İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
Asıl dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili, karşı dava temerrüt nedeniyle doğan zararın tahsili talebine ilişkindir.
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkili şirketin 02/01/2015 tarihli sözleşme ile davalı-karşı davacının Kırklareli Organize Sanayi Bölgesinde kendi nam ve hesabına yaptığı fabrika binasının proje yönetim hizmetlerini üstlendiğini, ayrıca muhtelif tarihli zeyilnameler ile fabrika binasının bazı imalatlarını da yaptığını, davalı-karşı davalı şirkete ait fabrika binası inşaatının tam ve eksiksiz olarak tamamlandığını, yapı kullanma izin belgesinin alındığını, Sağlık Bakanlığından üretim ruhsatı da alınarak faaliyete geçtiğini, inşaat hakediş kontrolü de tamamlanmış olmasına rağmen müvekkili şirketin faturasına kesmesine izin verilmediği gibi geçici kabul tutanağının da düzenlenmediğini, müvekkil şirketin hak edişlerini alamadığı gibi geçici kabul tutanağı imzalanmadığından 307.080 TL tutarındaki stopaj iadesini de devletten alamadığını, ortada geçerli hiçbir sebep yokken ödemelerin durdurulmasının kabul edilemez olduğunu, müvekkili tarafından davalı-karşı davacıya Beyoğlu 35. Noterliğinden 08/09/2017 tarihinde ihtarname gönderildiğini ve borcun ödenmesi ile geçici kabul tutanağının imzalanması hususunda 3 günlük süre verildiğini, davalı-karşı davacının buna rağmen geçici kabul tutanağını imzalamadığını ve ödeme yapmadığını, müvekkili şirketin alacağı olan 1.698.784,94 TL'den 1.114.648,94 TL'sinin muhtelif zeyilnamelerle üstlenilen işlerden imalatları tamamlanan, 06/03/2017 tarih ve 22 nolu hakedişle talep edilen kontrolleri tamamlanıp belirlenen eksiklikleri giderilen ve miktarında mutabık kalınan alacak olduğunu, 584.100 TL'sinin sözleşme kapsamında Kasım 2016 - Aralık 2016 - Ocak 2017 aylarında davalı-karşı davacıya verdiği proje ve inşaat yönetimi ile kontrolörlük hizmet bedeli olduğunu, 179.564 Euro alacağının ise 156.699,92 Eurosu'nun muhtelif zeyilnamelerle üstlenilen işlerden imalatları tamamlanan 22 nolu hakedişle talep edilen, kontrolleri tamamlanıp belirlenen eksiklikleri giderilen ve miktarında mutabık kalınan hakediş alacağı, 22.865 Euro'sunun ise klima santrallerinin tedarik ve montaj ücreti olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.698.784,94 TL ve 179.564 Euro alacağın hesaplanacak faizi ile birlikte davalı-karşı davacıdan tahsiline, Euro alacak için temerrüt tarihi olan 11/09/2017 tarihinden itibaren devlet bankalarınca Euro cinsinden 1 yıl vadeli mevduata ödenen en yüksek oranda faiz, TL alacak için avans faizi işletilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı-karşı davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, müvekkili ... A.Ş. ve dava dışı ... ... Anonim Şirketi ile davacı-karşı davalı ... A.Ş. arasında Kırklareli Organize Sanayi Bölgesinde inşa edilmekte olan ...İlaç Fabrikası ile ilgili olarak 02/01/2015 tarihinde Kırklareli ... ve ...İnşaat Yönetimi ile Kontrollük Hizmet Sözleşmesi'nin akdedildiğini, anılan sözleşme kapsamında esasen kontrolör / yönetim firması olan davacı-karşı davalının, müvekkilinin sahip olduğu teknolojik ilaç fabrikası ile dava dışı ...'in sahip olduğu gıda üretim fabrikası inşası kapsamında yapılacak olan bazı inşaat / müteahhitlik işlerinin yapılmasına da ayrıca talip olduğunu, taraflar arasında sözleşmenin eki ve eser sözleşmesi niteliğinde çeşitli zeyilnameler akdedildiğini, müvekkilinin davacı-karşı davalıdan Kasım ve Aralık 2016 ayları ile Ocak 2017 ayı için kontrollük hizmeti almadığını, nitekim Kasım ve Aralık 2016 aylarına ait faturaların davacı-karşı davalıya iade edildiğini, davacı-karşı davalının müteahhitlik işleri kapsamında yapmış olduğu imalatlarda eksik, kusurlu ve ayıplı işler mevcut olup davacı-karşı davalının nefaset tutarları konusunda uzlaşmaz bir tavır sergilediğini, bu nedenle kesin hesapların çıkarılamadığını, davacı-karşı davalının yüklenmiş olduğu işleri, iş planı çerçevesinde zamanında bitiremediğini ve işte gecikmeye sebep olduğunu, davacı-karşı davalı tarafından işin bitiş tarihinin önce 22/02/2016 olarak belirlendiğini, bu sürede işi tamamlayamadığından bu kez 14/05/2016 tarihinde bitirmeyi taahhüt ettiğini, söz konusu belirli vadelere uyulmadığından müvekkilinin üretime geç başladığını ve zarara uğradığını, sözleşme kapsamında müvekkili ile dava dışı ... Şirketi'ne ait fabrikalara yönelik yüklenilen edimin tek bir proje teşkil ettiğini, tek bir bedel üzerinden anlaşıldığını, yapılan zeyilnameler ile davacı-karşı davalının bir kısım müteahhitlik işlerini de üstlendiğini, davacı-karşı davalının dava dışı ... Şirketi'ne karşı üstlendiği işlerde de eksiklik ve ayıpların olduğunu, bu nedenlerle davacı-karşı davalının bir alacağından bahsedilemeyeceğini, davacı-karşı davalının vadeye uymayarak temerrüde düştüğünü ve müvekkilinin zarara uğramasına neden olduğunu beyanla davanın reddine, karşı dava olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere müvekkilinin uğradığı fiili zararlar ve kar kaybı nedeniyle şimdilik 50.000 TL'nin gecikme tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davacı-karşı davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı-karşı davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı-karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kontrolörlük sözleşmesine ek zeyilnamelerle üstlendiği işleri davalı-karşı davacı tarafından belirlenen taşeronlara davalı-karşı davacı tarafından belirlenen fiyatlarla yaptırdığını, müvekkili şirketin üstlendiği işlerin teslim tarihi ile ilgili hiçbir taahhüdünün olmadığını, kontrolörlük hizmetlerinin talep edildiği sürece verildiğini, zeyilnamelerle üstlenilen işlerin ise süreye bağlanmadığını, müvekkili şirket ana yüklenici olmadığı için işin tamamı için bir taahhüt de bulunmasının da mümkün olmadığını, müvekkilinin ancak diğer taşeronlar işlerini tamamladıktan sonra üstlendiği işleri yaptığını, davalı-karşı davacıya verilen programın bir taahhüt olmayıp işin hangi program çerçevesinde yürütüleceğine ilişkin hazırlanmış bir projeksiyon olduğunu, davalı-karşı davacının iddia ettiği gecikmenin kendi uhdesinde olan edimler ve yükümlülüklerindeki aksamalardan kaynaklandığını, davalı-karşı davacının müvekkilini temerrüde düşürecek bir hukuki işlem de yapmadığını, ihtarname çekmediğini beyanla
karşı davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı-karşı davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, taraflar ile dava dışı ... A.Ş. arasında 02/01/2015 tarihinde, Kırklareli ... ve ...İnşaat Yönetimi ile Kontrollük Hizmetleri Sözleşmesi'nin imzalandığı, hizmetin süresinin sözleşme tarihinden itibaren 12 ay, sözleşme bedelinin aylık hakedişler bazında 500.000 TL + KDV olduğu, bu ödemelerin %70'inin dava dışı ... A.Ş. tarafından, %30'unun davalı-karşı davacı tarafından yapılacağı, bu sözleşmeden sonra taraflar arasında zeyilnameler imzalandığı, bu zeyilnameler ile davacı-karşı davalının ilave işleri yapmayı üstlendiği, 1 nolu zeyilnamenin 24/03/2015 tarihinde davacı-karşı davalı ile ... A.Ş. arasında imzalandığı ve sözleşme olarak kabul edildiği, yapılacak işlerin tanımlandığı, işlerin geçici kabule hazır hale getirilme süresinin ise 31/12/2015 olarak belirlendiği, zeyilnamenin 13. maddesinde geçici hakedişlerin işverene 5 gün içinde sunulacağı, işverenin onayını takiben yüklenicinin hakedişe ait faturayı keseceği ve işverene ileteceği, işverenin faturayı teslim tarihinden itibaren 30 gün içerisinde ödeme yapacağı, işin geçici kabulünün yapılmasından sonra geçici kabulde herhangi bir kusur, noksan, ayıp tespit edilmemesi halinde veya geçici kabul eksikliklerinin tamamlanmış olması halinde 30 gün içinde yüklenicinin hakediş raporunu düzenleyeceği, kesin hesapların ve kesin kabul tutanağının işverence onaylanmasından en geç 30 gün içinde onaylanmış kesin hesaplara dayalı olarak işveren tarafından kesin hakediş raporunun düzenleneceğinin, 14. maddesinde ise iş tamamlandığında, kusurlu, eksik ve ayıplı kısımlarının bedellerinin toplamının, işin sözleşme bedelinin %5'inden fazla olmaması ve bu kusurlu, eksik ve ayıplı kısımlarının binanın taşıyıcı sisteminde olmaması, yapıların ve imalatların kullanılmasına engel olmayacak ve herhangi bir tehlikeye meydan vermeyecek nitelikte olması, bir sonraki imalat kalemlerine engel teşkil etmemesi şartlarının tamamını sağlamış olmak kaydı ile işverence onaylanmış as-built projelerle birlikte işverene vereceği dilekçe ile geçici-kesin kabulün yapılacağının kabul edildiği, bundan sonraki zeyilnamelerin imza tarihinde yürürlüğe girmek üzere davacı-karşı davalı ile davacı-karşı davalı arasında imzalandıkları, 2017 yılı Şubat ayı dahil olmak üzere her birinin imza tarihinin farklı olduğu, her bir zeyilnameye konu işin ayrı olarak belirlendiği, taraflarca işin ön kontrolleri yapılarak eksik ve ayıplı kısımların tespit edildiği, davacı-karşı davalı tarafından nesafet kesintisinin 47.119,81 TL + 10.246,36 Euro, davalı-karşı davacı tarafından ise 76.645,02 TL + 29.787,04 Euro olarak belirlendiği, Kırklareli Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/14 değişik iş sayılı dosyasında davacı-karşı davalının talebi ile alınan bilirkişi raporunda, davacı-karşı davalı tarafından üstlenilen işlerin %99 oranında tamamlandığının tespit edildiği, davalı-karşı davacı tarafından gönderilen 25/06/2017 tarihli Noter ihtarnamesi ile 07/03/2017 tarihinde tarafların bir araya gelerek ön incelemeleri yaptıkları, hangi işlerin eksik ve ayıplı olduğunun tespit edildiği, işin tamamlanmasında gecikme olduğu, taraflarca tespit edilen eksiklilerin giderilmesi ve giderilemeyecek olanlar için ise nesafet kesintileri hususunda mutabık kalınmasına rağmen davacı-karşı davalının gecikmeden kaynaklı cezaları kabul etmemesi nedeniyle geçici kabulün yapılamadığı, kesin hesapların düzenlenmediği beyan edilerek sözleşmenin 22/b maddesi uyarınca belirlenen 603.015,83 TL gecikme cezasını içerir geçici kabul tutanağının düzenlenmesinin, hakedişden karşılanmayan ceza tutarının davacı-karşı davalıdan talep edileceğinin ihtar edildiği, davacı-karşı davalı tarafından gönderilen 08/09/2017 tarihli Noter ihtarnamesi ile, davalı-karşı davacıya, sözleşme ve zeyilnameler kapsamında yapmış olduğu işlerin bedellerinin ödenmediğini, bu nedenle alt yüklenicilere ödeme yapamadığını ve