İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, yangın söndürme sistemlerinin satışı, satış sonrası kurulum ve montaj hizmetleri ile yangın söndürme sistemlerinin bakım ve onarım işlemleri alanında ticari faaliyetini sürdürmekte olup, bu kapsamda dava dışı ---- firması ile yapmış olduğu sözleşme ile "------" adresindeki deposunda, yangın söndürme sistemlerinin revizyonuna dair üstlendiği iş de kullanmak üzere, davalıdan 3 adet----- çaplı dilatasyon kompansatörünü satın aldığını, müvekkilinin üstlenmiş olduğu işle ilgili çalışmalara başladığı deponun zemin kat Zone-1 bölgesinde yangın söndürme sistemi devreye alma çalışmaları esnasında yapılan su basıncı nedeniyle davalıdan almış olduğu kompansatörün deforme olduğunu, ürünün deforme olması nedeniyle sistemde yoğun bir su akışı meydana geldiğini ve deponun bodrum kat bölümündeki depolanmış olan ürünlerde su akışından kaynaklanan hasar ve zarar meydana geldiğini, ilgili hasar ve zarar davalı firmaya ait ürünün ayıplı olmasından kaynaklandığını ve müvekkilinin müşterisi olan ----- firması da yaşanan hadise nedeniyle davalıya ait ürünlerin kullanılmamasını istemiş ve ilgili ürünlerin kabul edilmediğini, davalının --- ve ----- çaplı dilatasyon kompansatörlerinin ayıplı olması nedeniyle, müvekkilinin, iş yürüttüğü üçüncü bir firma nezdinde zarar meydana gelmiş ve müvekkilinin ticari itibarının da zedelendiğini, meydana gelen hadise nedeniyle --- Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ----- sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırdıklarını, müvekkilinin davalıya ayıplı ürünler için 59.154,14 TL ödediğini, müvekkilinin zarara uğradığını iddia ile, müvekkil tarafından davalıya ödenen 59.154,14 TL ürün bedelinin, davadışı üçüncü bir firmadan satın aldığı ürünlere dair ödediği 13.897,30 TL fark bedelinin ödeme tarihinden itibaren, davalı firmaya ait ürünlerin sökülüp yerine yenisinin takılması için ödenen 3.000,00 Euro işçilik bedelinin, sigorta şirketinin sovtaj sebebiyle ödemediği ve fakat müvekkilin dava dışı ---- ödediği 135.000,00 TL'nin zararın meydana geldiği tarihten itibaren, oluşan hasar sebebiyle dava dışı, ------ ürünlerine dair ödenen 1.538,60 USD hasar bedelinin fiili ödeme günündeki kur karşılığı ile, 5.000,00 Euro muafiyet sebebiyle ---- ödediği hasar bedelinin ödeme günündeki kur karşılığı ile, dava dışı üçüncü firma olan ------- firmasına yaptığı ödemeler, yaşanılan hakediş kesintileri, gecikmeler nedeniyle yaşanılan zararlar, davalıdan satın alınan ürünün deforme olması, patlaması nedeniyle uğranılan tüm maddi zararlara ilişkin olmak üzere, belirlenebilir olduğu anda artırılmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL' nin, zararın meydana geldiği tarihten itibaren davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 2006 yılından beri Kompansatör üretmekte olduğunu, üretiği kompansatörleri dünyada 55 ülkeye ihraç etmekte olduğunu, müvekkili şirketin yılda yaklaşık olarak 35.000 ile 40.000 adet arası kompansatör ürettiğini, kuruluş yılı dikkate alındığında şu anda piyasada aktif çalışır şekilde 500.000 adet kompansatör bulunduğunu bu güne kadar bu ürünlerle ilgili herhangi bir şikayet veya arıza geri dönüşü olmadığını kaldı ki müvekkili şirketinin ürünlere ilişkin tüm sertifikaları da bulunduğunu, davacının ürünlere ilişkin muayene ve ihbar mükellefiyetlerini zamanında yerine getirmediğini, bu nedenle müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, ürünlerin hasar görmesine neden olan tarafın davacı olduğunu, bu şekilde ürünlerin de iade alınmasının mümkün olmadığını, zira hatalı montaj nedeniyle ürünlerin zarar gördüğünü ve hasarların oluştuğunu belirterek davanın öncelikle hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönünden aksi halde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Dava, hukuki niteliği itibariyle; satış sözleşmesine konu malın ayıplı olduğu iddiasıyla satış bedelinin iadesi ve ayıba dayalı zararın tazmini isteminden ibarettir.Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.
