İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; davalı tarafın ... 15 Asliye Ticaret Mahkemesi ...E. sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açtığını, mahkemenin davanın reddine karar verdiğini ve kararın kesinleştiğini, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında ... şirketinin edimlerini ifa etmediği ve aykırı davrandığını, müvekkilleri şirketin yaptığı sözleşme ve akabinde yaptığı ödemeler karşılığında bir mal, eser veya hizmet almadığını, taraflar arasında bu sözleşme kapsamında herhangi bir teslim de gerçekleşmediğini, müvekkilleri şirketin sözleşme kapsamında ödediği bedelin karşılığını alamadığını belirterek toplam 895.410,44 TL'nin davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; taraflar arasında imzalanan "18.01.2018 tarihli Sözleşmenin” konusunu oluşturan yazılımların 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 2. Maddesinde bilgisayar programı adı altında “eser” olarak düzenlendiğini, Ayrıca Kanunun 6. Maddesinin 10. Fıkrası ile de, bir bilgisayar programının uyarlanması, düzenlenmesi veya herhangi bir değişim yapılması da “eser” sayıldığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 147/6. maddesine göre eser sözleşmesi nedeniyle hak taleplerinin 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, Sözleşme tarihi dikkate alındığında işbu dava konusunun zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın sözleşmeye aykırı şekilde ödemeleri parça parça ve farklı tarihlerde yaptığını, 09.02.2018 tarihinde 745.410,44 TL, 09.04.2018 tarihli 100.000,00 TL, 21.11.2018 tarihli 50.000,00 TL” şeklinde yaptıklarını, buna göre; davacının ödemesi gereken tutar 947.451,50 TL iken davacı tarafça yapılan ödeme tutarının 895.710,44 TL olduğunu, ödenmesi gereken bakiye tutarın 51.741,05 TL olup davacı tarafın halen sözleşme bedelinin tamamını ödemediğini, müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davaya konu hizmet ve satış sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
Mahkememizce 06.06.2024 tarihli duruşmada taraf tanıkları dinlenilmiş olup davalı Tanığı ... "...ben ... A.Ş.'de finans bütçeleme biriminde çalışmaktayım, çalışmış olduğum ... tarafından davalı şirketten ürün satın alınmıştı ancak ürün tam olarak şirketimize teslim edilmedi, 2018 tarihinde taraf şirketler arasında yapılan anlaşma gereği sunulması gereken hizmetin tam olarak sunulmadığını biliyorum ancak detayları hakkında bilgi sahibi değilim... tarafından el konulan 42 şirketin ... sistemsel geçişleri tamamlanmadı, eksik kaldı...söz konusu 42 şirketin kaç tanesinin sistemsel geçişinin tamamlandığını bilmiyorum ancak tamamlanmayanlara örnek olarak yayın grubu, ...ve ... 'yı örnek olarak verebilirim, süreçte kısmi olarak eğitim aldık, tam olarak eğitim almadık..." şeklinde;
Davalı Tanığı ... "...ben halen ...firmasında destek ve proje müdürü olarak çalışıyorum. Uyuşmazlık sürecinde söz konusu sistem veri girişlerini ve eğitimleri programlamakla ben görevliydim. Program kurulumu ile ilgili bir eksiklik yoktu ancak verilerin bize ulaşmasında süreç yavaş ilerliyordu, eğitimler eksiksiz tamamlandı, benim görev yaptığım kısım itibari ile herhangi bir eksiklikle karşılaşmadık, sadece biraz önce belirttiğim gibi veriler bize gecikmeli olarak geldi ancak tüm veri gelişleri süreç sonunda tamamlandı, ...Kargo yönünden ise anlaşma yapılan yazılım firması işlemini tamamlayamadı... eğitimlerini bizzat ben verdim, eğitime katılanlara dair tutanak tuttuk ancak dava sonrasında incelediğimizde arşivimizde ilgili kayıtları bulamadık..." şeklinde;
