İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket ile borçlu .... Tic. Ltd. Şti. arasında ticari iş ilişkisi mevcut olduğunu, borçlu iş bu ilişki sebebi ile müvekkiline 15.08.2016 tarihli, ...Bankası ... Şubesi, ... çek numaralı, 37.500,00 TL bedelli çeki ciro ettiğini, diğer ciranta ...'in ise davalı 211 Mobilya'nın yetkilisi ve tek ortağı olduğunu, davalı tarafların; mobilya ve dekorasyon malzemelerinin fason olarak üretimini müvekkili şirkete yaptırmakta olduğunu, ilgili işlemlerden kaynaklanan borç sebebiyle müvekkiline bu çeki verdiklerini, çekin ödeme tarihinde karşılıksız çıkması üzerine müvekkilinin... Ltd. Şti. ve ... ile olan ticari ilişkilerini göz önüne alarak iş bu ilişkinin bozulmaması sebebi ile sadece çek keşidecisi ...'a karşı Ankara 23. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, iş bu takipten kaynaklı müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, huzurdaki davanın davalıları yönünden ise müvekkili, ticari ilişkilerinin zedelenmemesi amacıyla uzunca bir süre ödeme yapmalarını beklediğini ancak müvekkilinin iyi niyetinin davalılar tarafından suiistimal edildiğini, davalıların bu çeke ilişkin ödemeyi ısrarla yapmaması üzerine müvekkilinin, aleyhlerine 17.10.2019 tarihinde Küçükçekmece 4. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, davalılar tarafından 12.11.2019 tarihinde bu takibe de haksız bir şekilde itiraz edildiğini, detayıyla açıklandığı üzere 15.08.2016 tarihli çeki ciro eden davalı cirantaların bu kambiyo senedinden kaynaklı olarak sebepsiz zenginleştiklerini, çekten kaynaklanan 37.500,00 TL alacağın sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda, 15.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin dava dışı ... ile sözleşme imzaladığını ve bu kapsamda yüklendiği işi yapması için davacı ile anlaştığını, davacının taşeron şirket olduğunu, ... tarafından kendisine verilen tüm çeklerin yapılacak işe avans olarak davacıya ciroladığını, 37.500' er TL bedelli 2 adet çekin ... tarafından davacı şirkete yapılan iş karşılığında ödendiğini, müvekkilinin dava dışı 3.kişiden avans olarak almış olduğu dava konusu çeki de, davacıya iş avansı olarak verdiğini, dava dışı 3. şahsın öteleme talep ettiği anda müvekkilinin davacıya işi durdurttuğunu, diğer çekler içinde ...'ın öteleme talep ettiğini ve bu durumun müvekkili tarafından davacıya bildirilerek işin durdurulmasının söylendiğini, bu bildirimden sonra herhangi bir iş teslimi yapılmayıp, fatura kesilmediğini, bir alacak doğmadığını, müvekkillerinin de taşeron üzerinden herhangi bir kazanç sağlamadıklarından sebepsiz zenginleşmenin söz konusu olmadığını, davacı iddia ettiği alacağı fatura vb. belgelerle destekleyemediğinden itirazın iptali davası açmak yerine bu davayı açtığını, hukuki yararı olmadığını, davacının müvekkiline teslim etmiş olduğu, tüm ürünlerin bedelinin 70.000,00 TL olduğunu, dava dışı 3. kişi tarafından davacı tarafa ödendiğini, davacının avans olarak verilen çek bedelini talep ettiğini, buna rağmen çeke karşılık ürün teslimi yapılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu içeriğine göre; davacı, davalı şirket ile arasındaki ticari ilişkiye istinaden davaya konu 37.500,00 TL bedelli çekin kendilerine verildiğini, ancak çekin ödeme tarihinde karşılıksız çıktığını ve çekten dolayı davalıların haksız kazanç elde etmiş olup, sebepsiz zenginleştiklerini belirterek eldeki davayı açtıklarını belirtmiş ise de, davanın hukuki nitelendirmesini yapmak hakimin görevi olduğu, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu ve bu nedenle verilen dava konusu çekin karşılıksız kalması nedeniyle talep edilen alacağın tahsiline ilişkin olduğu tespit edilen iş bu davada yapılan incelemede, taraflar arasında ticari alışverişe dayalı cari hesap ilişkisinin bulunduğu ve bilirkişisi tarafından defterler üzerinde yapılan incelemede davacının 2016 yılı ticari defterlerine göre davalıya 157.386,61 TL borçlu iken davalı tarafça dava konusu 15/08/2016 vadeli çekle birlikte 15/05/2016, 15/06/2016 ve 15/07/2016 vadeli ve her biri 37.500,00 TL tutarlı çeklerin verilmesi üzerine bunların hesaba işlendiği ve çekler