Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini

Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Dava dilekçesi: Davacı vekilinin mahkememize ibraz ettiği dava dilekçesinde özetle; 1993 yılından bu yana editör, yayın yönetmeni ve metin yazarı olarak çalışmalarını sürdüren müvekkilinin ilk romanının "... " adlı eserini ...isimli yayıncı kuruluş aracılığıyla basılarak 2017 yılında piyasaya sürdüğünü, müvekkilinin bu eserinde ... ve ... olarak...'de de adı geçen meleklerden sihir gücünü öğrenen büyük babanne ...'nın bu gücünü kendisiyle aynı isme sahip torunu...'ya aktarmasını ve bu mirasın iletilmesi sürecinde yaşayan olayları her iki ...'nın penceresinden anlattığını, davalılardan ...'nın yapımcısı olduğu ve diğer davalı ... tarafından ilk sezonu 2019 Aralık ayında yayınlanmaya başlanılan "..." adlı dizinin senaryosunun müvekkiline ait eserden intihal edilerek oluşturulduğunu, müvekkilinin eserinin çıkış noktası, geçmişten gelen gizemli bir çağrı üzerine bir bilinmezliğe doğru kadim bir sembol eşliğinde yapılan yolculuk olduğunu, bu yolculukta kişinin varoluş nedenini bulmaya çalıştığını, bir nevi kendi gerçekliği ile yüzleştiğini, kaçınılmaz olarak gerçekleşecek olanın eserin kahramanını bir girdap gibi kendine çekmekte olduğunu, ne kadar reddedilirse edilsin, görmezden gelinirse gelinsin bu gizin bir gün gelip kahramanı bulacağını, bu ana kurgunun ... dizisinin senaryosunda esinlenmenin ötesinde intihal edildiği dizinin hemen ilk başlarında dahi kendini ele verdiğini, müvekkili eserinde gizin kaynağı olarak gösterilen... dizide alına yıldız dövmesi olan ...re anneanne olarak intihal edildiğini, davalı tarafın dizisindeki senaryo, karakterler, motifler ve sahnelerin müvekkilinin eserinden esinlenmesinin ötesinde intihal edilerek onun rızası alınmadan oluşturulduğunu, müvekkilinin romanının onun uzun yıllar süren birikiminin ürünü olduğunu, dava konusu intihalin sıradan bir okurun hemen anlayabileceği kadar belirgin olduğunu iddia ederek, davalıların vaki tecavüzlerinin tespiti ile müvekkilinin adı geçen eserinden intihal edilerek senaryosu oluşturulan .. adlı dizinin yayınının durdurulmasına ve bu dizinin kayıtlı olduğu bellek, CD kaset ve benzeri veri nakline yarayan tüm cihaz ve eşyaların toplatılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, FSEK 68.maddesi uyarınca tespit edilecek rayiç değerin üç katı tazminattan fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000 TL maddi tazminat ile 50.000 TL manevi tazminatın dizinin ilk yayın tarihi olan 27/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Cevap dilekçesi: Davalı vekili tarafından 17.06.2021 tarihinde sayın mahkemeye sunmuş olduğu
davaya cevap dilekçesinde özetle: müvekkilleri ve ‘’...’’ isimli dizi ile ilgili açıklamalarda bulunmuş, davacının romanı ile dava konusu dizi arasında basit tematik benzerlikler haricinde iltibasa konu edilebilecek herhangi bir ihlalin bulunmadığını, bundan dolayı ilgili eserin izinsiz işlendiği iddiasının gerçek dışı olduğunu; dava konusu dizinin ‘’Dünyanın Uyanışı’’ isimli romanın dizi eseri olarak uyarlanması sonucu meydana getirildiğini, davacının intihal iddiasında bulunduğu öğelerin, kaynağı Anadolu coğrafyası olan ve dilden dile günümüze ulaşan anonim öyküler olduğunu, ana karakterler, temel çatışmalar, olay örgüsü, gelişimi, kurgusu, anlatımı, hikâyenin geçtiği sosyal ve coğrafi çevrelerin farklılıkları ve karakterlerin altyapıları ve geçmiş hikayeleri açısından intihali çağrıştıracak hiçbir benzerliğin bulunmadığını örneklerle anlatmış, hukuki değerlendirme ve içtihat örnekler sunulmuş ve eser sahipliğinden kaynaklı mali ve manevi haklarının haleldar edildiği iddiası ile davacı tarafından ikame edilen davanın usul ve esas bakımından tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Cevaba cevap dilekçesi: Davacı karşı davalı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İkinci cevap dilekçesi: Davalı karşı davacı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle: cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

