Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

....Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/... esas 2021/... karar sayılı görevsizlik kararı ile Mahkememize gönderilen dosyaya ilişkin, Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06/01/2020 tarihinde ... plaka sayılı ...'in sevk ve idaresindeki aracın ... ilçesi sınırları içerisinde seyir halinde iken dikkatsiz bir şekilde sola dönerken yaya müvekkili ...'a çarparak yaralanmasına ve beden gücü kaybına uğramasına neden olduğunu, bu olay hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/... Soruşturma sayılı dosyası ile soruşturmanın yürütüldüğünü, bu kazada müvekkilinin ağır yaralandığını, sol fömür boyun kırığının oluştuğunu, ameliyat geçirip tedavi olduğunu, uzun bir zaman sağlığına kavuşamadığını, uğradığı bu bedensel zararın müvekkilinde ruhsal ve yaşamsal olumsuzluklar yaşattığını, müvekkilinin genç bir bayan olduğunu, davadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığından temerrüt tarihinden itibaren faiz istendiğini, sigorta şirketinin 01/07/2020 tarihi itibari ile temerrüde düştüğünü belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000 TL maddi tazminat ile sorumluluk ve zarar kapsamı belli olduktan sonra 100.00,00 TL manevi tazminatın tahsiline, davalı işletenin taşınır taşınmaz malları ile bankalardaki ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 1.000 TL. Maddi tazminat ile 100.000 TL. Manevi tazminatın olay tarihinden sigortacı yönünden temerrüt tarihinden işleyecek yasal faizi ile ortaklaşa ve zincirleme sorumluluk kurallarına göre tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta ( ... Sigorta) A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava açmadan önce sigorta şirketine müracaatın dava şartı olduğunu, dava şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiği, davalı sigorta şirketi ile davalı ... a ait araç için aralarında Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının mevcut olduğunu, buna dayalı dava açıldığını, uyuşmazlığın Ticaret Mahkemesinin görevine girdiğini, poliçeden doğan sorumlulukta, sigortalının kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı sorumlu olunduğunu, kusur tespitinin yapılması gerektiğini beyanla öncelikle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesini, bu mümkün görülmediği takdirde görev yönünden davanın reddine karar verilmesini, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle ; dava dilekçesinde, davacının maddi zararlarının tazmini için 1000 TL maddi tazminat talep edildiği, 15/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda davalıların müteselsilen %75 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı geçici iş göremezlik maddi zararının 23.712,05 TL olduğu, tedavi giderleri bakımından ise 9.000 TL tutarın davalılardan talep edilebileceği, 15/10/2024 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda dava dilekçesinde 1000 TL olarak talep edilen maddi tazminat talebini 32.712,05 TL'ye yükselttiklerini, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara hükmedilmesini arz ve talep etmiştir .
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

06.01.2020 tarihli trafik kazasında davacının malul kaldığından bahisle maddi manevi tazminat istemine ilişkindir.
Olaya ilişkin ... CBS'nin 2020/... soruşturma sayılı dosyasıyla tahkikatın başladığı, yargılamanın devam ettiği ... 3. ASCM'nin 2021/... esas sayılı dosyasında; dosyamız davacısının müşteki, davalı sürücü ...'in sanık oldukları, CBS'de alınan kusur raporunda davacının asli, davalı sürücünün 2.derece tali kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, ceza yargılaması yapan Mahkemece alınan bilirkişi raporunda ise davacının asli, davalı sürücünün tali kusurlu olduğunun mütalaa edildiği görülmüştür.

Görevsizlik kararı veren ....Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/... esas 2021/... karar sayılı dosyasında; keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda davacının % 25, davalı sürücünün % 75 oranında kusurlu olduğunun mütalaa edildiği görülmüştür.
Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 21/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
''Mevcut belgelere göre;
... ve ... kızı, 31/01/1987 doğumlu, ...’ın 06/01/2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla;

1. Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,

2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği,

3. Dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur. "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 16/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
''Mevcut verilere göre;
A) Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki kamyonet ile olay mahalli kavşakta sola doğru dönüşe geçmeden önce buradan geçiş yapan yayalara ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken anılan bu hususlara riayet etmediği anlaşılmış olup kavşak mahallinde sol tarafından yolun karşı tarafına geçiş yapmakta olan yayanın varlığına rağmen kontrolsüz bir şekilde sola doğru dönüşe geçerek kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği olayda; kusurludur.
B) Davacı yaya ... her ne kadar kavşak mahallinde ilk geçiş hakkı kendisine ait ise de kendi can güvenliği açısından iki yönlü yolun her iki yönüne dair gerekli ve yeterli kontrolleri yaparak yolun karşı tarafına geçiş yapması gerekirken anılan bu hususlara riayet etmediği anlaşılmış olup sağ tarafından sola doğru dönüşe geçerek kendisine doğru yaklaşan araca karşı etkin korunma tedbirine başvurmayıp kontrolsüzce geçişini sürdürmesi sonrasında gerçekleşen olayda; kusurludur.

Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
A) Davalı sürücü ...’ in % 75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu,
B) Davacı yaya ...' ın % 25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, kanaatini bildirir müşterek rapordur.
"şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Bilirkişiler ... tarafından düzenlenen 15/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
''..SONUÇ: Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; 06.01.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalıların müteselsilen %75 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...'ın
a)Geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararının = 23.712,05 TL,
b)Tedavi giderleri bakımından;
Davacının ödemiş olduğu toplam 12.000,00 TL tedavi giderinin Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 16.04.2024 tarihli kusur raporu'nda belirlendiği üzere davalı sürücünün %75 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre 9.000,00 TL tutarı davalıdan talep edebileceği,
c)ATK tarafından kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyet oranı %0 olarak belirlendiğinden, buna göre davacının sürekli iş göremezlik dönemi için maddi zararının söz konusu olmayacağı,
d)Yukarıda belirlenen zarar tutarı zorunlu trafik sigorta poliçesi limitleri içinde kalmakta olup,
Zorunlu trafik sigorta poliçesi manevi tazminat taleplerini kapsamadığından Sayın Mahkemece takdir edilecek manevi tazminat tutarından sigorta dışındaki davalı sürücünün sorumlu olacağı,
e)Başvuru tarihine göre sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi 18.06.2020 olarak belirlenmiş olup,
Davalı araç sürücüsü bakımından temerrüdün 06.01.2020 olay tarihinde gerçekleşmiş olacağı,

Sonuç ve kanaatine varılmıştır, saygı ile arz ederiz. "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 25/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
''.. Yukarıda arz ve izah edilen nedenler ve resen göz önüne alınacak sebeplerle ;
Fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, 6100 sayılı Yasa'nın 107.maddesi hükmünce belirlenecek şimdilik 1000 TL maddi tazminat ile sorumluluk ve zarar kapsamı belli olduktan sonra 100.000,00 TL manevi tazminatın araç sahibi ve sürücü yönünden olay tarihinden; sigortacı yönünden, 2918 sayılı KTK'nun 111/2.maddesi uyarınca sigorta limiti aşılmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme sorumluluk kurallarına göre tahsiline” şeklinde talepte bulunmuştur.
05.04.2022 tarihli dilekçesinde;
"...
Aynı tarihli celsenin 3 no'lu ara kararı gereğince tarafımıza maddi tazminat talebi bakımından talep sonucunu miktar itibariyle ayrıştırmak ve kalem kalem belirtmek suretiyle yazılı açıklama sunmak için bir hafta süre verilmiştir. Süresi içerisinde maddi tazminat istemimizi kalemler halinde sunarız.
Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik;
100 TL Tedavi Giderleri
400 TL Geçici İş Göremezlik Tazminatı
500 TL Kalıcı İş Göremezlik Tazminatı
1.000 TL maddi tazminat talebimiz mevcuttur” şeklindedir.
Mahkemenizin 01.07.2025 tarihli duruşmasında “SGK'nın sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi giderlerinin İstanbul BAM 40. H.D nin 2020/2063 esas ve 2023/144 karar sayılı emsal kararında belirtildiği şekliyle hesaplanması ve davalıların varsa sorumluluk tutarının belirlenmesi amacıyla rapor sunan hekim bilirkişiden ek rapor alınmasına” karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesinin 2020/2063 E. - 2023/144 K., 24.01.2023 tarihli kararı;
“Sağlık sigortası poliçesini düzenleyen davacının, trafik kazasında yaralanan sigortalısının tedavi giderlerini rücuen tahsil talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin davayı kabul kararı istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, sigortacının halefiyet hakkına dayalı rücu davasında görevli mahkemenin belirlenmesinde, sigortalının zarara neden olanla arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerektiğini belirtmiştir. Olayda, uyuşmazlık trafik kazasından kaynaklandığı için genel görevli asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Ancak, davalılar arasında trafik kazasına neden olan aracın ZMSS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi de bulunduğu için davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesinde isabetsizlik bulunmamıştır. Bilirkişi raporuna göre tedavi giderleri belgelenmiş olup, Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi uyarınca bu giderlerden SGK sorumludur. Bu nedenle, ilk derece mahkemesinin kararı yerindedir ve davalı SGK'nın istinaf başvurusu reddedilmiştir” şeklindedir.
Dosya arasına alınan ... Hastanesi ile Özel ... Hastanesi evrakları, ödenen tedavi giderleri dışında bir belge veya davacının belgeli olmayan bir tedavi giderine ait talebi mevcut değildir.
Bu nedenle, belgeli olmayan tedavi giderlerine ait değerlendirme yapılamamış olduğunu, tüm takdir Sayın Mahkemenize ait olmak üzere arz ederim. "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; Davacı taraf, 06.01.2020 tarihli kazada davalı ...'in sürücüsü, diğer davalı ...'ın malik olduğu, davalı sigorta şirketince de ZMMS ile sigortalı ... plakalı aracın çarpması sonucu malul kaldığından bahisle sürekli ve geçici maluliyet ile tedavi giderlerine dayalı maddi tazminat ve ayrıca manevi tazminat talepli eldeki davayı ikame etmiştir.

