Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin yurt dışından ---- numaralı mal faturası ile ithal ettiği reflektif işlenmiş derilerin müvekkili ile davalı arasında antrepo hizmetlerine ilişkin ekli fatura uyarınca ödemesi yapılan anlaşma gereği davalıya teslim edildiğini, davaya konu müvekkiline ait eflektif işlenmiş derilerin antrepoda 06.08.2021 tarihinde çıkan yangın sonucu zayi olduğunu, müvekkilinin bu malların zayi olması sebebi ile mal bedelinin yanı sıra müşterilerine taahhüt edilen işlerin ifa edilememesi sebebi ile de ayrıca zarara girdiğini, zayi olan malların tazmini hususunda --- Noterliği'nin 19.08.2021 tarih ve ---- yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, davalı tarafından --. Noterliği'nin 26.08.2021 tarih ve ---- yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi ile müvekkilinin talebinin reddedildiğini, müvekkiline ait malların zayinden davalının tam olarak kusurlu olduğunu, müvekkilinin maddi zararlarının giderilmesi için işbu davayı açma gerekliliğinin hasıl olduğunu belirterek, davanın kabulü ile, davalının kusuru nedeniyle uğradığı zararların tespiti ve tazmini ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile şimdilik 1.621 Euro (Binaltıyüzyirmibir Avro), tahsil tarihinde ---- satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının dava tarihinden itibaren hesaplanacak ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Bu davanın saklama sözleşmesine aykırılıktan dolayı müvekkiline karşı tazminat talepli olarak ikame edilmiş olduğunu, dava konusu tazminat talebi 06.08.2021 tarihinde meydana gelen "yangın" sonucu meydana geldiğinden, hukuki niteliği itibariyle yangın haksız fiil olarak nitelendirildiğinden, davanın haksız fiilin bulunduğu yer mahkemesi olan ---- Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılması gerekirken, davanın ---- Adliyesinde yetkisiz yerde başlatılmış olduğunu, yetki yönünden itiraz ettiklerini, dava dilekçesi ve ekleri incelendiğinde görüleceği üzere; davacı şirket --- ile müvekkili şirket --- herhangi bir hizmet veya saklama sözleşmesi bulunmadığını, davacının müvekkili ---- firmasını davalı olarak göstermesinde herhangi bir hukuki yararı olmadığı gibi davalı taraf olarak göstermesi için herhangi bir somut maddi delil de bulunmadığını, dava dilekçesinin ekinde sunulan ----- numaralı 23.08.2021 tarihli ardiye ücreti faturası incelendiğinde görüleceği üzere faturanın ---- Şirketi tarafından tanzim edildiğini, ancak açılan davanın müvekkili ---- yöneltildiğini, dava ekleri ile taraf beyanları çelişkili olduğundan dolayı husumet yoksunluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, iş bu davanın belirsiz alacak davası veya kısmi dava şeklinde dava türü belirtilmeden açıldığını, dava türünün muğlak olması sonucu davacıya kesin süre verilerek davacının talebinin belirtilmesinin talep edilmesi gerektiğini, beyan dilekçesi sunulmaması halinde davanın usulden reddinin hukuki zorunluluk olduğunu, davacı tarafından malın ithal edilip edilmediğinin, ithalat işlemlerinin tamamlanıp tamamlanmadığının, ithalat işlemleri tamamlanmışsa malın alınmama sebebinin, davacının malın alınmamasında kusurunun bulunup bulunmadığının irdelenmesi gerektiğini, bununla ilgili dava dilekçesinde herhangi bir beyan mevcut olmadığını, ilgili gümrük müdürlüğünden bunların celbini talep ettiklerini, müvekkilinin 4458 sayılı Gümrük Kanunun 96 ve devamı maddelerinde öngörülen standartlara haiz Ticaret Bakanlığı ---- Gümrük Müdürlüğü'nün ----- ruhsat numaralı “Antrepo İşletmecisi” lisansına sahip olduğunu, ilgili mevzuatlarda antrepo işletme lisansı alabilmek için sağlanması gereken çok ağır kriterler bulunduğunu, bu kriterlerden antrepo lisansı talep eden işletmecileri en çok yoran ve en önemli kriterin “yangın tedbirleri ve yangın önlemleri” olduğunu, müvekkilinin mevzuatın öngördüğü tüm kriterleri sağladığı için antrepo işletmeci lisansı aldığını, bu bağlamda yangın önleme, yangına karşı tedbirlerde herhangi bir eksikliği ve kusuru bulunmadığını, davacı ile dava dışı ----- şirketi arasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 561 ve devamı maddelerinde düzenlenen “saklama sözleşmesi” tanzim edildiğini, muhatap ile yazılı/sözlü sözleşme ilişkisi ile ticari teamül gereği atrepoya bırakılan eşyanın sigortasının emtia sahibi/emtiayı bırakan kişi tarafından yapılması gerektiğini, emtia sahibi kendi yaptırdığı/yaptırmak zorunda olduğu sigorta poliçesine istinaden zarar ve ziyanını sigorta şirketinden talep edebileceğini, davacı yanın dava dışı ---- şirketinin işletmesinde bulunan antrepoya dava konusu malların tevdi edildiğine dair somut bilgi ve belge, sözleşme ibraz edilemediğinden kim ya da kimler tarafından malın antrepoya girişinin yapıldığını, ithal edilen ürünlerin