FİYAB ve Senaristbir isimli şirketlerden dava konusu eserle ilgili emsal lisans sözleşmeleri ve rayiç bedele ilişkin belgeler celp edilmiştir
Bilirkişi Raporu: 18/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda " Davacının davaya konu kitabının (..) “eser” niteliğine haiz olduğu ve davacının eser üzerinde FSEK gereği hak sahibi olduğu, Deliller çerçevesinde davacıya ait eserin davalı yapımdan önceki tarihli olduğu, “...” adlı eser ile davaya konu ... adlı eser arasında; insanlığın ortak hafızasına veya milletlerin maşerî bünyelerine ait olan unsurların kullanılış şekillerinin iki eserde de hemen hemen aynı olması, en önemlisi bunların, metnin temel mesaj ve vurgularını belirleyici güçleri olmasının; “anonim bir konuyu ele almak” ya da “esinlenmek”ten öte bir intihal durumu oluşturduğu, Davacının fikri haklarına tecavüzün oluştuğu, İntihalin % 70oranında olduğu, Davacının rayiçler dikkate alınarak 50.000 TL maddi tazminata hak kazandığı, Manevi tazminatın Mahkemenizin takdirinde olduğu, " kanaatini bildirmiştir.
Bilirkişi Raporu: 17/05/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda " Mahkemece verilen görev gereği yapılan ek incelemede; sayın mahkemenin gerek meslek kuruluşundan aldığı gerekse davacı tarafından sunulan uzman görüşündeki rayiç bedel sektörel teammüller konusunda doğru kabul edilebilir. Sektörel uygulamada, bir kitabın sinema veya dizi eser olarak kullanılması için tüm hakların devredilmesi defaten tamamen veyâ bölüm başı/gişe hasılatı gibi farklı şekillerde pay alma karşılığında devredilmesi uygulaması görülmektedir. Bölüm başı/gişe hasılatı paylaşımıyla ilgili yukarıda özetlenen görüşlerin doğru kabul edilmesi sayın mahkemenin takdirindedir. Bir kitabın sinema veya televizyon dizisine uyarlanma noktasında defaten tüm hakların devredilmesi ile ilgili geniş bir ücret skalası mevcuttur. Kitabın yazarının bilinirliği, okuyucunun kitaba ilgisi, dizi veya filmi yapan yapımcı şirket, yönetmen, oyuncuların kim olacağı, kişisel ilişkiler vs. bir çok farklı etmene göre ücret belirlenmektedir. Nobel almış ... veya kitapları geniş bir kitle tarafından ilgiyle okunan tanınmış ...ile az bilinen bir ismin yazmış olduğu kitabın haklarının devrinde ücret değişebilmektedir. Aynı şekilde birkaç sezon ve bir çok bölümden oluşan televizyon dizisi ile sinema filmine uyarlanması bedeli değişebilmektedir. Tüm bu değişkenlere göre bir kitabın sinema veya dizi eser olarak uyarlanması haklarının devrinde 50.000 TL ile 500.000 TL rakamları görülmektedir. Sonuç olarak, aşağıda belirtilen hususlar haricinde kök raporda belirtilen bir hususların tekrarlandığı, ancak emsaller dikkate alındığında; Dava konusu olayda davacının dava konusu kitabının dizi olarak uyarlaması sonucu tüm hakları karşılığında rayiç 50.000 TL ile 150.000 TL aralığında bir rakamı talep edebileceği " kanaatini bildirmiştir.
Bilirkişi Raporu: 18/12/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda "İntihal oranının % 70 olarak saptandığı, dava konusu dizinin senaryosunda davacının kitabından intihal olmasının total karşılığının 50.000,00 TL ile 150.000,00 TL aralığında rayiç bedeli olabileceği, yönündeki kök rapor muhafaza edilmiştir., " kanaatini bildirmiştir.
Bilirkişi Raporu: 08/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda " ... romanının, mistik ve fantastik unsurları harmanlayarak okuyuculara özgün bir hikâye sunduğu, ...’ın eserinin, Mardin’de geçen bir serüven etrafında döndüğü ve güçlü temalar barındırdığı, Romanın, farklı karakterler aracılığıyla, sihir ve gerçeklik arasındaki dengeyi sorgulattığı, ... dizisinin ise, ...'