İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21/03/2019 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosikleti ile stadyum istikametinden Denizli Lisesi yanındaki trafik ışıklarına geldiğinde yaya ...'ın, yaya indirilmesi yasak olan bir yerde bir minibüsten inerek kontrolsüz bir şekilde karşıdan karşıya geçmesi sırasında müvekkilinin kullandığı aracın önüne çıkması ve müvekkilinin yaya çarpması sonucunda yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, plakası belirlenemeyen minibüs sürücüsünün kazaya sebebiyet verdiğini, kaza sebebiyle Denizli ...'nın ... soruşturma sayılı dosyasının açıldığını ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, müvekkilinin kaza dolayısı ile omur kırığı meydana geldiğini ve ... Uygulama ve Araştırma Merkezi Adli Tıp Polikliniğin'den alınan 12/11/2022 tarihli adli bilirkişi uzman raporu ile sürekli engel oranının %11,2 geçici iş göremezlik süresinin 75 gün ve geçici bakıma muhtaç durumda sayılacağı sürenin 25 gün olarak belirlendiğini, plakası belirlenemeyen araçtan dolayı Güvence Hesabına başvuru yapıldığını, ancak davalı 15 gün içinde cevap vermediğinden dava öncesi arabuluculuk başvurusu yapıldığını, burada anlaşma sağlanamaması üzerine işbu davanın açıldığını belirterek, davanın kabulüne, daimi ve geçici iş göremezlik ile sürekli ve geçici bakıcı ihtiyacına dayalı maddi tazminat isteminin kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini arz ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kazanın iddia edildiği şekilde meydana geldiğine ilişkin üzerine düşen ispat yükünü yerine getirmediğini, ayrıca plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen yolcu minibüsünün kusuru nedeni ile değil yayanın trafik kurallarına riayet etmemesi nedeni ile kazanın meydana geldiğini, müvekkilline husumet yöneltmenin mümkün olmadığını, eğer bir husumet yöneltilecek ise kazaya sebebiyet veren Baran Bal'a yöneltilmesi gerektiğini, davacının talep ettiği sağlık giderlerinden müvekkilinin sorumlu olmadığını, davacının müvekkiline yaptığı başvuru sırasında ZMMS Genel Şartları'ndan sayılan gerekli belgelerden maluliyeti gösterir usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurumu raporunu sunmadan zararlarının giderilmesini talep ettiğini, kusura ve maluliyete ilişkin bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini belirterek, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir .
Davacı vekili değer arttırım dilekçesinde özetle ; müvekkili için Güvence Hesabına karşı 2.121,94 TL geçici iş göremezlik tazminat taleplerinin bulunduğunu, bilirkişi raporu doğrultusunda geçici iş göremezlik tazminatı talebini 2.021,94 TL artırılarak toplam 2.121,94 TL olan tazminat miktarının davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, 16/10/2020 temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesini arz ve talep etmiştir .
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
21.03.2019 tarihli kazada davacının malul kaldığından bahisle daimi ve geçici iş göremezlik ile sürekli ve geçici bakıcı ihtiyacına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 08/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda;
Mevcut belgelere göre;
Orhan oğlu, 22.05.1994 oğlu doğumlu ...’ın 21.03.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle, 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Erişkinler İçin Engellilik
Değerlendirmesi Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında, fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, dolayısıyla;
1)Tüm vücut engellilik oranının % 0 (yüzdesıfır) olduğu,
2)İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1.5 (birbuçuk) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur."şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 24/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda;
Mevcut belgelere göre;
Orhan oğlu, 22.05.1994 oğlu doğumlu ...’ın 21.03.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle, 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında, fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, dolayısıyla;
1) Tüm vücut engellilik oranının % 0(yüzdesıfır) olduğu,
2) İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1.5 (birbuçuk) aya kadar uzayabileceği‘’ mütalaasına varıldığına göre,
Orhan oğlu, 22.05.1994 oğlu doğumlu ...’ın 21.03.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle; devamlı veya geçici olarak bir başkasının yardımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile ek mütalaa olunur."şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Bilirkişiler...,...,...,... ve ... tarafından düzenlenen 22/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda;
''.. Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; 21.03.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında;
1-Davacı motosiklet sürücüsü ... %30 (yüzde otuz) oranında tali kusurlu,
2-Dava dışı ...'ın %70 (yüzde yetmiş) oranında asli kusurlu olduğu,
3-Güvence Hesabı yönetmeliğine göre davalının sorumluluğunun “Sigortalının veya sigortayı yaptırmakla sorumlu olanın tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için..” olduğu,
Somut olayda dava dışı yaya ...'ın indiği minibüs sürücüsüne bir kusur verilmemesi nedeniyle; davalının işbu dava kapsamında yaya ...'ın kusurdan dolayı bir sorumluluğunun söz konusu olmayacağı,
