İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DAVA AÇILIŞ TARİHİ: 04/10/2016
Birleşen Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/274 Esas sayılı dosyasında
DAVA AÇILIŞ TARİHİ: 23/03/2021
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 20/09/2016 tarihinde, davalı ...'a ait ve onun idaresindeki kaza tarihi itibarıyla zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan ... plakalı çekicinin (... plakalı dorsesi ile birlikte) yaya kaldırımında yürüyen, davacıların yakını (...'un annesi, ...'in eşi, ... ve ...'in kızları, ...'un kardeşi, ... ve ...'in gelini) ... ...'e çarparak ölümüne neden olduğunu, davacılar ..., ..., ... ve ...'in onun desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik davacılardan kızı ... için 7.500 TL, eşi ... için 7.500 TL, annesi ... için 2.500 TL, babası ... için 2.500 TL olmak üzere toplam 20.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile ... için 100.000 TL, ... için 100.000 TL, ... için 75.000 TL, ... için 75.000 TL, kardeşi ... için 30.000 TL, kayınvalidesi ... için 30.000 TL, kayınpederi ... için 30.000 TL olmak üzere toplam 440.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi itibarıyla işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... Hesabı maddi tazminattan sorumlu olarak) tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 04/03/2020 tarihli bedel belirleme dilekçesiyle müvekkili ... için 5.634,46 TL, ... için 106.477,54 TL, ... için 37.187,58 TL, ... için 41.952,90 TL olmak üzere daha önce geçici ödeme yapılmasına ilişkin ara karar gereğince ödenen 20.000 TL'nin tenzili ile maddi tazminat talebini 171.252,49 TL olarak belirlemiştir.
Davalı ... Hesabı vekili cevap dilekçesinde özetle: dava öncesi başvuru şartının yerine getirilmediğini belirterek davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.
Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın idaresindeki ... plakalı çekicinin (... plakalı dorsesi ile birlikte) 20/09/2016 tarihinde davacıların yakını ... ...'e çarparak ölümüne sebebiyet verildiği iddiasıyla Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/682 Esas sayılı dosyasında açılan davada alınan .../02/2021 tarihli bilirkişi ek raporu doğrultusunda asıl davada talep edilmeyen bakiye tazminat alacakları için iş bu davayı açtıklarını belirterek asıl davada yapılan geçici ödeme ve talep artırım dilekçesi ile talep edilen destekten yoksun kalma tazminat miktarları düşüldükten sonra davacı ... için 1.909,01 TL, ... için 138.673,07 TL, ... için 67.342,01 TL, ... için 62.577,66 TL olmak üzere toplam 270.501,75 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalılardan (... Hesabı poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı ... Hesabı vekili cevap dilekçesinde özetle: zamanaşımı def'inde bulunarak birleşen davadan önce başvuru koşulunun yerine getirilmediğini belirterek davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince; "I-Asıl dava yönünden;
A-Maddi tazminat talepleri bakımından;
1-Davacıların maddi tazminat taleplerinin kabulü ile davacı ... için 5.634,46 TL, ... için 106.477,54 TL, ... için 41.952,90 TL, ... için 37.187,58 TL olarak hesaplanan toplam 191.252,49 TL'den daha önce TBK'nin 76. maddesi kapsamında yapılan 20.000 TL'lik geçici ödeme miktarı düşülerek toplam 171.252,49 TL maddi tazminatın davalı ... Hesabı poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere temerrüt tarihi olan 17/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan kaza tarihi olan 20/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
B-Manevi tazminat talepleri bakımından;
1-Davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile ... için 30.000 TL, ... için 50.000 TL, ... için 25.000 TL, ... için 25.000 TL, ... için 10.000 TL olmak üzere toplam 140.000 TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihi olan 20/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacılara verilmesine,
2-Davacılar ... ve ...'in manevi tazminat taleplerinin reddine,
II-Mahkememiz dosyası ile birleşen Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/274 Esas sayılı dosyası yönünden;