Davalı Tanığı ... "...ben halen ... firmasında çalışmaktayım, uyuşmazlık konusu zaman diliminde, 2017 ve sonraki dönemde yaklaşık 2 yıl ...'e bağlı ... firmasında iş analisti olarak çalışıyordum. Benim görevim logo ... sistemini devreye almak üzerineydi. ...'e bağlı şirketlerin bir çoğunda logo devreye alındı, ... en büyük şirket olduğu için bunun logo işlemleri en sona bırakılmıştı, ayrıca hatırladığım kadarı ile ... isimli bir firmadan kargoculuk yazılımı konusunda hizmet alınıyordu...'ın edimini zamanında yerine getirmemesi ...'da verilerin bir kısmı çalışsa da genel çalışmayı aksatacak nitelikteydi ancak ...'e bağlı diğer şirketlerin çalışmasını etkileyecek bir durum söz konusu değildi..." şeklinde;
Davalı Tanığı ... "...ben halen ...'de genel müdür olarak çalışıyorum. Uyuşmazlık konusu olay döneminde şirketin 2 ortağından biriydim. Uyuşmazlık tarihinde...bünyesinde çok sayıda firma vardı ancak bunlardan sadece ... ve ... firması yönünden bilgi alma konusunda sorun yaşadık. Başka bir firmadan (...) alınan hizmetin süresinde tamamlanamaması nedeniyle bizim aldığımız hizmet aksadı ve tamamlanamadı. Söz konusu yazılım şirketi görevini tamamlamadığı için bizim sistemimiz devreye girmedi. Bildiğim kadarı ile...ürünü teslim almadı...bahsettiğim ...'e bağlı diğer şirketlerin çalışmasını engellememiştir, sadece ...alanındaki firmalar yönünden sorun yaşamıştır, bir başka ifadeyle sistem o tarihte çalışmıştır, hizmet sunulmuştur, Gelir İdaresi Başkanlığı'na o tarihte sistem üzerinden defterleri sunduk...süreçte tüm eğitimler alınmıştır, eğitimlere ilişkin tanık ve e-mailler mevcuttur..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Uyuşmazlığın çözümü için davaya konu sözleşme, tanık beyanları, tüm dosya kapsamı, ... 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...esas sayılı dosyası kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporları ve tarafların dava konusu döneme ilişkin ticari defter ve kayıtları incelenmek kaydı ile taraflar arasında akdedilen davaya konu 18/01/2018 tarihli hizmet ve satış sözleşmesi gereği davacı ve davalının edimlerini yerine getirip getirmediği, gerçekleşen ticari ilişki neticesinde dava tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının tespiti hususunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. 20/11/2024 tarihli bilirkişi heyeti kök raporunun sonuç kısmında "...3.1 Bilgisayar Mühendisliği Yönünden Yapılan İnceleme ve Değerlendirmeler Neticesinde; Teknik olarak davaya konu sözleşme, beyanlar, tüm dosya kapsamı, ... 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporları incelenmek kaydı ile taraflar arasında akdedilen davaya konu 18/01/2018 tarihli hizmet ve satış sözleşmesi gereği davalının edimlerini yerine getirdiğinin tespit edildiği, 3.2 Ticaret Hukuk Alanında Nitelikli Hesaplama Uzmanı Tarafından Yapılan İnceleme ve Değerlendirmeler Neticesinde; Taraflar arasındaki sözleşmede delil sözleşmesine istinaden teslim olgusunun ancak sözleşmenin 4.3 ve 5. Maddelerinde belirtilen yöntemle ispat edilebileceği kanaatiyle davalının teslim olgusunu ispat edemediği, 3.3 Borçlar Hukuku Alanında Nitelikli Hesaplama Uzmanı Tarafından Yapılan İnceleme ve Değerlendirmeler Neticesinde; Sözleşme hükümlerine göre Ek-1'deki yazılım