İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında kumaşla ilgili boya, baskı ve apre hizmetine ilişkin ticari ilişki olduğunu, söz konusu ticari ilişkiye ilişkin müvekkilinin üstlendiği işi eksiksiz ifa ettiğini, akabinde davalıya ödenmesi gereken 48.511,99 TL için fatura gönderildiğini, davalının geçen süre içerisinde ödemelerini yapmadığını, alacağın tahsili için Bakırköy 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini, itirazın kötü niyetli olduğunu, davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafından müvekkili aleyhine Bursa 14. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 48.511,99 TL asıl alacak yönünden icra takibi başlatıldığını, icra müdürlüğünün yetkisine ve borcun 44.639,00 TL miktarlık kısmına itiraz edilerek bakiye 3.872,99 TL miktarlık kısmı kapak hesabı olan 4.603,11 TL‘nın ödendiğini, yapılan kısmi ödemeye rağmen davacı tarafın yetki itirazı sonrasında Bakırköy 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile kısmi ödemeyi mahsup etmeksizin yine asıl alacak olan 48.511,99 TL üzerinden icra takibine devam ettiğini, müvekkilinin kendisine ait olan kumaşla üzerinde boya baskı işlemi yapılması amacıyla kumaşları davacı şirkete gönderdiğini, davalı tarafından hatalı işlem uygulandığını ve ayıp meydana geldiğini, taraf yetkililerinin şifahi olarak ayıp hususunda ve ayıplı malların davacı tarafından satın alınması konusunda mutabakata vardığını, mutabakat üzerinden müvekkili tarafından satış faturaları tanzim edildiğini, faturada ... açıklaması ile belirtilen ürünlerin iade alındığını, baskı işleminden kaynaklı alacak iddiasının haksız ve kötü niyetli olduğu, davanın reddine karar verilmesini, davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda özetle, taraflar arasında kumaş boya, baskı ve apre hizmeti ile ticari ilişki kurulduğu, işbu ticari ilişki neticesinde, davacının davalıdan 48.511,99 TL (asıl alacak), 3.844,45 TL faiz alacaklı olduğunu iddia ettiği, alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalının takip konusu 44.639,00 TL'lik kısmına kısmi itirazı neticesinde iş bu itirazın iptali davası açıldığı, tarafların ticari defterlerinde inceleme yapılmasına karar verildiği, inceleme sonucunda düzenlenen raporda davacı ticari defterlerinde icra takip tarihinde davacının davalıdan takip miktarı kadar alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve lehine deli teşkil ettiği, davalının defterlerinin incelenmesi için talimat yazıldığı, 01.11.2021 tarihli raporda davalı şirketin davacı şirkete 47.612,38 TL borçlu olduğu, ticari defterlerin birbirini doğrular nitelikte olduğu, davalı her ne kadar kısmı itirazda bulunmuş ise de kendi defterlerinde borçlu olduğunun sabit olması, her ne kadar ürünlerin iade edildiği ve borcun sonlandığını iddia etmiş ise de iade faturasının bulunmadığı, davalının malın alınmadığı iddiası bakımından ... ... yazı cevabına ilişkin ürünlerin 26.07.2018 ve 09.08.2019 tarihli olduğu, davalının kendi hesap kayıtlarının 09.08.2019 tarihinden sonra borçlu olduğu miktarın belirlendiği, her iki bilirkişi raporunda belirlendiği gibi davacının davalıdan takip miktarı kadar alacaklı olduğu, davalının kısmi itirazının haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının Bakırköy 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı takip dosyasında yapmış oldukları kısmi itirazın iptaline, alacağın likit olması nedeni ile alacağın %20 si oranında (9.702,39 TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, icra müdürlüğüne yapılan kısmi ödemenin ilk derece mahkemesi tarafından dikkate alınmadığı, taraflar arasında boya, baskı işleminden kaynaklı ticari ilişki bulunduğu, müvekkilinin kendisine ait olan kumaşlar üzerinde boya, baskı işlemi yapılması amacı ile kumaşları davacı şirkete gönderdiği, davacı tarafından kumaşlar üzerine hatalı işlem uygulandığı ve ayıp meydana geldiği, taraf yetkilileri şifahi olarak görüşerek, ayıp hususunda ve ayıplı kumaşların davacı tarafından satın alınması hususunda mutabakata vardıkları, varılan bu mutabakat gereğince müvekkil davalı tarafından, dosyada mübrez olan, ... sayı ve 25.07.2019 tarihli ... sayı ve 09.08.2019 tarihli satış faturaları tanzim edildiği, faturada "..." açıklaması ile belirtilen ürünler; ... sayı ve 25.07.2019 tarihli faturada belirtilen ürünler, 25.07.2019 tarih ve ... sıra numaralı irsaliye ile ve ... ... şirketinin "... Tesellüm Fişi" ile ... sayı ve 09.08.2019 tarihli faturada belirtilen ürünler, 08.08.2019 tarih ve ... sıra numaralı irsaliye ile ve ... ... şirketinin "... Tesellüm Fişi" ile davalı tarafa teslim edildiği, yargılama aşamasında da mahkemesince eşyanı taşımasını yapan ... Nakliyat şirketine müzekkere yazılarak, kumaşların davacı tarafa teslim edilip, edilmediği hususu sorulduğu, gelen cevabi yazıda da ... teslim fişlerinde ve sevk irsaliyelerinde yazılı kumaşların davalı adına davacı tarafa teslim edildiği bildirildiği, iddialarıyla ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne dair kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.