1-Davacıların maddi tazminat taleplerinin kabulü ile davacı ... için 1.909,01 TL, ... için 138.673,07 TL, ... için 62.577,66 TL, ... için 67.342,01 TL olmak üzere toplam 270.501,75 TL maddi tazminatın davalı ... Hesabı poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere temerrüt tarihi olan 17/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan kaza tarihi olan 20/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacılar vekili, davalı ... Hesabı vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; son aldırılan bilirkişi raporunda hataların mevcut olduğunu, müteveffa ...'nın formasyon sertifikasına sahip .... öğretmeni olduğunu, hayatının geri kalan kısmında yaşamış olsaydı Milli Eğitim Bakanlığında öğretmenlik yapan bir öğretmen kadar maaş alması gerektiğini, bu maaşın diğerleri gibi her sene artacağını, emekli olma ihtimalinde yüklü ikramiye alabileceğini, bu durumda destek sahiplerinin daha yüksek oranda bir destek alacağı düşünerek bir tazminat hesabı yapılması gerekirken bilirkişi tarafından bu anlamda gerçekçi bir tazminat hesabı yapılmadığını, müvekkili ... için müteveffanın ölmesinden sonra evlenmiş olması nedeni ile hesaplanan tazminatın çok düşük meblağda kaldığını, müvekkili evlenmiş olsa bile yaptığı yeni evlilikten dolayı yüklü masraflar yapmak zorunda kaldığı dikkate alınmadan hesap yapıldığını, oysa müteveffa bu kaza nedeni ile ölmemiş olsaydı müvekkilinin bu masrafları yapmak zorunda kalmayacağının aşikar olduğunu, dolayısıyla ikinci evliliği için müvekkilinin mutat evlilik masraflarının tazminat olarak hesaplanması gerekirken bu olgunun da göz ardı edildiğini, kazada eş, anne, kardeş ve kızlarını kaybeden davacılar ..., ..., ..., ... ve ... için hükmedilen manevi tazminat miktarlarının düşük olduğunu, elim bir kazada kızları gibi sevdikleri gelinlerini kaybeden davacılar ... ve ...'in manevi tazminat davalarının reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, manevi tazminat davalarının talep gibi tamamına karar verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Hesabı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 6704 sayılı Kanunun 5. maddesi ile 2918 sayılı Kanunun 97. maddesinde yapılan değişiklik gereği dava açmadan başvuru koşulu arandığı halde davacılar tarafından asıl ve birleşen dava öncesinde herhangi bir başvuru yapılmadığından asıl ve birleşen davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, hesap raporuna itirazları değerlendirilmeden bu raporda belirlenen kısma ilişkin açılan davanın da kabul edilmesinin hatalı olduğunu, müteveffanın tek çocuklu olarak 30 yaşında vefat ettiğini, bilirkişi raporunda pay dağıtım hesaplamasında tek çocuk senaryosu üzerinden pay dağıtımı yapıldığını, desteğin vefat etmemesi halinde 2. çocuğunu dünyaya getirmesi gözetilmeliyken bu husus değerlendirme dışı bırakılarak davacı anne ve baba yönünden murisin kendilerine destek pay oranlarının yüksek seviyeden hesaplandığını, TRH 2010 yaşam tablosu ile 1.8 teknik faiz uygulanmak suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkili tarafından yapılan geçici ödeme tutarının asıl ve birleşen davada hükmedilen tazminat miktarından düşülmesi gerektiğini, asıl davaya ilişkin hüküm fıkrasında bu husus gözetilerek karar verilmiş ise de birleşen davaya ilişkin hüküm kurulurken bu konuda açıklama yapılmamasının hatalı olduğunu, müvekkilinin temerrüdü söz konusu olmadığından asıl ve birleşen davada faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kaldırım olduğunu belirleyen bir sınır olmadığı için müvekkilinin araçla kaldırıma çıktığını, aracın hız limitini aşmadığının mobese kayıtlarında da görüldüğünü, yolda fren izi oluştuğunu, yoldaki kusurun varlığı bilindiği halde kusur indirimi yapılmadan müvekkilinin yüklü miktarda tazminat ödemesine karar verildiğini, müteveffanın biyoloji öğretmeni olup hiç çalışmadığını, 12/06/2009 tarihinde mezun olduğu belirtilmişse de kazanın meydana geldiği tarihe kadar çalıştığına dair bilgi ya da belge bulunmadığını, müteveffanın eşinin kazadan 1 gün sonra evlendiğini, müteveffanın kayınbabası, kaynanası ve kaynı ... için tazminat talebinde bulunulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi 13/09/2021 tarihli ek kararıyla; süresi içerisinde harç ve masrafların tamamlanmaması nedeniyle HMK'nin 344. maddesi gereğince davalılardan ... vekilinin istinaf yoluna başvuru isteminin reddine, kararın bu davalı tarafından istinaf edilmemiş sayılmasına karar verilmiştir.
Bu ek karar davalı ... vekiline 19/09/2021 tarihinde tebliğ olmuş, ek karara karşı 14/09/2021 tarihinde istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Davalı ... vekili ek karara karşı istinaf dilekçesinde özetle; ödenmesi gereken tüm miktarların usul hatası yapılarak sayfada tümünün belirtilmediğini, sadece 250 TL yatırılması gerekir gibi anlaşıldığı için daha sonra ödeneceğinin düşünüldüğünü, mahkemenin göndermiş olduğu masraf ve harçların toplamının net olarak belirtilmediğini belirterek ilk derece mahkemesinin 13/09/2021 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:
Asıl dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat; birleşen dava ise asıl dava dosyasında alınan 08/02/2021 tarihli aktüer ek raporunda tazminat hesabı sonucu belirlenen destekten yoksun kalma tazminatı farkının tazmini istemine ilişkindir.
