Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle: 24/11/2019 Tarihinde meydana gelen trafik kazasında, müvekkil ...’nin yaralanması sebebiyle; 6100 sayılı HMK 107 mad. uyarınca, delillerin toplanmasından sonra artırılmak üzere açılan belirsiz alacak davasında, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; bakım/bakıcı ve tedavi gideri olarak 1.000 TL ile maluliyetten kaynaklı iş gücü kaybı olarak 10.000 TL olmak üzere toplam 11.000 TL maddi tazminat ile müvekkiller ... için 70.000 TL manevi tazminat, ... için 20.000 TL manevi tazminat ve ... için 20.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 110.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, sigorta şirketi maddi tazminat ve poliçe limitleri ile sorumlu olmak kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkil sigorta şirketine hukuken geçerli bir başvuru yapılmadığından, huzurdaki davanın usulden reddi gerektiğini, dava yoluna gitmeden önce sigorta şirketine başvuru yapılması, dava şartı haline geldiğini, sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü gerekli belgelerin tam ve eksiksiz bir şekilde ibraz edilmesinden itibaren (15) iş günü içinde muaccel hale geleceğini, müvekkil şirkete yapılan başvurunun KTK Madde 97 kapsamında geçerli bir başvuru sayılmasının mümkün olmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğundan huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı taraf somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve bakıcı giderleri poliçe teminat kapsamı dışındadır. dolayısıyla müvekkil şirketin bu sayılan kalemleri ödemesi gibi bir sorumluluğu bulunmadığını, geçici ve sürekli iş göremezlik ödenekleri sosyal güvenlik kurumu'nun sorumluluğunda olduğunu, bu kalemler bakımından asıl başvurulması gereken kurum sosyal güvenlik kurumu olduğunu, söz konusu kazaya ilişkin, gebze cumhuriyet başsavcılığı'nın soruşturması devam eden dosyası mevcut olup, yerleşik yargıtay içtihatları doğrultusunda, ceza yargılaması neticesinde verilecek kararın huzurdaki dava bakımından bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, zira hadisenin aydınlatılması, sorumluluğun tespiti ve tayini bakımından hayati önem taşıdığını, davacı yanın iddia ve taleplerinin haklı bulunması durumunda, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkil şirketin tazminat bedelini ödeme yükümlülüğü dava tarihinde muaccel hale geldiğini, bu sebeple sayın mahkemenizce faize hükmedilmesi halinde hükmedilecek faiz, dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olması gerektiğini, usule ilişkin olarak, müvekkil şirkete yapılmış geçerli bir başvuru bulunmadığından ve davacı taraf somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğinden davanın usulden reddine, esasa ilişkin verilen cevaplar neticesinde davacı tarafın tüm talepleriyle birlikte davanın esastan reddine, ceza yargılamasının huzurdaki dava bakımından bekletici mesele yapılmasına, davacı yanın iddia ve taleplerinin haklı bulunması durumunda, faize hükmedilmesi halinde hükmedilecek faizin, dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olmasına, vekalet ücretlerinin ve her türlü yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılar taraftan herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamıştır. Davalı tarafların 6100 S. HMK m. 128 kapsamında süresinde cevap vermemenin sonucu olarak iddia olunan vakıaları tamamen inkar etmiş sayılmıştır.

