Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19/12/2014 tarihinde sürücü ---- sevk ve idaresinde olan ----- plaka sayılı aracın seyir halinde iken ---- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı araç ile çarpışması neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, ----plaka sayılı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, ------ plaka sayılı aracın kaza tarihinde geçerli bir ZMMS poliçesi bulunmadığından davalı Güvence Hesabının müvekkilinin zararlarından sorumlu olduğunu, davacının söz konusu trafik kazası nedeniyle yaralanması sonucu ------ Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalından 24/05/2019 tarihinde alınan Maluliyet Raporuna göre %13 oranında malul kaldığının tespit edildiğini, Güvence Hesabının başvuru yapılmasına karşın herhangi bir tazminat ödemesi yapılmadığını belirterek, 19/12/2014 günü meydana gelen trafik kazası nedeniyle ağır yaralanan ve malul kalan davacı için fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla, şimdilik; 500,00 TL geçici iş göremezlik, 3.500,00 TL sürekli maluliyet, 500,00 TL tedavi giderleri ve 500,00 TL bakıcı giderleri olmak üzere toplam şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yazılı başvuru sonrası sunulan maluliyet raporunun geçerli olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla sorumluluklarının ----- plakalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami teminat limiti 268.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, öncelikle kazadaki kusur durumunun tespitinin gerektiğini, müterafik kusur indirimi uygulanmasını talep ettiklerini, hesaplamanın 1,8 veya 1,65 teknik faizle yapılmasını, SGK tarafından davacıya yapılan herhangi bir ödeme mevcut ise sorularak hesaplanacak tazminattan tenzilinin gerektiğini, geçici iş göremezlik, bakıcı giderleri ve tedavi giderlerinin SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, genel şartlar dahilinde teminat dışı olarak kabul edilmesi gerektiğini, temerrütten söz edilemeyeceğini ve dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini, ödeme var ise ödeme tutarının indirimlerinin yapılıp tazminat tutarı belirlendikten sonra kalan bakiyeden güncellenerek düşülmesinin gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Dava, trafik kazası sonucu davacının sürekli ve geçici iş göremezlik zararı ile tedavi- bakıcı giderlerinin trafik sigortası kapsamında tazmini istemine ilişkin maddi tazminat davasıdır. Mahkemece hastane kayıtları celp edilmiş, SGK'ya müzekkere yazılarak davacıya kaza nedeniyle ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılmıştır.
Dosya trafik kazalarında kusur bilirkişisi makine mühendisi ------ tevdi edilmiş, bilirkişi kusur raporunda; '' Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, 19.12.2014 tarihinde, saat 17: 25 sularında,------kavşağında, cadde boyunca seyrederek kavşağa gelen ve normal ileri yönde seyreden sürücü ---- idaresindeki ------ plakalı motosiklet ile kavşağa gelen ve kavşakta sola ----. Sokağa dönen sürücü ---- idaresindeki ----plakalı otomobilin çarpıştığı, motosiklet sürücüsü ---- bacağında parçalı kırık oluştuğu; ----16 yıl 8 ay yaşında ve ehliyetsiz olduğu ve de alkolsüz olduğu, otomobil sürücüsü --- ehliyetinin yeterli ve alkolsüz olduğu, ------ ATK Trafik İhtisas Dairesinin 24.05.2016 tarihli raporunda, otomobil sürücüsü ---- asli kusurlu, motosiklet sürücüsü ---- tali kusurlu olduğu belirlendiği, motosiklet sürücüsü ---- kaza anında kask takıp takmadığı yönünde
bir tespit olmadığı, ancak bacağının kırılması şeklinde yaralandığı için kask takma ile
illiyet bağı olmadığı, davalı sürücü---- idaresindeki ---- plakalı otomobili ile kavşakta sola dönerken karşıdan gelen ------ plakalı motosikletin önce geçmesini beklemediği ve çarpıştığı; kavşaklarda geçiş önceliği kuralına uymadığı, doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yaptığı ve sürücü---- yaşamını tehlikeye sokmayan, ------ ile giderilebilecek kadar hafif olmayan, kemik kırıkları yaşam fonksiyonlarını AĞIR (5/6) derecede etkileyecek nitelikte yaralanmasına neden olduğu için KTK 53/b/5 - 57/b — 84/f - 84/h ve KTY 102/b-7 — 109/b/8 — 157/a/6 - 157/a/8 maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; yaralanmalı ve maddi hasarlı kazanın meydana gelmesinde asli ve %85 kusurlu olduğu; sürücü ---- idaresindeki ------ plakalı motosikleti ile kavşakta normal ileri yönde seyrederken yeterince dikkatli tedbirli olmadığı ve kontrolsüzce sola dönen ------ plakalı otomobil ile kazaya karışarak yaralandığı için KTK 47/d ve KTY 95/d maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; yaralanmalı ve maddi hasarlı kazanın meydana gelmesinde tali ve %15 kusurlu