İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklanan)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; satım sözleşmesi ilişkisinde davalıya satılarak teslim edilen emtia bedellerinin ödenmemesi üzerine .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 25.632,09 TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazını iptali ile takibin devamına ve %20 den az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, süresinde davaya cevap vermeyerek HMK'nın 128. maddesine göre dava dilekçesinde dayanılan vakıaları inkar etmiştir.Davalı vekili cevap süresinden sonra sunduğu 04.10.2021 tarihli delil dilekçesinde, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını savunmuştur,

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava; faturaya dayalı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali davasından ibarettir. Mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık noktalarında icra edilen yargılama ve tüm dosya kapsamında edinilen vicdani kanaat gereğince, davacı tarafın faturaya dayalı olarak başlattığı icra takibinin davalı şirketin ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içerisindeki vaki itirazı nedeniyle durduğu, itirazın iptali davasının kanuni süre içerisinde ikame edildiği, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde mali müşavir bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmasına karar verilmekle, davacı tarafın uyuşmazlık konusu faturanın düzenlendiği 2020 yılına ait ticari defter ve belgelerini ibraz ettiği, ibraz edilen ticari defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, davalı şirketin ise mahkememizce verilen kesin süreye rağmen ticari defterlerini ibraz etmediği, bu nedenle davacı tarafça ibraz edilen usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defterlerin HMK'nun 222/3. maddesi uyarınca delil vasfını haiz olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinde dava konusu 16.06.2020 tarihli 24.955,22 TL bedelli e-arşiv faturanın kayıtlı olduğu, faturanın davalı adına... adlı kişiye tebliğ edildiği ve davalı tarafça dosyaya ibraz edilen yevmiye kayıtlarına göre davacı faturasının önce kayıt edildiği, ardından ...'e verilen iş avansıyla borcun kapatıldığı, akabinde Büyükçekmece .... Noterliğinin .......11.2021 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile faturaya itiraz edilerek davacıya iade ediliği, davalı yanca her ne kadar faturanın sözleşmeye aykırı olduğu ve gerçek bir borç ilişkisine dayanmadığı ileri sürülmüş ise de, faturaya yasal sekiz günlük sürede itiraz edilmemesi ile fatura içeriğinin kesinleştiği yani faturanın sözleşmeye uygun olduğunun kabul edilmiş sayıldığı, bu durumun aksinin ispat külfetinin davalı üzerinde bulunduğu, dosya kapsamında fatura içeriğinin sözleşmeye aykırı olduğu kanıtlanamadığı gibi davalı yan davaya süresinde cevap vermediğinden tanık, yemin vs. deliller ile de bu hususu ispatlayamayacağı, davalı tarafça dosyaya ibraz edilen masraf talep adlı belgede masraf talep edenin Kıdemli İdari İşler ve Satın Alma Uzmanı ... olduğu ve onaylayanın İdari İşler & Satın Alma Müdürü ... olduğu, dava konusu faturanın '... depolar ve mutfaklarda kullanım için temizlik malzeme alımı' açıklamasıyla üçüncü sırada yer aldığı görülmekle, az önce de belirtildiği gibi söz konusu fatura borcunun ...'e verilen iş avansıyla kapatılmasıyla davalı yanın faturanın gerçek bir borç ilişkisine dayanmadığına ilişkin ihtarnamesinin yerinde olmadığı, böylece fatura konusu malların teslim edildiğinin kabulünün gerektiği, davalı yanın faturanın eski çalışan tarafından davacıya ödendiğine dair savunmasının cevap dilekçesi verilmemiş olsa dahi ödeme definin davanın her aşamasında ileri sürülebilecek olması nedeniyle incelenmesinin gerektiği, bu kapsamda mahkememizce ...'a yazılan müzekkereye cevaben ...'