ürünlerinin, davacı tarafından hazır edilecek uyumlu network ağı üzerine kurumlarını yapmanın davalının asli edim yükümlülüğünü oluşturduğu, eğitim vermenin ise davacı isterse doğacak bir yan edim yükümlülüğü olduğu, (ii) Sözleşmenin 4.3 maddesi uyarınca kurulum yapılacak donanımı, kablo alt yapısını ve makinalar arasında sağlıklı bir network ağının kurulu olmasını sağlama yükümlülüğünün davacı (müşteri) üzerinde olduğu, (iii) Tanık ifadeleri ve heyetimizdeki teknik tespitler dikkate alındığında, davalının asli ve yan edim yükümlülüklerini yerine getirdiği, davalı tarafından yapılacak iş her ne kadar 42 adet şirketin tek bir yazılım üzerinden entegre edilmesi olsa da davacının, bu şirketlerden...yönünden farklı bir firmadan yazılım hizmeti alması nedeniyle; sözleşmede düzenlenen donanımını, alt yapısını veya davalının kurulum yapacağı makinalar arasındaki sağlıklı networkü sağlama yükümlülüğünü yerine getiremediğinin ve diğer firmalarda sorunsuz kurulumlar gerçekleşmiş olmasına rağmen işin bu nedenle tamamlanamadığının anlaşıldığı, işin tamamına erdirilememiş olmasında davalıya atfedilebilecek bir kusur bulunmaması nedeniyle davacının iade talebinin yerinde olmadığı, (iv) Satış sözleşmesi her ne kadar ani edimli bir sözleşme olarak kabul edilebilse de dava konusu olayda ürünlerin zilyetliğinin devriyle yükümlülüklerin sona ermediği, bunun yanında kurulum ve eğitim gibi edimlerin de davalıya yüklendiği dikkate alındığında; sözleşmenin feshinin ancak ileriye etkili sonuç doğurabileceği, davacı tarafından ödenen bedelin, davalının yaptığı kurulumlar ve verilen hizmet için harcanan emek ve mesainin karşılığı olduğu, ancak sistem entegrasyonu tamamlanamadan sözleşme ilişkisi sona erdirildiğinden, işin tamamlanması ve ürünlerin bütün ve çalışır halde davacıya teslimi için sözleşmede kararlaştırılan bedelden indirim (tenzilat) yapılabileceği, 3.4 Mali yönden yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde ; Taraflar arasında ticari hesap yönünden çekişme olmadığı, yapılacak teknik inceleme sonucunda Davacı tarafa bu hizmetin verilmediği veya kısmi verildiği kanaatine varılırsa, Davacı tarafın çıkacak tutar kadar alacaklı olacağı, bir seçenek olarak ta; Takdir ve kararın tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; Davacının Davalıdan alacaklı olduğuna karar verilmesi halinde; Davacının Davalıdan 895.710,44 TL alacaklı olacağı, iş bu alacağına ödeme tarihlerinden tahsil tarihine kadar değişen oranlarda faiz talep edebileceği..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Taraf vekillerinin bilirkişi heyeti kök raporuna karşı itirazları değerlendirilmek kaydı ile bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. 28.11.2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunun sonuç kısmında "...Bilgisayar Mühendi: Yönünden Yapılan İnceleme ve Değerlendirmeler Neticesinde; teknik olarak kök rapordaki görüş ve kanaatimizde bir değişiklik olmadığı, Borçlar Hukuku Alanında Nitelikli Hesaplama Uzmanı Tarafından Yapılan İnceleme ve Değerlendirmeler Neticesinde; Kök Raporda varmış olduğumuz görüşe aynen katılınarak, Neticeten ; a. Sözleşme hükümlerine göre Ek-1'deki yazılım ürünlerinin, davacı tarafından hazır edilecek uyumlu network ağı üzerine kurumlarını yapmanın davalının asli edim yükümlülüğünü oluşturduğu, eğitim vermenin ise davacı isterse doğacak bir yan edim yükümlülüğü olduğu, b. Sözleşmenin 4.3 maddesi uyarınca