beyannamelerinin nereden açıldığını, gümrüklü sahaya kanun gereği mi sözleşme gereği mi bırakıldığını, buna ilişkin dava dosyasına ilgili belgelerin dava dilekçesi eklerinde ibrazının gerektiğini, ibraz edilmesi halinde bu husustaki cevap haklarının saklı olduğunu, --- Büyükşehir Belediye Başkanlığı İtfaiye Daire Başkanlığı'nın ---- Yakası İtfaiye Şube Müdürlüğü tarafından alınan ekte sunulu İtfaiye Olay Raporu incelendiğinde görüleceği üzere "06.08.2021 tarihine kadar olan gümrük evrakları ve----- şirketlerine ait 21.12.2020 yılına kadar olan matbu evrakların (mali veriler ve defterler) yandığı beyan edilmiştir." şeklinde olduğunu, çıkan yangın sonucu her şeyin tahrifata uğramış/yanmış olduğunu, sadece bina kolonlarının kaldığını, 06/08/2021 tarihinde meydana gelen yangına ilişkin ---- Cumhuriyet Savcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında --- Soruşturma no ve ---- Karar nolu kararda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini ve müvekkili şirketin yangının meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığının sabit hale geldiğini, dava dışı ---- ile müvekkili şirket ----- arasında 01.01.2021 tarihinde "----- adresine ilişkin kira sözleşmesi tanzim edilmiş olduğunu, davalı --- şirketinin kiralayan sıfatıyla yapı maliki olduğunu, --- Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yürütülen ---- nolu soruşturma dosyasında hazırlanan 13.09.2021 tanzim tarihli bilirkişi raporunda ---- kullanımında bulunan yerde meydana geldiği----nakliyecilerine ait konteynerin bulunduğu alandan çıktığı, bu alanda semaver ile çay yapıldığı, yangına sebebiyet vermesi muhtemel bu semaveri tutuşturabilmek için çıralık odunların olay yerinde olduğu ve ayrıca istiflendiği ve yine muhatap ----yangın algılama, yangın dolabı, sprinkler, hidrant gibi sistemlerin çalışmadığı, basit bir yangın olarak başlayan bu yangının söndürülmemesi ve hızlıca takriben 20.000 m2 alanda etkili olarak bu alanda bulunan her şeyi yaktığı, binada bulunan siprinker sisteminin bina içi bölümlendirmelere uygun olarak yerleştirilmediği, yangının başladığı alandan itfaiye tarafından su alınamadığı, su deposunun yetersiz olduğu, yapı sahibi olarak ---- ilişkin de binanın dış cephe malzemesi olarak kullanılan poliüretan sandviç panellerin de yangının hızlı yayılmasına ve içeride depolanan ürünlerin tamamının yanmasına 1. derecede etki ett inanın Binaların Yangından Korunmasına Dair Yönetmeliğe Uygun malzemeden yapılmadığı, yangının hızla diğer bölmelere sirayet etmesinde yangın algılama ve söndürme sistemlerinin çalışmaması kadar bina içindeki bölmelerin de yangın yönetmeliğin uygun yapılmamasının etkisi olduğu, binanın yangın algılama ve söndürme sistemlerinin yetersizliği, var olan yangın söndürme sisteminin çalışmaması, binanın yangından korunma yönetmeliğine uygun bir dış cephe ile inşa edilmemesi, ara bölmelerin yine aynı yönetmeliğe uygun düzenlenmemesi, su deposunun yetersizliği gibi nedenlerle yangının söndürülememesi ve neticesinde hızla ilerlediği, normal şartlar altında hızlıca yangın söndürme sistemleri ile söndürülebilecek iken ve çok daha az hasarla atlatılacak iken bu nedenlerle takriben 20.000 m2 alanın tamamının yanması ile sonuçlandığının tespit edildiğini, netice itibariyle uzman bilirkişinin kusurlu ve kusursuz sorumlu olarak dava dışı ------ ile dava dışı ------ tespit ettiğini, iş bu sebeple çıkan yangın sonucu oluşan zararlardan müvekkilinin kusur veya kusursuz sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenlerle -----, yapı sahibi---- Sigortacısı (poliçede belirlenen teminat ile sorumlu)-----sigortacısı (poliçede belirlenen teminat ile sorumlu) ----- sigortacısı (poliçede belirlenen teminat ile sorumlu)----- HMK 61 Maddesi uyarınca davaya dahil edilmesi gerektiğini, bu sebeple, yangının başlangıcında, çıkmasında, devamında, büyümesinde, söndürülememesinde dava dışı ---- ve dava dışı --- şirketlerinin özen, tehlike ve objektif sorumluluklarını ihlal ettiklerinden kusur sorumluluğunun olduğunu, binanın yapımından ve muhafazasındaki eksikliklerden dolayı da dava dışı yapı maliki ----- şirketinin de özen, tehlike ve objektif sorumluluklarını ihlal ettiklerinden kusursuz sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu olmadığının dosya kapsamı ile sabit olduğunu, 06.08.2021 tarihinde meydana gelen yangının dava dışı --- yangının başladığını, yangının büyümesi sonucu alevlerin müvekkili şirket deposuna sıçradığını, akabinde depoda müşterilerine ait ürünlerin çoğunun zayi olduğunu, yangının çıkma sebebinin tam tespit edilemediğini, dava dışı ---- ve dava dışı ------ şirketinde başlayan yangının büyümesinin, söndürülememesinin, müvekkiline ait depoya sıçramasının tehlike, özen ve objektif kusur sorumluluğunun dava dışı ----- ve