İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
İSTİNAF KARARI
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... A.Ş.'ye ait Eyüp/İstanbul'da bulunan inşaat projesinin müvekkili nezdinde sigortalandığını, 14/06/2018 tarihinde inşatta yaşanan hırsızlık sonucu ortaya çıkan 9.890,00 TL hasarın müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini, inşaatta çalışan taşeron şirketlerden ...A.Ş. ile davalı arasında imzalanan 02/01/2018 tarihli danışmanlık ve gözetim hizmeti sözleşmesi uyarınca inşaat alanın güvenliğini sağlamakla yükümlü olan davalının bu yükümlülüğünü yerine getiremediğini, müvekkili tarafından sigortalısına ödenen bedelin tahsili amacıyla İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket, dava dışı ... A.Ş.'ye ait Eyüp/İstanbul'da bulunan 5. Levent projesinde ... A.Ş. ile akdedilen hizmet sözleşmesine istinaden, ilgili firmaya danışmanlık ve gözetim hizmeti verdiğini, hırsızlığın gerçekleştirildiği belirtilen ... marka aracın şantiye sahasına girdiğinin farkedildiğini, şantiye içerisinde bulunan ve farklı taşeron firmalara ait olan depoların müvekkil şirket personelleri tarafından kontrol edildiğini, depolarda herhangi bir problem olmadığı tespit edildikten sonra aracın saha içerisinden çıkarılmaması amacıyla kapıların tutulduğunu, ancak araç sürücüsü yanında oturan maskeli şahsın silah doğrultması sebebiyle aracın çıkışına mecburi olarak müsaade edildiğini, araç henüz şantiye sahası içerisindeyken kolluk kuvvetlerinin aranarak olayın bildirildiğini, çalındığı iddia edilen malzemelerin yarım saatlik bir süre zarfında araca yüklenmesinin mümkün olmadığını ve ... marka aracı sığmayacak büyüklükte ve ağırlıkta malzemeler olduğunu, bu sebeple müvekkilinden talep edilen zararın ödenmediğini, ayrıca taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesinin 7. maddesinde bu çerçevedeki sorumluluğun malzemelerin ait olduğu firmalarda olduğunun açıkça belirtildiğini, yine müvekkili tarafından 11/01/2018 tarihinde yapılan risk değerlendirme raporunun İntaya İnşaat şirketi yetkililerine iletilerek gerekli önlemlerin alınması yönünde görüş bildirilmesine rağmen herhangi bir önlem alınmadığından güvenlik zaafiyeti yaşandığını, bu nedenlerle müvekkilinin hırsızlık olayının yaşanmasında herhangi bir kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; dava dışı .... A.Ş. ile davalı şirket arasında danışmanlık ve gözetim hizmetleri sözleşmesinin imzalandığı, dava konusu hırsızlık olayının sözleşme süresi içinde ve davalının hizmet verdiği yerde meydana geldiği, davacı şirketin dava dışı ... A.Ş.'nin sigortacısı olduğu, poliçe ile sigortalı şirket ve bağlı çalışan bütün firmalar, müteahhit, taşeron ve alt taşeronlar veya taşeronların taşeronları, servis hizmeti ve tedarikçileri kapsaması halinde muhtelif tüm risklere karşı tarafından sigortalandığı, sigortalının alt taşeronu dava dışı .... A.Ş.'ye ait kabloların çalınması neticesinde hırsızlık olayının meydana geldiği, davacı şirketin kendi sorumluluk hissesi oranında sigortalısına ödeme yaparak TTK'nun 1472. maddesi kapsamında rücu etme hakkına sahip olduğu, çalınanların açıkta ve kontrol dışında olmayıp mesai sonrası korunması, gözetilmesi sorumluluğunun danışmanlık ve gözetim sözleşmesine göre davalı şirket sorumluluğunda olduğu, risk analizi ve denetim raporlarında risk unsuru olarak belirtilen hususlar ile ilgili hırsızlık olayından önce önlemlerin ve önerilerin davacının sigortalısı tarafından alındığı, dolayısıyla davalının sorumluluğunu ortadan kaldıracak bir durumun mevcut olmadığı, hırsızlığın, bina içinde kilit altındaki kapalı deponun kilidinin kırılması ve kapısının zorlanması ile gerçekleştiği, meydana gelen olayda kusurlu olması sebebiyle davalının sorumlu olduğu, hırsızlık hadisesinin teminat kapsamında olduğu, çalınan emtianın toplam ağırlığına göre hesaplanan 11.356,29 USD hasar miktarının davacının %15 sorumluluk payına tekabül eden karşılığının 1.704,79 USD olduğu, 11/03/2019 tarihinde 5,44 TL olan USD kuruna göre ise karşılığının 9.274.06 TL olduğu, ödeme tarihinden takip tarihine kadar 327,01 TL faiz işleyeceği, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığı gerekçelerine istinaden itirazın 9.274,06 TL asıl alacak, 327,01 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.601,07 TL üzerinden iptali ile takibin 9.274,06 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istem ile icra inkar tazminatı talebinin reddine davanın reddine dair karar verilmiştir.
Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili şirket personellerinin üzerlerine düşen sorumluluğu fazlasıyla yerine getirdiğini, çalınan malzemelerin, miktarları ve özellikleri de incelendiğinde maksimum yük kapasitesi 1610 kg ağırlığında olan araç ile çalınmalarının mümkün olmadığını, taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesinin 7. maddesinde bu çerçevedeki sorumluluğun malzemelerin ait olduğu firmalarda olduğunun açıkça belirtildiğini, ancak mahkemece yeterince değerlendirme yapılmadığını, ayrıca 11/01/2018 tarihinde müvekkil şirket tarafından yapılan risk değerlendirme raporu İntaya İnşaat şirketi yetkililerine iletilerek gerekli önlemlerin alınması yönünde görüş bildirilmiş ise de, herhangi bir önlem alınmamasının güvenlik zaafiyeti yaşanmasına sebebiyet verdiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
Dava, sigorta poliçesi uyarınca ödenen hasar tazminatının rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir
İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.
Davacının, davalı hakkında İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 9.890,00 TL asıl alacak ve 1.041,30 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.931,30 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, itirazın davacı alacaklıya tebliğine dair bir belgeye rastlanmadığından işbu itirazın iptali davasının yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 02/02/2021 tarihli raporda; 19/06/2018 tarihli tutanakta çalındığı belirtilen kablo malzemelerinin toplam ağırlığının 1.450,00 kg olduğu, bu ağırlıkta malzemenin kamera kayıtlarından görülen ... marka araca sığabilecek nitelikte olduğu, bu aracın maksimum yük kapasitesinin 750 kg ağırlığında olduğu, şikayetçi ifade tutanağında aracın depoya iki defa geldiği belirtildiğinden bu miktarda malzemenin araca yüklenmesinin uygun ve makul olduğu, sözleşmenin 2. ve 5. maddeleri uyarınca davalı tarafın deponun muhafazasındaki kusurdan dolayı zarardan sorumlu olduğu, hırsızlığa bağlı zararın poliçe teminatı kapsamında meydana geldiği, 11.356,29 USD hasar bedelinin kadri maruf olduğunun belirlendiği, davacının sorumluluğuna denk gelen bedelin 1.704,79 USD olduğu, 11/03/2019 tarihli USD kuruna göre (5,44 TL) TL karşılığının 9.274,06 TL olduğu bildirilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 06/06/2021 tarihli raporda, önceki görüşlerinde bir değişiklik olmadığı anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK'nun 1472 maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK'nun 1472. maddesinden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir.
Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür.
Davalının istinaf nedenlerine göre uyuşmazlık, çalınan malzemelerin miktarı ve özelliğine göre belirtilen marka model araç ile çalınmalarının mümkün olup olmadığı ve davalının meydana gelen hırsızlık olayında bir kusurunun bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Dava konusu İnşaat/Montaj Tüm Riskler Sigorta Poliçesinde sigorta ettiren ... A.Ş. olup poliçeye göre ona bağlı çalışan taşeronlar ve taşeronların taşeronu sigortalı olarak belirlenmiştir. Hırsızlık, dava dışı taşeron .... A.Ş.'nin taşeronu olan .... .... Ltd. Şti.'nin deposundan gerçekleştiğinden her iki şirketin de sigortalı tanımı kapsamında kaldığı, poliçenin olay tarihinde yürürlükte bulunduğu ve hırsızlık rizikosunu kapsadığı anlaşılmıştır.
