İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın 04.07.2019 günü saat 10: 15 sularında İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... caddesi, ... ... İlk Öğretim okulu altındaki kavşakta kanarya istikametinden gelip Söğütlüçeşme istikametine kavşağı kullanarak yaya geçit levhasının olduğu noktadan yaya olarak geçiş yapmak isterken, davalılardan ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile hızla gelerek müvekkiline çarparak müvekkilinin yaralanmasına neden olduğunu, müvekkilinin çarpmanın etkisiyle havadan takla atarak uçtuğunu ve çok ağır bir şekilde yaralandığını, olay yerinde bilinci kaybolduğunu, davalı araç sürücüsü ...'nin ise durmaksızın kaza yerinden kaçarak uzaklaştığını ve müvekkilini kaza yerinde bıraktığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkilin hiçbir kusuru olmadığı olmadığını belirterek, Öncelikle dava sonucunda müvekkilin hak kaybına engel olması açısından yargılama sonuna kadar kazaya sebebiyet veren davalı ...'a ait ... plakalı araç üzerine devrinin engellenmesi açısından ihtiyati tedbir konulmasına, Müvekkilinin bu kaza sebebi ile harcadığı tedavi masraflarına mahsuben fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve bilirkişilerce gerçek değer tespit edildiğinde dava değerini arttırma hakkımız baki kalmak kaydıyla şimdilik 1.886,00 TL maddi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işlemek üzere en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, Maddi tazminat olarak müvekkilinin sürekli ve geçici iş gücü kaybına mahsuben fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak ve bilirkişilerce gerçek değer tespit edildiğinde dava değerini arttırma hakkımız baki kalmak kaydıyla 500,00 TL maddi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işlemek üzere en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, Müvekkili için 20.000 TL manevi tazminatın davalılar araç sürücüsü ... ile araç maliki ...'dan müşterek ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle;... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ... no.lu Zorunlu Mali Mesuliyet (trf) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin poliçe sebebiyle sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, yaralanma ve ölümlerde poliçe kişi başına azami teminatı 360.000,00 TL olduğunu, kusur oranının Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik zararı ve tedavi giderlerinin poliçe teminat limitleri kapsamınnda olmadığını, sürekli iş göremezlik tazminatı talebi ile ilgili malul kaldığının sabit olmadığını ve tespite muhtaç olduğunu, maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi hususunda Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, kaza tarihinden itibaren avans en yüksek banka mevduat faizi talep edilmesinin yasal olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin araç kiralama işiyle iştigal etmekte olup ... firmasının sahibi olduğunu, 14.06.2019 günü dava dışı ...'ın araç kiralamayı istemesi üzerine kendisine ... plakalı aracın hatasız ve kazasız şekilde kiralandığını ve teslim edildiğini, ancak, dava dışı ...'ın müvekkilinin izni ve haberi olmaksızın kiraladığı aracın salt ona tahsis edildiğinin farkında olmadan aracın zilyetliğini diğer davalı ehliyetsiz sürücü ... isimli şahsa devrettiğini, ... hakimiyetindeki aracın ise asli ve tam kusurlu olduğu iddia edilen uyuşmazlık konusu kazaya karıştığını ve maddi hasara yol açtığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, müvekkilinin işleten sıfatını haiz olmadığını, motorlu aracın çalışması veya gasbedilmesi halinin kanunda özel olarak düzenlenmişse de diğer şekildeki izinsiz kullanımlara ilişkin açık bir düzenlenme getirilmediğini, öğretide ise hırsızlık ve gasp haricinde, izinsiz kullanımlarda da araç