dava dışı ---- şirketinden kaynaklandığını, müvekkili tüm yangın önlemlerini almış ve basiretli bir tacir olarak işini ifa etmiş olsa da diğer dava dışı şirketlerin ve dava dışı ---- yangın söndürülmesine ve önlenmesine ilişkin yeterli önlemleri almamış olması neticesinde dava konusu yangının çıkmasında dava dışı ----- kusur sorumluluğu bulunduğunu, dava dışı ---- dava konusu yangında oluşan zararlardan dolayı özen, tehlike ve objektif sorumluluklarının ve yapı malikinin kusursuz sorumluluğunun mevcut olduğunu, TBK m. 69'un "Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür" şeklinde olduğunu, kusursuz sorumlulukta kusur koşulu aranmadan haksız fiil nedeniyle doğan zarar sebebiyle maddi ve manevi tazminat talep etmenin mümkün olduğunu, dava dışı ---- şirketi yapı maliki olduğundan dolayı kusursuz sorumluluğu bulunduğunu, ---- Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde ilen ----- nolu soruşturma dosyasında hazırlanan 13.09.2021 tanzim tarihli bilirkişi raporunda da yapı sahibi ----- şirketinin sorumlu olduğunun dilekçenin 10. maddesinde açıklandığı üzere tespit edilmiş olduğunu, mahkemenin bu raporu dikkate almasını talep ettiklerini, gerçekten de somut olayda, binanın unsurlarından olan dış cephe ve bina içerisindeki ara bölme duvarı gibi yapılarda eksiklikten dolayı kiracıya sorumluluk atfedilmesinin mümkün olmadığını, dava dışı yapı maliki ---- kusursuz sorumluğu bulunduğunu, yangının dava dışı --- ve dava dışı ---- şirketlerinde başlamış olduğunu, orada bulunan yangın sistemlerinin yeterli olmaması ve bazı su depolarında su bulunmaması nedeniyle büyük bir yangın oluştuğunu ve normal yangın söndürme sistemlerinin etki edemeyeceği bir hal aldığını, müvekkili şirkette yangın başlamış olsaydı, yangın söndürme sistemlerinin yeterli ve donanımlı olmasından dolayı zararın bu kadar büyük olmayacağını, bu sebeple müvekkili şirketin yangın irme sistemleri yeterli ve donanımlı olduğundan, müvekkili yönünden kusur atfedilemeyeceğini, İş bu durumun 09.07.2020 tarihli yangın bakımından incelenen işyerlerine ait muayene raporunda tespit edilmiş olduğunu, yangına karşı alınan koruyucu önlemlerin yeterli olduğu sonucuna ulaşıldığını, raporu ekte sunduklarını, kaldı ki, yangın günü 3. şahısların almış olduğu video kayıtlarında dava dışı ---- firmasının depolarında su olmadığının itfaiye çalışanı olarak açıkça beyan edildiğini, suyu nereden temin edeceklerinin sorulduğunu, bu video kayıtlarını ekte sunduklarını, ---- Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanlığı Ruhsat ve Denetim Müdürlüğünce müvekkilinin yangın olayından önce yapılan denetimde, işyerinde “... otomatik yağmurlama sistemi, yangın dolapları, panele bağlı duman dedektörleri, hidrant, itfaiye alma ve verme bağlantı ağzı, yangın ihbar zili, şarjlı acil çıkış yön levhaları, acil aydınlatmalar ve yeterli sayı ve ebatlarda yangın söndürme cihazlarının mevcut olduğu” tespit edildiğini, haksız filin meydana geldiği dava dışı --- ve dava dışı ---- firmalarının yeterli yangın tedbirlerini almaması sebebiyle oluşan zarardan kusurlu sorumlu olduğunun sabit olduğunu, illiyet bağının kurulmasıyla zarar ve kusurun doğru orantılı olduğunu, müvekkilinin yangın ve benzeri zarar oluşturabilecek durumlara karşı gerekli tüm önlemleri almış olduğunu kurtuluş beyyinesi ileri sürdüklerini, ayrıca ---- Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yürütülen --- nolu soruşturma kapsamında tanzim olunan ---- Emniyet Müdürlüğü Olay yeri inceleme raporu, ---- Büyükşehir Belediyesi----- İtfaiye Şube Müdürlüğü'nün 23.08.2021 tarihli İtfaiye Olay Raporları kapsamında soruşturma aşaması devam etmekle birlikte müvekkili şirkete atfedilebilecek hiçbir belge veya hukuki dayanak Mevcut olmadığını, yangın olayının merkezinin dava dışı ---- kiracı olarak faaliyetlerini yürüttüğü ve sorumluluk alanına ait bölüm olduğunun aksi hiçbir surette ileri sürülemeyecek derecede kati ve şüphesiz olduğunu, ayrıca ---- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ---- Soruşturma numaralı dosyasında Kasten Yangın Çıkarma ve Taksirle Yangına neden olma suçlarından soruşturma yapılmış olduğunu, soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, dava konusu yangında ve dosyada mübrez --- Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yürütülen ----- nolu soruşturma dosyasında hazırlanan 13.09.2021 tanzim tarihli bilirkişi raporunda da müvekkili --- şirketinin kusuru bulunmadığının sabit hale geldiğini, anılı yangında kusuru bulunmayan müvekkili ----- için sorumluluk atfedilemeyeceğinden ve husumet yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiğini belirterek, davanın yetkisiz yerde açılmış ve başlatılmış olmasından dolayı yetkisizlik kararı verilerek dosya yetki yör Ticaret Mahkemelerinin yetki