Dava konusu poliçe uyarınca, sigorta edilen riskin davacı ve dava dışı sigorta şirketleri arasında bölüşüldüğü, buna göre davacı sigortacının sorumluluk oranının %15 olarak belirlendiği, sigortalı olarak kabul edilen .... A.Ş.'nin 11/03/2019 tarihli yazısı ile, depodan elektrik malzemelerinin çalınması sebebiyle toplam 11.365,29 USD hasarın ... A.Ş.'ye ödenmesine muvafakat ettiği, aynı yazıya göre davacının payına düşen ödemenin 1.704,79 USD olduğu, davacı tarafından 26/03/2019 tarihinde 1.704,79 USD'nin ... A.Ş.'ye ödendiği, ödenen bedelin rücuen tahsiline yönelik takibe itiraz üzerine ise işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Somut olayda, davalı şirket (yüklenici) ile dava dışı ...A.Ş. (işveren) arasında 31/12/2018 tarihine kadar geçerli 02/01/2018 tarihinde imzalanan danışmanlık ve gözetim hizmeti sözleşmesine göre, danışmanlık ve gözetim hizmetinin 24 saat esası üzerinden haftanın 7 günü yerine getirileceği, buna göre yüklenicinin, girişi kapılarından itibaren gerekli tedbirleri alacağı belirtilmiştir. Olay yeri inceleme raporuna göre, hırsızlığın gerçekleştiği kapı ve kapı kasası üzerinde zorlama izi ve bozulmalar olduğu, kapı üzerinde bulunan demir zincirin koparıldığı tespit edilmiş olup buna göre araç ile şantiye sahasına girilerek hırsızlığa konu malların kilitli bir şekilde tutulduğu depodan yine bu araca yüklenerek şantiyeden çıkış yapıldığı dikkate alındığında sözleşme ile üzerine düşen edimini gereği gibi ifa etmediğinden davalının meydana gelen hırsızlık olayında kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
Davalı cevap dilekçesinde, şantiye sahasına giren ... marka aracın dışarıya çıkarılmaması için kapıların tutulduğunu, ancak araç sürücüsü yanında oturan maskeli şahsın silah doğrultması sebebiyle aracın çıkışına mecburi olarak müsaade edildiğini belirtmiş ise de, dosya kapsamındaki belgelere göre bahsi geçen olay şantiyede 24/02/2018 tarihinde gerçekleşen hırsızlık olayına ilişkin olup dava konusu olay ise 14/06/2018 tarihinde gerçekleşmiştir. Bu nedenle savunmaya konu olayın dava konusu olay ile ilgili olmadığı anlaşılmıştır.
Davalı vekili, iletilen risk değerlendirme raporunda bildirilen önlemlerin alınmaması sebebiyle güvenlik zafiyeti oluştuğunu ileri sürmüş ise de, bu rapor ile bildirilen hangi önlemlerin alınmadığı açıklanmadığından alınmayan hangi önlem sebebiyle dava konusu olayın meydana geldiğinin belli olmaması sebebiyle bu hususa yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Zira bu savunmaya itibar edebilmek için dava konusu hırsızlığın, risk analiz raporunda tespit edilen eksikliklerden ileri geldiğinin ispatlanması gerekir.
Somut olayda, .... .... Ltd. Şti.'nin 19/06/2018 tarihli tutanağına göre, depodan çalınan elektrik kablolarının toplam bedeli 123.817,30 TL olarak belirtilmiştir. Adı geçen firma çalışanı emniyet ifadesinde, izlenen kamera kayıtlarına göre ... marka aracın depoya iki defa gelerek malları çaldığını ifade etmiştir. Bu beyan dikkate alınarak bilirkişi raporunda yapılan tespit uyarınca, 19/06/2018 tarihli tutanak içeriğinde yer alan toplam 1.450 kg ağırlığındaki malzemenin iki defa depoya gelen araca yüklenmesinin uygun ve makul olduğu belirtilmiş olup bu kapsamda yapılan tespitin ayrıca ve açıkça itiraza uğramadığı da anlaşılmakla hırsızlığa konu malzemelerin ... marka aracı sığmayacak büyüklükte ve ağırlıkta olduğuna yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Kaldı ki dosya kapsamına göre, dava konusu olay ... marka araç ile gerçekleştirilmiş olup ... marka araç ile gerçekleştirilen hırsızlık daha önceki tarihte (24/02/2018) meydana gelen olaya ilişkin olduğundan bu olay ile ilgisi de yoktur.
Bu nedenlerle olayın meydana geliş şekli ile dosya kapsamı ve mevcut delil durumu dikkate alındığında, meydana gelen olay sebebiyle davalının kusurlu olduğu, davacının sigortalısına atfedilebilecek bir kusurun varlığının ise ispatlanamadığı anlaşılmakla mahkemece davalının sorumlu tutularak hüküm tesis edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/243 Esas, 2021/672 Karar sayılı ve 17/11/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı tarafından yatırılan 163,96 TL harcın mahsubu ile bakiye 568,04 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.02/04/2026