sahibinin sorumluluğunun ortadan kalkacağı ifade edildiğini, müvekkilinin kazayı yapan kişinin eylemlerinden müvekkilinin sorumlu olmadığını, İşletenin, işletilme halinde olan araçların meydana getirdiği kazadan doğan sorumluluğunu bertaraf edebilmesi için, en başta kazanın meydana gelmesinde kendisine veya eylemlerinden sorumlu bulunduğu kimselere yüklenebilecek bir kusur bulunmamalı ve araçtaki bozukluk, kazanın oluşumunda rol oynanamamasının gerekli olduğunu, somut olayda kaza tutanaklarından açıkça anlaşılacağı üzere araçta mevcut bir hata veya kusurdan kaynaklı bir kaza yaşanmadığını, bilakis diğer davalı ehliyetsiz sürücü ...'nin ağır kusuru nedeniyle kaza gerçekleştiğini, bu nedenle müvekkilinin kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru bulunmadığını, müvekkilinin mesleki amaçla hareket ederek aracını eksiksiz ve hatasız bir şekilde kiraladığını, kazanın oluşumunda hiçbir sorumluluğu bulunmadığı gibi araç kiralayan ...'ın aracı ehliyetsiz birine devretmesi nedeniyle kaza ile arasındaki illiyet bağı da kesilmiş durumda olup üçüncü bir kişinin ağır kusuru bulunduğunu, kazanın oluşumuna kiralanan aracın eksiği, hatası, noksanlığı değil ehliyetsiz sürücünün dikkatsizliği ve ağır kusurunun sebep olduğunu, mahkemece müvekkilinin işleten olduğu kabul edilse dahi manevi zararlar için kusur sorumluluğu gerekli olup müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını belirterek, davanın İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olması nedeni ile usulden reddine, davanın husumet yokluğu, sorumluluğun bulunmamamı ve illiyet bağının kesilmiş olması sebepleriyle esastan reddine, takibinde haksız ve kötüniyetli olan davacı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'ye usulüne uygun davetiye tebliğ edildiği, cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
Dava, ... plakalı aracın yaya davacıya çarpması neticesinde 04/07/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanan davacının maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
Davacı vekili 18/11/2021 tarihli dilekçesi ile; maddi tazminat taleplerinden, maddi tazminata ilişkin anapara, işlemiş ve işleyecek faiz, yargılama gideri ve vekâlet ücretine ilişkin tüm taleplerinden feragat ettiğini, manevi tazminat talepleri yönünden davaya devam ettiklerini belirtmiştir.
Davacı tanığı ... 08/03/2023 tarihli duruşmadaki beyanında; "davacıyı annem olması sebebi ile tanırım, diğer davalıları tanımıyorum, davaya konu edilen trafik kazasını ben görmedim ancak bu kazadan sonra annemin geçirdiği tedavileri ve yaşamış olduğu olaylara ilişkin bilgim mevcuttur, meydana gelen kaza nedeni ile davacı olan annem yaklaşık 3 ay kadar yatağa bağımlı olarak yaşamak zorunda kalmıştır, 3 ameliyat olmuştur vücudunun bir çok yerinde kolunda bacağında ve omurgasında kırık ve çatlaklar meydana gelmiştir hem yatağa hem de bir başkasının bakımına muhtaç hale gelmiştir bu süreçte yatağa bağımlı hale gelen anneme sürekli yanında durarak ben bakmak zorunda kaldım hatta bende işimden ayrılmak zorunda kaldım yaşanan bu kaza nedeni ile annem maddi ve manevi acı ve çöküş yaşadı, kaza öncesinde her hangi bir rahatsızlığı bulunmayan sağlıklı bir bayandı ancak geçirdiği kaza neticesinde yatağa bağımlı hale gelmesi ve geçirdiği ameliyatlar annemi psikolojik olarak yıprattı. Halen kolundan platin çıkarılsa da günlük rutin işlerini dahi yapmakta zorluk çekmektedir. işleri yapamamakta psikolojisi de tam olarak düzelmemiştir kazadan sonra kazaya sebebiyet veren kişiler annemi aramamış maddi ve manevi herhangi bir yardımda bulunmamıştır. Annem halen psikolojik tedavi görmektedir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı Tanığı ... 