Davacı vekilinin dava dilekçesi ile belirttiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığı Soruşturma Dosyası kazaya karışan aracın trafik kaydı. ruhsat örneği, sigorta poliçesi, hasar dosyası, müvekkilin sigorta şirketine başvurusu ile ilgili belge ve yazışmalar, müvekkilin tedavi gördüğü hastane kayıtları ve tüm sağlık belgeleri, cevap dilekçesinde belirtilen zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesinin sureti, müvekkil şirket tarafından başvuru sahiplerine yazılan cevap yazısı, sosyal güvenlik kurumu kayıtları delil olarak değerlendirilmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlığın, davacı ...'nin 24.11.2019 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle yaralandığı ve maluliyetten kaynaklı iş gücü kaybı doğduğu iddiasıyla sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı, tedavi gideri tazminatı talebinin yerinde olup olmadığı, davalı sürücü, işleten ve ZMMS sigorta şirketinin sorumlu olup olmadığı, varsa miktarı tarafların kusur durumu davacı ile birlikte diğer davacıların, sigorta şirketi dışındaki davalılardan manevi tazminat isteminin yerinde olup olmadığı, manevi tazminatın koşularının oluşup oluşmadığı noktasında olduğu anlaşıldı.
15/06/2023 tarihli ATK raporunda: "... ve ... oğlu, 31/05/2017 doğumlu, ...’nın 24/11/2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih, 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde; Küçüğün tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfr) olduğu, 2.20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğinin EK-3 kısmında bulunan ...’in mevzuatla uyumu arandığında kullanılacak tablo dikkate alındığında, küçüğün özel gereksinimi yoktur, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 2 (iki) haftaya kadar uzayabileceği Başka birisinin sürekli ve geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı" görüş ve kanaatine varılmıştır.
24/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda" Dava konusu olay ile ilgili olarak dosya münderecatı kapsamındaki veriler ve keşifte yapılan tespitler dikkate alındığında; Kazaya karışan trafikte anne ve babasının sorumluluğuna ihtiyaç duyan yayanın 2918 Sayılı K.T.K.’nın Madde 68-b-3 kapsamında asli ve %70 kusurlu olduğu, Davalı sürücünün 2918 Sayılı K.T.K.’nın Madde 36 kapsamında tali ve %30 kusurlu olduğu" görüş ve kanaatine varılmıştır.
10/09/2025 tarihli ATK raporunda" Davalı sürücü ...'nın %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu, Mağdur yaya ...'nın yaşı nedeniyle davranış faktörlerinin kazanın oluşumunda %85 (yüzde seksen beş) oranında etken olduğu" görüş ve kanaatine varılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE:
Dava, haksız fiilden kaynaklı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi gereğince manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
... Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma, ... karar sayılı dosyasının incelenmesinde, iş bu dava davacısı ...'nın müşteki, ...'nın mağdur, davalı ...'nın ise şüpheli olarak yer aldığı, davalı ... hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.
24.11.2019 tarihinde ...'da davalılardan ...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın ile seyir halindeyken ... aniden yola çıkması sonucu çocuğa çarptığı,...'nın yaralandığı anlaşılmıştır.

Dava konusu 24/11/2019 trafik kazasında davalı ...'nın meskun mahalde seyrini görüş alanını kontrol altında bulundurarak müteyakkız bir şekilde sürdürmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediğinden kazanın oluşumunda %15 oranında kusurlu olduğu, davacı ...'nın ise karşıdan karşıya geçmeden önce gerekli dikkat ve özeni yola vermesi, taşıt yolu içerisinde bulunan araçların seyir durumlarını dikkate alması, sol tarafından seyirle yaklaşmakta olan davalı sürücü idaresindeki araca ilk geçiş hakkını vermesi ve geçiş eylemini uygun bir anda kontrollü bir şekilde gerçekleştirmesi gerekirkenbu hususlara riayet etmediğinden kazanın oluşumunda %85 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Mahkememizce alınan ATK raporuna objektif, gerekçeli, yeterli, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olması ceza dosyası ve kaza tespit tutanağı ile uyumlu olması nedenleriyle itibar edilmiştir.
Davacılar ..., ... ve ...'nın tüm davalılara yönelttiği maddi tazminat talepleri yönünden kusur oranında davalı ... A.Ş.'nin... plakalı aracın kaza tarihinde zmss poliçesinden dolayı teminat limiti kadar maddi tazminattan sorumlu olduğu, davalı ...'nın araç sahibi olması sebebiyle davalı ...'nın ise trafik kazasına karışan aracın sürücü olması sebebiyle müştereken ve müteselsilen sorumluluklarının bulunduğu kanaatine varılmıştır.
20/02/2019 tarihinden sonra gerçekleşen yaralanmalarda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, yaralananın çocuk olması halinde ise 20/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre tespiti gerekmektedir. (Bkz. Yargıtay 4. HD'nin 17/02/2022 tarihli ... E ... K hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Bu yönetmeliğe göre düzenlenen İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığından alınan 15.06.2023 tarihli raporuna itibar edilmiştir. Bu rapora göre davacı ...'nin tüm vücut engellilik oranının sıfır olduğu, özel gereksiniminin bulunmadığı, iş göremezlik süresinin olay tarihinden 2 haftaya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli ve geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı tespit edilmiştir. Bu atk raporun denetime açık, yeterli, gerekçeli, objektif, bilimsel verilere haiz ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan davalı ... A.Ş. vekilinin teknik nitelikte olmayan itirazlarına itibar edilmemiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığından alınan 15.06.2023 tarihli raporunda, ...'nın başka birisinin sürekli ve geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı tespit edildiğinden davacıların bakıcı gideri talebinin reddine karar verilmiş, aynı raporda ...'nin sürekli iş göremezliğinin bulunmadığı tespit edildiğinden usul ekonomisi ve davacı vekilinin talebi gereğince dosya aktüerya bilirkişisine gönderilmemiş, Kasım ve Aralık 2019 yılı asgari ücreti esas alınarak davacıların 1.193,92 TL geçici iş göremezlik tazminatının bulunduğu hesaplanmış, bu miktar kadar davacıların maddi tazminat ve 500 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 1.693,92 TL maddi tazminatın davalılardan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacıların maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 1.193,92 TL geçici iş göremezlik tazminatı 500,00 TL tedavi gideri olmak üzere 1.693,92 TL maddi tazminatın 24/11/2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, davacıların fazlaya dair isteminin reddine karar verilmiştir.
Davacıların manevi tazminat davası yönünden ise; zaman itibarı ile somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nun 56/ maddesinde "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmüne yer verilmiştir. Ayrıca 22.06.1966 tarih ve 2/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı' nda manevi tazminat, bir ceza ya da gerçek anlamda bir tazminat olmayıp, zarara uğrayan kişinin manevi ıstırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araç olabileceğini belirtmiştir. Bu durumda TBK' nun 56. maddesi hükmü ve İçtihadı Birleştirme Kararı da nazara alınarak, olayın meydana geliş şekli, kaza ile maluliyete ilişkin rapor, kusur durumları dikkate alınarak, davacının kaza nedeni ile duyduğu elem ve üzüntü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihine göre paranın alım gücü ve hakkaniyet ilkeleri bir arada değerlendirilmek suretiyle davacıların uğradığı manevi zarar nedeni ile, manevi tazminat talebinde haklı olduğu kanaatine varılmış olmakla davacıların manevi tazminat davalarının kısmen kabulü kısmen reddi ile,5.000 TL anne ..., 5.000 TL baba ..., çocuk ... için 8.000 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 24.11.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ...'dan alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine dair karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;

