yeniden hesap yapılabileceği,
Davalı şirketçe iddia olunan 2018 yılı işçi saat ücreti | Arşivlere göre 2018 yılı işçi saat ücreti (net)
Forklift Operatörü 40,00 TL Forklift Operatörü 9,375 TL
i) Islanan Forklift arızası servis bedeli için talep edilen 43.041,40 TL ile ----- seri nolu Makine ile ilgili orijinal ----- redresör (2 adet) 29.072,00 x 2 - 58.144,00 TL bedellere ait servis dökümanı ile faturaları dosyada bulunmadığından teknik olarak değerlendirme yapılamayacağı"
Yönünde rapor tanzim edilmiştir.
hukuki niteliği itibariyle Eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın temlikine dayalı davalı aleyhine başlatılan----- İcra Müdürlüğünün ------. Sayılı icra dosyasına davalı tarafça yapılan kısmi itirazın iptali davasıdır.
Davacının davalı ile arasında sadece temlikten kaynaklı bir alacak ilişkisinin mevcuttur.
TBK m. 183 uyarınca davalı borçludan olan alacağını devretmiştir. Bu hüküm uyarınca “Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir”. Alacağın devri işlemi tasarruf işlemi niteliğinde bir işlem olup. işlemin yapılmasıyla alacaklının malvarlığının aktifinde yer alan alacak hakkı. yeni alacaklının malvarlığının aktifine geçer. İşlemde borçlunun yer almasına gerek olmadığı gibi borçlunun bu işleme onay vermesi de gerekmez,
Davalının eski alacaklıya karşı ileri sürebileceği savunmaları TBK m. 188 gereği yeni alacaklıya karşı ileri sürebileceği, Alacağın devri işleminin muvazaalı olmasının somut olayda etkili olmadığı, somut olayda TBK m. 188 hükmünün uygulanmasının gerekli ve yeterli olduğu düzenlenmiştir.
Davacı taraf dava dışı alacaklıdan TBK m. 183 uyarınca davalı borçludan olan alacağını devraldığı, Alacağın kaynağının dava dışı devreden ----- ile davalı arasında eser sözleşmesinden kaynaklandığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, dava dışı devreden bu sözleşme nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu ancak davalı borçlu sözleşmenin ifası sırasında dava dışı devreden tarafin kendisine zarar verdiğini, bu nedenle dava dışı şirketten alacaklı olduğunu, bakiye borcun da davacıya ödenmiş olduğunu iddia ileri sürdüğü ve bu husus ihtar ettiği, Aynı tarihte davacı taraf davalıya gönderdiği ihtarda dava dışı şirketin kendilerine verdiği zarar miktarının mahsubu ile 45.266,13 TL ödeme yapılabileceği bildirildiği, Dosyada mübrez 13/5/2019 tarihli banka dekontuna göre davacı taraf davalıya 45.266,13 TL ödeme yapmış olduğu anlaşılmaktadır.
Davalının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede; Davalı ----- 01.06.2016-31.05.2020 tarihleri arasındaki aylık ticari e-defterlerinin ve envanter defterlerinin zamanında ve usulüne uygun olarak Gelir İdaresi Başkanlığı e-berat onaylarının /noter tasdiklerinin yapıldığı, muhasebe kayıtlarının V.U.K. madde 215-219 hükümleri ve Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğleri'ne uygun şekilde tutulduğu ve kayıtların davalının sunduğu cari hesap muavini ile uyumlu olduğu, ticari defterlerinin kendi lehine delil niteliği taşıdığı,
Davalı ve davacı şirket arasında bir cari hesap ilişkisinin bulunmadığı, Davalı şirketin ticari defterlerine göre, davalı şirketin dava dışı şirkete 227.648,11 TLborçlu olduğu, Davalı şirketin daha sonra 13.05.2019 tarihinde (dava konusu icra takip tarihinde) davacı şirkete, dekontunda-----" açıklamalı, 45.266,13 TL tutarında ödeme yaptığı, bu ödemenin dava dışı şirket cari hesabındaki 227.648,11 TL borçtan düşüldüğü, ödeme sonrası davalı şirketin ticari defterlerine göre, davalı şirketin dava dışı şirkete 182.381,98 TL borcunun kaldığı, bu borç tutarının da davacının açtığı işbu davaya konu dava esas bedeli ile aynı olduğu, Dava dışı ----- ticari defterlerini incelemeye sunmadığı anlaşılmıştır.
