6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin müflis şirket ile müflis şirketin devraldığı ... gerçek kişi ticari işletmesinde 20/07/2000 - 01/05/2014 tarihleri arasında araklıksız olarak çalıştığını, iş akdinin 01/05/2014 tarihinde 3 aylık ücreti ile fazla mesai alacağının ödenmemesi nedeniyle müvekkili tarafından haklı olarak feshedildiğini, müvekkilinin son maaşının 10.000,00 TL olduğunu, işbu maaşının ... kayıtlarına yansıtılmadığını, fazla kısmın elden veya banka havalesi ile ödendiğini, iflas müdürlüğüne yapılan başvurunun alacağın yargılamayı gerektirdiğinden bahisle reddedildiğini, müvekkilinin genel olarak şantiyelerde işveren adına şantiyelerin tüm işlerini yürüten kişi olarak çalıştığını, günlük mesaisinin sabah 08: 00'da başladığını, akşam 18: 00'da sona erdiğini, Cumartesi dahil haftanın 6 günü 10 saatlik günlük mesai yaptığını, haftanın 3 günü 3 saatin altına düşmemek üzere fazla mesai yaptığını, günlük yemek molası süresinin 1 saat olduğunu, başkaca ara verilmediğini, müvekkilinin müflis şirketten 3 aylık ücret karşılığı 30.000,00 TL, 13 yıl 9 ay 10 günlük çalışması karşılığı 47.371,00 TL kıdem tazminatı ve haftalık 18 saatlik çalışması karşılığı 70.000,00 fazla mesai alacağının bulunduğunu belirterek şimdilik 147.317,00 TL alacağın müflis şirketin iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın 15 günlük hak düşürücü süre içinde açılması gerektiğini, davacının alacağın varlığını kanıtlayacak belgeler sunmadığını, alacağın nasıl hesaplandığını, hangi döneme ait olduğunun belirtilmediğini, talep edilen alacak kalemlerinin yargılamayı gerektirdiğini, iflas masasının ret kararının hukuka uygun olduğunu, talebin zamanaşımına uğradığını, davacının Ücret Garanti Fonu'ndan yararlanıp yararlanmadığının tespitinin gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece; Dosya kapsamında celp edilen ... kayıtları ve alınan bilirkişi raporları ile sabit olduğu üzere; davacının müflis şirkette 20/07/2010 - 01/05/2014 tarihleri arasında 3 yıl 9 ay 12 gün süre ile çalıştığı, aylık brüt maaşının 4.300,50 TL olduğu, iş akdinin davacı tarafından feshedildiği, davacının 3 aylık ücretinin ödenmediği, bu nedenle feshin haklı nedene dayandığı, davacının 3 aylık ücret alacağının 9.223,41 TL olduğu, kıdem tazminatı alacağının 12.907,64 TL olduğu, davacı tarafından aylık ücretinin 10.000,00 TL olduğunun beyan edildiği, her ne kadar emsal ücret araştırması için ilgili sendikalara müzekkere yazılmasına karar verilmiş ise de, davacı vekilince dosya kapsamı itibariyle karar verilmesinin talep edildiği, dosya kapsamında ... kayıtları ile belirlenen ücreti aşan bir gelirin tespit edilemediği, davacı tarafından aylık ücretinin 10.000,00 TL olduğu hususunun ispat edilemediği, davacı tarafça her ne kadar fazla mesai ücreti alacağı talep edilmiş ise de, dosya kapsamında davacının günlük 11 saati aşan çalışmalarının bulunduğuna dair herhangi bir delilin ibraz edilmediği, davacı tarafından fazla mesai alacağının ispat edilemediği, İİK'nun 206. Maddesi uyarınca; işçilerin iş ilişkisine dayanan ve iflâsın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları ile iflâs nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesi üzerine hak etmiş oldukları ihbar ve kıdem tazminatları alacaklarının iflas masasına 1. Sırada kayıt ve kabulünün gerektiği gerekçesi ile 12.907,64 TL kıdem tazminatı alacağı ile 9.223,41 TL ücret alacağının müflis şirketin iflas masasına 1. Sırada kayıt ve kabulüne fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.

Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkilinin 20.07.2000-01.05.2014 tarihleri arasında davalı şirkette kesintisiz çalışması bulunduğu halde bilirkişilerce 2010-2014 yılları arasında davalı şirkette çalıştığı belirtilerek hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, ... ... firmasından alınan 23.10.2008 tarihli belgeden görüleceği üzere söz konusu tarihte müvekkilinin davalı işyerinde çalıştığını, bu hususun göz ardı edildiğini, müvekkilinin toplam çalışma süresinin 20.07.2000-01.05.2014 tarihleri arasında olacak şekilde hesaplanması gerektiğini, hükme esas bilirkişi raporunda müvekkilinin brüt maaşının 4.300,50 TL olarak hesaplandığını, davalı şirket imza ve kaşesini içeren 02.10.2012 tarihli evrakta müvekkilinin net maaşının 5.500,00 TL olduğunun belirtildiğini, 2012 yılında 5.500,00 TL net maaşı olan müvekkilinin 2014 yılında maaşının 4.300,00 TL üzerinden hesaplanmasının hatalı olduğu gibi hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, müvekkilinin en son aldığı net ücretin 10.000,00 TL olduğunu, hesaplamaların bu miktar üzerinden yapılması gerektiğini, iş sözleşmesinin tarafları arasında ücret miktarı konusunda çıkabilecek ihtilaflarda gerçek ücretin her türlü delille ispatının mümkün olduğunu, aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, tanık beyanları gibi delillerle işçinin imzasını taşıyan ücret bordroları veya hizmet sözleşmesinde yazılı olan ücretin gerçek olmadığının kanıtlanabileceğini belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;
Dava, İİK'nun 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır.
2004 sayılı İİK'nun 235. maddesinde, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223. maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. Md). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar.
Müflis ...Limited Şirketi İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1418 Esas sayılı dosyasında 19.11.2014 tarihi itibariyle iflasına karar verildiği, kararın Yargıtay temyiz ve karar düzeltme kanun yollarından geçerek 16.05.2019 tarihinde kesinleştiği, iflas tasfiyesinin İstanbul Anadolu 3. İcra Dairesinin ... İflas sayılı dosyasından yürütüldüğü, bu dosyadan verilen cevaba göre, davacı tarafından sıra cetvelinin tebliğ gider avansı yatırılmadığının belirtildiği, davacı tarafından masraf depo edilmediğinden hak düşürücü sürenin hesabında sıra cetvelinin ilanı tarihinin esas alınması gerektiği, sıra cetvelinin 20/02/2016 tarihinde ... Gazetesi'nde, 25/02/2016 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği, eldeki davanın ise 07/03/2016 tarihinde yasal 15 günlük süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır.
İflas Müdürlüğü'nün 15/03/2016 tarihli cevabi yazısına göre, davacının iflas dosyasına 40 kayıt sıra numarası ile 171.000,00 TL alacak kayıt talebinde bulunulduğu ve İflas Müdürlüğünce alacağın tamamının reddedildiği belirtilmiştir.