Huzurdaki davada ileri sürülen talepler kapsamında tedavi evraklarının celbine müteakip kaza tarihi olan 06.01.2020 tarihi itibari ile yürürlükte olan yönetmelik hükümleri "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" kapsamında ATK raporu temin edilmiş, davacının mevcut tüm tedavi evrakları ve güncel durumu incelenerek hazırlanan raporda sürekli iş göremezlik oranının % 0 olduğunun, geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olduğunun ve bakıcı ihtiyacı bulunmadığının tespit edildiği görülmüştür. ATK raporunun, dosyada mevcut tedavi evrakları/raporları incelenmek sureti ile ayrıntılı ve gerekçeli olarak hazırlandığı, yine kaza tarihinde uygulanan yönetmelik uyarınca hesaplamalar yapıldığı, dosyada davacının maluliyetine ilişkin başkaca raporun bulunmadığı ve taraflarca maluliyet raporuna itiraz edilmediği görülmekle dosyada mübrez ATK raporu uyarınca değerlendirme yapılmıştır.
Kazadaki kusur durumları bakımından; kazaya ilişkin yukarıda özetlenen ceza dosyasında davalıya tali kusur yükleyen raporlar ile Mahkememize görevsizlik kararı veren ... 5.AHM'nin dosyasında davalının asli oranda kusurlu bulunduğu rapor arasında bir çelişki doğduğu, bu sebeple Mahkememizce alınan ve çelişkileri gideren ATK kusur raporunda davalı sürücünün % 75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, anılan ATK raporunda dosyada bulunan 3 ayrı kusur raporunun da incelendiği, ayrıca aşamalarda alınan raporlar tek bir bilirkişi tarafından düzenlenmiş iken ATK raporunda incelemenin heyet halinde yapıldığı anlaşılmakla; kurulan tazminat hükmünde ATK raporu esas alınarak davalı taraf zararın % 75 inden sorumlu tutulmuştur.
2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde; “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki; “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarihli, 2019/40 E-202/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...Ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…Ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmekle ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellere göre (devre başı ödemeli belirli rant yöntemi, % 1,8 teknik faizle) tazminat hesabının yapılmasına ilişkin olarak KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişikliğin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi ile birlikte uygulama birliğinin sağlanması yönünde tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasına yönelik içtihat geliştirildiği ancak hesaplamalarda pregresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ve kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre tespit edilen maluliyet raporuna göre hesaplama yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
Anılı kriterler uyarınca; ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamına ve kaza tarihindeki yönetmelik hükümleri ile içtihatlara uygun, davacının bordro ve kazanç bilgileri esas alınarak hazırlanmakla itibar edilir bulunan aktüer bilirkişi raporu kapsamında; davacı yanın talep miktarı, talep arttırım dilekçesi, tarafların kusur oranı ve poliçe limiti uyarınca, geçici iş göremezlik tazminatının 23.712,05 TL hesaplandığı, anılı tazminat bedeli yönünden davalıların sorumluluğunun mevcut olduğu, zira kazaya sebep olan aracın sürücüsü, maliki ve ZMMS ile sigortacısı bulundukları, malikin yargılama sırasında vefatı nedeniyle mirasçıların davaya dahil edildiği, her ne kadar hekim bilirkişi kök raporda belgeli tedavi giderlerini hesaplamış ve ek raporda Mahkememizce yapılan görevlendirmeye rağmen belgeli olmayan tedavi giderlerini rayiçlere ve içtihatlara uygun şekilde incelememiş ise de ; belgeli tedavi giderlerinden sorumluluğun SGK'ya ait olduğu, (İstanbul BAM 9.H.D 2025/1023 esas ve 2025/2069 karar)
anılan kararda; Sosyal Güvenlik Kurumu'nun, tüm tedavi giderlerinden değil, 6111 Sayılı Yasa ile değiştirilen 2918 Sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında kalan ve belgeli tedavi giderlerinden sorumlu olduğunun, belgeye dayanmayan tedavi giderleri yönünden ise işleten, sürücü ve sigortacının sorumluluğunun devam ettiğinin belirtildiği, bu sebeple davalıların makbuzları dosyada mübrez, % 75 kusur oranına göre 9.000 TL ye denk gelen belgeli tedavi giderlerinden sorumlu olmadıkları, ancak anılan tedavi giderleri, yaralanmanın mahiyeti ve piyasa rayiçlerinden davalı tarafın kusur oranına göre 5.000 TL tedavi giderinden sorumluluğunun makul olduğunun değerlendirildiği, davacı tarafa olaya ilişkin olarak SGK tarafından bir ödeme de yapılmadığı anlaşılmış olmakla 23.712,05 TL geçici maluliyete ve 5.000 TL tedavi giderlerine dayalı maddi tazminat yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacının alınan ATK raporu ile sürekli bir maluliyeti bulunmadığı anlaşıldığından 500 TL sürekli maluliyete dayalı tazminat isteminin ise reddi gerekmiştir.