aleyhine davalar ikame edildiğini beyan ederek kontrolleri tamamlanarak eksiklikleri giderilen, miktarında mutabık kalınan 1.114.648,94 TL ve 156.699,62 EURO hakedişin ve klima santrallerinin tedarik edilmesi ve montajı işi için 22.865 EURO'nun ihtarname tarihinden itibaren 3 günlük süre içerisinde ödenmesi, aksi halde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiği, ihtarnamenin davalı-karşı davacıya 08/09/2017 tarihinde tebliğ edildiği, buna göre taraflar arasında davacı-karşı davalı tarafından üstlenilen işlerin tamamlandığı, bir kısım ayıplı işler için nesafet kesintisi yapılacağı hususunda bir uyuşmazlık olmadığı, uyuşmazlığın nesafet kesintisinin miktarı, kontrollük sözleşmesi kapsamında davacı-karşı davalının 2016 yılı Kasım ve Aralık ayları ile 2017 yılı Ocak ayında hizmet verip vermediği, davacı-karşı davalı tarafından işlerin süresinde yerine getirilip getirilmediği, bu kapsamda davalı-karşı davacının zararının olup olmadığı ve davacı-karşı davalının hakedişinden mahsup edilip edileyemeceği noktasında toplandığı, 1 nolu zeyilnamede geçici kabulün yapılabilmesi için öncelikle gecikmeden kaynaklı zararın davacı-karşı davalı tarafından karşılanması gerektiğine dair bir düzenleme olmadığı, alınan bilirkişi raporunda davalı-karşı davacı tarafından kabul edilen toplam 11.317.864,42 TL bedele göre yine kabul edilen toplam 174.942,25 TL nesafet kesintisinin zeyilanme 1'in 14. maddesine göre %5'in altında olduğunun tespit edildiği, buna göre zeyilnamenin 13 ve 14. maddesi uyarınca davalı-karşı davacının geçici kabulü yapmak zorunda olduğunun anlaşıldığı, davalı-karşı davacının ayıptan doğan hakkını onarım ve bedelden indirim yapılması şeklinde kullandığından davacı-karşı davalının haketmiş olduğu iş bedelini ödemekten imtina etmesinin mümkün olmadığı, bu kapsamda asıl dava yönünden, davacı-karşı davalının alacağını talep etmekte haklı olduğu kabul edilerek alacak miktarı yönünden değerlendirme yapıldığı, ek bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davacı-karşı davalı tarafından 3 kalem alacak talep edilmiş olup, bunların 584.100 TL kontrollük sözleşmesi uyarınca hizmet verildiği iddia edilen 2016 yılı Kasım ve Aralık ayları ile 2017 yılı Ocak ayına ait ödenmeyen hizmet faturaları, 1.114.648,90 TL + 156.699,62 Euro 22 numaralı ve son hakediş bedeli ve 22.865 Euro klima santrallerinin tedarik ve montaj ücreti oldukları, davacı-karşı davalı tarafından kontrollük sözleşmesi kapsamında düzenlenen 2016 yılı Kasım ve Aralık aylarına ait faturaların davalı-karşı davacı tarafından iade edildiği, davacı-karşı davalı tarafından gerek bu aylar gerekse sözleşmenin süresinden sonra olan 2017 yılı Ocak ayında da davalı-karşı davacıya hizmet verildiği ispat edilemediğinden bu kalem alacağın reddine karar verildiği, 22 nolu hakediş bedeli yönünden, bilirkişi raporunda tespit edilen 1.114.648,94 TL + 156.699,62 Euro'dan davalı-karşı davacı tarafından daha fazla bir nesafet kesintisi yapılması gerektiği ispat edilemediğinden, davacı-karşı davalı tarafından kabul edilen (cevaba cevap dilekçesi ekindeki tablo) 47.119,81 TL ile 10.246,36 Euro'nun indirilmesi ve klima tedarik ve montaj işinin de tamamlandığı anlaşılmakla 22.865 Euro alacağın doğduğu kanaatiyle asıl davanın kısmen kabulüne, toplam 1.067.528,59 TL ve 169.317,64 Euro alacağın davalı-karşı davacının temerrüt tarihi olan 11/09/2017 tarihinden itibaren işletilecek her bir alacak kalemi için kanunen işleyecek faizi ile davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya ödenmesine karar verildiği, Karşı dava yönünden yapılan değerlendirmede; davacı-karşı davalı ile dava dışı ... A.Ş. arasında imzalanan 1 nolu zeyilnamede işin 31/12/2015 tarihine kadar geçici kabule hazır hale getirileceğinin kabul edildiği, bundan sonra taraflar arasında imzalanan zeyilnamelerde işin bitirileceği tarihin belirtilmediği, taraflar arasında imzalanan zeyilnamelerin en sonuncusunun tarihi 2017 yılı Şubat ayı olup zeyilnamelerin imza tarihi itibariyle yürürlüğe girecekleri kabul edilmişken, ilk zeyilnamede öngörülen 31/12/2015 tarihine tabi olduklarının kabul edilemeyeceği, davalı-karşı davacı tarafından davacı-karşı davalının iş programları ile işi 14/05/2016 tarihinde bitirmeyi taahhüt ettiği beyan edilmiş ise de, davacı- karşı davalının tüm işlerin bitirileceği tarih ile ilgili bir taahhüdü bulunmadığı gibi taraflar arasında her bir zeyilnamedeki işler için ayrı ayrı olarak düzenlenmiş bir kabul tutanağı veya davalı-karşı davacı tarafından hangi işlerin süresinde teslim edilmediği ve özellikle 1 nolu zeyilnamedeki işlerin hangi tarihte teslim edildiğine dair bir delil dosyaya ibraz edilmediği, davacı-karşı davalının gönderdiği durum raporunda bir kısım eksik işlerin belirtilmiş olduğu, taraflarca geçici kabul için ön incelemelerin tek bir tarihte yapılmadığı, bir süreç dahilinde ilerlediği, davacı-karşı davalının 2017 yılı Şubat ayında yürürlüğe giren zeyilnamedeki işleri 2016 yılında bitirmeyi taahhüt ettiği kabul edilemeyeceği gibi davalı-karşı davacının Noter ihtarnamesinde de belirttiği gibi 07/03/2017 tarihinde yapılan inceleme ile belirlenen eksikliklerin 14/05/2016 tarihinde bitirileceğinin