ün hesabından ...'in hesabına 30.737,22 TL gönderildiği belirtilmiş ise de, yazının devamında davacı ..........'ın hesabına ... ve ...'ün hesaplarından EFT/havale gönderilmediği hususunun belirtildiği, davacı tarafa ulaşan bir ödeme olmadığının banka yazı cevabından anlaşılması nedeniyle ödemeye ilişkin savunmaya itibar edilemeyeceği, davalı tarafça ödemenin ...'e yapılmış olmasının davacıya ulaşan bir ödeme olmayışı karşısında davalıyı borçtan kurtarmayacağı, ödemenin davacıya aktarılmamasından sorumlu olanın üçüncü kişi(ler) olduğu, davalının üçüncü kişi(ler) ile arasındaki hukuki ilişkilere dayanan defileri davacıya karşı ileri süremeyeceği, nitekim bir kısım davalı çalışanları hakkında yürütülen Büyükçekmece CBS'nın 2020/58114 soruşturma nolu dosyasında ... ile davacı ............'ın şüpheli olmadıkları, davacının dolandırıcılık suçu hakkında yürütülen söz konusu soruşturma ile bağlantısının bulunmadığı, mahkememizce verilen kesin süreye rağmen ticari defter ve belgelerini sunmayan davalının dosyaya sunduğu yevmiye kayıtları, masraf talep yazısı gibi belgelere göre davacı faturasını ticari defterlerine kaydettiği ve ödemeyi doğrudan davacıya yapmadığının görüldüğü..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yönelik itirazının 24.955,22 TL asıl alacak bakımından iptaline ve takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın % 20'si oranındaki 4.991,04 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;
Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/58114 soruşturma sayılı dosyasında şüpheli olan müvekkil şirketin eski çalışanı ... ve diğer şüphelilerin ilişkili olduklarını, suça iştirak eden firmaların bildirildiğini, davacının da bunlar arasında olması nedeniyle ilgili dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, Davacının takip dosyasında 16.06.2020 tarihli ...numaralı 24.955,22 TL bedelli faturanın tahsilini istediğini, oysa müvekkili ile davacı arasında yazılı bir sözleşme veya süregelen bir ticari ilişki bulunmadığını, davacının, müvekkili şirketin bazı eski çalışanlarıyla yaptığı işbirliği ile fatura düzenlediğini, müvekkilinin bir kısım çalışanlarının ve tedarikçilerin gerçeğe aykırı fatura düzenlediklerinin 2020 yılı Temmuz ayında ihbar edilmesi üzerine müvekkilinin çalışanlarına yönelik iç tahkikat yapılarak tespit edilen maddi deliller sonucu tedarikçilerle çalışmanın sonlandırıldığını, bu kapsamda dava konusu faturanın iade edildiğini, eski çalışanlar hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davacının da suça iştirak eden firmalardan olduğunu, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/58114 soruşturma numaralı dosyanın şüphelisi eski çalışanlar ile davacı firma arasındaki suç teşkil eden eylemler nedeniyle faturanın iade edildiğini, Suçun öğrenilmesinden önce davacının ... şirketler grubundaki 6 şirkete 16.06.2020 tarihinde 30.737,22 TL bedelli fatura düzenlediğini, müvekkili şirketin eski çalışanı ...'ün, müvekkili şirketten aldığı iş avansından, davacının düzenlediği bu faturaların ödenmesi amacıyla, şüpheli ...'e hesabına 19.06.2020 tarihinde 30.737,22 TL gönderdiğini, daha sonra düzenlenen bu sonra 6 faturayı iş avansından düşülmesi için masraf olarak bildirdiği, ...'ün müvekkilinden çektiği masraf avansından 30.737,22 TL'nin soruşturma dosyasında şüpheli olan müvekkilinin eski çalışanı ...'in hesabına 19.06.2020 tarihinde "ÇKB masrafı" açıklamasıyla gönderdiğini, ... tarafından masraf formunda sunulan diğer faturalardan da görüleceği üzere, davacının ... Şirketler Grubunda yer alan ...A.Ş., .... A.