Davacı tarafın, fatura ve cari hesaba istinaden davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalı tarafından yöneltilen itirazın iptalini talep ettiği, davalı tarafın davanın reddini talep ettiği, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı tarafça istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafından davalıya ait kumaşa boya, baskı ve apre hizmeti verilmesi karşılığında tanzim ettiği faturalar nedeniyle alacak talep edip edemeyeceği, verilen hizmetin ayıplı olup olmadığı hususundadır.
İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında, davalı şirketin defterleri incelenmek suretiyle tanzim edilen raporda, davacı ticari defterlerinde icra takip tarihinde davalıdan 48.511,99 TL alacaklı göründüğü, davalı ticari defterlerinde ise davalı davacıya 47.612,32 TL borçlu göründüğü, taraflar arasında 48.511,99 TL – 47.612,32 TL = 899,61 TL ihtilaf
bulunduğu, yapılan incelemelerde ihtilafın 2019 yılında tanzim edilen döviz bazlı faturalara ait kur hesaplamalarından kaynaklandığı görülmüş ise de davacıya ait ticari defter ve kayıtlar incelenemediği için bir tespit yapılamadığının bildirildiği, davacı şirketin ticari defterleri incelenmek suretiyle tanzim edilen raporda ise, davalı şirketin ticari defterlerinin bilirkişi tarafından incelenmesi sonucu, davalı şirketin, davacı şirkete 47.612,32 TL borçlu göründüğünün belirtildiği, davacı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi sonucu, davacı şirketin, davalı şirketten
48.511,99 TL alacaklı göründüğü, aradaki farkın kur farkından kaynaklandığının tespit edildiği yönünde görüş bildirildiği, davalı tarafça, ürünlerin ayıplı olduğu, bu konuda davacı ile anlaştıkları ve buna istinaden kendisi tarafından davacıya satış faturası tanzim edildiği iddia edilmişse de, dosya kapsamı itibariyle fatura konusu ürünlerin ayıplı olduğu, süresi içinde ayıp ihbarı yapıldığı ve bu konuda davacı ile anlaştıkları hususu davalı tarafından usulünce ispatlanamamıştır.
Bununla birlikte, davacı tarafından davalı aleyhine 3 adet faturaya dayalı 48.511,99 TL asıl alacak, 3.844,45 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 52.356,44 TL üzerinden davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından verilen itiraz dilekçesiyle, asıl alacağın 3.872,99 TL'sinin kabul edildiği, 44.639,00 TL'sine itiraz edildiği, kabul edilen asıl alacak tutarı üzerinden yapılan hesaba istinaden, davalı tarafından icra dosyasına toplam 4.603,00 TL ödeme yapıldığı, Bursa İcra Müdürlüğü'nün yetkisine de itiraz edildiği, davacı tarafından yetki itirazı kabul edilerek Bakırköy 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 48.511,99 TL asıl alacak, 3.844,45 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 52.356,44 TL üzerinden takibe devam edildiği ve ödeme emri gönderildiği, davalı tarafından bu takibe de itiraz edilerek, borcunun 3.872,99 TL olduğu ve bu borcun yetkisiz icra dosyasına ödendiğinin beyan edildiği, davacı tarafından 48.511,99 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptali davası açıldığı ve bu tutar üzerinden davanın kabulüyle takibin devamına karar verildiği anlaşılmış olup, davacı tarafından başlatılan icra takibinde, davalı tarafından 3.872,99 TL'sine itiraz edilmediği ve bu tutar ile ferilerinin ödendiği, takipteki tutarın 44.639,00 TL'sine itiraz edildiği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince davanın 44.639,00 TL üzerinden kısmen kabulüne, takibin 44.639,00 TL üzerinden devamına, 3.872,99 TL'lik kısım yönünden itiraz bulunmadığından bu tutar yönünden davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, takibin aynen devamına karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf nedenleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda, davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir eksiklik bulunmadığından, davanın kısmen kabulüne, takibin 44.639,00 TL üzerinden devamına, fazlaya dair kısmın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
A)1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KISMEN KABULÜNE,
2-BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 15/12/2021 tarih ve 2020/866 Esas, 2021/1187 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 Sayılı Yasanın 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmekle;
3.1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının Bakırköy 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİNE, takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere yasal faiz uygulanmak suretiyle TAKİBİN 44.639,00 TL ASIL ALACAK ÜZERİNDEN DEVAMINA,
3.2- Takibin 3.872,99 TL'lik kısmına davalı tarafından itiraz edilmediğinden davanın bu kısım yönünden HUKUKİ YARAR YOKLUĞU NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,
3.3-Alacağın likit olması nedeni ile kabul edilen tutarın %20'si oranında (8.927,80 TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
B) İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN
1-Alınması gereken 3.049,29 TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 828,47 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.220,82 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
2-Davacı tarafından yatırılan 828,47 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan 201,00 TL tebligat ve posta gideri, 1.600,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.801,00 TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre takdiren 1.657,24 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye miktarın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir masraf bulunmadığından bu konuda karar VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 44.639,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 3.872,99 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,
C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN
1-Davalı tarafından yatırılan 828,46 TL istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE,
2-Davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 69,60 TL posta gideri olmak üzere toplam 290,30 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE,
3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere09/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.