verilmeden önce 36.271,07 TL tutarında davacı, alacaklı iken bu 4 adet çekten sonra davalı şirketin davacıdan 113.728,93 TL alacaklı durumuna geçtiği, çeklerin 36.271,07 TL'lik borcun kapatılması yanı sıra yaptırılacak işler içinde avans olarak verildiği inceleme ile tespit edildiği, davalıların savunması da, bu yönde olduğu, avans olarak verilen çekler nedeniyle davacı, davalı şirkete 157.386,61 TL borçlu duruma geçmiş olduğu, karşılıksız çıkan dava konusu 15/08/2016 vadeli, 37.500,00 TL bedelli çek mahsup edildiğinde davacının, kendi defterlerine göre davalıya borcun 119.886,61 TL olduğu, 2020 yılına ilişkin e-defter kayıtlarında karşılıksız çıktığından bahisle 173.000,00 TL tutarında çek çıkış kaydı yapılmış olup, davalı tarafça ibraz edilen çek suretlerinin incelenmesinde, 15/12/2016 vadeli, 45.000,00 TL tutarlı çekin 43.710,00 TL'lik kısmının ve 15/09/2016 vadeli, 53.000,00 TL tutarlı çekin 51.170,00 TL'lik kısmının karşılıksız çıktığı görülmüş olduğu, bu haliyle davaya konu çek bedeli de eklendiğinde toplam 135.500,00 TL karşılıksız çıkan çeklerin toplam tutarı olup, bilirkişi tarafından tespiti talep edilen 15/07/2016 vadeli, 37.500,00 TL'lik çekinde karşılıksız olduğu Yapı Kredi Bankası'na yazılan müzekkere cevabından anlaşıldığı, 15/07/2016 vadeli çekinde eklenmesi ile karşılıksız çek tutarı toplamının 173.000,00 TL olduğunun anlaşıldığı, davacının fatura bedellerinden kalan alacağı mahsup edildiğinde 15.613,39 TL yönünden davacıdan alacaklı olduğu ve karşılıksız çıkan dava konusu çekinde mahsup edilmesi sonucu bakiye alacağın tespit edilmesi karşısında davacının bu miktar yönünden davalılardan alacaklı olduğu kabul edildiği belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile 15.613,39 TL alacağa dava tarihi olan 10/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV İSTİNAF
Davacı vekili istinafında, 15.08.2016 tarihli ... çek numaralı 37.500,00 TL miktarlı çeki davalıların ciro ettiğini, böylece haksız kazanç sağladıklarını, ödeme yapmadıkları gibi müvekkilinden aldıkları malzemeyi de 3. kişiye sattıklarını, bilirkişi raporuna göre çekin ne keşideci tarafından ne de davalılar tarafından müvekkiline ödenmediğinin tespit edildiğini, mahkemece ilişkinin cari hesap olarak nitelenmesinin hatalı olduğunu, çeke bağlanan borç sebebinin mücerret olduğunu, sebepsiz zenginleşmediğini ispat yükünün davalılarda olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalılar vekili istinafında, cirantaların sebepsiz zenginleşme sorumluluklarının bulunmadığını, cirantalara karşı bunun ileri sürülemeyeceğini, davacının itirazın iptali davası açması gerekirken alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, cari hesap alacağı olmadığı halde, cari hesap üzerinden kısmen kabule karar verilmesinin hatalı olduğunu, sebepsiz zenginleşme taleplerinin zamanaşımına uğradığını, zamanaşımının 15.08.2016 ile 15.08.2018 arasında dolduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinin bir türü olan inşaat sözleşmesinden kaynaklanan karşılıksız çıkan çek sebebiyle sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davasıdır. Davacı yüklenici (taşeron), davalı şirket iş sahibi, davalı ... şirketin tek sahibidir. Davacı yüklenici, davalı şirket adına mobilya fason üretimi yaptığını, yaptığı işe karşılık verilen 15.08.2016 tarihli ... çek numaralı 37.500,00 TL miktarlı çeki davalıların ciro ettiğini, karşılıksız çıktığını, ne keşidecinin ne de davalıların ödemediğini, davalılara Küçükçekmece 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalıların itiraz ettiğini, davalıların ödeme yapmayarak haksız kazanç elde ettiklerini ve kambiyo senedinden kaynaklı olarak sebepsiz zenginleştiklerini, çekten kaynaklanan 37.500,00 TL alacağın sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda, 15.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davalılar çeklerin yapılacak işe avans olarak davacıya cirolandığını, 37.500'er TL bedelli 2 adet çekin ... tarafından davacı şirkete yapılan iş karşılığında ödendiğini, müvekkilinin dava dışı 3. kişiden avans olarak almış olduğu dava konusu çeki de, davacıya iş avansı olarak verdiğini, dava dışı 3. şahsın öteleme talep ettiği anda müvekkilinin davacıya işi durdurttuğunu, diğer çekler içinde ...'