alanında olduğunundan ---- Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,------ arasında herhangi bir hizmet sözleşmesi veya saklama sözleşmesi mevcut olmadığından ve dava dilekçesinde somut maddi bir delile dayanılmadığından dolayı HMK. md.50 gereğince taraf ehliyeti bulunmayan müvekkili şirket----- yönünden sıfat yoksunluğu (husumet) sebebiyle davanın reddine, HMK 61. maddesi uyarınca yangının çıkmasında ve zararın oluşmasında kusurlu ve kusursuz sorumluluğu olan----- sigortacısı (poliçede belirlenen teminat ile sorumlu) ----- sigortacısı (poliçede belirlenen teminat ile sorumlu) ------ sigortacısı (poliçede belirlenen teminat ile sorumlu) ----- ihbar edilerek davaya katılmasının sağlanmasına, dava konusu çıkan yangında müvekkiline atfedilebilecek bir kusur veya kusursuz sorumluluk hali bulunmadığından müvekkili şirket yönünden kurtuluş beyyinesi ile sorumluluğu bulunmadığından dolayı müvekkili aleyhine açılan davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Feri Müdahil---- cevap dilekçesinde özetle ; Sigortalı --- davayı işyerim paket sigorta poliçesine istinaden, müvekkili ---- ihbar ettiğini, açılmış olan bu dava sonucunda verilecek hükmün, müvekkili sigorta şirketinin hukuki durumunu dolaylı olarak etkileyeceğinden, müvekkili sigorta şirketinin derdest davaya müdahale etmekte hukuki yararı bulunduğunu, öncelikle, müvekkili lehine müdahale talep edilen davalı---- arasında tazmin edilen sigorta poliçesi nedeniyle sigortalıya karşı ileri sürülebilecek tüm itiraz ve defi hakları saklı kalmak kaydıyla, ihbar olunan huzurdaki davaya, davalı ---- yanında “fer’i müdahil” sıfatıyla katılmalarına karar verilmesini talep ettiklerini, Davacı tarafın dava konusu edilen yurt dışından ithal edilen emtiaların sigortalı ----- tarafından işletilen antrepoya bırakıldığını ve antrepo hizmetlerine ilişkin düzenlenen fatura uyarınca ödemesi yapılan anlaşma gereği malın davalıya teslim edildiğini iddia ettiğini, davacı yanca sunulan fatura içeriği incelendiğinde ardiye ücretine ilişkin faturayı düzenleyen firmanın dava dışı ---olduğunun anlaşıldığı, söz konusu fatura içeriğinden dava konusu emtianın yangın sırasında sigortalı firmanın antreposunda değil, dava dışı--- firmasının antreposunda bulunduğu, Davacı ile sigortalı davalı arasında herhangi bir saklama sözleşmesi bulunmadığından dava konusu yangının sigortalı ----- ait alandan başlamadığından, sigortalıya husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu yangında zayi olduğu iddia edilen emtianın dava dışı ---- firmasına teslim edildiği ve kesilen fatura içeriğinden antrepo hizmetinin bu firmadan alındığı dikkate alındığında sigortalının dava konusu talepler yönünden pasif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın husumetten reddini talep ettiklerini, davacının ziyan olan mallara ilişkin bir hak talep edebilmesinin ön koşulunun, bu mallar üzerinde meşru bir hak sahibi olduğunun ispatına bağlı olduğu, özellikle ziyan olan malların italya’dan ithal edildiği ve sözü edilen mallar üzerinde gerçekten dava dışı ihracatçının mı, yoksa huzurdaki davacı/ithalatçının mı hak sahibi olduğu, tartışılması gereken bir mesele olduğu, bu belirsizliğin giderilmesi durumunda ancak, satım konusu emtianın hasarlanması nedeniyle dava hakkının kimde olduğunun anlaşılabileceğini, dava konusu zararın her halükârda öncelikle nakliyat poliçeleri ve varsa diğer poliçelerden karşılanması gerektiği, müvekkili ile ---- arasında akdedilen İşyeri Paket Sigorta üçüncü şahıslara ait emtialar sigortalı menfaatine olmak üzere teminat kapsamına alındığını, olayda nakliyat sigortacısının sorumluluğunu ortadan kaldıracak bir durumun söz konusu olmadığını, gerek TTK ve gerekse de CMR Konvansiyonu’nun ilgili hükümlerine göre; taşıyıcı, (kural olarak) eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim edildiği tarihe kadar geçen süre içinde, eşyanın uğradığı hasar ve kayıptan sorumlu bulunduğunu, zarar konusu malların mal sahipleri tarafından sigorta poliçesi düzenlenmiş olup olmadığı ve ayrıca nakliyat poliçeleriyle güvence altına alınıp alınmadığı, davalı sigortalı ve müvekkil şirketin sorumluluğu açısından büyük önem arz edeceği, bu malların malikleri tarafından mal sigortası veya taşıyıcı/alt taşıyıcıları tarafından nakliyat poliçesiyle sigortalı olması durumunda, huzurdaki zarardan öncelikli olarak diğer sigortacıların ve nakliyat sigortacısının sorumlu olacağı, davalı sigortalı ---- davacıya karşı gerek sözleşmesel (akdi) gerekse de haksız fiil sorumluluğu bulunmadığını, davalı -----kiracı olarak bulunduğu alanın dışında başlayan ve tüm binaya sıçrayan yangın nedeniyle ----- şirketinin deposunda zarar gören mallar sebebiyle ---- şirketine ardiye sözleşmesine dayalı olarak, müvekkil şirkete ise ----- nolu