taahhüt edildiği de kabul edilemeyeceği, bu minvalde her ne kadar davalı-karşı davacı tarafından işlerin belirli bir tarihte teslim edilmesinin gerektiği ve bu tarihin geçirilmesi nedeniyle davacı-karşı davalının temerrüde düştüğü, bu nedenle de zararını karşılamakla yükümlü olduğu iddia edilmiş ise de, işlerin tamamı için belirli bir vadenin bulunmadığı, davalı-karşı davacı tarafından temerrüt ihtarnamesinin de gönderilmediği ve davalı-karşı davacının somut olarak ortaya koymadığı gecikme zararını davacı-karşı davalıdan talep edemeyeceği kanaatine varılarak karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde, müvekkili şirketin 02.01.2015 tarihinden 31.01.2017 tarihine kadar sözleşmeye uygun ve aralıksız olarak kontrolörlük hizmeti verdiğini, 31.10.2016 tarihine kadar olan ücretini de aldığını, davalı şirketin 01.11.2016-31.01.2017 tarihleri arasında verilen 3 aylık kontrolörlük hizmetinin parasını ödemediğini, davalı-karşı davacı şirketin sözleşmeyi fesih etmediği halde geçmişe dönük işlem yaparak Kasım ve Aralık 2016 faturalarını iade ettiğini ve Ocak 2017 faturasının keşide edilmesine izin vermediğini, davalının müvekkil şirketin zeyilnamelerden kaynaklanan hakedişlerini ödememekle tehdit ederek müvekkil şirketi kontrolörlük hizmetlerine ilişkin iade faturayı kabul etmeye zorladığını, iade faturalarının bu baskı altında kabul edildiğini, kaldı ki müvekkil şirketçe 2016 Kasım ayına ait kontrolörlük hizmeti faturası 30.11.2016 tarihinde, 2016 Aralık ayına ait kontrolörlük hizmeti faturası 31.12.2016 tarihinde kesilerek karşı yana gönderildiğini ve karşı tarafça faturalara 8 gün içinde itiraz da edilmediğini, delil listesinde gösterilen ve mahkemeye sunulan yaklaşık 85 adet yazışmayla da bu hizmetin verildiğini ispat ettiklerini, sözleşme fesih edilmediği gibi müvekkil şirketin dava konusu aylar bir yana, akdin fesih edildiği 2017 yılı Mayıs ayına kadar kesintisiz olarak kontrolörlük görevine devam ettiği ... AŞ’ye karşı açılan davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/940 Esas Nolu dosyasından yapılan bilirkişi incelemesinde 48-51. sayfalar arasında tespit edildiği, bu raporun da yerel mahkemeye bilirkişi ek raporuna beyan dilekçesi ekinde sunulduğunu belirterek kararın kaldırılması talep edilmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde, taraflar arasında belirli vade öngörüldüğü halde, bilirkişilerce gecikmenin olmadığına dair yapılan tespitin hatalı olduğunu, dosyaya sunulan uzman görüşünün dikkate alınmadığını, davacı/karşı davalının paket projeyi yürütürken kullandığı alt yüklenicilerden .... Tic. Ltd. Sti olup, bu alt yükleniciye karşı gecikme nedeniyle 266 güne tekabül eden 1.900.000 TL civarında gecikme cezası talep ettiğini, bunun gecikmenin ikrarı niteliğinde olduğunu, bu hususun da bilirkişilerce ele alınmadığını, müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarının yerinde incelenmesi talep edildiği halde bilirkişilerce inceleme yapılmadığını, davacı-karşı davalının "paket proje" ile hem müvekkilinin hem de dava dışı ...'in fabrika inşası işlerini üstlendiğini, üstlenilen imalat işleri bir paket proje teşkil ettiğinden davacı Tekyol'un dava dışı ...'in gıda fabrikasında meydana getirdiği imalatlarda eserin amaca kullanımına imkân vermeyecek mahiyette ayıp ve eksiklikler mevcut olduğunu, Kırklareli Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/110 D. İş sayılı bilirkişi raporu ile de bu hususun sabit olduğunu, amaca uygun kullanımına imkân vermeyen bu ayıpların giderilmesi için dava dışı ...'in üçüncü kişilerden hizmet aldığını, davacı/karşı davalının ise, üçüncü kişilerce giderilecek ayıba ilişkin maliyeti üstlenme mutabakat ve yükümlülüğünden kaçınarak ayıp giderim masrafını müvekkil davalı/karşı davacı'ya ödemediğini, paket projenin diğer tarafını teşkil eden ...'e ait fabrika, bu fabrikadaki ayıplar ve taraflar arasındaki uyuşmazlık incelendiğinde de anlaşılacağı üzere, müvekkilinin karşı davadaki alacak haricinde de davacıdan alacaklı olduğunu, kesin hesaplar itibariyle davacının müvekkilinden hiçbir alacağının olmadığını, davacının nesafet tutarı iddiasının esas alınmasının hata olduğunu, sözleşmenin 02.01.2015 tarihinde imzalandığı ve sözleşmenin 5.maddesi uyarınca sürenin 12 ay olarak belirlendiği, bu nedenle inşaatın 31.12.2015 tarihine kadar bitirilmesinin gerektiğini, nitekim 1 numaralı Zeyilnamede de işin bitiş tarihi olarak 31.12.2015'in belirlendiğini, bütün Zeyilnamelerin ana sözleşmenin bir eki olduğunun zeyilnamelerde yazılı olduğunu, ancak davacının bu süreye uymadığı ve kendi hazırladığı bir iş programına göre 14.5.2016 tarihinde bitirmeyi taahhüt ettiğini, nitekim iş programındaki değişikliklerin her zaman daha önce taahhüt edilen tarihler geçtikten sonra yapıldığını, bu doğrultuda ilk derece mahkemesinin “... davalı-karşı davacı tarafından davacı-karşı davalının iş programları ile işi 14/05/2016 tarihinde bitirmeyi taahhüt ettiği beyan edilmiş ise de, davacı- karşı davalının tüm işlerin bitirileceği tarih ile ilgili bir taahhüdü bulunmadığı...” yönündeki tespiti ve gerekçesine hiçbir anlam verilemediği belirtilerek kararın kaldırılması talep edilmiştir.