Taraflarca delil olarak dayanılan ---- Sulh hukuk mahkemesinin ---- değişik iş sayılı dosyası, -----.Noterliğinin 09/12/2020 tarih ve ------ yevmiye numaralı ve 18/12/2020 tarih ----- yevmiye numaralı ihtarnameleri, davacı ile dava dışı ----. arasında kurulan sözleşme sureti, dava dışı sigorta şirketinden hasar dosyası celp edilmiş, tanıklar dinlenmiş ve sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir.
Davalı tarafça hazırlanan 22/04/2020 tarihli teklif metninde 3 adet ---- Kompansatörü için 1.590 Euro ve 7 adet ----- çaplı dilatasyon kompansatörü için iade 5.145 Euro bedelin yazılı olduğu, söz konusu belgede teslimat süresinin 2 hafta olduğu ve ödeme süresi için de 60 günlük süre verildiği, kompansatörlerin teknik şartnamesinin metne ekli olmadığı, teknik özelliklerinin belirtilmediği görülmüş, davacı tarafından 30/04/2020 tarihli 59.154,14 TL tutarlı fatura karşılığında teklif metninde yazılı ürünlerin bedeli olarak 15/06/2020 tarihli tahsilat makbuza göre 66.960,200 TL ödeme yaptığı görülmüştür. Davacı tarafça sunulan ----- Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ----- sayılı dosyasında makine mühendisi ve lojistik uzmanı tarafından hazırlanan 23/02/2021 tarihli raporda özetle, yapılan keşif incelemesi sonucu, davaya konu yangın söndürme hattının konuşlandırıldığı mahalde----- kompansatörünün patladığı ve su baskını meydana gelmiş olduğu, meydana gelen su baskınının gerek depolanan mallar gerek demirbaş ve depoda bulunan cihazlara ve ekipmanların bir kısmına zarar vermiş olduğu, meydana gelen hasarın bedelinin atık bertaraf masrafları da dahil olmak üzere 08/12/2020 tarihi itibarı ile TL bazında toplamda 575.968,85 TL olduğu, tespit edilmiş olan hasarlı malların ve demirbaşların mezkur hadiseden kaynaklı olarak hasarlandığı ve kullanılmaz hale gelmiş olduğu yönünde rapor tanzim edildiği görülmüştür.Tarafların göstermiş oldukları tanıklar davetiye ile çağrılmak suretiyle huzurda dinlenmişlerdir.
Delil olarak ticari defter ve kayıtlara dayanılması ve belirlenen uyuşmazlık noktalarının incelenmesi teknik değerlendirme gerektirdiğinden dosya Mali Müşavir ----, Makine Mühendisi ----Yangın Söndürme Sistemleri konusunda uzman sektör bilirkişisi ---- oluşan heyete tevdi edilmiş, bilirkişi heyetinden makine mühendisi bilirkişi ile mali müşavir bilirkişi tarafından sunulan 25/07/2025 tarihli raporda dava konusu -- borusunun yapısı gereği dava dışı ------ firmasında kullanımda uygulanacak basınç değerlerini karşılayacak teknik yapıda olduğu, sisteme montajında yapılmış sabitleme işleminin (detaylıca açıklandığı üzere sabitlemede kelepçenin kullanıldığı ve bu aksamın herhangi bir deformasyona maruz kalmadığı) ve L profil emniyet lamasının sökülmesinin, mevcut olay ile bir bağlantısının bulunmadığı, dilatasyon borusunun çalışma koşullarında uygulanan basınca karşı, esnek yapısı ve paslanmaz örgütellerden oluşan dış muhafaza kılıf borusunun, flanşa kaynaklı kısımlarından, tel ucu kalmayacak şekilde ayrılma/kopma/yırtılma oluşamayacağı, sitemde bulunan basınç değerini dilatasyon borusunun en zayıf halkasında yırtılma/aşınma deformasyona neden olmasında iç basıncı karşılayacak nitelikte ve özellikte olmadığı, üretiminden kaynaklı gizli ayıplı olduğu, davacı tarafın belirttiği, davalının ürünlerinin kullanılamaması nedeniyle başkaca üçüncü bir firmadan aynı ürünleri satın almak zorunda kalmış olup, bu firmaya da 73.051,44 TL ödeme yapıldığı, (dava dışı---- tarafından