İşyerim Paket Sigorta Poliçesine dayalı olarak ihbar edildiğini, davacının sözleşme ilişkisine dayalı olarak talepte bulanamayacağının, tartışmasız olduğu, ortada bir sözleşme olsaydı bile, bu takdirde dahi bu konudaki öğreti ve Yargıtay içtihatlarına göre sigortalı --- sorumlu tutulmasının olası olmadığını, sigortalı şirkete yangının çıkmasında, gelişmesinde ve yayılmasında her yönüyle (maddi ve hukuki anlamda) bir kusur atfetmenin hayatın normal akışı içerisinde mümkün bulunmamadığını, ayrıca her türlü zarara sebep olabilecek olay veya sonuçlarını önlemek için, alınması gerekli tüm tedbirleri de almış bulunduğu, dava konusu yangının meydana gelmesinde, davalı/sigortalı ---- kusursuz olması ve kusursuz sorumluluk hallerinin bulunmaması nedeniyle sigortalı ---- ve sigortacısı müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu söz konusu olmadığını, sigortalının binada kiracı konumunda olduğu ve kiracıların da binadan kaynaklanan nedenlerden ötürü kusursuz sorumluluğundan bahsedilmesinin mümkün olmaması ve yangınla ilgili sigortalı firmada gerekli tüm önlemlerin alınmış olması karşısında sigortalının kusursuz sorumluluğundan bahsedilmesinin de mümkün olmadığını, sigortalı şirkete hiçbir açıdan sorumluluk yüklenemeyeceğini, binanın yapımından ve muhafazasındaki bir eksiklikten kaynaklanan kusur bina maliklerine ait olacağını, kiracı olarak sigortalı firmanın, var olandan daha fazla güvenlik önlemi sağlamak için binanın genelini ilgilendiren tadilat yapma hal ve yetkisi bulunmamakla birlikte, daha fazla güvenlik tedbiri alınmış olsaydı dahi yangının büyüklüğü düşünüldüğünde sonucun değişmeyeceği, yangının “başlangıç noktası” ve “gelişimi” nazara alındığında, sözü edilen yangının “şiddeti” ve “tezahür tarzı itibariyle doğal afet boyutlarına ulaştığı” dikkate alındığında, sigortalı firmaya hukuki sorumlulukla ilgili mevcut mevzuat hükümleri dahilinde hiçbir kusur ve sorumluluk izafe edilemeyeceği dava konusu olayda uygun illiyet bağı kesilmiş olmakla, her durumda sigortalı ---- sorumluluğuna gidilemeyeceğini, başka bir alanda başlayan ve ilk aşamada da söndürülemeyen ve bu sebeple hız kazanan yangın nedeniyle iddia edilen hasar ve zarar, doğrudan meydana geldiğini, dolayısıyla zararlı sonucun tamamen başka alanda başlayan yangın nedeniyle meydana gelmiş olması, “mücbir sebep” ile “akdin ihlali” arasında tam bir uygun illiyet bağının bulunduğunu gösterdiğini, somut olayda uygun illiyet şartının da gerçekleştiğini, dava konusu riziko ve hasarın, tamamen 3. kişinin ağır kusuru neticesinde çıkan ve büyüyen yangın nedeniyle meydana geldiğini, genel kurtuluş nedenlerinden 3. kişinin ağır kusurunun, somut olayda gerçekleştiğini, yangına sebebiyet veren fiillerin ----- ve ---- şirketlerinin sorumluluk alanındaki bölümden başladığı ve ayrıca yine yangının ilk başta uygun müdahalenin yapılamaması nedeniyle yine bu bölümde büyüyüp geliştiği ve tüm binaya yayıldığı ve yine bu alandan itibaren yangının boyutları itibariyle artık önlenemez vaziyete dönüştüğü, itfaiye ekiplerinin müdahalesine rağmen ------ kullanımındaki bölüme sirayetinin engellenemediği, dolayısıyla bu durum itibariyle alevli yangın hadisesinin tamamen ----- antreposunun faaliyet ve işletmesi dışında neşet ettiği, olayın geldiği nokta ve şiddeti itibariyle de her türlü özen gösterilse bile zararlı sonucun hiç kimse tarafından önlenmesinin mümkün olmadığı dikkate alındığında, riziko ve hasarın doğumuna tamamen üçüncü kişilerin ağır (tam) kusurlarının sebebiyet verdiğinin kabulünün zorunlu olduğu, dolayısıyla, riziko ve hasarın doğumuna tamamen 3. kişilerin ağır kusurları ve hatta suç teşkil eden eylemlerinin sebebiyet verdiği nazara alındığında, var olsa bile ------ “antrepo işletmeciliğinden doğan sorumluluğu” ile “zarar” arasında uygun nedensellik bağının bulunmadığı ve tamamen kesildiği, “mücbir sebep” ve “üçüncü kişinin ağır kusuru” ilkeleri çerçevesinde, davalı sigortalı şirketin haksız fiil veya sözleşme nedeniyle sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı gözetilerek davanın reddini talep ettiklerini, kabul anlamı içermemek kaydıyla bir an için yangın poliçesinden dolayı müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilmesi halinde, gerçek zarar ve sınırlı sorumluluk ilkelerine göre tazminatın saptanmasının gerekeceği, bu nedenlerle aktif ve pasif husumet yokluğu ve öncelikli sorumluluğun nakliyat sigortacısı davacıda olduğu ve müvekkil sigortalısının dava konusu zarardan herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı gözetilerek, müvekkil şirket hakkındaki davanın usul ve esas yönünden reddini, bu mümkün olmadığı takdirde zarar ve sorumluluğun tayininde terditli taleplerinin dikkate alınmasını ve davacının tüm taleplerinin reddini talep ve beyan etmiştir.