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı-karşı davalı yüklenici, davalı-karşı davacı iş sahibidir.
Taraflar arasında yazılı sözleşme ve zeyilnameler bulunmaktadır.
Davacı-karşı davalı vekili özetle, müvekkili şirketin 02/01/2015 tarihli sözleşme ile davalı-karşı davacının Kırklareli Organize Sanayi Bölgesinde yaptığı fabrika binasının proje yönetim hizmetlerini üstlendiğini, ayrıca muhtelif tarihli zeyilnameler ile fabrika binasının bazı imalatlarını da yaptığını, müvekkili şirketin imalatları tamamlanan inşaat işlerinden 1.114.648,94 TL, Kasım 2016 - Aralık 2016 - Ocak 2017 aylarında davalı-karşı davacıya verdiği proje ve inşaat yönetimi işlerinden ve kontrolörlük faaliyetlerinden 584.100 TL, muhtelif zeyilnamelerle üstlenilen imalat işlerinden kaynaklı hakediş alacağı olarak 156.699,92 Euro, klima santrallerinin tedarik ve montaj ücretinden kaynaklı 22.865 Euro alacaklı olduğunu beyanla alacak davasının kabulünü talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, müvekkilinin davacı-karşı davalıdan Kasım ve Aralık 2016 ayları ile Ocak 2017 ayı için kontrollük hizmeti almadığını, nitekim Kasım ve Aralık 2016 aylarına ait faturaların davacı-karşı davalıya iade edildiğini, davacı-karşı davalının müteahhitlik işleri kapsamında yapmış olduğu imalatlarda eksik, kusurlu ve ayıplı işler mevcut olduğunu, davacı-karşı davalının yüklenmiş olduğu işleri, iş planı çerçevesinde zamanında bitiremediğini ve işte gecikmeye sebep olduğunu, bu yüzden müvekkilinin üretime geç başladığını ve zarara uğradığını beyanla davanın reddine, karşı dava olarak müvekkilinin uğradığı fiili zararlar ve kar kaybı nedeniyle şimdilik 50.000 TL'nin davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, asıl dava yönünden, davacı-karşı davalı tarafından kontrollük sözleşmesi kapsamında düzenlenen 2016 yılı Kasım ve Aralık aylarına ait faturaların davalı-karşı davacı tarafından iade edildiği, davacı-karşı davalı tarafından gerek bu aylar gerekse sözleşmenin süresinden sonra olan 2017 yılı Ocak ayında da davalı-karşı davacıya hizmet verildiği ispat edilemediğinden bu kalem alacağın reddine karar verildiği, 22 nolu hakediş bedeli yönünden, bilirkişi raporunda tespit edilen 1.114.648,94 TL + 156.699,62 Euro'dan davalı-karşı davacı tarafından daha fazla bir nesafet kesintisi yapılması gerektiği ispat edilemediğinden, davacı-karşı davalı tarafından kabul edilen (cevaba cevap dilekçesi ekindeki tablo) 47.119,81 TL ile 10.246,36 Euro'nun indirilmesi ve klima tedarik ve montaj işinin de tamamlandığı anlaşılmakla 22.865 Euro alacağın doğduğu kanaatiyle asıl davanın kısmen kabulüne, toplam 1.067.528,59 TL ve 169.317,64 Euro alacağın davalı-karşı davacının temerrüt tarihi olan 11/09/2017 tarihinden itibaren işletilecek her bir alacak kalemi için kanunen işleyecek faizi ile davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya ödenmesine karar verildiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne; karşı dava yönünden, işlerin tamamı için belirli bir vadenin bulunmadığı, davalı-karşı davacı tarafından temerrüt ihtarnamesinin de gönderilmediği ve davalı-karşı davacının somut olarak ortaya koymadığı gecikme zararını davacı-karşı davalıdan talep edemeyeceği gerekçesiyle karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Bilirkişi heyeti kök raporunda özetle, işverenler dava dışı .... Şti. ve davalı-karşı davacı ... A.Ş., yüklenici davacı-karşı davalı ... Ticaret A.Ş. arasında 02/01/2015 tarihli, "Kırklareli ... ve ...İnşaat Yönetimi İle Kontrollük Hizmetleri Sözleşmesi'nin imzalandığını, sözleşmenin 4. maddesinde işin kapsamının düzenlendiğini, 6. maddesinde müteahhidin 01/01/2015 tarihinde işe başlayacağının, 5. maddesinde işin süresinin 12 ay olacağının, 7. maddesinde işverenin, sözleşme konusu işin karşılığı olarak müteahhide aylık hakedişler bazında 500.000 TL+KDV ödeme yapacağının, bu ödemelerin %70'inin dava dışı ... Şirketi tarafından, %30'unun davalı-karşı davacı tarafından yapılacağının kabul edildiğini, dava dışı işveren ... Şirketi ile davacı-karşı davalı arasında 24/03/2015 tarihli, "... 