kurulum yapılacak donanımı, kablo alt yapısını ve makinalar arasında sağlıklı bir network ağının kurulu olmasını sağlama yükümlülüğünün davacı (müşteri) üzerinde olduğu, c. Tanık ifadeleri ve heyetimizdeki teknik tespitler dikkate alındığında, davalının asli ve yan edim yükümlülüklerini yerine getirdiği, davalı tarafından yapılacak iş her ne kadar 42 adet şirketin tek bir yazılım üzerinden entegre edilmesi olsa da davacının, bu şirketlerden Sürat Kargo yönünden farklı bir firmadan yazılım hizmeti alması nedeniyle; sözleşmede düzenlenen donanımını, alt yapısını veya davalının kurulum yapacağı makinalar arasındaki sağlıklı network yükümlülüğünü yerine getiremediğinin ve diğer firmalarda sorunsuz kurulumlar gerçekleşmiş olmasına rağmen işin bu nedenle tamamlanamadığının anlaşıldığı işin tamamına erdirilememiş olmasında davalıya atfedilebilecek bir kusur bulunmaması nedeniyle davacının iade talebinin yerinde olmadığı, Satış sözleşmesi her ne kadar ani edimli bir sözleşme olarak kabul edilebilse de dava konusu olayda ürünlerin zilyetliğinin devriyle yükümlülüklerin sona ermediği, bunun yanında kurulum ve eğitim gibi edimlerin de davalıya yüklendiği dikkate alındığında; sözleşmenin feshinin ancak ileriye etkili sonuç doğurabileceği, davacı tarafından ödenen bedelin, davalının yaptığı kurulumlar ve verilen hizmet için harcanan emek ve mesainin karşılığı olduğu, ancak sistem entegrasyonu tamamlanamadan sözleşme ilişkisi sona erdirildiğinden, işin tamamlanması ve ürünlerin bütün ve çalışır halde davacıya teslimi için sözleşmede kararlaştırılan bedelden indirim (tenzilat) yapılabileceği, 3) Ticaret Hukuk Alanında Nitelikli Hesaplama Uzmanı Tarafından Yapılan İnceleme Kök Raporda varmış olduğumuz görüşe aynen katılınarak, Neticeten ; Taraflar arasındaki sözleşmede delil sözleşmesine istinaden teslim olgusunun ancak sözleşmenin 4.3 ve 5. Maddelerinde belirtilen yöntemle ispat edilebileceği kanaatiyle davalının teslim olgusunu ispat edemediği, 4) Mali yönden yapılan Ek inceleme ve değerlendirmeler Neticesinde ; Kök raporda varmış olduğumuz Mali görüşe aynen katılınarak, Taraflar arasında cari hesap yönünden çekişme olmadığı, teknik inceleme sonucunda Davacı tarafa bu hizmetin verilmediği veya kısmi verildiği kanaatine varılırsa, Davacı tarafın çıkacak tutar kadar alacaklı olacağı, bir seçenek olarak ta; Takdir ve kararın tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; Davacının Davalıdan alacaklı olduğuna karar verilmesi halinde; Davacının Davalıdan 895.710,44 TL alacaklı olacağı, iş bu alacağına ödeme tarihlerinden tahsil tarihine kadar değişen oranlarda faiz talep edebileceği..." şeklinde görüş belirtilmiştir.
Tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; somut olayda taraflar arasında dosya içinde örneği bulunan 18.01.2018 tarihli "Satış Sözleşmesi"nin varlığı konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Anılan sözleşmenin konusunu, davalı tarafa ait Sözleşme'nin 1 numaralı ekinde bulunan yazılım ürünlerinin kullanım hakkının davacı tarafa satışı oluşturmaktadır. Uyuşmazlık konusu olayda, davacı taraf, söz konusu sözleşme kapsamında kararlaştırılan bedelin büyük bir kısmını ödediğini ancak bunun karşılığında herhangi bir mal, eser veya hizmet almadığını belirterek yapmış olduğu 895.710,44 ödemenin iadesini talep etmektedir. Davalı yan ise, edimlerini yerine getirdiğini belirterek davanın reddine talep etmiştir.