Feri Müdahil ---- cevap dilekçesinde özetle ; Yangın sırasında Davacı’ya ait zarar gören malın Davalı ---- ait depoda bulunduğunun belirtildiği, diğer bir ifadeyle, uyuşmazlık konusu tazminat istemine sebebiyet veren kiralanan makinelerin, müvekkilinin Sigortalısı İhbar Olunan ---- kiracısı bulunduğu işyerinde değil, komşu Davalı tarafından işletilen işyerinde kullanıldığını, bu gerekçe ile, müvekkili tarafından düzenlenen poliçenin riziko adresinde depolanmayan davacı sigortalısına ait malların, müvekkilinin düzenlediği poliçe tahtında üçüncü kişi lehine mal sigortası teminatı olan “3. Şahıslara ait mallar yangın” teminatı kapsamında tazmin edilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu zararın tazmininin müvekkili tarafından tanzim edilen Poliçe ile 3. Şahıslar için sağlanan yangın teminatı kapsamında değerlendirilemeyeceğini, anılan bu teminatın Müvekkili tarafından kendi müşterilerinin malları için ve müvekkilinin kiracısı bulunduğu işyerinde bulunan değerler bakımından sağlandığını, müvekkili tarafından tanzim edilen poliçe uyarınca İhbar Olunan sigortalı ---- mali sorumluluğu için ayrıca bir teminat sağlandığını, dava konusu yangının ne sebeple çıktığı ve kimin sorumluluğunun bulunduğunun belirsiz olduğu, Savcılık Bilirkişi Raporu’nda yangının çıkış noktasının dışarıda bulunan depolama sahasında meydana geldiğinin açıkça tespit edilmekle birlikte yangının çıkmasında kimin sorumluluğu bulunduğuna ilişkin herhangi bir tespit yapılamadığını, yangından sonra düzenlenen İtfaiye Raporu’nda da “Bu bilgiler doğrultusunda yangın çıkış sebebi tarafımızca tespit edilememiş olup adli mercilerce tahkik ve tetkik edilmesi kanaatine varılmıştır” şeklinde açıklama yapılarak yangının çıkış noktasına ilişkin olarak İtfaiye’nin de herhangi bir tespit yapamamış olduğunun belirtildiği, dava konusu yangına ilişkin yapılan tespit ve incelemeler sonucunda alınan raporlarda henüz yangının hangi sebeple ve kimin sorumluluğunda meydana geldiğinin tespit edilemediğini, bu nedenle Davacı taleplerinin Müvekkil tarafından tanzim edilen poliçe teminatı kapsamında değerlendirilebilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin ancak sigortalısı İhbar Olunan ---- sorumlu olduğu bir sebepten yangının meydana gelmesi ya da sorumlu tutulması durumunda ve poliçe hüküm ve koşulları altında sorumlu olacağını, müvekkilinin poliçe kapsamındaki tazmin yükümlülüğünün Sigortalı İhbar Olunan ---- üçüncü şahıslara karşı olan hukuki sorumluluğu ile sınırlı olacak ve bu sorumluluk çerçevesinde belirleneceğini, bu nedenle de müvekkilinin Sigortalısı --- yangının meydana gelmesinde veya büyümesinde etkin rol oynar bir davranışının bulunup bulunmadığı ve sorumluluğunun çerçevesinin belirlenmesinin gerektiği, müvekkili İhbar Olunan ----- sorumluluğunu poliçe hüküm ve koşulları altında teminat altına aldığını, dolayısıyla yangının sebebinin ve kimin sorumluluğunda meydana geldiğinin tespitinin müvekkili bakımından önem taşımadığını, kabul anlamına gelmemesi kaydıyla, müvekkilinin dava konusu yangın ile tazmin yükümlülüğü bulunduğu varsayımında dahi, bu kapsamda müvekkili aleyhine hesaplama yapılacak olması halinde poliçe teminat limiti ile aynı olayda zarar gören diğer kişilerin gözetilmeli ve gerekli olması halinde garame (proporsiyon) hesaplaması yapılması gerektiği, müvekkili Şirket nezdinde tanzim edilen poliçede yangın mali sorumluluk teminatı açısından toplam 23.000.000 USD tutarında limit verildiğini, poliçeden dolayı müvekkilinin yangın mali sorumluluk teminatına ilişkin olarak en fazla 23.000.000 USD ile sorumlu tutulabileceğini, müvekkile bu teminat dolayısı ile yöneltilen tüm taleplerin belirlenmesinin gerektiği, kabul anlamına gelmemek üzere, zarar gören tüm kişilerin toplam zararının teminat limiti üzerinde çıkması halinde teminat limitinin garamaten (proporsiyon hesabı ile) paylaştırılacağı izahtan vareste olduğu, dava konusu yangın olayından bahisle müvekkile karşı yöneltilen başkaca talepler ve açılmış davalar mevcut olduğu, taleplerin tamamının belirlenmesi, akabinde her bir talep açısından sorumlu olunan tutarın tespit edilmesi, tespit edilen toplam tutarın teminat limiti üzerinde çıkması halinde ise garame (proporsiyon) hesabı yapılmasının zaruri olduğu, müvekkilinin tazminat sorumluluğu olduğu tespit edilmesi varsayımında dahi müvekkilince tanzim edilen poliçe uyarınca üçüncü şahıs sorumluluk teminatı kapsamında muafiyet klozu uyarınca “hasar bedelinin %10’u oranında tenzili muafiyet” uygulanması gerektiği, bu nedenlerle, Davacı tarafından dava konusu yapılan zararın müvekkilince poliçede öngörülen sorumluluk teminatı kapsamında olup olmadığı bu aşamada belirsizliğini koruduğundan açılan davanın reddi, ihbar talebinin de reddinin gerektiği, müvekkilimizin İhbar Olunan sıfatıyla iddia ve dava konusu zararların müvekkilinden ve sigortalısı İhbar Olunan ---- talep edilmesinin mümkün olmaması sebebi ile davanın esastan reddine ve ihbar talebinin reddine yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerinin davacıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

Dava, hukuki niteliği itibari ile Davacı ile davalı arasındaki antrepo hizmetlerine ilişkin anlaşma kapsamında davalıya teslim edilen ürünlerin antrepoda meydana gelen yangın sonucu zarar görmesi nedeniyle,1.621 Euro’nun davalıdan tahsili talebine ilişkindir.---- noterliği ve----. Noterliğine, ---- Cumhuriyet Başsavcılığına yazılan müzekkerelere cevap verildiği, müzekkere yazı cevaplarının dosya arasına alındığı görüldü.