08/03/2023 tarihli duruşmadaki beyanında; "Davacıyı eski eşim olması nedeni ile tanırım dava konusu kazanın gerçekleştiği tarihte resmi nikahlı olarak evliydik, davaya konu trafik kazası gerçekleştiğinde eski eşimin yanında değildim kazayı görmedim kazadan sonra ben işte çalışırken haberim oldu daha sonra hastaneye gittim davacının kolunda kalçasında kırıklar mevcuttu birden fazla ameliyat oldu bu süreçte psikolojisi ziyadesiyle bozuldu 3 3,5 ay kadar yatağa bağlı yaşamak zorunda kaldı, kaza sonrasında davalılardan her hangi biri davacıyı veya bizi arayıp geçmiş olsun dahi demediler her hangi bir özür dilemediler, davacı kaza sonrasında psikolojik tedavi de aldı, yaşadığı trafik kazası sonucunda çocuklarıyla benimle ilgilenemedi dışarı dahi çıkamadı fazlasıyla acı ve üzüntü yaşadı, hatta bu süreç bizim boşanmamıza kadar uzadı bizim de boşanmamıza neden oldu" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı Tanığı ... ... 08/03/2023 tarihli duruşmadaki beyanında; "Davacıyı annem olması nedeni ile tanırım, davalıları tanımıyorum, davaya konu kazanın olduğu an annemin yanında değildim ancak kaza olduktan sonra orada bulunan kişiler annemin telefonundan bana ulaştılar ben annemin yanına direk gittim hatta hemşire olmam nedeni ile ambulansla da hastaneye kadar anneme eşlik ettim, annem bu kaza nedeni ile dirseğinden ve belinde ameliyat geçirdi ve en son kolundaki platinin çıkarılması nedeni ile tekrar kolundan bir ameliyat geçirdi, 3 ay evinde yatağa bağlı yaşadı. Kız kardeşim kendisine bu süreçte refakatçi oldu, annemin kırıklarının bulunması sebebi ile banyosunu dahi biz yaptırıyorduk, annem yatağa bağımlı olduğu ve geçirdiği ameliyat nedeni ile bu süreçte çok fazla acı ve üzüntü yaşadı, kaza öncesinde sağlıklı bir insandı, fiziksel herhangi bir hastalığı bulunmamaktaydı, ayrıca kazadan sonra psikolojisinin de etkilenmesi nedeni ile psikolojik tedavi aldı. Davalılar bu süreçte bizi veya annemi arayıp özür dilemediler, maddi manevi yardımda bulunmadılar, annem hala geçirdiği ameliyatlar nedeni ile fizik tedavi görmektedir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin 13/01/2023 tarihli raporunda özetle; Davalı sürücü ...'nin %75 (yüzde yetmişbeş)oranında, Davacı yaya ...'ın %25 (yüzde yirmibeş)oranında kusurlu olduğu hususları bildirilmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2.İhtisas Kurulu'nun 07/01/2025 tarihli raporunda özetle; ... ve ... kızı, 31.01.1973 doğumlu, ...’nın 04.07.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Omurgaya ait sorunlar, Tablo 1.7 (%5+%5+%5), Balthazard formülüne göre kişinin engel oranı %14, Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %14 (yüzdeondört) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği hususları tespit ve rapor edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
Davacı taraf iddiasında, davalı ... idaresindeki, davalı ...'a ait ve davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın yaya olarak ilerlediği sırada kendisine çarpması neticesinde 04/07/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralandığından bahisle uğradığını iddia ettiği maddi zararların tüm davalılardan, manevi zararlarının ise davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş olup, Dava dilekçesi incelendiğinde talebin; tedavi gideri için 1.886,00 TL, Sürekli ve geçici iş göremezlik zararları için 500,00 TL olmak üzere toplam 2.386,00 TL maddi tazminat ve 20.000,00 TL manevi tazminata ilişkin olduğu görülmüştür.
Davacı vekili 18/11/2021 tarihinde sunduğu feragat dilekçesinde maddi tazminat talepleri yönünden davadan feragat ettiklerini, manevi tazminat talebi yönünden davaya devam ettiklerini bildirmiştir. Feragat dilekçesi sunan davacı vekili Av. ... ... ... dosyaya sunulan vekaletnamesi incelendiğinde, davadan feragat yetkisinin açıkça tanınmış olduğu görülmüştür.
