YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ

Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacının, taraflar arasında 21.03.2018 tarihinde imzalanan taşeronluk sözleşmesi ile davalının yükleniminde olan “... sınırları İçerisinde Devlet ve İl Yollarında Trafik ve Yol Güvenliği İçin Muhtelif Kesimlerdeki Heyelanların Islahı Yapım İşi, Toprak Tesviye, Sanat Yapıları, Üst Yapı, BSK Yapımı” işi kapsamındaki ocak taşı ile istinat ve iksa duvarlarının yapılması ve istifsiz taş dolgu yapılması işlerinin yapımını üstlendiğini, işi sözleşmeye uygun olarak tamamlayarak, zamanında 31.12.2018 tarihinde teslim ettiğini, davalının, sözleşme dışına çıkarak, fazladan imalat yapılması için emir ve talimatlar verdiğini, ancak fazladan yapılan işlerin (iksa ve istinat duvarı, istifsiz taş dolgu imalatı) bedelini eksik ödediğini, imalat bedellerinin ödenmesi talep edilmiş ise de davalının, işveren idarenin ödeme yapmadığını bildirdiğini, oysa bahse konu işlerin bedelini işveren idareden tahsil ettiğini sonradan öğrendiklerini, fazla yapılan imalatların bedelinin vekaletsiz iş görme hükümlerine göre tespit edilmesini istediklerini belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 10.000,00 TL alacaklarının, işin teslim edildiği tarihten itibaren işletilecek faiziyle birlikte tahsiline, faizi aşan munzam zararları yönünden de şimdilik 10.000,00 TL ‘nın tazminine karar verilmesini talep etmiştir.

DAVALININ CEVABI: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 23. maddesinde, taraflar arasındaki ihtilaflarda işverenin kayıt ve ticari defterleri tek ve kesin delil olarak kabul edildiğini, bu nedenle müvekkilinin kayıtlarında yer almayan ve mevcut kayıtlarla çelişen delilleri ve tanık beyanının kabul etmediklerini, müvekkilinin sözleşme kapsamında yer almayan herhangi bir iş emri ve talimatı vermediğini, davacının yaptığını ileri sürdüğü fazla işleri belgelendirmesi gerektiğini, ticari ilişkilerde sözleşme değişikliklerinin zeyilname ile imza altına alınması gerektiğini, sözleşmedeki proje harici fazladan yapılan imalatlar için işveren tarafından bir bedel ödenmeyeceği hususunun davacı tarafından peşinen kabul ve taahhüt edildiğini, yine sözleşmenin 4.3. maddesinde, sözleşme bedeline ve konusuna dahil olsa bile idare tarafından işverene ödenmeyen imalat bedellerinin taşerona ödenmeyeceğinin hüküm altına alındığını, hakedişleri davacının kendisinin hazırladığını, hakedişleri ve ödeme belgelerini ihtirazi kayıtsız imzaladığını, sözleşme ile davacının ana sözleşme hükümlerini de kabul ettiğini, sözleşmenin eki ..... ‘ne uygun olarak davacının ara hakedişlere itiraz etmediğini, açıklanan gerekçelerle davacının munzam zarara uğradıkları iddiasını da kabul etmediklerini, davacının munzam zararını ..... kararlarında belirtildiği şekilde kanıtlanması gerektiğini belirterek, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE DEĞERLENDİRME:
Dava, eser sözleşmesi uyarınca sözleşme dışı yapıldığı ileri sürülen fazla işlerin bedellerin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış, tarafların sunmuş oldukları deliller toplanmıştır.
Dosya kapsamından; taraflar arasında 21/03/2018 tarihli," .....'nin ilgili kısımlarındaki esaslar ve şartlar dahilinde ocak veya kazı sahalarından çıkarılan taş ile çimento harçlı temel ve elevasyonlarda harçlı moloz taş inşaat yapılması" işine ait sözleşmenin imzalanmış olduğu anlaşılmaktadır. Sözleşme ile işin bedeli, maliyeti ve süresi kararlaştırılmış olup anılan sözleşmenin 23. Maddesi ile taraflar arasındaki muhtemel hukuki ihtilaflarda tek ve kesin delilin işveren kayıt ve ticari defterleri, belgeleri olduğu kabul edilmiştir.
Davacı vekili 28/02/2023 tarihli ön inceleme duruşmasındaki beyanında; 21/03/2018 tarihli sözleşmeye konu işin yapılıp bedelin davacıya ödendiğini ancak işin yapılması sırasında davalı tarafından fazladan iş yapılması talep edildiğini ve bu bedellerin ödenmediğini beyan etmiştir. 13/03/2023 tarihli beyan dilekçesi ile de davacı vekili fazladan yapıldığı belirtilen işlere ilişkin davalı şirket ile aralarında sözleşme ya da davalının vermiş olduğu yazılı bir talimat bulunmadığını beyan etmiştir.
Uyuşmazlığın çözümü teknik bilgiyi gerektirmekte olduğundan konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. 07/10/2025 tarihli konusunda uzman bilirkişiler tarafından oluşturulan bilirkişi raporunda; 31/07/2018 tarihli 5 nolu hakedişe göre sözleşme fiyatları ile toplam 1.447.031,58 TL + KDV tutarında imalat yapıldığı, idare cevabı ve imalat miktarları dikkate alındığında toplam tutarın yaklaşık 4.009.527,20 TL + KDV olup aradaki farkın 2.562.495,62 TL + KDV olduğu bu farkın tamamının davacıya ait olup olmadığı konularında takdirin mahkemeye ait olduğu mütalaa edilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli görülerek benimsenmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 190. Maddesi uyarınca; ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Anılan yasal düzenleme gereği somut uyuşmazlıkta ispat yükü davacı tarafa ait olup taraflar arasındaki sözleşmenin 23. Maddesi uyarınca uyuşmazlık halinde davalı işverene ait ticari defter ve belgeler tek ve kesin kayıt niteliği taşımaktadır. Davacının iddiası sözleşme dışında ve davalının talimatıyla fazlaca imalatlar yapıldığına ilişkin olup davacının anılan işlerin yapıldığını ve miktarını kanıtlaması gerekir. Davacı taraf kanıt yükünün davalıda olduğunu ileri sürmüştür. Sözleşme dahilinde tamamlanan işlerin yüklenici tarafından yapılmadığını kanıtlamak yerleşik Yargıtay uygulaması gereği işverene aittir. Bunun yanı sıra sözleşme dışı iş yapıldığı hususu HMK m.190 ve TMK m.6 gereği bu iddiaya dayanan davacı tarafça kanıtlanmalıdır. ( ... karar) Ancak somut uyuşmazlıkta davacı usulüne uygun deliller ile yapılan fazla işleri kanıtlayamamıştır. Açıklanan nedenlerle kanıtlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

1-Davanın REDDİNE,

2-Alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcının davacıdan peşin ve tamamlama ile alınan toplam 43.931,85 TL'den mahsubu ile bakiye 43.199,85 TL'nin kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-AAÜT uyarınca belirlenen 375.124,43 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,

5-Dava öncesi zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir yazılmasına,

6-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Mahkememize ... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/04/2026