İlk derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinafa konu uyuşmazlık, davacının davalı şirket nezdinde çalıştığı sürenin ve brüt maaşının eksik olarak hesaplanıp hesaplanmadığına ilişkindir.
29/01/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının çalışmalarının göründüğü işyeri sicil numaralarının hangi işverenlere ait olduğunun dosyada belli olmadığını, davacının sicil kaydının bulunduğu ... sicil Müdürlüğünden belirtilen numaralardaki işyerylerinin hangi işverenlere ait olduğunun sorulması sonucunda elde edilecek verilere göre rapor düzenleneceği belirtilmiştir.
21/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... kayıtlarına göre davacının 20/07/2010 - 01/05/2014 tarihleri arasında 3 yıl 9 ay 12 gün süre ile çalıştığı, ... kayıtlarına göre aylık brüt ücretinin 4.300,50 TL olduğu, davacının kıdem tazminatı alacağının 12.907,64 TL olduğu, ücret alacağının 9.223,41 TL olduğu, davacı tarafından günde 11 saati aşan çalışmalarının gerçekleştiğine dair dosyada delil bulunmadığı için fazla mesai ücret alacağının hesaplanmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, müvekkilinin 20.07.2000-01.05.2014 tarihleri arasında davalı şirkette kesintisiz çalışması bulunduğu halde bilirkişilerce 2010-2014 yılları arasında davalı şirkette çalıştığı belirtilerek hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Davacı vekili müvekkilinin müflis şirket ile müflis şirketin devraldığı ... gerçek kişi ticari işletmesinde 20/07/2000 - 01/05/2014 tarihleri arasında araklıksız olarak çalıştığını, iş akdinin 01/05/2014 tarihinde 3 aylık ücreti ile fazla mesai alacağının ödenmemesi nedeniyle müvekkili tarafından haklı olarak feshedildiğini belirterek kıdem tazminatı, 3 aylık brüt ücret alacağı ve haftalık 18 saatlik fazla mesai ücretinin karşılığını talep etmiştir.
İlk derece Mahkemesince alınan 21.12.2020 tarihli ek bilirkişi raporunda, ... kayıtlarına göre davacının 19.02.2010-17.12.2010 tarihleri arasında ...'na, 18.12.2010 tarihinden 01.05.2014 tarihleri arasında da müflis şirketin işyerinde çalışmalarının göründüğü, bu tabloda görünen ... ile müflis şirketin ... kayıtlarındaki adreslerinin aynı olduğu, bu kişinin müflisin ortağı ve yetkili temsilcisi olduğunun Ticaret Sicil kayıtlarından anlaşıldığı, ... kayıtlarında da ...'nun müflis şirketin temsilcisi olarak göründüğünü, bu durum karşısında ... kayıtlarında ...'na ait görünen işyeri ile müflis şirketin işyeri arasında organik bağ bulunduğu bu işyerlerinin aslında tek merkezden yönetilen tek bir işverenlik olarak faaliyet gösterdiği ve bu bağlamda davacının işçilik haklarından müflis şirketin sorumlu olduğunu, ... kayıtlarına istinat ederek ... kayıtlarında ...'nun işçisi olarak göründüğü süreler dahil edilmek suretiyle ve taleple bağlılık ilkesi uyarınca davacının müflis şirkette 20.07.2010 tarihinden itibaren çalıştığına ilişkin beyanı aşılmadan davacının müflis şirketin işyerinde 20.07.2010-01.05.2014 tarihleri arasında çalıştığı sonucuna varıldığı belirtilerek hesaplamanın 3 yıl, 9 ay, 12 gün üzerinden yapılığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi ek raporunun taraflara tebliğ edildiği, davacının ek rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu, davalı iflas Müdürlüğü tarafından herhangi bir beyanda bulunulmadığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporunda, ... kayıtlarında ...'na ait görünen işyeri ile müflis şirketin işyeri arasında organik bağ bulunduğu, bu bağlamda davacının işçilik haklarından müflis şirketin sorumlu olduğu belirtilerek 20.07.2010-01.05.2014 tarihleri arasındaki 3 yıl, 9 ay,12 gün üzerinden hesaplama yapılmış ise de dosya kapsamında yer alan ... kayıtlarında davacının 20.07.2000 tarihinde 536228 sicil numaralı ... isimli işyerinde çalıştığının anlaşıldığı, bu tarihten sonra da farklı tarihlerde farklı sicil numaraları altında ... ve ... isimli işyerlerinde çalıştığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda, ...'na ait olduğu işyeri ile müflis şirket arasında organik bağ bulunduğu ve bu işyerindeki çalışmalardan da müflis şirketin sorumlu olduğu belirtilerek hesaplama yapılmış ise de davacının 20.07.2010 tarihinden önce ...'na ait işyerlerindeki çalışmaların hesaplamaya katılmadığına dair bir açıklama yapılmamıştır. Bununla birlikte bilirkişi raporu davalı müflis şirket iflas idaresine tebliğ edilmesine rağmen, müflis şirketi iflas idaresi tarafından bilirkişi raporundaki bu tespite herhangi bir itirazda bulunulmadığı gibi rapora karşı herhangi bir beyan ve itiraz dilekçesi sunulmamıştır.
Bu nedenle Mahkemece dosyanın önceki bilirkişiye tevdi edilerek, öncelikle davacının ... kayıtlarında yer alan ve müflis şirketin ...'na ait işyerlerinde çalıştığı sürelerden sorumlu olduğu tespiti üzerinden hareketle, davacının çalışma süresinin tespit edilerek ( ... kayıtlarında yer alan ... isimli işyerinin de ... isimli kişiye ait olup olmadığının da tespit edilmek suretiyle) davacının müflis şirketin işyerinde çalıştığı sürenin denetime elverişli bir şekilde belirlenmesi gerekirken denetime elverişli olmayan hatalı bilirkişi raporuna göre karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, hükme esas bilirkişi raporunda müvekkilinin brüt maaşının 4.300,50 TL olarak hesaplandığını, davalı şirket imza ve kaşesini içeren 02.10.2012 tarihli evrakta müvekkilinin net maaşının 5.500,00 TL olduğunun belirtildiğini, 2012 yılında 5.500,00 TL net maaşı olan müvekkilinin 2014 yılında maaşının 4.300,00 TL üzerinden hesaplanmasının hatalı olduğu gibi hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, müvekkilinin en son aldığı net ücretin 10.000,00 TL olduğunu, hesaplamaların bu miktar üzerinden yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.
Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 04.01.2021 tarihli ek bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinin ekinde sunduğu, ... ... kaşesi bulunan ve ... isminin üzerinde imzanın yer aldığı 23.10.2008 tarihli yazıda davacının 4.000,00 TL net maaşla çalıştığı, yine müflis şirketin kaşe ve imzasının yer aldığı 02.10.2012 tarihli yazıda da, davacının 5.500,00 TL net maaşla çalıştığı belirtilmektedir. Dosya kapsamında yer alan her iki yazıya karşı da davalı müflis şirket iflas idaresinin açık bir itirazı bulunmamaktadır. Yine ilk derece Mahkemesince emsal ücret araştırması bakımından yazılan müzekkerelere ... Sendikası tarafından 03.04.2022 tarihinde verilen cevapta şantiye şefi olarak çalışan bir işçinin alabileceği net aylık ücretin 2014 yılı itibariyle sendikasız 7.500,00 TL sendikalı 8.000,00 TL olarak bildirildiği anlaşılmaktadır.
İlk derece mahkemesince, davacı tarafın brüt ücrete ilişkin sunulan delilleri ve itirazları ile emsal ücrete ilişkin gelen müzekkere cevabı değerlendirilmeden, davacının ... hizmet cetvelinde 2014/Mayıs ayındaki 1 günlük ücreti 143,35 TL üzerinden yapılan hesaplama ile brüt ücreti 4.300,50 TL kabul edilerek düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın dairemiz kaldırma ilamına uygun şekilde yargılama yapılmak ve taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine iadesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davacının istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,

2-İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/271 Esas, 2022/619 Karar sayılı ve 21/06/2022 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,

4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

5-Davacı tarafından karşılanan istinaf harç ve yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a.6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.09/04/2026