Yalnızca davalı sigorta dışındaki gerçek kişi şahıslardan talep edilen manevi tazminat talebi yönünden ;6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, Hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakim manevi tazminat yönünde takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerekmektedir. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır.
Anılı düzenlemeler ve içtihatlar ışığında somut olaya bakıldığında; olayın ağırlığı ve verdiği üzüntünün bir nebze olsun telafisi bakımından meydana gelen olayın oluş şekli, maluliyet oran ve süreleri, yukarıda açıklandığı üzere Mahkememizce dikkate alınan kusur oranları, tarafların mali ve sosyal durumları dikkate alınarak ... plakalı aracın sürücüsü ve maliki olan, sigorta şirketi dışındaki gerçek kişilere yöneltilen manevi tazminata ilişkin istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Son olarak temerrüt tarihinin tespiti ve faiz türü noktasında inceleme yapılmış olup rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte ihbar edildiği tarihten 8 iş günü sonra davalı sigorta şirketinin tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta olup buna göre davalı sigortanın 18.06.2020 tarihinden itibaren temerrüde düştüğü, davalı şahıslar yönünden TBK 117 uyarınca haksız fiilin gerçekleştiği kaza tarihi itibari ile temerrüdün gerçekleştiği, ayrıca davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığının dava dilekçesinde açıkça belirtildiği, bu sebeple talep arttırım dilekçesi ile arttırılan tazminat talepleri yönünden de belirsiz açılan kısımla aynı şekilde ve aynı tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerektiği, yine davalı aracı tescil kayıtlarında hususi olduğundan faiz türünün de yasal faiz olacağı anlaşılmakla; davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

Gerekçesi açıklandığı üzere;

1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
Maddi tazminat yönünden; 23.712,05 TL geçici maluliyete, 5.000 TL tedavi giderlerine dayalı olmak üzere toplam 28.712,05 TL tazminatın davalı sigorta yönünden 18.06.2020 tarihinden itibaren, diğer davalı gerçek kişiler yönünden kaza tarihi olan 06.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
Manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile 35.000 TL manevi tazminatın 06.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte yalnızca davalı gerçek kişilerden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,

2-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 4.352,17 TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 504,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.847,77 TL harcın davalılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine, (Davalı sigortanın 1.961,32 TL den sorumlu tutulmasına)

3-Davacı tarafça yapılan 16.732,80 TL ve 7.125,00 TL adli tıp ücreti, toplam 23.857,80 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 11.411,19 TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı ... tarafından yapılan 505,70 TL yargılama giderinden davanın red oranına göre hesaplanan 263,82 TL yargılama giderinin davacıdan alınıp davalı ... mirasçılarına ödenmesine, kalan kısmın davalı mirasçılar üzerinde bırakılmasına,

5-Maddi tazminat yönünden; Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 28.712,05 TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya ödenmesine,

6-Maddi tazminat yönünden ; Davalı sigorta şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 4.500 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile anılan davalıya ödenmesine,

7-Manevi tazminat yönünden; Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 35.000 TL vekalet ücretinin sigorta dışındaki davalı gerçek kişilerden alınıp davacıya ödenmesine,

8-Manevi tazminat yönünden ; Davalı gerçek kişiler kendilerini vekil ile temsil ettirmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

9-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,

10-Davacı tarafça yatırılan 504,40 TL (peşin + ıslah) ve 54,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 558,80 TL nin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,

11-Devletçe karşılanan 1.360 TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul oranına göre hesaplanan 650,49 TL'sinin davalılardan, bakiye 709,51‬-TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, davacı, davalı sigorta vekilleri ile davalı asil ...'in yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/12/2025