İhbar olunan ---- ve --- vekillerinin Feri Müdahil talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.
7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır.
Dosya Mali Müşavir, Yangın Uzmanı ve Taşıma konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdi edilerek aldırılan 13/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ;Mali Yönden yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler neticesinde; Davacının incelenen 2021 yılına ait yevmiye defterleri ve defteri kebirlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, bu defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, envanter defterinin davacı tarafından ibraz edilmediği için incelenemediği, açılış onayının yasal süresi içerisinde yaptırılıp yaptırılmadığının, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulup tulamadığının, diğer defter kayıtları ile birbirini doğrulayıp doğrulamadığının tespit edilemediği, Davalı ----ticari defterlerinin davalı tarafından ibraz edilmediğinden incelenemediğini, Davalı vekilinin 07.10.2022 tarihli dilekçesinde “15.09.2022 tarihli duruşmanın 4 numaralı ara kararında 07/10/2022 günü saat 10: 40 da ticari defter ve belgelerin hazır edilmesi istendiği, ancak 13.05.2022 tarihli cevap dilekçesinde beyan ettikleri üzere dava konusu 06.08.2021 tarihli yangında tüm ticari defter ve belgelerinin zayi olduğunu, ---- Büyükşehir Belediye Başkanlığı İtfaiye Daire Başkanlığı'nın ---- Yakası İtfaiye Şube Müdürlüğü tarafından alınan dosyada mübrez İtfaiye Olay Raporu incelendiğinde görüleceği üzere "06.08.2021 tarihine kadar olan gümrük evrakları ve----- şirketlerine ait 21.12.2020 yılına kadar olan matbu evrakların (mali veriler ve defterler) yandığının beyan edildiğini, defter ve belgelerinin çıkan yangında zayi olduğundan dolayı sunamadıklarını, beyan ettiklerini, Dava dışı ---- tarafından davacı adına düzenlenmiş olan 27.07.2021 tarihli, ----- numaralı, “--- açıklamalı, 1.621,00 EURO tutarlı faturanın davacının yevmiye defterinde ve defteri kebirinde 05.08.2021 tarihinde ----- yevmiye numarası ile kayıtlı olduğu, ayrıca bu faturaya ait ödemenin davacı tarafından ithalat işlemlerinden önce, 18.06.2021 tarihinde dava dışı --- hesabına avans olarak gönderilmiş olduğu ve söz konusu ödemenin davacının yevmiye defterinde ve defteri kebirinde 18.06.2021 tarihinde ---- yevmiye numarası ile kayıtlı olduğu, dava dışı ----- tarafından davacı adına düzenlenmiş olan 23.08.2021 tarihli, ----- numaralı, “Ardiye Ücreti” açıklamalı, 885,00 TL tutarlı faturanın davacının yevmiye defterinde ve defteri kebirinde 23.08.2021 tarihinde ---- yevmiye numarası ile kayıtlı olduğu, ayrıca bu faturaya ait ödemenin davacı tarafından 25.08.2021 tarihinde dava dışı ----- hesabına gönderilmiş olduğu ve söz konusu ödemenin davacının yevmiye defterinde ve defteri kebirinde 25.08.2021 tarihinde ---- yevmiye numarası ile kayıtlı olduğu, davacı tarafın davalının kusuru nedeniyle uğradığı zararların tespiti ve tazmini ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile şimdilik 1.621,00 EURO'nun tahsil tarihinde ----- satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının dava tarihinden itibaren hesaplanacak ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmesini istediği, harca esas dava değerini 26.141,00 TL (1.621 EURO) olarak gösterdiği, Yangın Yönünden yapılan değerlendirmeler ışığında; yangın ----- alanı içerisinde çıkmadığını, kendi alanı dışında çıkan bir yangın; alınan pasif ve aktif önlemlerin yetersizliğinden dolayı, hiçbir engelle karşılaşmadan ---- alanına sirayet ederek kendi mallarını yaktığı gibi ----. mallarını da yakarak yok ettiğini, ---- Yönünden Davacıya ait emtianın, davalı Antrepo İşletmecisine teslim edildiğinin antrepo beyannamesi ve sayım tutnağı ile sübuta erdiği, davalı Antrepo İşletmecisinin zilyedinde olan ancak yanmak suretiyle tamamı zayi olan emtia bedeli 1.621.00 EURO'yu emtia üzerinde hak ve menfaat sahibi olan davacıya tazminin gerektiğini belirten raporunu mahkememize sunmuştur.