1-Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 1.193,92 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL tedavi gideri olmak üzere 1.693,92 TL maddi tazminatın 24/11/2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, davacıların fazlaya dair isteminin reddine,

2-Davacının manevi tazminat isteminin kabulü ile 5.000 TL anne ..., 5.000 TL baba ..., çocuk ... için 8.000 TL manevi tazminat isteminin kabulü ile toplam 18.000 TL manevi tazminatın 24/11/2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacılara verilmesine, davacıların fazlaya dair istemlerinin reddine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 615,40 TL nispi karar ve ilam harcının, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile Hazine'ye gelir kaydına, bakiye 534,7 ‬TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 1.229,58 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 332,58 TL den mahsubu ile Hazine'ye gelir kaydına, bakiye 897,00 ‬TL harcın davalılar ... ve ... tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

5-Davacı tarafından yatırılan ve (3) numaralı maddede mahsup edilen peşin olarak yatırılan 80,70 TL ve başvurma harcı 80,70 TL ve 332,58 TL peşin harç olmak üzere toplam 493,98 TL harcın davalılardan alınarak davacılara verilmesine,

6-Davacılar tarafından yapılan ATK rapor ücreti, tebligat ve posta masrafları olmak üzere 5.580,45 TL yargılama giderinin haklılık durumuna göre(% 16,27- %83,73) 908,27 TL sinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, bakiye masrafın davacılar üzerinde bırakılmasına,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1320,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri)nden 214,76 TL sinin davalılardan, bakiye 1.105,24 TL sinin davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

8-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri ve yatırılan delil avansı bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,

9-HMK'nın 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider/delil avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleşmesinden sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,

10-Davacıların maddi tazminat davası yönünden kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap edilen 1.693,92 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine,

11-Davalı ... AŞ ve ... maddi tazminat davası yönünden kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap edilen 9.306,08 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak bu davalılara verilmesine,

12-Davacıların manevi tazminat davası yönünden AAÜT uyarınca hesap edilen 18.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar Hatice ve ...'dan alınarak davacılara verilmesine,

13-Davalı ... manevi tazminat davası yönünden kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap edilen 45.000 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine,
Dair davacı vekilinin yüzene karşı, davalı vekilinin yokluğunda, tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okundu usulen anlatıldı. 03/12/2025