Davalının dava dışı devrede -----firmasının tarafin kendisine kusuru ile ve arıza nedeniyle zarar verdiğini, bu nedenle dava dışı şirketten alacaklı olduğunu, ileri sürdüğü, arıza oluştuktan sonra da, bu durumun hasar ve zarara sebebiyet verdiğine dair içeriği detaysız ekspertiz raporu ve olay anında tutulan tutanaklarda belirtilen içerikler dışında kapsamlı bir hasar dökümü ve delil olacak tespit listesinin mevcut olmadığı, olay günü tutulmuş, tarafın da imzalamış olduğu tutanaklarda; 17.09.2018 tarihli olayda, yangın söndürme sisteminin test edilme aşamasında, taşeron firma çalışanı tarafından yanlış vananın açıldığı, depoda bulunan paletler ve kolilerin ıslandığı, 19.09.2018 tarihli olayda, akü şarj istasyonlarının bulunduğu bölgede, yine yangın söndürme sisteminin test edilme aşamasında,----- model numaralı dik tip sprinkler başlığının termal elemanının açması nedeni ile su pürkürtüldüğü, boş koliler, akülü forklift ve diğer akü şarj istasyonlarının ıslandığı bilgilerinin görüldüğü, davalı tarafın ----. firması tarafından zarara uğramış olabileceği, ancak söz konusu zarara ait talep edilen bedelin kadri Maruf olup olmadığı hususunun değerlendirilebilmesi için detaylı hasar keşif listesi ile zararlara ait onarım içeriği ve bedellerini kapsayan fatura ve belgelerin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
12.02.2019 tarihli ekspertiz raporunda; hasarın bakım döneminde meydana geldiği iddia olunduğu, poliçenin bakım döneminde, bakım faaliyeti sırasında meydana gelen ve sadece işverene ait tesislerde/kıymetlerde hasar oluşmasına neden olan hadiseler ve zararların teminat harici olduğunun belirtildiği, Hasar gören malzemeleri içeren detaylı bir tespit listesi bulunmadığı, hasarlar ile ilgili sigorta şirketinin ekspertiz raporunda belirtilen “hasar işlemleri tanımları" içeriğinin "İnşaat işleri / onarım” olarak tespit edildiği, bu tespitin teknik değerlendirme yapmak için yeterli olmadığı, ancak bu raporun iddia olunan hasar tarihinden yaklaşık 5 ay sonra düzenlenmiş olması nedeniyle, hangi sebeple düzenlendiğinin tam olarak bilinemeyeceği, 12.02.2019 tarihli ekspertiz raporunda; hasar toplamının 23.775,66 USD olarak hesaplandığı, bu hesap dahilinde KDV ile ilgili bir bilginin bulunmadığı (aynı tarihli ---- Efektif Satış kuru 1 Dolar -5.2812 TL. toplam bedel: 23.775,66 USD- 125.564,02 TL),olduğu,
----- nolu inşaat all risk poliçesine istinaden ----- nolu hasar dosyasıyla ilgili olarak, poliçenin bakım döneminde, bakım faaliyeti sırasında meydana gelen ve sadece işverene ait kıymetlerde hasar oluşmasına neden olan hadisenin sigorta şirketince düzenlenen poliçe teminatı dışında olduğundan sigorta şirketinin belirtilen hasar dosyası sebebiyle de sorumluluğunun bulunmadığı açıklamalarının görüldüğü,
Davalı şirket tarafından iddia olunan hasarlar ile ilgili gönderilen “hasar bedelleri” içerikli Mailde talep edilen toplam tutarın 154.561,00 TL+KDV(%18) (+kdv ile toplam: 182.381,98 TL) olduğu, bu tutarı kanıtlar nitelikte bir fatura ve hasar keşif listesi görülemediğinden, e-posta içeriğinde görülen maliyet kalemlerinin miktarlarının tespitinin yapılamadığı, ----- için 2018 yılı asgari ücreti “ 1.603,12 TL (net) olabileceği, ilgili şirketin maaş politikaları sebepli farklı bir ücret ödediğinin SGK dökümanları ile kanıtlanmadığı, davalı şirketçe iddia olunan 2018 yılı işçi saat ücretinin ---- Personeli 30,00 TL, Arşivlere göre 2018 yılı işçi saat ücreti (net) ---- Personeli 6,68 TL olduğu, Kıdemine göre değişmekle birlikte, arşiv kayıtlarına göre Forklift Operatörü 2018 yılı ortalama maaşının 2.250,00 TL olabileceği, ilgili şirketin maaş politikaları sebepli farklı bir ücret ödediğinin SGK dokümanları ile kanıtlanmadığı, Davalı şirketçe iddia olunan 2018 yılı işçi saat ücretinin Forklift Operatörü 40,00 TL, Arşivlere göre 2018 yılı işçi saat ücreti (net) Forklift Operatörü 9,375 TL olduğu, Islanan Forklift arızası servis bedeli için talep edilen 43.041,40 TL ile ---- seri nolu Makine ile ilgili orijinal ----- redresör (2 adet) 29.072,00 x 2 = 58.144,00 TL bedellere ait servis dökümanı ile faturaların sunulmadığı dolayısıyla davalı tarafça hasar nedeniyle oluşan zararlarını ispatlanmadığı anlaşılmaktadır.
Davalının iddia ettiği kusur ve arızadan kaynaklı zararı var ise dava dışı ----- yöneltebilecektir. Davalı şirketin ticari defterlerine göre dava dışı -----davalı şirketten olan alacağını davacı şirkete temlik etmesi sebebiyle davacı şirketin davalı şirketten 182.381,98 TL asıl alacak ve icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek ticari reeskont avans faizi talep edebileceği, anlaşılmakla davanın Kabulüne, Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen 182.381,98 TL ' nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE-----İcra Müdürlüğü ---- sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 182.381,98 TL asıl alacak, üzerinden devamına,
Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz işletilmesine,
2-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen 182.381,98 TL ' nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 12.458,51 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 3.114,63 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.343,88 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 3.114,63 TL peşin harç toplamı olan 3.173,93 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından sarfedilen toplam 15.775,60 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
8-Kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.