Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemizce duruşmalı yapılan istinaf incelemesi sonucunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı ... AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı ... plakalı otomobilin, 22/12/2018 günü dava dışı sürücü ...'ın yönetiminde seyir halinde iken, müvekkili yaya ...'ye çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde 200 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 27/8/2021 günü sunduğu dilekçeyle talep ettiği maddi tazminatın toplam 121.748,21 TL olduğunu bildirmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, 12.013,99 TL geçici iş göremezlik, 68.648,30 TL kalıcı iş göremezlik, 4.975,76 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 85.638,51 TL maddi tazminatın 21/8/2019 gününden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, poliçe limitiyle sınırlı/sorumlu olması koşuluyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine; fazlaya ilişkin 35.839,90 TL talebin reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... AŞ vekili dilekçesinde özetle; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 97'nci maddesi uyarınca müvekkili sigorta şirketine hasar aşamasında kanunda belirtilen belgelerle başvurulmadığını; Erişkinler İçin Engellik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınmadan hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu; maluliyet raporunun Adli Tıp Kurumu (ATK) 3'üncü İhtisas Kurulundan alınması gerektiğini; hükme esas alınan maluliyet raporuna ilişkin itirazlar değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu, tamamen davacının istemi üzerine sunulan, yüksek oranda ve hatalı düzenlenmiş, herhangi bir resmi geçerliliği olmayan rapora göre uyuşmazlık konusu olayın belirlenemeyeceğini, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve başvuranın maluliyet oranın net olarak tespit edilmesi gerektiğini, davacının sol tibia kırığı için yönetmeliğe uygun olmayan biçimde tanıya dayalı değerlendirme tablosu ile eklem hareket açıklığı kısıtlılığı için oran kombine edildiğini, bu şekilde tespit edilen oranın olması gerekenden yüksek olduğunu, kişisel başvuru üzerine tek taraflı kanıtlar incelenerek hazırlanan maluliyet raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu; KTK uyarınca genel şartlar ile belirlenen ... Tablosu ve %1,8 teknik faiz oranının esas alınması gerektiğini; Karayolları Motorlu Araçlar Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamında olmadığını, teminat dışı geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatına hükmedilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davada tarafların taraf ehliyetine sahip bulunmaları HMK'nin 114'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının "d" bendi uyarınca dava şartlarındandır. Bu nedenle, davanın taraflarından birinin taraf ehliyetine sahip olup olmadığı HMK'nin 115'inci maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca, davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden incelenecektir.
Taraf ehliyeti, davada taraf olabilme yeteneğidir. Taraf ehliyeti, medeni (maddi) hukuktaki hak ehliyetini medeni usul hukukunda büründüğü şekildir. Gerçekten, kimlerin taraf ehliyetine sahip bulundukları 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 8'inci ve 48'inci maddelerine göre belirlenir. Buna göre hak ehliyeti bulunan her gerçek ve tüzel kişi, davada taraf olabilme ehliyetine de sahiptir. Aynı Kanunun 28'inci maddesinin 1'inci fıkrasına göre gerçek kişilerin kişiliği ve bununla hak (medeni haklardan istifade) ehliyeti ölümle sona erer. Bu nedenle ölmüş olan kişinin taraf ehliyeti yoktur. Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine yasal olanak bulunmamaktadır. Yalnız öleni ilgilendiren, yani mirasçılara geçmeyen haklara ilişkin davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalır. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, yani mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların mal varlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara ölen tarafın mirasçılarına karşı devam edilir. Dava devam ederken davacı ölürse, davacının mirasçıları, davayı mecburi dava arkadaşı olarak hep birlikte takip edebilirler. (Prof. Dr. Baki Kuru, Prof. Dr. Ramazan Aslan, Prof. Dr. Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, 25'inci baskı, sayfa 207 vd.)
Öte yandan, yargılama sırasında taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen tarafın ehliyeti sona ereceğinden, ölen tarafın vekili varsa ölüm ile vekâlet ilişkisi de kural olarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 43'ncü maddesinin 1'inci fıkrası ile 513'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca sona erer. Vekilin davaya devam etmesi olanağı bulunmayıp yalnızca bu kişinin mirasçıları tarafından davaya devam edilebilir.

