İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre

yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından davalı -------Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlu idareye başvurulmadığını ve temerrüte düşürülmediğini, takip öncesi işlemiş faizin tamamına ve takip sonrası işleyecek olan faiz türüne itiraz ettiğini icra dairesi davalının itirazı üzerine söz konusu takibi kısmi itiraz yönünden durdurulduğunu, itiraz edilmeyen kısım yönünden devam eden işbu icra dosyasında dosya hesabı yapılırken takip öncesi işlemiş faiz hiç dikkate alınmadığını, takip sonrası işleyecek faiz türü ise adi kanuni faiz olarak kabul edildiğini ve dosyaya bu faiz türü üzerinden yapılan hesaplamalar nihayetinde ödeme yapıldığını, dosyanın şu an infazen kapalı gözüktüğünü, borçlu/davalı tarafından-----Sayılı dosyasına yapılan haksız ve mesnetsiz olan kısmi itirazının takip sonrası faiz türü ve miktarı yönünden iptali ve takibin itiraz edilen hususlar yönünden devamı gerektiğini beyan ederek fazlaya ilişkin her türlü dava, talep ve alacak hakkı saklı kalmak kaydıyla davalı/borçlunun -----sayılı dosyasına yaptığı itiraza konu faiz tutarı olan 399,310 TL üzerinden devamına ve ayırca davalı borçlunun takip sonrası faiz türüne ilişkin itirazının iptali ile takibin TTK 1530 kapsamındaki faiz yürütülmek suretiyle devamına karar verilmesini, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı/borçlunun üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP: Davalı---- dilekçe teatisi aşması tamamlanmadığından 6100 Sayılı HMK'nin 322/1 maddesi atfıyla aynı yasanın 126 - 131 maddeleri kapsamında verilmiş cevap dilekçesi bulunmamaktadır.

Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, --- İcra Dairesinin ------- Esas dosyası, Sözleşme, Fatura, Dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ: Dava, 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğince açılmış; işlemiş ve işleyecek faiz miktar ve oranına yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve tazminat istemine ilişkindir. (Ticari Satımdan Kaynaklanan) 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada 6100 sayılı HMK'nin 114,115,137 ve 138. maddelerinde bulunan düzenlemeler kapsamında Anayasa'nın 141/4 ve 6100 Sayılı HMK'nin 30. maddeleri gereğince çabukluk ve usul ekonomisi ilkeleri de gözetilerek dava şartlarına yönelik (görev dava şartı) yapılan ilk inceleme ve değerlendirme sonucunda doğrudan aşağıdaki hüküm sonuca ulaşılmıştır. Anayasa'nın 37. maddesine göre "Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz". 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesine göre, "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/(1)-c maddesine göre, mahkemenin görevli olması dava şartıdır. 115. maddesine göre ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." Bu yasal çerçevede mahkemelerce görev konusu her aşamada resen gözetilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda dosyanın usul ekonomisi ilkesi çerçevesinde öncelikle görev yönünden tensiben incelenmesi ve sonuçlandırılması gerekmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 4. ve 5'inci maddelerinde ticari dava düzenlenmiş olup TTK'nin 4. maddesine göre bir davanın ticarî dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesince bakılacağı yönünde bir düzenleme bulunması (mutlak ticari dava olması) gereklidir. Aynı Kanun'un 5'inci maddesinde ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği ve Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişkinin de görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş sayılan işin, diğeri için de ticarî iş sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı ticarî iş esasına göre değil, ticarî işletme esasına göre belirlemiş olup işin ticarî nitelikte olması veya sayılması, davanın ticari dava olarak kabulü için yeterli değildir. 6100 sayılı TTK'nin 16/2 maddesinde de 'Devlet,İl özel idaresi, belediye, köy ile, diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görev niteliğindeki işlere harcayan vakıflar,bir tacir işletmeyi,ister doğrudan ister kumu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler, kendileri tacir sayılmazlar.' düzenlemesi bulunmaktadır. Yukarıda yapılan açıklamalar ve anılan yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; davacının TTK'nin 16/1 maddesi gereğince tüzel kişi tacir olduğu ancak TTK'nin 16/2 maddesi gereğince davalı belediyenin tacir sıfatı bulunmadığı ve böylece davaya konu uyuşmazlığın 6102 sayılı TTK'nin 4.maddesine göre mutlak ve nispi ticari davalar ile özel kanunlardaki ticaret mahkemelerinin bakacağı davalar kapsamında kalmadığı anlaşılmakla işbu faturadan kaynaklanan alacağa dayalı olarak başlatılana icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında görevli mahkemenin 6100 sayılı HMK’nin 1 ve 2. maddeleri gereğince genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Binaenaleyh, 6100 sayılı HMK'nin 114/1-c maddesi uyarınca mahkememizin görevli olmaması nedeniyle; davanın, 6100 sayılı HMK'nin 115/1-2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

1-) 6100 sayılı HMK'nin 114/1-c maddesi uyarınca mahkememizin görevli olmaması nedeniyle; davanın 6100 sayılı HMK'nin 115/1-2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine,
2-)6100 sayılı HMK'nin 114/1-c ve 1,2. maddeleri uyarınca görevli mahkemenin ------ Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine,
3-)6100 Sayılı HMK'nin 20/1 maddesi uyarınca taraflardan birininin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak talepte bulunması halinde dava dosyasının görevli---- Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine
4-)Yargılama giderlerinin 6100 Sayılı HMK'nin 331/2 maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine, görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmezse talep halinde mahkememizce bu durumun tespiti ile dosya üzerinden davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine,
5-)6100 Sayılı HMK'nin 20/1 maddesi uyarınca taraflardan birinin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde mahkememiz tarafından resen davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek 6100 Sayılı HMK'nin 331/3 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ;6100 sayılı HMK'nin 341/1,342,343,344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ---- Adliye Mahkemesinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/01/2026