tanzim edilen 25/12/2020 tarihli 60.694,48 TL tutarlı faturanın, dava dışı ------ tarafından tanzim edilen 25/12/2020 tarihli12.356,96 TL tutarlı fatura) serbest piyasa koşullarında bu tutarın Kadr-i maruf değer olduğu, davalı firmaya ait ürünlerin sökülüp yerine yenisinin takılması için 3.000,00 Euro işçilik bedelin, serbest piyasa koşullarında bu tutarın Kadr-i maruf değer olduğu, sovtaj bedeli olarak 135.000,00 TL, bir kısım depodaki ------ ürünlerine dair 1.538,60 Dolar hasar bedeli sigortadan alınamamış ve ayrıca sigorta hasar muafiyet bedeli olarak da müvekkil ilave 5.000,00 Euro zarara uğradığına ilişkin dosya içeriğinde ayrıntılı verilerin olmaması nedeni ile değerlendirildiği belirtilmiş, görevlendirilen yangın uzmanı bilirkişi tarafından 22/07/2025 tarihli sunulan ayrı raporda özetle incelemeye konu olan ürünlerin, ----- başta olmak üzere ilgili ulusal ve uluslararası standartlara uygun şekilde üretildiği ve sertifikalandırıldığı, sistem üzerinde meydana gelen deformasyon ve hasarın, ürün kaynaklı bir imalat veya tasarım kusurundan değil; uygulama sırasında yapılan montaj hatalarından kaynaklandığı, özellikle; ------ kompansatör üzerinde bulunması gereken emniyet traversinin test ve montaj sırasında sistemde yer almaması, ürünün her iki tarafında bulunması gereken sabit mesnetlerin kaynaklı şekilde uygulanmaması, basınçlı test esnasında gerekli güvenlik önlemlerinin alınmaması, teknik olarak sistemin mekanik stabilitesini bozmuş ve üründe deformasyona neden olduğu,----standardı gereği, yangına dayanım performansı ve ürün güvenliği sadece üretim aşamasına değil, montajın kullanım kılavuzuna ve teknik talimatlara uygun yapılmasına da bağlı olduğu, ilgili montaj eksiklikleri bu bağlamda ürünü gerçek performans koşullarından uzaklaştırdığı, belirtilen teknik gerekçeler ifadeler doğrultusunda, hasarın oluşmasında davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığı, montaj işlemini gerçekleştiren uygulayıcı tarafın kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüş söz konusu mütalaalar arasındaki çelişkinin giderilmesi için mahallinde yangın söndürme sistemleri alanında uzman makine mühendislerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyeti vasıtası keşif yapılması ve rapor tanzimine karar verilmiş yazılan talimata istinaden ---- Asliye Ticaret Mahkemesine sunulan 26/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda ise özetle, sözleşmeye konu ----- sismik kompansatörde meydana gelen hasarın bir üretim veya malzeme kusuru olmadığı aksine tesisatın işletmeye alınma sürecinde yapılan ve aşağıda belirtilen "teknik uygulama ve montaj hataları" zincirinden kaynaklandığı, sabit kaynaklı mesnetin tesis edilmemesi, kelepçe, askı ve deprem mesnetlerinin sabit mesnet işlevi göreceğinin varsayılması, kritik emniyet unsuru olan L-Profillerin test aşamasından önce sökülmesinin hadisenin kök nedenlerini oluşturduğu, bu şartlar altında, ilgili standartlardaki herhangi bir esnek metal körüğün yapısal bütünlüğünü koruması teknik olarak mümkün olmadığı yönündeki raporun HMK m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli olduğu görülerek hükme esas alınmıştır.Dava konusu uyuşmazlık taraflar arasında kurulan menkul satış sözleşmesine konu kompansatörün ayıplı olup olmadığı, ayıp varsa niteliği, davacının TBK m.227 hükmü kapsamında ayıba ve genel hükümlere dayalı tazminat isteminin yerinde olup olmadığı, yerinde ise miktarı noktalarında toplanmaktadır.
Tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 22/04/2020 tarihli teklif metnine konu 3 adet--- Kompansatörünü ve 7 adet ----- çaplı dilatasyon kompansatörün satışına ilişkin TBK m.207 vd. hükümlerinde düzenlen menkul satış sözleşmesi kapsamında ticari ilişki kurulduğu, davacının alıcı, davalının ise satıcı olduğu, davacının söz konusu menkulleri dava dışı ---- firması ile arasında akdettiği ve ----- firmasının ------ adresindeki deposunda, yangın söndürme sistemlerinin revizyonuna dair üstlendiği işte kullanmak üzere satın aldığı, davacının ürün bedelini ödediği, ürünleri teslim aldığı ancak ürünlerin ---- ile akdettiği yangın söndürme sistemi revizyonu çalışmalarında kullanılması sırasında ortaya çıkan ayıplar nedeniyle dava dışı ------. tarafından zarar bildirimi üzerine davalıya ayıp ihbarında bulunduğu, akabinde ----. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ------ sayılı dosyasından ayıba ilişkin delil tespiti raporu talep ettiği, söz konusu raporda kompansatörünün patlaması sebebiyle meydana gelen su baskını sebebiyle oluşan zararın hesaplandığı, ayıba ilişkin bir tespitin yapılmadığı, davalının ödeme yapmaması sebebiyle huzurdaki davanın açıldığı, mahkememizce yapılan yargılamada alınan ilk raporda makine mühendisi ile sektör ve yangın uzmanı bilirkişilerin ayrık rapor sunması ve sunulan raporun teknik değerlendirmeye ilişkin olması sebebiyle özellikle davanın esasen taraflar arasındaki satış sözleşmesine konu ----- Kompansatörün ayıplı olup olmadığı, davacı uhdesinde oluşan zararın söz konusu ürünün ayıplı olmasından mı, yoksa montaj hatasından mı kaynaklandığının öncelikle tespiti ve sunulan rapor içeriklerindeki çelişkili hususların giderilmesi için ve davacı tarafça malın bulunduğu yerin /------ olduğunun bildirilmesi sebebiyle talimat mahkemesi vasıtasıyla makine mühendisi ve sektör uzmanı 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verildiği, alınan heyet raporunda ilk raporda sunulan sektör uzmanı bilirkişi raporundaki mütalaayı teyit eder şekilde ----- kompansatörde meydana gelen hasarın bir üretim veya malzeme kusuru olmadığı aksine tesisatın işletmeye alınma sürecinde yapılan ve aşağıda belirtilen "teknik uygulama ve montaj hataları" zincirinden kaynaklandığı, sabit kaynaklı mesnetin tesis edilmemesi, kelepçe, askı ve deprem mesnetlerinin sabit mesnet işlevi göreceğinin varsayılması, kritik emniyet unsuru olan L-Profillerin test aşamasından önce sökülmesinin hadisenin kök nedenlerini oluşturduğu, bu şartlar altında, ilgili standartlardaki herhangi bir esnek metal körüğün yapısal bütünlüğünü koruması teknik olarak mümkün olmadığı yönündeki mütalaa sunulduğu, söz konusu raporun HMK m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli olduğu ve hükme esas alındığı, davanın satışa konu menkulün ayıplı olmasına istinaden TBK m.227 hükmü kapsamında ayıba dayalı olarak sözleşmeden dönme ve satış bedelinin iadesi ile birlikte TBK m.227/II hükmü uyarınca TBK m.112 hükmüne dayalı olumlu zararın tazminine ilişkin olduğu, TMK m.6 ve HMK m.190 hükmü kapsamında TBK m.227/I hükmüne dayalı zarar tazmininde ayıbı ispat yükünün davacı, TBK m.112 hükmü kapsamında ise ispat yükünün, borcun gereği gibi ifa edilmediği iddiasına dair kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceği hususunda davalı uhdesinde olduğu, HMK m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülen 22/07/2025 tarihli sektör uzmanı raporu içeriği ve sunulan son heyet raporu içeriğine göre sözleşmeye konu kompansatörlerin ayıplı olmadığı, ortaya çıkan zararın montaj ve uygulama hatalarından kaynaklandığı, montajın da davalı tarafından yapılmadığı bu sebeple davalıya sorumluluk yüklenemeyeceği, dinlenen tanık anlatımlarının da bu teknik değerlendirmelerin aksini ispat eder nitelikte olmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 6.726,36 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.994,36 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılmış, yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılmış 4.600,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine.
5-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 63.019,59 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
7-Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.