"HMK MADDE 307- Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. MADDE 309- Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir." hükümleri uyarınca davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Maddi tazminat talepleri yönünden feragat nedeniyle davanın reddi gerekirken, manevi tazminat talebi devam ettiğinden, bu hususun hükümle değerlendirilmesine karar verilmiş, devamında ATK Trafik İhtisas Dairesinden kusur oranına ilişkin ve yine ATK'dan alınan davacının maluliyet oranına dair raporlar alınmış, aynı zamanda davacı tanıklarının beyanları alınmış, davacı ile davalı ... ve ... yönünden Sosyal ve ekonomik durum araştırması için kolluğa müzekkere yazılmıştır.
ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporuna göre dava konusu kazanın gerçekleşmesinde yaya olan davacının %25 oranında, sürücü davalı ...'nin ise %75 oranında kusurlu olduğu belirlenmiş, devamında ATK'dan alınan maluliyet raporuna göre dava konusu kaza nedeniyle davacının yaralanması nedeniyle sürekli maluliyetinin %14 olduğu ve iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği belirlenmiş, alınan maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği ve bu hususun yasal düzenlemeler ve Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu belirlenmiştir. Devamında, Davacı tanıkları 08/03/2023 tarihli celse dinlenmiş, Davalı ... SED araştırmasına dair yazılan müzekkereye cevap geldiği, ... İEM'nin 27/12/2021 tarihli tutanağı (28/12/2021 tarihli Dosyaya eklenecek evraklar)-SED durumuna dair tutanak tutulmuş olduğu, gelir-gider durumu tespit edilmiş olduğu görülmüş, Davalı ... SED araştırması için yazılan müzekkereye cevap geldiği ve ... İEM'nin 04/01/2022 tarihli tutanağı (07/01/2022 tarihli Dosyaya eklenecek evraklar) cezaevinde olduğu bildirilmiş olduğu görülmüş, davacının ise SED araştırması için yazılan müzekkereye cevap verilmediği görülmüştür. SED araştırmaları için mevcut belgelerin yeterli olmadığı değerlendirildiğinden Mahkememizce de Uyap sistemi üzerinden sorgulama yapılarak alınan raporlar dosyaya konulmuştur. Davacının adına kayıtlı taşınmazları bulunduğu ve SGK sorgulamasına göre çalıştığı, davalıların da SGK sorgulamasına göre çalıştığı, ayrıca davalı ...'nin ayrıca adına kayıtlı aracı bulunduğu belirlenmiştir. Yapılan bu tespitler ışığında davacının talep ettiği manevi tazminat miktarı, davacının ekonomik durumuna göre zenginleşmeye yol açmayacak düzeyde ve davalıların da ödeme güçlüğü yaşayacağı kadar yüksek olmayan düzeyde olduğu değerlendirilmiş, tarafların ekonomik durumları, dinlenen tanık beyanları kapsamı, davacının sürekli maluliyeti ve iyileşme süresi ile kazada tarafların kusur oranları, davanın açıldığı tarihten bu yana paranın alım gücündeki değişiklik dikkate alındığında talep edilen manevi tazminat miktarının yeterli olduğu değerlendirilmekle manevi tazminat talebinin tam kabulüne karar vermek gerekmiş, davacının talebi kaza tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile tahsiline ilişkin olmakla birlikte ... plakalı aracın kullanım şekli hususi olduğu belirlendiğinden yasal faiz işletilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1-Davanın kısmen kabulüne,
Maddi tazminat talebi yönünden; feragat nedeniyle davanın reddine,
Manevi tazminat talebi yönünden; 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.366,20 TL harçtan peşin alınan 76,46 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.289,74 TL harcın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 909,35 TL posta gideri, 1.560,00 TL Adli Tıp ücreti olmak üzere toplam 2.469,35 TL'nin haklılık durumuna göre 2.206,15 TL tutarındaki kısmı ile 59,30 TL başvurma harcı, 76,46 TL peşin harç, 8,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 2.350,41 TL yargılama giderinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Adli Yardım kararı nedeni ile suçüstü ödeneğinden karşılanmasına karar verilen 5.850,00 TL Adli Tıp ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Manevi tazminat yönünden; Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Maddi tazminat yönünden; Kendini vekille temsil ettiren davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 2.386,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş'ye verilmesine,
6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/11/2025