ın ...adlı eserinden uyarlandığı, tarih ve arkeolojik gizemleri keşfettiği, ...’te yayımlanan dizinin, geçmişle günümüz arasında köprü kurarak daha çok mitolojik unsurları gün ışığına çıkardığı, Her iki eserin de benzer temalar etrafında şekillendiği; geçmişten gelen bir çağrı, mistik deneyimler ve derin sembolizm ön planda olduğu, ... ile ...’nin, izleyiciyi düşünmeye sevk eden derinlikler sunduğu, Ancak iki eserdeki semboller ve temaların, her ne kadar örtüşse de, anlatım biçimleri açısından farklılık gösterdiği, Bu durumun, iki eserin de kendi özgünlüklerini korumalarına olanak tanıdığı ve birbirlerinden bu yolla ayrıldığı, Her iki eserdeki temaların sanatsal bakış açısıyla yeniden yorumlandığı, İki eseri kıyaslarken benzerlik yani intihal oranı vermenin mümkün olamayacağı, Farklı türlerdeki sanat eserlerinin kıyaslanması esnasında parça parça değil, bütünün göz önünde bulundurulması gerektiği, Sonuç olarak intihal (benzerlik) iddiaları açısından incelendiğinde, her iki eser arasında doğrudan bir alıntı ya da benzerlik olmadığı, Davacının dava konusu ettiği “...” isimli kitabın dosyadaki sektör bilirkişilerin tespitleri ışığında FSEK m.2 kapsamında ilim ve edebiyat eseri eseri olduğu, Dosyada mündemiç “...” isimli kitap örneğinin incelenmesi neticesinde FSEK m. 11 çerçevesinde davacının eser sahibi olduğu, Sektör bilirkişilerinin her iki eseri değerlendirmeleri ve karşılaştırmaları neticesinde iki eser arasında herhangi bir benzerlik veyahut intihal bulunmadığı tespitleri ışığında davacının mali ve manevi haklarına tecavüz teşkil eden bir eylemin söz konusu olmaması sebebiyle Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında ihlalin oluşmadığı, " kanaatini bildirmiştir.
Bilirkişi Raporu: 02/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda " Davacının “...” adlı eserinin Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) kapsamında eser niteliği taşıdığı ve davacının bu eser üzerinde fikri hak sahibi olduğu,“...” isimli eserin Ekim 2017 de, dizi jeneriğinde de yer alan ...’ın kitabı “...”nın ilk olarak .... Yayınlarından Aralık 2018’de yayımlanmış, ... isimli dizinin ilk sezon ilk bölümünün ise 27 Aralık 2019’da yayınlanmaya başlamış olduğu, ... isimli dizinin, davacıya ait romandan bire bir alıntılanmamış olduğu, davacının da beyanlarında değindiği birtakım benzerliklerin söz konusu olduğu, ancak bu benzerliklerin çok da hususiyet içermeyen hususlarda ve makul sınırlarda olduğu, benzerliklerin geçmişten anlatılagelen mitolojik olayların, ögelerin ve mistik sembollerin anonim olmasından, bazı şehirlerin ve bu şehirlerde bulunan arkeolojik mekanların ve nesnelerin medyada çok gündeme gelmelerinden ve taraflara ait eserlerin ..., ..., Aksiyon, Gerilim, Bilim Kurgu, Fantastik tür gruba dahil olmalarından kaynaklanmış olduğu, en sade ifade ile davacıya ait kitaptan özellikle hususiyet içerebilecek unsurların birebir alınarak kullanılmamış olduğu,Dizi - Sinema tarihinde çekilmiş olan 1999 yapımı ..., 2000 yapımı ..., 2000 yapımı ..., 2002 yapımı ..., 2004 yapımı ..., 2008 yapımı ..., 2011 yapımı ..., 2012 yapımı ..., 2012 yapımı ..., 2015 yapımı ..., 2016 yapımı ..., 2017 yapımı ..., ..., 2017 yapımı ..., 2017 yapımı ..., 2017 yapımı ..., 2018 yapımı ..., 2023 yapımı ... ve benzeri dizi ve/veya filmlerin pek çoğunda davacıya ait romanın ve/veya davalılara ait dizinin benzer ögelerini, olay ve olgularını, anlatım yöntemlerini görmenin mümkün olduğu,... isimli dizinin; ... ve ... tarafından senaryolaştırılmış olduğu, Senaryolaştırmanın; ...., roman ya da hikâyeyi, içinde yer alan karakterleri, karakterlerin jestlerini, mimiklerini, olayları, olguları, mitolojik/sembolik ögeleri, görsel, işitsel, zamansal, mekânsal olarak detaylandırarak ve estetik bir boyut katarak anlatma ve verilmek istenen mesajı, duyguyu ve düşünceyi izleyiciye doğru bir şekilde geçirebilme/aktarabilme sanatı olduğu, ...” adlı eser ile davaya konu “...” adlı dizi arasında; insanlığın ortak hafızasına veya kültürel mirasa ait unsurların kullanım biçimleri açısından önemli benzerlikler bulunduğu, bu unsurların her iki eserde de temel anlatı unsuru olduğu, dolayısıyla yalnızca “anonim bir konuyu ele almak” veya “esinlenmek”ten öte bir intihal durumunun mevcut olmadığı, Davacının fikri haklarına tecavüzün oluşmadığı, " kanaatini bildirmiştir.