Davalı yan, anılan sözleşme kapsamında kararlaştırılan bedele ilişkin fatura düzenlediğini, fatura bedellerinin bir kısmının ödenmediğini belirterek 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...sayılı dosyası üzerinden alacak isteminde bulunmuş; mahkeme tarafından taraflarca sunulan belgelerden, sözleşmede kararlaştırılan hizmetin teslim edildiğine dair bir delil bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Mahkememizce görülen davada ise az evvel belirtildiği üzere davacı tarafından benzer mahiyette olacak şekilde fatura karşılığı hizmet almadığını, bu nedenle yapılan ödemelerin iadesi talep edilmiştir. Sözleşmenin konusunu, yazılım ürünlerinin kullanım hakkının teslimi oluşturmaktadır. Bu çerçevede, davalının sözleşme kapsamındaki ediminin söz konusu yazılım ürünlerini davacıya ait bilgisayar sistemlerinde kullanıma ya da teslime hazır etmek olduğu tartışmasızdır. Bu çerçevede, mahkememizce yapılan teknik inceleme ve dinlenen tanık anlatımları neticesinde, davacı ...'e ait 42 ayrı alt şirket olduğu, bu şirketlerin neredeyse tamamında davalı yazılım firmasının kurulum işlemlerini yaptığı, buna karşılık yaklaşık üç firmada bilgisayar sistemlerine kurulum yapılamadığı görülmektedir. Taraflar arasındaki sözleşmeye göre kullanımı konusunda anlaşılan yazılımın davacı ... bünyesindeki bilgisayarlarda faaliyete geçmediği sabittir. Bu durumda, aydınlatılması gereken husus söz konusu kurulum işlemlerinin tamamlanmamış ve yazılımın devreye alınmamış olması hangi tarafın kusurundan veya eksikliğinden kaynaklandığına ilişkindir.
Mahkememizce bu hususta yapılan değerlendirmede, Taraflar arasındaki Sözleşme'nin 3. ve 4. maddeleri uyarınca ödemenin davacı tarafından peşin yapılacağı, yazılımın kurulumu için gerekli teknik ve donanımsal alt yapının davacı tarafından hazır bulundurulacağı, bundan kaynaklı eksiklik olması halinde bunun giderilmesinin sözleşmede öngörülen teslim süresine ekleneceği kararlaştırılmıştır. Davalı yazılım şirketinin her türlü teknik alt yapının hazır olmasına rağmen kurulumu sağlamaması halinde davacının sözleşmeyi feshederek ücret iadesi talebinde bulunabileceği, kurulumdan sonraki eğitimlerin ise giderleri davacı tarafından karşılanmak üzere verilebileceği kararlaştırılmıştır. Davalının grup şirketlerin büyük çoğunluğuna ait bilgisayarlarda kurulum işlemlerini tamamladığı, Sürat Kargo şirketi örneğinde olduğu üzere davacının teknik ve donanımsal eksiklikleri tamamlayamamış olması nedeniyle kurulum işlemlerinin sonuçlandırılamadığı ve yazılımın faaliyete geçirilemediği anlaşılmaktadır. Ancak, bu durumun davalı yazılım şirketinin kusurundan kaynaklandığına dair herhangi bir tespit ya da ihtarname bulunmadığı gibi Sözleşmenin feshi ya da bedel iadesi istemine ilişkin bildirimin de yapılmadığı görülmektedir. Dolayısıyla, davacının sözleşmenin feshi ve bedel iadesi isteminin sözleşme kapsamında koşulları oluşmadığı danlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Davacı şirket harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 70,75 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden davalı vekili lehine hesaplanan 140.311,57 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/04/2026