Bu hususa ilişkin hukuki durumun takdiri Sayın Mahkemeye ait olduğundan ve dosya hesap için tarafıma tevdi edildiğinden; bir an için davalının sorumlu olacağının kabulü halinde ise dava dışı yaya ...'ın %70 kusur oranına göre davacı ...'ın;
a) Geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararının = 2.121,94 TL olduğu,
b) ATK tarafından kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyet oranı %0 olarak belirlendiğinden, buna göre davacının sürekli iş göremezlik dönemi için maddi zararının söz konusu olmayacağı,
c) ATK tarafından davacının bakıma muhtaç olmadığı belirlendiğinden, bakıcı gideri nedeniyle zararının söz konusu olmayacağı,
d) Başvuru tarihine göre temerrüdün 29.10.2020 tarihinde gerçekleşmiş olacağı,
e) Dava dilekçesinde yasal faiz talep edildiği,
Sonuç ve kanaatine varılmıştır . "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Bilirkişiler ..., ..., ... ve... tarafından düzenlenen 02/05/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda;
''.. Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; 21.03.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında;
1-Davacı motosiklet sürücüsü...%30 (yüzde otuz) oranında tali kusurlu,
2-Dava dışı ...'ın %70 (yüzde yetmiş) oranında asli kusurlu olduğu,
3-Güvence Hesabı yönetmeliğine göre davalının sorumluluğunun “Sigortalının veya sigortayı yaptırmakla sorumlu olanın tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için..” olduğu,
Somut olayda dava dışı yaya...'ın indiği minibüs sürücüsüne bir kusur verilmemesi nedeniyle; davalının işbu dava kapsamında yaya ...'ın kusurdan dolayı bir sorumluluğunun söz konusu olmayacağı,
Bu hususa ilişkin hukuki durumun takdiri Sayın Mahkemeye ait olduğundan ve dosya hesap için tarafıma tevdi edildiğinden; bir an için davalının sorumlu olacağının kabulü halinde ise dava dışı yaya ...'ın %70 kusur oranına göre davacı Tayfun Kazak'ın;
a) Geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararının = 2.121,94 TL olduğu,
b) ATK tarafından kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyet oranı %0 olarak belirlendiğinden, buna göre davacının sürekli iş göremezlik dönemi için maddi zararının söz konusu olmayacağı,
c) ATK tarafından davacının bakıma muhtaç olmadığı belirlendiğinden, bakıcı gideri nedeniyle zararının söz konusu olmayacağı,
d) Başvuru tarihine göre temerrüdün 29.10.2020 tarihinde gerçekleşmiş olacağı,
e) Dava dilekçesinde yasal faiz talep edildiği,
Sonuç ve kanaatine varılmıştır . "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; 21/03/2019 tarihinde davacının motosikleti ile seyir halinde iken, dava dışı yaya ...'ın, yaya indirilmesi yasak olan bir yerde bir minibüsten inerek kontrolsüz bir şekilde karşıdan karşıya geçmesi sırasında davacının kullandığı araçla çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazasında, dava dışı ve plakası tespit edilemeyen minibüs sürücüsünün kusurlu olduğundan ve davacının yaralandığından bahisle davalıya karşı eldeki davanın ikame edildiği, davacının maluliyetine ilişkin alınan ATK raporlarında davacının kalıcı bir maluliyeti ve bakıcı ihtiyacı bulunmadığının belirlendiği, anılan raporların kaza tarihinde yürürlükte olan ''Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümleri uyarınca düzenlenmiş olduğu, dosyaya davacı tarafça sunulan maluliyete ilişkin raporun ise kaza tarihinde yürürlükte olmayan ve 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasındaki kazalarda uygulanan '' Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'' uyarınca düzenlenmiş olduğu, bu sebeple hükme esas alınamayacağı, böylece davacının ATK raporları uyarınca sürekli maluliyeti ve bakıcı ihtiyacı bulunmadığı, kaldı ki gerek kaza tespit tutanağında gerekse Mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında davalının eylemlerinden sorumlu olduğu plakası tespit edilemeyen dava dışı minibüs sürücüsünün kusurlu olduğuna dair bir tespit de yapılmadığı anlaşılmakla; anılan kalemlerde maddi tazminat istemlerinin reddi gerekmiştir.
Her ne kadar davacının 1,5 ay süreyle geçici maluliyeti bulunduğu tespit edilmiş ise de; gerek kaza tespit tutanağında gerekse Mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında davalının eylemlerinden sorumlu olduğu plakası tespit edilemeyen dava dışı minibüs sürücüsünün kusurlu olduğuna dair bir tespit yapılmadığı, kaza tespit tutanağında dava dışı yayaya kusur atfedilirken, Mahkememizce alınan raporlarda ise %30 oranında davacının, %70 oranında dava dışı yayanın kusurlu olduğunun, minibüs sürücüsünün bir kusuru olmadığının ve bu nedenle davalının zarardan sorumlu olmayacağının belirlendiği, davacı vekilinin alınan kusur ve hesap raporlarına itiraz etmediği, böylece davalıya bir sorumluluk yüklenemeyeceği anlaşılmakla davanın tümden reddine dair miktar itibari ile kesin olmak üzere aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 59,30 TL peşin ve 100 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 159,30 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 456,10 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 8.121,94 TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Yargılama giderlerinden sayılan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nın 341.maddesi gereğince miktar itibari ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/11/2025