1" başlıklı bir ... düzenlendiğini, zeyilnamenin 1. maddesinde, ... konusu işlerin birim fiyat usulü ile yapılacağının, sözleşmenin birim fiyatlarının sabit olduğunun, 5.a maddesinde sözleşme kapsamındaki işlerin sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 31/12/2015 tarihine kadar geçici kabule hazır hale getirileceğinin kabul edildiğini, davacı-karşı davalı ile davalı-karşı davacı arasında toplam 15 adet ... düzenlendiğini, bu zeyilnamelerin hiçbirisinde işlerin bitiş tarihlerinin belirtilmediğini, davalı-karşı davacı tarafından sunulan geçici kabul tutanağının imzasız olduğunu, yine davalı-karşı davacı tarafından sunulan nefaset kesintileri başlıklı tabloya göre davalı-karşı davacıya göre geçici kabul aşamasındaki kusurlu işlerin tutarının 76.645,02 TL + 29.787,04 Euro, davacı-karşı davalıya göre ise, 36.497,28 TL + 10.246,36 Euro olduğunu, davacı-karşı davalının talebi üzerine Kırklareli Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/14 değişik iş sayılı dosyası ile yapılan tespit neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda, davacı-karşı davalının yükümlülüğünde bulunan imalatların %99 oranında tamamlandığının, eksik ve ayıplı işlerin nefaset kesintisi ile giderilebileceğinin, geçici kabul tutanağının düzenlenmesine engel bir durum olmadığının tespit edildiğini, fabrikada ilaç üretimi yapıldığının belirtildiğini, davacı-karşı davalı tarafından dava dışı ... ve ...ye gönderilen 02/11/2016 tarihli mailde geçici kabul eksiği olarak çıkarılan işlerin 07/11/2016 tarihinde tamamlanmış olacağının belirtildiğini, yine davacı-karşı davalı tarafından ...'a gönderilen 07/06/2017 tarihli ... kesintisi hakkındaki mailde nefaset kesintisi tablosunun gönderildiğini, tabloda yer alan değerler üzerinden tarafınızdan tayin edilecek bedele itirazımız olmayacak denildiğini, davacı-karşı davalı ile dava dışı ... Şirketi arasında düzenlenen 1 nolu zeyilnamede davalı-karşı davacı için sifonik sistemler, paslanmaz süzgeç ızgaraları, tel çit işleri kapsamında ... poz nolu imalatların sözleşmeye eklendiğinin belirtildiğini, zeyilnamenin 11. maddesinde işlerin denetimi ve 12. maddesinde geçici ve kesin hakediş raporlarının hazırlanacağının belirtildiğini, sözleşmenin 13. maddesinde geçici hakedişlerin işverene 5 gün içinde sunulacağı, işverenin onayını takiben yüklenicinin hakedişe ait faturayı keseceği ve işverene ileteceği, işverenin faturayı teslim tarihinden itibaren 30 gün içerisinde ödeme yapacağı, işin geçici kabulünün yapılmasından sonra geçici kabulde herhangi bir kusur, noksan, ayıp tespit edilmemesi halinde veya geçici kabul eksikliklerinin tamamlanmış olması halinde 30 gün içinde yüklenicinin hakediş raporunu düzenleyeceği, kesin hesapların ve kesin kabul tutanağının işverence onaylanmasından en geç 30 gün içinde onaylanmış kesin hesaplara dayalı olarak işveren tarafından kesin hakediş raporunun düzenleneceğinin belirtildiğini, ... -1'in 14. maddesinde iş tamamlandığında, kusurlu, eksik ve ayıplı kısımlarının bedellerinin toplamının, işin sözleşme bedelinin %5'inden fazla olmaması ve bu kusurlu, eksik ve ayıplı kısımlarının binanın taşıyıcı sisteminde olmaması, yapıların ve imalatların kullanılmasına engel olmayacak ve herhangi bir tehlikeye meydan vermeyecek nitelikte olması, bir sonraki imalat kalemlerine engel teşkil etmemesi şartlarının tamamını sağlamış olmak kaydı ile işverence onaylanmış as-built projelerle birlikte işverene vereceği dilekçe ile geçici-kesin kabulün yapılacağının kabul edildiğini, 26/09/2016-21/10/2016 tarihleri arasında düzenlenmiş geçici kabul tutanağı eksiliklerinin dosyaya 60 sayfa halinde sunulduğu, davacı-karşı davalının zeyilnameler ile üstlendiği işin toplam tutarının 11.317.864,42 TL, nefaset oranının %1,55 olduğunu, buna göre geçici kabulün 1 nolu zeyilnamenin 14. maddesi gereğince yapılması gerektiğini, davacı-karşı davalı tarafından üstlenilen işlerden eksik ve ayıplı işler bedelinin ... Şirketi tarafından tespit edilen 82.256,78 TL + 10.246,36 Euro nefaset kesintisinin takdiri Mahkemeye ait olmak üzere uygun olduğunu, gerek davacı-karşı davalı, gerekse davalı-karşı davacı tarafından belirlenen eksik ve kusurlu işler bedelinin üstlenilen inşaat imalatları toplamına oranının %1,55 olduğu, bu durumda davacı-karşı davalının üstlendiği inşaat imalatların gerçekleşme oranının %98,45 olduğu, bu durumda 21/10/2016 tarihi itibariyle gerek sözleşmenin 13. maddesi, gerek 1 numaralı zeyilnamenin 14. maddesi, gerekse de sözleşmenin eki olan yapı işleri genel şartnamesinin 41. maddesi uyarınca geçici kabulün yapılması gerektiği, dosyada davalı-karşı davacı tarafından gönderilmiş gecikmeye dair bir ihtara rastlanılmadığı, tüm bu hususların bir arada değerlendirilmesi neticesinde karşı dava yönünden herhangi bir gecikmeden bahsedilemeyeceği, davacı-karşı davalı tarafından talep edilen alacak miktarının belirlenebilmesi için 22 nolu hakedişin, bu hakedişe esas imalatların, metrajların, varsa ataşmanların ve kendisine yapılan ödemelerin sunulması gerektiği tespit edilmiştir.