Ş, .... A.Ş. ve .... A.Ş'ye de fatura düzenlediğini ve bu fatura bedellerinin de ...'ün aldığı masraf bedelinden düşüldüğünü, para aktarımına ilişkin dekontun dosyada bulunduğunu, bu durumda tüm faturanın 19.06.2020 tarihinde düzenlenmesi, eski çalışan ...'in banka hesabına, "ÇKB masrafı" açıklamasıyla gönderilen masrafın 19.06.2020 tarihinde gönderilmesi ve davacının müvekkili şirketin diğer grup şirketlerine düzenlediği fatura bedeli toplamının 30.737,22 TL olması, bu miktarın davacı tarafından düzenlenen faturaların ödenmesi için eski çalışan ... banka hesabına gönderilmesi nedeniyle davanın reddi gerektiğini, ... hesabına 5 faturanın toplamı olan 30.737,22 TL'nin gönderildiğini, davacının diğer 4 fatura için talepte bulunmayarak sadece dava konusu fatura için takip başlattığını, bu durumda diğer 4 faturanın bedelinin ...'den alındığının kabulü gerekeceğini, ticari ilişkinin suç teşkil edip etmediği, faturanın gerçek bir borç ilişkisine dayanıp dayanmadığının tespiti için soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini,
... AŞ'nin, 29.11.2021 tarihinde davacının hesabına ... ve ...'ün hesaplarından para gönderilmediğini bildirmesine rağmen, ...'in bu fatura için davacıya elden veya başka banka hesabına ödeme yapmış olabileceğinden soruşturmanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, zira soruşturma dosyasında davacının da şüpheli işlem yapan firmalar arasında gösterildiğini, kovuşturması sonucunda faturaların gerçeğe aykırı olduğu tespit edildiğinde takibin de haksızlığının ortaya çıkacağını, yargılamanın maddi vakıalarının tespitinde önem arz eden soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında satım sözleşmesi ilişkisi bulunup bulunmadığı ve satım konusu emtianın davalıya teslim edilip edilmediği uyuşmazlık konusudur. Satım sözleşmesi TBK'nın 207 vd. maddelerinde düzenlenmiş olup geçerliliği herhangi bir şekil şartına tabi değildir. Dosya kapsamında bulunan 16.06.2020 tarihli 24.995,22 TL bedelli irsaliyeli faturaya konu emtiaların davacı tarafından davalının çalışanı...'a teslim edildiği ve çalışanın imzasının alındığı anlaşılmaktadır. Belge ile emtianın davalıya teslim edildiği kanıtlamıştır. Ancak davalı, taraflar arasında bir satım sözleşmesi veya süregelen herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, davacının, davalı şirketin bir kısım çalışanlarıyla iş birliği yaparak davalı şirketi zarara uğrattığını, dava konusu faturanın yanı sıra davalı şirketin grup şirketleri olan ...A.Ş., .... A.Ş, .... A.Ş. ve .... A.Ş'ye toplam 30.773,22 TL fatura düzenlendiğini, 2020 yılının Temmuz ayında üçüncü kişilerden bu usulsüzlüğün öğrenilmesi üzerine, bu miktar paranın şirketin eski idari işler çalışanı ...'ün, şirketten çektiği masraf avansından Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/58114 Soruşturma sayılı dosyasında şüpheli olan davalı şirket çalışanı ...'e ... aracılığıyla ödediği, anılan kişinin de davacıya ödeme yaptığını savunmaktadır. Bu durumda davalı, taraflar arasında bir satım sözleşmesi bulunmadığını, davacının davalı şirket ile grup şirketlerine toplam 30.737,22 TL fiktif fatura düzenlediğini savunmasına rağmen, bu savunma ile çelişkili olacak şekilde fatura borcunu şirket çalışanı ... tarafından çekilen avansla, şirketin usulsüzlük yaptığı belirtilen eski çalışanı ...'e gönderildiğini, bu kişi tarafından da fatura borcunun davacıya ödendiğini savunmaktadır. Davacının bu savunması ile bekletici mesele yapılmasına ilişkin savunması birbirine zıttır. Zira davalı bir yandan sözleşme bulunmadığını ve gerçekten mal teslim edilmediğini savunurken, diğer yandan borcun şirketten alınan avanstan, usulsüzlük yaptığı iddia edilen çalışanın hesabına gönderilerek ödendiğini savunmaktadır. Bu durumda davalının temel savunması ödemedir. Davalının çalışanı ......... tarafından diğer çalışanı ...'e 19.06.2020 tarihinde ödeme yapılmıştır. Gerçekten de bu tarih 16.06.2020 tarihli faturadan sonradır. Davacının bu tarihte davacı şirketin yanı sıra ...A.