6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında akdedilen 01/06/2018 tarihli gözetim ve danışmanlık hizmet sözleşmesi kapsamında müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalının fatura bedellerini zamanında ve tam olarak ödemediğini, gönderilen ihtarname üzerine de borcun ödenmemesi sebebiyle verilen hizmetin karşılığı olan 13 adet fatura bedelinin faizi ile birlikte tahsili amacıyla İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu borcun müvekkili ile davacı arasında akdedilen protokol ile .... A.Ş.'ye devredildiğini, bu şirket aleyhine açılan bir itirazın iptali davasının da bulunduğunu, müvekkili ile davacı arasında 2018 tarihinde başlayan dava tarihi itibariyle sona ermiş olan hizmet ilişkisi kapsamında müvekkilinin, üzerine düşen ödeme yükümlülüğünü eksiksiz yerine getirdiğini, icra inkar tazminat talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte talep edilen faiz tutarının fahiş olduğunu ve ancak yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddine ve %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur.

İlk derece mahkemesince; sahipleri lehine kesin delil olma özelliğine haiz tarafların ticari defter kayıtlarına göre davacının, davalıdan 159.403,31 TL alacaklı olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, icra takibine yönelik itirazın 159.403,31 TL asıl alacak ve 746,79 TL işlemiş faiz bakımından iptali ile takibin takip talepnamesindeki şartlarla devamına, fazlaya ilişkin kısmın reddine, İİK m.67/2 kapsamında 32.030,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiştir.

Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 5/b maddesinde yer alan temerrüt ve faize ilişkin düzenleme dikkate alınmadan temerrüt tarihinin farklı ve hatalı hesaplandığını, bu hüküm uyarınca müvekkilinin, davalıyı temerrüde düşürmek için ihtar göndermesi zorunluluğu olmamasına rağmen davalıya gönderilen ihtarname esas alınarak yapılan faiz hesabının hatalı olduğunu, zira sözleşme maddesinde temerrüt tarihi açık bir şekilde belirlendiğinden faiz hesabının da buna göre yapılması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının faiz yönünden kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.
Davacının, davalı hakkında İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında, 13 adet faturadan kaynaklı 159.403,31 TL asıl alacak ve 14.782,26 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 174.185,57 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, itirazın davacı alacaklıya tebliğine dair bir belgeye rastlanmadığından işbu itirazın iptali davasının yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Bilirkişi tarafından sunulan bila tarihli raporda, tarafların incelenen ticari defterlerinin lehlerine delil vasfının olduğu, takibe konu faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, takip tarihi itibariyle davacının, davalıdan 159.403,31 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olup ayrıca davacının 17/01/2020 tarihli noter ihtarnamesi ile talep ettiği dava ve takip konusu alacağının ödenmesi için verilen 15 günlük sürenin dolduğu 02/02/2020 tarihinde temerrüt oluştuğu kabul edilerek buna göre 19 gün için işlemiş yasal faizin 746,79 TL olduğu bildirilmiştir.Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, 159.403,31 TL asıl alacak ve 746,79 TL işlemiş faiz yönünden takibe yönelik itirazın iptaline, fazlaya ilişkin işlemiş faiz miktarının ise reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, sözleşmenin 5/b maddesi ile belirlenen zamanda ödemenin yapılmaması ile temerrüdün oluştuğunu ve bu tarih esas alınarak işlemiş faizin hesaplanması gerektiğini ileri sürerek hükmü istinaf etmiştir. 6098 sayılı TBK'nun 117. maddesine göre; muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer, borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle (...) borçlu temerrüde düşmüş olur. Somut olayda, sözleşme ilişkisi taraflar arasında çekişmesiz olup buna göre 01/06/2018 tarihlinde akdedilen gözetim ve danışmanlık hizmet sözleşmesinin 5/b maddesi ile; davalının, ay sonunda kesilecek faturaları takip eden 7 gün içerisinde faturaların ödemelerini davacının banka hesabına yapılacak havale ile nakden ödeyeceği, bu süre içerisinde ödemenin tam ve eksiksiz yapılmaması halinde yasal faiz oranında gecikme faizi işletileceği, ödemenin gecikmesinin iki kez tekrarlanması halinde ise, davacının işbu sözleşme oranında gecikme faizi işleteceği kararlaştırılmış ise de, davacı tarafından keşide edilen Ankara 10. Noterliğinin 17/01/2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, dava ve takip konusu faturalardan kaynaklı toplam 159.403,31 TL alacağının tamamının ihtarnamenin tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde nakden ve defaten ödenmesi ihtar edildiğine göre, temerrüt halinin de artık borcun ödenmesi için davacı tarafından verilen bu yeni süre esas alınarak belirlenmesi gerekmekte olup bu doğrultuda hesaplanan işlemiş faiz üzerinden hüküm tesis edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/414 Esas, 2021/431 Karar sayılı ve 16/06/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,

2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın davacı tarafından yatırılan 2.723,00 TL harçtan mahsubu ile kalan 1.991,00 TL harcın talebi halinde davacıya İADESİNE,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.09.04.2026