-Davalı ... vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
04/08/2021 günü tebliğ edilen muhtıra ile asıl dava için en az yatırılması gereken 5.256,12 TL nispi istinaf karar ve ilam harcı, birleşen dava yönünden 4.613,50 TL nispi istinaf karar ve ilam harcı ve 250 TL tamamlanması gereken gider olarak ödemesi için kendisine bir haftalık kesin süre verilen, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı konusunda uyarılan davalı ... vekilinin, 31/07/2021 tarihinde 250 TL gider avansı yatırdığı, ancak asıl ve birleşen davalarda tamamlanması gereken istinaf karar ve ilam harçlarının yatırılmadığı, süresinden sonra 23/09/2021 tarihinde 9.869,62 TL istinaf karar ve ilam harcını yatırdığının anlaşılması karşısında, HMK'nin 344. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
İlk derece mahkemesince hükme esas alınan 08/02/2021 tarihli aktüer ek raporunda; PMF 1931 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınmak suretiyle davacılar müteveffanın eşi ...'in 9.409.01 TL, müteveffanın kızı ...'in 245.150,61 TL, müteveffanın babası ...'ın 104.529,59 TL ve müteveffanın annesi ...'ın 104.530,56 TL olmak üzere toplam 463.619,77 TL ödenebilir destekten yoksun kalma tazminatı alacakları olduğu tespit edilmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatlarında tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan 08/02/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda, PMF 1931 yaşam tablosuna göre hesaplama yapılması doğru değil ise de PMF 1931 Tablosunun TRH 2010 Tablosundan daha kısa ömür süresi belirlemesi ve davalı lehine olması nedeniyle davalı ... Hesabı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunda hukuki yararı bulunmamaktadır.
HMK'nin 279. maddesine uygun düzenlenen ve dosya içeriğine uygun görülen 08/02/2021 tarihli bilirkişi ek raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.
Birleşen davanın davalı ... Hesabı tarafından yapılan 20.000 TL geçici ödeme tutarı düşüldükten sonra bakiye tazminat alacakları için açıldığının anlaşılmasına göre bu yöne ilişkin davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 97. maddesi ile zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte, bu başvuru yapılmadan dava yoluna gidilmesi halinin dahi HMK'nin 115/2. maddesi gereği tamamlanabilir dava şartı olduğu Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları ile kabul edilmektedir.
Davacılar vekilinin asıl dava yönünden dava tarihinden sonra 07/11/2016 tarihinde, birleşen dava yönünden ise dava açılmadan önce 01/03/2021 tarihinde davalı ... Hesabına başvuruda bulunduğu dosya içeriğinden anlaşılmakla KTK'nin 97. maddesinde ön görülen başvuru dava şartı yerine getirildiğinden bu hususa ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
Sigortacının temerrüde düştüğü hallerde faizin başlangıç tarihi temerrüt tarihi olup, hak sahiplerinin sigortacıyı dava tarihinden önce temerrüde düşürdüğü kanıtlanamaz ise sigortacının faiz yükümlülüğü dava tarihinden itibaren başlayacaktır.
Asıl davada davalı ... Hesabının faiz yükümlülüğünün dava tarihinden (04/10/2016) itibaren başlatılması gerekirken dava tarihinden sonraki bir tarih olan 17/11/2016 tarihinden itibaren başlatılması doğru değilse de istinaf edenin sıfatına göre kararın kaldırılma nedeni yapılmamıştır. Birleşen davada ise davalı ... Hesabının temerrüt tarihi olan 11/03/2021 tarihinden itibaren faize karar verilmesi gerekirken 17/11/2016 tarihinden itibaren faize karar verilmesi doğru olmamış, davalı ... Hesabı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmüştür.
Davacılar vekilinin hükmolunan manevi tazminata yönelik istinaf itirazlarına gelince;
TBK'nin "Manevi tazminat" başlıklı 56/2. maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir."Aynı kanunun 51. maddesinde "Hakim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler." düzenlemesi yer almaktadır.
Tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına, kazanın oluş şekline, paranın satın alma gücüne, kusur durumuna ve olayın meydana geldiği tarihe göre davacılar ..., ..., ..., ... ve ... lehine hükmolunan manevi tazminat miktarının yetersiz olduğu, talep gibi davacılar ... için 100.000 TL, ... için 100.000 TL, ... için 75.000 TL, ... için 75.000 TL ve ... için 30.000 TL manevi tazminatın dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olacağı sonucuna varılmıştır.