Eldeki davada ise nihai karar verilmiş olmakla birlikte, davacı ...'nin nüfus kaydı içeriğine göre nihai karar verildikten sonra, istinaf kanun yolu incelemesi devam ederken, hüküm henüz kesinleşmeden önce 21/3/2023 günü öldüğü anlaşılmıştır.
Bu itibarla, Dairemizce davacı ...'nin mirasçıları olduğu anlaşılan ... ve ...'e duruşmada hazır bulunmadıkları takdirde, tahkikatın yokluklarında yapılarak karar verileceği uyarısını içeren ve duruşma hazırlık tutanağı ekli belge tebliğ edilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Öte yandan, yargılama devam ederken davalı ... AŞ vekili 23/2/2026 tarihli dilekçeyle, müvekkili şirket tarafından Ankara 28'inci İcra Dairesinin ... (E) sayılı takibine toplam 90.283,51 TL ödendiğini, bakiye 50.000 TL üzerinden sulh olunduğunu belirterek, ekinde davacı ... vekiline atfen imzalı "Makbuz ve İbraname" başlıklı belge ile 50.000 TL'nin davacı ...'nin hesabına ödendiğine ilişkin banka dekontunun onaysız tıpkıçekimini sunmuş; davacı ... tarafından, ilk derece mahkemesinin 16/12/2021 gün ve 2019/1101 (E) - 2021/959 (K) sayılı ilamıyla hükmolunan 12.013,99 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 68.648,30 TL sürekli iş göremezlik ve 4.975,76 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 85.638,51 TL'nin tahsili amacıyla başlatılan Ankara 28'inci İcra Dairesinin ... (E) sayılı takibine davalı ... AŞ tarafından 1/2/2022 günü toplam 90.283,50 TL ödendiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla, eldeki davada Dairemizce nihai karar verilmeden önce, davalı ... AŞ tarafından aleyhine istinaf başvurusunda bulunulan ilk derece mahkemesinin 16/12/2021 gün ve 2019/1101 (E) - 2021/959 (K) sayılı ilamına konu tazminatın, davalı ... şirketi tarafından ödendiğinin anlaşılması karşısında, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış; davacı ... ölmeden önce düzenlenen, adı geçen davacının vekiline atfen imzalı "Makbuz ve İbraname" başlıklı belgede, ... AŞ ve sigortalısı yönünden, poliçe gereği sorumlu olunan tutar kadar sorumluluğunun kalmayacağı, hasara, hasar dosyasına ve poliçeye konu alacaklar yönünden fazlaya ilişkin ve/veya faiz talebi, asli ve ferileri kapsamında ve diğer her nam altında bir hak talebinin olmadığını ve olmayacağını beyan etmesi; davalı ... AŞ vekilinin de duruşmada yargılama gideri ve vekâlet ücreti talebi bulunmadığını bildirmesi karşısında, davacı ve davalı tarafından sarf edilen yargılama giderleri üzerlerinde bırakılmış ve vekil ile temsil edilen taraflar yararına vekâlet ücretine hükmolunmamıştır.

I-Davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesinin nihai kararının, HMK'nin 353/1-b/2'nci maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına,
Buna göre:

1-Konusuz kalan maddi tazminat davasının esası hakkında nihai karar verilmesine yer olmadığına,

2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732 TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan toplam 459,40 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 272,60 TL karar ve ilam harcının davacı ... mirasçıları ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek Hazine'ye gelir kaydına,

3-Davacı ve davalı tarafından harcanan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,

4-Vekil ile temsil edilen davacı ve davalı taraf lehine vekâlet ücretine hükmolunmasına yer olmadığına,

5-Davacı ve davalı tarafından peşin yatırılan gider avansından, harcanmayan tutarın HMK'nin 333'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa ayrı ayrı geri verilmesine,

II-İstinaf incelemesi bakımından ;

1-Davalı ... AŞ tarafından peşin yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından geri verilmesine,

2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... AŞ tarafından harcanan posta gideri 210 TL, istinaf kanun yolu başvuru harcı 220,70 TL olmak üzere toplam 430,70 TL yargılama giderinin, davacı ... mirasçıları ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, davalı ... AŞ'ye verilmesine,

3-Duruşmalı yapılmayan istinaf incelemesi kapsamında vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

4-İstinaf incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince, kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,
Dair, davacı ... mirasçılarının yokluğunda, davalı ... AŞ vekilinin yüzüne karşı, HMK'nin 361'inci maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, Dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 15/4/2026