ın öteleme talep ettiğini ve bu durumun müvekkili tarafından davacıya bildirilerek işin durdurduğunu, bundan sonra mal almadığını, toplam 70.000,00 TL ödendiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Yerel mahkemece, bilirkişi raporuna dayanarak, taraflar arasında cari hesap ilişkisi olduğunu, dava konusu çekin avans olarak verildiğini, davacının kayıtlarında karşılıksız verilen çeklerden davacının davalıya olan borcu mahsup edildiğinde, davacının 15.613,39 TL alacağı olduğunu belirterek, bu alacağa dava tarihi olan 10/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre, davacı şirketin 2016 yılı defterlerine göre, yıl sonu itibariyle 157.386,61 TL davacı şirket davalı şirkete borçlu olduğu, davacı şirkete davalı tarafından fazla ödeme yapıldığı, 2020 yılına ait e-defter kayıtları/cari hesap ekstresinde ise 173.000,00 TL tutarlı çek çıkış kaydı yapıldığı, davacıya verilen karşılık çek miktarı 173.000,00 TL' den davacının davalıya borcu olan 157.386,61 TL mahsup edildiğinde davacının 15.613,39 TL alacaklı olduğu bildirilmiş ve mahkemece de bu miktar üzerinden dava kabul edilmiştir.
Davacı vekilinin ilişkinin cari hesap niteliğinde olmadığına ve davalıların haksız kazanç sağladıklarına, sebepsiz zenginleştiğine ve çekin mücerret olduğuna dair istinaflarının incelenmesinde, HMK gereğince hukuki ilişkiyi nitelemek Hakimin görevi olup, taraf ticari defterlerinin incelenmesinde, taraflar arasındaki cari ilişki bilirkişi tarafından saptandığı, ve çeklerin davacıya avans olarak verildiği tespit edildiğinden Mahkemenin ilişkiyi cari hesap olarak niteleyip, davacı tarafın ticari defterlerindeki kayıtları dikkate alan bilirkişi raporunu hükme esas almasında bir hukuka aykırılık yoktur. Ayrıca bilirkişi davacı tarafından düzenlenen tüm faturaların davalı defterine kayıtlı olduğunu, ihtilafın sadece dava konusu tek çekten kaynaklanmadığını, karşılıksız çıkan 4 adet çek toplam 173.000,00 TL'den kaynaklandığını tespit etmiştir. Netice itibariyle bilirkişi 173.000,00 TL. karşılıksız çıkan çeki her iki tarafın cari hesabından mahsup ederek, davacının 15.613,39 TL alacaklı olduğunu bulmuş Mahkemece de rapora itibar edilmiştir. Belirttiğimiz sebeplerle davacı yanın tüm istinaf sebepleri isabetsizdir.
Davalı vekilini zamanaşımı olduğuna dair istinafınını incelenmesinde, davalılar tarafında layihalar aşamasında zamanında zamanaşımı itirazı yapılmadığı anlaşıldığından bu istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
Davalıların itirazın iptali davası açılması gerekirken, alacak davası açamayacağı ve davacının hukuki yararı olmadığına dair istinafının incelenmesinde, davacının icra takibine yapılan itirazdan sonra, itirazın iptali davası veya alacak davası açmak hususunda muhtariyeti olup, alacak davası açmasında hukuki yararı mevcuttur. Bu sebeple davalının bu istinafı yersizdir.
Davalıların ilişkinin cari hesap olarak dikkate almak suretiyle davanın kısmen kabulünün hatalı olduğu istinafının incelenmesinde, HMK gereğince dosya kapsamı deliler itibariyle Mahkemece hatalı bir niteleme yapılmadığı anlaşıldığından davalıların istinaf talepleri yerinde değildir. Belirttiğimiz sebeplerle yerel mahkeme kararı hukuka ve usule uygun olduğundan, taraf vekillerinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı ve davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
1-BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 10/11/2021 tarih ve 2020/784 Esas, 2021/991 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, tara vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 375,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 357,00 TL istinaf karar harcının davalılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Alınması gereken 1.066,55 TL istinaf karar harcından peşin alınan 266,65 TL'nin mahsubu ile bakiye 799,90 TL istinaf karar harcının davalılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalılarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 15/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.