Kazada gelinlerini kaybeden davacılar ... ve ...'in manevi zarara uğramadığından söz edilemeyeceğinden mahkemece bu davacılar yönünden manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, talep gibi davacı ... için 30.000 TL, ... için 30.000 TL manevi tazminatın dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olacağı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. Maddesi uyarınca esastan reddine, davacılar vekilinin ve davalı ... Hesabı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-b/2. maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına karar verilmiştir.
A-Davalı ... vekilinin ilk derece mahkemesinin 13/09/2021 tarihli ek kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,
B-Davacılar vekilinin ve davalı ... ... vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile,
Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına,
Buna göre:
I-Asıl dava yönünden;
a) Davacıların maddi tazminat davalarının kabulü ile davacı ... için 5.634,46 TL, ... için 106.477,54 TL, ... için 41.952,90 TL, ... için 37.187,58 TL olarak hesaplanan toplam 191.252,49 TL'den daha önce TBK 76. maddesi kapsamında yapılan 20.000 TL geçici ödeme miktarı düşülerek toplam 171.252,49 TL maddi tazminatın davalı ... Hesabı poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere temerrüt tarihi olan 17/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ...'dan kaza tarihi olan 20/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
b) Davacıların manevi tazminat davalarının kabulü ile ... için 100.000 TL, ... için 100.000 TL, ... için 75.000 TL, ... için 75.000 TL, ... için 30.000 TL, ... için 30.000 TL, ... için 30.000 TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihi olan 20/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak adı geçen davacılara verilmesine,
II-Birleşen Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/274 Esas sayılı davası yönünden;
Davacıların maddi tazminat taleplerinin kabulü ile davacı ... için 1.909,01 TL, ... için 138.673,07 TL, ... için 62.577,66 TL, ... için 67.342,01 TL olmak üzere toplam 270.501,75 TL maddi tazminatın davalı ... Hesabı poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere temerrüt tarihi olan 11/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ...'dan kaza tarihi olan 20/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
III-Asıl dava dosyası bakımından;
1-Harçlar Kanunu uyarınca maddi tazminat davasında hükmolunan miktara göre alınması gereken 11.698,26 TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan karar ve ilam harcından maddi tazminat davasına isabet eden 476,27 TL peşin harç ve 520 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 996,27 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.701,99 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
2-Harçlar Kanunu uyarınca manevi tazminat davasında hükmolunan miktara göre alınması gereken 30.056,40 TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan karar ve ilam harcından manevi tazminat davasına isabet eden 1.095,73 TL harcın mahsubu ile bakiye 28.960,67 TL harcın davalı ...'dan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 1.572 TL peşin harç, 520 TL tamamlama harcı ve 29,20 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 2.121,20 TL harcın (davalı ... Hesabı 1.025,47 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan toplam 1.799,40 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-İlk derece mahkemesince maddi tazminat davası yönünden kabul edilen dava değeri itibarıyla davacılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmeyip bu yöndeki uygulamaya karşı davacılar tarafından istinaf başvurusunda bulunulmamış olması nedeniyle ilk derece mahkemesinin bu konudaki hükmü tekrar edilerek, maddi tazminat davası yönünden ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 20.218,99 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
6-Manevi tazminat davası yönünden Dairemizin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan davacılar ... için 45.000 TL, ... için 45.000 TL, ... için 45.000 TL, ... için 45.000 TL, ... için 30.000 TL, ... için 30.000 TL, ... için 30.000 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak adı geçen davacılara verilmesine,
7-Taraflarca dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK'nin 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
IV-Birleşen dava yönünden;
1-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 18.477,97 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 923,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.554,07 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
2-İlk derece mahkemesince maddi tazminat davası yönünden kabul edilen dava değeri itibarıyla davacılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmeyip bu yöndeki uygulamaya karşı davacılar tarafından istinaf başvurusunda bulunulmamış olması nedeniyle ilk derece mahkemesinin bu konudaki hükmü tekrar edilerek, kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden AAÜT gereğince hesap edilen 27.385,12 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine,
C-İstinaf İncelemesi Bakımından:
1-Davacılar ve davalı ... Hesabı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde ilk derece mahkemesi tarafından iadesine,
2-İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan 251,10 TL posta ve tebligat gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine,
3-İstinaf aşamasında davalı ... Hesabı tarafından yapılan 58 TL posta ve tebligat gideri ile 242,60 TL istinaf başvuru harcının davacılardan alınarak adı geçen davalıya verilmesine,
4-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 732 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 9.988,22 TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 9.256,22 TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalı ...'a iadesine,
5-Davalı ...'ın istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
7-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.25/11/2025