İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı yanca ....İcra Müdürlüğü'nün 2011/... takip sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, bu takibin 13/07/2021 tarihinde yenilerek ....İcra Müdürlüğü'nün 2021/... takip sayılı dosyası haline geldiğini, müvekkili aleyhine başlatılan icra dosyasından, diğer borçlu ...'ın maaşına haciz konulması ile müvekkilinin haberdar olduğunu, icra takibine konu senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin bono alacaklısına herhangi bir borcu bulunmadığını ve imzasının taklit edilmek sureti ile bono düzenlendiğini, müvekkilinin borçlandırılmak maksadı ile hazırlanan kötü niyetli senedin geçerliliğini ve buna bağlı olarak doğan alacağın kabulünün mümkün olmadığını belirterek, davanın kabulüne, takip dayanağı senet üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini arz ve dava etmiştir .
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ...A.Ş'nin kredi alacaklarını tahsil edememesi üzerine alacağın müvekkili şirkete devir olduğunu, davacı yanın imza itirazında bulunmasının haksız ve ve kötüniyetli olduğunu, alınacak bilirkişi raporu ile imzanın davacıya ait olduğunun ortaya çıkacağını, kabul anlamına gelmemek ile birlikte, imzanın davacı yana ait olmadığı düşünülecek olsa dahi yine de müvekkili kurumun aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilebileceğini, zira alacaklının kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için takibin kötü niyetli olarak ikame edilmesinin gerektiğini, müvekkilinin imzanın davacı yana ait olup olmadığını bilebilecek ve denetleyebilecek konumda olmadığını belirterek,davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana hükmedilmesini arz ve talep etmiştir .
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
takibe konu senetteki imzanın davacı tarafa ait olmadığından bahisle menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkememizce celp edilen ....İcra Müdürlüğü'nün 2021/... takip sayılı icra dosyasının yapılan tetkikinde; 7 adet senedin takibe konu olduğu, anılan senetlerden 22.11.2010 ödeme tarihli 5.000 TL bedelli ve 20.06.2011 tarihli ve 8.000 TL bedelli senetlerde davacının keşideci olduğu, diğer senetlerde isim ve imzası bulunmadığı, takibin dava dışı temlik eden banka tarafından, davacı 13.850,28 TL ile sorumlu tutulmak kaydıyla başlatıldığı görülmüştür.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; Davacının takibe konu senetlerdeki imzanın kendisine ait olmadığını beyanla menfi tespit isteminde bulunduğu, İstanbul BAM 16. H.D nin 2021/1398 Esas ve 2021/1610 Karar sayılı ilamında'' ..Davalı vekilinin "Davanın icra takibinden 4 yıl, çekin keşide tarihinden 6 yıl sonra açılmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı ve davacının iyi niyetli olmadığı" yönündeki istinaf sebebi, kanunda menfi tespit davası açmak için zamanaşımı veya hak düşürücü süre öngörülmemiş olması nedeniyle yerinde görülmemiştir. '' denilmek suretiyle belirtildiği üzere anılan davacının menfi tespit talebinin bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi olmadığı, yine İstanbul BAM 44. H.D nin 2023/1633 Esas ve 2026/50 karar sayılı ilamında ''..Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK 26/04/2006 tarih, 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı) Bu durumda davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir. '' denilmek suretiyle belirtildiği üzere imzanın davacıya ait olduğunu ispat yükünün davalıda olduğu, Mahkememize senet asıllarının sunulamaması ve Mahkememizce yapılan yazışmalara rağmen senet aslının temin edilememesi nedeniyle imza incelemesi yapılamadığı, davacının keşide etmekle elinden çıkan senedin nerede olduğunu, tedavül sonunda en son yetkili hamilin kim olduğunu bilmemesinin olağan olduğu, temlik alan davalının ise senet aslının temlik eden banka tarafından icra dairesine teslim edildiğini beyan ettiği, yine taraflara çek aslının ibrazı için Mahkememizce 11.03.20205 tarihli celsede 3 haftalık kesin süre verildiği, ancak yine sunulan bir senet aslının olmadığı, gelinen aşamada davacıya atfen atılan imzanın davacıya ait olduğu hususunun davalı tarafça ispat edilemediği anlaşılmakla; davanın kabulüne, ....İcra Müdürlüğünün 2021/... takip sayılı dosyasında dayanak 7 adet senet nedeniyle ödeme emrinde davacının sorumlu olduğu tutar olarak gösterilen 13.850,28 TL bedel yönünden davacının davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, davalı ve davacı arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığından davacı tarafın tazminat istemlerinin reddine ve Mahkememiz görevli olmadığından takibin iptaline ilişkin hüküm kurulmasına yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile,
....İcra Müdürlüğünün 2021/... takip sayılı dosyasında dayanak 7 adet senet nedeniyle ödeme emrinde davacının sorumlu olduğu tutar olarak gösterilen 13.850,28 TL bedel yönünden davacının davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine,
Davalı ve davacı arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığından davacı tarafın tazminat istemlerinin reddine,
2-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 946,11 TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 236,53 TL harcın mahsubu ile bakiye 709,58 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
3-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davacı tarafça yapılan 5.958,27 TL yargılama giderinin, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Davalı taraf yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine yerolmadığına,
5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 13.850,28 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,
6-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yerolmadığına,
7-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,
8-Davacı tarafça yatırılan 236,53 TL peşin ve 80,70 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 317,23 TL nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
9-Devletçe karşılanan 1.560 TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/04/2026