27/08/2020 tarihli ek raporda özetle, dosyaya sunulan 06/03/2017 tarihli, 22 nolu hakedişe göre davacı-karşı davalı tarafından gerçekleştirilen toplam imalat bedelinin 12.982.769,50 TL ve 21 nolu hakediş bedelinin 11.868.120,60 TL, iki hakediş tutarı arasındaki farkın 1.114.648,90 TL ve bu miktarın dava konusu olduğunu, 22 nolu hakedişle birlikte davacı-karşı davalı tarafından kümülatif imalat bedelinin 642.466,58 Euro olarak hesaplandığı, kümülatif imalat bedeli ile bir önceki hakediş kümülatif imalat bedeli arasındaki farkın 156.699,62 Euro olarak bu davaya konu edildiğini, davacı-karşı davalının 22 nolu hakediş bedeli olarak 1.114.648,90 TL + 156.699,62 Euro, Kasım ve Aralık 2016 ve Ocak 2017 aylarına ait proje kontrollük hizmeti bedeli olarak toplam 584.100 TL, klima santrallerinin tedarik ve montaj ücreti olarak 22.865 Euro olmak üzere toplam 1.698.784.90 TL + 179.564 Euro talep ettiğini, 21 nolu hakedişin ödenmesi ile ilgili bir uyuşmazlık olmadığını, 22 nolu hakediş yönünden davacı-karşı davalıya yapılmış bir ödeme olmadığı, kök rapordaki geçici kabulün yapılması gerektiği ve işin yapımında herhangi bir gecikmeden bahsedilemeyeceği yönündeki görüş ve kanaatlerinin devam ettiğini, klima santrallerinin tedariki ve montajı için katlanılan ek masrafların davacı-karşı davalı tarafından sunulan tabloya göre 22.865 Euro ve bu bedelin kadri marufunda olduğunu, davacı-karşı davalı tarafından, davalı-karşı davacıya kesilen toplam 22 adet fatura bedelinin 11.868.120,60 TL olduğu ve bu tutarın 22 nolu hakedişte yer alan bir önceki hakediş kümülatif imalat bedeli satırına eşit olduğu, 22 nolu hakediş ile talep edilen ve dava konusu edilen 1.114.648,94 TL için düzenlenmiş bir fatura olmadığı, davacı-karşı davalı tarafından 2016 Kasım ve Aralık ayları için düzenlenmiş her biri 194.700 TL bedelli faturaların davalı-karşı davacı tarafından iade edildiği, davacı-karşı davalının 2017 Ocak ayında da kontrollük hizmeti verdiğini iddia etmekle birlikte bu aya ilişkin hizmet faturası düzenlemediği, toplam üç ay için 584.100 TL proje yönetimi hizmet bedeli talep ettiği, taraflar arasında yapılmış kesin bir hesaba rastlanmadığı tespit edilmiştir.
Uyuşmazlık konusu hususlar ele alındığında;
Taraflar arasında sözleşme ve zeyilnameler imzalandığı, davacı-karşı davalı tarafından üstlenilen işlerin tamamlandığı, bir kısım ayıplı işler için nesafet kesintisi yapılacağı hususunda bir uyuşmazlık olmadığı, uyuşmazlığın nesafet kesintisinin miktarı, kontrollük sözleşmesi kapsamında davacı-karşı davalının 2016 yılı Kasım ve Aralık ayları ile 2017 yılı Ocak ayında hizmet verip vermediği, davacı-karşı davalı tarafından işlerin süresinde yerine getirilip getirilmediği, bu kapsamda davalı-karşı davacının zararının olup olmadığı ve davacı-karşı davalının hakedişinden mahsup edilip edileyemeceği noktasında toplandığı görülmektedir.
Asıl davada davacı-karşı davalı, tarafından üç ayrı başlık altında alacak talep edilmiştir. Bu alacak kalemlerinden birincisi, 2016 yılı Kasım ve Aralık ayları ile 2017 yılı Ocak ayına ilişkin kontrollük sözleşmesi uyarınca verilen 584.100 TL hizmet bedeli alacağıdır. İkinci alacak talebi, yapılan inşai işlerden kaynaklanan 1.114.648,90 TL + 156.699,62 Euro alacak ve hak ediş bedeli, üçüncü alacak kalemi ise 22.865 Euro bedelli klima santrallerinin tedarik ve montaj ücretidir.
Mahkemece yapılan yargılamada, asıl dava yönünden yukarıda değindiğimiz alacak kalemlerinden ikinci ve üçüncü sıradaki alacak taleplerinin kabulüne karar verilmekle birlikte, ilk sırada yer alan 2016 yılı Kasım ve Aralık ayı ile 2017 yılı Ocak ayına ilişkin hizmet bedeli talebinin reddine karar verilmiştir. Mahkeme, 2016 yılı Kasım ve Aralık ayı ile 2017 yılı Ocak ayına ilişkin hizmet bedeli talebinin reddine karar verirken, davacı-karşı davalı tarafından kontrollük sözleşmesi kapsamında düzenlenen 2016 yılı Kasım ve Aralık aylarına ait faturaların davalı-karşı davacı tarafından iade edildiği, davacı-karşı davalı tarafından gerek bu aylar gerekse sözleşmenin süresinden sonra olan 2017 yılı Ocak ayında da davalı-karşı davacıya hizmet verildiği ispat edilemediği gerekçelerine dayanmıştır.
