ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih .../... Esas .../... Karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilmesi üzerine mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası ile müvekkil aleyhine ... TL tutarındaki bono ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatılmıştır. Ancak söz konusu icra takibine dayanak bono üzerinde bulunan imzanın müvekkile ait olmaması nedeniyle müvekkilin borçlu bulunmadığının tespiti için işbu davayı açma zorunluluğu hâsıl olduğu, takibe konu senette düzenlenme tarihinin altında yer alan imzalar müvekkile ait olmadığı, senet üzerindeki müvekkile ait olduğu iddia edilen iki imzanın, açıkça görüleceği üzere birbiri ile örtüşmediği, dava dilekçesi ile sunulan vekaletname suretinde de görüleceği üzere davacının imzasının bono üzerinde yer alan imzadan farklı olduğu, bono üzerinde yer alan imzaların çıplak göz ile incelendiğinde dahi davacının noter huzurunda vermiş olduğu vekaletnamedeki imza ile uyuşmayacak nitelikte farklı çiziklerin bulunduğunun açıkça görüleceği, davacının imzasının taklit edildiğinin açık olduğu, yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde bono üzerinde yer alan imzanın taklit imza olduğunun açıkça görüleceği, işbu taklit imza ile davacıya icra takibi açılması nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde .../... Soruşturma numaralı dosya ile suç duyurusunda da bulunulduğunu beyanla öncelikle teminatsız olarak veya davacının ekonomik imkanlarının yetersiz olması sebeplerinden ötürü uygun görülecek bir miktarla icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, davacının borçlu olmadığının tespiti ile Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün .../... Esas sayılı icra takibinin iptaline ve kötü niyetli ve ağır kusurlu olunması sebebiyle de davalı tarafın takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
İİK.72/3 maddesi gereği icra takibinden sonra takibe dayanak ... düzenleme, ... ödeme tarihli borçlusu ... olan ... TL'lik senet nedeniyle borçlu olunmadığı iddiasıyla açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
Takip konusu bono aslı getirtilmiş, davacının imza örneklerini içerir belge asılları celbedilerek imza incelemesi yaptırılmıştır.
Adli Tıp kurumu Fizik İhtisas Dairesi ... tarihli raporunda sonuç olarak; "inceleme konusu belgede ... adına atılı imzalar ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığı " şeklinde görüş bildirmiştir.
Davacı tarafça takibe konu senetteki imzanın davacıya ait olmadığı gerekçesiyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmiştir.
Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.
Kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise, ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233).
Ayrıca, adi senette borçlu olarak gözüken kimse, senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığının ve dolayısıyla, senet borçlusu konumunda bulunmadığının tespiti amacıyla, cebri icra tehdidi ile karşı karşıya ise, icra takibinin yapılmasından önce; süresi içinde ödeme emrine karşı imzaya itiraz yoluyla itirazda bulunmayı ihmal etmiş ve takip kesinleşmişse, takibe başlanılmasından sonraki evrede sahtelik davası açabilir, böyle bir sahtelik davası hukukî niteliği itibariyle 2004 sayılı İİK 72’de düzenlenmiş olan menfi tespit davasıdır (Tanrıver, S.: Medenî Usul Hukuku, C.1, Ankara 2016, s. 844-845).
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer, davalının dayandığı hukuki ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir. Davalı alacaklı varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiden kendi lehine çıkar sağlamak durumunda olduğundan, bu ilişkinin varlığının borçlu tarafından inkar edilmesi halinde, ilişkinin mevcudiyetini ispat etmek davalı alacaklıya düşer. Davacının davaya ve takibe konu bonodaki imzanın kendisine ait olmadığından bahisle menfi tespit istemli davada bonodaki imzanın davacıya ait olduğunu ispat yükünün davalı alacaklıda olduğu sabittir.
Tüm açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davalı alacaklının davacı borçlu hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyasında ... düzenleme, ... ödeme tarihli borçlusu ... olan ... TL'lik bononun takibin dayanağını oluşturduğu anlaşılmaktadır.
Davacı icra takibine konu edilen bono üzerindeki imzaların davacıya ait olmadığını ileri sürerek sahtecilik iddiasında bulunmuştur. Dosya içerisine kazandırılan ATK bilirkişi raporı ile; takibe dayanak bono üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olmadığı anlaşıldığından davacının davasının kabulü ile ... düzenleme, ... ödeme tarihli borçlusu ... olan ... TL'lik bono yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
İİK.72/5. Maddesindeki "Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz" düzenlemesi gereği kötüniyet tazminatına ilişkin yasal koşulların oluştuğunun kabulü ile takibe dayanak ... düzenleme, ... ödeme tarihli borçlusu ... olan ... TL'lik senet yönünden dava değeri olan ... TL'nin %20' si oranında hesaplanan ...-TL kötüniyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine (Yargıtay 11. HD: Esas no: 2022/7349, Karar No: 2024/3454) karar vermek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE, davacının davalıya Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı takibe dayanak senet dolayısıyla BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİ ile, takibin İPTALİNE,
2-Asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan ... TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin olarak alınan ...-TL harcın mahsubu ile bakiye ...-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen ...-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan tebligat, posta gideri ve bilirkişi giderinden ibaret toplam ...-TL ile ilk dava masrafı ...-TL ve ... TL peşin harç toplamı olan ...-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
6-Arabuluculuk faaliyeti nedeniyle sarf edilen ... TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere gösterecekleri bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya taraflara iadesine,
Dair, davacı vekili ... ...'in yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/04/2026