Dava ve uyuşmazlık: Taraflar arasındaki dava Davalılardan... AŞ’nin yapımcısı olduğu ve davalı ...AŞ'ye ait "..." adlı internet portalı üzerinden yayımlanan "..." adlı dizinin senaryosunun davacıya ait 2017 yılında yayınlanan "...' un İzinde ..." adlı romanından izinsiz ve sözleşmesiz intihal edilerek dizi senaryosu haline getirilmesi nedeni ile oluşan mali haklara tecavüzün tespiti ve önlenmesi ile maddi ve manevi zararının tahsilinin gerekip gerekmediğine ilişkindir. Davacı taraf, davacının kitabının 2017 yılında piyasaya sürüldüğünü, davalı dizinin ise 2019 yılında yayına başladığını, dava konusu dizinin davacının kitabı ile esinlenmeden öte benzeştiğini ve dizinin davacının eserinden intihal edildiğini belirterek davanın kabulünü savunmuştur. Davalılar ise davanın reddini savunmuştur.

Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında; davacının hak sahibi olduğunu iddia ettiği “...” adlı eserinin Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) kapsamında eser niteliği taşıdığının dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında tespit edildiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında farklı görüşler belirtilerek intihalin varlığı konusunda farklı raporlar olduğu görülmüş ise de; dosya kapsamında son iki heyet bilirkişi raporunda intihalin olmadığı hususunun tespit edildiği anlaşılmakla bu raporlarda belirtilen görüşün hükme esas alınması gerektiği kaanatine varılmıştır.
Bu kapsamda dava konusu edilen ve davacıya ait olan eserin Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) kapsamında korunan bir edebi eser olduğu ve davacının bu eser üzerindeki mali ve manevi haklara sahip olduğu yapılan inceleme ve karşılaştırmalar neticesinde, davalıların ... adlı televizyon dizisinde yer alan unsurların, davacıya ait eser sahibinin hususiyetini taşıyan özgün karakterlerini, olay örgüsünü veya temalarını içermediği, dava konusu kitap ve dizi senaryosunda her ne kadar şamanizm ve mistisizm gibi temalarda bazı benzerlikler bulunsa da, bu benzerliklerin edebiyat ve sinema sektöründe yaygın olarak kullanılan genel temalar ve anonim unsurlar olduğu, dolayısıyla “...” dizisinin davacının eserinden esinlenme düzeyinde kaldığı ve intihal teşkil etmediği; “...” adlı televizyon dizisinin ...'ın “...” isimli kitaptan ufak değişikliklerle birlikte sahibinin hususiyetini alarak yaratıldığı, bu nedenle, davalıların “...” dizisinde “ davavcıya ait esere ait korunan unsurları izinsiz olarak kullanmadıkları ve FSEK kapsamında bir hak ihlali teşkil etmedikleri dolayısıyla, davacının FSEK m. 68 uyarınca maddi tazminat talep etme hakkının bulunmadığı, aynı şekilde, FSEK m. 70 uyarınca manevi tazminat talep etme koşullarının oluşmadığı, bu hali ile davalıların eylemlerinin davacının fikri haklarına tecavüz etmediği anlaşılmakla davanın reddine dair karar verilmiştir.

Açıklanan sebeplerle;

1-Davanın REDDİNE,

2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan, daha önce ödenen 59,30 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 556,10 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

3- Tecavüz davası yönünden Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 55.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-Manevi tazminat davası yönünden Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 50.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Maddi tazminat davası yönünden Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 1.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Davalı ... A.Ş. tarafından yapılan 15.000,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

8-Yatırılan gider avanslarının kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/11/2025