Asıl dava davacısı, istinaf dilekçesinde özetle, söz konusu dönemler içinde hizmet verildiğini, dosyaya sundukları 85 adet yazışma ile de bu durumun ispatlandığını, nitekim bu aylara ilişkin hizmet bedeli faturalarının davalı tarafça kabul edildiği ve faturalara 8 gün içinde itiraz edilmediğini ifade ederek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını talep etmiş ise de, bilirkişi raporlarıyla da ortaya konuğu üzere, asıl dava davalısı, davacı tarafından 2016 yılı Kasım ve Aralık ayı ile 2017 yılı Ocak ayına ilişkin düzenlenen hizmet bedeli faturalarına karşılık iade faturası düzenlenmiş ve bu iade faturası davacının ticari defter ve belgelerine işlenmiştir. Söz konusu iade faturasının asıl dava davacısının ticari defter ve belgelerine işlenmesi, davacı bakımından hizmetin verilmediğine ve kendisi tarafından düzenlenerek davalıya gönderilen faturaların geçersiz olduğuna dair ikrar niteliği taşımaktadır. Asıl dava davacısı, her ne kadar davalının müvekkil şirketin zeyilnamelerden kaynaklanan hakedişlerini ödememekle tehdit ederek müvekkil şirketi kontrolörlük hizmetlerine ilişkin iade faturayı kabul etmeye zorladığını beyan etmiş ise de, söz konusu iddia iade faturalarının deftere işlenmesinin hüküm ve sonuçlarını ortadan kaldıran bir durum değildir. Bu nedenle asıl dava davacısının istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
Asıl dava davalısı (karşı dava davacısı), istinaf dilekçesinde özetle, taraflar arasında belirli vade öngörüldüğü halde, bilirkişilerce gecikmenin olmadığına dair yapılan tespitin hatalı olduğunu, 1 numaralı zeyilnamede işin bitiş tarihi olarak 31.12.2015'in belirlendiğini, bütün Zeyilnamelerin ana sözleşmenin bir eki olduğunun diğer zeyilnamelerde yazılı olduğunu, bu nedenle 1 numaralı zeyilnamedeki sürenin diğer zeyilnameler için de geçerli olacağını iddia etmiştir. Bun karşılık ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında, davacı-karşı davalı ile dava dışı ... A.Ş. arasında imzalanan 1 nolu zeyilnamede işin 31/12/2015 tarihine kadar geçici kabule hazır hale getirileceğinin kabul edildiği, bundan sonra taraflar arasında imzalanan zeyilnamelerde işin bitirileceği tarihin belirtilmediği, taraflar arasında imzalanan zeyilnamelerin en sonuncusunun tarihi 2017 yılı Şubat ayı olup zeyilnamelerin imza tarihi itibariyle yürürlüğe girecekleri kabul edilmişken, ilk zeyilnamede öngörülen 31/12/2015 tarihine tabi olduklarının kabul edilemeyeceği, davalı-karşı davacı tarafından davacı-karşı davalının iş programları ile işi 14/05/2016 tarihinde bitirmeyi taahhüt ettiği beyan edilmiş ise de, davacı- karşı davalının tüm işlerin bitirileceği tarih ile ilgili bir taahhüdü bulunmadığı gibi taraflar arasında her bir zeyilnamedeki işler için ayrı ayrı olarak düzenlenmiş bir kabul tutanağı veya davalı-karşı davacı tarafından hangi işlerin süresinde teslim edilmediği ve özellikle 1 nolu zeyilnamedeki işlerin hangi tarihte teslim edildiğine dair bir delilin dosyaya ibraz edilmediği gerekçelerine dayanmıştır.
İlk derece mahkemesinin gerekçesinde de isabetle belirtildiği üzere, ilk zeyilnamede belirtilen iş bitim tarihi diğer zeyilnameler için de geçerli kabul edilecekse, 2017 yılı Şubat ayında imzalanan zeyilnamedeli işin de 31.12.2015 tarihinde bitirilerek geçici kabule hazır hale getirileceği gibi bir anlam çıkar ki, mantıken böyle bir sonuca ulaşılması mümkün değildir. Bu nedenle, diğer zeyilnamelerde iş bitim tarihi olarak kesin bir vadenin belirlenmediğine yönelik mahkeme gerekçesi Dairemizce de kabul edilmiştir.
Diğer yandan karşı dava davacısı istinaf talebinde, asıl dava davacısının bazı taşeronlara açtığı davada, taşeronların gecikmesini gerekçe göstererek alacak talebinde bulunduğunu, bu durumun işbu yargılamada da davacının gecikmede olduğunun delili sayılması gerektiğini belirtmiştir. Bir yüklenicinin, kendi iş sahibiyle belirsiz vadeli bir eser sözleşmesi yapması, buna karşılık kendi taşeronları ile kesin teslim tarihi düzenlemesi gayet mümkün olup, yüklenici ile alt yüklenici arasındaki sözleşmede eserin teslim tarihinin kesin olarak saptanması, iş sahibi ile yüklenici arasındaki sözleşmede de vadenin kesin olduğunu göstermeyecektir. Bu itibarla da karşı dava davacısının istinaf talebi kabul edilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
1-İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 08/07/2021 tarih ve 2017/917 Esas, 2021/535 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,
2-Asıl davada davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 672,70 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Asıl davada davalıdan alınması gereken 123.351,02 TL istinaf karar harcından peşin alınan 30.837,75 TL'nin mahsubu ile bakiye 92.513,27 TL istinaf karar harcının asıl dava davalısından alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Birleşen davada davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 672,70 TL istinaf karar harcının karşı dava davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde BIRAKILMASINA,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 14/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.