Dosya İnşaat Mühendisi, makine Mühendisi ve Elektrik Mühendisi bilirkişiden oluşturulan bilirkişi heyetine tevdi edilerek aldırılan 14/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; 06.08.2021 tarihli yangının, ---- ait depo kompleksi içinde, ---- ana kullanım alanı dahilinde ve ------ fiilen kullandığı alt bölüm çevresinde başlamış olmasının kuvvetle muhtemel olduğu bu hususta raporlar arasında kullanılan mekânsal tariflerde farklılık bulunmakla birlikte, ana yangın bölgesinin aynı fiziksel hacim içinde tarif edildiği, yangının kesin ateşleme sebebinin tartışmasız biçimde saptanamamış ise de, dosyadaki teknik verilerin yangının elektriksel karakterli bir başlangıca sahip olduğunu gösterdiğini, bu başlangıcın projeye aykırı enerji beslemesi, kablo/uzatma hattı arızası veya elektronik/akülü cihazlar kaynaklı iç kısa devre risklerinden biri yahut birkaçının birleşik etkisiyle meydana gelmiş olmasının teknik olarak kuvvetli ihtimal dahilinde olduğunu, yangının küçük bir lokal olay olarak kalmayıp kısa sürede çok geniş alana yayılması ve söndürülememesinde; yapının kompartıman niteliği taşımayan iç ayrımları, panel malzemesinin yanma/yayılım davranışı, su besleme ve pompa kapasitesi, hidrant ve sprinkler sistemlerinin fiili yeterliliği ile algılama-uyarı sistemlerinin etkinliği belirleyici olduğunu, Bu yönüyle, yangının büyümesinde yalnızca başlangıç bölgesindeki tutuşma olgusu değil, aynı zamanda bina ve yangın güvenlik sistemlerinin performansı da etkili olduğunu, dosyadaki raporlar arasında görülen çelişki; esasen yangının başlangıç noktası kadar, başlangıç kusuru ile yayılma/önlenememe kusurunun hangi taraflara yükletileceği konusunda olduğu, bir kısım rapor başlangıç riskine ağırlık vererek alt kullanıcı --- veya ana kullanıcı ---- kusurlu görmüş; diğer bir kısım rapor yangının felakete dönüşmesini esas alarak bina maliki --- asli kusurlu kabul etmiş; bazı raporlar ise ceza standardında kesin illiyet kurulamadığı gerekçesiyle kusur tespitinden kaçındığını, teknik bakımdan en dengeli yaklaşım; başlangıç riskinin alt kullanım alanındaki depolama ve enerji kullanım koşullarıyla, yayılma ve söndürülememe riskinin ise yapı ve yangın güvenliği organizasyonuyla bağlantılı olduğunu kabul eden çok katmanlı kusur değerlendirmesi olduğunu, bu nedenle dosyada tek başına yalnızca bir tarafa yönelen mutlak kusur yaklaşımının, mevcut tüm teknik verileri açıklamakta yetersiz kaldığı kanaatine varıldığını belirten raporlarını mahkememize sunmuşlardır.

Tüm dosya kapsamı ile birlikte yapılan değerlendirmede D;avacı ile davalı arasındaki antrepo hizmetlerine ilişkin anlaşma kapsamında davalıya reflektif işlenerek teslim edilen derilerin antrepoda meydana gelen yangın sonucu zarar görmesi nedeniyle,uğramış olduğu zarara istinaden 1.621 Euro’nun davalıdan tahsilini talep ettiği,yangının meydana geldiği deponun mülkiyetinin --- ait olduğu,zemin ve bodrumdan oluşan geniş kapalı alanın çeşitli firmalar tarafından kiralandığı,dosya kapsamında ve raraf vekillerince sunulu aynı yangına ilişkin olarak açılmış birden fazla mahkemede alınan bilirkişi raporları arasında çelişkilerin bulunduğu kusur noktasında fikir birliğinin olmadığı anlaşıldığından mahkememizce sözkonusu çelişkilerin giderilmesi için dosyanın makine mühendisi,Elektrik ve Elektronik Mühendisi ve İnşaat Mühendisinden oluşan Bilirkişi Kuruluna tevdii edildiği,hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre dosyadaki tüm raporlar birlikte değerlendirildiğinde, yangının başlangıç bölgesinin --- ana kullanım alanı içinde ve --- tarafından fiilen kullanılan alt
bölümde, elektrik-elektronik ürünlerin yoğun bulunduğu personel kapısı/raf hattında olduğu kanaatine varıldığı,yangının çık kısa sürede geniş hacme yayıldığı,söndürme sistemlerinin yangını sınırlamakta yetersiz kaldığı yangının bu denli büyümesinin yapı ve yangın güvenlik sistemlerinin fiili performansının kritik rol oynadığı,davalının antrepo hizmeti verdiğinin sabit olduğu,sözleşme kapsamında meydana gelen zarardan sorumlu olduğu,davacıya atfedilecek herhangi bir kusurun olmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

1-Davacının davasının kabulüyle 1.621,00 EURO'nun dava tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince belirlenecek Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine

2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 1.785,69 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 89,29 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.696,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 26.141,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan; 80,70 TL Başvuru Harcı, 89,29 TL Peşin/nisbi Harcı, 9.500,00 TL Bilirkişi ücreti, 643,50 TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 10.313,49 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,,

5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,

6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

7-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ----- Arabulucuk Başvuru Nolu dosyada taktir olunan 1.560,00 TL ücretin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, Dair, Davacı vekili, Davalı --- vekili. Feri Müdahil ---- vekili, Feri Müdahil --- vekili, İhbar olunan --- vekili, İhbar olunan ----- vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde --- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.