olduğu, rapordaki kusur değerlendirmesinin ------- ATK Trafik İhtisas Dairesinin 24.05.2016 tarihli raporundaki kusur değerlendirmesi ile uyumlu olduğu '' yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Dosya, kazada yaralanan davacının maluliyetinin 19/12/2014 kaza tarihinde geçerli olan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre tespiti için ------ Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na tevdi edilmiştir. ATK tarafından tanzim edilen 13/06/2024 tarihli raporda 01/04/1998 doğumlu, ---- 19/12/2014 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 03/08/2013 tarih, ---- sayılı ------ Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve ---- sayılı ------ Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak: E cetveline göre davacının tüm vücut engellilik oranının % 10.3 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı mütalaa edilmiştir.Davacının tazminat istemleri yönünden hesaplama yapmak üzere aktüer bilirkişiden rapor alınmış, bilirkişi raporda özetle; '' Geçici iş göremezlik zararı yönünden; Kaza tarihinde 17 yaşında ve henüz öğrenci olan davacının gelir getiren bir işte çalışmadığı ve herhangi bir geliri olmayan davacının kazanç kaybından da söz edilemeyeceği anlaşılmakla, geçici iş göremezlik zararının bulunmadığı, 10.3 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının 1.311.500,65 TL olduğu, davacının kazanın oluşumunda % 15 kusurunun bulunduğunun kabulü durumunda talep edebileceği zararının 1.114.775,55 TL olduğu, davalı Güvence Hesabının işbu zarardan kaza tarihinde geçerli olan azami limit 268.000,00 TL ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğu, ATK raporunda davacının geçici ve sürekli bir başkasının bakımına ihtiyacı olmadığı mütalaa edilmekle, bakıcı giderleri zararının bulunmadığı, tedavi giderleri zararı uzmanlık alanı dışı olması nedeni ile görüş verilemeyeceği, '' yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.Davacı vekili ıslah dilekçesi sunarak, 268.000 TL sürekli iş göremezlik tazminat alacağının kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak davalıdan tahsilini talep etmiştir.Toplanan tüm delillere, ATK maluliyet raporu, bilirkişilerden alınan kusur ve aktüer hesap raporuna göre; 19/12/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ------ plakalı otomobilin dava dışı sürücüsünün % 85 oranında asli kusurlu olduğu, davacı motosiklet sürücüsünün %15 oranında tali kusurlu olduğu belirlenmiştir. Kazaya karışan aracın kaza tarihini de kapsar şekilde geçerli trafik poliçesi olmadığından davalı Güvence Hesabının davacının zararlarından kaza tarihinde geçerli olan
azami limit 268.000,00 TL ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmaktadır. Kazada yaralanan davacının kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre ATK raporunda %10.3 oranındaki kalıcı maluliyeti ve 9 aylık geçici iş göremezlik süresi tespit edilmiş, aktüer bilirkişi tarafından davacı kaza tarihinde 17 yaşında ve öğrenci olduğundan, geçici iş göremezlik zararının bulunmadığı, maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının 1.311.500,65 TL olduğu belirlenmiştir. Dosyaya sunulu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporları hükme esas alınmış, hesaplanan ve davacının ıslah dilekçesine konu 268.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 04/11/2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının geçici iş göremezlik-bakıcı-tedavi gideri isteminin reddine karar verilmiş, neticeten davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 268.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 04/11/2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin 1.500,00 TL geçici iş göremezlik - bakıcı - tedavi gideri isteminin REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 18.307,08 TL harcın, davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 59,30 TL harç ile 905,00 TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 17.342,78 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

3-Davacı tarafça dava açılırken peşin ve ıslah harcı olarak yatırılan toplam 964,30 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

5-Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT göre hesaplanan 1.500,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,

6-Davacı tarafından yapılan 15.553,70 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul - kısmen red oranına göre hesaplanan 15.467,13 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, bakiye kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,

7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

8-Dosyada arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.