İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
İSTİNAF KARARI
SİGORTA (SORUMLULUK SİGORTASI KAYNAKLI)
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında 27.12.2023-2024 dönemi için İşyeri Ekstra Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, poliçede işverenin hukuki sorumluluğu gerektiren işyerinde olabilecek iş kazalarından kaynaklanan maddi tazminat taleplerinin 30.000,00 TL, manevi tazminatların maddi tazminatın % 20'si oranında (6.000,00 TL) teminat altına alındığını, 20.08.2014 tarihinde ... adlı işçinin işyerinde iş kazası geçirdiğini, işçinin Silivri 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nin 2015/549 Esas sayılı dosyasında müvekkili aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açtığını, davanın davalı sigorta şirketine ihbar edildiğini, iş mahkemesinin 07.11.2019 tarihli kararı ile olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte 60.000,00 TL maddi ve 70.000,00 TL manevi tazminata karar verdiğini, müvekkilinin icra masraflarından kurtulmak için işçi ile anlaşarak ferileri ile birlikte 95.000,00 TL maddi tazminatı 21.11.2019 tarihinde, 75.000,00 TL manevi tazminatı 19.06.2010 tarihinde ödediğini, işçiye ödenen maddi tazminat yönünden 30.000,00 TL sigorta tazminatının, poliçede yer alan enflasyon klozu dikkate alınarak iş kazasında ulaştığı tutarının, işçiye ödeme yaptıkları tarihe kadar işlediği faiz toplamının, yine işçiye ödenen manevi tazminat yönünden 6.000,00 TL sigorta tazminatının, poliçede yer alan enflasyon klozu dikkate alınarak iş kazasında ulaştığı tutarının, işçiye ödeme yaptıkları tarihe kadar işlediği faiz toplamının, işçiye yapılan ödeme tarihlerinden işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı sigortacıdan tahsili gerektiğini ileri sürerek davalının sorumluluk miktarı tespit edildikten sonra artırılmak üzere müvekkilinin maddi tazminat sorumluluğu yönünden 30.000,00 TL, manevi tazminat sorumluluğu yönünden 6.000,00 TL ile bu kısımlara isabet eden ödeme tarihine kadar işlemiş faiz ve yargılama giderinin, ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı yasal süresinde davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; davalının poliçeye göre sorumlu olduğu üst limitin 30.000,00 TL olduğu, poliçenin açıklamalar kısmında işçinin manevi tazminat talepleri, işveren mali sorumluluk sigortası teminatı limitinin %20'si ile sınırlı tutulmuş ise de, bu sınırlama ayrı bir limit olmayıp 30.000,00 TL bedelin içinde kaldığı, manevi tazminat klozunun ancak maddi tazminatın limiti aşmaması halinde devreye gireceği, bu nedenle maddi tazminat tutarının 30.000,00 TL limiti aşması halinde sigorta şirketinin manevi tazminat yönünden bir sorumluluğu söz konusu olmayacağı; davacı enflasyon klozu nedeniyle sigorta bedelinin artırılacağını iddia etmiş ise de, poliçedeki enflasyon klozunun Yangın Sigorta Genel ve Özel Şartları çerçevesinde yangın sonucu oluşacak teminatlar için verildiği, dava konusu işveren mali sorumluluk teminatı kapsamında enflasyon klozu yer almadığından, bu yönde bir artışa gidilmesinin mümkün olmadığı; iş davasında alınan raporda işçinin maddi zararının Yargıtay kararlarına uygun olarak 1. seçenekte 31.982,21 TL, 2. seçenekte 60.001,63 TL olarak hesaplanması ve 1. seçenekte belirlenen miktarın dahi sigorta limitinin üstünde kalması nedeniyle tekrar maddi tazminatın hesaplanmasına gerek olmadığı; poliçe teminat limitini aşan iş davasındaki yargılama gideri ve vekalet ücretinin talep edilemeyeceği, iş davasının davalı sigortacıya ne zaman ihbar edildiğine dair bilgi bulunmayıp, davalı sigortacının 05.12.2016 tarihinde ihbara cevap verdiği gözetildiğinde davalının 05.12.2016 tarihinde temerrüde düştüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 30.000,00 TL tazminatın 05.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Karar yasal süresinde davalı vekilince istinaf edilmiştir.
Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; iş kazası trafik-iş kazası olduğundan, davacının kaza nedeniyle gerek müvekkil şirketten gerekse de başkaca sorumlulardan almış olduğu tazminat tutarlarının güncellenerek hesaplanacak tazminattan indirilmesi gerektiğini, iş davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, davacının müvekkili şirketin onayı olmadan ve yargılamanın kesinleşmesini beklemeden gerçekleştirdiği ödemenin, müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığını, davayı kabul etmemekle birlikte müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede belirtilen limit ile sınırlı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
Dava, işveren sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında sigorta tazminatı talebine ilişkindir.
Dosya kapsamından; taraflar arasında 27.12.2023-2024 dönemi için İşyeri Ekstra Sigorta Poliçesi düzenlendiği, davalı işyerinde 20.08.2014 tarihinde iş kazası geçirerek malul kalan dava dışı işçinin açtığı davada Silivri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (İş Mahkemesi Sıfatıyla) 2015/549 Esas sayılı kararı ile 60.001,63 TL maddi tazminat ile 70.000,00 TL manevi tazminatın davacı işverenden tahsiline karar verildiği, davacı işverenin iş kazası nedeniyle doğan hukuki sorumluluğunun, işveren mali sorumluluk teminatı kapsamında karşılanması için bu davayı açtığı anlaşılmıştır.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 30.000,00 TL teminat limitinin 05.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir.
1-İş mahkemesi kararı kesinleştiğinden ve mahkemece teminat limiti dikkate alınarak sigorta tazminatına hükmedildiğinden, davalının iş davasının kesinleşmesi gerektiği ve teminat limiti ile sorumlu olduklarına dair istinaf nedeni somut olaya uygun değildir.
2-Davalı sigortacı, iş kazası nedeniyle yapılan ödemelerin güncellenerek sigorta tazminatından indirilmesi gerektiğini belirterek hükmü istinaf etmiştir.
Davacının talebi taraflar arasında düzenlenen poliçede yer alan işveren mali sorumluluk teminatı kapsamında sigorta tazminatı ödenmesi istemine ilişkindir. Bu teminat; işyerinde meydana gelebilecek işkazaları sonucunda işverene yüklenilecek hukuki sorumluluk nedeniyle işverene bir hizmet akdi ile bağlı ve sosyal sigorta kanununa tabi işçiler ve bunların hak sahipleri tarafından işverenden talep edilecek ve sosyal sigortalar kurumunun sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat taleplerini temin etmektedir. Somut davada iş kazası nedeniyle dava dışı işçi tarafından davacı işverene maddi ve manevi zararın tazmini için dava açıldığına göre risk gerçekleşmiştir. İş davasında belirlenen işçinin maddi zararı, sigorta teminat limitinin üstünde olduğundan, davalı sigortacının poliçe gereği işveren mali sorumluluk teminat bedelini ödemesi gerekir.
Davalı sigortacı, ... tarafından işçiye bağlanan gelirlerin alacaktan düşülmesi gerektiğini belirterek hükmü istinaf etmişse de, dava dışı işçiye yapılacak ödemeler ve gelirlerin, taraflar arasındaki poliçede yer alan işveren mali sorumluluk teminat tutarından indirilmesi mümkün değildir. Zira dava işçinin açtığı iş kazasından kaynaklı zararının tazmini istemine ilişkin değildir. Kaldı ki iş kazası kapsamında davacı işverene herhangi bir ödeme yapıldığı belli de değildir. Bu nedenle davalı sigortacının bu yöndeki istinaf nedeni de yerinde olmayıp, ilk derece mahkemesinin işveren mali sorumluluk poliçesi kapsamında teminat bedeline hükmetmesi isabetlidir.
Açıklanan nedenler ile ve özellikle davacının talebinin sebepsiz zenginleşmeye değil sigorta sözleşmesine dayanmasına göre ilk derece mahkemesi kararında isabetsizlik görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/406 Esas, 2022/20 Karar sayılı ve 12/01/2022 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı tarafından yatırılan 512,32 TL harcın mahsubu ile bakiye 219,68 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.09/04/2026