Ş.'ye 1.711 TL, .... A.Ş'ye 1.357 TL, .... A.Ş. 1.357 TL ve .... A.Ş'ye toplam 1.357 TL olmak üzere toplam 30.773,22 TL fatura düzenlendiği görülmektedir. Ancak bu fatura miktarına denk gelen havalenin davalı çalışanları arasında yapıldığı ve bu paranın davacıya fatura borcu için gönderildiğinin kanıtlanmadığı anlaşılmaktadır. Davalı çalışanları arasında yapılmış olan bu havale işlemi davacının borcunun ödendiği anlamına gelmemektedir. Davacının diğer şirketlere düzenlediği fatura bedelini talep edip etmediği hususu dosyaya yansımamıştır. Ancak diğer faturalara bedellerinin talep edilmemesi, dava konusu edilen fatura borcunun da ödendiği anlamına gelmemektedir. Davalı şirket usulüne uygun ihtara rağmen ticari defterlerini inceleme için ibraz etmeyerek ticari defterlere dayanmaktan vazgeçmiştir. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 23.03.2022 tarihli yazısından, davalı şirket çalışanı ....... ile davacı ........'ın dosyada şüpheli olmadığı anlaşılmıştır. UYAP ortamında incelenen şikayet dilekçesinden de bu husus tespit edilmiştir. Şikayet edilen davalı çalışanlarının davacı ile de usulsüz işlem yaptığı dilekçede ileri sürülerek bu dosyanın sonucunun beklenmesi istenmiştir. TBK'nın 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince maddi vakıaya ilişkin yapılan tespitler hukuk hakimini bağlar. Ancak davacının tarafı olduğu bir soruşturma bulunmamaktadır. Ayrıca yukarıda belirtildiği gibi davalı bir yandan işlemin usulsüz olduğunu ileri sürmekte, diğer yandan bu savunmasıyla çelişki oluşturacak şekilde davalı şirketin fatura borcunun yanı sıra diğer grup şirketlerin fatura borcunun da ödendiğini savunmaktadır. Bu durumda davalı savunması ödemeye ilişkin olup, bu savunma çerçevesinde olayın değerlendirilmesi gerekmektedir. Davalı tarafından delil olarak gösterilen masraf talep formu başlıklı belgede,.........-Kıdemli İdari İşler Satın Alma Uzmanı başlığını taşıyan bordro ile ödemenin temizlik ve malzeme giderine ilişkin olduğu, bu açıklama ile şirket çalışanı .......'ün davalı şirketten para çektiği anlaşılmaktadır. Ödeme olgusunun ispatlanamadığı da dikkate alınarak mahkemece davacının talebinin reddine karar verilmesi yerindedir.
Dairemizce UYAP ortamında incelenen soruşturma dosyasının devam ettiği, 23.09.2022 tarihinde ... hakkında bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçtan kaynaklanan mal varlığının aklanması, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve özel belgede sahtecilik suçlarından kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, bu karara yönelik itirazın Bakırköy 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 06.10.2023 tarih, 2022/5175 D.iş sayılı dosyasıyla reddedildiği, şüpheli ... hakkındaki soruşturmanın ise devam ettiği anlaşılmıştır. Davacının çalışanı olan ve davacı ile iş birliği yaptığı belirtilen ... hakkında başlatılan soruşturmanın takipsizlikle sonuçlanması, istinaf başvurusunda ... hakkındaki şikayet ve iddialar nedeniyle ceza kovuşturmasının sonucunun beklenmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında, inceleme tarihi itibariyle takipsizlikle sonuçlanan soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılmaması yerindedir. Açıklanan bu gerekçelerle, davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 1.278,57 TL istinaf harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 02.04.2026